@erdincb Kaynak – The Fountain Bu filmin anlaşılmaması normaldir. Çünü Türkiyede ki zihniyet belli. 🙂
Filme gelecek olursak ağır anlatılan ve çokça simgesel obje kullanılması, Ve ölüm sonrası konusuna vizyon açmak için yapılmış film. Dünyada bir tane bile ölüm sonrasını bilen bir insan evladı yoktur. Ki buda filmin Hristiyanlık ve Budizme göz kırpar soslu Sevginin gücü ve ne kadar zorlarsan zorla ölüm gerçek konusunda bitiyor. Film güzel işlenmiş ve aktarılmış. Hayat ağacı, fesefe, mitoloji vs.. konularından birer damla ağza çalan bir film.
Ayrıca müziğini çokça dinlediğim bir film. İnsana ilham kaynağı oluyor.
Dinlerin insana ve insanlığa ne kadar zararlı olduğunu yani kendi inancını sana dayatması ve inanmz istediklerini yapmaz isen sonun ölüm olur diyor filmde de. Bu ne çeşit olursa olsun altında bu yatar. Hukuk bu yüzden geliştirildi. Yoksa ki dinime inanmadın öldür. Dinime saygısızlık yaptın öldür. İşin sonu yine ölüm.... Ama filmde bunu çabaladığını görüyoruz ve sonunu açık bırakıyorlar dikkat ettiysen. Filmde uzun yaşayacağım diyor. Bunuda bir nesneyle ağaçla özleştiriyor. Agacı hikayede buluyor ama ağaçtaki sıvıyı (yaşam kaynağı meni) içiyor ve yarası iyleşiyor. Sonrada toprakla doğa ile bütünleşiyor. Ve huzura varmak için geçirdiği zamanı bedeli ödüyor ve yıldızın arkasına gidiyor. Burada da dinlere atıf yapıyor ve öyle olduğunun ama şeklinin bildiğiniz gibi değildir diyor. Filmi tohum ekerek bitiriyor. Buda umudunu kaybetmediğini gösteriyor.

Kusura bakma bu sitede ancak bu kadar yazabildim.
Esenlikler.

BeğenFavori PaylaşYorum yap