Forumun ikamesi bu sosyal penceresi mi oldu şimdi :/ üzülüyorum 🙁
Bu Vulcan'ın Sennheiser PC 360 ile kıyaslamasını yapsanız harika olur aslında.
PC 350 kullanıyorum, memnun olsam da PC 360 almayı da düşünüyordum. Asus'un ses kalitesi konusunda Sennheiser'ı geçebileceği hakkında ciddi şüphelerim var, fakat ANC teknolojisi meslek itibariyle de alakam olan bir konu olduğu için Vulcan özellikle ilgimi çekti.
N55 için ise ne denir ki ? Blu-Ray film alacak kadar sinema sever biriyseniz oturup onu (her ne kadar kaliteli de olsa) laptop ekranından izlemezsiniz, bence harici ekran kartı da koymayarak çok sınırlı bir kitleye hitap etmişler. ASUS G74SX-A1 çok daha mantıklı bir yatırım olur, işlemci derseniz işlemci, blu-ray derseniz blu-ray, üstelik GTX 560M ile de ortamları şenlendirir.
Aman üstadlarım bizim ne haddimize kızmak, ne güzel program yapıyorsunuz izliyoruz biz de keyifle işte, hele yurtdışında böyle bir Türkçe muhabbet bulunmaz nimet. Benim geçen haftaki programınızda takıldığım nokta DSLR-like'ları biraz "ballandırarak" anlatmanızdı, o yüzden iyi diyorsunuz da kime göre iyi diye sormak istemiştim 🙂 Bu sefer daha iyi oturmuş kıyaslarak anlatmışsınız, daha şık olmuş. Elinize sağlık, selamlar.
Selamlar,
Ağzınıza sağlık, güzel bir inceleme olmuş ama bana göre önemli bir noktayı es geçmişsiniz. (belki de daha önceki bir söyleşinizde bahsetmişsinizdir.)
Şimdi bu makinelerden iyi, güzel diye bahsetmişsiniz ama neye göre iyi, kime göre güzel...
Eskiden aklımda bir soru vardı, DSLR'a lens bakarken ortalama bir telephoto zoom lens, bu DSLR-like makinelerden çok daha pahalıydı ve niye slr-like makinelere ucuz bir lens konabiliyorken, dslr için de ucuz bir lens satılamıyor diye düşünürdüm. Sonra olayın sensörde bittiğini öğrendim, LP'ın da dediği gibi bi slr-like makinelerde minicik bir sensör kullanıldığı için onun üstüne lensten gelerek düşücek görüntü de küçük oluyor ve bu sayede ucuz olabilir, ama ne pahasına ?
Müsadenizle kısaca son 1 senede elime geçmiş örnek teşkil eden makineleri ve parantez içince sensör boyutlarını yazıp, biraz yorum yapmak istiyorum.
- DSLR-like
Panasonic Lumix DMC-FZ45 (6.12 x 4.51 mm)
Canon PowerShot SX30 IS (6.17 x 4.55 mm)
- DSLR
Nikon D3100 (23.1 x 15.4 mm)
Nikon D5100 (23.6 x 15.7 mm)
Canon 600D (22.3 x 14.9 mm)
Öncelikle belirtmem gerek, marka ya da model önemli değil, SLR ile SLR-like arasında uçurum gibi bir fark var.
Görüntüyü algılayan sensörün DSLR-like'larda ne kadar minik olduğu rakamsal olarak da gözüktüğüne göre, artık kendi fikrimi söyleyebilirim. Bana kalırsa bu "benzeri" makineler tam bir çöplük ve kesinlikle ödenen parayı haketmiyorlar. Tabii ki DSLR'lardan daha ucuzlar ama bulabilceğiniz en ucuz, hatta en kötü DSLR makine bile sensör boyuları yüzünden bunlardan kat be kat daha kaliteli ve net fotoğraflar çeker.
Boyutlar ve ağırlık konusunda ise, yine kabul ediyorum, DSLR'dan daha hafif ve daha küçükler ama gerçek bir kompakt makinenin olması gerektiği gibi gömlek cebine konup taşınmıyorlar. Askıyla boyna asmak, ayrı çantada taşımak bunlar için de gerekli.
Fotoğraf makinesi almayı düşünenlere kendi nacizane fikrim olarak; ihtiyacınız ne olursa olsun bu "benzeri" makineleri kesinlikle tavsiye etmem. Ne gerçekten taşınabilir ufak aletler, ne de DSLR'lar kadar iyi fotoğraf ya da video çekebiliyorlar. Açıkçası böyle bir makine almaktansa gerekirse 2. el bir DSLR alın daha iyidir derim, ortalama bir 18-135 lens de alma imkanınız olursa bana kalırsa çok daha iyi bir yatırım yapmış olur, çıkar tak derdi olmadan her işiniz için kullanır, hem de fotoğraflarınızın kalitesininin tadını çıkarırsınız.
DSLR makineye ve lensine o kadar para harcamak istemiyorum diyorsanız da, Canon Powershot, Nikon Coolpix vs. vs. serisi gerçek kompakt bir makine alın geçin derim, emin olun bu DSLR-like'lar yanınızda taşıdığınıza değmiyor.
İyi çalışmalar.
Saygılar.
Dune 2000 orjinal Westwood büyük kutulu mevcut, Syndicate ile birlikte Bakırköy'de Carousel ilk açıldığında üst kattaki Megavizyon'dan almıştım 🙂
Şimdi düşününce oldukça şanslı hissediyorum kendimi, çocukluğumda zamanın böylesine efsane oyunlarını oynama fırsatım olmuş, o zamanlar bambaşka bir duyguydu, caryall'ın harverster'ı worm'dan son anda kurtarıp getirmesi mest ederdi beni, smugglers guild'den starport'a kaçak ve ucuz tank getirtirdik 🙂 Güzel bir sohbet olmuş, başarılarınızın devamını dilerim.
Güzel bir inceleme olmuş, başarılarınızın devamını dilerim.
Türkiye'de bulunuyor mu bilmiyorum fakat son aldığım "Transcend 16 GB Class 10 SDHC" karttan memnunum ve tavsiye ederim.
UHS kartların çıkması, yaygınlaşması uzun zaman alacağı için, çıktıklarında sahip olacakları yüksek fiyatı da dikkate alarak, Class 10 her amatörün uzun süre işini görür diye tahmin ediyorum.
Florida'dan sevgiler ve saygılar.
Son bir saat içinde 188 ziyaretçi, 103 kayıtlı kullanıcı giriş yaptı.
Lamborghini aracım var. Senede 1000km altında yol yapıyorum. Genelde garajımdan çekici ile piste taşıtıyorum, 3-5 tur atıp tekrar çekici ile garajıma koydurtuyorum.
- Benim arabama 5 sene boyunca rodaj mı yapmam gerekir ?
- Aracımın tadını 5 sene sonra mı alacağım ?
Günlük olarak BMW kullanıyorum, en son aracımı gidip Munih'te fabrikasından teslim aldım, 1 gün süren tanıtım etkinliğine girdim, aracımın üretim aşamalarını izledim. Rodaj işlemi motora fabrikasında bilgisayarlı sistemle yapılıyor. Bana aracı teslim eden BMW mühendisi, altını çiziyorum satış elemanı değil bizzat mühendis ilk yağı ne zaman değiştireceğimi sorduğumda 30 bin km sonra değiştirirsiniz dedi. Dalga geçiyor sandım. 15 dakika üşenmeden anlattı adam durumu. Yapılan tek tavsiye, motor soğukken yüksek devirli kullanmayın, ilk 1000 km aynı anda düşük ve sabit devirli kullanmayın. O kadar.
Bu kadar iddalı konuşmak yerine Emre bey gibi tavsiye niteliğinde cümleler kursanız izlemesi daha keyifli olacak.
Günümüzde bir otomobilin ekonomik ömrü 10 senedir. Hızla gelişen teknoloji ve bunun getirdiği daha iyi performans-verimlilik-güvenlik gibi yenilikler, metal yorgunluğu, aşınma, kişisel tercih vb. gibi etkenler hesaba katılarak bir otomobil 10 sene sonra hurdaya çıkacak hesabıyla üretilir. Siz ne kadar dikkatli rodaj yaparsanız yapın 5 sene içinde o arabayı istememeye başlarsınız ve 10 sene içinde o arabadan kurtulursunuz. Ben yapmayın demiyorum tabii ki dikkat edin ama 5000 km çok abartı bir rakam belirtmem lazım.
Mercedes 99 senesinde 2.7 CDI motorunu (OM612) ilk ürettiğinde, araca sonradan rodaj vs. hiçbir özel işlem yapmadan, fabrikadan çıktığı haliyle 10 tane şöför tutar ve bu aracı avrupa yollarında hiç durmadan kullandırtır. Sadece periyodik bakım yağ ve filte değişimi yapılır, motor tabii ki zorlanmaz, belli kurallar ölçüsünde kullanılır ve ilk kez parça değişimi gerektiren arıza oluştuğunda motor 2.700.000 KM'nin üstündedir. Şimdi buna ne demek lazım ?
http://www.dinside.no/927818/magnus-har-kjort-bilen-sin-3-4-millioner-kilometer
Bizde bozulan arabaların sebebi insanımızın 1.6 motorlu araba alınca ferrari aldım sanıp gaza abanmasından, DSG vites az yaksın diye yolda boşa alıp sonra tekrar vitese takmaya, araç tam durmadan geri vitese almaya çalışmasından. Rodaj yapmadınız diye bozulacak arabadan zaten o bozulmadan çok önce sıkılıp satmış olacaksınız. Rodaj bence de gerekli ama Can bey'in abarttığı gibi durum yok şahsi kanaatim.