yaz boyunca rdr2 oynuyordum, oyunu olabildiğince her bir karışı irdeleyerek ve yan görevleri yaparak oynamaya gayret ettim, 100 saati aşkın bir mesai harcadım, hala oyunun daha yüzde 60'larında falanım. ee haliyle uzun süre açık dünya oynamak beni yordu, rdr2'ye bir süre ara verdim. değişiklik olması açısından, hall sensör vakasıyla yarım kalan the last of us 2'ye başlayayım dedim. iki haftadır oynuyorum, 35 saatimi almış, sanırım oyunun sonlarına yaklaştım. ben oyuna başladığım sırada erraen de oyuna başlamış, seriyi daha yeni oynuyormuş, bir yandan da ondan takip ediyorum, reaksiyonlarını görmek ve yorumlarını dinlemek hoş oluyor. birçok kesim açısından beğenilmemiş olsa da senaryo bana makul geldi açıkçası. bazı çetrefilli duyguları oyuncuya daha iyi geçiriyor. her ne kadar duygusal bağ kurduğumuz bazı karakterlere üzülsek de geniş kapsamlı ve mantıksal düşündüğümüzde oyuncuyu bir adalet muhasebesi yapmaya sevk ediyor. intikam ve şiddet döngüsünün bir çözüm olmadığını hissettiriyor yakinen.. açık dünyadan sonra LoU2'nin lineer ve postapokaliptik dünyası beni bir nebzede olsa dinlendirdi, gerçi şu arada çıkan kıkırdayanlar biraz geriyor ama sorun yok. bu bitince rdr2'ye kaldığım yerden devam edeceğim.

100 saat çok uzun bir süre değil ki. AC Oddysey'de 250 saati aşıyoruz. 😀
263 saatmiş benim ac odysey 😀
@alpi350 benim bünye alışık değil hocam 😀
Çok güzel oyun. Hikayede benim de hoşlanmadığım zorlama durumlar var. Özellikle LGBT seçimler nedeniyle. Ama oyunun genel hikayesi ve atmosferi çok keyifli.