hayatın öngörülebirliği ile ilgili düşüncelerim bu sene tamamen çürüdü gibi görünüyor; en azından kişisel deneyimlerim bu yönde.
22 - 23 yaşlarındayken gençliği heba etmemek adına gelecekte ne yaparım, şunu şöyle yapsam nasıl olur, şunu şöyle yapayım vs diye pek çok şeye kafa yordum ki bu 27 ye kadar da devam etti. hatta bu dönemde pek çok şeyi de uygulamaya geçirme denemesinde de bulundum.
sonuç olarak insanın ne olursa olsun o anki yaşına göre davranmaya meyilinin olduğunu farkettim. muhtemelen bugün geçmişe dönsem yine aynı şeyleri yapardım ki karar mekanizmasını anlık yaşın bu kadar fazla baskılayabileceğini tahmin bile etmezdim.
ne bileyim 19 - 20 yaşlarındayken bir arabanın hayaliyle uyuyabiliyordum, şu anda bir metal parçası gibi geliyor.
bu yüzden belli bir olgunluğa gelmiş ve heyecanını kaybetmiş insanların verebileceği çoğu tavsiyeyi genellikle belirli yaşın aşağısındaki insanlar için oldukça geçersiz buluyorum.
bugüne kadar hayatımda gördüğüm çok ciddi değişimlere bakıyorum ve çok ciddi bir kısmının beklentim ya da öngörüm dışında gerçekleştiğini görüyorum.
son cümlelere gelecek olursam hayat öngörülebilir cümlesi benim açımdan kesinlikle çalışmıyor. önceleri pek çok şeyi kaçırdığımı düşünüyordum, yaklaşık 2 yıldır bu düşünce yerine soğuk yeller esiyor. hayatın düşündüğümüz kadar öngörülebilir olmadığını düşünüyorum.
Öngürüye sahip olması gereken aileler, daha çocuk yaşta bu çocuk neye hevesli, yetenekli oraya yönlendirelim kafasında olunması gerekir diye düşünüyorum. 20 yaş 30 yaş bi şeylere heveslenmek için çoğu zaman geç bile sayılır.
Oluyorsun 42
40 yaşındayım şunu söyleyebilirim, hayatımızın en fazla %30 u bizim kontrolümüzde gerçekleşiyor.