Bioshock Infinite

Bioshock'un ilk başta "abi rapture vardı hani, ne oldu ona" dedirten daha sonra fikirleri değiştiren oyunu İnfinite'i anlatmaya çalışacağım. Gerçekten ilk başta çok önyargı ile girip daha sonra hayran bıraktı orası ayrı tabi.

Öncelikle şundan bahsedeyim, oyunun ilk iki oyunla doğrudan bir bağı yok. Varsa da açıkcası ben kuramadım. DLC'lerde bağlantı var ama DLC'ler oyundan pahalı olduğu için edinemedim.

Oyunun hikayesinden bahsedelim, ardından benzerlik ve farklılıklara geçeriz. Booker DeWitt ana karakterimiz. Kendisi kumar oynuyor ve kendisinin deyimi ile borçlanılmaması gereken insanlara borçlanıyor. Onlarda borcunu ödemesi için DeWitt'e bir görev veriyor. Denizin ortasındaki bir deniz fenerinde bir kızın olduğu ve onu kurtarıp onlara geri getirmesi gerektiği söyleniyor. Ardından Rapture tarzı bir yolculukla macera başlıyor. Bioshock serisinin hikaye yönünü bilen bilir, ona göre nasıl gittiğini artık siz düşünün. Altta da biraz daha bahsedeceğim.

Oyunda bağlantı oynanış yönünde var. Misal ilk iki oyunda plasmid olarak tanıdığımız ürünler burada farklı bir halde aynı işi görmekteler. Silah sistemi eski fpsler gibi değilde artık daha gerçekçi olan ikili sisteme dönmüş halde. Eskisi gibi ne yazık ki her silahı yanınızda taşıma şansı yok. Bu biraz daha taktiksel oynamaya itiyor oyuncuyu. Spoiler vermemek adına açıklayamayacağım bazı dinamikler ve bu plasmidlerin eklenmesi gerçekten savaş dinamiklerine artı olmuş ve klasiklerden kurtulup biraz daha yoruma açık bir savaş ortamı oluşturulmuş. Yine aim sorunları kısmen devam etmekte. İlk iki oyun kadar kötü olmasa da gerçekten yine çok iyi değil bu dinamiği. Eski potion sistemi artık kalmamış, bunun için yolda bulmanız gerekli. O konuda da yardım esirgenmiyor açıkcası pek. Belli süre aşıldıktan sonra ulaşıyor size. Kalkan sistemi de mevcut. Gerçekten önemli oluyor taşınabilir potion olmadığından dolayı.

Oyunun gökyüzünde geçtiğini az biraz ilgilenen herkes biliyordur artık. Bunun çok büyük bir götürüsü olmuş bana kalırsa. O karanlık, korkutucu havası olan Rapture gitmiş yerine bu gökyüzü şehri gelmiş. Savaştıklarınız ADAM bağımlısı Splicerlar değil, bildiğiniz polisler ve ek şeyler. İlk oyunda bu mini bosslar Big Daddy'lerdi. Bu oyunda artık bir kaç bu tarz big daddy miz var ve bunların zayıf ve güçlü olduğu noktalar var. Bu da sıradanlığın atılması için iyi olmuş gerçekten.

Biraz bireysel yorumlarımı da katarak son vereceğim içeriğime. Öncelikle ben ilk iki oyundan sonra böyle bir değişimin olmasını açıkcası içtenlikle gerçekten hoş karşılamadım. Ama gerekiyordu da, Sonuçta Rapture hikayesi oynayanlar bilir ilk iki oyunu, devam ettirilmesi üzerine yazılmamış. İkinci oyunu bu yüzden eleştiriyorduk.Oyunu bitirene kadar açıkcası biraz "ya klasik işte, oyun tuttu diye devamı geldi markadan satılır mis gibi" kafasında iken ben oyun bittikten sonra Half Life'dan sonra (buda muhtemelen duygusaldır) hikaye bazlı oyunlarda en iyi oyun sıralamama Bioshock serisini ekletti. Gerçekten senaryo bitince oturup saatlerce düşündürebiliyor.
Kısacası, oldukça fazla değişimine rağmen Bioshock serisinin bu oyunu ciddi anlamda kütüphanelerde bulunması gerekenlerden. Bahsetmedim belki ama senaryo olarak şu yakın dönemde çıkan oyunlarda belkide en uzun süreli senaryoya sahip oyun. Aynı oranda kaliteli de senaryoya sahip. Rapture hastalığımdan bir şekilde DLC'leri de oynayacağım. Eğer oyun arıyor ve oynamadıysanız kaçırılmaması gereken bir hazine Bioshock. Son oyunun Türkçe altyazısı unofficial olarak da olsa var, bilgisini de vereyim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap