Çok beklediğiniz #TozluRaflar devam yazısında karşınızdayım tekrar(eğer aranızda gerçekten varsa böyle kişiler). Bir önceki bölümde sizlere Nintendo 64 ün içinden,dışından ve kontrolcüsünden bahsetmiştim. Bunun sonucunda içi dışı bir iyi bir çocuk olduğuna kanaat getirmiştik. Bu bölümde sizlere konsolun eksi yanlarından ve aksesuarlardan bahsedeceğim.

Daha öncede belirttiğim kontrolcü konsolun büyük sorunlardan yalnızca biri. İkinci büyük sorun ise konsolun dış kısmını tanıtırken belirttiğim kartuş meselesi. Bir önceki nesil konsolu hala piyasadayken Cd sürücü konsuunda antlaşmadığı firma(sony, philips) kalmayan Nintendo, sonunda gine eski tas eski hamam kartuş sistemine devam kararı veriyor. Şöyle bir anektod vereyim o yıllardaki cd ,kartuş tartışmasının benzeri bugünlerde ssd ,harddisc ile bir benzerini yaşıyoruz. Kartuş formatında günümüzdeki Ssdler gibi hareketli parça(disk okuyucu kafa vb) bulunmamakta. Hareketli bir parça bulunmaması(Ssdlerde flash memory var, kartuşlarda ise rom var ) erişim süresi ve yükleme ekranlarının düşük olmasına neden olmakta. Ama tıpkı günümüzde yaşadığımız Ssdlerin kapasitesinin harddisklerden düşük olmaları ve üretimlerinin pahalı olması gibi nedenlerden popülerliğinin az olması handikabının bir benzeri kartuş cd kapışmasındada bulunuyor. Kartuşların üretimi pahalı ve sadece 64 mb kapasitesinde olabilirken, Cdler 500 mb dan yüksek kapasiteleri saklayabiliyorlardı(birde cdler oyun içi videoya imkan verirken kartuşlar oyun içi videoyu destekleyemiyorlardı). Bunun yanında kartuş üretiminin yavaş olması yüzünden Nes zamanından beri oyun üreticilerine kartuş yetiştiremiyorlardı, bunun sonucundada bir çok büyük üretici yavaş yavaş kendisinden kaçmaya başlamışlardı. Bunun doruk noktası Nintendo 64 te kendisini göstelir.

Sistemin ikinci eksi yönüde bir önceki satırda dediğim bir çok oyun üreticisinin kendisinden kaçması. Yıllarca firmaların boğazını lisans antlaşması ile sıkan Nintendo bunun acısını bu nesilde fazlası ile yaşıyordu. Kartuş formatı ve yılların bıkkınlığından usanan oyun üreticileri Seganında bu nesilde çuvallaması ile(daha fazla bilgi için Sega Saturn ü anlattığım yazıya bakabilirsiniz) piyasanın yeni çocuğu Playstation a dört elle sarılıyorlardı. Bir çok kral oyundan mahrum kalan sistem bunun sonucunu sene sonunda satış rakamlarında Playstationın arkasında kalarak ödüyordu.

Üçüncü eksi yanı ise oyun üreticilerini zorlayan 4 kblık texture cache sınırı ve oyunlara detay eklemeyi imkansız kılan sınırlı kartuş formatı ile programcıların saçını başını yoldurması. Oyun üreticilerinin diğer konsollara çıkarttıkları oyunları bu sisteme port edebilmekiçin bir çok özelliği çıkartma yolunu seçmekten başka çareleri kalmıyor. Bu oyunların Nintendo 64 sürümünü oynayan kullanıcıların keyfini kaçıran özelliklerden biri oluyor bu hadise.

Konsolun dördüncü eksi yanı ,Nintendonun geliştirici kitinde cimri davranması. Sgı firması tarafından sağlanan geliştirici kitleri için çıkan zayıf programlama kütüphaneler yüzünden oyun geliştiricilerinin dahada mutsuz etmeyi başarıyor. Sgı'ın ve kendi geliştirdikleri kütüphanelerin bir işe yaramamasından sıkılan bağzı firmalar kendi çözümlerini üretmekten geri kalmazlar. Bir çok programcı tarafından kendi sınırlarını zorlamalarına en çok mecbur bırakan konsolun Nintendo 64 olduğunu kabul ediyorlar.

Konsolun beşinci eksi yanı sistemin kullandığı ramler(bir önceki yazımda ramlerden uzun uzadıya bahsetmiştim). Yüksek performanslı bu makina bütün bu zayıf noktaları yüzünden tam olarak kendini gösterememesi ile zirve yapması gerekirken büyük hayal kırıklığı ile sonuçlanır Nintendo için.(Ferrariye benzin koymazsan bir işi yaramaz bundada aynı durum söz konusu)

Evet sıra geldi Nintendocuların en sevdiği konuya yani Aksesuarlara.
Konsolun dış kısmından bahsederken üst tarafta kapaklı bir gözden bahsetmiştim hatırlarsanız.Nintendo bu kapağın altına bir genişleme portu saklamayı başarabilmiş. Konsolu satın aldığınızda bu kapağın içinden Jumper Pak adında bir kartuş çıkmakta. Kartuş dediğime bakmayın tasarım olarak yazıcı kartuşlarına benziyor. Bu Jumper Pak içi boş bir ürün. Bu cihazın tek görevi anakart üzerindeki devreyi tamamlamak. Bu slot boşken sistem düzgün çalışmadığı için firma , kullancı bu slot için eklenti satın alana kadar(mecbur değil isterseniz Jumper pack ile sonsuza kadar mutlu yaşayabilirsiniz) sistemin çalışması için bu donanımı koymayı uygun görmüş.

Ufak bir not: Bu yazıyı 6 temmuz 2015 saat 2 gibi büyük anlamda bitirmeme rağmen elektriğin kesilmesi yüzünden bütün yazı çöpe gitti. Yani anlayacağınız bu yazı ikinci kez yazılmakta.

Konsolun bu genişleme portu için çıkan tek eklenti Expansion Pak. İlk başta bu konsol için çıkmış bir başka eklenti olan 64 DD ile birlikte gelen(daha sonra yarıda satılan) bu donanım konsolun ram kapasitesini arttırmak ile yükümlü.Nintendo 64ün ramleri bir ortak havuz üzerinden kullanması sayesinde ek olarak bağlanan bu ram eklentisi işlemci ve grafik işlemcinin ortak olarak kullanmasına imkan veriyor. Ram eklentisine ciğer görmüş kedi gibi saldıran oyun geliştiricileri, bu ek 4 mblık ram havuzunu(toplam 8 mb) ek karakterler, oyun dataları, yüksek çöznürlük seçenekleri, yüksek texture kalitesi, renk derinliğinin artması vb şeyler için kullanırlar.

Konsolda bulunan bir başka genişleme portu ise kontrolcünün arkasında yer alıyor. Tıpkı Sega Dreamcastte bulunan(Vmu ünitesini ve force feedback ünitesinin bağlantısı için) porta benzeyen bu genişleme yuvası için Rumble Pak ve Transfer Pak adında iki aksesuar çıkartılıyor. Transfer Pak in ne işe yaradığını anlamadım(birşeyler anladımda çok saçma geldi) bu yüzden daha popüler olan Rumble Pak'i sizlere tanıtacağım. Günümüz kontrolcülerinde standart gelen force feedback özelliğini sağlayan bu eklenti 2 adat kalem pile ihtiyaç duyuyor. Yeni tasarlanmış kontrolcü portunun yüksek güç çıkışına destek vermemesi yüzünden buna mecbur kalan(ne kadar güzel dimi) Rumble Pakin pilleri su gibi içmesi bu eklentiden zevk almanızı kısıtlıyor.

Bu portu kullanan bir başka aksesuar ise Controller Pak. Saturn ve Playstation için çıkan backup kartuşu ve memory card ile benzer göreve sahip. Bu üç eklentinin amacı oyun savelerini saklamak. Bildiğiniz gibi bu konsolların içinde bir depolama cihazı olmadığı için(harddisk ,yazılabilir cd,flash memory, disket, kaset, paper tape, taş tablet vb) saveleri cihaz kendi içerisinde saklayamıyorlar. Seganın çözümüne benzeyen sistem, içerisinde düğme piller ile beslenen ram bulunuyor. Flash bellek gibi elektriğe ihtiyaç duymadan bütün dataları muhafaza eden bir teknoloji yerine Nintendo, bilgileri saklamak için elektrik(pil) enerjisine ihtiyaç duyan ram chiplerini kullanmayı tercih ediyor. Yani pilin bitmesi demek üstündeki bütün dataları kaybetmesi anlamına geliyor. Neyseki güç tüketimi düşük olan bu donanım üstündeki pili ile yıllarca savelerinizi koruyabiliyor.

Evet konsolumuzda bir tane daha eklenti portu bulunmakta. Orjinal Nes'ten başlayan Snes tede devam eden konsolun altına eklenti portu koyma sevdasından Nintendo bu seferde vazgeçmiyor. Bu port için çıkan tek eklenti 64DD bir başka adı ile Nintendo 64 Disk Drive(yada Dynamic Drive). Tıpkı Famicom konsolu için çıkan Famicom Disk Drive a benzeyen bu eklenti sayesinde kartuşun yarattığı bağzı eksiklikeri gidermesi amaçlanmış. Kartuşun üretiminin pahalı ve uzun sürmesi ama bunun yanında çok düşük olan erişim süresi ve yüksek aktarım hızı , Cdnin ise üretiminin ucuz ve hızlı olması ama yüksek erişim süresi ve düşük aktarım kapasitesine sahip olmaları yüzünden iki ucu paslı değnek durumunu oluştuluyorlar. Bu ikisinin orta noktasını bulmak ise Nintendoya düşüyor. Levent abilerin tozlu raflarda tanıttığı Zip drive ile aynı mantıkta çalışan Disk drive kendi özel disk sistemini kullanıyor. Erişim hızı, aktarım kapasitesi ,üretim süresi ve maliyet konusunda Cd ile Kartuşun arasında yer alan bu teknoloji ne yazıkki Nintendonun limitli depolama alanına bir çözüm sunamıyordu. Kartuşun ancak son zamanlarda yakalayabildiği 64 mb sınırına sahip olması yüzünden fazla geliştiricileri memnun etmiyordu(cd 500 mbtan fazla kapasite sunduğunu bir daha hatırlatayım). Ayrıca bu teknolojininde video oynatmayı desteklememesi yüzünden Nintendo oyunlarındaki ara sahnelerde video oynatamama sorununa çözüm olamamıştı. Ama çözüm olduğu iki konu vardı, kopya oyunu engellemesi ve save desteği. Save desteği ise bağzı oyunlarda kendi yarattığınız sahneleri(yarış oyunlarda kendi pistinize yaratmak gibi yada rpg oyunlarında kendi karakterinizi yaratmak gibi) oynamanızı sağlayan bu eklenti ne yazıkki başarılı olmuyor. Bu aksesuar 96 yılda (yani konsol henüz çıkmışken) halka tanıtılır. Sistemin sunacağı gelişmiş özelliklerden ve çıkacak oyunlardan bahseden Nintendo , bir yıl geçmesine rağmen Amerikada ve Japonyada aksesuarın tanıtımını yapmak dışında bir şey yapmaz. Ve büyük tartışmalar ve spekurasyonların ardında 1999 yılında Japonyada piyasaya çıkar. Altıncı nesil konsolların piyasaya çıkış arifesinde piyasaya sunduğu bu ürün tahmin edeceğiniz gibi başarılı olamaz. Sınırlı sayıda piyasaya çıkan bu ürün, Nintendonun müşterilere verdiği sözü tutmak için yaptığı bir hamleden başka birşey değildir. Sadece 10 tane oyun ile çıkan bu aksesuar, çıkış tarihinin geç olması bir çok firmanın sistem için çıkartmaya karar verdikleri oyunları iptal etmesine neden olur. 64DD'nin RandNet Versiyonunda sürücünün yanında modem, klavye ve mouseda gelir. Kartuş portuna takılan modem ile karşılıklı online oyun oynayabilirsiniz, oyunların demolarını deneyebilirsiniz. Kontrolcü portuna bağlanan mouse ve klavye ile internette gezinebilir , kendi yarattığınız oyun datalarını paylaşabilir, digital dergi okuyabilir ve müzik dinleyebilirsiniz. Tabi bu hizmet sadece 1999 yılından 2001 yılına kadar destek görül.
Peki bu sistem 1999 yılında Japonyada piyasaya çıktıda Amerikada ne zaman çıktı diyebilirsiniz. Cevap hiçbir zaman. Nes'tede Snes'tede olduğu gibi bu sistemin Amerika versiyonu içinde hiç eklenti gelmiyor. Yani konsolun altındaki portu koruyan kapak , Amerika versiyonunda hiç bir zaman açılma zahmetine girilmiyor

Aksesuarlardan bahsettim şimdi sizlere Nintendo 64 için önemli bir anektoddan bahsetmek istiyorum. Bahsetmek istediğim şey oyun firmalarının bu konsola çıkarttıkları oyunlar için isim seçimlerine. Eğer incelerseniz bu konsol için çıkmış olan oyunların %90 ının isminin sonunda 64 takısı yer aldığını fark edersiniz. Mario kart 64, Doom 64, Quake 64 ,Commodore 64, Super Mario 64 gibi. Firmaların isim konsunda ne kadar yaratıcı olduğu her hallerinden anlaşılıyor. Herhalde bir jenerasyon oyun üreticileri isim konsunda ancak bu kadar batırabilir. Günümüzde Gta ve Assassin's Creed oyunlarının bu takıyı almak için çabaladıklarını görüyor ve gözlerimizi yaşartıyor.(belkide planları 64 üncü oyuna geldiklerinde Nintendo 64 için özel bir sürüm çıkartmak olabilir.)
Neyse bir yazımın daha sonuna gelmiş bulunmaktayım bu yazımıda okuduğunuz için teşekkür ederim.

Kaynak:
http://www.videogameconsolelibrary.com/pg90-64dd.htm#page=reviews
http://en.wikipedia.org/wiki/Nintendo_64_accessories
http://www.neogaf.com/forum/showthread.php?t=843749&page=3
https://www.youtube.com/watch?v=_VYYsRAAvGU
https://www.youtube.com/watch?v=0ZwbzBeSRSI

BeğenFavori PaylaşYorum yap