#tarihtebugün 1997'de dünyanın en iyi #satranç oyuncusu Garri Kasparov'un, bir bilgisayara yenildiği gün olarak kaydetti. 24 yıl önce bugün, beyazlarla oynayan #IBM'in süper bilgisayarı "Deep Blue" karşısında büyükusta, oyunu terk etti. İnsan beyninin yapay zekaya karşı aldığı bu medyatik mağlubiyet, Antik Yunan döneminden beri insanlığın kendi icatlarının denetimi altına girmekten duyduğu korku ve endişeyi de yeniden gündeme getirdi. Antik Yunan'da belki adına #yapayzeka denmiyordu, ama o zaman da fildişinden oyduğu güzel kadın heykeline tutkuyla bağlı Kıbrıslı heykeltraş Pygmalion vardı. Efsaneye göre Pygmalion, “uyuyan aşk” anlamına gelen “Galatea” ismini verdiği heykele âşık olmuş; tanrıça Afrodit'e "Bana ona benzeyen bir gelin ver" diye yalvarmış; evine döndüğünde de heykelin canlandığını görmüştü.

Yapay zekanın öncülü olan ilk makineler de aslında bir nevi yapay köle olarak tasarlanmıştı. Her zaman olduğu gibi önce hayalgücü ve edebiyat harekete geçmişti. Çin’de 5. yüzyılda kaleme alındığı sanılan Liezi adlı ünlü metinde, Zu kralı Mu’ya takdim edilen bir robotun şarkı söylemesinden, hatta göz kırpmasından söz ediliyordu. Homeros’a göre, tanrılara sofrada üç ayaklı robotlar hizmet etmekteydi. Bugün “otomata” veya “otomaton” denilen robotların öncülerinden en ünlüsü ise bugünkü Şırnak’a bağlı Cizre’de 12. yüzyılda doğan biliminsanı El Cezeri’ydi. 1642'de Pascal'ın icat ettiği hesap makinesinin gösterdiği zeka belirtileri, 18. yüzyıla gelindiğinde bir otomaton çılgınlığına vardı. Aralarında en ünlüsü hiç kuşkusuz "Türk"tü. Avusturyalı mucit Kempelen’in 1770’te yaptığı bu satranç otomatı, zekice kurgulanmış ve içine saklanan bir insan tarafından yönetilen bir oyuncaktan ibaretti ama satranç oynayabilen bir makine fikri, o günden bugüne içimizi heyecan, endişe, korku, hayranlık karışımı hislerle doldurmaya yetiyor. Belki de kölelerin gün gelip isyan edebileceğini bildiğimizden...

Kaynak: #TarihDergi

https://twitter.com/olimpiuurcan/status/1391901515376250882?s=20

BeğenFavori PaylaşYorum yap