Şu yerçekimi dalgalarıyla ilgili affınıza sığınarak bir iki kelam da ben edeyim. Ve olaya biraz daha bilim kurgu yönünden bakalım. Hatırlayanlarınız vardır. Ts deki "Marslı Ne Kadar Bilim Ne Kadar Kurgu" videosunda @hkellecioglu bu anti-gravity meselesinden söz etmişti. Ve zaten o filmde de şuanki en mantıklı gelen teknoloji kullanılmıştı. Uzay mekiğinin sürekli dönmesi gerekiyor ki sanal bir yerçekimi oluşabilsin (bu konu uzun yıllar sürecek uzay seyahatlerinin mümkün kılınabilmesi için önemli sorunlardan biri) . sanırım bunun alternatiflerinden biri de manyetik bir alan ile insanlari (ve eşyaları) zemin de tutmak. Ama bu insan sağlığı için ciddi sorunlar doğurabilir.ve hareket etmek çok güç olurdu. Şimdi gelelim konumuzla ilgili kısma. Bu güne kadar bir çok bilim kurgu kitabında ve filminde bahsedilen bir konudur "yapay yerçekimi" .Ve bu dalgaların kaydedildiğini öğrenince aklıma ilk bu konu geldi. Eğer bu kaydettiğimiz dalgaların oluşmasına sebep olan karadelikler hakkında kesin bilgilere sahip olabilirsek;
*artık genel görelilik teorisi, genel görelilik kanunu olacak.
*ve buna göre kaydettiğimiz herhangi bir dalgayı dünyanın kütlesine oranlayarak.Dünya'nın Uzay-zaman 'a olan etkisini(yani kütleçekimi) bulabiliriz. Belki de bu elde ettiğimiz bilgiyi kullanarak uzay mekiklerinde sanal yerçekimi oluşturmak mümkün olabilir?Ne düşünüyorsunuz? #BilimSeyir #akış
Belkide kim bilir?