Domain Transferi Nasıl Yapılır?

Domain transferi yapmak isteyen web sitesi sahiplerinin uyması gereken birtakım koşullar bulunmaktadır. Alan adı sahipleri tarafından aktif olarak çalışan domainler için yapılan transfer başvurularındaki koşullar şu şekildedir.

Transfer koşullarından ilki ve en önemlisi son alan adı tescil tarihinin üzerinden 60 günün geçmesi gerekliliğidir. Bu kural dışına çıkmak kişiler için imkânsızdır. Alan adı transferi için bu şartı sağlayan kullanıcılar yaklaşık 7 gün sürecek transfer işlemi ile alan adlarını taşıyabilmektedir.

Web Hosting Sistemi Nedir, Nasıl Çalışır?

Web siteniz için alan adı ve tasarım işlemlerinizi tamamlarken bir yandan da sunucu alanı için size hizmet sunacak bir firma arayışına girmek zorundasınız. Tüm belge ve verilerinizi güvenli bir şekilde depolayacak ve web sitenize erişimi sürekli mümkün kılacak servis sağlayıcıyı seçerken oldukça dikkatli davranmanızda fayda vardır. Nitekim ihtiyacınız olan sunucu alanını doğru tespit edemeyen veya sunucu aksaklıkları nedeniyle web sitenizi sürekli erişime kapatan bir firma ile çalışmak istemezsiniz. Kiralayacağınız sunucunuzu bütün verilerinizi içine alacak boyutta seçmeli ve düzenli olarak bu sunucuyu güvende tutmalısınız. Hem bütçenizi hem de web sitenizin güvenliğini sağlayan sunucu size sağladığı alternatif hizmetlerle de farkını yansıtabilmelidir. Örneğin SSL sertifikaları ile ödeme sisteminizi güvende tutabilecek bir sunucuyu tercih etmek oldukça mantıklı olacaktır. Bu kapsamda hizmet alacağınız firmanın ihtiyaç duyacağınız ekstra hizmetler konusunda size yardımcı olup olamayacağını iyice araştırdıktan sonra karar vermelisiniz.

Domain Transferi ve Web Hosting Sistemi LimonHost ile Güvende!

Mevcut alan adınızı transfer etmek ve daha kaliteli bir hizmet almak istiyorsanız yapmanız gereken işlemler çok basit! LimonHost ile iletişim kurarak hosting ve domain konusundaki taleplerinizi hemen iletebilir ve kısa sürede kapsamlı çözümler ile web sitenizi güvence altına alabilirsiniz. Uygun fiyatlı domain transferi ve ücretsiz alan adı tescili hizmetleri ile farkını ortaya koyan LimonHost, birden fazla web sitesine sahip kişiler için de tek panelden yönetim fırsatı sunuyor. Domain transferini hızlı ve güvenilir bir şekilde 3 adımda kolaylıkla gerçekleştiren LimonHost 7/24 müşteri desteği ile de her an yanınızda olduğunu gösteriyor. Hızlı ve güvenilir domain transferi hizmeti almak için hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz.

BeğenFavori Paylaş

Does a VPN Provider Location Matter for Your Security?

There’s a whole lot of talk around why obtaining a VPN is a wise choice when it comes to protecting your digital life. And there is no question that using a VPN is a good idea. However, there are a few things that should be considered, that unfortunately often aren’t.

Ironically, we decide to use a VPN because we recognize the benefits and protection they offer. What we may fail to recognize is that depending on where the provider is located, we may ultimately have no protection at all.

So let’s address that.

Why You Don’t Want the US Registered VPN

The United States may be the land of the free, but only sometimes. There are restrictions to your freedom, and in many cases, that’s not a bad thing. However, your freedom in terms of your privacy is becoming more and more restricted as each day passes. The NSA or the US government are powerful entities who may choose to infringe even further. Rightly so, people are worried about the extent the government will go to when it comes to monitoring Internet traffic. Your Internet traffic. And is not just the government. Many private organizations who are physically based in the United States are also vigorously trying to stop Internet piracy. So if your provider is based in the USA, be aware that you haven’t escaped the watchdogs.

In the event where your VPN provider may be called to share your data with either governmental or private organizations, you can be sure if they that information they will share it.

You may have heard some VPN providers boasting that they do not retain any log files. The reason for these statements is to assure customers that in the event of a subpoena asking for access to your information, they can say they don’t have it. However, it’s been reported that many of these VPNs actually do retain log files.

So, more than ever, it’s imperative for you to be sure about the privacy policies of your VPN provider, as well as their location. If you’d like to do a little more research on that yourself, click here for more information.

One more thing that’s worth checking into. See if you can find out from your VPN provider if they share any of your data in-house or with other companies. You want to be sure that some employee within the organization or other company does not share your information.

Let’s recap.

What have we learned so far? That it’s a good idea to confirm with your VPN that they do not keep log files of your Internet activity. Also, find out to what extent your VPN shares your information in-house and with any third-party applications or providers.

Where Should Your VPN Be Located?

So now that you know that having a VPN provider located in the US is a bad idea where should your provider be?

Before we go any further, let’s be sure you understand at this point that when you are choosing your VPN server location, you’re free to do what you want. When you log into your account and choose a server location, you’re simply choosing the location of a computer. The VPN provider location will be the country that the company is physically located in, or are incorporated in. This is where care is necessary.

You’ve probably heard about people having Swiss Bank accounts. Typically this is people who are hiding money in a Swiss bank account. Switzerland is an internationally neutral country, and they work hard at maintaining the rights and privacy of its citizens. So if the US were to come knocking on their door asking them about your Internet activity, they would probably get a rude response. And that’s about it. So Switzerland is an excellent place for a VPN provider to be located.

If you can’t find a VPN provider in Switzerland, here are a few other options. The Netherlands, Germany, most Asian countries, and a variety of countries located in eastern Europe. This would include both Moldavia and Gibraltar.

Ultimately, with a little bit of research, you’ll be able to source a preferred country for your VPN location. It will take some time, and some care, but be sure to look into the laws of the country you’re considering. Specifically, their laws around Internet privacy, and their laws regarding copyright and Internet freedom. Obviously, you want countries whose laws in those areas are liberal and not strict.

It would also be a good idea to stay up-to-date on the laws and restrictions of the country where your provider is located. Laws change and are updated, and while you would hope your provider keeps you up to date on those types of changes, it would be in your best interest to do that yourself.

BeğenFavori Paylaş

Huawei Mate 20 Lite Game Suit

Huawei Mate 20 Lite, oyun severlerin de ilgi odağı olmayı sağlayacak teknolojilerle geliyor.

Huawei Mate 20 Lite'ın 12 nanometre teknolojisi ile üretilen Kirin 710 işlemcisi sayesinde hem yüksek çözünürlükte hem de yüksek detayda oyun oynayabilmeniz mümkün.

Mate 20 Lite'ın yapay zeka destekli yapısı, sistem kaynaklarını siz oyun oynarken boşa gitmemesi için düzenler ve telefonun tüm gücü oyunlara verilir.

Oyun oynarken bizi rahatsız edebilecek ve oyunu kritik bir anında bölebilecek uyarılar için de Mate 20 Lite'ın içinde akıllı uyarı sistemi bulunuyor. Mate 20 Lite, önemli bildirimleri size oyunu kesmeden gösterebilir. Böylelikle hem eğlenceniz bölünmez hem de önemli bildirimleri almaya devam edersiniz.

Game Suit adı altında toplanan bu özelliklere, Mate 20 Lite'ın menülerinden kolayca erişebilir ve gerekli bildirim ayarlarını yapabilirsiniz.

BeğenFavori Paylaş

Huawei Mate 20 Pro Ultra Geniş Açı

Huawei Mate 20 Pro'nun üç kamerasından biri, ultra geniş açı çekimi özelliğine sahip. Bu sayede geniş manzaraları tek bir kareye sığdırabilir ya da dar alanda geniş açılı fotoğraflar çekebilirsiniz.

Eğer telefonunuzda ultra geniş açılı bir kamera yok ise, geniş açı çekmenin tek yolu geriye doğru gidip açıyı genişletmektir. Ancak çekim yaptığınız yerler, geriye gitmenize imkan tanımayabilir. Böyle durumlarda, istediğini kareyi çekmeniz imkansızlaşır.

Geniş açı fotoğraf çekmek için, geniş açı kamerasını seçmeniz yeterlidir.

Kameranın yapay zeka işlemcileri, diğer modlarda olduğu gibi burada da devreye girerek ideal ayarları yapacaktır.

Tek karede manzara çekimi.

Dar alanda geniş açı çekim.

BeğenFavori Paylaş

Mate 20 Pro Makro Çekimi

Huawei Mate 20 Pro'nun üç kamerası bulunsa da aslında dördüncü bir kameranın işlevine de sahip. Geniş açı kamerası, manzara fotoğaflarını ya da dar alanda geniş alanları çekmeye yararken aynı zamanda çok yakın/makro çekimi de yapabiliyor.

Makro çekimlerini, uzaktan zoom ile yaklaşılan fotoğraflarla karıştırmamak gerekir. Gerçek bir makro çekimi için, objektifin, çekilecek nesneye fiziksel olarak yaklaşması gerekir. Bu sayede çekilecek objenin en ince detayları bile kamera tarafından saptanır ve etkileyici sonuçlar elde edilir. Ancak tıpkı fotoğraf makinelerinde olduğu gibi, her lens objelere fiziksel olarak belli bir mesafeye kadar yaklaşabilir. Makro özelliği taşıyan lenslerde birkaç santimden fotoğraf çekmek mümkünken, normal lenslerle bazen minimum netleme mesafesi bir metreyi bulabilir.

Huawei Mate 20 Pro'nun geniş açı kamerasını aktif hale getirdikten sonra, çekmek istediğiniz objeye çok yakınlaşarak, makro fotoğraf elde edebilirsiniz.

İki tane önemli ipucunu da verelim. İlki, telefon, objeye çok yaklaştığında, kendi gölgesi objeye düşebilir. O yüzden kadrajı ayarlarken, ışığın kesilmemesine dikkat edin.

İkincisi ise makro çekerken el feneri gibi basit aydınlatma araçları ile objeye vereceğiniz ışık, hem detay seviyesini hem de genel görüntü kalitesini oldukça yükseltecektir.

Eğer küçük objelerle ya da detay fotoğraflamakla ilgileniyorsanız, makro özelliğinin telefonlarda nadir rastlandığını unutmayın. Birçok telefon makro çekebilmek için üzerlerine takılan lenslere muhtaç iken, Huawei Mate 20 Pro'da bu iş sadece bir tuşa basıp ilgili kamerayı seçmekten ibaret.

BeğenFavori Paylaş

Huawei Mate 20 Pro Performans

Huawei Mate 20 Pro, Huawei'nin geliştirdirdiği en yüksek performanslı işlemci olan Kirin 980 ile geliyor. Kirin 980, Cortex A76 çekirdeğinin kullanıldığı ilk işlemci. Kirin 980, Tek çekirdekte eski nesle göre %75'e varan performans artışı sağlıyor.

Yine ilk defa kullanılan Mali G76 grafik işlemcisi ise önceki nesle oranla %46 performans artışı getiriyor.

Burada merak edilen şey elbette bu artışın hayatımıza katkısı. Öncelikle telefonu oyun ve eğlence maksatlı kullanan herkes, işlemci ve GPU hızının artışını akıcı oyun deneyimi ile görecekler.

Fotoğraf çekmeyi sevenler, fotoğrafı çektikleri anda, işlenmesi için beklemeden fotoğrafı görebilecekler.

Telefonu sadece konuşmak için dahi kullansanız, menülerde, rehberinizde, uygulama geçişlerinde hiçbir bekleme ya da takılma yaşamadan ve telefonu yeniden başlatmak gibi yöntemlere gerek duymadan kullanabileceksiniz.

Üstelik işlemcide bulunan yapay zeka işlemcileri sayesinde, telefonu kullandıkça, alışkanlıklarınızı öğrenip sık yaptığınız işlerin daha da hızlı yapılmasına olanak sağlıyor.

BeğenFavori Paylaş

Huawei Mate 20 Lite Hızlı Şarj

Huawei Mate 20 Lite, 3750 mAh piliyle, rakiplerinden ayrılıyor. Pil bu kadar büyük olunca, telefonu kullanma süreniz artıyor ama dolum süresi de uzuyor. Ancak Huawei Mate 20 Lite'ın sahip olduğu hızlı şarj desteği sayesinde, bu dev pili hızlı bir şekilde doldurmak mümkün.

HUAWEI Quick Charge özelliği sayesinde, Mate 20 Lite'ın kutusundan çıkan adaptörünü kullandığınız zaman, yarım saatlik bir şarjla bile pilin yarısından fazlasını doldurabiliyorsunuz.

BeğenFavori Paylaş

Huawei Mate 20 Pro Aksesuarları

Huawei Mate 20 Pro, tek başına birçok işin altından kalkabiliyor ancak telefona ekleyebileceğiniz aksesuarlarla, kullanım deneyimini daha da ileri taşıyabilirsiniz.

Örneğin Huawei'nin tasarımı ile dikkat çeken bluetooth hoparlörü sayesinde, yüksek kaliteli sesi, kablosuz olarak telefonunuzdan aktarabilirsiniz. Sesin yüksek seviyede dahi bozulmadan iletilmesi ve kalitesi ürünün öne çıkan özellikleri.

Huawei'nin sağlık uygulamasından daha geniş imkanlarla faydalanmak içinse, Huawei'nin akıllı band ve saatlerini kullanabilirsiniz. Bu sayede, telefonu üzerinizde taşımadığınızda dahi, sağlık bilgileriniz hem ölçülür hem de telefona aktarılır.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Huawei Mate 20 Pro oyun performansı

Huawei Mate 20 Pro'nun sahip olduğu Kirin 980 işlemcisi aynı zamanda yine oldukça yüksek performanslı olan Mali-G76 MP10 GPU'su ile geliyor.

Huawei Mate 20 Pro en zorlayıcı oyunlarda ve yüksek çözünürlükte, oyunların detaylarını kısmadan yüksek performans verecek işlem gücüne sahip. TeknoSeyir oyun testi için tıklayın.

Huawei Mate 20 Pro, yüksek oyun performansını sadece GPU ile değil yapay zeka işlemcileri ile de ileri noktaya taşıyor.

NPU, yani yapay zeka işlemcileri, GPU'nun performansını %46'ya kadar yükseltebiliyor. Ayrıca oyun esnasında sistemin performansını gereksiz yere meşgul edecek uygulamalar da arka plana alınarak, tğm işlemc gücünün oyuna yöneltilmesi sağlanıyor.

Huawei Mate 20 Pro, tüm Huawei ailesi içinde sunduğu yüksek oyun performansı ile oyun severlerin de ilk tercihi olacak.

BeğenFavori Paylaş

Mate 20 Pro Yiyecek Tanımlama

Huawei Mate 20 Pro'nun yapay zeka işlemcileri, fotoğraf çekerken, sahne algılama özelliği sayesinde, çekmek istediğiniz yiyecekleri tanımakla kalmaz, yiyeceklerin kalori değerlerini de size gösterebilir. Bu sayede özellikle yediğine dikkat edenler, kalori hesaplarını Mate 20 Pro sayesinde yapabilecekler.

Yiyecek tanımlamayı çalıştırmak için kamera uygulamasını çalıştırdıktan sonra, sol üst köşede bulunan tanımlama tuşunu tıklayın.

Daha sonra telefonu, kalorisini ölçmek istediğiniz yiyecek ya da içecek yönüne çevirin. Ölçmek istediğiniz obje, kadrajı ne kadar kaplarsa o kadar iyi. Mate 20 Pro otomatik olarak objeyi tanıyıp kalorisini gösterecektir.

BeğenFavori Paylaş