Aşı Hakkında Şüpheleriniz Var mı? #röportaj
https://youtube.com/shorts/bEDWx7vAk7Q
Teknoseyir gündemi
#WhatsApp#Gemini#EA#ClairObscurExpedition33#ttmobil#StarWars#OtoSeyir#OtomatikVitesSon bir saat içinde 220 ziyaretçi, 98 kayıtlı kullanıcı giriş yaptı.
- © 2026 TeknoSeyir
- Hakkımızda
- İletişim
- Kullanım Koşulları
- Gizlilik Politikası
- Sosyal Ağ Kuralları
- RAM desteği bilendenal.com tarafından sağlanmaktadır.
- Sunucu desteği DGN Teknoloji tarafından
sağlanmaktadır.

Ben 2 kere aşı oldum sayın gelecek bilimde.
Şimdi uydu frekanslarını izleyebiliyorum beynimden. Şu anda beynimde Bein sport 4 kanalı açık. 😛
@gelecekbilimde videolarınıza genelde aşı karşıtı/şüphecisi insanlar mı denk geliyor yoksa siz mi bu kişilerin videolarını paylaşmayı tercih ediyorsunuz? Bu videolarınızı izledim, başta aşı olan ve yine olurum diyenler vardı ancak artık durum tam tersi.
Bu aşı karşıtlarını/şüphecilerini anlayabilmem mümkün olmayacak gibi görünüyor. Neden sonuç ilişkisinden tamamen kopuk, "bağışıklığım düştü", "komşum kalp krizi geçirdi", "haberlerde gördüm", "aşıdan sonra bir garip oldum" gibi doğru olup olmadığı bilimsel verilerle desteklenemeyen ve ispatlanamayan, bence büyük oranda psikolojik nedenlerle ve dezenformasyon bombardımanı altında oluşturulan bu kararlar nasıl bu kadar yaygın, anlamak mümkün değil. Bu videoda ve pek çok başka videoda "Doktorlarla konuştun mu?" sorusuna verilen cevap aşağı yukarı şöyle: "Konuşmadım ama haberlerde izledim, şunu gördüm bunu duydum kendim yaşadım." Yahu ne yaşadın? Yaşadığın sorunun aşıyla ilgili olduğunu nereden biliyorsun? Aşı olduğundan bu yana 5 yıl daha yaşlandın. Muhtemelen kilo aldın. Daha az hareket ediyorsun. Pandemi döneminde edindiğin sağlıksız alışkanlıklarının bir kısmından kurtulamadın. Bu videodaki kişi bakımından bir de aileden gelen bir kalp rahatsızlığı meselesi varmış.
Kasım 2020'de, yani salgının pik dönemlerinden birinde ve aşı henüz çıkmamışken 6 kişilik ofisten 2 kişi korona oldu. İkisi de kısa sürede ağırlaştı. Biri evde atlattı çünkü hastaneler o kadar doluydu ki hastaneye gidemedi, normal bir dönem olsa çok büyük olasılıkla yatırırlardı hastaneye. Diğeri ise derhal hastaneye kaldırıldı çünkü durumu gerçekten çok ağırdı. Yaklaşık 1 aylık bir mücadele sonunda, dünyada ilk korona aşısının uygulanmasından bir gün sonra vefat etti ne yazık ki. Birkaç ay daha hastalık kapmasa, aşıya yetişebilse büyük olasılıkla hayatta kalacaktı çünkü 40 yaşında bile değildi, kronik rahatsızlığı yoktu, içki sigara hayatında ağzına sürmemişti, çok düzenli yaşıyordu ve kendine dikkat ediyordu.
Arkadaşımızın vefatının birkaç gün ardından rahatsızlanan ancak iyileşen diğer arkadaşımız ofise geldi. Vefat haberini ofiste aldı çünkü hasta yatağında bir de morali çökmesin diye vermemiştik vefat haberini. Haberi alınca o da şok oldu haliyle. Vefat haberinin üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra (geçmiş gün tam hatırlamıyorum ama yarım saattir, hadi 2-3 saat olsun o kadar yani) bir aşı muhabbeti açıldı. Ben o güne kadar aşı karşıtlığı denen şey hakkında hiçbir bilgiye sahip değildim, sadece kavram olarak biliyordum ve herhalde toplumda marjinal oranda kendine yer bulabilen bir şeydir diye düşünüyordum. 2 hafta önce telefonda konuşamayacak kadar kötü olan ve ofisten iş arkadaşımızı kaybettiğimizi henüz dakikalar önce öğrenen arkadaşımız, "Ben aşı olmayı düşünmüyorum." dedi. "Neden?" diye sordum. "Güvenmiyorum." dedi. Sen kimsin, hangi bilgiyle neye güvenmiyorsun, bak arkadaşımız mezara gireli birkaç gün oldu, yasaklar nedeniyle hiçbirimiz cenazeye bile gidemedik sen hangi güvenden bahsediyorsun diye suratına avazım çıktığı kadar bağırmak istedim ama tek bir kelime bile etmedim. O anda anladım ki, aşı karşıtlığı denen şey hiç de benim hayal ettiğim kadar basit ve marjinal oranda bir şey değilmiş, gayet yaygınmış. O anda bir kendi kendime bir karar aldım ve istisnasız uyguladım: Kimseyle aşı konusunda tartışma. İstisnası, aile bireyleri ve en yakınlarım olabilir. Onlar da eksiksiz aşı oldukları ve bu konuda en ufak bir tereddüt bile geçirmedikleri için kararımı uygulamam çok kolaylaştı.
Neyse, aşılar Türkiye'ye geldi. Patron benden 10 yaş büyük. Meslek nedeniyle patrona aşı sırası normalden 1-2 ay erken, yanlış hatırlamıyorsam Nisan 2021 gibi geldi. Aşı sırası geldikten makul bir süre, muhtemelen 1 hafta 10 gün sonra aşı oldunuz mu diye sordum patrona. Olmadım dedi ve geçiştirdi lafı. Bir kere daha sormadım, lafını açmadım aşı meselesinin çünkü aldığım bir karar vardı. Ayrıca, doktor değilim ben. Patron da değil. İkimiz de avukatız. Aşı olmak ya da olmamak konusunda vereceğimiz karara dair ikimizin de yetkinliği yok. Herkes kendinden sorumluysa, o da aşı olmak istemiyorsa, yapacak bir şey yok. Aşı olmamanın risklerini anlatmama gerek yok çünkü ofisteki vefat hepimizi mahvetti zaten.
Bana da meslek nedeniyle sıra tam 1 ay erken geldi. Bana sıra geldiğinde memlekette aşı hem miktar hem de marka (Coronavac ve Biontech) bakımından bollaşmıştı. Sıram gelir gelmez ilk doz aşımı oldum, yanlış hatırlamıyorsam Haziran 2021 olması lazım. İkinci dozumu da sanırım 1 ay sonra oldum. Maske mesafe temizlik zaten takıntılı bir şekilde dikkat ediyorum. Yani kendi adıma yapabileceğim her şeyi yapıyorum.
Temmuz 2021'in ortasında patron, 2 kişiyle birlikte kahvaltı yapıyor. Muhtemelen biri diğerlerine hastalık bulaştırıyor çünkü üçünün de hastalığının başlangıç tarihleri aynı ya da takip eden günlere denk geliyor. Durumları şöyle:
2 doz aşılı kişi: Ayakta atlattı hastalığı. Hastaneye yatmadı. Evde dinlenmiş birkaç gün. Geçmiş gün, net hatırlamıyorum ama ilaç ya kullanmadı ya da basit şeyler kullandı.
1 doz aşılı kişi: Hastaneye yatmadı, evde geçirdi ama ufaktan sarsıldı. İlaç vs derken 1 hafta civarında topladı kendini ama ağır geçirmedi.
Aşısız patronum: Hastaneye yattı. Hastalık o kadar çabuk ilerledi ki 4. gün entübe edildi, 10. günde ise ECMO'ya (yapay kalp ve akciğer makinesi) bağlandı. 3 aylık korkunç ve detaylarını paylaşmayacağım bir mücadele sonunda hayatını kaybetti. Eğer Nisanda birinci, mayısta ikinci dozunu olsaydı hastalık tarihine kadar aşı vücuttaki etkisini çoktan göstermiş olacak ve büyük olasılıkla böyle bir tablo çıkmayacaktı ortaya.
Ofiste 6 kişiydik. Henüz aşı piyasaya çıkamadan bir kişi vefat etti, beş kişi kaldık. Aşı sırası gelmesine karşın 5 kişiden üçü aşı olmadı. Ben oldum. (Bir arkadaş da oldum dedi ama gerçekten oldu mu bilmiyorum, herhalde olmuştur.) Aşı olmayan üç kişiden biri çok ağır rahatsızlandı. Gözümüzün önünde önce entübe edildi, ardından makineye bağlandı. Bu süre zarfında aşı olmayan iki kişi kıllarını bile kıpırdatmadılar. Patron vefat etti, yine aşı olmadılar. Patronun cenazesi bulunduğumuz ile oldukça uzak olduğu için uçakla gitmek zorundaydık, uçağa binebilmek için kalkıştan birkaç saat önce aşı olmak "zorunda kaldılar". Gözümüzün önünde sapasağlam iki kişi (patronun da içkisi yoktu, günde 3-5 sigara içerdi, 40'ların ortalarındaydı, kronik rahatsızlığı bildiğim kadarıyla yoktu ve o da kendine yediğine içtiğine dikkat ederdi, düzenli yaşardı) ellerimizden kayıp gitti ama aşı karşıtı/şüphecisi denen kişiler, din gibi aşıyı hala reddettiler. Bence bu bakış açısı kesinlikle mücadele edilmesi gereken bir şey ancak bu mücadele nasıl yapılır, hiçbir fikrim yok.