Uzaya çıkılmasının sonucunda 70 lerde geliştirilen elektronik cihazlara büyük bir ilgi vardı.
80 lerde bu ilgi zirveye çıkmıştı. Ve 90 larda cep telefonlarının hayatımıza girmesi ile o dönemde kullandığımız bir çok elektronik cihaz artık gözümüzün önünden yavaşça kaybolmaya başlamıştı.
2000 li yıllara girdiğimizde özellikleri dahada arttı. Bir dönem boyutları oldukça küçüldü. Bu küçülme bir noktada durdu ve bir şekilde çoğu 1 inç bile olmayan tek satır, tek renk LCD ekranlar kat kat büyüdü, renklendi. Büyük ekranlarda artık daha fazla içerik görebiliyoruz.
60 ların sonunda hayatımıza giren Compact Cassette şimdi yerini Micro SD kartlara bıraktı. Video kaset olarak bildiğimiz VHS yada BetaMAX kasetler şimdi Harici HDD yada Harici SSD olarak form değiştirdi.
80 ler ve 90 larda benim yaşımdakiler için Tahtakale sokaklarındaki dükkanların vitrinleri tüm gününüzü elektronik cihazları izleyerek geçirebileceğiniz yerlerdi. İki satır ekranlı cep bilgisayarları, Büyük ekranında grafik gösterebilen bilimsel hesap makineleri. Onlarca marka ve yüzlerce model devasa müzik setleri, Büyük renkli ekranlı TV ler ile video oynatıcılar izlemek büyük keyifti.
Yıl 1992 olduğunda ise Tahtakale den alabildiğim ilk ve tek elektronik cihaz dijital radyolu autoreverse Sony Walkman olmuştu. Aslında oraya pazarlık ile belki analog radyosu olan tek taraflı çalan ucuz bir walkman almak için gitmiştim. Ama fiyatlar o kadar uygundu ki yanında 4 tane şarjlı kalem pil ve şarj cihazı da alabilmiştim.
Güzel bir video olmuş. Benzer içeriğin daha kapsamlısını ülkemizde @leventp hazırlayabilir ama hayal kurmaya gerek yok...

Ben Ankara'da öğrenci olduğum için ilgili mekan Maltepe pazarıydı. Benzer şekilde 1995'te normal bir Walkman almaya diye gidip o paraya dijital radyolu, auto reverse ama refurbished bir model almıştım. FX-42 idi galiba. Refurbished kelimesini de ilk defa o zaman duymuştum, arkadaşla aramızda uzun zaman geyiği dönmüştü bu kelimenin 🙂