Bu ikonik tasarımı ilk kez Çinli ekran koruyucu naylon üreticileri bulmuştu. Apple emek hırsızlığı yapmış.

Bu ikonik tasarımı ilk kez Çinli ekran koruyucu naylon üreticileri bulmuştu. Apple emek hırsızlığı yapmış.

Henüz ihtiyacım olmadığı için denemedim ama aşağıdaki linkte okuduğum kadarıyla artık donanım değişikliğinde Windows 10'u yeniden etkinleştirmek için müşteri hizmetlerini arayıp dert anlatmaya gerek yokmuş. http://www.windowscentral.com/how-re-activate-windows-10-after-hardware-change
Garanti ile sigortayı birbirine karıştırıyorsunuz. Garantide şirket, ürettiği ürünün, normal kullanım koşullarında belirtilen süre boyunca arıza yapmayacağını, yaparsa kendisinin gerekeni yapacağını taahhüt eder. Sigortada ise sigortalayan şirket, sizin adınıza riski üstlenir. Mesela bir basketbol topu, kullanım amacına uygun bir zemine çarptığında hasar görürse bu onu üreten şirketi elbette bağlar. Ancak telefonunuzun zemine çarpması normal bir kullanım durumu değil, gerçekleşmesi oldukça muhtemel bir risktir.
"İnsanlık hali, elbette düşecek" savını bir kenara bırakın, sizin o telefonu 100 kişinin hayatını kurtaran bir aksiyon içinde kırmanız veya telefonun kırılması sonucunda dünyanın nükleer bir felaketten kurtulması dahi üreticiyi "garanti taahhüdü" bakımından bağlamaz.
Benzer şekilde doğru düzgün bir şirketçe sigortalanmış ürünün başına bir iş geldiğinde de sigorta şirketi telefonu yaşlıları karşıdan karşıya geçirirken mi düşürdünüz yoksa sifon çekerken kenefi mi boyladı gibi detaylarla ilgilenmez. "Kasıt", "dolandırıcılık girişimi" gibi kendi sözleşmesinde yer alan hususlar hilafında bir durum/şüphe yoksa zararınızı karşılar.
@gamsizm Evet, o durumda elden bir şey gelmez. İşlemciler şimdilik kolay bulunuyor ama nitelikli anakartlar piyasadan kaybolmaya başladı bile. Çok fazla pişirmeden, sakin sakin kullanmak lazım. 🙂
@gamsizm Katılıyorum. DDR3'ün kısa ömrünün kaldığını değil de Haswell'in çok uzun ömürlü olacağını ifade etmek istemiştim.
4790k çok yerinde bir karar oldu bence. Sistemin ekonomik ömrü epey uzamış oldu. İleride onu satma ihtiyacı hissederseniz ben alırım diyeceğim ama makul bir süre içerisinde satmak istemeniz için bir sebep yok gibi. Sanırım uzun vadede Haswell'i değiştirme sebebimiz, DDR3'ü terk etme isteğimiz olacak. Genelde tersi olurdu. Yani işlemci değiştirme amacıyla yeni mimariye uygun anakart ve ram almak zorunda kalırdık.
Hayırlı olsun.
@leventp Dark Souls 3 için firmaya mail ile ulaşıp "Üstad siz hayırdır? Daha DLCyi inceleyecektik. Bakın bu da ana oyun incelememin linki." derseniz yeni kod gönderiyorlar. Esas sıkıntıları, DLCyi erkenden sızdıran basın sürümü sahiplerini engellemekmiş anladığım kadarıyla.
Google yakın geçmişte "Şirketler Grubu'mdan bahsederken Google demeyin. Bundan sonra ortamlarda Alphabet olarak anılacağım" dememiş miydi? Şimdi telefonunun üstüne Pixel'in P'sini veya Alphabet'in A'sını değil de Google'ın G'sini çakmış. Tanıtımını da "from Google" diye yapmış. Telefonu, grubun "arama motoru" şirketi olan Google üretmişse ortaya çıkan ürünün vasatlığına şaşırmamak lazım. O zaman aşağıda yazacaklarım hükümsüzdür (Yazık çünkü :)). Yok "Yeni ürün ittireceğim zaman en bilinen markamı kullanırım ama siz yine de beni gerektiğinde Alphabet olarak tanıyın." diyorsa iki çift sözüm var.
Dünya genelinde akıllı telefon kullananlar arasında "güncelleme" saplantısına sahip insanların sayısı, diğerlerine oranla oldukça düşük. İnternette bu konuda konuşan hemen herkes şu veya bu şekilde "teknoloji tutkunu" olduğundan -özellikle android tarafında- sanki tüm gündem "güncelleme"den ibaretmiş gibi algılanıyor. Çoğunluğun hayatında "İşletim sistemim Android Comolokko'da kaldı. Ne yapsam bilemedim" gibi bir şey yok. Ortalama bir kullanıcıya "Telefonun şimdi gördüğü işlerin aynısını görecek ama arka planda DOS çalışacak" desen, umurunda olmaz. Yani Google, akşamın kör vakti pazarda tezgah açmışsa "Bak işte saf android, ne biçim güncellenir bu ha!" dışında bir şey söylemeli.
Google gibi bir marka bunca süre sonra girdiği bir pazarda ürün tanıtacaksa, ciddi bir yenilik getirmesi icap eder. Örnek vermek gerekirse bu sunumun ortasında "Bakın Google Glass'ı hatırladınız mı? Rafa kaldırdığımız projeyi aldık bu hale getirdik, telefonunuza ve hayatınıza da şu şekilde entegre ettik." demelilerdi. Onlar da bunun farkında olacak ki araya kumaştan Gear VR tanıtımı falan sıkıştırmışlar. "Biliyoruz piyasada aynısı var ama bizimkinin yeri iyi, ütü tutar, kırışmaz" demeye getiriyorlar.
Tasarımın güzelliği izafi bir konu olduğu için o konuya çok girmek istemiyorum ama şu kadarını söyleyeyim. Hamdi Bey "Telefon sonuçta, tasarımı daha neye benzeyecek ki" gibisinden bir yaklaşım sergiliyor. Ben de günümüz itibarıyla cihazın tamamına yakınını ekranın oluşturduğunun ve bu durumun özgün tasarımı zorlaştırdığının gayet farkındayım. Ama benzer şeyler, zamanında iPhone 3G için de söylenmişti. Şimdi 3G'nin tasarımını taklit eden oyuncaklar bile demode kalıyor.
"Gelirse Ekim'e kadar gelir." (29:05) iPhone 7 konusundaki hissiyatımın tam karşılığı. 🙂 İlk örnekleri patlasa da çatlasa da Note 7 çok güzel bir telefon olmuş. İlk kez bu kadar yüksek bir meblağı telefona bağlayacak gibiyim. Onun sorun giderilmiş sürümleri de "Ekim'e kadar" gelecekmiş gerçi ama onu gerçekten bekliyorum.
@thequaresma Güzel bir noktaya temas etmişsiniz. Benim TV mobilyam dediğiniz gibi 40 cm'den biraz fazla derinliğe sahip. Bu sebeple Elite 130 tercih ettim. Hatta Elite 120'yi biraz daha fazla beğenmeme rağmen, milimetrik hesaplar yaparak 130'da karar kıldım. Zira sadece sığması da yeterli değil bildiğiniz gibi.Arkada kablolara da (özellikle power kablosu) yer kalması lazım. Hatta TV ünitesinin arka plakasında güç kaynağının geleceği bölüme hobi matkabıyla tam güç kaynağı ebatlarında diktörtgen bir delik de açtım. (Aslında kablo her şekilde sığardı ama havalandırmaya da faydası olur diye düşündüm.)
Ben sistemi alırken de şimdiki gibi Teknobiyotik'te Elite 130 yoktu. O yüzden kasayı başka bir siteden, geri kalan bileşenlerden bulabildiklerimi de (modüler güç kaynağı dahil) Teknobiyotik'ten aldım. (1-2 parçayı gidip mağazada göreyim demiştim. Fiyatları da daha uygun olduğu için Vatan'dan aldım.)
Yalnız ben alırken bu kasayı (SilverStone Sugo SG13B) ya gözden kaçırdım ya da "ileride daha uzun bir ekran kartı takmak icap edebilir." diye düşündüm. (Malumunuz, ekran kartlarının ebat olarak nereye gittiğini kestirmek güç.) Hakikaten şık ve kullanışlı bir kasaymış. Şimdi alsam, daha geniş yerim olmasına rağmen belki de bunu tercih ederdim.
Bu arada Teknobiyotik, uzun zamandır kullandığım, güvendiğim bir sitedir. Alışverişlerimde beni hiç üzmedi. Siparişin durumunu öğrenmek için aradığımda çok ilgili davranıldı ve net cevaplar verildi. Sitede belirtilen temin süresi neyse o zaman ve hatta bazen 1-2 gün önce kargoya verildi. Bugüne kadar "iade", "değişim" gibi bir ihtiyacım olmadı ama ileride olursa onu da uğraştırmadan çözeceklerini tahmin ediyorum. Hazır böyle bir işbirliğine gidilmişken, Teknobiyotik'in Teknoseyir'de kurumsal ve açık bir kullanıcı hesabı olsa ve bu şekilde iletişime geçsek gerek şirket gerekse kullanıcılar adına faydalı olacağına inanıyorum. Umarım mesaj yerine ulaşmıştır. 🙂
Yani "daha geniş ve ferah bir kasaya sahip oluruz" diyince daha avantajlı bir şeymiş gibi oluyor elbette ama aynı cümleyi "daha hantal, daha az yere sığacak, daha zor taşınacak ..." diye de kurabiliriz. Bu mantıkla full ATX kasa alırsak çok daha ferah çok daha geniş bir kasamız olur. Anakart seçeneklerimiz de daha fazla artar.
Yanlış anlaşılmasın; kasa ve kurduğunuz sistemi beğenmemiş değilim. Ama Mini-Itx'e ihtiyaç duyan insana tam bir alternatif getirmiyor. Bunlar iki ayrı platform, iki ayrı "form factor"... Sadece "bilgisayarım değişik olsun, gören birazcık şaşırsın" diyen adam için ortak bir noktada kesişiyorlar.
Şöyle ki; mATX form factor toplayacağınız bilgisayar, TV mobilyanız çok değişik bir şey değilse muhtemelen ona sığmayacak. Rafları falan devre dışı bırakıp bir şekilde sığdırsanız bile salon/oturma odası kullanımı için göz tırmalayacak kadar büyük kalacak. Tek başına bir obje olarak düşününce belki videodakinden daha estetik. Ama salonunuzda düşündüğünüzde çirkin. Lafı uzatmadan söylemek gerekirse; Hanım'dan vize alamayacak. 🙂
Öte yandan, enine geniş bir spor çantasına atıp veya kolunuzun altına alıp "LAN partiye/iş yerine/haftasonunu geçireceğim yazlığa veya bağ evine götüreyim" deseniz o olmayacak. (Elbette istenirse her ev bilgisayarının taşınabileceğinin farkındayım ama muhtemelen şu üzerinde taşıma kulbu olan tower kasalar bundan çok daha kolay taşınacak.)
Kısacası Mini-Itx sistemlerin dediğiniz gibi handikapları var elbette ama bir ihtiyaca karşılık veriyor olmasalar zaten var olmazlardı. Sizin önerdiğiniz sistem, ayrı bir senaryoya yönelik, farklı açıdan ele alınması gereken bir seçenek olmuş.
Kaliteli kablosuz mouse, klavye ve gamepad eşliğinde, salondaki televizyonunuzda (konsol gibi) kullanabiliyorsunuz. Evde oda/yer darlığı yaşadığım için ben ebat olarak benzer bir sistem kullanıyorum mesela. Çok da güzel oluyor. Tavsiye ederim.
Boyut olarak çok büyük sıkıntı var. O kartı bu kasaya boyuna değil, enine yerleştirmeniz gerekir. (Zaten öyle de olmaz ama en temel problem bu.) Kasada ve kartta arka plakanın yerleşimine, yani harici girişlerin (usb, ethernet vs) takılacağı yerlere bakın, ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Dediğim gibi, Mini ITX anakartları incelemeniz lazım.
EDIT: Son verdiğiniz linkteki anakart olur.
Bu kasada Micro ATX anakart kullanamazsınız. Mini ITX kartlara bakmalısınız. Onların hepsi sığar işte...
Benim kullanmakta olduğum sistem de şu şekilde:
Kasa : Cooler Master Elite 130
Anakart : Asus H81I-PLUS
İşlemci : Intel(R) Core(TM) i5-4590 CPU @ 3.30GHz
RAM : Kingston 8 GB (2X4GB) HyperX Savage DDR3
SSD : Kingston 120GB HyperX Savage
HDD : Toshiba 1TB 7200 RPM
Ekran Kartı : Sapphire R9 380X Nitro
PSU : Seasonic M12 620W 80 Plus Bronze
Soğutma Sistemleri (CPU, Kasa) : Stok (Standart)
Monitör: Salondaki 55" TV (Samsung UE55F6650)
Aralık 2015'te yaklaşık 3.000 TL'ye (tam olarak 2994 TL) toplamıştım. Şu an sanırım daha yüksek bir meblağ tutacaktır. Zira ekran kartının fiyatı yükselmiş. Diğer bileşenlerin de fazla düştüğünü sanmam.
Soğutma konusunda stok fanları tercih etme sebebim, öncelikle bir deneyip, ileride özellikle işlemci fanına ne kadar para harcarsam (aklımda Noctua'nın modelleri vardı) ne kadar ekstra soğutma ve/veya sessizlik elde edeceğimi görebilmekti. Stok soğutucuları kullanarak BurnIn Test programıyla elde ettiğim ısınma değerleri aşağıda yer almakta. Bu değerler benim için makul düzeyde. Sessizlik konusuna gelince bendeki stok fan hiç de aşırı bir gürültü yapmıyor. Daha doğrusu şöyle söyleyeyim; ekran kartı fanları her halükarda cpu fanından yüksek ses çıkarıyor. Dolayısıyla CPU fanı sıfır ses çıkarsa bile size bir katkısı yok.
"CPU fanından yüksek ses çıkarıyor" dedim diye ekran kartı sesinin rahatsız edici boyutlarda olduğu sonucu çıkmasın. Ben salonda, TV sehpasının rafında kullanıyorum. Şimdiye kadar hiç pişmanlık yaşamadım. Zira gürültü arttığında oyun oynuyor oluyorsunuz ve oyunun sesleri fanları her şekilde bastırıyor zaten. Yani oyun laptoplarındaki gibi "kulaklıksız oynanmaz" dedirten bir durum aklınıza gelmesin. Normal bir bilgisayar kasasından ne kadar ses çıkarsa o kadar ses çıkıyor işte. Hatta benim durumumda kasadan epeyce uzakta oturduğunuz için normal kasanın hissettirdiği gürültünün de altında bir gürültüye maruz kalıyorsunuz.
Ben buna benzer sistem toplayacak olanlara, videodaki açıklamalara rağmen yine de TAM modüler bir güç kaynağı öneririm. @gamsizm Bey'in de dediği gibi kabloların uzunluğunun yanı sıra benim gibi yüksek güç tüketen bir ekran kartı seçerseniz kullanacağınız kablo sayısının çokluğu nedeniyle modülerlik, kasanın içini ferahlatmaya yetmiyor. Ancak bence yine de çok önemli bir faydası var: Sistemi kurduktan sonra içini açıp şu veya bu sebeple bileşenlerden birine müdahale etmeniz gerekirse PSU'yu çıkarmanız gerekecek. Bu durumda tam modüler bir PSU seçtiyseniz, kabloların tamamını PSU tarafındaki uçlarından söküyorsunuz ve zaten dar olan kasanın içinde güç bela yaptığınız kablolamayı bozmamış oluyorsunuz. Benim gözümde aradaki fiyat farkına değecek bir rahatlık olduğu için tam modüler tercih ettim. Kasayı her açışımda da "iyi ki bunu almışım" diyorum.

Son bir saat içinde 243 ziyaretçi, 19 kayıtlı kullanıcı giriş yaptı.
@emrah-ozturk Kesinlikle katılıyorum hocam. hiç mi hiç gerek yok.