Mi Box ve PC arasında film izlemek için ağ üzerinden dosya paylaşımı yapmanın en kolay yolu nedir? Kodi kullanıyordum ama çalışmıyor şu an anlayamadım.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

300 lira civarı, 128GB kapasiteli araç kamerasında kullanılacak bir SD kart tavsiyeniz var mı?

Edit: Linkteki ürünü aldım Amazon Germany’den. Gümrük dahil 474 liraya geliyor. Mevcut piyasada çok iyi fiyat. TR’de zaten kalmamış. Muadili Sandisk Max Endurance 570 küsürlere satılıyor.

Samsung Pro Endurance MicroSDXC Kart 100 MB/s (SD Adaptor), 128 GB https://www.amazon.com.tr/dp/B07CYFR48N/ref=cm_sw_r_cp_api_i_VFA0GH549P0A8Q9PPN8M

Samsung Pro Endurance MicroSDXC Kart 100 MB/s (SD Adaptor), 128 GB :...

Samsung Pro Endurance MicroSDXC Kart 100 MB/s (SD Adaptor), 128 GB : Amazon.com.tr: Bilgisayar
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 12

Masaüstünde ADB filtresi vs bir şekilde kurtulduk YouTube efendinin video sonu önerilerinden, şimdi mobile de getirmişler. Video 38 saniye, 20. saniyede video önerileri ekranın yarısını kaplıyor. Vallahi polis çağırırım.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

İki gün önce bir müzeyi ziyaret etmiştim, haliyle bol bol fotoğraf çektim. Bi yarım saat kadar sonra telefonun kamerası birden simsiyah oldu, kamera uygulaması çalışıyor, ama çerçevenin içi bomboş siyah. Bugün de telefonun lazım olduğu bir sırada ceketten bi çıkardım o da ne? Açılmıyor. Pili bitmiş olamazdı %30 kadar vardı, basılı tutuyorum güç tuşuna yok, sıfır tepki kapalı gibi. Bi 5 dk sonra bi defa daha denedim, sanki hiçbir şey olmamış gibi kilit ekranı karşıladı beni. Telefon 13 mini. Bu iki olay sizce basit yazılımsal hatalar mı, yoksa donanımsal bir tersliğe mi işaret? İkisinden biri tekrarlarsa direkt Apple Store’a gideceğim zaten de, şu aşamadaki fikrinizi merak ettim. Siz söylemeden ben söyleyeyim , çok stabil efendim, durduramıyoruz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Yandex haritaların arayüzünü Google Maps’e göre daha iyi ve anlaşılabilir bulduğum için Carplay ile araçta kullanayım dedim ama hüsran. Böyle bi özellik için paralı sürüme ne gerek var lan?!

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Apple kullanıcılarının çoğunluğunun umrunda olmayacak fakat habere göre Apple yeni iPhone’larında A16 işlemcisini sadece Pro serisine özel tutacak. Düz modellerde yine A15 olacak. Ciddi bir değişimden söz ediyoruz bence. Apple yıllardır sadece RAM konusunda segmentasyona başvurdu(fiziksel olarak batarya, kamera sayısını saymıyorum). Şimdi RAM eşitlenmiş sadece teknolojileri farklı. Bence düz 11-12-13 modellerinin düz versiyonlarını alan “lite” bir iPhone almış olmuyor. Fakat bu denkleme işlemci de dahil olursa iş değişir. Özellikle uzun yıllar kullanılacağını düşünürsek.

https://twitter.com/mingchikuo/status/1503033974473760768?s=21

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 8

Maksimum 4 bin liraya Android telefon önerilerinizi alabilir miyim? Kamerası en önemli unsur. Oyun vs oynanmayacak. Eli yüzü düzgün olsun yeterli.

#SanaTelefonÖneremem

BeğenFavori PaylaşYorum yap

İlk defa burada içimi dökme isteği geldi bana. Teknoloji dışı bir konu olacak. Uzun olabilir yazı. Olmayabilir de. Tavsiye almak/onaylanmak için yazmıyorum ancak tavsiye vermek istiyorsanız da verebilirsiniz.

Daha önce çeviri özel ders vs çalıştım ancak sabah 9 akşam 5 bir işte çalışmadım hiç. Hayatımın ilk sigortalı işime başladım iki hafta önce. İngilizce öğretmeni olarak atandım. Geçen hafta benim için tam bir şoktu her anlamda. Başta beni zorlayan şey daha önce düzenli bir işim olmaması mı diye düşündüm ancak bugün biraz daha farklı düşünüyorum çünkü düzene alıştım. Alışmak için zamana ihtiyaç duyduğum, kişiliğime ne kadar uygun diye sorguladığım asıl şey öğretmenliğin kendisi. Bir lisede çalışıyorum. Bu yaşa gelmiş çocuklar ailelerinin, benden önceki sayısız öğretmenlerinin, mahalledeki "abi"lerinin, yetiştikleri çevrenin bir sonucu. Ben onların sadece iki haftalık öğretmenleriyim. İdealist biri değilim. Ne yapsam da kazanamayacağım çocuklar olduğunun farkındayım. Kimseyi "düzeltmek" gibi bir niyetim ya da kudretim yok. Sakin birisiyim ben. Bu işte ise olmadığım biriymiş gibi davranmak zorunda kalıyorum. Çocukların hiçbirinin İngilizce ile işi yok. Üniversite sınavında işlerine yaramıyor. Derste- haliyle- ders işleyeceğimi öğrenince yüzleri düşüyor. Test çözmeleri için vakit bıraktığımda ise test çözmek yerine gürültü yapıyorlar. Öğretmenlikten çok bir grup insanın başına bir şey gelmesin diye öyle orda dikilen adam daha uygun sanki içinde bulunduğum duruma. Bugün kendime hakim olamayıp öyle bi bağırdım ki kendime üzüldüm sonrasında. Neden bu durumun içerisindeyim diye. Bıraksaydın da ses yapsalardı ne var ya dedim kendi kendime. Sorun şuydu ki kitabımı bile okuyamıyordum o serbest zamanda. Boş kalmaktan anladıklarını buraya yazmayayım. Ben de öğrenci oldum. Hatta yakın zamana kadar öğrenciydim. En fazla yanımdakiyle gülüşürdüm. Başka bir seviyeden bahsediyorum. Meslek lisesinde değilim ama oradan mezun olan/çalışan arkadaşlar beni anlar diye düşünüyorum zira okulumun tabelasında meslek yazmıyor ama her şeyi gayet meslek lisesi kıvamında. Bu iki haftada beni zorlayan diğer şey kalabalık oldu. Kalabalık seslere tahammülüm çok az. Hele ders sonrası öğretmenler odasına yürüdüğüm o iki dakika var ya. Yetiyor bana. Nöbetçiysem zaten hep içindeyim. Öğretmenler odasından bahsetmeyeceğim. Benim hiçbir beklentim yoktu, gerçekten. Ne meslektaşlarımdan, ne müstakbel öğrencilerimden. Sadece en kötüsünü beklemeyerek hata ettiğimi düşünüyorum. Her zaman en kötüsünü beklemeliymişim. Mesele mesleğin kendisi mi, şu an bulunduğum okul mu ondan da emin değilim. Diyelim ki okul kötü, meslek tam benlik. Uzunca bir süre bu okuldayım o nolacak?

Hiç iyi olmadı başlangıcım. Olmadığım kadar zayıf ve kırılgan hissediyorum. Normalde gerçekçi birisiyim, bu yazdıklarımın tamamı fazla duygusal ve aşırı tepkiymiş gibi geliyor bana. Lütfen "Ne yağmurdan ne kardan etkileniyon, haftada iki günün boş, yazın tatil, millet kendini yırtıyor da memur olamıyor" gibi cümleler hazırladıysanız bu durumun altına, hiç gelmeyin. Umrumda değil çünkü bunlar. Kötü şartlarda çalışanlar var evet. Ne müsebbibi benim ne de öyle meslekler de var diye yazdıklarım geçerliliklerini yitirecek. Bu konuyu konuştuğum çiçeği burnunda öğretmen arkadaşlarım var, kendilerinden beklemediğim şekilde hafife aldılar söylediklerimi. Oturup ciddi ciddi konuşan biri olmadı benimle. Ne ara "kaşarlandılar" acaba, bilmiyorum.

Öğretmenlik tercih sürecimden de çok kısa bahsedeyim. Ben doğuda öğretmenlik yapmaya
kafaca hazırdım. Pat diye kura ile İstanbul çıktı. Meraklısı değilim, hatta dürüst olayım İstanbul çıkmasına üzüldüm. Kalabalık, çok karmaşık bir şehir olduğu için. Lakin çevremdekilerin sevinci o kadar büyüktü ki üzüntüm haksızca ve şımarıkçaymış gibi geldi bana.

"Mesleğini hayatın boyunca sen yapacaksın, sevdiğin bir işi yap ve kimseyi umursama" minvalinde bir şeyler söylerdim kendime ben olsam. Fakat şöyle bir durum da var. Ailem bu kaygılarımın farkında ve sağolsunlar o kadar istiyorlar ki mutlu bir şekilde devam etmemi, destekleri altında eziliyorum. Daha doğrusu şunu demek istiyorum. Bir şekilde bıraktım anne/baba desem kahrolurlar. Eminim. Bu da bu konu üzerinde serbestçe düşünmemi engelliyor. Elimde değil.

Yabancı dilim ve öğretmenlik diplomam dışında bir birikimim yok. Şu an ani bi karar alsam işsizim. Bana da öğretmenliği bıraktım diye deli derler.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 19
  • faith @rokforarea

    kimse seni anlamayacak
    insanları değiştiremezsin, boşuna kendini yıpratma
    öğrenmek istemeyenle vakit kaybetme arada kaynayanlara odaklan
    mesleğin kutsal değil para kazanmak için yapıyorsun
    durumu kabullen
    aileni de çok ciddiye alma, onların da kendi keyfinde olduğunu farketmen gerek

  • ersoy @ersoy

    Ben şimdi genç ve İngilizce öğretmeni olsam direkt Vietnam, Tayland hatta yapabilirsen Çin'e giderim çalışmak için. Daha başka ülkeler de olabilir tabi. Bunlar ilk aklıma gelenler. Ama bu arada İngilizceyi de iyi konuşmak şart.

  • LOOP @loop

    15 - 20 kişinin üzerindeki sınıflar hem öğretmen hem öğrenci için işkenceye dönüşebiliyor. Hassas bir kardeşim var okula gitmiyor ikna edemiyoruz. Bahanelerine bakınca hak da vermeden edemiyorum çocuğa. Curcuna öğrencileri zaptedemiyorlar ortaokul bu dediğim. Herşeyin ayarı kaydı pandemide.

  • Cem Oğuz @cem_oguz

    Welcome to my world. Çok iyi anlıyorum ve sabırlar diliyorum. Yurtdışında çalışmanın yollarını arayın bence...

Baba biz ne izliyoruz biri anlatsın ya? Yılların PC oyuncusu olarak bugün 4-5 saat yayıla yayıla oynadım. Daha önce çok az oynanış videosunu izlemiştim. Animasyon/görüntü kalitesi, savaş sistemi, atmosfer, vuruş hissi. En son aynı kaliteyi RDR 2’de hissetmiştim. Optimizasyonu, port kalitesi gayet iyi. Yalnız tek şikayetim tam ekran seçeneği olmadığı için sanal olarak çözünürlük artırılamıyor. 5600X/3060TI ikilisiyle 2K High ayarlarda oynarım diyordum. Şu haliyle(1080P Ultra 70~ fps) zaten gayet güzel görünüyor. Tahminen yamayla o seçenek de gelir. Avrupa vatandaşı olsaydım çok net bir şekilde devam oyunu olan Ragnarok PS5 aldırırdı bana. Sony akıllıca hareket etmeye başladı. Bir de Last of Us gelse tadından yenmez.

#godofwar

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 11

İyi bir YouTube içeriğinin altına yazılan kanalın sahibini destekleyen ve devamının gelmesi için iyi dileklerinin sunulduğu yorumların bütün bir yorum kısmını kapatmasından nefret ediyorum. Evet adam çok iyi. Desteklenmesi lazım ama biraz da içerik hakkında konuşalım lütfen ya. Şurda dediği doğru mu, burası gerçekten böyle mi? Bunları konuşsak biraz da? Övgü pornosuna dönüyor bazı videoların altı.

“Abi çok iyisin böyle devam et lütfen”
“On tane inceleme izledim en detaylısı bu bravo”
“Adam daha ne yapsın ya 10 numara inceleme”
“Böyle bilgileri sen olmasan nerden bulacaktık Zırzop abi teşekkür ederiz”

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Emre Yüce @emreyuce

    Harbiden ya bir de bunlara hemen kalp atıldığı için sürekli üstte çıkıyor videoda geçen bir kısım için muhabbet dönmüyor bile. Bir ara deneysel özellik olarak zaman damgalı yorumlar olayı gelmişti en azından bazı dakikalardaki muhabbeti görüyordum yorumlarda şimdi o da yok 🥲

  • AB9 @sqn

    bütün sosyal medya şakşaktan ibaret hale geldi, instagram'dan başladı furya, facebook dislike butonunu kaldırdı, en son youtube kaldırdı, insanların zihninden eleştiriyi, ilerlemeyi sildiler, bi nevi "ne yapsan mükemmel" dünyası yarattılar. welcome to metaverse 🙂

  • sawgent @sawgent

    İfade özgürlüğü?

    Belki birileri de senin sorduğun sorunun saçma olduğunu düşünüp "saçma sorular sormak yerine biraz da yayıncıya destek çıkın" diyerek senin mesajlarını görmek istemeyebilir. Biraz empati.

    Bilgiye ulaşmak kolay değil zaten. Varsa öyle bir bilgi araştırıp bulacaksın aralarından.

    • Private Joker @stanleykubrick

      Benim sözlerim de ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilir herhalde. Ayar oluyorum bu yorumların çoğunlukta olmasına. Bu kadar. Fazlasını söylemedim 🙂

    • sawgent @sawgent

      @stanleykubrick Bence çok takılma bu tarz şeylere bu durumları her yerde göreceksin. Dediğim gibi bilgiye ulaşmak kolay değil. Az da olsa çabalamak gerekli. Ben de isterim instagram gönderilerinin, youtube videolarının altlarında entellektüel tartışmalar yapılsın ama başkalarına da hak vermek gerekli. Spam yapanlar, dolandırıcılar, cinsel tacirler vs hariç.

    • Private Joker @stanleykubrick

      @sawgent İsteyen akşama kadar Tiktok’ta ponpon kızları izlesin. Altında eteklerin püsküllerinin ne kadar renkli ve güzel göründüğünü, küçükken yedikleri donutları hatırladıklarını konuşsunlar. Onlar bu konuda lak lak etme, ben de onların interneti bu şekilde kullanışlarını aptalca bulma hakkına sahibim. Öte yandan asıl konuya gelince hocam özellikle emeklemekte olan kanalların övülmesini anlayabiliyorum. Sorunum bu minvaldeki yorumların proporsiyonları. Tam olarak anlatamadım galiba. Aradığım her bilgiye bir şekilde ulaşabiliyorum zaten. Geçen mesela arkadaşımla arabanın lastik basınç sensörünün ne sıklıkta basıncı kontrol ettiğini tartıştık, ikimiz de arabalar hakkında pek bir şey bilmeyen iki sürücüydük 🙂 Bu konularda yabancı dil önemli. Aynı soruyu önce Türkçe sordum. Daha sorarken sonuç alamayacağımı biliyordum ancak İngilizce aradığımda direkt Google bir sayfadan alıntı yaparak en yukarda cevabımı verdi 🙂

    • Hybrid @hybrid

      @sawgent Tam tersi ustam. Kanallar sadece kendilerini öven yorumları beğeniyor. En baştaki yorumların hepsi sadece kanalı öven konu hakkında konuşmayan mesajlar ile dolup taşıyor. Bayağı aşağı kaydırman lazım ki konu ile alakalı yorum bulasın ki bazı kanallar bokunu çıkardığından o kalpli mesajların sonu gelmiyor. İfade özgürlüğü değil bu adam sadece sana kendini öven yorumları görmeni sağlatıyor sistemi kendi avantajına kullanıyor. Yani şöyle düşün sen mecliste fikrini dile getiriyorsun fakat televizyonlarda haberlerde senin fikrin asla yer almıyor.

    • sawgent @sawgent

      @hybrid Biraz çabalamadan kasdettiğim o aslında.

      Benim takibimdeki bazı kanal sahipleri teşekkür, övme, soru, bilgi, düzeltme ayırt etmeksizin video yayınlandıktan sonra belli bir süre(ilk 1 saat, 3 saat, 1 gün vs) içinde yazılan mesajları beğeniyorlar. Sonra zaten oraya yazılan mesajları takip etmek mümkün değil kanal sahibi açısından. Bknz. Adem Helvacı

      Bir de yeni palazlanan kanallar için mesajların niteliğinden çok niceliği önemli algoritmalar gereği. Dolayısı ile kanal sahiplerinin az ama öz yorumdan ziyade çok ama teşekkür dolu yorum panelini tercih etmesi gerekiyor/zorunda kalıyor. Youtube için mesajın faydasından çok istatistikleri önemli. Gerek kanal sahibi açısından gerek takipçileri açısından herkes bilgi dolu, pırıltı dolu mesajlar yazmak yada onu tercih etmek zorunda değiller. Bilgi yada soruna cevap isteyebilirsin ama teşekkür eden insanlar için de olmasınlar diyemezsin. Kendi isteklerin için başkalarını görmezden gelebilirsin ama başkaları olmasın diyemezsin.

      ekleme:
      Bilmiyorum hiç içerik ürettiniz mi youtube'a ama denemek için birilerine faydalı olabilecek popüler bir konu hakkında video üretip kanalınıza koyun. Yorumlar gelmeye başlayınca bir nebze daha iyi anlayacaksınız. Eminim siz de birisi soru sorsa diye beklemekten ziyade birisinin işine yaradıysa, eğlendiyse, mutlu ettiyse teşekkür etsin diye umacaksınız çoğunlukla.