AMD RYZEN Sistemlerin mimarisi hakkında ufak(!) notlar-işlemci seçimi

Merhaba arkadaşlar. yazı dizisi kendini zorlamaya devam ediyor.

ya şimdi açıkçası ben bile sıkıldım 😀

ama şu var. belki yazı dizisinin günümüze yönelik en büyük etkenlerden biri olan k8´in yanı sıra liano mimarisini ya da daha doğrusu fusion mimarisini es geçmiş olduğumu farkettim ki çok büyük hata. ve bundan sonra da günümüzdeki hala varlığını sürdüren "apu" işlemcileri napacağımızı, nereye konumlayacağımızı söylemediğimi farkettim.

bu yüzden bi de üstüne dün bi arkadaş muhalefet olma amaçlı 2200g videosu atmıştı misal. ama 2200g benim bahsettiğim konu ile zerre alakalı olmadığı gibi bana bi fikir sunmuştu. yemekte haklıma geldi. zaten türkün aklı da anca yemek yerken çalışırmış.

arkadaşlar fusion işlemcileri intelin yıllarca work pc dediğimiz, sekreter pc si de diyebileceğimiz oyun yetenklerinden yoksun ama görüntü ve video amaçlı anakartlarının yonga setlerindeki grafik işlemciyi işlemci içine alıp i serisini ortaya çıkardığında amd şunu düşünüyordu." herkes pc sinde ek grafik yongası istemiyor. ve bu yonganın maliteyi ayrı bi ufak ekran kartı maliyetinden bile pahalı olduğu gibi; bu grafik yongaları cidden çok zayıf. hani oyunu geçtim, dxva gibi donanım hızlandırmalarında da çok zayıf" bunu farkettiği için isteyenlere oyun oynatabilecek isteyenlere ise sadece donanım hızlandırma sunacak çözümler için çalışmalar yaptı. ve fm platformu doğdu. f "fusion" m ise "mobile" den karmadır. yani bu sistemler daha çok laptoplar için üretilmişti. fusion işlemciler am işlemcilerden farklı idi. zaten am ibaresindeki a "amd" m ise "motherboard" gibi kelimelerden türemişti. yani bambaşka üretim süreçleri söz konusu idi. ki amd burda çok büyük bi hata yapmıştı. hatırlayın intel geçen sene mobil modem üretimi yüzünden işlemci üretimini unutmuş ve amd nin zaten zen mimarisi ile arayı açmasına resmen göz yummuştu. işte amd de bu birimlerin cpu larını ayrıca sıfırdan tasarladığı için zaten kısıtlı olan imkanlarını daha da zorlamıştı. ama şaşırtıcı olarak bu işlemcilerinde am3+ soketinde devam ettirmediği "athlon" ismini kullandığından mıdır yoksa cidden fx leri tasarlarken geçen daha uzun sürelerden kısa sürdüğünden mi bilemeyiz bu işlemcileri daha bi düzgün çalışır olmuş ve amd nin düşünmediğ seviyelere çıkmıştı.

tabii sonuçta bunlar pci hattı ve önbellek fakiri, sadece core olarak iyi işlemcilerdi.

burada ufak bi parantez açıyorum

arkadaşlar bi işlemci sadece core performance ile ölçülemez yalnız. işlemcinin çekirdekleri bile zaten her programda eşzamanlı çalışamayabileceği gibi pek çok etkenle de fayda ya da zarar sağlayabilir. işte bunu ayırdına varayamayan pek çok hem oyun testini hele hele en düşük ayarlarına alarak yapar ve karşısına saçma sapan değerler alabilir. i5  i geçemeyen 8350 leri hatırlayın. ama aynı i5 leri pentium g3258 in de tokatladığını kimse hatırlamak bile istemez. bunlar normal. ki o oyunlarda ayar açınca özellikle işlemciyi zorlayan o zaman işte çekirdeğin faydası görünür. misal o zamanların en popüler oyunlarından olan crysis´deki patlama effektlerini ayarlayan parçacık kalitesini en yükeğe alırsanız şu anın r3 işlemcisi bile zorlanabiliyordu. ancak söz konusu ayar gpu kullanımına gram etki etmezdi.bi kere gpu nun alacağı resim falan deniyor ya. arkadaşlar gpu kendi renderlemeyeceği ya da renderlese de kendi birimlerine yük oluşturmayacak şeyleri filtrelemeden geçirdiği için çalışma yapısı cpu gibi her kareyi tek tek en ince ayrıntısına kadar incelemediği için fps sabit kalabilir. driver bile fps i değiştirebilir. o yüzden fps le ölçümler hiç bi zaman sağlıklı olmaz. o yüzden oyun testleri belki de en güvenilmez test biçimidir. ki oyunların çoğunun "sponsorlu" olduğunu düşünürsek. her şeyini geçtim, oyunlar eskiden de düzgün çıkmazdı şimdi hiç düzgün çıkmaz oldu. her gün güncelleme yiye yiye çuval oluyorlar. pubg nin misal ilk çıkan versiyonu 6 gb ram isterdi. 6 yı aşmazdı ve 8 gb ramli pc de ultra ayar oynanabiliyordu. ama şimdi oturun. 16 gb ram ve 6 çekirdek işlemcili pc bile tıkanıyor. gerçekten tıkanıyor. şu anda lite´yi bu kadar çok oynayan rx570 580 li pc lerin 8 gb ramli olduğunu mu sanıyorsunuz 😀 inanın millet yavaş yavaş liteye akın ediyor. çünkü optimizasyon sorunu bitmedi. yani oyun testine güvenmeyin. bu gün hak yarın lak çıkabilir.

parantez kapansın.

işte bu apu işlemciler çıktığında millet heyecanlandı. tabii bazı editör arkadaşlar da baktı oyunda fps veriyor. dayadılar olmayacak kombinasyonla millete.

yalnız bi şeyi atladılar. işlemcinin kağıt üstündeki verileri düzgün okumadılar. arkadaşlar bi işlemciyi önce kağıt üstündeki veri ile okuyun. ama ADAM GİBİ OKUYUN!

çünkü sadece saat frekansı ve mimari numarası ile okumakla işlemci anlaşılamaz. ama gördüğüm hep böyle. bu yüzden de daha yüksek rakamlı dire a10 işlemcileri phenom x4 lerden daha iyi sanıyordu millet. bakın açın. o yıllarda malum sitelerden sistem topladığında sorun yaşadığını, bunu o siteye yazdığında banlandığını yazan pek çok kullanıcı vardır.

işte bu yüzden zaten bu forumlar hep yok olmaya mahkum. çünkü kullanıcıyı dinlemiyorlar. benim msi sorunumu yazıyorum foruma. adam msi reklamı almış ya. görmüyor bile. her konuya üşenmeden yazan adam benim konuyu görmemiş bile. neden? çünkü sorunun kronik olduğunu biliyor. ama çok kişinin yapmayacağını, yapsa da farketmeyeceğini düşünüyor. ki aynı sorunu yaşayan 1 2 kişi daha çıkınca da konuyu kitleyip konuyu açanı da banlıyor. bu hep böyledir arkadaşlar. o yüzden öncelikle reklamize edilen sistemlere bi temkinle yaklaşın.

neyse peki bu a10 yazılmasına rağmen fusion işlemciler am3 lere göre ne dezavantajları var. burda yine konuyu uzatarak size şu resmi atayım.

bu ne? lada samaranın orjinal motoru 😀 lada, orjinal motorunu porsche´den aldığı için ilk nesillerinde bu vardı. bu kapak yıllarca korundu. ve sınıfının en az yakıt ytüketip en hızlısı olan otomobilleri doğurdu. ama sadece rus şartlarına göre yapılmış çabuk ısınan çelik motor, en ufak su sorununda kapak atarak ortalığın içine etme ya da sert sürüş özellikleri ya da servis azlığı gibi sorunlardan-ki bu motorun kendisi öyle karmaşık ki gören usta kaçar:D adamın verdiği tepki "lan ben adama kıytırık lada mı getirdim? bu kaputun altında mercedes motoru mu var?" diye düşündürür.- dolayı satışı çok az olmuştur. he alan adam memnundur. parçalayana kadar kullanır. ama sonuçta motorun kendisi ile alakalı olmayan nedenlerden ötürü bu araçlar çok da istenen verimleri veremez.

işte bi işlemcinin sadece çekirdek özelliklerine bakarak seçersek böyle bi durumla karşılaşmamız doğaldır. tamam amd fm mimarili işlemciler farklı tasarlandı. ama am4 soket apu işlemciler sıradan ryzen modelleri kırpılarak tasarlandı.

bu ne demek biliyor musunuz? fm de bile sorun yaşayan oldu ise apu sınıfı bi ryzende sorun yaşamak kaçınılmazdır. üstüne daha düşük performanslı diye iddia edilen 1200-1300x gibi işlemciler 4 ghz e varabilen performansları ile bu sorunları rahatlıkla aşabilirken senin işlemcin hem sınırlarında frekanslanmış core hem de lehim değil de macunla iletkenlik sağlamış ihs si hem de zaten o koca gpu ları sokuşturacaz diye kırpılan birimleri ile seni yarı yolda bırakabilir. bakın bırakır demiyorum.

ama şöyle bi durum var. amd işlemciler hele hele ryzenler oc kabiliyeti ile ön plana çıkar değil mi? sıkıştın mı bas oc yi kurtul.

1200, l3 önbelleğinin devasa olması ile ön plana çıkar arakadaşlar. 2200g 4 mb iken 1200 8 mb dır. bu onun zorlu işlemlerde daha zor tıkanmasını sağlıyor. bfv i ben 8 gb ram ile açınca çok zor tıkanarak yayın açabiliyorum. ama bunu aynı ram miktarı ve aynı ekran kartı ile 2200g nin yapacağını hiç ama hiç sanmıyorum. çünkü ram o kadar doluyor ki. 8192 mb kapasitede 8025 mb dolulukla oyun oynuyorsun. nasıl tıkanmalar olacağını bi hayal edin. işte oralard önbellek farkı öne çıkar. ha 2200g nin iyi olduğu noktalar yok mu? evet var. 3.7 ye varan boost hızı ve 2933 e yükseltilmiş bellek saat frekansı. 3.7 boost bi de o macunla bu işlemcinin daha çabuk burn in olup oc kabiliyetini günden güne daha çok kısacağı gibi zaten aynı mimariye sahip olduğu 1200 ün istendiğinde 4 ghz e varabilmesi için lehimli gelmesi, gerektğinde kendini 1.5 e kadar limitleyip buz gibi çalışıp transistörün aşırı yıpranmasını engellemesi gibi özelliklerden mahrumdur. üstüne 2200g nin 1300x ile aynı olmadığını nasıl kanıtlarım arkadaşlar? 1300x 98 dereceye kadar dayanıp oc kabiliyetini daha üstlere çekebilecek bi potansiyel sunarken, stokta da gayet soğuk iken ve de üstüne xfr desteği sunarken 2200g nin bunların hangisine sahip olduğunu söyleyebiliriz? hiç birine. ve 2200g nin nasıl ısındığını da bunu pek çok arkadaşa anlatamadık. her ne ise aldıkları kartlar zaten 1050 ti ya da 570 türü kartlar olduğu için çok sorun olmamıştı. ama 580 gibi bi karta bu işlemcinin darboğaz yapacağını herkes kabul eder değil mi? peki 1300x? hani aynı işlemciler idi ya. o yapmıyormuş arkadaşlar 😀 rx580 e 1300x darboğaz falan yapmıyormuş. ben de anlamadım ama zaten internetteki yayınlarda bile %10 darboğazdan bahsediiyor. hani ne kadar güvenilir bilemem ama sonuçta 1300x ile bir darboğaz durumunda 3.3 den 4 ghz ve üstü frekanslara çıkıp bu darboğazlardan kurtulma ihtimali varken 2200g nin zaten sıkıştırılmış frekansları ve o tasarımı ile oc yapıp bu darboğazdan kurtulma ihtimali gene gözükmüyor diyorduk ve alıp sorun yaşadığı için sistemi değiştiren çok kişi oldu.

tabii bunlar gene geçti. asıl sorun günümüzdeki 3200g işlemciler.

arkadaşlar bu işlemciler levent abinin bile dediği gibi 2200g´nin 3200 adı almış hali gibi bi şey. çok farkı yok. ve 2 sene öncesinin mimarisin taşıyor. ancak yeni çıktıkları için böyleler.

ha buraya kadar anlattıklarımdan en önemli kısmını da sona sakladım. arkadaşlar bu işlemciler 1200 den %50 daha pahalıya satıldı üzerlerindeki gpu fazlalığı için. çünkü amd bu işlemcileri giriş seviye kasalar toplamak için üretmişti, yeni model olduğu için ve aynı zamanda gpu su olduğu için, ekran kartsız oyun canavarları için üretti. 1200 ise yine giriş orta arası bi noktaya konumlansın diye piyasada tutulmuştu. ve amd harici kartlı sistemlere 2300x önermişti.

ama nedense ülkemiz satıcıları bu 2200g yi aşırı şişirmişti. abi bu işlemci şişik bi işlemci. iş görmez. seneye elinde patlar. dedikçe inandıramadık. üstüne bu işlemci bile zar zor güç yetirecekken pch´de athlon 200ge adındaki kuş modele 1050 ti takıp satılmaya başlandı. görünce şoka girdim.ya çift çekirdek 4 izlek, 35 wattlık bi işlemci 1050 ti gibi bi karta nasıl güç yetirsin. hadi diyelim 2200g bi işe yarar. yapacağı darboğaz önemsenmesin. üstüne türkiyede 1200´le aynı fiyata satıldı, daha doğrusu 2200´lerin geldiğinde 1200´lerin fiyatını düşürmedi satıcılar da. -inanmayanlar için o devirde 1200 ün newegg satış fiyatı 99 dolar iken 2200g 150 küsür dolara satılıyordu bu kadar fark türkiyede olsa kimse o işlemciyi almaz 1200 yanına sağlam bi ramya da ssd takardı.-abi 200ge gibi bi işlemciye 1050 ti takmak nedir ya? işlemciye kan mı kusturasınız var? o işlemci o karta nasıl güç yetirsin? işte sadece yeni model diye aslında eski mimari işlemcileri çaktı satıcılar.

yani arkadaşlar 3200g alıyorsanız almayın. hele ekran kartı takıcaksanız hiç almayın. 2. nesilde bile 2400g harici bi işlemcinin bu iş için mantıklı bi yönü yoktu

bi de ram konusu var.

dediğim gibi arkadaşlar ram kontrolcü olayı aslında 2200g´nin pazarlanmasındaki bi mantık hatasını da gösteriyor. 1. si dual kanal ve ram frekansı madem bu kadar önemli 2 kat önbelleği daha yüksek olan ve 2 kat pci sayısı veren 1200 nasıl 2200g den iyi oluyor onu anlat dediğimizde bu işlemciyi 1200 den ileri koyan hiç bi editörden ses çıkmaz 😀 onu da ben anlatayım. levent abinin dediği gibi ram kontrolcünün frekansı ile kullandığınız ramin frekansı aynı ise ram 1-1 zamanlaması ile çalışır. ama yine onun dediği gibi bi faydasını pek görmedik :Dancak bu ram kontrolcü frekansı  ne kadar yüksekse alacağın ramin frekansını o kadar coşturursun. tabii biraz da işlemcini sınırları dahilinde. şöyle diyim. k8´den beri amd´de ram işlemci içinde. o yüzden ram frekansı anakarttaki yol ve bios bilgisine bağlı olduğundan fazla ram kontrolcünün desteğine bağlı şekilde değişir. 6 katmanlı anakartlarla uber  bi frekans sağlamayı unutun. o yüzden bu anakartlar pci ex 4. nesle de uyum sağlamıyor. bunu da önceden yazdım pek çok yerde ve yine linç yedim. ama benim anakartım voltaj sorunu hariç pci 4. nesil güncellemesi alamasa da 2133 lük rami 1200 gibi bi işlemci ile 3 ghz gibi bi seviyede sorunsuzca 1 senedir kullanıyor. ısınma sorunu vs yok. pci güncellemesini de yakında alır. o zaman bi 3. nesle geçerim. yani ben denediğim ve meyvesini aldığım şeyleri söylüyorum.

ram kontrolcü konusuna gelirsek; arkadaşlar 2993 lük bi kontrolcü ile daha yüksek frekanslara çıkmak teoride uygundur. ama bu kontrolcü çekirdeği zaten zorlanmış 2200g de olduğu için pek bi fayda sağlamıyor. sağlayamıyor abi. zaten 1200 ün 2200g deki en büyük 2 eksikliğinden birisinin ram kontrolcü frekansı ki-2666 olmasına rağmen 3 ghz ram sunuyor daha iyi ramle daha da yükseğe çıkar belki- 2. si ise 1200 ün ısı eşiği diğer ryzenlere göre çok düşük. 68 derece. 68´i gördü mü şak diye kapatır kendini. ha bi de cold boot sorunu  vardır. 9 derece altında boot ettiremezsiniz bu işlemciyi. evet aşırı soğuk kaldığı için ısınmıyor ve sıvı soğutma taktı iseniz ısıtması aşırı zordur. stok değerlerde iyi bi soğutma ile 38 dereceyi aştıramadığımız bu meret, kışın da buz gibi çalışır. evet iyi oc olur. ama oc etmesi aşırı zordur. bu yüzden 1300x daha iyi oc oluyor. o işlemci bi arkadaşımda ve bana veremeyeceği kadar uzakta. yakınımda olsa denerdim. ama 95 dereceye kadar dayanması oc bakımdan onu iyi yapıyor.

yani arkadaşlar 2200g gibi işlemciler 1300x in tırnağı olamaz. çok daha iyi oc olabilmesi bu işlemciyi benim gibi oc meraklıları için cazip kılıyor. ha stokta da x16 pci desteği sayesinde 1200 bile cf ve sli desteği sunar. yani elinde düşük ama 2 3 tane taktığında perfformans vereceği kart varsa  mnisal 3 tane 560 ı eline geçirmiş birisi varsa 1200 her türlü 2200g´den daha iyi olur. çünkü 2200g de çoklu gpu desteği de yoktur.

yani arkadaşlar her ne kadar 2200g yi ezer gibi yazmışsam da her iki işlemcinin kendine göre avantaj ve dezavantajı var. bu işlemcileri daha iyi ya da kötü yapan yönleri bizim neyi alacağımızı kararlaştırmamızı sağlıyor. üstüne ben bu günlerde ne 1200 ne 2200g ne de 3200 gibi işlemcilerin alınmaması taraftarıyım. hani ekran kartı takmayacaksanız ya da elinizde zaten var olan parçalar varsa düşünebilecek malzemeler artık bunlar. yoksa sıfırdan pc ye de anca idareten alınacak ürünlerdir. ama tekrar ediyorum 2200g ile oc olayını unutun. amd bu işlemcileri o kadar kazma görmüş ki macun koyup sürmüş piyasaya. o yüzden o macunun bozulmaması açısından oc işine girmeyin ve o işlemciyi iyi soğutun derim. 1200 ise üstüne taş koysan soğur.

bu arada belki elimdeki arta kalan malzemelere bi 2200g koyup taşınabilir oyun konsolu bile yaparım.

zaten dediğim insanlar tarafından da anlaşıldı ki 2200g şu anda 1200 den ucuza satılır oldu. ha bana göre gene mantıksız. çünkü 2200g de ekran kartı opsiyonu ile daha pahalı olması gereken bi işlemci. 1200 anca gerekli ekipmanlarla daha iyi olur. -anakart ram ekran kartı iyi bi soğutma-oysa ki 2200g bi ram bi anakart ile iş görür.  yani burada gene bi hata yapılıyor.

çünkü biz bi işlemciyi hep performans ile ölçüyoruz. ama apular sadece performans değil gpu ve donanım hızlandırma özellikli. yani bi 970 i olan adam 1200 takarsa yayında drop yer. ama 2200g yemez. şimdi çark etti dersiniz 😀 değil abi. 2200g deki gpu asla iptal olmuyor. yayın yaparken seçiyorsun kodeğini ve donanım hızlandırma yapıyor. -yani bildiğim o.-

ha gpu kodeği olan bi ekran kartı takarsanız 2200g nin gene bi manası kalmaz o bambaşka bi konu.

dual kanal kısmını unuttuk. o da şöyle. özellikle ekran kartı olan apulardaki ddr kanalları hem cpu hem gpu besliyor ya. işte o yüzden rame çoklu erişim daha fazla yapıldığı için dual kanal daha önem kazanıyor. çünkü gpu ve cpu birbirini darboğaza sokabiliyor.

öte yandan harici kartlı bi sistem ister apu ister ryzen olsun zaten gpu %99 kullanıma oturmuşsa dual kanal orda 3 fps verir ya da vermez. 10 fps denen yerde de o sistem zaten 100 fps alıyordur. 10 fps desen %10 fark. ama 231 tl ye teki  satılan 1 ramden 2 tane aıp kullanmak bize aynı işi gördüreceği gibi dual kitlerin 550 600 700 liraya satıldığı ülkemizde bize büyük fayda sağlar. üstüne dual kanal diye satılan çok ramin frekansı da düşük kalıyor. o yüzden gidin en büyük boyutlu en yüksek frekanslı dan ayrı ayrı alın direkt takın. merak etmeyin. çalıştırıyor. üstüne dediğim gibi ram frekansı ryzende fayda sağlıyor. ama o kadar da değil. misal benim sistemde işlemcinin 1.5 de çalışmasına neden oluyor. ama ben bu fonksiyonu kullanamıyorum. çünkü pci hızları da x4 e düştüğü için baya bi sorun yaşattırabiliyor bana. yani bazı durumlarda gereksiz hatta başa bela sorun bile olabilir.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Pubg lite silahları -taarruz tüfekleri-

Merhaba arkadaşlar bu yazımızda ingilizcesi "assault rifle" olan taarruz tüfeklerinden bahsedeceğim.

taarruz, adı üstünde yarma hareketidir. bu nedenle hms ler gibi atış yapan ve nispeten hafif ama mühimmmat olarak da ams ya da knt mermisi kullanan silahlardır. kontrolleri zor, mesafesi yüksek hasarı korkutucu olabilen bu tüfeklerin amacı geniş alanlarda kuşatıldığınızda insanları kaçırabilmektir. bi m4 ile yaylım atışı yiyen bi takım en azından şarjör bitene kadar kafasını pek çıkaramaz. çünkü hasarı oldukça yüksek olan bu silahların önünde durmak pek akıllıca olmaz. hms den kaçabilirsiniz ama taarruz tüfeği söz konusu ise ölüm kaçınılmaz olur. üstüne nispeten daha yüksek şarjörleri bu silahların kondisyonunu da yüksek tutar. yani şimdi bi vektor de adamı doğrar ama 13 mermi atan vector 40 mermi sallayan m4 e göre zayıf da kalabilir. üstüne hms ler maksimum 100 150 metre mesafedeki adama etki eder. ama m16 ya 6x dürbün takarsanız ummadık mesafeden tek atabilme şansınız yüksektir. ancak oyundaki en büyük sorunları hiçbir tt ya da hms mermisi izli değildir.

AKM

bildiğiniz ak-47 nin muadili işte. oyundaki modeli de çok zor spray atan, mermisi aşırı dağılan bi silah olan akm özellikle uzak mesafelere olmadık hasarı ile tanınır. cs oyununda olduğu gibi ayağına sıkın abi 7.62 mm 30 fişeklik şarjörü uzatılmış şarjörlerle 40 a yükelirken red dot´tan 6x´e kadar dürbünleri destekler. önüne de tt her türlü ekipmanı takabilirsiniz. ancak ne dipçik ne kundak eklentisi yoktur.  susturucu, namlu ucu freni ve alev gizleyen takılabilir.

Beryl M762

akm için mermisi çok dağılan mı dedim? işte bu silah ondan beter. ama en azından dikey tutamak eklentisi ile iş yapabilen m762, yakın mesafede adamı doğrayabilir. uzak mesafede akm kadar etkili midir tartışılır ama güzel bi silahtır. ayrıca nedense ben akm´den iyi kullanıyorum. ancak red dot olmadan kullanmak zordur. ayrıca değişik bi silahtır çünkü m16 lar oyunda burst mode ve single shot iken m762 ler hem oto hem burst hem single çalışan tek silahtır. bu da o silahı her şarta uyum sağlar hale getiriyor. bu da akm gibi eklentiler yanında bi de namlu altı eklentilerine uyum sağlar.

avrupalı rakiplerine göre savaş kazandıran ünü vardır.

Groza

PUBG lite sürümündeki en nadir silah ne diye sorsalar bu olur sanırım. çıkmıyo abi. droptan gelir derler ama 10 elde anca denk gelirsin. 7.62 cephanesi, m762´den daha yüksek ama akm´den daha daha stabil aim özellikleri yüzünden aransa da mermiyi içmesi yüzünden 200 mermi aşağısı çantanız varsa almanızı tavsiye etmeyeceğim silahtır kendisi. çünkü cidden aşırı hızlı tüketiyor cephaneyi. standart şekilde 30 ve 40 şarjör alabilir, dikey tutamak ve önüne susturucu takılabilir. dürbün de standart dürbünleri alır. 8x knt harici yani.ben aşırı yüksek gez tasarımı yüzünden çok sevmiyorum ama. dengemi bozuyor. o yüzden çok çıkmıyor diye üzülüyor sayılmam. dipçik harici tüm eklentileri alır.

M16A4

sadece yarı oto ve burst mode olan m16a4 reelde bile seri atışı olan tek m16 modelidir sanırım. gerçekten özel arayıp mı bulmuşlar bilemem ama m16a4 diğer m16 modellerinin yanıda oldukça gürültü çıkaran bi model olarak da öne çıkıyormuş sanırım. ayrıca hem gezi hem arpacığı yüksek olan bu silah dürbün bile taksak nal gibi gözüken arpacığı ile sinir bozabilir. ama özellikle güneşli miramar çölünde denk gelirseniz bence kaçırmamanız gereken bi silahtır. çünkü diğer silahlara dürbün takarsanız aim diye bi şey kalmıyor. güneş gözünüze girip o ucuz led ışığında sizi kör ediyor. oysa ki m16 nal gibi arpacığı sayesinde aim bozulmasının önüne geçebilir.

aynı zamanda hasarı da yıkıcıdır. yerden bulunan ams sınıfı dp28´e karşı da sadece bu silahla bi şansınız olabilir diyebilirim. mermi çıkış hızı da yüksek olan dp ile size yılanlıyan birini bu silahla almak zor olsa da imkansız değildir. ama bi m416 ile karşıma gelseler korkarsınız. çünkü m416 bunun kadar satbil vuruş yapmıyor. burst yapması sayesinde 50 metre mesafeden vuruş yaparsanız teki ayağa teki gövde sonuncu da kafaya gider ve adamı tek atışta lobiye şut edersiniz.

reel hayatta ise  vietnam savaşını kaybettiren bi silah olan m16 pek güzel bi üne de sahip değildir.

M416

m16 nın geliştirilmiş hali olan m416 ve m16 serileri gerçek hayatta dipçiği katlanabilir modeli bile yapılamayan tek silah ailesidir arkadaşlar. tam oto ve single çalışan bu silah oyunda her türlü eklentiyi almasına rağmen gerçek hayatta dipçiği değişemeyen silahlardandır. nedeni de nal gibi yayıdır. bilgiğimiz mg3 yayı gibi bi yayı olduğu için dipçiğe kadar gider.ben çok severim. ama fn scar-l bulursam affetmem. ama onu da garip bi şekilde yanlış yapmışlar. 30 adet 5.56 mermi yi hızlı çekim şarjör ile 40 a yükseltir.

idare eder bi silahtır. öyle aman aman bi performansı pek yoktur. ama iş görür.

ya ben anlamıyorum zaten akm sesi scar gibi scar sesi ise akm gibi çıkıyor. 4 sene oldu bu seride kimse buna itiraz etmedi mi?

Aug A3

stayer firmasının aug a3 modeli, avusturyalıların yaptığı günümüze göre bile hala "uzay çağı silahı olarak düşünülen bi silahtır. izli mermi de oldu mu al sana 4. dünya savaşı silahı

bakın 3. dünya savaşı çıkmadan onu bile atlattım ve bu silahı nereye konumladım size? öyle bi tasarımı vardır. oyunda hep droptan çıkan bu silah yanında hep 4 x dürbün çıkmasının nedeni, bu silahın stok olarak 4x dürbünle gelmesidir. 30´dan 40 a çıkar standart olarak şarjörle. 6x e kadar dürbün, namlu altı ve namlu önü eklentileri alan bu silah çok stabildir. güzel vuruşlar yapar.

SCAR-L

serimizin sonuncu üyesi olan scar-l silahı fn fal firmasının abd´nin "ya bu çok ağır abi bunu hafifletin bi de o mermi ne? insan vurcaz bunla fil değil" diyip siparişlemesi sonucunda kuşa çevrilmiş modelidir.

asıl scar-h modeli ise 7.62 lik bi ayıdır. ve fena vurur. m4 ve m16´dan bıkan abd ordusu artık yavaş yavaş bu silaha geçmektedir. iyi de vurur. paramparça eder adamı. ancak komik olanı m416 bile dipçiği değişirken değişken dipçikli olan scar-l değişken dipçiğe sahip değildir. üstüne oyun içi modellemesinde scar l nin dipçiği bükülebilir duruyor olmasına rağmen.

sağlam vurur. ama dediğim gibi ak ile sesleri karıştırılmıştır. ak sesini bilen adam bu silah sıkınca ak var sanabilir. yine 5.56 mm lik 30 fişeklik şarjörü uzatılmışla birlikte 40 a yükselir. alınasıdır, sevilesidir. ayrıca online oyunlar içinde sekmeyen tek scar pubg oyunundadır hatırlatırım. eski crysisdeki gibi sekse görürdüm sizi.

arkadaşlar buraya alınmasını isteyeceğiniz başka silahlar olabilir. misal qbu ve mk-47. ama o silahlar dmr sınıfındadır normalde. ancak pek çok yerde yanlışlıkla tt sınıfında yazılıyor.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Pubg lite silahları -pompalılar-

Merhaba arkadaşlar silah bölümünde 3. konu ile karşınızdayım.

pompalı silahlar pubg oyun serisinn nerde ise tüm bölümlerinde yakın mesafede biçer döver olarak kullanılabilen silahlardır. oyun başında ya da sonunda farketmez bina içi koridor çatışmalarının vazgeçilmezi olmuştur.

ancak lite sürümündeki son güncellemede daha önceki 1000 m olan pompalıların tesirli menzilleri 150 metreye düşürülmüştür. ya aslında eskiden bile 100 metreden öldürdüğü yoktu. 50 metreden gıdıklıyordu anca. ama son güncelleme ile bu silahlar çok aşırı zayıflatılmıştır. belki sonradan yükseltirler bilemem. ama bu hali ile bi daha pompalı almam-iyi ki s686 görevlerini geçen hafta bitirdim ehehehe-

ufak bi tarihi not: pompalı tüfekler aslında ordu ve kişisel güvenlikte kullanılan ilk silahlardır. tabi kesik namlu hariç. o daha da öncesindedir. yani ilk demiyelim de en eski silahlardandır. daha öncesinde kullanılan arkebuz gibi silahlar daha çok ufak top gibi iken pompalı silahlar fişeği ile reloadı ile ilk gerçek tüfek tipleridir diyebiliriz. kesik namlu ile başlayan süreç 686 ile fişek tasarımlarına kadar gitmiş ve günümüz fişeklerinin temeli bu şekilde oluşmuştur.-fünye, barut ve önünteki çekirdek; varsa çekirdek ile barut arasındaki tampon malzeme ve hepsini tutan mermi kovanı şeklindeki tasarım s686 dan g3 awm ye kadar nerde ise tüm silahlarda aynı temel üzerine bina edilmiştir. tabii malzeme ve üretim süreçleri değişir. ama temel sıralama budur.

bu arada ufak bi şeyi hatırlatmalıyım. bunlar normalde pompalı değildir. her birinin kendine özel adı da vardır. pompalı aslında bunlardan sadece s1897 inpompa hareketi ile mermi sürmesi yüzünden bu adı almasından mütevellit galat-ı meşhur olarak tüm plastik fişekli silahların bu isimle isimlendirilmesine neden olmuştur. aslında bunlara av tüfeği demek daha doğrudur. ama av tüfeği diyince reelde kar98 bile av tüfeği olarak kullanıldığı için çok mantıklı olamıyor ne yazık ki. evet kar98 ler 2. dünya savaşında ele geçtikten sonra abd ve isviçre askerleri tarafından eve dönüşte götürülüp av tüfeği olarak kullanılmış.

S686

abd iç savaş yıllarının da öncesinde kalan ilk av tüfeklerinden olan çiftenin namluları dik konumda yerleştirimiş hali idi. böyle olmasının nedeni her ateş sırasında hangi namludan ateş çıkıyorsa o namluya doğru yapılan eğimin aimi zorlaştırması nedeni ile bu slahta namlular üst üste yerleştirilmiştir. klasik shotgun tipidir. 12 gauge kullanır. yakın mesafede adamı doğrar. ancak bununla litede rakibe 1000 hasar ver görevi benim için resmen işkence olmuştu. adamı sıfırdan vursan bile 99 hasarla indirip bayılmışa vurmakla da hasar yazılmadığı için 50 düşmanı haklamak zorunda bırakmıştı nerde ise. sonuçta 150 200 e yakın adam vurdum. ama keyfi dğeil de görev yüzünden vurduğu için biraz işkence olmuştu.

sonuç olarak güzel silahtır. koridorda adamı doğrar. karşınızdakinde kar98 bile olsa bununla tek atış adamı havada takla attırıp öldürebilirsinz. ama 20 metre sonrasını unutun. evet bunula da hs attım. ama 200 adamda birine anca. çok zor hs atar. ne attın abi demeyin. o görevleri bitirene kadar pata küte giriyorsun. ille biri hs ile giderdi ve açıkçası 200 adamda birinin hs ile öldüğünü düşününce bu silahın hs değil gövde silahı olduğunu düşünüyor insan. yakın mesafede gövdesine oturttuğunuz 2 mermi ki sekmesi yüksek olsa da sonuçta kısa mesafe level 3 yeleği bile parçalamaya yetiyor. tabii 2 namlu olduğundan uzatılmış şarjör falan yok. önüne pompalılar için olan şok takılabiliyor. bu mermiilern daua uzağa gitmesini ve daha kısa bi mermi çıkış kovanı elde etmemizi sağlıyan bi eklenti.

S1897

5 mermili 686 gibi bi şey. bu yüzden aşırı yavaş dolan bi mermi sorunu vardır. ama mermi doldururken arada atış yapma gibi güzelliği vardır. hasarları aynıdır. sadece bitmeyen mermi doldurması ve 5 mermi olayı vardır. bi de şok buna da takılıyor.

S12K

pompalıların g3 ü gibi bi şey. 5 mermilik şarjörü uzatılmış -evet yanlış duymadınız - şarjörle 7 mermiye çıkabilen, ördek ağzı adındaki değişik eklenti ile de mermileri daha uzağa atabilen ve üstüne 6x dürbüne-pompalıya 6x? aklımda deli sorular- takılabilen bi alettir. adamı biçer. tek başına tüm takımı doğrarsınız. uzatılmış hızlı çekimle bina çatışmalarında 1 vs squad atmanızı sağlar.

arkadaşlar pompalılar kısaca bunlar. rakamsal özellikleri internette var zaten. ben daha çok kendi deneyimlerimi yazıyorum.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Pubg lite silahları -HMS´ler-

Merhaba arkadaşlar serinin 2. kısmında tabii ki hms´ler var.

yalnız burada ufak bi sorun var. şimdi hms diyoruz da bunlar nedir? yani hms dendiği zaman insanlar şunu sanabiliyor, bunlar ağır makineli silahların yanında daha hafif kalan silahlar.

e bu mantığa göre scar bi hms mi diye düşünmeden edemiyor insan değil mi?

değil abi. scar da aslında makineli sınıfında düşünülse de o silahlar taaruz tüfeği sınıfındadır ve hms denen şeyin asıl önemli olan kısmı "fişekleri" konusunu atlarlar. arkadaşlar hms´yi hms yapan tabanca mermisi atmasıdır. bunu da sonsuz bi döngü ile atabilmeleridir. yani aslında tt´lerin mekanizmasında tabanca fişeği atan silahlardır. tt´lerden 2. büyük farkı tt´lerin tamamı 6x türbün ve pek çok eklentiye uyum sağlasa da hms denen sınıftaki silahlar standart değildir. ve eklentilerin tamamını çoğu desteklemez.

neymiş bunlar bi bakalım.

 

Mikro Uzi

UZİ denen silah aslında 2 türlüdür. bi tanesi ufak bi tüfek boyunda iken öbürü de bildiğimiz makineli tabancadır. oyundaki uzi de işte mikro uzi denen ufaklıktır ve en zayıf hms olarak karşımıza çıkıyor. aslında görünüşü yüzünden insan hms mi yoksa tabanca mı diye hep bi çelişkiye düşüyor. 9mm parabellum fişekli olup 25 şarjörlük mermisi uzatılmış şarjörle 35 e kadar çıkabiliyor. dürbün falan hak getire. anca uzatılmış hms-tabanca şarjörleri ve susturucu desteği vardır. zayıf görünür. uzak mesafe için cidden leş olabilir. ama yakın mesafeden doğrar adamı. 35 mermiyi 3 saniye içinde bitirdiğini söylersem anlarsınız sanırım. bu silahı olan birinin 10 metre yakınına gitmenizi önermem. acısı kötü çıkabiliyor.

UMP45

son gelen güncelleme ile 9mm parabellum değil .45 acp fişek kullanan tipine evrilen ump 30 dan 25 mermi alan bi hale gelmiştir. tabii hasarı da artmıştır. güzeldir. 6x´e kadar dürbünleri, uzatılmış şarjörleri ve susturucu gibi eklentileri kabul eder-tabii hms uyumlu olanlar- tavsiyem 3x üstü dürbünle kullanmamanızdır. çünkü sekmesi arttığı gibi bi mesafeden sonra anca gıdıklar hale geliyor. sonuçta gücü belli. ayrıca dikey tutamak vs de kabul ediyor.

KRİSS VECTOR

oyundaki en deli fişek silahlardan biri olan Vector son güncelleme ile ump ile fişek değişimine gitmiş ve artık 13 fişekli .45acp değil 19 fişekli .45 acp alır hale gelmiştir. ump gibi 6 x dürbüne kadar desteği olan bu silahtan bilhassa kaçmanızı tavsiye ederim. işinin ehli sizi bununla olmadık yerden vurur. ve üstüne scar ya da m4 le bile yapılamayan 6x spray, bu silahla mümkündür. siz hile sanabilirsiniz. ama ne yazık ki değil abi. adamı doğruyor bu silah. zaten biraz da mermi çıkış hızı yüzünden sanırım 9 mm e çevirip mermi sayısını arttırdılar. çünkü oyunun yapay zekası bu silahın yanına uzatılmış şarjör falan koymuyor ve kimse de bu yüzden 13 fişeği bitiren bu silahı pek tercih etmiyordu. uzatılmış şarjörle 33 e kadar yükselen fişek sayısı bu silahı güzel bi hms yapıyor. dikey tutamak aldığı gibi kendisi dipçik alan tek hms´dir şu an için.

TOMPSON MACHİNE GUN

halk arasında "tomy gun" olarak bilinen bu silah 1. dünya savaşı yıllarında geliştirildi ise de ordu tarafından çok benimsenmedi. çünkü o dönemlerde ordu anca ams kullanıyordu otomatik tüfek olarak ve bu silah da kendine polisten bile müşteri bulamayınca bi anda mafya tarafından rağbet görüp, polis mafya tarafından peynir gibi rendelenince polis tarafından da rağbet görüp polisin elinde etkin şekilde kullanıldığını farkeden abd ordusu tarafından da sipariş geçilip satışının patlaması ile kendini üreten firmayı kurtarmış silahtır. bu hikaye de bize "savaşları ancak silah üreticileri kazanır" sözünün doğruluğunu gösteriyor.

tomy gun "Er Ryan´ı Kurtarmak" filmindeki meşhur yüzbaşı-ismi lazım değil baş harfi tom hanks"- nın silahıdır. gerçek hayatta askerken kullanmış bi abinin dediğine göre müthiş tepen bi silahmış. şu abd mafya filmlerindeki alttan tepsili silah işte.

bu silah aslında açık bi geze sahip olmasına rağmen oyunda aptalca bi şekilde gezi yatırılmış şekilde 2 demir parçasından birilerine aim almamızı zorunda bırakır ve dürbün neyin takılamaz. ancak dikey tutamak, uzatılmış şarjörle 50 lik .45acp fişek alır. bunların yanına dikey tutamak ve susturucu ile tam bi ölüm makinesi haline gelebilir. yakın çatışmalarda tek başına bi takımı doğrayabilirsiniz. ancak uzak mesafe atışını unutun derim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Pubg lite silahları -tabancalar-

 

baştan diyeyim bu serideki en önemli silah benim gözümde son güncellemede boostlanan-ki bence saçma derecede gücü yükseltildi. zaten en iyi aimin alındığı knt dir kendisi 😀 - kar98k silahıdır. o silahın kendi ayrı bi konu olmalı aslında. çünkü osmanlı zamanında alınan k98 ya da gewehr98 ler bize kurtuluş savaşında büyük faydalar sunmuştu.

neyse arkadaşlar başlayalım.

Çatışma başında hoşa gidebilecek ürünler olan tabancalar özellikle yakın mesafede iyi iş görebiliyor.

1:

Pedersoli 20 gauge Howdah Pistol

bu aslında ne olduğu belli olmayan bi arkadaş, kesik namlu olarak da geçen, orjinali adından da anlaşılacağı üzre 20 gauge yani 5.83 mm lik 2 mermi atan-bakın fişek demiyorum- bi silahtır.

oyunda 12 gauge olarak fişekli bi modeldir ve kırmalı tabancadır. aslında bu silahın namlusu sadece bakım için sökülür ve kırmalı da değildir. bildiğimiz 1800 lerin ilk yıllarında yapılmış, fişeksiz bi silahtır. yani fünye, barut, barut tıkacı, kağıtlı bonbuk mermi ya da karton kapalı ufak bonbuklar ayrı ayrı her atıştan sonra doldurulur ve atelenirdi. tabii bu yüzden yiv-set de yok. silahın her atıştan sonra reload´ı takribi 30 saniye sürerdi. şu Buggs Bunny çizgi dizisinden hatırlarsınız avcı her seferinde tüfeği doldurma sırasın şaşırır ve suratına patlardı 😀

oyunda ise adamı doğrayan bi silahtır. önüne falan bi eklenti yoktur. 20 metre falan anca etki eder. bu silahla hs atmaya çalışmayın. ben yaptım. ama bi faydası yok gibi bi şey. çünkü mermileri aşırı dağıldığı için kafaya vursanız da adamı anca gıdıklıyor. direkt gövde atın. doğrar.

2:

R1895

7.62 mermi kullanır. ya bildiğimiz tüfek mermisi atan revolver işte. 7 adet fişek alır. açıkçası bota karşı savaşmıyorsanız hiç tavsiye etmem. bildiğiniz kar98k atıyormuş gibi teper ve aim alırsanız ekranı komple kaplayan bi tabancadır. tabii gövdeye güzel hasar veren bi alet olması iyidir. kafadan vurursanız direkt düşürür. sonuçta kullandığı mermi kar98 ya da m24 gibi silahlara da kullanılan mühimmat. ancak dediğim gibi hem mermi doldurması aşırı uzun sürüyor hem de mermi doldururken çıkardığı o sürtünme sesi iğrenç olabiliyor.

R45

r1895´in .45acp´lik ve hızlı şarj olan tipidir. şarj kelimesi belki size yanlış gelebilir ama şarjör kelimesinin de temelidir. ve aslında şarj silah terimidir. ayrıca 6 mermi alır ve red dot takılabiliyor.

r45´i ben hiç kullanmadım. ama güzel diyor arkadaşlar. hasar olarak 1895 ile aynı. yalnız .45 acp kullandığı içn daha az tepip daha seri şarj olacağını tahmin ediyorum.

P92

9 mm Parabellum mermi atan bi silahıt. güzeldir. ama hasarı düşüktür. ancak çok çabuk şarj olur. tak tak girişebilirsiniz ve sekmesi hiç yoktur. ancak 1911 e göre gayet düşük kalan bi silahtır aynı zamanda. 15 mermi alır tek şarjörü ve uzatılmış şarjörle bu sayı 20 ye çıkar.

P1911

benim favorim budur. .45 acp kullanıp 7 mermi alan 1911, abd nin piyade tabancası idi resmen. fena vurur. mermi sayısının az olduğuna bakmayın. bu fişek bi zamanların win98´ine -ki 98 zamanınınn knt´sidir.- de uygun bi mühimmattır. yani sağlam bi fişektir ve adamı deler geçer. ancak sekmesi birazcık fazladır ve mermi doldurması biraz uzun sürer. ancak bi adamın kafasına 3 tane .45acp yi yollarsanız o adam hakkın rahmetine de kavuşur. bu arada .45acp: 45 inc auto colt pistol manasına gelir.

arkadaşlar lite oyunundaki tabancalar bunlar. bunların revolver tipleri sabit fişek sayısına sahip iken, şarjörlüleri hızlı çekim, uzatılmış hızlı çekim gibi eklentilerle daha çabuk doldurulup 3´te1 oranında daha fazla mermi alabilir hale gelebiliyorlar. aynı zamanda kesik namlu hariç hepsine susturucu ve p1895 hariç hepsine lazer görüş takılabilir. tabii ben pek tavsiye etmiyorum. sonuçta gez mez yok bunlarda. uzun değil. ekranı kaplamıyor. lazer ise görüşünüzü kapayabiliyor. özellikle p1911 i susturuculu ve hızlı çekim uzatılmış ile oynamak keyifli oluyor. ama ben alman "luger" silahının gelmesini isterdim. o silah kendine has mekanizması ile efsane bi silah idi ve MOHAA gibi oyunlarda çok fena vuruşları oluyordu. umarım gelir.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

rdr2 ile hortlayan konsol tartışmaları...

Merhaba arkadaşlar. rdr2 nin pc sürümü çıkacağı haberleri gelmişken yine konsol vs pc mevzuu çıkmış. ya şu fotoya bi bakın sadece.

isteyen arkadaşlar için bu daha anlaşılır bi resim. xbox da ışık yok, gölgelendirme ve çevre modellemesi, karakter detayı yok. ama pc de olan bu.m.

yanlış anlamayın amacım xbox vs ps değil. tersine konsollar arasında bile böyle fark vardı ise pc de nasıl fark oluyor bi düşünün. bi oyun pc ye çıktığında çok şey kazanabiliyor. tabii sistem ihtiyacı ve pc ye harcamanız gereken para daha fazla. ama sonuçta çok daha keyifli bi deneyim sunabildiği de açık.

bu avantaj ve dezavantajlarını geçtim. epic games bile exc oyunları yüzünden nasıl eleştiriler alıyor. konsol oyunları da konsola özel olmaya devam ederse insanlar yine eleştirecek yine eleştirecek. çünkü adam 2 alet alacak para bulamıyoru geçtim belki sadece evinde teknoloji çöplüğü istemiyor olabilir. tek bi kasa alıp her şeyi yapmak istiyor olabilir. sonuçta ps 4 pek çok açıdan ucuza gelse de evde fazladan bi kutu daha. böyle bi adama ille konsol aldırtmak hoş olmuyo.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 15 / 19
  • Omer @omerf97

    Hayatimda gordugum en sacma elestri bu. Exc oyun cikmazsa adamlar ne satacak sormasi ayip? Exc oyunlara kimsenin itiraz ettigini sanmiyorum.

  • Player 1 @player-1

    Exclusive oyun, konsolların bel kemiği. Bu oyunlar olmadan ürünlerini satamazlar. Ayrıca biz burada fakirliğimizden bu kadar şikayet ediyoruz. Gelir seviyesi yüksek ülkelerde, oyunlara meraklı insanlar zahmetsizce evine hem Xbox hem de Playstation koyabiliyor. Dolayısıyla bu konulara çok fazla takmıyor.

    • Hami Özgüroğlu @yolgezer

      lütfen mesajları da okuyun. exc çıkardı diye bi gıcıklığım yok.
      fakirlik mevzuu da alakasız. sonuçta pc de alsan konsol da alşsan para çıkıyor mu çıkıyor. ben exc olsa da bu oyun pc ye çıkacağı zaman hemen "hileciler" ya da "beleşçiler" mevzuu açılıyor onu anlamıyorum. sonuçta bazıları oyunun grafiğini de seviyor. pc de grafiklerin nasıl değiştiğini de herkes biliyor. en hafifinden fps farkı ya da aa farkı oluyor .dahası pek çok oyun pc ye ek grafiklerle de gelebiliyor. şu attığım fotolar misal pc crysisde en düşük ayarların grafiğidir belki de. yükselttin mi nasıl bi şey olduğunu da biliyoruz.
      her şeyi geçtim dediğim gibi abileri sırf kırılamıyor diye ps3 değil bozuk xbox alan bi neslin gelip bilgisayarına isteyenlere böyle bedavacı demesi hoş olmuyor.

    • Player 1 @player-1

      @yolgezer Grafik muvzusu da PC'nin bahanesi. Elbette PC'nin grafik gücü daha iyi. Ancak ben PS3'de bitirdiğim oyunu, PC'de grafikleri daha iyi diye bir daha oynamam. Remastered oyunlar için de oyuncuların çok fazla bütçe ayırdığını zannetmiyorum.
      Yani demek istediğim PC'deki Crysis'den aldığın zevki, Xbox'dan da alırsın. Oyunların tek dinamiği grafikleri değildir.

    • Hami Özgüroğlu @yolgezer

      @player-1 ya bahane mahane sonuçta pc de grafikler nasıl. onu geçtm konsolun avantajı dezavantajını tartışmıyorum. nerde bu tür bi haber çıksa konsolcuların pc oyuncularını hileci ve beleşçi olarak adlandırmasına sinir oluyorum. bu her bmw sahibini apaçi yapmak gibi bi şey. ama bmw nin motosikleti de var sw tipi modeli de var. yoksa isteyen istediğni alsın.
      ha şu var. şu grafiklerle ben crysisden gram zevk alamazdım o ayrı 😀

  • Ahmet aykök @systemnet

    ben pc oyuncusuyum çok net kainat gelse ne xbox nede ps almam...

    • Hami Özgüroğlu @yolgezer

      isteyen istediğini alsın. ya da almasın. sıkıntı alan kişilerin beleşçi olarak yaftalanmasına gıcığım ben.

    • Hami Özgüroğlu @yolgezer

      @systemnet enis kirazoğlu bile diyor ya. xbox 360 bozukken bi anda pahalandı. çünkü hem o zaman türkiyede satışı kalmamıştı hem de ps3 çok daha iyi olmasına rağmen kırılamamıştı ve ülkemiz de kırılmamış konsolu istemiyordu. yani bedavacılar.
      asıl bedavacılar konsolcular ya. bu hep böyle oldu. pc kullanan adam bi kere adam gibi kullanabilmek ilçin yüksek frekanslı monitör lazım, ses sistemin lazım yanına faresi klavyen düzgün olucak ve en önemlisi kasanı sessiz yapmak için bi ton uğraşman lazım. bunlar hep maliyet. ve üstüne cidden hilecilerle daha sık karşılaşabilyorsun.
      ama getirsi de o kadar fazla.
      konsol da ise konsol al git tüplü tv ye tak. gram farketmezsin. çünkü zaten hem fps değerleri kilitli-çok önemli değil ama- hem de yüksek çözünürlük desteği adam gibi yok. 10 senedir 1080 pi bile zar zor geldi. 4 k geldi mi haberimiz yok. onu geçtim ps de tek bi arza tüm sistemi göçertebilir ama pc modüler olduğu için bi yeri bozuldu mu komple yarı yolda kalmazsın. ancak asıl ps ucuzculuğun ve kolaycılığın yoludur. sonuçta 2 kol bi tv gereksinimi var fazladan. koca bi kasa yanına monitörü dev gibi ses sistemi isteyen bi birim değil.

  • Tunahan Avsallı @awsalli

    Grafiği bahane edenleri anlarım, klavye/mouse kısmını bahane edenleri anlamıyorum. Exc. Sevdiğin türde oyun çıkıyor, mouse yok diye almıyor. Grafik farkı, pc’ye Yaptığın yatırım ile çok alakalı ve arada parçaların güncellenmesi gerekiyor. Her oyun için ayar yapmak şart, konsolda böyle dertlerin yok. Yenisi çıkana kadar, oyunların hepsini rahatlıkla oynarsın.
    Oyunun hikayesinde değişiklik yok veya oyun oraya özel çıkmış. Gta4 erken çıktığı için, gidip ps3 aldım. Oyunu çok rahat oynadım. İsteyen istediği ortamda oyunu oynar, diğer tarafa çamur atmasına gerek yok, alıp almamak kişinin kendi tercihi.

    Bedavacı kesim iki tarafta bol miktarda mevcut. Pc’de Orijinal oyuna yönelim 2010 gibi artmaya başladı. Asıl artış,215’leri bulmuştur. Korsan oyun sitelerinde Crysis oyunu için çok kişi ile tartıştım. 300-400 sayfa mesaj vardı. Neden 50 lira fazlaymış, İngilizce sürümü korsan olarak paylaşılırsa sıkıntı olmazmış, gereksiz tartışmalara girdiler. O verdiğimiz mücadele sayesinde oyun korsan olarak bir süre yayınlanmadı. Oyunu çıktığı anda oynamasa birşey kaybetmeyecek, biraz beklese zaten ucuzlayacak oyun, bekle o zaman al.

    • Hami Özgüroğlu @yolgezer

      tek bahane kısmına karşı çıkabilirim çünkü var olan şeyleri burda tarafsızca söyledim avantaj ve dezavantajlarını. ki konunun daha fazla uzamaması için ve kaymaması için bence bırakalım bahane kısımlarını.
      asıl sıkıntı biri bi ürünü aldığında yaftalamalarına gıcığım ben. konsolda hiç mi yok hile ve bedavacı kesim? var abi. nasıl yok. adamlar sırf 360 ı bedava oyunları için almadı mı? hem de bozulacağını bile bile. o zaman geçelim bu davaları. bunu savunuyorum ben.
      yoksa istiyorsanız bi konu açalım konsol mu yoksa pc mi diye? herkes kendine göre artılarını saysın. dediğim gibi benim amacım biri bi şeyi tercih etti mi onu yaftalama hastalığı. amd aldın ısınır, intel aldın çok para harcadın, bmw aldın apaçisin, pc aldın hilecisin, konsol aldın kolaycısın,
      her ürünün klendine göre bi avantajı ve dezavantajı var. kimisi illegal bile olsa bu onuı almanın insanları yaftalama hakkı dopurması diye bi kural mı var?

    • Tunahan Avsallı @awsalli

      @yolgezer Onu yaftalayan insanlara söyleyeceksin. Sen ne kadar dil dökersen dök, adam anlamayacak. Çünkü anlamak istemiyor. Bu tarz iğneleyici konuşan kişiler ile uğraşmak zaman kaybından başka birşey değil. Senin saydığın kişiler iki tarafta da mevcut, adam o an hangi tarafta ise deliler gibi onu savunuyor. Diğer tarafa çamur atıyor, o adamın yaptığı hareketler hiçbir şeyi değiştirmiyor. Kendi fikrini etkileyebileceği bir kaç kişiye satıyor o kadar...

    • Hami Özgüroğlu @yolgezer

      @awsalli yok ben çok uğraşmıyorum aslında. senin abin zamanında sırf kolay kırılıyor diye yılda bi bga rework isteyen xbox 360 ı ps ye tercih etmedi mi diyorum susuyor 😀

    • Hami Özgüroğlu @yolgezer

      @awsall. ben sizin abiniz mi dedim.
      bana öyle hilecisin ucuzcusun diyenlere diyorum babında dedim.

AMD RYZEN Sistemlerin mimarisi hakkında ufak(!) notlar

Merhaba arkadaşlar.

Uzun bi yazı dizisinin sonuna geldim. Aslında üzülüyor sayılmam. Çünkü cidden tahmin ettiğimden daha uzun bi yazı dizisi oldu. yani sadece aklımdakileri yazayım internetten faydalanmayayım dedim.

ki açıkçası bilgilerin olduğu pek çok site google amcanın diplerine gömüldüğü için kaynakları da bulamadığım gibi sadece aklımdakiler bile bu kadar bi yığın ortaya çıkardığı için zaten daha fazla uzatmıyayım dedim. Yoksa bu dizi bitene kadar Zen mimarisinin sonu gelirdi 😀

k8 den beri AMD işlemcilerin bi standarda oturduğunu anlamışsınızdır. Öte yandan amd´nin işlemci üretim mantığının intel ile alakasının bile bulunmadığını anlamışsınızdır. Zaten bu sayede amd işlemciler açıklardan etkilenmediği gibi bu standartlarına uyduğu için anakartları da uzun süre gidiyor. İntel büyük firmalarla anlaştığı için o firmaların da genel politikaları bi malı aldın mı hurdaya çıkana kadar kullan olduğu için intel bi işlemciyi yıllarca üretmek zorunda kalıyor. Aslında firmaları buna alıştıran da intel olmuştu ya. Oysa ki amd´ye bakarsak o anakartı sabit tutarım ama işlemciyi değiştirir dururum mantığındadır. Bu nedenle bu sene üretilmiş bi işlemciyi bi daha bulmak söz konusu ise intel daha güvenilir iken amd söz konusu ise üst modelini aramaktan başka çareniz yoktur. He bunun güzel yanı, elinizde bi amd işlemci varsa 2. elden çok rahat satabilir ya da anakaart alıp takabilirsiniz. intel ise 2 kelime: "YANDIN OLUM" cidden öyle. elinizde işlemci varsa ona uygun anakart arar da ararsınız. 0 bulamazsınız. 2. ele güvenemezsiniz. pek çok intel satıcısı arkadaşım ellerine geçen işlemcileri bu yüzden değerlendirmekte çok zorlanıyorlar oysa ki işin içine amd soktunuz mu ille bulunuyor sıfırı. çünkü işlemciler eski yeni anakartların çoğunu açıyor. am3+ bi işlemcinin 2005 model am2 anakarta takılması işten bile değil arkadaşlar. hani 0 ını geçtim 2. eli bile çok daha rahat bulunabiliyor. bu da büyük bi rahatlık. gerçekten en intel seven ve ondan başkasını satmak istemeyen arkadaşlarım bile bu yönü hiç sevmez. ah der keşke amd gibi anakart uygun olsa. özellikle şu 1151 pin mi ne idi. o dönemki yani ilk nesil i serisi anakartlar cidden sıkıntı idi. 2. nesille beraber sanırım anakartlara farklı nesil işlemci takma bi derece geldi ama yine de amd gibi değil. buna karşılık amd de de soket değil vrm sorunu vardır tabii. tutup da fx8350 yi m4a79le serisi bi anakarta takarsanız anakartınızdan çok güzel kızarma kokusu gelebilir. çünkü o anakart 125 lik işlemcileri desteklemez ve vrm ler tutuşabilir. denk geldim mi? geldim. özellikle firma sponsorllu editör reklamlarındaki amd sistemler bunlardandır. her seferinde almayın abi dedikçe alınır ve bu anakartlar arza yapınca amd suçlanır. soketin kendi o gücü kaldıracak yapıda olsa da anakart üretici buna göre vrm modülü koymadığı içindir bu sorunlar. yok yani 10 tane fazı olan bi anakartın 95 watt üstü işlemcide nasıl yandığını ben de anlamıyorum ama artık nasıl adi bi yol çektilerse bilemiyorum inanın ki. yani anakarta işlemci takma konusunda amd´nin de inteli´in de kendi avantaj ve dezavantajları var. özellikle amd nin her işlemcisine oc çekebilme imkanı olması anakartların vrm lerini amd´de daha da önemli tutuyor.

bu ara bilgiden sonra gelelim ryzen´e. daha doğrusu "zen" mimarisine.

dediğim gibi amd fx ler de fos çıkınca napacağını ilkin bi şaşırdı. ama komiktir ki microsoft´tan bağımsız çalışan playstation ve xbox konsollarına bu işlemcileri kaktırmayı başaran firma, bu işlemcilerin windows gibi kazma bi işletim sisteminden sakatlandığını anlayınca oturdu ve önce mimarideki eksikleri gidermeye çalıştı. ve herkesin dilindeki "hyperthreading" olayını işlemcisine entegre etmenin yolunu buldu.

burda bi parantez açmalıyım. ismi lazım değil donanımhaber´deki bi zat-ı muhterem amd´nin bazı komut setlerini neden intel´e verdiğini anlamadığını bahsetmiş. ama bu komut setlerinin çoğunun inteldeki bazı komut setlerine dayandığını unutmuş. misal eski 3dnow, mmx üzerine bina edilmiştir. amd64,em64t ya da x86-64 komut seti 3. adından da anlaşılacağı üzere x86 ya uyumludur. bu komut setlerini intel´e beleşe vermeyip para istese idi zaten en ufak kıllıkta telif davası açan intel´in eline bi mahkeme dosyası vermekten başka bi işe yaramayacaktı. yani önüne gelen bu konularda konuşmasın abi. inanın siteye girip düzelticektim ama anlayacak biri olsa bile başkası salça oluru geçtim siteden bezdiğim için girmedim. o yazıyı okuyan zat bunu görürse lütfen o mesajını silsin. yabancı biri okur da işin aslını biliyorsa biz türklerin bilgi düzeyi hakkında bi fikir edinir falan. mazallah. parantezi kapa.

amd öncelikle cmt yi komple reklamlarından sildi arkadaşlar. bu önemli o yüzden manasını söyleyeyim. -geç kaldık ama-

cmt:cluster multi threading, yani küme bazlı çoklu işlem. fx çekirdekleri tek bi çekirdekte 2 işlemci modülü.

smt: simultane muti threading. yani kurgusal çoklu işlem. intel çekirdekleri. her çekirdek boş kalan zamanlarını bi işleme ayırma yani ht teknolojisi

aslında çok yanlış bilnen bi şey. sanal çekirdek olsa da bunlar sanallaştırma işlemi değildir arkadaşlar. işlemcinin çoklu işlem yaparken kullandığı yöntemlerdir bunlar. bi çekirdeğin aynı anda birden fazla işlem yapabilme yeteneği de diyebiliriz.

durun daha kafanız karışmadı. asıl bundan sonra dalga geliyo 😀

hani intel tek bi die üzerine 4 çekirdek üzerine smt ile 8 e tamamlıyo ya.

amd naptı derseniz.

cmt yi komple kapamadı arkadaşlar. tuttu bi die üzerine bi sürü çekirdek modülü koydu. modüllerin kimini düzgün değilse kapatarak gücünü düşürdü. yani bizim 65 watt diye aldığımız işlemciler tek modülü kapalı büyük çekirdeklerden başka bi şey değil. peki her modülde 2 çekirdek mi var? yook. kim dedi onu? aksine her bi modülde tam 4 çekirdek var.

yani benim işlemcim tek modülde 4 çekirdek ve 4 izlek iken r5 serisi tek bi modülde 4 çekirdek ve smt ile 8 izlek, r7 ler ise 2 modül ve her bi modüldeki 4 çekirdekten 8 çekirdek ve x2 smt ile 16 izlek. yaa beyin yandı de mi? daha ben r9 da ne var onu anlamadım. çok bi şey yok. onda da yine bi modül falan vardır. zaten adam gibi testleri çıkmadı. üstüne 3. neslinde çok şey çıktı. ama bunlar biliniyor zaten. yani ram kontrolcü ve pci kontrolcü ayrıldı ayrı bi çekirdek yapıldı. çünkü am3 de ayrı olan pci kontrolcüsü fm platformu ile işlemci içine alınmıştı ve ryzenlerde komple içerde. bunun da zararı işlemci frekansını düşürünce yükselen  ram gecikmeleri ile yavaşlayan pci hatları idi.  sadece frekansı düşürünce oyunda yaşadığımız dropların nedeni bu arkadaşlar. işte amd bunları i,şlemci dışına alarak ayrı bi osilatörle anahtarlıyacak. bu sayede işlemci yavaşlatılınca bunlar gerektiğinde kendilerini açabilecek. ve drop kalmayacak. bu sayede her oyun açtığımızda güç tasarrufunu kapatıp lazım olduğunda açmak zorunda kalmayacağız. tabii bu özelliğin düzgün çalışması için x5xx serisi anakart gerekli mi değil mi bilmiyorum. 10 sne sonra alınca söylerim artıkın.

arkadaşlar çok önemli bi şeyi unuttum.
farkında iseniz hep k8 den vurdum aslında.
bu işlemcinin öneden bu kadar önemli olduğunun bi noktasını da unutmuşum 😀
arkadaşlar bu işlemci olmasa idi başımız aşırı ağrıyabilirdi.
bi kaç ay önce serverci bi arkadaşım ki burdaki @ugury ile karıştırmıştım 😀 isimleri benzerdi ve acaba dedim aynı kişiler mi? çünkü öbür arkadaş ile sadece face ve pubg mobilden bi tanışıklığımız vardı.
neyse işte bu arkadaş kıbrısta server şirketi sahibi. ve bana bi gün demişti ki " abi iyi hoşsun ama bizde bi p4 kasa vardı. belli programlarda son model xeon getir onu tokatlayacak performansa sahipti.
aslında bi nedeni benim p4 mimarisini tam anlatmamış olmamdı bu konuda.
p4 kötü bi işlemci idi. bunu herkes kabul eder. hatta o dönem insanların "pain4" olarak adlandırdığı bi işlemci idi. giriş seviyesi modellerinin bile stok fanla sadece işletim sistemi ve ofis programları açıkken yani adam gibi yük yokken bile fanının aşırı zırıldadığı bi baş ağrısı idi.
peki bu işlemcileri bu kadar kötü yapan ne idi? aslında bazı uygulamalarda iyi olmasının da nedeni aynı şey idi 😀 "netburst" mimarisi.
arkadaşlar netburst mimarisi pentium prolarla başlayan bi süreçti ve intel artık "x86" komut setlerini komple bırakacağını açıklamıştı o devir. yani hala kullanılan bu komut setleri bizim ne işimize yarıyor derseniz, internete giren kitle için çok bi mana ifade etmez. yazılım tasarlayanların bildiği şeyler. ama ufak bi anlatımla şöyle demek lazım. 80 lerde intelin diğer şirketleri birbirine bağlamak için beleşten dağıttığı bu komut setleri her firmanın bildiği komut setleri olmasının yanı sıra bi noktaya da sahipti. "cisc" yapısı.
arkadaşlar transcomputer de 2 komut mimarisine göre iş yaparsın cisc ve risc.
biri genel biri açık işte. cisc mimarili işlemciler nerde ise yazılmış tüm komut setlerijni desteklediği gibi desteklemediği komut seti gelse de bunu kendi içinde emulasyonla sanallaştırma ile vs vs bi şekilde açar. he çok yavaş açabilir ama açar. ve en önemli şeyi genel kullanımda büyük performanslar sağladığı gibi programlaması da göreceli kolaydır. çünkü istediğin her şeyi yaparsın.
risc mimarisi ile kısıtlıdır. belli komut setleri vardır. progrtam yaparken hep bu sınırlar etrafında dolaşmalısın. bu performans almak için daha kolay bi yol olmasına rağmen o komut setlerine uyum sağlamak zordur. genelde arm serisi mobil işlemciler risc tabanlıdır. intel ve amd nin risc tabanlı işlemcileri vardır. ama bunlar genelde bi süre sonra 2 firmaya da bela olan seriler olur genelde. misal amd 2900 diye bi model 80 lerin sonunda üretilip sonra boeing lere satılmaya başlanınca amd ye bela olmuş, zaten kısıtlı fabrikası olan amd sonunda bu işlemciyi bi firmaya beleşten vermek zorunda kalmıştır. yani risc üreticiye de sıkıntı olabilen bi komut setidir. ki x86 yı x86 da yapan aslında ilk yaygın cisc işlemcilerden birisi olması idi.
p4 de ise ne cisc tam bırakıldı ne risc e tam geçilti. geniş iş hatları "pipeline" teknoloji sayesinde cisc komutları risc komutlarına dönüştürülerek normalde risc işlemcisi olan netburst işlemcilerin bu komutları algılaması yöntemi tercih edildi ve sonradan yavaş yavaş cisc mimarisinin unutulacağını düşünen intel burda çok büyük batırdı.
neden mi? çünkü firmalar cisc´den memnundu abi. adamları alıştırıp cisc e sonradan vazgeçmelerini istemek hayaldi.
bi de aslında cidden isnanlar risc´e kaydı. ama bunu da nedeni amd ye gıcıklığına çekirdek sayısında takılan ms ve intel olmuştu yine-kardeşim kimse fanboy demesin. olan bu. napim? ben mi dedim yıllarca insanları 4 çekirdek olup 250 watt tüketen öküz gibi işlemci üret, arm işlemciler 16 çekirdeğe gözünü diktiği sıralarda bile i9 diye bi çöpü çıkar diye?-
işte bu cisc mevzuuları yüzünden bazı kritik uygulamalarda intel p4 ler değil k8 ler xeon son nesilllerle bile kapışabiliyordu. bi de ht nin desteklediği bi kaç uygulama çıkınca işte bu yüzden bi süre intel amd karşısında direnebilmişti.
ama 90 nm ye geçip 2001 de planladığı çift çekirdeğe 2004 yılında geçebilen amd nin x2 modellerini intelin p4 ee model 4 izlekli sobaları bile geçemez hale gelince intel oturdu bi düşündü. napıyom lan ben? adamlar %30 lara dayandı pazar payında. yakında beni geçer bunlar diye ve conroe işlemciler ortaya çıktı.

konum biterken son sözüm birinin kalbini kırdı isek özrola bizim kalbimiz kırılmışsa kafaları koparıla diye umarak elveda ediyorum.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Adem Gdk @aguduk33

    AMD Ryzen ile ciddi anlamda bir marka yarattı İsimlendirmeler daha anlaşılır. Basit anlatımla bilmeyen birisi bile şunda Ryzen 3 var, bunda Ryzen 5 var kabaca bu daha iyi diyebiliyor. Bu önemli bir şey, basit anlaşılabilir şekilde insanlara sunmak. Her ne kadar iyi ürün yapsan da insanlara ürününü anlatamazsan ileri gidemezsin. Her ne kadar sayılar 3,5,7 İntel'den araklama olsa da iyi bir rüzgar yakaladı.

    • Hami Özgüroğlu @yolgezer

      evet ondan arakladı. ama özellikle i serisinde hangi işlemcinin rakamlarından ne oılduğu anlaşıalamıyorken amd zenlerdeki r3 den ne olduğu anlaşılıyor. yani tutup da üst seviye de olsa bi r3 ün r5 den iyi olduğu durumlar pek yok.
      ama i5 ile i3 ün özellikle dizüstüde turbo boost harici bi farkı yok. özellikle i7 u serisi ile i5 hq serileri vs tam sıkıntı. ama zende bu sıkıntı da yok.

  • Hami Özgüroğlu @yolgezer

    arkadaşlar bi ekleme yaptım yazıya. çünkü netburst mimarisinde önemli bi detayı atladığımı hatırladım.

AMD RYZEN Sistemlerin mimarisi hakkında ufak(!) notlar

Merhaba arkadaşlar sanırım bi yazının sonuna geliyorum yavaş yavaş.

bazı arkadaşların kısaltmalar anlaşılmayabilir sözünü değerlendirip bi index ve sözlük koyacaktım ama pek uygun olmayacağı kanısına vardım.

üstüne üslubumdan da şikayetçi olan çok. yani tutup da bu yazının sonuna bi sözlük koyarsam bu sefer çok afedersiniz "aptala anlatır gibi anlatma bura teknoloji sayfası hede hödö" diye atlıyacak birilerinin olduğu ihtimaline karşı bunu es geçiyorum. üstüne kullandığım kısaltmaları bilmeyen adam zaten hayatı boyunca hesap makinesinden daha iyi bi işlemci kullanmamıştır herhalde. yani p4 ün "pain 4" olduğunu bilmeyen yoktur:D

tamam ya vurmayın. ama bana sorsalar "dünyanın en başarılı işlemcisi nedir?" inanın bana pain 4 olarak cevaplarım tereddütsüz. çünkü o kadar rezil tasarımına ve fx leri bile mazur göstericek "transistör kaçağı" kaynaklı ısınma sorunlarına rağmen 7 sene üretilecek kadar çok satan bi seriye başarısız diyemem. ki hiç bi familya bu kadar uzun süre de üretilmedi. hoş biraz da intelin "netburst" mimarili serverlere destek vermek zorunda kalması buna neden oldu ya 😀 sonuçta 7 seneden fazla üretilip hayatta kalmayı başardı 😀

zaten bu işlemcinin kendi bile "intel-amd" savaşlarında amd nin ne kadar 1 hatta 10 adım geriden başladığını anlatıyor bize. çünkü p4 işlemciler alınabilir hiç bi tarafı olmamasına rağmen yıllarca satıldı. tıpkı samsung e250 gibi. şangır şungur kasasına rağmen ve çöküp duran yazılımına rağmen o kadar çok satmıştı ki hala şaşarım. insanlar w810 gibi bi canavar varken sırf samsung diye bu çöpü neden aldı diye. 1 sene sonra çıkan çakma çift hatlı telefonlar bile ondan iyi idi ya 😀

her ne ise arkadaşlar. amd fx lerde de hem intel´le savaşı hem ms´nin tembelliği kaynaklı fx leri beceremeyince oturdu ve düşündü. "napsak lan biz?" batıyoz olum" triplerine girdi.

şaka bi yana öyle bi şey yok. ve burda yine bi şehir efsanesine değineceğim arkadaşlar. yıllardır söylenir. amd nin batmaması abd ya da avrupa ticaret yasaları yüzünden imkansız diye.

ya arkadaşlar sorayım size amd ve intel sadece 2 firma mı da böyle bi yasa onlar işlesin? üstüne bu yasa nerde? hangi mahkeme?bi kere hiç bi yasa bir firmanın korunmasını sağlayamaz. öyle bi şey olsa idi lehman brothers nasıl iflasını açıkladı? bi de biraz geriye dönelim. şu meşhur işlemci çalma olayları. tamam hadi k8 öncesi döneme de girelim.

bu yasa mevzuundan başka bi de intelin ibm ile satış için mecburen amd ye işlemci verdiği efsanesi var.

arkadaşlar öyle bi olay yok. kaydı yok. bu sadece halk arasında yayılan efsanelerden biri. tıpkı intel´in amd´den çok çok eski olduğu gibi. 40 yaşındaki adam bile amd´yi 90 larda kurulmuş sanıyor. ve ona sadece 1 sene sonra kurulduğunu söylediğinizde inanmıyor. e abi tamam da o zaman neden bu sene amd 50. yıl özel işlemcisini üretti deseniz beyni yanar gider garibimin 😀  bu ibm olayı da bunun gibi. arkadaşlar işin özü şu bi firma intel amd gibi firmadan işlemci alırken kim daha ucuza daha iyisini sunuyor diye bakar. o dönemlerde ise işlemci dendiği zaman sadece core alınırdı. bunu birimleri vs yine buna uyumlu başka entegreler ile oluşturulurdu. bu corede ise registerler vs vs var. bi sürü komut seti. işte sorun bu komut setlerinde. abi her sene değişen işlemciler bu komut setlerini de değiştiriyordu ve "assembly" sorununu meydana getiriyordu. yani bu işlemciye göre "tasarlanmış" bi veri yeni modele uymuyordu. dahası geçen sene üretip sattığı bi işlemci bozulursa yenisini devamlı üretmek zorunda idi intel. ve bu sadece intele değil diğer firmalara da sıkıntı idi. hayatı boyunca bi kere bile hoby devre yapmış arkadaşlar bu sorunu anlar.

size ufak bi örnek sunayım. amfi devrelerinde her farklı entegre tipi farklı bacak bağlantısı ve ayara sahiptir. ve her seferinde adamı çırak eder. ama "ka2206" adında bi entegre üretildi. bu entegrenin "anahtarlama" yöntemi o kadar başarılı ve güzeldi ki her ne kadar sıkıntılı ve sorunlu da olsa-cidden çok baş ağrıtıyor ayarları- tasarımın karmaşasına rağmen istenen her şeyi yaptığı için sadece samsung değil ner ise tüm firmalar bu entegreye muadiller çıkarmayı geçtim yeni daha büyük ya da küçük pek çok tasarımında bu entegrenin anahtarlama ilkelerini kullandı. adam yeni bi amfi yapmaya çalıştığında başka bi entegre eline alsa bile o entegrenin datası yine bu entegreye büyük oranda benzediği için ayarlarda kafayı yemiyordu.

işte intel´in x86 mimarisi de karmaşık da olsa insanlara belli adımları aynı aynı yaptırdığı için üreticiye, bu işlemcilerle assembly ettirdiği için de kullanıcıya yararlar sunmaya başlamıştı. ve öyle efsane olduğu gibi sadece "amd" değil 22 farklı firmaya verildi.

peki bu kavga ne? amd ile intel neden kavga etti öbürleri bıraktı?

birincisi arkadaşlar amd´nin sahibi ile intel´in sahiplerine bakmalı. intel´in  sahipleri tıpkı poi´de dedikleri gibi "muhasip" tabaka iken amd´yi kuranlar ise "fairchild" firmasından ayrılmış bi ekip idi. yani bildiğimiz mühendisler. işte firma başındaki adamlar direkt bu x86 işlemcileri inceleyince bunları  "boost etme" imkanı olduğunu görüp yarı fiyatına daha hızlı işlemciler çıkarıp inteli baltalayınca iş karışmıştı. yani öyle ibm istedi yok abd mahkemeleri istedi ondan amd ye lisans verdi ondan amd kapanmıyor diye bi şey yok. öyle karışacak olsa bu mahkemeler intelin amd aleyhine yaptığı baskıları engellerdi. amd´nin pazar payını 3 yılda %30 dan %10 a indirmesine 40 dolardan da 10 dolara hisse senedi düşümlerine izin vermezdi. o yüzden bu boş efsanelere inanmayın abiler. öyle bi şey yok.

her ne ise işte amd fx lerde batırınca önce hatalarını önüne getirdi.

  1. si radeon kısmını felç ettiğinin farkına vardı. abi radeon kısmında resmen mühendis bırakmamıştı. oraya sağlam bi adam atayıp sadece finans işlerine karıştı.
  2. si ise son 15 senenin bilançosunu ortaya çıkardı. konsollarda tutan çoklu işlem mimarisi neden windows pc lerde batıyor onların sebeplerini çıkardı. ki sonuç belli idi. fx lerin fpu alu kısımlarına özen göstermeyip bi de io kısmını da inteldeki gibi bi mantıkla yaptıkları için fx ler işlemcinin kendi kendini darboğaz etmesine sebep oluyordu.
  3. sü işin reklam kısmına değindiler.
  4. sü firmaların dikkatini çekip laptoplara vermedikleri önemi vermeye başladılar. arkadaşlar bi gerçek. kimse aksini iddia edemez. ama amd laptoplarda hep bi kronik sorun olur. ve bu kasıtlı. resmen planlı eskitme yapılır laptoplarında. bu bi iddia değil. alın aynı kasalı bi intel hiç bi sorun yoktur. ama amd model varsa ille bi yerinde bi saçmalık çıkar. buna uymayan tek firma sony idi. ki o da kepenk kapattı 😀
  5. si kendi ekosistemlerini kurmuşlardı. bu sistemi devam ettirdiler.
  6. sı da bi şanstı. kendi ekosistemleri olduğu için, intel ile bi bağları kalmadığı için de aynı komut setlerini kullansalar bile inteldeki açıklardan ya hiç etkilenmiyor ya çok az etkileniyor ve bu açıkları kapatması çok kolay oluyor. intel açıkları kapatıp işlemcilerindeki yavaşlığı çözene kadar işlemcilerinin modası  geçer duruma gelirken amd nin 2 senedir açıklardan tek sorun yaşadığı nokta ocak ayındaki mavi ekran davaları idi. amd işlemci alıp da işlemci kaynaklı tıkanma yaşayan adam yok gibi bi şey farkında iseniz.
  7. intelin çok fazla açılması. en sonunda dayanamayıp modem bölümünü apple´a sattı hatırlarsanız. çünkü bu birimler intelin tüm vaktini alıp işlemci işine yoğunlaşmasını engelliyordu.
  8. en sonunda ms tamam diyip çok çekirdeğe destek verdi. işte bu amd nin büyük kozu idi. çünkü 2016 ya kadar çöp sayılan fx serisi bi anda parlamıştı. hatırlarsanız gtav gibi oyunlarda daha önce ağlıyan fx ler iş yapmaya başlamıştı. fx lerin o bozuk tasarımına rağmen şahlanması hoş bi olaydı. ben bile beklemiyordum.

arkadaşlar bu noktaları iyi tutturduğu için amd nin şansı büyüktü. ve bu şansını iyi kullandı sadece.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Sezer SEVİNÇLER @sezers

    Ryzen işlemcilerin zen mimarisinden hic bahsetmemişsiniz.

    • Hami Özgüroğlu @yolgezer

      bu koca bi seri. oraya yeni geliyorum.
      üstüne ryzenin kendinden değil de daha çok o noktaya kdar amd neler etti ve ryzende nasıl birleştirdi bunu anlatmaya çabalıyorum. daha önce de demiştim. ryzenin kendi hakkında binlerce makale yazıldı çizildi. ama k8 den beri gelen işlemcileri ile bu noktaya nasıl taşıdı ne gibi izler var yazı dizisin incelerseniz daha iyi anlarsınız.

    • Sezer SEVİNÇLER @sezers

      @yolgezer K7 athlon XP serisinden de bahsedebilirsin bence tek çekirdek athlon XP 2600+ 2511 mhz ile güzel günler yaşatmıştı bana. kolay gelsin.

    • Hami Özgüroğlu @yolgezer

      @sezers teşekkürler ama oraya gidersek hem seriye başltan başlamak lazımdı hem de amaç "amd tarihi"ni anlatmak değildi. asıl olarak k8 e geri döndük lafının temeli idi.
      ayrıca k7 her ne kadar ayrı işlemci olsa da p3 benzeri bi çalışma biçiminde çalışıyordu daha çok. asıl fark k8 de olmuştu hatırlarsanız.
      ama bi noktada sanırım bahsetmiştim k7 den sadece ara paragraf olarak.
      ben sadece 2 3 k7 anakarta denk geldim zten. biri geçen sene görev yaptığım bölükte yazıcı bilgisayarı idi. biri elimde olan bi anakart. bi kaç tane de orda burda denk geldim. çok bilinen bi seri değildi zaten malum intel in baltalama yaptığı serilerden birisi idi.-şimdi muhalefetin biri çıkar kanıt ister aman aman 😀 -

  • YasinC @yasinc

    Şahlanan fx işlemci hangisi bendekinin durumu hiç değişmedi?

    • Hami Özgüroğlu @yolgezer

      bi oyunda daha önce kasan bi işlemcinin aynı oyunda performansı arttı dedim mi ben? hayır. daha eski oyun ve programlarda ağladığını hepimiz biliyoruz. ama yeni oyunlar geldike fx ler kullanılabilir hale geldi. hatırlarsanız ilk çıktığında fx ler i3 2100 lerin bile yanında konuşulmazdı ama sonraki oyunlarda 2500k 3570k gibi işlemciler bile fx lerden geri kalmaya başladı. şu anda bu işlemcieri hatırlayan bile yok olmasına rağmen fx ler hala sağda solda faaliyet gösteriyort. bende değişmedi diyorsunuz ama hala aynı işlemcidesiniz sonuçta. oysa i ben o işlemci ile yaşıt intel kullanan kişi pek görmedim. yayın bile yapan var bu işlemcilerle. yoksa tabii ki çok çok büyük patlamalar yapmadı. ama gene de güzel başarım artışları aldı. ha bana kalırsa da çok kötü bi seri idi ama elinde olup da memnun olan çok kullanıcı tanıdığım için bu tür bi cümle kurdum. öte yandan cmt mimarisi fikir olarak müthiş bi şeydi. ancak birimleri hatalı üretildi.
      ayrıca bi tavsiyem yapmadı iseniz 1903 yükleyin. 1903 de bu işlemciler için olabilecek en güzel güncellemeler sunmuş microsoft. belki performans daha da artabilir.

    • YasinC @yasinc

      @yolgezer Sıkıldığım için duruyor. Yoksa çoktan tepelemiştim. Ana sistem bozulunca geçtim 🙂 şuan kullandığım 8300'ü 4.5 ghz'e çıkartmama rağmen 2600k'yı performans olarak yakalamıyor. Özellikle bf'de. Windows güncel halde şuan.

    • Hami Özgüroğlu @yolgezer

      @yasinc 1903 final sürümü yüklü diyorsunuz. tamam bi kişi bundan memnun değil 😀
      bi arkadaşım da fgayet memnundu hatta çok seviyordu. başkası gtx970 le kullanıyordu.
      burdan da bi arkadaş deneyecekti ama cevap vermedi. internette de özellikle dx11.2 ile büyük performans artışı alan pek çok arkadaş var.
      ama cümlenizi pek anlamadım şimdi 2600k 8300 ü geçemiyor demişsiniz. e napsın daha op işlemci? sonuçta benim bildiğim arada 2 kat fark vardı.
      ama gene de siz bi şey göremedim diyorsanız saygı duyarız.

    • YasinC @yasinc

      @yolgezer Mesajda yanlış anlaşılma olmuş. 2600'ü geçemiyor. Sistem de 1080 takılı doğal olarak darboğaz çok yüksek. 🙂

      Eski kullandığım i7 870 bile daha iyiydi. Sata 3 ve usb 3 desteği eksiği vardı tek. Merak etmeyin genel kullanımda hissedilir fark olsa anlardım. O kadar tecrübe ve bilgiye sahibim 🙂

    • Hami Özgüroğlu @yolgezer

      @yasinc mesaj biraz ters olmuş.
      2600k yı geçemeyebilir. sonuçta 2600k eski mimari olduğu içn. ona bakarsak athlon x2 işlemcili anakartım da o işlemcileri pek çok oyunda tokatlıyordu:D ama hala fx kullanan pek çok kişi yayında benden bile drahat. fx6300 lü arkaedaşım litede yayın yapabilicek nerde ise. ama ben yapamıyorum. aşırı kasıyor yayın işlemcimi.

AMD RYZEN Sistemlerin mimarisi hakkında ufak(!) notlar

Merhaba arkadaşlar.

en son kaldığım yerde işte phenom işlemciler falan konuşuldu.

ama bu işlemciler aslında tek başına bi konu bile olabilir. çünkü ilk neslinde bazı revizyonlarındaki tlb sorunu konusu cidden sıkıntı yapabiliyordu ise de özellikle çekirdeklerin gerektiğinde birleşebilmesi konusu fx mimarisine ilham olmuştu.

bi çekirdeğin gerektiğinde diğer çekirdeklerle birleşebilmesi söz konusu olunca intelin hyper threading ine ters yapıda çalışması cidden güzel bi fikir oluyordu.

çünkü hyper threading gerçekte bi çekirdeğin tek bi işlemle meşgul olmasını engellemek ilkesine dayanıyordu. ve şu anda resimleri bulamasam da thg nin -ki kendisi o zamanlar fena intel yanlısı bi site idi 😀 - bile kabullendiği üzere sadece "tıkanmaları" önleyebilen bi çözüm idi.

aslında intelin p2 işlemcileri sonrası da bi yazı dizisi hazırlama gereksinimi duyulmasına rağmen hyper threading başlı başına bi konu olacğaı için çok fazla ayrıntıya giremeyeceğim. ama aslında çoklu işleme değil bi çekirdeği komple kitleyen işleme faydası olduğunu belirtmem yeterli olacaktır. işlemcinn tüm zamanını alan bi işlem geldiğinde windows ve diğer servislerin çalışması engellenebildiği için bu çalışmada anlık tıkanmalara sebebiyet verebiliyordu.

2001 mimarisine geldiğimizde amd nin 150 intelin 130 nm de debelendiğini görüyoruz. tutup da bu mimarilerde bi işlemciyi çift çekirdek yapsak elimize 200 wattları aşıcak dev gibi ve soğumayan bi silikon almış olucaktık. dahası o devirde bu gücü besleyecek psu sayısı da az idi.işte intel çift çekirdek yapmak yerine ortaya bi işlemcinin boşta kalabilecek transistörlerini başka bi izleğe kanalize etmeye dayalı bu teknolojiyi geliştirmesi başta iyi bi fikir olarak gözükmüştü. ama netburst un o kısır mimarisi ht ile bile kurtulamamıştı. üstüne ht desteğine sahip olmayan northwood´ların bile presscott´ları tokatlaması gibi bi gerçek ortaya çıkınca intel 2005 deki pentium d işlemcilerinin sadece extrem editionlarında bu teknolojiyi kullandı. ki bunlar dünyada ilk 4 izlek işlemcilerden birisi idi. tabii thg nin bile diyişi ile "TÜM ZAMANLARIN EN ÇOK ISINAN İŞLEMCİSİ" olmuştu 😀

core serisi boyunca ortalarda gözükmeyen ht teknolojisi intelin i serisi ile tekrar hortlatılmıştı. ve açık konuşmak gerekirse turbo boost adı altında ht nin kapatılması oyun olsun gerçek çekirdekleri yoran tüm oyunlar olsun bu teknolojinin bazı durumlarda performansı olumsuz etkilemesi sorununu ortadan kaldırmıştı.

phenomların ilk nesillerinde olup 2. serilerinde iptal edilen birleştirme teknolojisi intelin ht sine karşı iyi bi rakip olabilirdi.

aslında ne kadar gereği vardı tartışma konusu idi.

-bu kısmı amd fanboyu diyecekler okumasın-

çünkü phenom ıı ler intelin en üst düzey 6x12 işlemcileri haricinde çok büyük bi performans kaybına sahip değildi. amd o mimariyi geliştirme yoluna gidebilirdi. üstüne yaşadığı mali krizleri düşününce fx gibi bi mimarinin geliştirilmesi müthiş derecede cesaret gerektiriyordu.

bu konuyu açıklamak lazım.

levent abinin de değindiği üzere amd 2000 lerin başında intel tarafından anakart üreticilerine baskı yapılarak darbe yemiş ama asus´un başını çektiği grup tarafından bu yasak delinince rahat etmişti. oysa ki k8 lerin bomba gibi patlaması ve amd´nin kurduğu ekosistemin çok sağlam olduğunu gören intel, anakart üreticilerini tehdit etmenin faydasını göremediği için bunun yerine dizüstü ve oem masaüstü üreticilerini tehdit etmese de mali gücünü kullanarak amd den işlemci almama yönünde ikna yoluna gitmişti.şöyle diyeyim. sadece dell e amd den işlemci alıp bununla dizüstü üretip satarsa elde edeceği kar oranında bi işlemci miktarı hediye etmişti. yani dell amd den işlemci alıp bununla üretimle uğraşıp bi de satış sonrası destekle debeleneceğine o karı bi seferde almıştı. ki bunların belgeleri ile amd tespit edip mahkemeye vermişti. tabii intelden 1.25 milyar dolar bi para aldı. ama aldığı para yıllarca elinde patlayan işlemcileri de mühendislerine verdiği paraları da karşılamanın çok uzağında idi.

işte fx işlemcilerin üretim sürecinde bu yaşadığı kayıpları yüzünden mühendislerine ücretlerini ödeyemez olmuş. ve bu üretim sürecinde değil direkt tasarım esnasında mühendisler maaşlarını alamadığı gerekçesi ile iş bırakmışlar.

üstüne amd bu işlemcileri üretim süresince hem intel hem nvidia ile çatışma halinde iken ortaya bi oyuncu daha atlar. kim mi? ms abi.

microsoft fx mimarisinin gerektirdiği işlem kümeleme farklılığını sağlayan komutları işletim sistemlerine yıllarca entegre etmedi. arkadaşlar tam 7 sene boyunca bu işlemciler intel işlemci imiş gibi tanındı ve buna göre çalıştı.

bu konuda neden ms´ye ateş püskürdüğümü anlamanız için ekran kartınızın driverini silin ve 1 ay boyunca kullanın. anlarsınız 😀

arkadaşlar fx ve ryzenler küme bazlı çalışır. yani bi işlemci çekirdeği çekirdek değildir. o bi kümedir ve içinde birden fazla işlemci vardır. bu fx lerde 2 idi. zen mimarisinde kaça kadar çıktı ben bile bilmiyorum 😀  ama şu var ki amd rakamları baya bi uçuracağım demişti.intelde ise çekirdek diyince koca bi çekirdek çıkıyor. yani intelde cpu 0 cpu 1 dediğinizde direkt 1. ve 2. çekirdek anlaşılır. ama amd de cpu 0 ilk kümedeki ilk çekirdektir. cpu 2 fx de ilk kümedeki 2. çekirdektir. şimdi burda sorulması gereken 2 çekirdek de tam dolarsa özellikle fx deki kısıtlı veri yolu ne duruma gelir düşünün. işte burda işlemci kendi kendini darboğaza sokuyordu. dx 11.2 ile oyunda fx lerin yükü biraz azaltıldı. ama asıl windows 1903 le bu kümeleme sorunu ortadan kalktı. peki fx ne zaman çıktı? 2011 de. 1903? temmuz 2019 da adam gibi geldi. olaya gel.

aslında zenlerin de 1903 e kadar intelden azıcık geride kalabilmesinin bi nedeni bu idi. anca ve anca 1903 le geliyordu.

güncelleme : arkadaşlar ufak ama önemli bi noktayı da atlamımşım. tek köprü mevzuuları.

arkadaşlar sanırım yeni nesil anakartta kuzey ve güney köprüsünü intelin kaldırdığını sanıyor.

eee bu tamamen yanlış. ilk kuzey köprüsünü işlemci içine alan amd idi. ama tamamını almadı diyebiliriz. geleneksel kuzey köprüsü tasarımında ram ve pci kontrolcüsü ile çekirdek kontrolcüler komple bi yonga içinde bulunurdu ve bu yonga kuzey köprüsü olarak adlandırılır, onu da başlatan, o köprünün hızlarını belirleyen 2. bi altta kalan ufak yonga kontrol ederdi. onu da sysio ya da sio ya da io denen bi birim flash biostan aldığı komutlarla kontrol ederdi.

amd k8 -gene k8 demeyin kafanıza ekmek küreğiynen vururum. napim adamlar tek bi işlemcide yaptıkları değişim tek değilse benim suçum mu? işlemciler içine ram kontrolcüyü alınca pci kontrolcüyü o dönem ekran kartları çok gelişmediği için güney köprüsü içinde bırakmıştı. ama burd tam bu sırada yeni bi trend baş gösterdi. sli, crossfire. nvidia ve ati firmalarının kendilerine ait çoklu gpu kullanımı. ki ati cfx denen bi ayrı birleşim var ki ati artık utanmasa işlemci ile ekran kartını birleştirmeye and içmişti nerde ise. işte bu yeni teknolojiler bi anda pci kontrolcüyü büyütmeye başlamıştı.

oraya girmeden kuzey köprüsünün böyle parçalanmasının faydası ne diye anlamamış olmanız açısından bi örnek vereyim. CONROE mimarisi. bildiğimiz core2 işlemcilerin temeli. onlar p4 yonga seti mimarisi üzerine bina edilmiş p3 mimarili işlemciler gibi bi şey idi. tabii ddr2 ve ddr3 gerektiği için bi de üstüne pci ex kontrolcüsü ile-o zamanlar agp vardı- bu işlemcilerin kuzey köprüsü işlemciden çok ısınır olmuştu. hiç untmam ben kendi anakartımda alışmışken karşıma gelen bi core2 anakart geldiğinde kuzey köprülerindeki dev gibi soğutmaları görünce ağzım burnum kayardı. tabii via çipsetli bazı anakartlarda hala 2 köprü vardı amd de. onda pci kontrolcüsü vardı sadece. bi de ufak bi gpu. ofis anakartlar için tasarlatmıştı amd. bunları.

işte bu via çipsetli anakartlar sonradan am2+ mimarisi ile gelen sb 690 çipsetle başlayıp am3+ a kadar giden bi süre boyunca hep karşımıza geldi. başta sorun yoktu. dha doğrusu amd çok kişinin çoklu gpu kullanacağını pek düşünmediği gibi ekran kartlarının coşacağını da pek düşünmüyordu sanırım. ya da sadece o dönem intelle kavgalarından dolayı kaynak bulamadığı için bu tür bi işlemi yapıcak kaynak bulamıyordu. sonuçta %30 lardan %3 lere kadar eriyen bi pazar payından bahsediyoruz. battım batıcam noktasına kadar gelmişti.

intel de çok sallamıyordu bu konuyu. sonradan işte çoklu ekran kartları yanında pci ex mimarisinin verimini de görünce bu hatları işlemci içine yanılmıyorsam -bilen varsa düzeltsin lütfen- 3. nesille işlemci içine almıştı. amd ise hala işlemci dışında pci kontrolcü ile geliyordu. hani şu 970 çipset anakart dediğimiz anakartlar. onlarda 970 dediği işlemci altındaki köprü idi. aslında işlemcinin çalışmasına çok etki etmiyordu. sadece ekran kartını kontrol ediyordu.ki böyle bi değişimin yazılımlarla desteklenmesi gerekiyordu.

şimdi gene micorosft´a sallıyor bu diyeceksiniz de. 7 sene boyunca kümelemeyi getiremeyen firma dx11 le şrrak diye bu yeniliği getirmez mi? işte amd nin sonraki nesil işlemcilerinde performans kayıplarından biri de bu nokta idi. yani bu noktada koskoca ve tarafsız olması gereken bi firma, resmen intel´e taraf olup 2 yönlü olarak amd´yi budamıştır.

ha sonra ne mi oldu? işte ryzenlerde bu kontrolcü işlemci içine alındı. sadece kontrolcü kü? ek bi sürü şeyi de işlemci içine aldı amd.

tabii ilk ryzende alınmadı. fm soketli apu mimarisinde bu kontrolcü yine işlemci içinde idi. bu sayede zaten sorunsuz çoklu gpu kullanım senaryolarının altından kalkabiliyordu apular. tabi çekirdekler zayıf kaldığı için sorun yaşayabiliyorduk ağır ekran kartlarında. ki a320 anakartların ryzen mimari için geliştirilmeyip "excavador" mimarili apu işlemciler için geliştirilmiş bi çipset olduğunu da söyleyeyim. yalnız buna kanıt isteyecek sivriler için söyleyeyim. bu çipsetin apu için olup zen desteklemeyen modelleri satışa konmadı. bunlar hp gibi markaların aio pc siparişleri doğrultusunda gerçekleştirilmiş. ben bile zen mimarisinin duyurulmasına yakın bi devirde bi kardeşimizin bana attığı fotolardan buldum bu işlemcileri. şu epyc mimarisi üzerine tasarlanmış bu işlemciler. yani anlayacağınız zenler de k8 gibi sunucu işlemcilerinden baz alınarak tasarlanmış diyebiliriz. bunun sonucu da zen´in k8´e bi benzerliği daha ortaya çıktı diyebiliriz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • ozturka @ozturka

    1903 kümeleme güncellemesinin detayları var mı ? fx8350 kullanıcısı olarak her türlü testi yapabilirim fakat bu işlemcilerin tek çekirdek performansı düşük olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Tüm uygulamaların da çok çekirdek destekleyecek şekilde yeniden güncellenmesi de ayrı bir problem.

    • Hami Özgüroğlu @yolgezer

      microsoft 7 senedir vermediği bu güncellemenin adam gibi detayını paylaşmadığı için 😀 ama bi kendiniz ölçüp buraya yorumlarsanız müteşekkür oluruz. bende 1200 var. ve bu işlemci zaten tek bi modülden oluştuğu için çok bi faydasını göremeyeceğim gibi win 7 kullanıyorum 😀
      uygulamalar zaten çok çekirdek desteğine sahipti. ama windows bu işlemcileri i serisi gibi değerlendirdiği için çok çekirdek desteklense bile çekirdeklerin io birimleri sıkışıyordu. gelen güncelleme ile artık sistemde amd işlemci varsa windowsun modül sayısına göre cpu0 dan sonra 2. modül hansi çekirdekten başlıyorsa 2. izleğin ona kaydırılması sağlanıyormuş.
      ya açıkçası bizim eskiden ilk çekirdeği görev yöneticisinden devre dışı bırakmamız gibi bi işlem. ms sonunda bizim bunu yapmakla uğraşmamızı gerektirmeyecek güncellemeyi getirdi.
      tek çekirdek performansının artık günümüzde bi önemi de kalmadı gibi bi şey zaten. sonuçta tek çekirdekli oyun diye bi şey mi kaldı? en son dx9 tabanlı büyük oyun roe idi. rekabetçi fare klavyeye aşırı önem veren en kötü oyunlar bile dx11.2 ile gelmeye başladı. dx12 nin önümüzdeki 5 yıl içinde iyice yaygınlaşacağını ön görürsek zaten bi manası kalmayacak diyemiyoruz evet ama artık kimse sadece oyun oynamıyor. evet 3 fps düşük alıyorsun intel muadillerden ama artık herkes anlık yayın ya da kayıt yapıyor. ya da en hafifinden arka planda discord gibi pek çok alt program da çekirdek istiyor. ya da oyunun ortasında gelen bi bildirim tüm sistemi göçerteceğine ben 10 fps düşük alırım daha iyi.
      ama siz bi testleri yapar da resimli olarak paylaşırsanız memnun oluruz.

  • lterlemez @lterlemez

    "bu konuda neden ms´ye ateş püskürdüğümü anlamanız için ekran kartınızın driverini silin ve 1 ay boyunca kullanın. anlarsınız 😀" bu kısmı detaylandırmanız güzel olurmuş...

  • Adem Gdk @aguduk33

    En çok ısınan işlemci Pentium 4 530 değil miydi?

  • Hami Özgüroğlu @yolgezer

    Arkadaşlar yazı güncellendi. Bi mevzuu yu unutmuşum.

AMD Darboğaz!

Merhaba arkadaşlar.

daha önce defalarca tartışılan bi konuda ufak bi şey yazacağım.

delilli ispatlı. ondan salça olup sinir bozmayı düşünecekler gelip hiç bakmasın bile.

aaa bakın nasıl da amd işlemci darboğaz yapmış? bakın %74  lerde geziniyor ama vsynic açıkken bile  ekran kartını anca vsynic ile zorlana zorlana beslemiş. yani vsynic açsam darboğaz ve drop olucak sanıyorsunuz değil mi?

öyle düşünüyorsanız bi de buna bakın derim.

sadece %8 fazladan işlemci kullanımına rağmen ekran kartını köküne kadar kullanıyor.

yani diyorum ki.

amd işlemci ise özellikle belli nesiller ise onda çalışmayan birimler oluyor. bunlar gerekmediği zaman kendini parka alır ve güç tüketimini düşürür. ama gerektiğinde bunlar devreye girer ve performansın dibine vurur. hani insan gözü 60 fps üstü algılamaz diyoruz da dalga geçiliyordu ya. alın işte. bu bi savunma ya da amd yi göklere çıkarma sevdası değil. olan bu. hep böyle olacaktır. msi afterburner sadece çekirdek kullanımına bakar. ki onu da bazen yanlış okur. o yüzden bu ölçümlere çok fazla takılıp işlemcinin daha iyi iş yapamayacağını pek düşünmeyin. he tutup da x264 le yayın yapamaz. ama bu işlemci çok yüksek kartları kullanır rahat rahat.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 14 / 28
  • SonkaBonka @sonkabonka

    Sevgili kardeşim, kimle neyi tartışıyorsan git tartıştığın kişinin postunun altına yaz. Yukarıda yazdığın şeyin başı kıçı belli değil, neye hizmet ettiği belli değil. Senin için bir anlam ifade ediyor olabilir ama emin ol, konuya yeni dahil olan biri için, fotoğraflarla desteklesen dahi bir anlamı yok. Hoş, tartıştığın kişi kimse, onun da bir şey anladığını sanmıyorum.
    Sizinle tartışmaya girmek gibi bir niyetim yok ve hiçbir markanın fanboyu falan değilim. Dolayısıyla boşuna cevap yazmanızı gerektirecek bir durum yok.

    • Hami Özgüroğlu @yolgezer

      1. si karşiniz falan değilim.
      kimse ile tartıştığım yok. en düşüğe alıp fps karşılaştırması yapan editörlere karşı bi hışmım var. yıllardır diyoruz post process açmadan en düşük çözünürlükle en düşük ayarla işlemci kapıştırması yapılmaz diye. ama işte bunu anlayacak kabiliyetiniz olmadığı için böyle sanırım.

  • Ömer @omerf

    Neden böyle şeyleri kendine dert ediyorsun ki? 😀 Azıcık evden çık, hava al, gez, dolaş. Hayat toplama bilgisayardan ibaret değil. 😀 Rahatla azıcık. Burada birilerine bir şey ispatlasan bile rahat edemeyeceksin çünkü. Kaldı ki gerek de yok zaten. Her gün böyle postlar paylaşıyorsun, gördükçe ben üzülüyorum değerli vaktine.

  • CMLDS @cmlds29

    R3 1200 kullanıyorsun sonra işlemcim dar boğaz yaptı diyorsun ne alemsin 😂😂😂😂

  • Housedakitopal @housedakitopal

    Bunu oyunun executable'ının yanına kopyalıp dener misin?

    https://github.com/doitsujin/dxvk/releases/tag/v1.3.2

    Tar.gz yi ac , 32 bit ise oyun 32 bit olanlari 64 ise 64 bit olanlari kopyala.

    Sonucu merak ettim.

    • Hami Özgüroğlu @yolgezer

      bu ne işe yarayacak anlamadım ama bi yapayım.

    • Hami Özgüroğlu @yolgezer

      dediğni yaptım ama msi afterburner çalışmaz oluyor. ondan ölçüm alamıyoırum zaten bi fov açısı değişti sanırım

    • Hami Özgüroğlu @yolgezer

      @housedakitopal usta oyun vulkan apide çalıştı. oyunun vulkan desteği varmış 😀 işlemci 30 lara kadar düştü. onun haricinde bi sorun yok.
      ya anlamadığım ben başlığı biraz da google aramalarında çıksın biraz da konuya çarpıcı bi isim olsun diye düşündüm ama bazı arkadaşlar nedense işlemcide darboğaz aldım şikayeti ediyorum ağlıyorum sandı 😀 ben bazı test yapan sitelerin yanlış yaptığına dikkat çekmiştim. yoksa sorun falan yok.

    • Housedakitopal @housedakitopal

      @yolgezer Oyunun Vulkan desteği yok. D3D11 çağrılarını Vulkan üzerinde emule eden bir layer bu. Linux üzerinde Proton'dan vs Windows oyunlarını çalıştırmak icin bu kullanılıyor.

      Neden test etmeni istedim ; AMD'nin D3D11 sürücüsü eğer cpu boundsan kötü sonuçlar verebiliyor. Örneğin başka bir kullanıcının FX serisi işlemcisi üzerinde emule edilmesine rağmen nativeden daha hızlı çalışıyordu Hitman2'de Vulkan driverında overhead daha düşük olduğu için.

      Yani oyunun normalde Vulkan desteği yok. Zaten bu oyun çıktığında Vulkan yoktu.

    • Hami Özgüroğlu @yolgezer

      @housedakitopal zaten ona şaştım. ama bu redux sürüm daha sonra çıktı ondan mı oldu acaba dedim. ve ilkinde açmadı. açmadığı gibi oyunu kitlemişti. ama şimdi bu konu başka bi tartışma konusu bence. siz bi yazı açın biz de test edelim tek tek sonuçları paylaşallım. ayrıca trollemesine değil cidden fikir verdiğiniz için teşekkürler.