@gamsizm Abi şu tartışmanın tamamını okuduğuma inanamıyorum. Bence bu bile TS farkını ortaya koyuyor. Ben de uzun zamandır sizleri takip ediyorum. Üyeliğimi de yapalı çok oldu. Yorumun vs. az fırsat bulamıyorum pek açıkçası. Ama sizlere sadece bir konuda eleştirim var. Yönetim olarak her konuda çok şeffaf olmanıza gerek yok bence. Bunu iyi anlamda söylüyorum. Özellikle mali konularda çok özele girmeye gerek yok. Çünkü insanlar bazen "Oh kebap iş oturduğun yerden para kazan, en son teknolojiyi kullan, ülke ülke gez, bir de millete çemkir." şeklinde bir ruh haline bürünebiliyor. Şu ekonomik ortamda yaptığınız iş gerçekten çok zor. Levent abi gündemlerden birinde "Şu döviz fiyatları ile artık biz bir bilimkurgu içerik üreticisine dönüşecek hale geldik. İnsanlar izleyecek ama bu ürünleri alamayacak." tarzında bir cümle kurmuştu. Evet maalesef bir çok ürün artık hayallerimizi süslemekle kalacak. İçerik olarak daha ulaşılabilir ürün incelemeleri, püf noktalar, kullanım tavsiyeleri, olmazsa olmazlar, bilinçli tüketici, basit tamirat ya da kendin yap, takas platformu, ikinci el ürün ilanları, ts buluşmaları, eğitim videoları tarzında şeyler olabilir. Tabi bunlar naçizane fikirlerim uygulamada ne gibi zorluk veya kısıtlamalar olur bilemiyorum
Sorun sadece $'ın yükselmesi değil. TL'nin neredeyse tüm para birimleri karşısında değer kaybetmesidir. Millet kafayı Trump ile bozmuş iyi de fed 2013 yılından beri "Artık ucuz dolar yok." diyor. Peki biz ne yaptık ekonomik bir önlem aldık mı dış borç ile sistem döndüren bir ülke olarak? Hayır. Döviz üreten bir ekonomi oluşturmaya çalıştık mı? Hayır. İhracat kalemlerinin ithal hammaddeden kurtulmasını sağladık mı? Hayır. Özellikle katma değer sağlayacak, istihdam yaratacak sektörleri destekledik mi? Hayır. Varsa yoksa beton beton beton. Gelişmişliğin inşaat yapmak olduğu illüzyonu bizi cezbetti. Nice üretici işi gücü bırakıp inşaat sektörüne girdi. Millet kredi ile ev alıp kendince evleri yatırım aracı olarak kullandı. Şu an bile 0.98'den %10 peşinatla konut kredisi kampanyası yapılıyorsa ve verilen kredi oranları piyasanın çok altındaysa ekim sonuna kadar kamu bankalarının görev zararı yazacağı ve bu zararın da sonuç olarak halkın gelirinden tahsil edileceği aşikardır. Bugün imfye sonuna kadar karşı olan tutumumuz, yarın " Zaten imfyi kuran biziz biz. Yıllarca bunlara kara günümüzde kullanalım diye milyarlarca dolar para akıttık. Borç verdik. Hadi bakalım şimdi alacağımızı alma zamanı geldi." Şeklinde değişirse hiç şaşırmayınız.