http://www.theastronauts.com/2018/12/witchfire-a-year-after-reveal/

The Vanishing of Ethan Carter gibi çok sevdiğim bir oyunun yapımcısı The Astronauts, 2000’li yıllarda çok severek oynadığımız Painkiller’ın yapımcımlarını da yanına alarak Witchfire’ı geliştiyor. Oyun geçen sene E3’te duyurulmuştu sanırım, o zamandan beri pek bir haber yoktu. Geçen hafta Twitter’da haberler gelecek demişlerdi, geldi de. 2020’de çıkmasını bekliyor yapımcılar. Çok umutluyum ve sabırsızım. #Oyun

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Ashen’a Game Pass’a gelmişken bir bakayım dedim. Sanat yönetmenliği beni çok etkilemişti çıkışından önce. Ancak oyun tam bir Souls/Bloodborn çakması çıktı. Ashen’ı kim, niye oynasın bilemiyorum. Hikaye anlatımı, oynanış, zorluk dengesi, atmosfer gibi kalemlerde esinlendiği bu oyunları geçebilecek veya alternatif olabilecek bir oyun değil. Souls serisini yutmuş, Bloodborn’u da 5 kez bitirmiş olan ve bu tatta daha fazla oyun isteyenler Ashen’ı da oynayacaklardır ama benim için hayal kırıklıkları listesine eklendi kendisi. #xboxgamepass #Oyun

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Erman @ermanyurdakann

    Dark Souls'ın ilk oyununun ikinci bölümünü bile asla geçememiş biri olarak hayretler içinde okudum. Saygı duydum 🙂

    • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

      Souls serisini yutup Bloodborn’u 5 kere bitiren ben değilim Erman 😀😀 Örnek olarak verdim. Ben Bloodborn’u bitiremedim 2 yıldır 😀

    • Erman @ermanyurdakann

      @vitalyscherbo Hah, iyi bari. Normal insanmışsın o zaman, tamam 😀 😀

    • Erman @ermanyurdakann

      @nuguryurtsever Yapmadım de! 😀

    • Erman @ermanyurdakann

      @nuguryurtsever Mezarlığı nasıl geçtin ya!? Neyse, başka bir seviyede, demi-god ayarında bir şey çıktın, ne diyeyim ki yani, o oyunlar bitmez ya. Kol kırdım ben 🤦‍♂️ 😀

    • Uğur Yurtsever @nuguryurtsever

      Biter canım neden bitmesin. Biraz sabır gerek sadece. Oyunu çırılçıplak hasar bile yemeden bitiren ruh hastaları varken ben olsam olsam fasülyeden falan olurum.

    • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

      @ermanyurdakann Ben oraları geçtim ya Erman. O amcayı ve Cleric Beast'i öldürmüştüm. Sanırım Şifa Kilisesine gelmiştim. Orada 2 tane manyak vardı, onları da öldürmüştüm. Örümcek bir Boss vardı, orada yıldım, sildim. Ama tekrar yükleyeceğim. 🙂

    • Erman @ermanyurdakann

      @vitalyscherbo Yok ben o daha ikinci bölümde (ilk bölümü tutorial sayarsak aslında birinci bölümde) önce mezarlığa daldım, baktım olmayacak, başka yerlere gideyim dedim; oralarda da olmadı 🙄 Olmayınca olmuyor, yetenek yok demek ki 😛

    • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

      @ermanyurdakann Bir şey diyeyim mi yetenekle çok bir alakası yok çünkü ben de yeteneksizim. 🙂 Oyunu herhalde 3-4 kere silip yüklemişimdir. Tamamen sabır oyunu. Boss'ların saldırı pattern'lerini öğrenip ona göre kaçınma-saldırı yapıyorsun, bu kadar. Bu pattern'leri öğrenirken de mecbur birkaç kere ölüyorsun, oyundaki en doğal şey ve oyunun mekaniklerinden birisi bu. Hiçbir düşmanı da küçümsemeyeceksin, temkinli ve korkak olacaksın. Bunları anlayınca oyun hem çok zevkli bir hale geliyor hem de aslında o kadar da zor değilmiş diyorsun. Peki madem bu kadar biliyorsun sen niye sildin diyebilirsin. 🙂 Tamamen kişisel bir şey, hayatta en nefret ettiğim şey yaptığım bir işi tekrar yapmaktır. Bazen makale yazarken veya başka bir iş yaparken yazılım çöküyor ve 10 dakikalık emeğim boşa gidiyor; delirecek gibi oluyorum. Bunu Bloodborne'da sürekli yaşıyorum ve beni yoruyor. Siliyorum. 2-3 ay sonra tekrar canım çekiyor yüklüyorum. 🙂

    • Erman @ermanyurdakann

      @vitalyscherbo Benim de bırakma sebebim o tekrarlardı zaten, bakma zorluk konusunda goy goy yapıyorum, yoksa oturup uğraşsam, 10 kerede geçemesem bile 15 kerede geçerim illa ki ama işte bence değmiyor. Ben terkar sevmediğim için bir sürü yarım bıraktığım oyunu bir daha asla oynamıyorum. Mesela uzun süren bir oyuna bir sebepten 2-3 hafta ara verirsem o oyun benim için çok büyük ihtimalle yok hükmündedir artık. Kaldığım yerden oynasam kopmuşum, görevi hatırlamıyorum, nereye gideceğimi unutuyorum, moddan çıkmışım, gazı kaçmış kola gibi geliyor; baştan başlasam, ohooo, o kadar oynamıştım, ilerlemiştim, aynı şeyi bir daha mı yapacağım?

      Yapmıyorum, kalıyor öyle. Bu oyun da biraz bu sebepten yarım kaldı. Ama kolu cidden kırdım, 15 liralık çakma bir koldu, "oyun gibi senin ben ızdırabını..!" diyerek fırlattım duvara. Pişman değilim 😀

    • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

      @ermanyurdakann 😀 Izdırap cidden. Ben de senin gibiyim. Mesela o kadar hevesle ön sipariş ettiğim Pillars 2'yi 2-3 aydır oynamıyorum, hatta SSD'de yer kaplıyor diye yedekleyip sildim. Original Sin 2 bitince tekrar kuracağım ama hangi görevdeydim, karakterlerin yetenekleri neydi, stratejim neydi, hepsini unutmuş olacağım. Bu da beni şimdiden soğutuyor. 🙂

    • Erman @ermanyurdakann

      @vitalyscherbo Oynamayacaksın muhtemelen 😀 Ben de POE, Divinity 2, Witcher 3, Fallout 4, Skyrim ve daha bir sürü oyunu hiç bitirmedim.

    • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

      @ermanyurdakann Sende OWOS (Open World Overwhelming Syndrome) var anladığım kadarıyla. 🙂 Ben Skyirm'i PC'de 230 saat, sonra 360'ta yine en az bir 200 saat oynamıştım; yetmedi Special Edition aldım PC'ye, çünkü önceki oynayışlarımda Dawnguard DLC'sini oynamamıştım; onu da oynarım bir 200. 😀

    • Erman @ermanyurdakann

      @vitalyscherbo Hiç duymamıştım, hala da senin şimdi uydurduğunu düşünüyorum, ama doğru tespit, bence de var bende öyle bir durum 😀 Açık dünya sevmiyorum ben, oyun düz bir çizgide aksın istiyorum. İlla ki dümdüz koridorlar boyunca ilerlemek değil kast ettiğim, dünya açık olabilir ama beni serbest bırakmasın, bir amaç versin, bir yol çizsin, içeriği belli bir sırayla alayım. Öbür türlü her sırada anlamlı olsun diye uğraşıp sonuçta anlamsız bir ilerleyiş ortaya çıkarıyorlar. Benim görebildiğim tek istisna Rockstar bu konuda, onların açık dünya oyunlarında hiç kaybolmuş, amaçsız kalmış hissetmiyorum. Nasıl yapıyorlarsa ilgiyi diri tutabiliyorlar.

    • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

      @ermanyurdakann Kısmen seninle aynı fikirdeyim. Bazı oyunlar açık dünya olması için kasılmış oluyorlar, ondan nefret ederim. Ama mesela Bethesda'ya oyunlarındaki RPG öğelerinin sığlığından dolayı çok sallasam da açık dünya tasarlama becerilerine hayranım. Tek düze ilerleyen oyunları da çok severim ki zaten gönlümün efendisi Half-Life serisidir. 🙂

  • Uğur Yurtsever @nuguryurtsever

    Ashen'ı çok merak ediyorum. Xbox One'ım olmadığı ve PC'de Windows Store'dan bu haliyle üzerine para verseler bir şey indirmeyeceğim için bir süre daha merak etmeye devam edeceğim gibi görünüyor.

    Ashen'ı kim neden oynasın sorusuna gelirsek. Rafların Souls klonlarıyla dolmaya başladığı bir gerçek. Çoğu da basit birer klon olmaktan öteye gidemiyorlar. Ancak bir yandan da bu oyun tasarım felsefesi, aksiyon oyunları kategorisinde kendi alt janrasını da yaratmış durumda. Bundan kaçış yok. Tıpkı hack'n slash, survival horror ya da stealth action oyunları gibi. Bu tarz oyunların bir kitleleri var haliyle. Hitman'i kim neden oynasın sorusuyla aynı cevabı var yani bunun da. İyi yapıldıkları sürece rafların bu tarz oyunlarla dolmasında bir sakınca olmamalı bana kalırsa. Masaya yeni bir şeyler de koysalar fena olmaz tabii, ama anlatacakları ilginç hikayeler, bizi davet edecekleri enteresan yolculuklar olduğu sürece bu da çok elzem değil.

    • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

      E tabi doğru diyorsunuz. Benim bu kadar radikal karşı çıkışım sanırım oyundan daha özgün bir şeyler beklemiş olmamdı; son 10 yıldır dikkatimi çeken ve beni tatmin etmeyen her oyun gibi. Souls türünü inanılmaz seven biri olmadığım için hevesle beklediğim bir oyunun bu temanın bir kopyası olması beni bayağı üzdü açıkçası. 🙂 Yoksa sizin de benim de dediğimiz gibi türün meraklıları keyifle oynayacaklardır.

Aşırı yetenekli Supergiant Games de yeni bir #oyun duyurmuş #thegameawards’da. Transistor’u Bastion kadar sevememiştim ama Hades müthiş duruyor yahu. SG havası her pixel’de hissediliyor, hack&slah konusunda zaten harikalar. Susamış gibi bekliyorum.
https://youtu.be/593xCDfumN0

Hades - Early Access Trailer

Defy the god of death in this rogue-like dungeon crawler from the creators of Bastion and Transistor. Play now in Early Access at: www.PlayHades.com More Inf...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Yeni Dragon Age ve yeni Obsidian RPG’si. Oyuncular için güzel bir gün. Bioware yavaştan çizilmeye başlayan karizmasını bu oyunla düzeltmek ister umarım ve şanına yakışır bir oyun yapar. Origins mükemmel bir oyundu, atmosferini o kadar özlemiştim ki daha 2 gün önce Xbox One’a tekrar yüklemiştim (İlginç bir şekilde oyunun PC versiyonu yaşını çok belli ediyor ama konsolda çok iyi). Obsidian ise kendi başına bırakıldığında neler yapabildiğini Pillars serisiyle göstermişti zaten. Bu iki oyunu umutla ve heyecanla bekliyorum. #thegameawards #Oyun

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Erman @ermanyurdakann

    Dragon Age serisi beni nedense hiç sarmadı, ilk oyunu fena değildi ama asla en sevdiğim oyunlardan biri olmadı, RPG denildiğinde aklıma gelmiyor bu seri. Mass Effect'in devamını bekliyorum ben asıl, hayvan gibi cliffhangerla bitirdiler Andromeda'yı.

    • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

      Andromeda’yı şu anda oynuyorum ama neredeyse zorla. İçine çekemiyor ve sürükleyici değil. Yine de oynanır. Şahsen Bioware bu kalitede giderse ne Mass Effect ne Dragon Age ne de başka bir oyun beklemem. Kendilerine gelirlerse ellerinden ne çıksa yerim.

    • Erman @ermanyurdakann

      @vitalyscherbo Açılın, Mass Effect: Andromeda savunacağım! 😛

      Orijinal üçlemeye göre zayıf yanları var, katılıyorum. Ama kıyaslarken aceleye getirilmiş, dağıtımcı tarafından sıkboğaz edilmiş, birkaç kez baştan başlanmış, dış etkenlerle içine edilmiş tek bir tane oyunu tastamam bir üçleme ile kıyaslıyoruz. Andormeda'nın karakterleri orijinal üçlemedekiler kadar ilginç gelmedi, o kadar etkilemedi, akılda yer etmedi mi? Ben ME1'i ilk kez oynadığımda bütün karakterler hakkında böyle düşünüyordum, özellikle Garrus'a gıcık olmuştum, hiç sevmemiştim oyunun başında. Oyun bittiğinde de öyle aman aman sevmiş değildim, eh işte kıvamındaydım. Fakat aynı karakter ikinci oyunda çıkagelip bizim karaktere sarıldığında ben de "vay gardaşım!" diye sarıldığımı hissedebilmiştim, bir anda sevmiştim o karakteri ve en başından beri iyi bir karakter oluvermişti. Üçleminin sonunda da tam bir "bro" hissi vardı artık. Üçlemedeki karakterleri üçleme boyunca gelişimleri ile sevdik, ilk oyundaki halleriyle değil. Yani bunda da devam oyunlarında karakterleri sevebiliriz, henüz erken, yeterince ayrıntılı tanımıyoruz.

      !!! Orijinal üçleme ve Andromeda hakkında spoiler yazacağım, oynamamış olan okumasın aşağıyı.

      Andromeda'nın konusu en başından beri beni çok çekti. Ama gittikleri yeni galaksi ve orada bulacakları yeni şeyler için değil geride bıraktıkları Samanyolu için heyecanlanmıştım ben. Üçlemeyi oynarken Reaperlar hep öylesine büyük ve yenilmez düşmanlar olarak gösterilmişlerdi ki yenememeyi istemiştim ve hakikaten de finale geldiğimde, yenebilecek kadar güçlü bir ordum olmasına rağmen, o hayalet veledin kafasına sıkarak kasten kaybetmiştim. Çünkü daha önceki tüm uygarlıkları yok etmiş bir düşmanı neden biz yok edebilelim ki? Hepsini yenip yenip bize mi yenilecekler? Çok saçma. O yüzden kaybetmek en güzel sondu, çok tatmin edici bir sondu. Ben kendimce gerçek sonu böyle kabul etmiştim ve Andromeda'nın üçlemenin sonu olarak hangi finali seçmiş olduğunu çok merak ediyordum. Açık açık söylemiyorlar oyunda ama tam da benim tahmin ettiğim gibi "yenilmesi imkansız bir düşman var, iyisi mi kaçalım" fikri üzerine kurmuşlar ve ben buna çok memnun oldum. Andromeda'ya giden o bir avuç gezginin bildiğimiz tüm Samanyolu halkından geriye kalanın tamamı olduğunu düşünmek ve tüm bir uygarlığın varlığından sorumlu olmak çok hoşuma gitti, oyuna bir ağırlık, bir ciddiyet kattı. Üçlemeyle bağının dışında en başından beri hep bir gizem hissi vardı, "kardeşimiz iyileşecek mi, kayıp arklar nerede, bu yapay zekada bi' pislik çıkacak gibi ama hayırlısı" diye diye oynadım, ilgim hiç dağılmadı. Hikayenin ilerleyişinden de çok memnun kaldım, finali de çok sevdim, açık bıraktığı uçlar da devamı için heyecanlandırdı beni.

      Teknik sorunlar zerre umurumda değil. Bu hikaye için üç beş kötü animasyona katlanabilirim ki yamalarla düzelttiler zaten, gayet cillop gibi oldu oyun. EA heyula gibi tepelerinde dikilmezse Bioware pek güzel toparlayacaktır, benim umudum var 🙂

    • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

      @ermanyurdakann Uzun zamandır böyle wall of text görmemiştim, iyi oldu. 😂

      Andromeda'yı henüz bitirmediğim için ikinci paragrafı okumadım ama olsun, kendi görüşümü paylaşayım. Andromeda'ya (kötü bir oyun değil kesinlikle) burun kıvırmamın sebebi herhangi bir hikayenin, özellikle de bilim kurgu hikayelerinin ayağını yere sağlam basmasını beklememden kaynaklanıyor. ME1'de gelişmiş ve köklü ırkların hüküm sürdüğü bir uzay birliğine katılmaya çalışan çömez insanlıktık. Kendimizi ispatlama ve kabul görme amacındaydık. Birlik milyarlarca vatandaşın temsilcisi olduğunun farkındaydı, 'uçuk' maceralara temkinli yaklaşıyordu. Tüm bu elementler beni oyun dünyasının gerçekçiliğine çok iyi bir şekilde ikna ediyordu, gerçekten yıldızlar ötesi yolculuklara çıkıp binlerce yıldır burada yaşayan kadim ırklarla tanışmış gibi hissediyordum. Andromeda'da ne oldu peki? Bir kere oyunun ana konusu inanılmaz uçuk bir olay; 'gidin bize başka bir galakside yeni bir dünya bulun'. Bunu sineye çektik; ne kadar uçuk olsa da heyecan verici bir şey sonuçta. Ama Andromeda'ya ayak basıp da oradaki ırklardan biri bize düşmanca tepki verdiğinde Ryder ve çevresindekilerin yorumları beni oyundan inanılmaz soğuttu. Niye bize düşmanca davranıyorlar falan diyorlar. İnanılmaz aceleye getirilmiş ve oturaklı olmayan bir anlatım. Sen bu dünyaya başka bir galaksiden eli silahlı adamlar gelse ne tepki verirsin Ryder efendi? Ayrıca kendisini büyük göreve hazır hissetmeyen ama babası tarafından içindeki cevher görülerek yetkili kişi tayın edildiğinde harikalar yaratan karakter tiplemesi klişesi beni çok baydı. Bu konuda karakter inandırıcılığı açısından Shepard'ın çok gerisinde kalıyor ki oyundaki karakterinizle özdeşleşememek (müthiş kelime oldu) zaten atmosferi alıp götürüyor. Tüm bunların yanında gezegenlerde keşfettiğimiz bilgi birikimlerinin çıktısının sadece farklı ırklara ait silah geliştirmesi, zırh vb. gibi savaş donatılarına dönüştürülebilmesi bence çok kötü. O ırka ait diyalog seçeneklerinin artması veya bazı hikaye dönüm noktalarında buradan elde ettiğimiz bilgileri şantaj veya ikna etme gibi hamleler için kullanabilsek harika olurdu. Benim için oyunun en güzel yanı gemideki ekibimizi tanıma ve onlarla vakit geçirme seçeneklerinin önceki oyunlardan aşağı kalmaması, hatta bazen daha iyi olması. Tayfamla saatlerce konuşup onları tanımayı çok severim ilk oyundan beri. Ha bu arada aklıma gelmişken söyleyeyim, normal durumlarda kamera açıları gerçekten çok iyi ama combat sırasında tam bir felaket. Zaten bu konuda ilk oyun dışındakilerin hiçbirisini sevmemiştim, bunda daha da kötüye gitmiş. Combat sırasında karakteri kontrol etmek, görüş açısını ayarlamak resmen eziyet.

      Kısacası oyunu şu anda sırf seriye, daha doğrusu ilk ve kısmen de 2. oyuna olan sevgi ve saygımdan oynuyorum. Arada bir keyif de alıyorum. Yine de böyle şeyler kişiden kişiye değişir, mesela sen Dragon Age Origins'i çok beğenmemişsin, benim içinse hayatımın oyunlarından birisi. 😊

    • Erman @ermanyurdakann

      @vitalyscherbo Eleştirilerin isabetli, hak vermiyor değilim. Sanırım konu Mass Effect olunca torpil geçmeye meyilli oluyorum, Mass Effect benim için tartışmasız en değerli oyun serisi. En güzel değil, en kaliteli değil; hani ne en iyi hikaye, ne en iyi sanat yönetimi, ne en iyi oynanış mekaniği... Hiçbir şeyde en iyi değil ama öznel olarak toplamda en değerli oyun serisi bu, o yüzden birazcık fazla hoşgörülü yaklaşıyorum, elimde değil 😛

      Bir tek şu konuda, torpilsiz, hakkını vererek şunu söylemem lazım: konu bu sefer, üçlemeye kıyasla, uçuk, evet. "Hadi birkaç bin kişi toplaşıp kendimizi beriki galaksiye fırlatalım, bakalım ne olacak?" çok tırt bir çıkış noktası. Okumadığın spoiler içeren paragrafta bundan bahsettim aslında. Okuma yine, oynarken kendin keşfedersin, ama bu uçuk fikrin altını dolduruyor üçlemeye yaptığı atıflarla. İşte asıl o uçuk senaryonun altı dolduğu zaman iş ciddiye biniyor ve oyundan alınan hissiyat değişiyor. Bana öyle oldu en azından. Üçlemeyi nasıl bitirdin, hangi sonu seçtin, bilmiyorum; Andromeda'nın altının ne kadar dolu geleceği buna bağlı doğrudan.

      Sanırım genel memnuniyetsizliğin de benim beğenmemin de sebebi aynı: beğenmeyenlere göre oyun, seriyi hikaye olarak doğru yöne taşımadı; bana göreyse tam olarak taşıması gereken yere taşıdı. Bu çok subjektif bir durum ama işte, dediğim gibi, üçlemeyi nasıl bitirdiğin çok önemli. Yolculuk 600 yıl sürüyordu, yanlış hatırlamıyorsam, yani üçlemedeki olaylar çoktan bitti, Reaper ile savaş o veya bu şekilde bitti. Bunu bilerek oynayınca o savaşın nasıl bittiğine bağlı olarak Andromeda ya süper gereksiz ve saçma bir devam hikayesi ya da yazılabilecek yegane devam hikayesi olarak algılanıyor.

      Wall of text çünkü G610 klavye ile yazmayı çok seviyorum. Bazen sırf tuşlara basmak istediğim için uzun uzun yazıyorum böyle. O kadar para verip mekanik klavye aldım, oyundan oyuna kullanırsam içim acır 😂

    • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

      @ermanyurdakann Hahahah, bana da acı ama, G103 ile yazıyorum, en ucuz oyuncu klavyesi olabilir. 🙂

      Mass Effect serisine olan hissiyatını da çok iyi anlıyorum. Benim için de o seri Half-Life'tır. Daha iyi oyunlar var mıdır, olabilir, ama benim gönlümün sahibi odur. 🙂

      Umarım dediğin gibi olur. Hikaye olarak doyurucu bir Mass Effect oyununu en az senin kadar isterim. Şu ana kadar gördüklerimden çok memnun değilim ama gidişat güzelleşirse hepsini unuturum, salyalar saçarak oynarım. 🙂

    • Erman @ermanyurdakann

      @vitalyscherbo Oyna sen, güzelleşecek, karakterleri de daha çok seveceksin, hikaye de biraz daha yerine oturacak. İşte bir de üçlemeyi benim bitirdiğim gibi bitirmişsen pek mantıklı gelecek o uçuk ve ucuz hikaye 😀

    • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

      @ermanyurdakann Valla üçlemeyi nasıl bitirdiğimi bile unuttum. Ne seçenekler vardı, ben ne yaptım, hiç hatırlamıyorum. Zaten 3'ün sonu başkaydı sonra değiştirdiler değil mi, öyle bir şeyler olmuştu. Kırmızılı mavili bir şeyler hatırlıyorum sanki.

    • Erman @ermanyurdakann

      @vitalyscherbo 3. oyunun sonu ile ilgili çıkan o yaygarayı hatırlıyorum. Ve oyunu bitirdiğimde yaşadığım şaşkınlığı da hatırlıyorum. Hayatımda gördüğüm en tatmin edici, en ikna edici, en "hah, tamam, ancak böyle bitmeliydi zaten" dedirtici sondu.

      Benim ulaştığım sona ulaşan çok fazla kişi yok, azınlıktayım, bir nevi gizli son gibi. Muhtemelen hemen herkes gibi sen de savaşı kazanmışsındır ve 3 sondan birini seçmişsindir. Reaperları yok etmek, sentetikleri yok etmek, birleşmek mi ne öyle bir şeylerdi, ben de tam hatırlayamadım şimdi. Fakat, bana göre, oyunun gerçek sonu reaperların kazandığı son.

      Ben de zibil gibi yan görev kasıp, deli gibi stresli diplomasi yapıp ve en sevdiğim dostalarıma ihanetin kıralını yapıp reaperları yenmek için yeterli büyüklükte ordu kurmayı başarmıştım, savaşı kazanacaktım yani. Bana oyun o üç seçeneği sundu, ben beğenmedim hiçbirini. Bir tane hayalet velet vardı hani, işte ben 3 seçeneği de beğenmeyince sinirlendim ve çocuğa ateş ettim bir el. Hani boş boş duvara sıkar gibi sıktım öyle bir tane kafasına, içinden geçip gidecek sandım, sonra da dönüp beğendiğim üç sondan birini seçecektim.

      Öyle olmadı. Oyun benim o hareketime tepki verdi. Ben kontrolcüyü elimden attım, bir sigara yaktım ve bence olabilecek en harika sonu seyrettim. Mass Effect'i bu kadar sevmemin nedeni de bu zaten. O hayalet NPC'nin kafasına ateş ettim ve oyun buna tepki verdi.

      Eğer bu sonu görmediysen Youtube'da bad ending diye arat, izle.

    • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

      @ermanyurdakann YUH. Çok iyiymiş. Bilmiyordum bunu. Ben kesin Reaper'ları yok etmişimdir. 🙂

    • Erman @ermanyurdakann

      @vitalyscherbo Şimdi elemanların toplanıp körlemesine Andromeda'ya gitmeleri o kadar da uçuk ve ucuz gelmiyor, değil mi? 😀 Üçlemenin gerçek sonunu böyle kabul et ve elindeki koloniye gözün gibi bak, başka yok çünkü 😀

    • Erman @ermanyurdakann

      @vitalyscherbo Ayrıca Liara'nın bazı mesajları Andromeda'da da çıkıyor karşına, henüz görmemişsen ana gemideki kaptan köşkünü iyi araştır, oradaki bilgisayarda kayıtlar var 😉

    • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

      @ermanyurdakann Milletin o kadar yaygara koparıp yeni sonlar eklettirdiği son buysa eğer ben o milletin kafasına tüküreyim. Badass bir son olmuş, gerçekten gaza geldim, find us a new home diyorum kendi kendime. 😀 Mesajları dinlemiştim ama bu gözle değil, tekrar dinlerim.

    • Erman @ermanyurdakann

      @vitalyscherbo Çoğu insan oyunu iyi bir hikaye deneyimlemek için değil kazanmak için oynuyor, o yüzden hoşlarına gitmedi her halde. Bence akla mantığa sığan tek son bu ama 😀

    • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

      @ermanyurdakann Aklıma şu takıldı yalnız. Reaperlar her 50.000 yılda bir gelip tüm yaşamı bitirmiyorlar mıydı? Eğer 3’ün sonunda savaşı kaybettiysek (kötü son) Reaparlar’ı durduramamış oluruz ve tüm yaşam son bulur. 🧐

    • Erman @ermanyurdakann

      @vitalyscherbo Evet, Samanyolu galaksisindeki tüm yaşam son buldu. Daha önce de Prometus mu ne işte o bir önceki uygarlık hangisidiyse, adını unuttum, onların yaşamı son bulmuştu, onlardan önce de başkalarının... O döngü Samanyolu'nda aynen devam ediyor kötü sonda. Andromeda yolculuğu 2. ve 3. oyunlar arasında başlıyor sanırım, o zaman kaçıyorlar. Bu işin bir döngü olduğu da daha ilk oyunda öğreniliyordu zaten. Bu yüzden, "lan bunlar bizden önceki sayısız uygarlığı yenmiş her seferinde, bizi de yenerler kesin, topuklayalım" diyerek kaçıyorlar. Böyle olunca bence çok mantıklı oluyor Andromeda senaryosu. Hatta, yine o yapay zekanın verdiği kayıtlarda olması lazım, Illusive Man'in bu işin finansmanında yer aldığı bilgisi de vardı. Tanıtırken spoiler vermemek için üçlemeden bağımsız dediler ama aslında tam bir devam oyunu Andromeda.

Canımsın... #HalfLife #dünyabiryanasenbiryana #vicdansızgabe

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Larian çalışanları Original Sin 2'yi yaparken nasıl bir kafada idiler merak ediyorum. Oyunun RPG elementlerinin detaylılığını ve diyalogların derinliğini (özellikle farklı karakterlere has seçeneklerin fazlalığı ve anlamlılığı) geçtim, oyunun dünyası o kadar dolu dolu yaratılmış ki neredeyse her adım başı yeni bir olaya denk geliyor ve 'yok artık' diyordum. Ta ki Spirit Vision büyüsünü hikaye gereği öğrenene kadar. Büyü sayesinde çevrenizdeki ruhları ve ruhani varlık/eşyaları görebiliyorsunuz. Ve büyüyü yapıp Rivellon'da gezdiğinizde yepyeni NPC'ler, hikayeler ve görevlerle dolu başka bir dünyayı keşfediyorsunuz... İnanılmaz.

Huzurunuzda Larian'daki demigod hanım ve beyefendilere şapka çıkarıyorum.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • sawgent @sawgent

    %33 indirim kuponu yollamışlar. Ama almaya korkuyorum içinde kaybolurum diye. Tabi sağlam bir de ingilizce gerekli.

    • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

      Bana da oyunu aldıktan sonra geldi. 🙂 Gerçekten içinde kaybolunacak bir oyun, 50 saat oldu neredeyse, hala hikayenin başlarında sayılırım. Dil olarak da bir Bethesda oyunu değil, daha derin. Ama türü seviyorsanız oynamak zorundasınız, aksi mevzubahis değil 🙂

  • TwoCenk @twocenk

    Tur bazlı diye çekinen kişiler varsa hatırlatmak fayda görüyorum, oyunun hikaye ve olay örgüsünü gölgeleyecek seviyede iyi bir dövüş sistemine sahip. Yüksek zorluk seviyelerinde çok ince hesaplar istiyor.

    • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

      İlk Original Sin bana tur bazlı combat'ı sevdiren oyun olmuştu. Artık gerçek zamanlılara burun kıvırıyorum 🙂

    • Erman @ermanyurdakann

      Dövüşleri gerçekten zor, ben olabildiğince dövüşmeden ilerlemeye çalıştım, ya kurnaz yanıtlarla kandırarak alttan aldım, ya herkese eyvallah çektim, ya gizli gizli bir işler çevirmeyi denedim hep, dövüşe girmekten korkarak, çekinerek oynadım ki bunun verdiği gerilim çok keyifli. O zorluğa kesinlikle değiyor oyun.

      Ama çok uzun, bitmiyor, bitemiyor, yarım bıraktım 🙁

    • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

      @ermanyurdakann Ben ilk oyunu Explorer zorluğunda oynamıştım. Bunda normal'de gidiyorum ve combat gerçekten zor. Çoğunda farklı stratejilerle kazanabiliyorsun ama olacak gibi değilse ben de ya senin yaptığın gibi yapıyorum ya da önceki save'i yükleyip başka görevlere yelken açıyorum; level atlayınca tekrar geliyorum. 🙂

#XboxGold 1 aylığı 1 TL olmuş halihazırda üye olmayanlar için. Bu ay ilk AC oyununu veriyor X360'ta, onun için alınır. #XboxOne oyunlarını saymıyorum çünkü onları üye olduğunuz süre boyunca oynayabiliyorsunuz.

Eğer 1 TL'ye #XboxGamePass da aldıysanız 1 ay PUBG oynayabilirsiniz Gold da alarak. Denemek için güzel.

https://www.microsoft.com/tr-tr/p/xbox-live-gold/cfq7ttc0k5dj/000C?rtc=1

BeğenFavori PaylaşYorum yap

#ücretsiz Bir deneyin bakalım. Bende oldu. Temel olarak Hitman'in ilk sezonunu bedavaya edinmiş oluyorsunuz:

https://twitter.com/Wario64/status/1062007670528331776

Daha sonra da şu linklere bakın:

https://twitter.com/Wario64/status/1062168925540995072
https://twitter.com/Wario64/status/1062170608362909696

BeğenFavori PaylaşYorum yap