Samsung Galaxy Tab A 8.0 (SM-T350) Tablet İnceleme

Merhaba arkadaşlar Bir hafta Önce Samsung Galaxy Tab Sm T350 Tablet aldık aslında ben pek fazla Samsung ürünlerini sevmem diyebilirim anneme aldık zaten ama öyle diyorum aslında Evde bir Samsung marka Laptop,Birde Lcd Tv şimdide tablet eklendi. İyiki telefonlar farklı marka ordan rahatladık. 😀

Tableti birkaç gün deneyimledim genel olarak tablet nromal samsungun meşhur uygulamaları yüklü olarak geliyor %100 oyun,Deezer,Smart manager falan. Ve cihazda 5.02 yüklü olarak geliyor daha sonrasında herhangi bir güncelleme almadı yalnız teknosadaki adam güncelleme alır dedi M falan kesin gelir dedi ama ben 5.1 bile gelmez diye varsayıyorum diyebilirim tipik bir samsung vakası bir durum.Kısaca bazı incelediğim durumlara geçiyim bu süre zarfında.

Performans:Aslında bu göreceli bir kavram ben test falan yapmadım diye bilirim Bu arada işlemci Olarak Snapdragon 410 bulunuyor ve Ram 1.5 gb olmakta genel olarak baktığımda 800-700 mgb arası boşta gözüküyor diyebilirim tabi yine çift pencere performansı düşük zaten çok kullanılmıyor. Oyunlarda Adreno 306 yeterli çok zorlanmıyor genel olarak baya bir denedim herhangi bir sıkıntı yoktu.

Ekran: Ekran boyutu iyi 8 ınch yalnız Fhd olsaymış daha iyi olurdu Hd’de kalmış.160 Ppi ve Tft ekran kullanıyor Amoled kullansaymış diyorsunuz.
Donanım:Bu konuda yukarda bahsettiğim gibi Snapdragon 410,1.2 ghz hızında 64 bit tabanlı ve 16 gb ve Sd kart 128 gb kadar arttırılıyor.

Tasarım: Plastik kasası ele alınca kayganlık hissini alıyorsunuz ve kılıfsız elden kayıyor açıkçası. Yine normal klasik tasarım fiziksel tuşlar iyi olmuş zaten normalde Samsung genel olarak Fiziksel tuşları kullanıyor. Bu arada kamera çıkıntısı mevcut bu sıkıntı fakat tablette kim kamera kullanıcak. Bu arada 313 gram ağırlığında ve bizde beyaz modeli var ağır değil boyutuna göre o kadar.

Gelelim Bataryaya en çok memnun kaldığım şey bu oldu sanırım 10-12 saatlık bir kullanımda 4-5 saat ekran süresi ve %50 de falan batarya kalıyor 2 gün falan anca bitiyor oda annem okey plus oynayarak bitiriyor diyebilirim. Daha önce Hisense Sero vardı çok dandik çıktı iade ettik bakalım para iadesi gelcek batarya falan şişmişti onda. Bu arada batarya 4200 mah kullanılmış çok iyi bu konuda alıcak kişi sıkıntı çekmez.

Fiyatına gelcek olursam 600 tl aldık zaten çok fazla bir yerde yok bu fiyat genel olarak açıkçası ne pahalı nede ucuz diyebilirim 450 falan olsa daha iyi olurmuş aslında ama sonuçta kullanıcak kişi çok bir şey beklemez ise ürün tatmin eder. Kısacası ben kendim için değil annem için aldım ama arada bazı şeylerimi alıp kendimde yapıyorum ufak tefek Optimizasyon sorunları var bunlar Kronik samsung sorunları diyebilirim ama 250-350 tl alınacak tabletlerin hepsi yarı yolda bırakır desem yeridir bakalım bunun durumu ne olcak. Sorularınız olursa yardımcı olurum.

http://kiyaslahadi.com/samsung-galaxy-tab-a-8-0-sm-t350/

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 7
  • yigit044 @yigit044

    abi bende alacamda tab 4 7.0 la tab a nın arasında kaldım artık neredeyse araştıralı 6 7 ay oldu ve benim kafamdan bu konu çıkmamaya başladı bende rahatsız oluyorum nolurr cevap ver ona göre yarın alacağım

    • Farti @cromwelle

      Ne için düşünüyorsunuz acaba? Oyunmu yoksa günlük kullanımmı? Eğer oyun için düşünüyor iseniz yeterli ben bir sıkıntı yaşamadım günlük kullanımdada bir problem olmuyor ama şu var samsungun yinede bir takım sorunlar baş gösterebiliyor yazılımsal anlamda multitasking iyi değil. Batarya konusunda çok iyi diyebilirim. Güncelleme almaz tahminimce. Günlük kullanım olarak yeterli internette surf yapmada falan bir sıkıntı görmedim.

  • yigit044 @yigit044

    yani abi oyun asphalt 8 film müzik internette surf gibi şeyler için almayı istiyorum sence önerir misin

  • izledigimkadar @izledigimkadar

    S pen yok sanırım değil mi? Bu fiyat aralığında s pen olsa çok işime yarardı.

  • Bulent Kara @karabulent01

    Bu tableti iki yıl önce aldım şimdi yıl 2018 gün güncellemeleri aldı busenelerde çikan.simdi de android 7 güncellemesi aldı.bu tablet güncelleme almaz denmişti ama tüm güncellemeleri aldı ve android sürümü sürekli yükseldi.syg

Nabız Ölçer Dijital Saat

Ebaydan yaklaşık 23 günde gelen Nabız ölçer,kalori hesaplama saatini denedim ve bazı bu tarz ürünleri almak isteyenler için ürünü inceledim.

Öncelikle ürünü ebaydan aldım yalnız takipsiz olarak geldi ve ürünü 5.40$ aldım.Saati normal saat olarak kullanmanında bir imkanı var fakat ürünü elinize alınca direk çinli bir saat olduğu anlaşılıyor. Ama bu kadar ucuz bir üründen böyle bir şey beklemek tuhaf değil bana göre.

Saat dijital bir saat ve daha çok nabız ölçmek için kullanılırken ayrıca kalori hesaplamasını Chronograph ve alarm gibi özelliklerinide barındırıyor. Aşağıda resimlerini koydum parmağınızı sensörün üstüne tuttuğunuz zaman nabzınızı ölçmeye başlıyor.

Alarm özelliği çalışıyor. Bazı dijital saatlerde çalışmadığını görmüştüm ve bazı yorumlarda bu durumu farkettim bende bir sıkıntı yok fakat pek kullancağım söylenmez. Ayrıca ürün geldiğinde içinde kolunuza takmanızı sağlayan kayışın demir parçalarınıda birleştirmek takmak lazım biraz uğraştırdı desem yeridir.

Önce saatde yıl,ay,gün,tarih,kilo,erkek veya kadın bunları ayarlamak gerek zor değil sensörün altındaki tuşa basılı tutarak bu işlemleri yapıyoruz. Chronograph olayını pek kullanmıyorum benim için önemli olan sadece kalori hesaplaması diyebilirim.

Dikkatimi çeken nokta Exercise butonuna basıp çalıştırdığınız takdirde spor yaptıktan sonra elinizi sensöre koyup nabzınızı ölçtükten sonra direk size kalorinizi söylüyor fakat yaptığınız şiddete göre bunu size söyleyebiliyor kademeler var nabzınıza göre bunu size söyler siz sadece parmağınızı sensöre koyup ölçmesi yeterli antreman seviyesini ona göre ordan ayarlayınca size ne kadar kalori yaktığınızı söylüyor.

Saat genel olarak işlevini sağlıyor ve yeterli bir ürün ben kolumu takmak için değil genel olarak spor yaparken ne kadar kalori yaktığımı bilmek ve antreman saatini geçmemesi için aldım şu anlık yeterli daha iyi ürünlerde var ama daha fazla para vermeye gerek yok diyebilirim. Ürünü satıcı siteden kaldırmış fakat bu saatten çok fazla var daha ucuzada alabilirsiniz ama genel olarak bu seviyelerde diyebilirim. Dediğim gibi kol saati olarak kullanılabilinir ama çok basit bir şey. Sorularınız olursa cevap veririm.

http://www.ebay.com/sch/Heart-Rate-Monitors-/15277/i.html?_from=R40&_nkw=pulse+health+rate

Burda videosuda var adam kısa bir incelemesini yapmış.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Farti @cromwelle

    Ben aldığımda 12 tl geldi kur düşüktü. Bu tamamen doğru diye bir şey yok tabi ama aşağı yukarı kaloriyi doğru tahmin ediyor gibi. Başka nabız ölcerle denerken baktım ve genel olarak doğru göstermişti. Ben çok fazla bir şey beklemiyorum aşağı yukarı bana doğru bir hesap verse yeterli ne yaptığımızı bilmek lazım.

  • Stewie Griffin @stewie

    Aynısı bende var babam için aldım tavsiye etmiyorum alan arkadaş fark etmemiş ama parmağınızı koyduğunuz sensöre azıcık az ve fazla bastırırsanız hemen sonuç değişiyor ilk aldığımda çok denedim ve her seferinde farklı sonuç veriyor stabil veya ortalama verse sorun yok,nabızı böyle ölçütüğünden haliyle kaloride yalan oluyor ama saat olarak ince bilekli insanlara iyi gider

    • Farti @cromwelle

      Zaten kısmen doğruyu yansıtmaz bu urunler sadece neyi yaptığınızı size belli ediyor ben bir kaç kere ölçtüm bir sıkıntı ile karşılaşmadım genel olarak yeterli bir seviyede ben bu tarz ürünleri kol saati olarak kullanmayı uygun gormüyorum anca spor sırasında takılması bir sıkıntı yaratmaz.

Huawei Ascend G7 İncelemesi

Merhaba Arkadaşlar Anneme almış olduğum Huawei Ascend G7 İncelemiş bulunmaktayım en azından şimdilik konuyu mümkün olduğunca güncel tutmaya çalışcam bu süre zarfında. Öncelikle G7 teknik özellikleri ve herşeyi alttaki kendi sitesinde var.

http://consumer.huawei.com/en/mobile-phones/tech-specs/ascend-g7.htm

Tasarım: Tasarım olarak G7 gerçekten çok güzel bir cihaz öncelikle 7.6 mm kalınlığında olması ve 165 gr ağırlığı ile gerçekten o hafifliği size hissettiriyor. Ayrıca 5.5 ınch oluşu ve ekran kasa oranı gayet iyi olmuş diyebiliriz bana göre yeterli tabiki gönül isterdiki Mate 7 gibi bir ön yüzeyi olsun fakat bu halide gayet güzel. Belirtmek isterim telefon 5.5 ınch fakat nerdeyse Note 4 ile aynı boyutlara yaklaşıyor.

Malzeme kalitesi olarak ise tek kelimeyle muazzam diyebilirim ayrıca metal kasa size sağlamlık hissini verebiliyor bu sayede. Bence seçicek kişilerin tasarım ve malzeme kalitesine bir lafı olcağını sanmıyorum bu benim şahsi görüşüm herkezin fikri farklı olabilir tabi.

İşlemci:Snapdragon 410 ve Quad ARM Cortex A53-1.2 GHz ile geliyor. Güncel bir 64 bit mimarisi ile geliyor diyebiliriz.

Performans:Genel olarak gayet akıcı diyebilirim boşta 1Gb ram kalıyor bazen 1.2 kaldığıda olabiliyor hatta bir ara zorladığım süre zarfında arka planda birkaç uygulama ile 800 mgb boş kaldı. Performansı burda düştüğünü hiç görmedim ben zaten masaüstünde Klasörleme yaptım o şekilde kullanılıyor ve gerçekten seri tıklanıyor bu konuda herhangi bir sorunu yok. Web Browser performansıda gayet akıcı bir deneyim sunabiliyor.

Ekran: Ekranı olarak IPS ekrana 1280x720p bir ekrana sahip ve 267 PPI piksel çözünürlüğü kullanılmış. Şimdi burda asıl sorun pikselleri görebilcekmiyiz oluyor fakat bu durum apayrı yani kısaca yok öyle bir şey zaten PPI değerini siz menüde veya arayüzde görünmez tamamen çekilen fotoğrafta yaklaştırınca bu durum ortaya çıkar. Ben o türlüde herhangi bir sorun göremedim . Bu arada sanal tuşlar ile geliyor bence güzel olmuş diyebilirim tabi fiziksel tuş her ne kadar iyide olsa sanal tuş daha pratik bence daha yumuşak ve soft bir his veriyor genellikle cebe koyarken fiziksel tuşlara basılabiliyor fakat bunda öyle bir durum söz konusu değil.

Arayüz olarak Huawei Emotion UI 3.0 ile geliyor ve gerçekten başarılı ve fonksiyonel bir arayüz tema özelliğide olması ile en azından istediğimiz zaman arayüzde ikonları değiştebiliyoruz.

Kamera: Bence Kamera konusunda bu sınıfın en başarılılarından birisi diyebilirim tabiki diğer telefonlar kadar olmasada başarılı bana göre burda en önemlisi kamera arayüzü biraz basit kalmış diyebilirim fakat yinede 3 parti programlar ile biraz daha görsel bir zevk yaratılabilir. Özellikle 5Mp ön kamerası ile gerçekten başarılı olmuş diyebilirim.

Ayrıca G7’de kaliteli fotoğraflar için 28 milimetrelik geniş açı BSI lensle donatılmış 13 megapiksel arka kamera ve 88 derecelik çekim açısıyla 5 megapiksel ön kameraya sahip. Kamerada ayrıca ses azaltma tuşuna iki kez basıldığında aktif olan anında çekim özelliği, elle odak ayarı ve bağımsız ışık ölçümü gibi özellikler de bulunmakta.

Antalyada bugün bir video çektim yalnız Kuşlar

Ben videoda ayrıca Seside gayet tatminkar buldum diyebilirim. Bazı arkadaşlarda ses çok az çıktığını söyleselerde ben video çektikten sonra bakınca gayet net ve pürüzsüz çıktı. 😀 Videolarda [email protected] video kaydetme özelliği bulunmakta. Videolarda 30 fps dokunarak odak desteği sunuyor. Kameradaki güzel yüz özelliği panaroma,efektler gibi normalde olan özellikler bulunmakta. Bence hem video olsun hemde Kamera konusunda yeterli bir düzeye sahip diyebilirim.

Ses&Kulaklık: Telefonda beğendiğim özelliklerden biriside ses daha doğrusu dahili hoparlör olmuştur nedense gayet başarılı buldum bu oralar bazı telefonlarda sesi çok verse bile cızırtı sorunu olabiliyor fakat ben bu telefonda böyle bir şey duymadım diyebilirim genellikle konuşurken Hoparlöre aldığımız sırada çok net bir şekilde sesi duyabiliyoruz hem o bizim hemde karşı tarafın sesi aynı normal konuşmadada öyle. Bence müziği dışa verip dinleyecekseniz gayet iyi bu konuda.

Port Giriş Çıkış: Şimdi bunlara bakıcak olursak Port olarak Micro Usb bulunmakta ve Otg’de bahsettiğim gibi var fakat daha ben denemedim çünkü bende yok şu anda. microUSB v2.0 Slim port desteği sanırsam yok.Telefonun bence dezavantajı olabilir arka kapak çıkmamaması ve bataryanın gömülü olması ama bu benim için herhangi bir sorun teşkil etmiyor.

Bu arada Sar değerinide değinelim bu telefonun sar değeri normal değerlere göre yüksek.
SAR AB 1.31 W / kg (kafa) 0.579 W / kg (vücut)Huawei bu konuda daha önce açıklama da yapmıştı, normal şartlarda sar değeri 1.30 un yarısı kadar. telefonda çift anten olduğu için, 1.30 değeri laboratuvar koşullarında maksimum güçte elde edilen değer. ki telefon normal şartlarda tek antenle çalıştığından sar değerinden korkacak bir durum yok.

Batarya Ve diğer hususlar: Öncelikle en önemli mevzuya gelelim Kısacası bu cihaz için batarya sultanı diyebiliriz. 😀 Günlük kullanımdan çok haftalık kullanımı bile baz alabiliriz bu cihaz için fakat ben bunu daha yapamadım çünkü günlük kullanım senaryosu fazla olmuyor bende genellikle hep yoğun kullanım senaryosu oluyor. Genellikle 2 günü rahat bir şekilde çıkarıyor. Benim kullanım senaryom genellikle evdeyken Wifi ağırlıklı oluyor bu senaryo Browser,facebook,video hesapları kontrol etme tarzı işler ile 7 saatin aşağısına şu ana kadar düşmedim.3 g ilede nerdeyse aynı 6-6.5 saat arası alınabiliyor.

Güncelleme: Bu konuda durmakta fayda var çünkü bu zamana kadar hep Güncelleme konusunda kötü olmuş bir firma Huawei fakat artık kendisininde geleceğe bakması lazım diye düşünüyorum Huawei çalışanları bu güncelleme konusunda 5.0 verceklerini söylediler fakat haladaha dört bir yandan farklı tonlarda sesler var ben pek fazla aldırış etmiyorum önümüze bakmakta fayda var yoksa tıkanır kalırız bazı forumlarda adamlar sırf bu telefonu güncelleme gelicekmi diye almak isteyen var gelse ne olur gelmese ne olur sen 1000 tl altında bir cihaz alıyorsun bırak gelmesin gelsede zaten çok bir şey değişmicek. Neyse Huawei Türkiye Facebook sayfasına ve mail atıldı bazı arkadaşlar ve cevap verilmiş. Bunlar için henüz erken daha yeni bir telefon Yeni bir arayüze sahip 5.0 alıcak tabikide dendi. Burdan kesin bir şekilde alıcağına inanıyoruz benim için almasada olur çünkü cihazda öyle kasma takılma donma sorunuda yok olcağınıda sanmam.

G7 tespitlerim:

1. Şarj,bahsedildiği gibi insanı 3000 mA'in geniş dünyasında şaşırtmıyor değil, bu kadar büyük ekran ve özellik artı olarak uzun giden bir şarj süresi,takdir edilesi.

2. Daha önce 5" ve üzeri telefon kullanmayanlar için alışması ve kullanabilirliği biraz sıkıntı doğurabilir. Pratik değil,aktif bir iş hayatınız ya da tempolu bir koşturmanın içinde telefonu çizmeden, düşürmeden,elinizden kaydırmadan temiz kullanmak zor gibi geliyor.

3. Ufak tefek aksaklıklar vs olsa bile bu fiyata bu özellikte ve kullanıcı dostu bir telefon biraz zor bulunur diyebilirim.

4. Bu telefon için kararsız kalanlara tavsiyem ürünü mağazadan görerek, hat takmadan satış görevlisi ya da teknik servis eşliğinde ilk açılışını yaptırın,estetik ya da yazılımsal problem olabilirliğine bakın. Her şey düzgünse, güle güle kullanın derim. Samsung S3 mini 500 civarlarında iken, S4 mini 900 civarlarında, S5 mini 1200 civarlarında iken G7 1000 TL'ye alınabilinecek ilk öncelikli telefon diyebilirim.

Bu arada Video çekimlerim:

Fotoğraflar bunlarda Kamera örnekleri:

http://s3.dosya.tc/server29/1YHfKF/G7kAMERA.rar.html

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 27

Quantum Break

"Kuantum fiziği kafanızı karıştırmadıysa, onu tam olarak anlamamışsınız demektir." - Niels Bohr

Başlıktaki söze alternatif olarak ‘’Kuantum fiziğini anlayamazsınız, ona sadece alışabilirsiniz’’ demiş ünlü bir bilim adamı, ama kimin dediğini halen bilmiyorum. İnternette çeşitli kaynaklarda yaptığım araştırmalar sonucu da kesin bir bilgiye ulaşamadım. Yine de bu söze, sözü oyun ile bağdaştırarak katılıyorum. Büyük ihtimal Quantum Break ile kuantuma alışacağız ama bunu anlayamayacağız. Oyunun hikâyesini tek cümle ile özetlemek gerekirse; Kuzey Doğu ABD Riverport Üniversitesi adlı kurgusal mekânda yapılan zaman yolculuğu deneyinde işlerin ters gitmesi ile olaylar değişecek diyebiliriz. Detaylara birazdan ineceğim...

Ayrıca ‘’What the Bleep Do We Know’’ adlı kuantum mekanizmasına odaklı belgesel ile kuantumu anladığımı sanıp, biraz saçma gelmişti bana. Benim gibi düşünen binlerce insan var ama bildiklerim ne ki? İşte bu dediğime yine başlıktaki Bohr’ın sözü yetişiyor...

Sam Lake yine kalemini konuşturuyor

Oyun dünyasında kalemine gerçekten hayranlık duyduğum isimlerden biridir sevgili Sam Lake. 1995 senesinde Angry Birds’ün anavatanı Finlandiya’da kurulan Remedy Entertainment’in geliştirdiği Quantum Break, Max Payne ve Max Payne 2: Fall of the Max Payne’den sonra Alan Wake ile gönüllerde taht kurmuş oyunların yazarından kaleminden çıkan bir kurgu.
Max Payne’in dramatik yaşamıyla, Alan Wake’in kaybolan eşine olan özlemi haricinde yine etkileyici senaryo ile geleceğini umduğum bir yapım. Max Payne ile bullet time özelliğini oyun dünyasına büyük bir katkı sağlayan Remedy, Alan’ın da yazdığını hatırlamadığı bir romanındaki karakterlerin canlanması ile gördüğü halüsinasyonlar ile gelen karanlık büyünün, gerçeğin büyüsünü (bilim) değiştiren, doğa üstü kavramdan sonra Quantum Break ile kuantum fiziğine kafa tutacağız.

Demin bahsettiğimiz gibi Kuzey Doğu ABD Riverport Üniversitesi adlı kurumsal mekanda yapılan zaman yolcuğu deneyinde işlerin ters gitmesiyle olaylar tamamen değişiyor. Oyun halen aralanmamış sır perdesi ile dolu. Yapılan bu kuantum deneyi esnasında gerçekleşen kaza üç insanı etkiler ve üçüne de doğa üstü özellik yüklenir. Bu da bulunduğunuz yerde zamanı kontrol edebilme ve modifiye edebilme özelliğidir. Bir nevi oyun CERN projesi üzerine kurulu. Tabii yapımcı şirket Remedy oyun için bu özellikleri geliştirmede ve Sam Lake oyunun hikayesini yazarken CERN’de çalışmış olan teorik fizikçiden danışmanlık almışlardır. Oyun Jack Joyce, Beth Wilder ve Paul Serene ismindeki üç karakter üzerine odaklı.

Remedy’nin şimdiye kadar çıkış yapan oyunlarının isimlerine bakınca, Max Payne ve Alan Wake ile bilindiği gibi yönettiğimiz karakterlerin ismi ile aynı ismi taşıyan oyunları piyasada görmüştük. Yeni oyunun adının Quantum Break olması yerine Jack Joyce olmaması akıllara iki soru getiriyor:

Biri üç karakteri değişkenlik göstererek oynayabileceğimiz,
- Bir diğeri de gerçekten çok daha geniş kapsamlı bilimsel bir oyun olup, karakter odaklı olmayacağı düşüncesi.

Bu konuda tam bir bilgi yok ama üç karakter yöneteceğimiz muhtemel. Tabii bunu zamanla öğreneceğiz.

Görseldeki ana karakterimiz Jack Joyce

Gerçekleşen kazada bu özelliklere sahip olan üç insan, bu yeteneklerini kullanarak zamanı kontrol ederek çeşitli olayları engelliyorlar. Hatta talihsiz olayların önüne geçerek, bunların yaşanmamış olmasını sağlamak tek amaçları oluyor. Tüm bu olaylar, yaşadıklarımız ve yaşacaklarımız yine bizim kaderimizi iyi yada kötü belli edecek. Kısaca oyunun episodik gidişatına yansıyacak.

Xbox One kullanıcıları, Microsoft’un Xbox One’ı duyurduğu konferanstan beri bu oyunu bekleseler bile, oyunun hikayesi ayrıca bir televizyon dizisi olarak yakın zamanda da piyasadaki yerini alacak.
İlerleyen teknoloji, ilerleyen bilim, ilerleyen Remedy
Şimdiye kadar yayımlanan görsellere ve videolara bakınca, hepsinin oyun içi görüntüler olduğunu açık olarak belirtelim. Sinematrikler bilindiği gibi Remedy’nin en son el attığı işlem. Sebebi ile oyun içi görüntüler ile aynı uyumlulukta ve kalitede olması için bu işi sona bırakıyorlar. Max Payne’i hatırlamak gerekirse 98 yılında zamanın en iyi grafikleri ile piyasadaki yerini almıştı. PS2 ve Xbox neslinde Max Payne 2 ve kapatmakta olduğumuz bu nesilde de Xbox 360’ın çıkış oyunlarından biri olarak Alan Wake ile piyasadaki yerini almıştı. Quantum Break’te bu neslin başlangıcı. Şunu not olarak düşelim: 3DMark’ın geliştiricileri de Remedy’de.

Herşeyden öte Sam Lake’in yeni hikayesine odaklanmış durumdayım. Son zamanlar hikâyesel ve kurgusal olarak, hatta tür ve oynanış olarak bile birbirini kopya ettiği şu zamanlarda bilimsel ve daha önce üzerine düşünülmemiş hikâye olarak karşımıza geliyor. Zamanı durdurma, geri alma ve oyunun kaderini buna göre değiştirmek de oldukça değişik deneyimler yaşatacak. Hikayede bize asıl verilmek istenen kuantum fiziği. Bakalım o ünlü bilim adamının dediği gibi bu oyun sayesinde kuantuma ne kadar alışacağız bakalım?

Geçtiğimiz haftalarda Alan Wake’in yüz animasyonlarını yapan Türk arkadaşımız Hakan Bilenler ile yaptığımız röportajda; ‘’Remedy’nin pek çaktırmasa da az çalışanı olan küçük bir şirket” olduğunu söylemişti. Alan Wake’in gelişiminin de beş sene sürmesinin nedeni olarak 50 kişilik ekiple çalışmalarını göstermişti. Şu an kaç kişilik ekip ile bu işi ilerletiyorlar bilmiyoruz ama yine de bu kadar az ve sağlam ekiple bu tarz yapımlar sunması Remedy’e olan saygımızı da artırıyor. Galiba en çok da bu yüzden az ve öz yapımlar ile sektöre katkısını sundu Remedy. Ayrıca Sam Lake, verdiği son röportajında da Alan Wake 2 için boş durmadıklarını da belirtmişti. Bizler şimdilik Quantum Break’e odaklanıyoruz. Oyun PC’ye gelir mi, gelmez mi orası belli değil. Yayıncı firma Microsoft olunca Alan Wake gibi seneler sonra PC’ye port edilebilir. Ayrıca bu konu Crytek’in Ryse: Son of Rome adlı oyunu için de geçerli olabilir. Son sözüme gelecek olursak, Sam Lake’in sadece yazar olarak her oyuna katkı sağlamasını isterdim. Hatta kitaplarıyla da gündeme gelmesini isterdim. Yazarın kaleminde en çok dikkat ettiğim durum kaybolan sevgililer ya da eşler... Belki bu yüzden de kişisel olarak daha da bağlanıyorum kendisine.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Samsung VP-MX20

Samsung VP-MX20, kayıt için flash bellek kullanan video kameralardan biri. SD kartla genişletilebilen hafızanın yanı sıra, ürünün 8 GB dahili belleğinin bulunması, sizi ilk etapta hafıza kartı almak zorunluluğundan kurtaracaktır.

Ürünün iki özelliğinden söz etmemek olmaz: Bunlardan ilki, farklı şekillerde tutmaya sağlayan hareketli kısım ve manuel lens kapağı sayesinde göz dolduran ergonomisi. Diğeri ise LCD ekran açıkken 2,5, ekran kapalı ve kamera üçayak üzerindeyken 4 saati bulan pil ömrü. H.264 sıkıştırma biçimini kullanan kamera, 34x optik zum özelliğine de sahip.

Ekonomik fiyatlı bu ürünün tek dezavantajı, görüntü kalitesinin diğer özelliklerin gerisinde kalması.500 TL altı segmentin iddialı seçeneklerinden biri olan bu kamera, görüntü kalitesi olarak bizi etkileyemediyse de pil süresini takdir ettik.

FİRMA Kont Bilişim
BİLGİ İÇİN (216) 528 54 11
WEB http://www.kont.com.tr
TEKNİK ÖZELLİKLER
Algılayıcı: 680 K 1/6” CCD
Ekran: 2,7” 112 K LCD
Bellek: 8 GB (SD kart yuvası var)
Titreşim önleme: Hyper D.I.S. (dijital)
Ağırlık: 270 gr
Boyutlar: 60.5 x 60 x 125 mm

+Dahili bellek
+Düşük pil tüketimi
-Görüntü kalitesi vasat

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Arçelik K 2715

Arçelik K 2715 Ekmek Yapma Makinesi İncelemesi

Bizim yaş grubu arasında sıklıkla konuşulan bir konudur; emekli olunca ne yapacaksın? Çoğu, hiç bir iş yapmayacağını ve geri kalan ömrünü göbeğini kaşıyarak televizyon karşısında geçireceğini yada bağ/bahçe işiyle uğraşacağını söyler. Ama bu söylemler, çoğu zaman mutlu hayallerin ötesine geçemez. Aslında uzun yılların verdiği yorgunluk ve yoğun iş stresi sonrası evde oturmak fena fikir gibi gelmiyor ama, evin hanımının yaşam sahasına müdahil olmak da son derece riskli bir durum. Çünkü işin ucunda, bu yaştan sonra gerçekten ev hanımı olmak da var : ) Bu yüzden, uzun zamandır çalışan bir motoru susturup soğutmamak adına, rölantiye alıp devam etmek en sağlamı.

Emekli olmama az bir süre kala, hanımla birlikte uzun zamandır almayı planlayıp bir türlü denk gelemediğimiz ekmek yapma makinesini, alışveriş sırasında Arçelik bayisinde görüp satın aldık. Eve gelip, ekmek nedir, nasıl yapılır ve nelere dikkat edilir gibi “hayati” konular hakkında hiç bir bilgi/fikir sahibi olmadan direkt olarak olaya giriştikten sonra aldığımız ilk sonuç: yaklaşık 1 kg ağırlığında bir hamur yığını oldu. Bu ilk denemeydi. İkinci, üçüncü ve en son olarak dördüncü denemeden sonra, ortaya çıkan “ilginç şeylerden” sonra hanım pes ederek işin içinden sıyrıldı ve pası bana attı. O sıyrıldı ama ben inat ettim. İlk olarak internetin karşısına geçerek, “ekmek nedir”den başlayıp, ekşi mayadan çıktım ve konu hakkında epey bilgi sahibi oldum. Yaptığımız hata: evde bulunan mayanın instant değil, sadece kuru maya olmasından kaynaklanıyordu ve bu yüzden de ekmek kabarmıyor, hamur oluyordu.

Ekmeği, ekmek gibi yapmaya başladıktan sonra işi geliştirerek çeşitlendirdim. Peynirli, baharatlı, domatesli ve daha birçok farklı kombinasyon denedim. Başarılı sonuçlar ardından yaş maya ve sonunda zirve olan ekşi maya ile nirvanaya ulaşmak çok zevkliydi.

İtiraf etmem gerekirse; inatla başlayan bu serüvenin ardında, çocukluğumdan beri kazandığım damak tadının büyük etkisi var. Çünkü ben hamur ustalarının yaşadığı göbekli bir ailede büyüdüm. Bol tereyağlı su börekleri, mantılar, tarçınlı rulolar, poğaçalar ve daha neler neler. Benden bir ve iki nesil öncesi bu işlerin hakikaten üstadıydı. Şimdi çocuklarıma bakıyor ve kaygılanıyorum. Çünkü hazır gıdaya yönelen bizden sonraki nesil, açma böreklerin o muhteşem tadını zor görecekler gibi : )

Bir süredir uğraştığım ve hakkında epey tecrübe kazandığım ekmek yapımı, özellikle yeme aşamasında oldukça keyifli bir konu. Piyasada satın alabileceğiniz pek çok ekmek yapma makinesinden bir kaç gömlek daha üstün özelliklere sahip Arçelik K 2715′i detaylandırarak yakın markaja alıyorum. Diğer incelemelerden farklı olarak, tüm olayın mutfakta cereyan ettiğini şimdiden belirteyim…

BeğenFavori PaylaşYorum yap