Benim ilk bilgisayarımdı. Mesleğimin temellerini öğrendiğim eski dostum. Kaset işi ayrı bir olay. Teybe giren ince uçlu bir giriş var, oradaki uçları kısa devre yapınca teyp durur. Bilgisayar teybi o şekilde kontrol eder. Oyun yüklemeden kaseti çalıştırıp durdurmanın komutu 'MOTOR ON' - 'MOTOR OFF' komutlarıydı hala hatırlarım. Bu komutları kullanınca bilgisayarın içinden 'çıt' diye bir ses gelirdi, o zamanlar bilmezdim onun röle sesi olduğunu ama el feneri ve piller ile yaptığım denemede bu komutlarla ışığı açıp kapatabildiğimi görmüştüm.
Bir keresinde iç içe üç döngü yapıp döngü içinde
COLOR I,J,K
kullanıp program çalıştırıyordum. Televizyonun ekranında şimşekler çakıyordu resmen, disko gibi olmuştu. Sonra televizyondon fosst diye bir ses gelmiş ve sarı-siyah göstermeye başlamıştı. Tamire gidip geldi, o televizyonu babam 25 yıldan fazla bir zamandır hala kullanıyor.
Kitapçığında örnek programlar vardı, ses üretmek için. Tren sesi vs. üretird, Date ve return komutları ile ses sentezlenirdi, data bilgilerini değiştirip farklı sesler üretirdim.
Ve bir de müzik, "Bip" sesleriyle 4 kanallı müzik yapılabiliyordu. Notalar C-D-E-F-G-A-B
Müzik dersinde gördüğümüz şarkıların notalarını program olarak girer müzik yapardım.
Kendi yazdığım programla klavyeyi orga dönüştürüp müzik aleti olarak kullanmıştım.
Sonra bir çizim programı yazmıştım. Yön tuşları ve space tuşu ile çalışan. Space tuşu kalemi indir - kaldır yapardı, yön tuşları da kalemi taşırdı. Sadece dik açı ve 45 derecelik açılarla çizim yapabiliyordum kendi programımla.
Harfleri rastgele karıştıran program örneği vardı, onu geliştirip kelime tahmin oyunu yazmıştım.
Neler neler yaptım, deli gibi oyun da oynardım ama programlama ayrı bir zevkti.
Bilgisayarımın da sonunu ben getirdim. Arkadaki port çıkışlarına lamba bağlamaya çalışırken bilgisayardan 'çıt' diye bir ses geldi ve sonrası derin karanlık.
Hala karanlık. Bizimkilerin evinde bir bond çantanın içinde duruyor hala. Tamir edebilirmiyim bilmiyorum. Bir kaç kere açıp baktım ama bakarak olmuyor. Tamir etsem de yapabileceğim çok fazla bir şey yok artık.
Atmaya da kıyamadım. İlk öğretmenim. Kendisi meslek temelimin ve miyop gözlerimin de sorumlusudur. Hey gidi..
Benim ilk bilgisayarımdı. Mesleğimin temellerini öğrendiğim eski dostum. Kaset işi ayrı bir olay. Teybe giren ince uçlu bir giriş var, oradaki uçları kısa devre yapınca teyp durur. Bilgisayar teybi o şekilde kontrol eder. Oyun yüklemeden kaseti çalıştırıp durdurmanın komutu 'MOTOR ON' - 'MOTOR OFF' komutlarıydı hala hatırlarım. Bu komutları kullanınca bilgisayarın içinden 'çıt' diye bir ses gelirdi, o zamanlar bilmezdim onun röle sesi olduğunu ama el feneri ve piller ile yaptığım denemede bu komutlarla ışığı açıp kapatabildiğimi görmüştüm.
Bir keresinde iç içe üç döngü yapıp döngü içinde
COLOR I,J,K
kullanıp program çalıştırıyordum. Televizyonun ekranında şimşekler çakıyordu resmen, disko gibi olmuştu. Sonra televizyondon fosst diye bir ses gelmiş ve sarı-siyah göstermeye başlamıştı. Tamire gidip geldi, o televizyonu babam 25 yıldan fazla bir zamandır hala kullanıyor.
Kitapçığında örnek programlar vardı, ses üretmek için. Tren sesi vs. üretird, Date ve return komutları ile ses sentezlenirdi, data bilgilerini değiştirip farklı sesler üretirdim.
Ve bir de müzik, "Bip" sesleriyle 4 kanallı müzik yapılabiliyordu. Notalar C-D-E-F-G-A-B
Müzik dersinde gördüğümüz şarkıların notalarını program olarak girer müzik yapardım.
Kendi yazdığım programla klavyeyi orga dönüştürüp müzik aleti olarak kullanmıştım.
Sonra bir çizim programı yazmıştım. Yön tuşları ve space tuşu ile çalışan. Space tuşu kalemi indir - kaldır yapardı, yön tuşları da kalemi taşırdı. Sadece dik açı ve 45 derecelik açılarla çizim yapabiliyordum kendi programımla.
Harfleri rastgele karıştıran program örneği vardı, onu geliştirip kelime tahmin oyunu yazmıştım.
Neler neler yaptım, deli gibi oyun da oynardım ama programlama ayrı bir zevkti.
Bilgisayarımın da sonunu ben getirdim. Arkadaki port çıkışlarına lamba bağlamaya çalışırken bilgisayardan 'çıt' diye bir ses geldi ve sonrası derin karanlık.
Hala karanlık. Bizimkilerin evinde bir bond çantanın içinde duruyor hala. Tamir edebilirmiyim bilmiyorum. Bir kaç kere açıp baktım ama bakarak olmuyor. Tamir etsem de yapabileceğim çok fazla bir şey yok artık.
Atmaya da kıyamadım. İlk öğretmenim. Kendisi meslek temelimin ve miyop gözlerimin de sorumlusudur. Hey gidi..