Linux ile 1 Ay

Not: İlk blog yazım hatalarım varsa lütfen bildirin ve hoş görüyle karşılayın 🙂

Not 2: Uzun bir blog yazısı olacak ve lafı dolandıracağım. 1. paragrafta neden Linux kullanmaya başladığımı anlattım. Eğer ilgilenmiyorsanız ve direkt konuya girmek istiyorsanız 1. paragrafı atlayabilirsiiz.

 

Aslında Linux'u 3-4 yıldır merak ediyordum ve bu merakım Hamdi Kellecioğlu Linux deneyimlerini aktarınca iyice arttı. Bu deneyimleri aktardığı sırada o zaman kullandığım Mac'imde Linux'u iki'nci işletim sistemim olarak kurmaya çalışmıştım ve Mac'i silerek bu denememi sonlandırmıştım. (Sonra O Mac'i tekrar yüklemek için az çekmedim 🙂 ) Bu hüsrandan sonra 2 yıl Linux'la ilgilenmedim. Mac Os x ile gayet memnundum. Fakat 2 yıl sonra içimde tekrar Linux deneme isteği doğdu. Teknoseyir'in videolarını tekrar tekrrar izledim ve ingilizce bir rehber ile Linux Ubuntu'yu sonra da Linux Mint'i kurdum. 2 işletim sistemini de 1-2 gün kullandım ve tekrar Mac'e geçtim. Yaklaşık 2 hafta sonra Ubuntu Gnome hakkında bir video görüp çok beğendim ve Mac'e kurdum. Bir kaç extension ve tema ile tam istediğim görünüme kavuşturdum ve  kullanmaya başladım. Çok mutluyken büyük bir sorunla karşılaştım. Bilgisayar günde en az 4-5 kere donup kalıyordu. Bu sorunun kaynağının Swap alanım olmaması ve benim kullandığım Macbook Air'ın raminin 4 Gb olmasından kaynaklanabileceğini örendim fakat Swap alanı eklemek de pek işime yaramadı. Ben de tekrar Mac'e döndüm. Fakat yeni bir bilgisayar alınca (Asus Zenbook Ux 310 UQ) içine Linux yüklemeye karar verdim (aslında almadan önce de karar vermiştim) ve Ubuntu Gnome yükledim.

 

Ubuntu Gnome: Kendime 1 ay dağıtımları tanıma ve risk alma süresi koydum. Bu 1 ayın sonunda da en sevdiğim dağıtımı, en sevdiğim masaüstü ortamı ile kullanacaktım ve deneyeceğim dağıtımlara 1 hafta süre verecektim. İlk denediğim dağıtım Ubuntu Gnome oldu. Ubuntu Gnome'u kendime göre kişiselleştirdim. İstediğim programları ve Mac'te kullanıp da Linux'da olmayan uygulamaların alternatiflerini kurdum. Birkaç temel komut öğrendim. 1 haftanın sonunda Ubuntu Gnome'u çok sevdim fakat yeni bir dağıtım denemeye karar verdim.

 

Linux Mint Cinnamon: Linux Mint'i kullandğım pek söylenemez. Kuruğum zaman sadece 600p kullanma imkanı veriyordu ve bunun araştırıp uyguladığım çözümlerin hiç biri işe yaramadı. Ben de Linux Mint'e veda ettim.

 

Antergos: Başta çok ön yargıyla yaklaştığım Kde'yi denemeye karar verdim ve Kde ile Antergos kurdum. Başta dağıtımdan oldukça memnundum. Gayet stabil ve hızlı çalışıyordu. Fakat zaman geçtikçe bazı zorluklarla karşılaştım. Tar.gz'den yazılım kurmakta ve driver zorlandım ve 3 gün sonra daha çok deneyim kazanınca tekrar geri dönmek üzere Antergos'a veda ettim.

 

Solus: Başlarda her ne kadar her dağıtımda yaptığım gibi kapalı kaynak kodlu ekran kartı sürücüsü yükleyip işletim sistemini çökertsem de dağıtım en sevdiğim 2 dağıtımdan biri oldu. Kullanımı çok kolaydı, kendi repo neredeyse bütün yazılımlar çok stabil ve hızlıydı, işletim sistemi çok çok hızlı açılıyordu ve çok güzel bir masaüstü ortamı vardı (Budgie). Bu dağıtımın benim bilgisayarımda tek bir sorunu var o da bir program başlattığım zaman program açldıktan sonra birkaç saniye bilgisayar donuyor. Ben de çok mutlu bir şekilde 1 hafta kullandım.

 

OpenSuse: OpenSuse'yi de büyük umutlarla aslında Kde'yi ve Rpm'i denemek için kurdum. Fakat kurduğum zaman Linux Mint'te karşılaştığım sorunla karşılaştım. Ekran çözünürlüğü çok düşüktü ve çok yavaş çalışıyordu. Ben de haliyle kullanamadım.

 

Manjaro: Manjaro'yu çok büyük umutlarla indirdim fakat Usb'den boot bile etmedi. Bu sorun ortak bir sorunmuş ve sanırım şimdilik bir çözümü yok.

 

Kde Neon: Kde Neon da en memnun kaldığım 2 dağıtımdan 2'ncisi. Aslında daha Linux hakkında çok şey bilmediğim için bu dağıtımı kullanmam saçmaydı fakat ben kendimi tutamayıp yükledim ve bayıldım. Bir kaç yazılım indirip Ubuntu kadar kolay kullanılır bir dağıtım haline getirdim ve Ubuntu'dan çok daha hafifti. İstemediğim programlar içinden çıkmıyordu ve işletim sistemini kendime göre özelleştirebiliyordum. Ubuntu temelli bir dağıtım olduğu için bazı temel komutları biliyordum ve Kde'yi çok sevmiştim. Fakat bazen programlar çöküyor (Discover gibi) ve çok uzun sürede açılıp kapanıyordu. Bunlar dağıtımda karşılaştığım 2 temel sorun diyebilirim. Onun dışında gayet stabildi ve Kde'yi hiç beklemediğim kadar çok sevdim. Aynı zamanda sistem kaynaklarını da çok tüketmiyordu.

 

Linux'da genel olarak karşılştığım sorunlar: Linux'da genel olarak 2 sorunla karşılaştım. Bunlardan en önemlisi ekran kartı sürücü problemi. Bütün dağıtımlardaki sürücü yükleme merkezinden indirdiğim sürücüler işletim sisteminin kullanıcı arayüzünün açılması engelliyor. Sanırım yanlış sürücüyü algılıyor. Şimdilik de internetten indirdiğim sürücüyü elle kurmayı beceremiyorum. İkinci ve pek de önemli olmayan problemse bilgisayarı uyku modunda çıkardıkta sonra birkaç saniye donup kalıyor. Bu ara sıra insanı sinir ediyor.

 

Linux'un bana kattıkları:

  1. Linux sayesinde işletim sisteminin genel yapısını anladım. Bunda Linux hakkında izlediğim onlarca videonun da payı büyük.
  2. İşletim sistemim bana özelmiş gibi hissediyorum. Sanki onu kendi ihtiyaçlarıma göre şekillendirmişim gibi geliyor.
  3. İşletim sistemine güveniyorum. Sonuçta açık kaynak kodlu olduğu için bana Windows ya da Mac Os'e göre çok daha güvenilir geliyor

 

Sonuç: Sonuçta 2 dağıtıma karar kıldım: Solus ve Kde Neon. Ayda bir ya da 2 ayda bir dağıtımımı bu ikisi arasında değiştireceğim. Eğer sabredip yazıyı baştan sona okuduysanız çok teşekkür ederim. Ayrıca Cmlds, günter, alinux ve birçok üyeye bana yardım ettikleri için teşekkür ederim. Sonuçta onlar benden kat kat deneyimliler. Ben her ay bu tarz blog yazılarıyla deneyimlerii aktarmayı düşünüyorum. Lütfen hatalarımı yazın. Okuduğunuz ve zaman ayırdığınız için teşekkürler. 🙂

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Tüm blog yazılarını gör