The Outer Worlds - İlk İzlenim Yazısı

Çıktığı andan itibaren bol bol oynadığım The Outer Worlds hakkında iki satır yazıp, ilk izlenimlerimi paylaşmak istedim. Yazı içerisinde 2010 Kasım’ında çıkan Fallout - New Vegas ile görsel açıdan değil (çünkü çok saçma olur) ama oynanış açısından kıyaslaması yapacağım ara ara. Çünkü yapımcı firma Obsidian'ın bu oyunu yaparken kesinlikle "alın size yeni nesil Fallout böyle olur dostlar" dediğini hissediyorsunuz.

Fallout serisinden yabancılık çekmeyeceğimiz üzere, 1950'lerin Amerikan tarzını ve kültürünü alınmış ama bu sefer içine biraz da uzay serpiştirilmiş Bu esnada tabii Fallout oyunlarındaki gibi kasvetli değil renkli bir atmosfer karşılıyor bizi açık alanlarda. Ancak Borderlands serisindeki gibi cıvıl cıvıl da değil. Skill ve Perk mekanikleri The Outer Worlds'de de mevcut ve New Vegas'takine oldukça benzer. TTD (Tactical Time Dilation) ise VATS'tan ilham alınmış olsa da tam karşılığı değil. Temelde zamanı akışı bizim için yavaşlıyor. Ancak alınan Perk'ler ile TTD süresini uzatabiliyoruz veya TTD esnasındaki hareket hızımızı geliştirebiliyoruz. Haliyle Skyrim dinamikleriyle Fallout oynuyormuşum gibi hissettirdi bana. Tek kişilik bir oyun The Outer Worlds; çok oyunculu herhangi bir seçenek yok. İlerleyen dönemde böyle bir seçenek ekler mi geliştiriciler, bilinmez. Açıkçası yapımcıların çok oyunculu olsun, oyuncular arası sosyalleşme sağlayalım, diyerek oyunu batırmadıklarına çok sevindim. Özellikle de Fallout 76’nın serinin hayranı birçok oyuncuyu memnun edemediği şu dönemde yerinde bir karar alınmış..

 

The Outer Worlds'ün karakterimizi oluştururken bize sunulan seçenekler oldukça tatminkâr. Ten, saç, sakal, göz bebeği ve dövme renklerinden tutun elmacık kemiğinin yapısı, kulakların ebatları ve açıları, burun, dudak, kaş, göz ebatları ve hizalarına kadar bir çok seçenek mevcut. Dilediğimiz tipte bir karakter yaratabiliyoruz ki, buna yeşil sakallı ve façalı bir kadın karakter yaratabilmek de dahil. Belli ki cinsiyet tercihi belirli seçenekleri kapatmıyor bile, elde ne varsa sunuluyor.

Oynadığımız karakterin, oyunun hikâyesine nasıl dahil olduğu kısmını ise burada anlatmamayı tercih ediyorum. Ortalama iki dakikalık bir açılış videosu size bu durum yeterince tatlı bir biçimde anlatıyor zaten. Sonraki dakikalarda da, "nasıl"larınızın ve "neden"lerinizin yanıtlarını oyun içerisinde etkileşime geçtiğimiz karakterlerden alıyoruz. Bu tür oyunlarda "tecrübe ederek" keşfetmenin en keyiflisi oılduğuna inandığımdan, yazının bu kısmını ben pas geçiyorum.

 

Hani "Fallout kafası iyi ama uzay mevzularını ben sevmem" diyenleri rahatsız edeceğini sanmıyorum bu oyunun. The Outer Worlds, Fallout 3 ve sonrasında çıkan serinin diğer oyunları gibi tam anlamıyla açık dünya değil. Spoiler vermeden şöyle açıklayayım; sonradan gezegenler arası seyahat etme imkânı buluyorsunuz ve bir çok farklı bölgede yer alıyorsunuz ki sadece gezegenleri değil, iki üç tane de uzay üssüne de gidiyorsunuz. Gezegenlerde oynadığımız alanlar ise farklılık göstermekle birlikte oldukça geniş. Bence böyle olması da ayrı bir tat katmış oyuna. Gezegenler arası değil tabii ama bulunduğunuz gezegende keşfettiğimiz belirli bölgeler arasında hızlı seyahat etmek de mümkün.

 

New Vegas'a göre doğrudan bir kıyaslama yapacak olursak, eksi hanesine yazabileceğim aklıma gelen iki konu var. İlki, kullandığımız eşyalar ile yağmalayacağımız herhangi bir eşyayı kıyaslayabilmek mümkün değil. Üzerimizde taşıdığımız eşyaları ise sadece kullandıklarımız ile değil, kullanmadıklarımız ile kıyaslamak da mümkün. Ancak, az önce bana saldıran adamın üzeriden alacağım bir silahın veya zırhın, benim kullandığım ile kıyaslamasını ekranda görememek keyifsiz bir durum. Önce o eşyayı envanterime almalı, ondan sonra envanter ekranında kıyaslama yapmam gerekiyor. Böyle bir seçenek eklenmemiş oyuna. Obsidian gibi RPG konusunda kendini kanıtlamış bir isim bunu nasıl atlamış, anlam veremedim. Umuyorum ki ilerleyen dönemde arayüz iyileştirmesi adına bir güncelleme gelir. Bir diğer kusur ise, peşinize takılan bir düşmanın sizi kovalarken bir noktadan sonra durması, kovalacanın başladığı noktaya geri dönmesi ve sağlığının hızla iyileşmesi. Ben isterdim ki beni bu işin sonuna kadar kovalasın, biraz daha da zorlasın beni. Bir an için MMORPG oynuyormuşum gibi hissettim. Çok ciddi bir eksik değil kanımca, belki de artık piyasaya hakim olan bazı oyunış mekaniklerini eklemeyi daha uygun görmüşlerdir yapımcılar. Yani bir eksik değil, bir tercihtir. Ama bu, hani sırf “oyunun hiç mi eksiği yok?” diyenlere bonus olarak gelsin. Kendi adıma, gerçek anlamda tek ciddi şikayetim eşyaları karşılaştırma seçeneğinin yeterli olmaması.

Yazının bu noktasında oyunu övmek adına özel bir paragraf yazıyorum ve oynamadan önce en ufak bir SPOILER yemek istemiyorsanız, bu paragrafı es geçmenizi öneriyorum. Oyunun daha ilk dakikalarında karşılaşacağımız uzay gemisi “The Unreliable”, bu uzay gemisini kontrol eden yapay zeka ADA ve gittiğimiz gezegenlerden -eğer doğru tercihleri yaparsak- toplayacağımız yoldaşlar ile oyunun atmosferi daha da güzelleşiyor. ADA’nın Portal serisinden GLaDOS’u andıran mizacı sizi sık sık güldürecektir. Yoldaşların kendi aralarındaki sohbetleri ve atışmaları ve bunu geminin içindeki yemek salonunda yapıyor olmalarıyla da Firefly dizisinden Serenity’i anımsatacaktır. Gemi içerisindeki bazı küçük olaylar ise rastgele gerçekleşiyor. Örneğin, gemiye girdiğimde hangarda iki yoldaştan biri, diğerine silah kullanmanın inceliklerini öğretirken aralarına katıldım ve sohbet içerisinde yanlış bir yanıtı seçtim. Ardından, gemiye girmeden önceki kaydıma geri dönüp tekrardan girdiğimde, bambaşka bir durum ile karşılaştım. Gemiye bindiğimde ADA bir duyuru yaptı: “Kaptan, yoldaşlardan biri kör kütük sarhoş oldu, şaşırtmayacağı üzere!”. Bazı arkadaşlarım da “abi oyunda çok da süper bir şey yok ama kopamıyorum, sarıyor beni” demelerinin bir sebebi de sanıyorum bu küçük detaylar. Evet, herhangi bir yoldaş ad ve gezegen adı vermeden, spoiler’lı bu paragrafı da sonlandırıyorum. 

Oyun motoru olarak da Bethesda’nın artık suyunu çıkardığı ve The Elder Scrolls 6'da da kullanacağı Creation Engine değil, Unreal Engine 4 tercih edilmiş. Bu sayede görsel yeterlilik anlamında sırtını sağlama almış yapımcılar. Ortaya tertemiz bir iş çıkmış. Şimdiye kadar bir tane bile bug / glitch ile karşılaşmadım. Hatasız bir RPG oyunu yapılmış olmasına hâlâ bünyem alışamadı, reddediyor. İlla ki çıkmalı bir yerlerden. Arayışlarımız devam ediyor.

Sonuç olarak, tek kişilik bir RPG oynamak istiyorum diyorsanız, bu oyun olmuş. Kendi adıma konuşacak olursam, Fallout 4'ten daha çok keyif verdi bu oyun bana. “Oynanış olarak eskiye sadık kalıyorum ama farklı bir şeyler de deniyorum” diyor oyun bize sanki. Ancak oyunu oynamadan önce iki küçük önerim olacak. Oyunu sakın ha Story zorluk seviyesinde oynamayın, size sıkıcı gelecek kadar kolay oluyor çünkü oyun. En zor seçenek olan Supernova haricinde, sonrasında ayarlardan oyunun zorluk seviyesini dilediğiniz seviyeye alabiliyorsunuz. Supernova ise en acımasız ve geri dönülemez olan zorluk seviyesi; eğer karakterimiz seviye atlarsa Skill dağılımı ve Perk seçimi için uyuyacak bir yer bulmamız gerekiyor, tıpkı The Elder Scrolls: Morrowind’de olduğu gibi. Bir diğer önerim de, oyuna başlamadan önce ayarlar bölümün biraz kurcalamaları. Öntanımlı olarak kapalı gelseler de sinematiklerde altyazı, karakterler ile diyalog ekranında yanıtların daha önce gelebilmesi gibi bir takım ayarlar mevcut.

Oyun, an itibariyle hem PC'de, hem de PS4 ve Xbox One'da oynanabilir. Nintendo Switch için de 2020 senesinde çıkacağı söylenmiş. PC için Steam’de 2020’de satışa çıkacak ama kesin bir tarih belirtilmemiş. Şu an içinse Epic Store'dan veya gene Microsoft Store’dan satın almak isterseniz eğer, iki mağazada da fiyatı 310₺. Oyunun Amerika satış fiyatının 60$ olduğunu göz önünde bulundurursak, diğer oyunlarla kıyaslandığında ve sunduğu içerik anlamında oldukça normal bir rakam ve oyun da kesinlikle hak ediyor. 310₺ fiyat etiketinin fazla günümüz ekonomik koşullarında yüksek olduğu ise bir gerçek. Bu sebeple, Pc için Xbox Gamepass alırsanız, oyunu doğrudan Microsoft Store'dan indirip oynayabiliyorsunuz ve bu hizmetin aylık abonelik ücreti de 15₺. Tabii bunun için güncel bir Windows 10 sürümü kullanmanız gerekiyor. Bu kadar başarılı bir oyunu lütfen korsan indirip, yapımcıların bu oyunu bir seri haline getirmelerine engel olmayalım, çünkü gerçekten de keyifli.

Umarım sizler için yeterli bir ilk bakış olmuştur. İyi oyunlar dilerim.

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Six @six

    Bugün oynama fırsatım oldu benim de. Oyun Fallout'a Fallout'dan daha çok benzemiş. Yalnız aşırı detay ve yan görev var. Bol zamanı olan başlasın.

  • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

    Çok teşekkürler, güzel bir değerlendirme olmuş.

  • lterlemez @lterlemez

    Sanatsal olarak çok beğendim ben youtuber videolarından, zaten Fallout dedim baştan.

  • Deniz Ege Tunçay @egetun

    İncelemeyi ilk yayınladığımda gözümden kaçan bir detaydan ötürü yanlış bir bilgilendirme bulunmuşum. Yazı içeriğinde bunu düzelttim ve burada detaylarını eklemek istiyorum.

    Oyunda eşyalar arasında kıyaslama olmadığını sanıyordum, ancak var. Fakat The Outer Worlds'de eşya kıyaslama yöntemi alıştığımız yöntemlerden biraz farklı ve bu da beraberinde hem olumlu hem olumsuz bir sonuç çıkarıyor karşımıza. Olumlu tarafı, envanterde yer alan eşyaları sadece kullanmakta olduklarımız ile değil, aynı kategorideki herhangi bir eşya ile kıyaslayabiliyoruz. Bunun için birinci eşyayı seçtikten sonra klavyeden C, kontrolcüde de L3 veya LS tuşuna basarak ikinci eşyayı seçiyoruz. Bu güzel bir detay olmuş. Olumsuz tarafı ise, ne yazık ki loot'layacağımız eşyayı envantere almadan, o an kullanmakta olduğumuz eşya ile kıyaslamasını göremiyoruz. Yani illa ki o eşyayı önce envanterimize almalı, sonra envanter ekranını açıp orada kıyaslamak durumundayız.

  • Fatihmi @distance

    Oyun güzel bence. Gene de beklentileri çok yükseltmeden oynayın. Ne yazık ki bir yıl geçince unutulan oyunlardan olacak büyük ihtimal: Güzel şeyler veriyor ama görmediğimiz şeyler değil verdikleri. Mass effect, prey, fallout karışımı bir oyun olmuş. Bu iyi mi kötü mü tartışmak gerek, çünkü bu oyunlara aşina olan insanlar oyunda olan çoğu mekaniği bilerek oynamış olacak.

    Konuşma seçeneklerini istediğinize ulaşmak için doğru kullanmak gerek, güzel olmuş. Dialog olayına önem verirseniz olaylardan en iyi sonuçla çıkmak mümkün gibi gözüküyor geldiğim noktaya kadar. Tabi herkesi memnun etmek mümkün değil.

    Story modda oynuyorum ve ilk başlarda para ve ammo sıkıntısı yaşadım, biraz ilerleyince sıkıntı geçti. Paramın bol olmasının sebebi aslında her şeyi lootlamam ve satmam. Çok silah düşüyor. Belli bir leveli geçince düşen item kalitesi değişiyor.

    Companionlara takılan silahı çıkarma seçeceği yok. Başka silah ile yer değiştirmek gerekiyor mecburen.

  • Onur Eryilmaz @onurery

    Ben de 4-5 saat kadar oynadım, bugün de devam edeceğim. Çok keyif aldım. Zaten 1-2 senedir bu tarz bir RPG arıyordum. İlaç gibi geldi.

  • Outrun @outrun

    Bethesda ile hiçbir alakaları yok ki zaten, o eskimiş bethesda motorunu kullanmaları mümkün değil yani. Ben hiç fallout oyunu oynamadım, bu oyunu çok sevdim. Bu oyunun en müthiş yanı kesinlikle diyaloglar. Hiçbir diyalogdan sıkılmadım, mükemmel yazılmış hepsi. Bir de gerek oyun dünyası içinde, gerek UI menülerinde her yazı komik bir şekilde yazılmış. Save menüsünde bile espri var 😀

Bu ürünle ilgili tüm incelemeler