Uzun Bakış Açısı : Sony Xperia Z5
Bu güne kadar telefonlarımızda en çok dikkat edeceğimiz husus dayanıklılık ve batarya ömrü diyebiliriz. Bu birleşim her cihazda olmasa da Xperia Z5, durumu yerine getiren nadir bir telefon.
Sony 6 ayda bir telefon çıkarma geleneğini halen devam ettirmekte. Bunun son meyvelerinden biri olan Xperia Z5, bizlere sade, sert gövdesi, "sorunlarından kurtulmuş" işlemcisi, son derece kaliteli arayüzü ile beraber gelmekte.
Testimizi Ekran-tasarım, Performans, Kamera ve Sonuç olarak 4 ayrı bölümde sıraya koyalım.
İlk olarak Ekran-Tasarım ile başlayalım;
Sony, şu ana kadar ne bir 2K, ne de farklı çözünürlüklere adım attı, akabinde çoğu zaman Full HD çözünürlük sundu. Z5 ailesi de ekran çözünürlüğü ile farklarını ortaya koyuyor. Baz modeli Z5 Full HD(1920x1080), ailenin küçük üyesi Z5 Compact HD(1280x720), ailenin büyük abisi Z5 Premium'da 4K(3840x2160) olarak 3 farklı ekran büyüklüğü, ekran çözünürlüğü ile geliyor.
Şuan bulunan Xperia Z5'in ekranı "oldukça canlı, keskin, parlak görüntüler sunuyor" pek diyemiyorum. Bazı noktalarda ekran neredeyse mükemmel oluyor, fakat bazı noktalarda ise çok çok zayıf kalıyor. Özellikle bir film izlemek istiyorken açtığımızda, ekran kontrastı çok yükseltip, çok "vintage" görüntüler sunuyor, ancak parlaklık neredeyse en alt noktaya kadar düşüyor, hemde en yüksek parlaklıkta olsa bile. Tamam, güzel bir görüntü var, fakat parlaklık en yüksekte olsa bile çok karanlık. Bu biraz film izlerken canımı sıktı, özellikle filmde bulunan mekanları,insanları görmek zor oluyor. "Çok mu kötü peki?" derseniz, hayır o kadar değil. Üzerinde bulundurduğu ekran gün ışığında normal gibi kullanabiliyorsunuz. Film izlemediğim zamanlar haricinde parlaklık aşırı yüksek, renkler yerli yerinde tabi Bravia Engine açmazsanız. Açarsanız da daha keskin, daha doygun pikseller gözünüzün önüne geliyor.
Tasarım detaylarında oldukça güzel bir obje olarak telafi edeceğim cihaz, zevklere göre tabi ki değişir. Bana kalırsa cihazın tasarımı çok güzel, kare şeklinde olan Z5, bana daha dirençli hissi veriyor. kenarları Z3,Z3+'ta oval haline bürünse de Z5, daha kare yapısıyla yine bizlere Z1 hissi sunuyor. Suya karşı dayanıklılık halen devam etmekte. Diğer bir değişiklikte arka tasarımın "parlak cam görünümlü plastik" değil, "buzlu mat cam" ile gelmesi. Bu özelliğiyle rakiplerine karşı arka bölümü daha dayanıklı. Tasarım detaylarında ailedeki en önemli farklılığı artık kilit açma tuşunda parmak izi okuyucusu yer alması. 5.inci seride bizlere sunulan özellik sayesinde şifre özelliğini her defa yazmak, "eskisi" kadar fazla olmuyor. Kesin konuşmak gerekirse bu okuyucu yaklaşık %60 algılıyor, bazen her defasında yeniden deneyin dediği zamanlarda olsa da 5 farklı kişiye göre parmak izi okuyucusu ayarlayabilirsiniz, veya 5 farklı parmak bölgenize, o tarafı size kalmış. Ayrıca tuş kilidinin "basma hissi" çok iyi değil, zaten neredeyse içeride olan kilit tuşuna daha da bastırmak biraz zorluyor, bu benim kullanım özelliklerimi etkilediğini de düşünüyorum. Deklanşör tuşunun ailede Z1'den beridir yer alması da ayrı bir artı. Gövdenin genel hissi sonuç olarak iyi diyebiliriz.
Şimdi gelin Performans Bölümüne,
Performans açısından Z5, Z3+ ile aynı işlemciyi kullanıyor ancak, çok daha iyi, serin biçimde çalışıyor. Real Racing 3 gibi telefonları zorlayacak oyunlarda dahi, pek ısınmıyor, hatta kendi diğer kullandığım telefon Nexus 5'ten daha da az ısınıyor. Tabi ki bunun daha az ısınma sebebi de alüminyum çerçevenin her bölüme ısıyı eşit olarak dağıtması. Snapdragon 810 işlemcisi aslında 2015 yılında bu kadar kötü bir popülarite'ye sahip olmasa, "2016 üst seviye cihazları için bile geçerli" diyebilirdim. Ancak bir yükselirken, bir yerden de kısmak gerek, neden derseniz her şeyin çoğu zarar. S810 8 çekirdekli iken artık bazı görülen haberlerde 4 çekirdekli özel tasarlanmış yapısıyla geleceğinden bahsediliyor. Telefon performansında tek komik bulduğum durum, YouTube'da Full HD video izlerken oyunda olmadığı kadar ısınması. Bu durumdan başka hiçbir kötü bir olgu görmedim zira ısı borusu da, cihazın soğutulması için buna ayrı bir etken. Sony batarya performansı için 2 gün sözünü verse de, ancak Stamina mod kullanımı ile olur diye tahmin ediyorum. Yoksa ben sabah 7'de şarj'dan çıkarıp, akşam 6'da eve geldiğimde şarj neredeyse bitmiş oluyor. Tabi ki kişisel kullanım detayları da batarya ömrünü etkiliyor ki, ben çoğu zaman veriyi açık unutan birisiyim. Sonuç olarak Z5'in performansı yeterince iyi, hiçbir oyunda kasma görmedim, zaten bu cümle özetlemeye sanırım yeter.
Peki kamera nasıl derseniz,
Xperia Z5'in kamerası DxOmark tarafından en iyisi seçilse de, Otomatik Modu halen sıkıntılı. Yazılım konusunda rakiplerinde biraz geride kalan Z5, durumu manuel modu ile kurtarmakta. ISO ve Enstantane ayarlarını daha rahat yapabilmek, insanı fotoğrafçılığa bir adım daha çekmeye götürüyor. Yalnız daha başarılı örnekleri de var ki, Galaxy S6 bunlardan bir tanesi. AR efekt, Timeshift burst özellikleri ile farklı kareler alabiliyorsunuz. Kamera değeri 23MP olsa da tabi ki 4:3 oranında 23 MP, yoksa 16:9 oranında 15,9 MP boyutunda çekiyor. Ön kamerası ise 5MP olup, biraz daha geniş açılı selfie'ler yakalıyorsunuz. Sonuç olarak Z5, kamera konusunda biraz iddialı olsa da, çok mükemmel de değil.
Sonuç?
Eğer bir akıllı telefonda en çok dikkat ettiğiniz "uzun süreli kullanma" ise, rahatlıkla alabilirsiniz. Ancak Sony'de biraz kısır döngü var. 6 ayda bir telefon çıkarma konusu kararı çok zorlayan bir etken. Şubat/Mart ayında Z6 tanıtılırsa Z5, bir arka kademede tutulacak. şu zamanda alan kişi 1-2 ay sonra yeni Z6'nın özelliklerini görünce "acaba aldığım iyi oldu mu?" diyeceğini tahmin edebiliyorum. Ama Xperia Z5, dayanıklı gövdesi, kendine özgü özellikleri ile hoşunuza gittiyse, almanızı önereceğim bir telefon. Bir daha inceleme bölümümüzde görüşmeye dek, hoşçakalın.
Videolu inceleme için
https://www.youtube.com/watch?v=mOa3FCPfRCw
Haklısın her an sızıntısı çıkabilir 🙂