Outlast: Whistleblower İncelemesi

Hayatta kalma-korku türü denilince akla şüphesiz eskiler için Resident Evil 1 ya da Call of Cthulhu gibi oyunlar gelir.Şüphesiz bir önceki nesil için(ps3&xbox 360) Monolith firmasının serileri özellikle ilk F.E.A.R ve Condemned serisi akla geliyor.Fakat şimdilerde ipi göğüsleyen oyun Outlast bence.İlk yazıya başlamadan önce oyun aşağı yukarı 2 saat sürüyor, eğer araştırmacı bir oyuncuysanız her bulduğunuz belgeyi okursanız 3 saatleri de oyunda görebilirsiniz.Öncelikle ilk oyundaki kan,şiddet,gerilim,rahatsız edici sahneleri bu dlc de 2 ile çarpın çünkü bu oyun kesinlikle ilk oyuna göre çok fazla rahatsız edici.Oyunun hikayesine değinirsem ilk oyunda ki gazetecimiz Miles Upshur'a mail atarak Mount Massive Asylum'da korkunç olayların olduğu ile ilgili mail atan Waylon Park'ı oynuyoruz.Oyunu oynarken daha önce korku oyunlarında hiç yapmadığım bir şeyi yapıp nefeslenmek için alt+f4 kombinasyonuna zaman zaman başvurdum.Özellikle oyunun sonlarında ki düşmanımız gerçekten sinirlerimi alt üst etti oyunu oynayanlar ne demek istediğimi anlayacaktır :).Oyunun teknik yönlerine değinmem gerekirse grafik kaitesi olarak ortalama da seyrettiğini söyleyebilirim ve bazen istediğimiz yere çıkmamakta inat eden bir karakterimiz var.Son olarak bu dlc ile birlikte Outlast oyunu hayatta kalma-korku türünde kendini kanıtlayıp efsaneler arasına şimdiden girdi.

BeğenFavori PaylaşYorum yap