https://www.youtube.com/watch?v=uEJwbGBrXfk
Büyük gıda zincirleri gelişmekte olan ülkelerde, Fransa gibi ülkelerden farklı olarak 2'şer 3'er kat daha fazla şeker ve doymuş yağ içeren ürünler satıyormuş. Fakiri şişirip hasta edip sonra bir de ilaç satacaklar 😀 Komplo teorisi gibi ama gerçek olduğuna inanıyorum. Kendi beslenmeme aşırı dikkat ediyor değilim ama böyle göstere göstere de iş yapılmasın be.
Belgesel'in kapak resmi göbekli bir Hintli dayı olduğu için onu kaldırdım.
#gıda #zehir
Saçmalık. Amerika'da bizden çok obez var. Şeker oranının farklı olması tamamen kültürel alışkanlıklardan kaynaklı. Amerika ve Avrupa'nın çoğu kısmının ağız tadı daha az şekere uygun. Bizde yaşlılara bakın çaya şeker doldururlar genelde. Avrupa'da Amerika'da genelde kahveye bile şeker koymazlar. Bizde şekersiz kahve içen az. Çevrenize dikkat edin genelde çay kahvede şeker kullanımı gençlerde daha azdır. Bunun aynısı tuz için de geçerli. Sırf şundan bile zaman geçtikçe şeker kullanımının düştüğü sonucuna varabilirsiniz. Bugüne kadar Avrupa'ya Amerika'ya ihracat yapmaya başlayan birçok Türk gıda firması bu gerçekle kötü şekilde yüzleşti ve ardından ihraç ettikleri ürünlerin içeriğini değiştirdiler. Aynısı ters şekilde de oldu, Avrupalı Amerikalı birçok firma Türkiye ve Hindistan gibi ülkelere gönderdikleri ürünlerin ve/veya bu ülkelerdeki üretimlerinde şeker tuz ve hatta baharat miktarlarıyla oynamak(artırmak) zorunda kaldılar. Başta dondurma ve çikolata gibi ürünler olmak üzere. Bunları kafadan sallıyor da değilim, ünide pazarlama dersinde tam olarak bu konuyla ilgili örnek olayları inceledik, hatta tam olarak 2 hafta önce 🙂
Doymuş yağ oranına gelirsek o tamamen maliyet düşürme kaynaklı, bu da gelişmiş ülkelerdeki yasaların Avrupa gibi insan odaklı olmamasından kaynaklı. Bu firmaların suçu değil, Avrupa'da da yasalar ne kadar elveriyorsa o kadar maliyet düşürecek şekilde davranıyorlar. Hiçbir firma tüketiciyi düşünmez kârını düşünür ki normaldir farklı bişey beklememek lazım. Burada devletin el atması gerekli. Çok basit bir örnek vereceğim, dondurma diye aldığınız şeylerin bir içindekiler kısmının başlığına bakın. %90'ında ".....bişeyli buz" yazar olabildiğince küçük puntoyla. Dondurma yazmaz. Dondurma yazanların miktarı çok az ve aşırı pahalılar. Buna izin veren yetkililere kızmak lazım. Reçel denen şeyin %65 şeker %35 meyveden oluşabilmesine izin verenlere kızmak lazım.
Ayrıca biz fazla yağlı yiyecekleri de seviyoruz. Turistlere iskenderi zor yedirirsin mesela. En fazla bi kere yerler. Bizde pizza dediğimiz şey örneğin peynir hamur ve sosis salamdan oluşur. Avrupalıya bak çoğunlukla sebzeli şeyler vardır bizdeki gibi "karışık" pizza bulamazsın kolay kolay. Bizde de sebzeli pizzaya pizza denmez 🙂 Alışkanlık hepsi
Sonuç olarak diyeceğim şu ki, xx çok uluslu şirketinin bilmemne ilaç firmasıyla anlaşıp gelişmemiş ülkelerdeki insanları hasta etmeye çalıştığı gibi bir distopya söz konusu olamaz. Böyle bir komplo teorisi gerçek olsaydı, yabancı firmaların ürünleri çok şekerli/yağlı olur, yerli firmalarınki öyle olmazdı.
Çayda şekere, yemekte tuza, tüm öğünlerde de ekmeğe abanan bir millet olarak ülkede sağlıksız bir ortam varsa bunun nedeni bizim halt yememiz
Bilerek zehirlemiyor bile olabilir ama bu sonucu değiştirmiyor. Muhtemelen haklısınızdır da ama maliyet düşürmek bile olsa bariz bir orantısızlık var.
@huseyinekrem Önce tüm öğünlerde ekmeğe abanmayı keselim de gerisi kalsa bile olur 🙂
Orantısızlık var evet. Reçellerin dandikleri %65, kalitelileri %45 şeker içeriyorsa orada bir sıkıntı olduğu gerçek. Dondurma diye aldığın şey buzsa orada bir sıkıntı olduğu gerçek. Bunlar bizim alışkanlıklarımız + ekonominin hali + devletin gıda yönetmeliklerinin Avrupa gibi olmaması kaynaklı. Yerli firması da yabancısı da aynı şeyleri yapıyor.
@protego Doğru. Ama işte ekmeği kessen o göbekler isyan eder 😀
@huseyinekrem Göbekler isyan eder bi de aç kalırız 🙂 Bizi doyuran asıl şey ekmek maalesef. Asıl yemeği doyacak kadar yiyemediğimiz için ucuz ekmekle doyuyoruz
@protego İyi yanı, açlığa dayanabilirsen otomatik olarak kilo veriliyor. Sağlıklılığı tartışılır ama 🙂
@protego ya buna katılmıyorum ben bir ara kendi üzerimde denemistim ekmek tüketimimi sıfıra çok yaklaştırdım, tuz işe hiç kullanmıyorum kendi yaptığım şeylerde ve şeker zaten az tüketiyordum onuda sıfırladım ilk başta zor geldi ama alışınca kendini daha iyi hissediyorsun ve yemek masrafımda azaldı ama sıkıntı şu ki kültürümüzün içine çok fazla işlemiş etrafımızdaki insanlar yemek yerken ilk yaptıkları şey tuz atmak ki 3 günlük tuzu tek öğne atıyorlar çay bardağının yarısını şeker dolduran gördüm. Ortama uyum sağlamak için sende onlara katılıyorsun ve sende sende zaten bağımlısın onu istiyorsun. Bu durum içkyi bırakan bir alkoliğin sürekli bara gitmesi gibi oluyor.
Sonra sirketlerde pazara girmek için o pazara göre tatlarını değiştiriyorlar ki şirketler para kazanmaya çalışıyor buda çok doğal.
@recepchakan Hocam katılmadığın kısım ne? Sanki aynı şeyleri söylemişiz gibi geldi bana 😀
@protego bir olayı biraz yanlış anlamışım ben ekmele doğduğumuz kısmı:)
Instagram'da gıda dedektifini takip edersen Avrupayla birebir aynı olan ürünlerin içeriklerinin ne kadar farklı olduğunu gorebilirsin.
Ediyorum zaten, onun yüzünden ne yiyorsam etiketine bakıyorum. Alışverişler 5-10dk'dan yarım saate çıktı 😀
Amerikalılar yemek yapmayı bilmedikleri için adamların bir öğünde tükettiği et miktarı bizim 6 ayımıza denk geliyor öyle söylim. Bir oturuşta yarım dana yiyorlar, yemekleri yok adamların et den başka bir şey bilmiyorlar.
O biraz da etin nerdeyse sebze fiyatına olmasından 😂
Son birkaç yılda doların etkisiyle bile çok şey değişti. Bizim gibi ülkeler için durum vahim.