Merhaba. Aynı durumları birebir ben de yaşadım ve seni çok iyi anlıyorum hocam. Üniversiteden öğretmen olarak mezun olduktan sonra iş bulmak için çok uğraştım. Gitmediğim özel okul, kurs vb. kurum kalmadı. Hepsinden ret yedim. Madem bu olmuyor KPSS'ye düzgünce hazırlanayım dedim, girdim. Sonuçlar hiç iç açıcı değildi. Tekrar tekrar girdim. Puanım biraz daha iyi gelince kamuya başvurular yapmaya başladım. Mülakatlardan elendim. Kilo vereyim, polislik olsun dedim, kilo verdim; orada da mülakatta elendim. Hepsi üst üste geliyordu. Senin de bahsettiğin gibi nereye elimi atsam elimde kalıyor gibiydi. En sonunda psikolojik olarak kötü etkilenmeye başladım. Duvarlar üstüme üstüme geliyor gibiydi. Hatta geceleri kalkıp duvarları yumrukladığımı da bilirim. Etrafıma baktığımda yaşıtlarım işe girmişler, evlenmişler, hayatları bir düzene girmiş durumdalardı. Onlara bakarak ben ne zaman böyle olurum diye içimden geçirirdim. Madem atanamıyorum, bir yerden başlamam gerek diyerek kuruyemişçide işe girdim; bir ay sonra işten çıkardılar. Demir çelik fabrikasına işe girdim, asgari ücretli olarak tam bir sene çalıştım. Tüm bu çalışmaların yanında kamuya girmek için elimden geleni yapıyordum. Yapmaya mecburdum. En sonunda Allah'a şükürler olsun kamuya atandım. Atandığım dönemlerde eşimle tanışmıştım ve şu an evliyim. Arkadaşlarımın hayatına bakıp iç geçirdiğim ne varsa hamdolsun nasip oldu. Sana da naçizane tavsiyem; iyi kötü demeden bir yerden başlaman ve asla pes etmemen. Hayat maalesef çok acımasız. Kız arkadaş konusunu, ortam konusunu bence ikinci plana at. Bir işe girdikten sonra hepsi çorap söküğü gibi geliyor. Allah yardımcın olsun, gönlüne ferahlık versin.
@burakdogn Her şey gönlünce olsun hocam.