Eski ve Artık İlgi Çekmeyen İçeriklerinizi Canlandırmanın 5 Basit Yolu

Yazının PDF Hali: İndir

Merhaba TeknoSeyir ailesinin kıymetli üyeleri ve saygıdeğer ziyaretçileri.

"İçerik Oluştururken Yapılan, Emeğinize Taş Koyan ve Para Kazanmanızı Engelleyen O Beş Hata" başlıklı dolgun yazımdan sonra (PDF olarak 20 sayfa) bugün yine bir içerik pazarlaması konusuyla daha sizlerle beraberim. Bazı blog sahiplerinden şöyle bir ortak soru duymuştum: "Birkaç içeriğim eski olmasına rağmen onlardan hâlâ siteme ziyaretçi çekiyorum. O konular hakkında yeni bir içerik yazmak istemiyorum çünkü zamanında onlar için çok uğraşmıştım ve buna vaktim de yok. Zamanı gelmişken bunların en yeni ve en güncel halini kullanıcılarıma nasıl yeniden sunabilirim? Belki bu sayede daha fazla insanı internet sayfama çekebilirim."

Bu sorunun aynısını siz de sordunuz mu? O halde bu makale tam size göre! Bu yazıyı okumak size neler öğretecek?

Son olarak, orijinal kaynaktan çevirdiğim makalelerde, ana anlamı bozmayacak şekilde, "kelime kelime" çeviri yapmayacağım. Makale çevirilerini Türkçe diline uygun olarak doğal akışında yapacağım. Kısacası, İngilizce bilen arkadaşlar orijinal içerikte bulamadığı bazı cümleleri burada bulabilir. Hangi konuyu anlattığın kadar o konuyu nasıl anlattığın da çok önemlidir. Bu yüzden, " hikayeselleştirme " (kelime tekrarından uzak durmaya çalışarak ve/veya kendimce eklemeler yaparak) yöntemini kullanacağım.

Bazı cümleler, benim yorumlamalarımdır. Umarım bunları tespit edebilirsiniz. (^^)

-----------------------------------------------------  Çeviri Metni  -------------------------------------------------------

İnsanlar, şirket hedeflerine veya kişisel amaçlarına bir yarar sağlamayan ve onlarla alakası kalmayan içeriği kaldırır. Böyle kişiler, bir içeriğin "yeniden yönlendirilme" (bir yazının başka bir yazıya yönlendirilmesi gibi) tekniği ile çalışmaz hale gelmesiyle veya ilgili içeriğin değiştirilmesinin yeni fırsatları ortaya çıkaracağını varsaymakla o içeriği düzeltirler.

Pazarlama ekiplerinin ve internet sitesi sahiplerinin gözden kaçırdığı veya ihmal ettiği bir faktör var. Daha doğrusu bu göz ardı etme meselesi bir varsayıma dayanıyor: Artık hiç kimsenin ilgisini çekmeyen ve bitik olan bir iş, gerekli güncellemelerin yapılmasıyla birlikte eskisinden de daha güzel bir hale getirilebilir veya en azından eski şaşalı günlerine geri döndürülebilir.

Peki artık insanlara sıkıcı gelen, onların ilgisini çekmeyen ve bireyler tarafından eski olduğu söylenen bir içeriğin tanımı nedir ?

" Orijinal amacının ona verdiği direktifler (marka bilinirliğini artırma gibi) doğrultusunda (firma ve/veya blog adına), ortaya sunduğu performans katkısı konusunda azalma görülen ve bu nedenle sahip olunan oluşumun pazarlama değerini tamamen yavaşlattığı veya durdurduğu düşünülen bir içerik. "

Bu yazı, eski performansından ve sağladığı katkı düzeyinden uzak içeriklerin orijinal amacına uygun bir şekilde nasıl zenginleştirilip tekrar eski günlerine geri döndürüleceğinin en iyi beş yolunu anlatmaktadır. Buradaki amaç, yayımlanan makalelerin veya farklı tarzdaki bilgilendirici konuların amaçlarından sapmasını sağlamak değil onlara, amaçlarına uygun olarak en iyi şekilde tekrar size katkı sağlamak adına geri dönebilmesi için, en iyi desteği vermek.

Bir içerik, çeşitli faktörlere bağlı olarak haftalar, aylar veya yıllar içerisinde eskir. Peki, o faktörler nelerdir:

1 - İçerik türü

2 - İçeriğin yayımlandığı zamanda sahip olduğu doğruluk veya geçerlilik

3 - İçeriğin bireyler tarafından algılanma süresinin zamanla yavaşlaması (sayfanın açılış hızı)

Bir içeriğin eski günlerinde olmadığını gösteren belirtiler :

A. Metrik (verilerin nicel ölçümü - nicel veriler) performansın düşmesi

B. Yavaş azalan azalma

  • Azalan azalma örneği: İnternet sitenizde gündemde olan bir konuyla ilgili oldukça yoğun çalışıyorsunuz ve ziyaretçilerinize mükemmel içerikler pazarlıyorsunuz. Belli bir noktadan sonra bahsi geçen olayla ilgili ürettiğiniz içeriklerin ilgi çekiciliği zamanla azalacaktır. Bir noktadan sonra artık o konuyla alakalı ne kadar içerik üretirseniz üretin o mevzudan eskisi gibi verim alamayacaksınız. Kısacası, ilk projeden 10 kazandıysanız, ikinci projeden 8, üçüncü projeden ise 6 kazanacaksınız. Dördüncü içerik, ilk içerik için harcadığınız çabanın beş katını harcasanız da, bahsedilen konunun ilgi çekiciliği kendi büyüsünü kaybettiği için, okuyucularınız adına eskisi gibi tatmin edici olmayacaktır.

C. Zaman içinde elde edilen daha düşük değer (azalan azalma)

Bu noktada eğer hali hazırda yayımlanmış olan ve verimliliği düşmüş olan yazılarınızın yeni bir değer kazanıp tekrardan ortaya çıkmasıyla size kazanç sağlamalarını istiyorsanız doğru yazıyı okuyorsunuz.

Birinci Yol: Değişen Kitlelere Ayak Uydurmak

Bir içerik, zamanla eskir ve gündemden kopar. İlk başta, bir içeriğin performans konusunda düşüş yaşamasının sebebi şunlara bağlıdır: Ziyaretçilerin tercihlerindeki değişiklikler (davranış değişiklikleri), farklılaşan istekler ile ihtiyaçlar ve mevzu bahis olan içeriğin okuyucular tarafından algılanan değerinin diğer içeriklere kıyasla düşmesi.

Ortaya sunduğunuz işin bir verimliliği var ve bu verimlilik bir gün kaybolacak. Peki, işinizin size sağladığı verimlilik hangi şartlar altında düşmeye başlar biliyor musunuz?

  • Düşen etkileşim oranları,
  • Sosyal medyada başkaları tarafından paylaşılan yazılarınızın / videolarınızın paylaşım oranlarının düşmesi,
  • Sayfa görüntülenme istatistiğinin düşmesi,
  • Sayfada geçirilen zamanın azalması,
  • Azalan sayfa gösterimleri,
  • Azalan trafik,
  • Yeni kullanıcı / ziyaretçi sayısının azalması ve
  • Koyduğunuz hedeflere ulaşma şansınızın azalması.

Madde halinde yazmış olduğum bütün sonuçlar, performansınızın düşmesini tetikleyen etmenlerdir. Bu etkenleri bir istatistik halinde kayıt altında tutarsanız paylaşımlarınızı ne zaman güncellemeniz gerektiğini kestirebilirsiniz. Son olarak, kitlenizin demografik analizini mutlaka yapmalısınız.

Öncelikle, makalenizi okuyan kişilerin demografik bilgilerini elde edin. Bu adımdan sonra, makaleniz ile bir etkileşim halinde olan (onu profilinde paylaşan, arkadaşlarına veya çevresine okumaları adına yazınızı tavsiye eden) kişilerin nüfus bilimsel bilgilerini de edinin. Daha sonra bu iki veriyi birbirleriyle karşılaştırın. Ayrıca, sosyal medyada tanıtılıp paylaşılan ve Google'da da görebileceğiniz (ücretsiz, organik veya ücretli) en iyi ve güncel içerik sıralaması kriterlerine göz atın.

Artan kitle bilincinden (artan kitle farkındalığından) ve dış içerik örneklerinden yola çıkarak, verilerinizi ve paylaşımlarınızı aşağıdaki formata göre yeniden düzenleyebilirsiniz:

  • İçeriğin başlığını değiştirmek,
  • Reklam güncellemeleri yapmak ve
  • Tohum anahtar kelimeler kullanmak,

Tohum Anahtar Kelimeler

  • Karma içerik üretmek (hem resim, hem yazı, hem video, hem ses ve benzeri katmanları beraber kullanmak) ve
  • Analizi yapılmış kitlelere yeni içerik tanıtımları yapmak (içerik pazarlamak).

İkinci Yol: Teknik Performansın İyileştirilmesi

İlk "byte" damlacığından günümüze geldiğinizde sayısız teknik performans iyileştirmesinin yapıldığını görebilirsiniz. Erişebilirliğinizi artırmanız için teknik altyapınızın iyi olması gerekiyor. Günümüzde artık "mobil dostu" uygulamalar kodlanırken sizin de 20 yıl öncesinden kalma bir kalitede içerik üretmeniz söz konusu değildir. Bu yüzden, bir sitenin içerik hızı (sayfa hızı veya sayfanın açılış hızı da diyebiliriz) tıpkı o sitenin kullanılabilirliği ve o sitenin düzenli bakımının yapılması kadar etkili bir sıralama faktörüdür.

Örnek vermek gerekirse bir yazı hazırladınız ve bu yazıya sadece bilgisayar kullanıcıları ulaşabiliyor. Peki ya telefondan internete girenler? Bugün büyük resme şöyle bir bakıldığında mobil kullanımın son derece artmış bir durumda olduğu apaçık olarak gözükmektedir. Bu yüzden, sitenizin her platformdan ulaşılabilir olması ve hızlı bir şekilde açılıyor olması şart yoksa trafik (hit) kaybedersiniz. Buna ek olarak her taraftan ulaşılabilir olan bir makale, aynı zamanda amacına yönelik erişim ve uygunluğu genişletilebilir bir hale gelir. Gerekli teknik performans iyileştirmelerini yapan ve bu sayede sayfa erişim hızı artan blogların bunları yapmayan bloglardan daha çok başarılı olması alışık olunan bir durumdur.

Teknik arama motoru optimizasyonu, son yıllarda, stratejik anlamda, büyük bir çıkış yakaladı. Teknolojik değişimler, bu alanla doğrudan bağlantılıdır. Bu duruma üç örnek verelim:

  • "Mobile-First" (mobil kullanıcıların dostu olan internet sayfaları) içeriğinin önceliği,
  • Hızlandırılmış mobil sayfalar (AMP) dahil olmak üzere yeni SERP (arama motoru sonuç sayfası) özellikleri ve
  • Daha geniş kazanımlar vaad eden teknik uygulamaların hayata geçirilmesi.

Üçüncü Yol: İçeriğin "Teknik Anlamda" Anlaşılması

Bu yol, ikinci yol ile benzer bir yoldur. Bir içeriğin teknik anlamda anlaşılması, bilgisayarların kendi ellerinde bulunan verileri analiz etmesi, bunları birbirleriyle ilişkilendirmesi, onları işlemesi ve bu bilgileri kullanarak kendi görevlerini başarılı bir şekilde gerçekleştirebilmesidir.

Bilgisayarların bir veriyi anlaması demek; metin, konuşma, görüntü, sensör verisi, statik veya dinamik veriler dahil olmak üzere tüm veri türlerini dikkate alması demektir. "İçerik anlayışı" olarak da adlandırılan bu durum, Google botlarının yapılandırılmış verileri önemli bir odak alanı olarak görmesini ve sayfa içeriği revizyonlarını etkileyebilir.

Dış bağlantı adreslerini (external link) içerik anlayışı sürecinin bir parçası olarak görebilirsiniz çünkü bir Google botu ilk olarak sitenin kodlamasına bir göz atar. Yapılandırılmış veriler ve bunlarla ilgili öğeler, birincil endişeniz olmalıdır (schema.org, microdata, JSON vb.).

Google'ın soru-cevap kodu (Google QAPage), daha uzun soru-cevap sayfaları için bir zorunluluktur. Bu teknolojiyi mevcut olan soru-cevap sayfanızda kullandığınız takdirde, sayfanızın değerini Google'ın gözünde yeniden ve büyük ölçüde artırabilirsiniz. Peki, blogumun / internet sitemin yenilenmiş olan Google değeri bana ne kazandıracak?

  • Arama motoru sonuç sayfalarında yer alan birçok ünlü ve otoriter içeriğin arasında yer alma fırsatına erişeceksiniz. Mevcut içeriğinizin güncel değeri artacak.

Gördüğünüz gibi, tek bir ufak değişim size neler kazandırıyor.

Başka hangi alanlarda yaplandırılmış veri güncellemeleri yapabilirsiniz, bir bakalım:

  • Yerel işletme sitelerinde,
  • Bir veya birden fazla organizasyona bağlı sitelerde,
  • Logo firmaları sitelerinde,
  • Bir veya birden fazla medya kuruluşuna ait olan sitelerde,
  • Yemek tarifi sitelerinde,
  • İnceleme sitelerinde,
  • Sosyal profil sitelerinde,
  • Etkinlik sitelerinde ve
  • Aklınıza gelebilecek diğer tür sitelerde.

Joomla

Dördüncü Yol: İçerik Bütünlüğünü Zenginleştirmek

İçerik kapsamının bütünlüğü, bir süredir pazarlama alanında değeri artan ve son üç yıldan fazla bir süredir öne çıkan bir eğilimdir. Şaşırtıcı bir şekilde, birkaç firma bu trendin yarattığı fırsattan elde edeceği kazancı maksimize etmek adına (bu fırsattan en fazla ekmeği yiyebilmek için) eski içeriklerini yenileyerek adeta zaman, kaynak ve uzmanlık üzerine yatırım yapıyor.

Oluşturduğunuz içeriğin bütünlüğünü zenginleştirmek için başvurabileceğiniz yollar şunlar:

1 - İçeriğinizi düzenli olarak ve yeri geldiğinde güncelleyin.

2 - Yeni istatiksel referans noktaları ve kaynaklar ekleyin.

3 - Yazılarınızda bahsettiğiniz konular için gerçekten tecrübeli yazarlarla çalışın.

4 - Sık sorulan sorular sayfanıza yeni sorular ve yeni cevaplar ekleyin.

5 - Makalenizin veya videonuzun konusu ve amacına bağlı olarak bahsetmeniz gereken bütün noktalara parmak basın.

6 - İçeriğinizin bulunduğu sayfanın sıralamasına odaklanacağınıza içeriğinizin kalitesine odaklanın.

7 - Güncel ve parça parça olan içerik materyallerinizi bir içerik öğesine çevirin. Kısacası elinizde bulunan, insanlardan rağbet göreceğini düşündüğünüz ve değerli olan bilgilerinizi (ses, görüntü, resim, yazı vb.) bir bütün haline getirin.

8 - Kullanıcılarınızı çeşitli yayın formatları ile bilgilendirin:

  • Podcast yayınları (TeknoSeyir Podcast gibi),
  • İnternet seminerleri,
  • Videolar,
  • Sunumlar,
  • İnfografikler ve
  • Diğer tarzda görüntüler.

Beşinci Yol: Rakiplerin İçeriklerini Çözümlemek

Bir konu için yirmi sayfaya birden sahip olmak varken neden tek bir sayfa kullanıyoruz?

Bunun cevabı şu: Eğer tek bir sayfa yerine yirmi sayfaya birden hükmetmeye kalkarsanız büyük olasılıkla bu sayfalar birbirleriyle karışacak ve arama motorlarında çıkacak olan bu sayfaların açıklamaları birbirleriyle çakışacak. Bu da kullanıcıların ve arama motorlarının kafasını karıştıracak. Bir gazetenin bir içeriği yirmi sayfaya bölmesi ve aralara reklam katması hoşunuza gidiyor mu?

Aynı konuyla ilgili oluşturduğunuz gereksiz sayfalar bir okuyucu adına, yayınladığınız mesaj parça pinçik olduğundan, konuyu anlama açısından son derece zor olacaktır çünkü bu olay 1000 parçalık bir puzzle'ı birleştirmek gibidir. Vakit alır ve usandırır. Kırk bölümlük bir inceleme yerine tek sayfada net bir şekilde ortaya konan yazıyı tercih etmez misiniz?

  • Buna ek olarak, üçüncü madde ile bu maddenin alakası şuradan ortaya çıkıyor: Eğer Google'ı gereksiz olan sayfalarınız ile meşgul ederseniz yükselmesini beklediğiniz asıl içerikleriniz, arama motorlarının sıralamalarında asla yükselmez ve hit kaybına uğrarsınız.
  • Ayrıca insanlardan veya arama motoru botlarından ne istediğinizi de tam olarak anlatamazsınız. İnsanlara ne mesaj vermeye çalışıyorsunuz veya arama motorları en çok değeri hangi sayfanıza versin ?

İçerik kümeleri oluşturmanın, farklı içerik öğelerini mantıksal bir sıraya sokmanın ve rakiplerin hamlelerini analiz etmenin kesinlikle bir mantığı var ancak şu an cevaplanması gereken soru şudur:

Emeklerinizin boşa gitmesini istemiyorsanız yaptığınız işin rağbet görüp görmeyeceğini önceden kestirmeniz lazım

Bu soruya verdiğiniz cevap eğer hayır ise içeriğinizin hangi unsurlarının ziyaretçilerinize değer kattığını düşünün ve elinizde var olan sığ içerik malzemelerinin tümünü değerli unsurlar ile nasıl birleştirebileceğinize karar verin. Değerli unsurlar ile malzemelerinizi birleştirerek bir kahraman ortaya çıkarabilir misiniz?

Ortaya çıkaracağınız kahraman muhtemelen ilgi çekmeyen ve geliştirilmeye hazır bir kahraman olacak. Pes etmeyin.

Sonuç

# Bir içerik, her zaman eskir, sık sık kaldırılır, yeniden düzenlenir veya tamamen göz ardı edilir (öylece bırakılır).

# İş veya kişisel hedeflerinize ulaşmanızı sağlayacak beş temel kural:

  • Değişen kitlelere ayak uydurun.
  • Teknik performans iyileştirmeleri yapın.
  • İçeriğinizin teknik anlamda anlaşılması için onu iyileştirin (kodlama ve altyapı).
  • İçerik bütünlüğünüzü zenginleştirin.
  • Rakiplerinizin içeriklerini çözümleyin.

Orijinal yazı: https://www.searchenginejournal.com/fix-stagnated-content/305679/?ver=305679X2

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Tüm blog yazılarını gör