#AssassinsCreedShadows oyununa başladım, 15 saat oldu. Sürekli senaryodan gitmektense o kale bu kale demeden yağmalayıp loot delisi oldum.
Her neyse, şimdilik fena değil ama Japonya haritası pek benlik değil. Haritada büyük şehirler olacak mı onu da bilmiyorum ama Odyssey ve Origins bu konuda süperdi. Çok görkemli şehirler vardı. Mevsim geçişi ise çok güzel olmuş, daha önceki oyunlarda böyle bir şey yoktu.
Ekşi'de bir yazarın paylaşımını gördüm. Nicki gibi, öğretmen gibi çok güzel yazmış. Yazar olsam beğen şukusunu verirdim.
Görkemli şehirler Japon haritasında olmaz. Japon tarihi sürekli kendi içlerinde savaşlarla, yangınlarla ve depremlerle geçtiği için tüm yapılar ya yıkılıyor ya yakılıyordu. O yüzden büyük binalar yapmak yerine dayanıksız malzemeler (bambu, ağaç kabuğu, kil, saman, kağıt, ahşap) kullanıp yıkılırsa bir haftada yenisini dikebilecekleri basit şeyler yapıyorlardı hep. Şehirler kalabalık olsa da çoğunlukla tek katlı veya iki katlı ve geniş araziye yayılmış basit yapılardan ibaretti. Anca saraylar görkemliydi. Bu arada Shadows güzel oyun. Boş boş nefret kusma hedefi yapıldı.
Bence de oyun boşuna bu kadar nefret görmüş. Siyahi bir baş karakter bile değil yani aslında. Neyse. Bence Japonya doğru bir harita tercihi olmamış. Çünkü bu oyunun en güzel yanı keşfetme dürtüsü, muazzam görselleri ve çeşitlilik olmasıydı. Hayvanları görme, avlama gibi şeyler de vardı. Tamam, Assassin’s Creed ruhuna belki aykırıydı hayvan avlamak ama Origins ve Odyssey mesela o kadar çok çeşitlilik sunuyordu ki... Yer altı mağaraları, batık gemiler vs. geze geze bitmiyordu. Valhalla’da da biraz çeşitlilik azalmıştı ama bunda su altı komple gitmiş. Mağaralar veya gizli geçitler var mı bilmiyorum. Şimdiye dek rastlamadım. Şu an ilk açılan şehirdeyim. Buradaki kaleler hep birbirinin aynısı. Diğer yerdeki kaleler daha farklıdır inşallah.
Bakalım bundan sonraki Assassin’s Creed oyunu nerede geçecek.