Adobe Premiere Pro CC ile video düzenleme

Kutay Kösem ile üç bölüm olarak hazırladığımız serinin son bölümünde, daha önce kalibre ettiğimiz ViewSonic VP2468 ile Adobe Premiere'de video düzenleyeceğiz.

Teknolojiye dair son haberleri kaçırmamak için ABONE olun ► https://goo.gl/z4MuvY

Web Sitemiz: http://teknoseyir.com/

TeknoSeyir Ailesi Kanalları:
Oyun Kanalımız: Gamende ► https://goo.gl/MN4ExT
Otomobil Kanalımız: Otoseyir ► https://goo.gl/ZXgxLT

Sosyal Medya Hesaplarımız:
Twitter ►https://twitter.com/teknoseyir
Facebook ► https://www.facebook.com/TeknoSeyir

TeknoSeyir kanalı, Türkiye’nin yeni nesil teknoloji platformu TeknoSeyir.com’un YouTube hesabıdır. En güncel ürün incelemelerine ve teknolojiyle ilgili son gelişmelere bu kanaldan ulaşabilirsiniz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 35
  • Burçin BOZKIR @cok_okuyan

    Nedense bu bölümü aceleye getirilmiş eksik olarak kurgulanmış gibi algıladım. Video düzenleme olayında çok daha fazla ana başlık ve uygulamalı gösterimi olmalıydı diye düşünüyorum. Yapılan işlemlerin etkisini monitörden ekran kaydı yapılarak izlenmesi vs. Sanki ayak üstü, arkadaş arası muhabbet havasında kalmış... Birçok insanın youtube yayıncılığına merak sardığı, heves ettiği bu dönemde, daha bilgilendirici bir içerik ile çok daha fazla geri dönüş alabileceğinizi düşünüyorum.

  • NTSC @ntsc

    var keşke herkesi mesaj spamına tutsan ne severdik seni be.

  • Paralelport @paralelport

    Başlığın "..ile videoda renk düzenleme" olması gerekmiyor mu?

    Başlığı görünce acemilere yönelik bir Premiere başlangıcı sandım.

  • 12henry14 @12henry14

    video sizce de çok basit kalmamış mı?
    bir video editör olarak videoda düzenlemeyle ilgili bir şey göremedim, renk düzenleme ile ilgili bir video çekiliyorsa; vectorscope ve waveform göstergesi tanıtılıp, bu göstergelerin renk düzenlemesine göre nasıl yorumlanacağı söylenmeden bir renk düzenleme videosu olamaz bence.

Eski Mısır’ın Sırlarla Çevrili İnşa Teknolojisi

İnşa Teknolojisi

Sırlarla Dolu Mısır ve İnşa Tekonolojisi

Eski Mısır’ın Sırlarla Çevrili İnşa Teknolojisi

Antik Mısır dönemi içerisinde inşası yapılan ve bugüne kadar halen bile büyük hayranlık içerisinde izlenen dünya için en önemli eserler şüphesiz ki gizemli piramitlerdir. Mısır piramitlerinin arasında en ihtişamlı olan piramit ise “Büyük Piramit” olarak kabul edilir. Zira dünya üzerinde inşa edilmiş olan ve ayakta duran en büyük yapıdır. Bu piramitlerin ve Büyük Piramit’in nasıl inşa edildiğine dair birçok teori mevcut ancak inşası konusunda Herodot tarihlerinden beri farklı pekçok teori ortaya atılmıştır. Bu teoriler arasında sık olarak rastlanılanı ise, bu piramitler yapımında kölelerin çalıştırıldığı ve basamaklı piramitten rampa tekniğine kadar birçok yöntemin kullanıldığını savunmasıdır. Kullanıldığı söylenilen yöntemlerin bizlere yansıyan manzarası ise şu şekildedir;

  • Bu piramitleri köleler inşa ettiyse buradaki kölelerin minimum sayısı 250.000 civarında olması gerekiyor.
  • Şayet rampa teknikleri kullanılarak yapılmış olsalar piramit yapımı biterken bu rampanın yıkılabilmesi için 8 yıl gerekirdi. Mısır bilimcilerinden Garde-Hansen’e göre oldukça saçma bir teoridir. Zira bu rampaların yıkımındaki atıklar ve dev molozların yakın bir yerde bulunması gerekirdi. Ancak bu şekildeki hiçbir delil bulunamadı.

Şimdi piramitlerin ziyaretini yaparken şaşırtıcı olan bu görüntüleri zihninizde canlandırın: 5.000 yıl önce yapılan taş ocağı işçileri, günde 330 taş blok üretiyor. Yağmurların şiddetlendiği dönem ve mevsimlerde ise günde 4.000 blok taş Nil nehriyle taşınarak Giza platosuna getiriliyor. Giza platosuna gelindiği zaman bu blok taşlar platodan taşınıp piramidin inşa edileceği bölgeye kadar getiriliyor. Şimdi bu durumu rapor haline getirmeye çalışırsak bu taşıma işlemleri dakikada 6,67 blok taşın taşınması gereklidir.  Elde edilen bu sonuçlar karşısında teori geçersiz kalmakta ve çürümektedir.

İşte tüm bunlarda, piramidin bir yüzeyinin alanı yaklaşık 2.5 hektarlık alan olduğu düşünülürse, her bir yüzey bu değere göre yaklaşık olarak 115.000 kaplama taşı ile kaplanmış olmalıdır. Bu taşlar yerlerine öyle usta bir şekilde yerleştirilmiştir ki birçok yerinde taşlar arasındaki mesafeye bir kağıt bile geçmemektedir.

Tüm bu elde edilen bilgiler, piramitlerin yapımı ile ilgili olan sırların, günümüz teknoloji ve bilim adamlarınca dahi çözülemediğini gösteren bilgilerden yalnızca bazılarıdır.

Kaynak:

[1]. Moustafa Gadalla, sf.115
[2]. Moustafa Gadalla, sf.116

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Işık Hızından Daha Hızlı Bir Şey Var Mıdır?

Işık Hızı Geçilebilir Mi?

Işıktan Daha Hızlı Bir Şey Var Mıdır?

Işık bilineceği gibi dünya üzerinde tanımlanan en hızlı etmendir. Işık saniyede yaklaşık olarak 300.000 km hızla hareket edebilmektedir. Dünyamızın içerisinde bu durumu düşününce bu hıza ulaşmanın imkansız olabileceğini öngörebilmekteyiz. Yine dünyamızda bu hıza yani bu muazzam hıza ulaşabileceğimiz bir teknoloji oldukça heyecan vericidir. Öyle ki ışık, bir saniye içinde üzerinde yaşadığımız dünyanın çevresini 7 defa gezebilmektedir. Dünya’dan Ay’a ulaşım mesafesi ise yine 1 saniye gibi bir süreden azdır. Buna bağlı olarak bizler de ışık hızında olabilseydik Dünyanın en uzak bölgelerine saniyeler içerisinde giderek zamanda yolculuk edebilmiş olurduk. Lakin evren büyüklüğü ve sonsuzluğu göz önüne alındığında sanırım ışık hızı da insanlara yetersiz gelecektir.

Eğer ışık hızında yaşıyor olsaydık ve ışık hızında gidebiliyor olsaydık güneşimize sekiz dakikada ulaşabilirdik. Yine evrenin muazzam büyüklüğü sayesinde bizlere en yakın galaksi olan Andromeda galaksisine ise 2 milyon yılda ulaşabilirdik. Albert Einsthein görelilik kuramına baktığımızda ışık hızından daha yüksek bir hızın olmadığını görebiliriz. Yani ışık hızı limit noktası olarak kabul edilir.

Evrende yolculuk uzun sürelerden beridir insanoğlunun kafasında yer almakta ve en büyük hayallerden biri olmuştur. Televizyon veya internetten izleyebileceğiniz birçok bilim kurgu filminde ve belgesellerde de ışık hızı ötesi konuları görebilmekteyiz. Günümüzdeki bilim adamları yaptıkları deneyler sonucunda böyle bir şeyin mümkün olabileceğine kanaat getirdi. Bilim adamlarınca yapılmış olan ve halen bile devam eden bu proje İsviçre CERN deneyinde, atomik boyutlarda olan parçacıklar çarpıştırıldı. Yani bunu "jet gibi geçti" ifadesinin yanına bile getiremeyiz. Bu şekilde gerek evrenin oluşumu gerek ise ışık hızı hakkında farklı ve oldukça önemli birçok bilgi elde edinildi. Kimi parçacıkların az bile olsa ışık hızını geçtikleri kayıt edildi. Bu konuda yanlışlık olabileceğini düşündükleri için bu tekrarı tamı tamına 15 bin defa tekrarladır ancak yine sonuç aynı çıktı. Işık hızından daha hızlıydı.

Takyonlar

4453_3

Işık hızından yüksek hızların mümkün olduğunu söyleyen teorilerden biri Takyon'lardır. Teorinin özünde sanal sayılar vardır. İzafiyet teorisine göre E = m.c²’'dir. Burada E: enerji, M: kütle, c: ışık hızıdır. Yani enerji ve kütle,hıza bağlı olarak değişir.

 

Kaynakça:
http://www.sabah.com.tr/Dunya/2011/09/24/isik-hizi-gecildi
http://tr.wikipedia.org/wiki/Takyon
http://tr.wikipedia.org/wiki/I%C5%9F%C4%B1k_h%C4%B1z%C4%B1

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 14
  • Samet ŞEKER @sametseker-tr

    @aglaknecmi Bu açıklamanın özü aslında ışık hızına ulaşılınca neler olacak kimse bilmiyor, bence nesnelerde hızın sınırı yok ışık hızı bizim nesneleri görebilme oranımız, bir nesne ışık hızını geçerse görülmezlık seviyesine gelir ışık bükülür, karadeliklerin temel mantıgı yani başka bir teori olarak da bu atılmıştır, ışık hızını geçen nesneler yok olmuş gibi ilk ışıgı bükülür sonra da kendisi görünmezlik seviyesine gelir.

  • Poolitex @jetpara_net

    @sametseker-tr Hocam sorularınız gerçekten oldukça harika 🙂 Umut ediyorum ki bilim birgün tüm bunlara kesin ifadeler getirecektir. İnsanlar bu düzeni bozmaz ise.

  • Poolitex @jetpara_net

    @aglaknecmi Albert Einstein'ın birçok teori üzerinde yorumları mevcut ve yine birçok teoriye olan yorumları kanıtlanarak çürütüldü. Kimi teoriler Einstein'ın savunduğu bilgilerin aksini gösterdi yani Einstein yanıldı çünkü gerçek kanıtlar bulunarak doğru oldukları saptandı. Yine bu konudaki teori de birgün çürüyecektir diye düşünüyorum.
    Ayrıca şahsi fikrim "evren bu kadar büyük ve genişse ve biz insanların da aklı var ise bu evrenin birçok yerine ulaşabiliriz. Bu teknolojimizin ilerlemesine göre belirlenecek ama düşüncem imkansız diye bir şey yoktur." Birgün bunların olacağına inanıyorum. Belki gözden kaçırdıkları bir şeyler vardır.

  • Burhan KARADERE @burhan07

    Bütün mesele Zamandır, zaman durduğunda her yere bir anda gidebilirsin, tüm kainatın yaratıcısı yüce Allah c.c bu kudreti istediğine verdiğinde zaman ortadan kalkan ve an kavramı başlar an 1 sn gibi düşünebilirsiniz göz açıp kapamak ile geçen süre... . Olaylara sadece madde bilimi yani akli ilim ile bakmamak lazım zaten bunların yaratıcısı da Allahdır. İlim ikiye ayrılır akli ilim ve nakli ilim Kesbî ve Vehbi ilimde denir. Madde ilmi yani bilim mana ilmi ise manevi bilimdir. Bunu anlamak için bakınız Perygamberin S.av. Miraç hadisesine. Peygamber ışıktan hızlı hareket etti bu teorinin çökmesi çıkmadan 1500 yıl önce gerçekleşti 🙂