Rainmeter

Benimmasaüstüm diye bir tag çok kullanılıyordu bir ara. Çoğu kişi o tag altında masaüstünü paylaştı ama çok büyük bir kısmında arkaplan dışında bir fark yoktu. Tanıtımını yapacağım “Rainmeter” adlı kişiselleştirme aracı işte tam da bu noktada devreye giriyor. Bu araç ile masaüstünüzde notlar oluşturabilir, Twitter mesajlarını ve maillerinizi takip edebilir, download-upload veri trafiğini ve harddisk, ram, cpu, batarya gibi donanımların kullanımı görebilir, ikonlar ve saatler ekleyebilirsiniz.

Peki iyi, hoş diyorsun sevgili ErayG kardeşim ama bunları nasıl yapacağız dediğinizi duyar gibiyim. Burada devreye kullanıcıların oluşturduğu temalar devreye giriyor. Bu temalara deviantart, customize.org gibi platformlardan ulaşabiliyoruz. İlgili linkleri yazının en altına ekleyeceğim.

Örneğin A adlı kişinin yaptığı A1 adlı temanın saatini çok beğendiysem o temadan sadece o saati alır, B adlı kişinin oluşturduğu B1 adlı temadan da veri trafiğini kontrol etmek için bir aracı alabilir; kendi zevkimize ve ihtiyaçlarımıza göre farklı kombinasyonlar yapabiliriz.
İnternette gerek yazılı gerekse videolu pek çok kullanım anlatımları olduğu için “nasıl kullanılır” kısmına hiç girmiyorum. Fakat şimdi örnek resimlere baktığınızda biraz karışık gelebilir ama gözünüz korkmasın, kullanımı; temaları bulduktan sonra tema içindeki araçları deneyip beğendiğinizi kendi kombinasyonunuza çift tıklayarak eklemek kadar kolay 🙂

Not: İlk resim kendi masaüstümden, diğerleri internetten bulduğum resimlerdir.
Not2: Kişiselleştirdiğiniz temanız sadece program açıkken aktif olur. PC her açıldığında program otomatik olarak açılır ve temanız aktif hale gelir.

İndirme için: http://rainmeter.net
Temalar: http://rainmeter.deviantart.com/
http://customize.org/rainmeter

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Steelseries Rival

Teknoseyir’in yeni sürüme geçmesiyle ben de bir şeyler karalamak istedim. İnceleyeceğim ürün; geçen hafta almış olduğum bir oyuncu faresi olan Steelseries’in optik sensörlü modeli Rival. Daha önce herhangi bir ürünü incelemediğim için unuttuğum, atladığım yerler ve anlatımda bazı sıkıntılar olabilir. Bunlar için şimdiden özür diliyor ve acemiliğime vermenizi rica ediyorum 🙂 Dilerseniz öncelikle temel teknik bilgileri verip aradan çıkartalım.

-Avago ADNS 3310 optik sensör
-50-6500 CPI arası ayarlanabilir hassasiyet
-1ms tepki süresi 1000Hz polling değeri
-145 mm uzunluk, 70 mm genişlik ve 40 mm yükselik
-2 metre kablo uzunluğu
-128 gram
-Tamamı programlanabilir 6 tuş
-16.3 milyon renk seçeneği

Teknik özellikleri bir kenara bıraktığımıza göre artık bir editör gibi incelemekten ziyade bir kullanıcı olarak deneyimlerimi aktarmaya başlayabilirim.

Yeni bir fare almaya karar verdiğimde öncelikle 60-70 lira seviyelerinde bir şey almayı düşünüyordum. Sonra 150 lira seviyelerine çıktım. Daha sonra Rival’ı gördüm ve tam anlamıyla mest oldum 🙂 Gerek ergonomik yapısı gerekse malzeme kalitesi ilk bakışta dikkatimi çekmeye yetti. Fareyi elime ilk aldığımda “keşke bunca zamandır eski fareyle kendimi kandırmasaymışım” dedim. Neyse, hikâyemi bir kenara bırakıp ürüne geri dönelim.

Sağ ele özel üretildiği için iki ele uygun farelere göre çok daha ergonomik. Ben senelerdir fareyi parmak uçlarım ile kullanmaya alışsam da Rival’ın güzel ergonomisi sayesinde herhangi bir sıkıntı yaşamadan avuç içim ile kullanabilmekteyim. Butonlarda Steelseries’in kendi üretimi olan switchler kullanılmakta ve bunlar “tıklama” hissini gerçekten çok iyi vermekteler. Avuç içinizin denk geldiği yüzey mat bir kaplamaya sahip ve bir kalite hissi uyandırıyor. “Peki bu yüzey terleme yapıyor mu?” diye soracak olursanız açıkçası bir şey diyemem çünkü ellerim durduk yere bile terlediği için bunu anlamam pek mümkün olmadı ne yazık ki. Yine de özellikle farenin sağ ve sol yanlarında bulunan tırtıklı yüzey, elin kaymasını engellediği için fareye tam anlamıyla hakim olunabiliyor.

Farenin arka tarafında “Rival” yazan bir “nameplate” bulunmakta. Tam olarak bu kelimenin Türkçe karşılığını bilemesem de birebir karşılığı “isim levhası” sanırım. Kutusundan “Steelseries” yazan bir nameplate daha çıkmakta. Dilerseniz ürünün Steelseries sayfasından 3d yazıcı için model indirip, kendi isminizi yazabilirsiniz.

Sol tarafta bulunan makro tuşlarının görevi fabrika çıkışı olarak ileri ve geri yapmak. Fakat Steelseries Engine 3 adlı yazılım sayesinde gerek bu makro tuşlarına, gerekse diğer tuşlara çok rahat bir şekilde makro veya görev atabiliyorsunuz. Farenin üstünde bulunan Steelseries logosunun ve scroll tuşunun rengini yine yazılım ile değiştirebilmekteyiz. Temel görevli 3 tuşun haricinde (sol, sağ ve scroll) scroll tuşunun altında mouse hassasiyetini kolayca değiştirebileceğimiz bir tuş bulunmakta. Her ne kadar asıl amacı bu olsa da yazılım ile başka bir görev atayabilmekteyiz. Bu yazılıma daha sonra değineceğim.

Fareyi kullandığım mousepad; Steelseries’in Qck+ modeli. Bu ikili oldukça iyi uyum sağladı. Fare çok güzel bir şekilde kaymakta.

Teknik özelliklerde söylediğim gibi fare, 145 mm uzunlukta. Yani 14.5 cm. Ürün fazlasıyla büyük. Zira küçük bir el yapınız varsa ve bu fare seçenekleriniz arasındaysa bence bir kez daha düşünmenizde fayda var 🙂 Artık daha da uzatmadan son olarak yazılıma da değinip, yavaş yavaş yazımı sonlandırmalıyım.

Yazılım kutu içerisinden çıkmamakta. Steelseries’in sitesinden indirmeniz gerekiyor. Yazılım üyelik sistemi bulunmakta fakat bu tamamen ücretsiz. Profillerinizi buluta kaydederek başka bir PC’de aynı ayarlarınız ile devam edebilirsiniz.

Yazılımda hassasiyet (DPI olarak da bildiğimiz) ayarı CPI olarak geçmekte. 2 adet CPI ayarımız mevcut. Bunlar arasında mouse üzerindeki tuş ile rahat bir şekilde geçiş yapabilmekteyiz. Daha önce de bahsettiğim gibi; Steelseries logosunun ve scroll tuşunun rengini birbirinden bağımsız olarak 16.3 milyon renkten birini ayarlayarak değiştirebilmekteyiz. Dilersek farenin tuşlarına makro kaydedebilir, multimedya görevi (başlat, durdur vb.) ve klavye tuşlarından birini atayabilir veya devre dışı bırakabiliriz. Ayrıca “Angle snapping” bölümünden yapacağımız ayar ile dilersek faremizin doğrusal hareketler yapmasını sağlayabiliriz. Bunu oyuncu olarak kullanma gereği duyacağımı hiç sanmıyorum lakin çizim ile de uğraşan biriyseniz fareyi biraz kaydırsanız bile bu özellik sayesinde dümdüz çizgiler çizebilirsiniz. Yazılımda farklı farklı ayarlarda profiller oluşturabiliyorsunuz. Şayet bu profillere kullanacağınız uygulamaların veya oyunların exe dosyalarını da eklerseniz o oyuna girdiğinizde fare ayarlarınız otomatik olarak değişip, ayarlardığınız profile geçiş yapacaktır. Bu sistem çok hoşuma gitti açıkçası.

Sonuç olarak Rival, sade tasarımı ve ergonomik yapısıyla öne çıkan bir fare. 200 lira seviyelerinde bir bütçeniz varsa kesinlikle göz atmanızı tavsiye ediyorum. Benzer fiyatlardaki Razer Deathadder 2013, başka bir alternatifi. 2 fare de genel olarak alıcısını üzmeyeceğinden, hangisi hoşunuza giderse onu alabilirsiniz. Asıl amacım profesyonel olarak incelemekten ziyade bu fare hakkında bir fikir sunabilmektir. Umarım insanların yararlanabileceği şekilde bir yazı ortaya çıkarmayı becerebilmişimdir 🙂

Not: Resimleri telefonumdan çektiğim için pek net çıkmamışlar ne yazık ki.

BeğenFavori PaylaşYorum yap