Pickle Rick paylaştı.

Amazon Prime ile Twitch Hesabını Bağlayarak TeknoSeyir'e Ücretsiz Abone Olma Rehberi

Eylül 2020'de Amazon'un Prime sisteminin Türkiye'de hizmete girmesiyle birlikte Gaming tarafındaki avantajlar da sunulmaya başlandı. Bunlardan biri de Twitch'te bir yayıncıya her ay abone olup hem yayıncıya destek olmak hem de abonelik ayrıcalıklarından faydalanmak.

Teknoseyir Twitch kanalına Prime ile abone olmanız için Amazon Prime hesabınızın Prime Gaming üzerinden Twitch hesabınızla bağlanması gerekiyor.

1) İlk önce şu adrese giriyorsunuz
https://gaming.amazon.com/
ve sağ üstteki oturum açma yerinden Amazon hesabınızla oturum açıyorsunuz. Bu aşamada telefon numarası isterse "not now" diyerek atlayabilirsiniz.

2) Prime Gaming'de Amazon hesabınızla oturum açtıktan sonra Prime Gaming'i Etkinleştir butonuna tıklıyorsunuz.

 

3) Prime Gaming'i etkinleştirdikten sonra sol taraftaki "Twitch Hesabını Bağla" butonuna basarak Twitch hesabınızı bağlayabilirsiniz.

 

4) Hesabı bağladıktan sonra https://www.twitch.tv/teknoseyir adresine gidip "Abone Olun" butonuna tıklayıp "Prime ile ücretsiz abone ol" kısmından TeknoSeyir'e Prime ile ücretsiz abone olabilirsiniz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 10

Eldeki Kitap Kindle'a Nasıl Yüklenir?

Elimde .epub var ama bilgisayar veya calibre kullanmadan Kindle’a nasıl gönderirim diyorsanız, cevap basit cep telefonuyla.

Elinizde .epub formatta kitap olduğunu varsayıyorum.

- onlineconverter.com/epub'tan EPUB TO MOBI seçiyoruz ve telefonumuzdan kitabı seçip convert diyoruz.

-MOBI formatlı kitabı telefona kaydedip Amazon Kindle e-mail adresine mail olarak gönderiyoruz.

-Kindle’ı bir daha ki internete bağladığımız da kitap orada olacaktır.

Peki ya kitabın .pdf hali bizde ise? O çok daha basit dostlar:

Kindle mail adresinize elinizdeki pdf dosyasını seçip mailin konu kısmına convert yazarak gönderirseniz, Amazon sizin yerinize pdfi uygun formata çevirip Kindle'ınıza gönderecektir.

#amazon #kindle

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Pickle Rick paylaştı.

En Kolay Haliyle iOS'da Tüm Reklamları Tünelleme Yoluyla Engelleme (Wi-Fi/Mobil Veri) (Türkiye'de İlk Defa)

Merhaba arkadaşlar,

Daha önce iOS'da En Kolay Haliyle Wifi Bağlantısının Olduğu Yerlerde Nasıl Reklamlardan Kurtuluruz anlatmıştım fakat orda mobil veri için bir çözüm önerimiz yoktu. (Olanlar da ücretliydi)

Bugün sizlere hem Wi-Fi hem Mobil Veri bağlantılarda kullanabileceğiniz reklam engelleme yöntemini dilim döndüğünce anlatacağım.

Şuan anlatacağım yöntem bilinen bir yöntem değil. Zaten uygulama da yeni sayılır.Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki; Türkiye'de İlk Defa bir internet sitesinde bu yöntemi ben anlatıyorum.

1-Önce App Store 'a giriyoruz.

2-Aşağıdaki uygulamayı bulup indiriyoruz.

3-Uygulamayı açıp Adguard DNS'ye tıklayıp "Use this server" diyoruz. (İsteyen listeden reklam engelleme özelliği olan farklı bir DNS de seçebilir.)

4- Burda gelen uyarıya "Allow" deyip uygulamanın yapay bir VPN konfigürasyonu kurmasını sağlıyoruz.(Bu sayede Telefonun Tüm Ağ Etkinliğini Tünelleyerek Reklamları Engelleyebiliyoruz.)

5-Ardından uygulama listeden seçmiş olduğumuz DNS ye göre VPN hizmetini başlatıyor.("Starting DNS Service" yazısında takılırsa "Stop" a basıp tekrar sol üstteki Start/Stop tuşuyla hizmeti başlatabilirsiniz.

Opsiyonel olarak:

"Connect On Demand" ve "Show VPN icon" seçeneklerini açabilirsiniz.

Connect On Demand: DNS servisini sürekli olarak açık tutar ve bu sayede hiç bir zaman reklamla karşılaşmazsınız. (Uygulama kapalı olsa bile)

Show VPN Icon: DNS servisi açıkken durum çubuğunda "VPN" işaretinin gözükmesini sağlar.

Cache responses: Sitelerin hızlı açılması için sunucudan gelen cevabı hatırlar yani cache sistemini aktif eder.

"Resolvers usage rules" sekmesinden ise "Log tutma", "DNSCrypt" kullan gibi ayarları da yapabilirsiniz. (Bunlar gelişmiş ayarlar olduğu için el sürmenize gerek yok.)

Hizmet aktifken cihazda kullandığınız hiç bir uygulamada reklam görmemeniz gerekir.Hizmetin çalışıp çalışmadığını burdan anlayabilirsiniz. (Bazı uygulamalar reklamları daha önce depolamaya kaydetmiş olabilir.Reklamların gözüktüğü bir uygulama varsa silip tekrar yüklemeyi deneyin.)

NOT: "Advanced Options" kısmından kendi hosts dosyanızı programa aktarabilirsiniz.

NOT2: Aynı anda birden fazla dns yi kullanabilirsiniz.Ama gecikme yaşanabileceği için tavsiye etmem.

Bu kadar uğraşa değdiğini görmek adına ve emeğe saygı adına beğenip paylaşmanızı rica ediyorum.

Başka bir blogda görüşmek üzere.Kendinize iyi bakın.

#TempHediyesi #Temp

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 16 / 53
Pickle Rick paylaştı.

Teknoloji ve Bilim Notları

Referans video 🙂

 

Tüm ekibi tamamladığım için bu da bonus olsun. 🙂

@hkellecioglu @gamsizm @leventp @can

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 16

Xiaomi Desk Lamp: Akıllı Led Lambası

3 yıldır memnun kalarak kullandığım Xiaomi Desk Lamp'i incelemeye karar verdim.

Ürün temelde temiz ışık ve akıllı ev aletleri üzerine planlansa da kendi kullanımınıza göre çok farklı kullanımlara tasarlanmış bir ürün. Masa lambası, gece lambası, bebek uyandı uyarısı, Facebook'ta etkiletlendin bildirisi, iş yerine hırsız girdi sessiz alarmı...

Peki bunları nasıl mı yapıyor? Tabi ki Wifi ile 😀 İnternet Of Things desem.  Yoksa Amerika’ya yapılan DDOS saldırısında... Neyse o konuyu es geçelim...

Özellikler:

Evet şimdi videoyu izlemediğine göre yazılı olarak temel özelliklerine bakalım o zaman. Ürün sitesindeki maddelere yorum ekliyorum...

  • Titreşimsiz (mat, temiz) aydınlatma

Doğal ışık gibi mat bir görüm hissiyat veriyor. Kitap okurken ya da odaklanmış iş yaparken ışık hüzmesi, birikmesi yansıması olmuyor.

  • 4 ışıklandırma modu

Odak modu, okuma modu, PC modu ve çocuk modu manuel kullanımı olduğu gibi app üzerinden de yönlendirilebiliyor. Ben PC modu ve okuma modunu sık kullanıyorum. Genelde okuma modunda duruyor, PC'de de F.lux ile birlikte mavi ışıklara ölüm. nihaha

  • Işık aralığını istediğimiz ayarda yapabiliyoruz. Daha fazla ve daha fazla...

Parlaklık ve renk sıcaklığı kademesiz ayarlama (1K veya 1 puan hassasiyeti)

  • Uygulama uzaktan kumandası

"App Store" veya "Google Play" den "Mi Home" u arayarak APP'i indirip, cihazımızı Mi akıllı yaşama bağlamayabiliyoruz. Ben iOS üzerinden kullanıyorum ve uygulama hakkındaki tek şikâyetim saçma çeviriler. Biraz İngilizce biraz Çince. Masa lambası uygulama ile ne yapabilir ki? Okumaya devam et 😉

  • Uzun süreli dayanıklılık ile minimalist tasarım. Hassas mili, verimli ısı dağılımı.

Vuu minimalist bizim işimiz. Gerçekten temiz ve şık görünüme sahip, Xiaomi'nin yükselişini sağlayan o genel tasarım hatlarını taşıyor. İyide o kablo neden turuncu Xiaomi neden..

 

1-Odak modu

Odak modunda kullanıcılar "odaklanma süresi" ve "dinlenme süresi" kurabilir. Lamba kullanıcılara "solunum ışığı" vasıtasıyla her bir "odaklanma süresi" ile dinlenme vaktini hatırlatıyor ve bu da kullanıcıların iş verimliliğini artırmasına yardımcı olup, göz yorgunluğunu azaltıyor. Varsayılan süre 45" olsa da bunu yine app üzerinden değiştirebiliyoruz.

2-Okuma modu

Mi akıllı LED lambası, daha nötr bir renk sıcaklığı (4000K) ve 100pct parlaklığı sunuyor; bu sayede okuyucuların odağını artıryor ve aynı zamanda okuma zamanını uzatıyor. Sarı kağıt tercih edenler için çok daha hoş olan bu mod, beyaz sayfalarda da mat ışıkla temiz görünüm elde ediyor.

3-PC modu

Bilgisayarlardan gelen mavi ışık hepimizin malum sorunlarından biri aslında benim bu ürünü asıl almamdaki etkenden birisi de bu. F.lux ve bu ikiliyi seviyorum. 2700K renk sıcaklığı çok hoş, bilgisayar kullanırken mavi ışığın oranını düşürerek gözlerimizi korumak üzere çok kullanışlı. En sevdiğim mod bu. Sarı..  sarı.. dırıdrıı kimin yarıı..en güzeliii F.lux yanıı..

4-Çocuk modu

Çocukların gözleri tamamen gelişmediğinden ve kolayca incinebileceğinden Mi LED lamba, çocuklar için de tasarlanmış, en son güvenlik standartlarını karşılamak için sertifikalı Biyogüvenliği'nden geçmiş. Kendilerini tebrik ediyoruz ne diyelim..👏🏻

 

Meraklısına Parametreler:

Giriş: AC 100 - 240V, 50 / 60Hz, 0,2A

Renk sıcaklığı aralığı: 2700 - 6500K

Parlaklık aralığı: -100 pct

Renk oluşturma indeksi: 83

Ömür boyu: 25000h

Kablosuz bağlantı: Wi-Fi IEEE 802.11 b/g/n 2.4GHz

Uygulama sistemi: iOS 7.0 veya üstü, Android 4.0 veya üstü

IFTTT ile çalışmak

IFTTT'i biliyorsunuzdur. Kısaca, 2010 yılında başlatılan ve "İnternet'i sizin için çalışmaya koyun" sloganı olan bir web sitesi ve bir mobil uygulaması. Fikir, en sevdiğiniz uygulamalar ve web sitelerinden uygulama etkin aksesuarlara ve akıllı cihazlara kadar her şeyi otomatikleştirmek için tasarlanmış.

IFTT, İnternet'e bağlı hizmetler arasındaki küçük görevler için nihai otomasyon hizmeti haline gelmiş durumda. Web'te ister iOS ve Android'te seçilen Apps ile olsun, IFTTT üye servis "kanalları" nın desteklediği her şeyi idare edebiliyor. Kullanıcı tarafından belirlenen olaylar meydana geldiğinde, takip görevleri tetikleniyor ve işleniyor.

IFTTT'de hayatınızı kolaylaştıracak çok sayıda kombinasyon var. Bu bağlantılar yalnızca iki unsurdan oluşur: Bir Tetikleyici ve bir Eylem. Örneğin, bir Xiaomi akıllı ışığına sahipsek, Instagram'da etiketlendiğimizde IFTTT'yi ışığı otomatik olarak açmak için kullanabiliriz.

Başka bir örnekte, evde değilken evde hareket tespit edildiğinde, ya da bebek odasında ağlama sesine karşılık ışığınızı açılacak ya da uyaracak şekilde ayarlayabiliriz. İşte "şeylerin interneti"  bence budur. Ve bunu istediğiniz şekilde (ve desteklendiği sürece) farklı işlerinizde kendi hikayelerinize göre değiştirebilirsiniz. Anladığınız üzere ürün çok aman aman bir şey değil. Akıllı özellikleriyle hayatımızı daha konforlu yapmayı hedefliyor.

Ürün 5G desteklemediği için modeminizde 2.4G band açık olsa bile 5G de açıksa malesef IOT özellikleri kullanılamıyor.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Logitech MX Master Mouse

Ben oyun delisi değilim ama tasarım işleriyle uğraşıyorum. Genel anlamda tasarımda bilek yormayan, uzun parmaklı olduğumdan büyükçe ve geniş kısaca konforlu bir cihaz. Mouse benim için gerek oyunda, gerek photoshopta rahat kullanım iç

in ideal olmalı hatta idealin birkaç tık üstü olmalı. MX Master'de bunu vaadediyor 😉

Logitech firmasından çok memnun olmuşumdur hep ve yeni ürün içinde memnun olarak kullandığım ama genel olarak ileriki kullanımda çift tık sorunu oluşan bir ürün olan Performance Mx’in yeni modeli Mx Master’a geçmek istedim. Kaliteden bahsetmeye fazla gerek yok ilk kutu açılımından itibaren ben buradayım diyor. Zaten fiyatıyla da altını çizmek istemişler. 😛

TASARIM

  • MX Master'ın görüntüsü yine çok şık, mat ve bu sefer selefine göre daha keskin hatlara sahip. Ama bu keskin hat kesinlikle konfordan taviz vermiyor. Çevresindeki metal tabaka bu sefer daha mat ve bronz-bakır karışımı bir renk. Parmak izi bırakmayan türden bir matlık. Bu bir hafta içerisinde çok farklı yüzeylerde kullandım. Darkfield Laser Sensor teknolojisi gerçekten başarılı. Bunu öncekinden de biliyordum zaten. Firmanın dediğine göre biraz daha iyileşme söz konusu. Maalesef mouse solaklar için kullanılabilir yapıda değil, sağ el kullanımına özel üretilmiş.
  • Performance Mx’de alıştığım orta scroll tuşundaki sağ-sol kaydırma hareketi alıştıktan sonra eksikliğini fark ediyorsunuz özellikle belge inceleme, tasarım sırasında gezme vb. yerlerde. Cihazın şarj göstergeleri daha da gizlenmiş ve iyide olmuş. Başparmağınızı koyduğunuz yerin daha da ön tarafına koyarak gizlenmiş. Sürekli yanarak rahatsızlıkta vermiyor veya sırıtmıyor. Avuç içi ve yanlarda farklı tabaka kullanılmış yanlar daha mat bir yüzey, avuç içi daha yanlara göre daha kaygan ter önlemesi için ama mat tasarım korunmuş durumda.
  • Mouseun dengesi gayet iyi geldi ama selefine göre fark edilir bir hafiflik var. Büyüklüğü tam istediğim gibi resimlerde, şeklinden dolayı küçük yada fazla söbü gözükebilir ama sağ el için çok iyi dizayn edilmiş büyük bir mouse. Hıza uyum sağlayabilen kaydırma tekerleği cihaz açıkken hızlıca kaydırdığınız zaman tırtıklı yapıdan çıkıp sürekli dönerek mod değiştirmeden kendi algılayıp tırtırlı yapı yada sürekli dönüş yapısı arasında değişiyor.
  • Önceki modelde bunu üstündeki tuşa basarak modunu aktif yada pasif edebiliyorken burada otomatik geçiş özelliği verilmiş. Yine istenilirse üstündeki düğmeden de bu eski versiyon gibi yapılabilir ama oraya yazılımından farklı özellik atamak varken çok gereksiz olur. Bende şuan normal kullanımda bildirim ekranı atılı halde farklı programlarda farklı görevler atadığımdan yazılımı ürünün kullanışlılığını ciddi oranda değiştiriyor.

 

TUŞ ATAMA

  • Yanda bulunan başparmağın altına gelen kişiselleştirilebilir tuşa istediğiniz özelliği atayabiliyorsunuz, ben normal kullanımda masaüstündeki uygulamalarında ön izleme özelliği atadım farklı programlarda ise daha farklı özellikler ekli durumda. Başparmağın üstün doğru olan kısımda 2 tuş ve bir scroll daha görev alıyor, bunlarda yazılım sayesinde farklı görevler verilebilir cinsten.
  • Mesela scrolla ses açma/kapama verirken, ileri-geri tuşlarına zoom in-zoom out özelliği atadım. Tabi yazılımıyla bunlara da kullanımınıza uygun farklı programlarda farklı görevler atayabilirsiniz. Tabi yine istek dahilinde bu tuşların hangi programda, oyunda vs hangi görev görmesini ayarlayabilirsiniz. Yani kısaca üzerinde bulunan tüm tuş ve scroollara farklı özellik yazılımı sayesinde atılabilir durumda.

ŞARJ

  • Şarj konusuna gelirsek içinde normal olarak sökülemeyen batarya bulunduruyor ve açıkçası ölçmek zor, kullanıma göre çok değişkenlik gösteriyor. Burada size değineceğim ilk nokta var birisi şarjınız azalsa kırmızı led ile uyarsa bile kaliteden dpi dan taviz vermiyor.
  • Diğer bir nokta ise mouse bir müddet kullanılmadığında kendini uyku moduna alıp şarjın süresine katkıda sağlıyor. Gönül ister ki daha uzun süre şarj etmeden kullanalım.  Kutu içerinden çıkan kablosu ile bilgisayardan yada prizden şarj ederken de kullanabiliyorsunuz.

SON OLARAK MX MASTER

Test ettiğim, bende bulunan GTA V, Battlefield 3-4-1, FarCry 3, Call of Duty Ghosts, Portal 1-2, ETS2, ATS ve Sniper Elite 2-3 gibi oyunlarda bir eksiklik yada kötü taraf göremedim hatta yazılımının getirdiği tuş atama özelliği sayesinde artı özelliklerini de kullandım. Logitech® Unifying alıcısı sayesinde aynı alıcıya yazılımı sayesinde farklı Logitech ürünleri ekleyebiliyorsunuz. Bunun yanında Bluetooth Smart kablosuz teknolojisi ile de Unifying alıcısını kullanmadan bluetooth üzerinden 3 farklı cihazı bağlayarak, alt tarafındaki Easy Switch teknolojili tuş sayesinde geçişler yaparak kullanabiliyorsunuz. Bağlantıyı connet tuşu ile aktif ediyorsunuz.

Performance Mx te eleştirdiğim konuların giderilmesinden dolayı ürünün verdiği memnuniyetinde göstergesi olarak 10 puanı hakettiğini düşünüyorum. Ama hala Logitech üst segment mouselarında çift click sorununu çözemediğinden dolayı 1 puan kırmak istiyorum. Kullanıcı yorumlarına göre Performance Mx'den daha az sorun çıkaran bir ürün olsada Mx Master, her ne kadar garanti halletsede bu segmentte bir üründe görülmesi kötü bir olay. Performance Mx konusunda bahsettim. Çift clik sorunu yaşadım ve garanti düzeltti ama benim 1 hafta kullanmama neden oldu ve çiziksiz mouseu zımbaladıkları fiş-fatura vs yüzünden çizik halde gönderdiler. Bu konu umarım yeni Mx Master'ımda olmaz.

Meraklısına Teknik Özellikler
•    Mouse (yükseklik x genişlik x derinlik): 3.4 inç (85.7 mm) x 5.0 inç (126.0 mm) x 2.0 inç (48.4 mm)
•    Mouse Ağırlığı (pil dahil): 5,1 oz (145 g)
•    Unifying alıcı boyutları: (yükseklik x genişlik x derinlik): 0.7 inç (18.4 mm) x 0.6 inç (14.4 mm) x 0.3 inç (6.6 mm)
•    Alıcı ağırlığı: 0,07 oz (2 g)
•    Algılayıcı teknolojisi: Karanlık Alan Lazer algılayıcısı
o    Nominal değer : 1000 dpi
o    En düşük ve en yüksek değer : 400 dpi - 1600 dpi (200 dpi'nin katlarında ayarlanabilir)
•    Pil ömrü: bir kere şarj etme ile 40 güne kadar*
* Pil ömrü kullanıcıya ve kullanım koşullarına bağlı olarak değişebilir.
•    Pil: yeniden şarj edilebilir Li-Po (500 mAh) pil
•    Tuş sayısı: 5
•    Kaydırma tekerleği: Evet
•    Hareket düğmesi: Evet
•    Kablosuz çalışma mesafesi: 32 ft (10 m)
•    Kablosuz teknoloji: Gelişmiş 2,4 GHz kablosuz teknoloji

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Logitech Performance MX Mouse

Biraz uzun vaktiniz yoksa başlıklara göz gezdirin 😉

Baştan belirtmek isterim ki ben oyun delisi, tasarımcı ya da editör değilim. Ama hepsinden birazcık var. Ben masaüstünde alışkan olduğum gibi laptopta da aynı şekilde rahat mouse kullanmak için ve üst seviye deneyim sağlamak için aldım. Tabi kablosuz bir şekilde. Gerek oyunda gerek Photoshopta rahat kullanım için bu önemliydi. Şimdi Logitech Performance Mx incelemesine geçelim.

Logitech firmasından çok memnun olmuşumdur hep ve yeni ürün için diğer markalara bakmadım bile. Kalite ilk kutu açılımından itibaren ben buradayım diyor. Zaten fiyatıyla da altını çizmek istemişler. Diyebilirsiniz ki "Bir fareye o para verilir mi?" Evet verilir yani aslında verilmez ya da şöyle açıklayım. 🙂 Ben eşyalarını tertipli ve düzenli kullanan biriyim. Aldığım mouseu 5 yıldan az süre kullanmam. Yenisini alsam bile eskisini ihtiyaçlarım dâhilinde kullanırım. Çift dikiş kullanırım yani. Eski farem (M185) ele çok küçük geliyordu uzun oturumlarda ya da oyunlarda bir müddet sonra bilekte ağrı yapıyordu. Photoshop'la uğraşmaya başladıktan sonra mouse da konforu da aramaya başladım. Piyasasına baktığımda sadece fiyat-kalite olarak ne kadar ekmek o kadar köfte prensibinin burada da devam ettiğini gördüm ki hayatın her yerinde olan bir şey. Bütçeyi artırmaya karar verdim ve almışken sağlam olsun uzun süre kullanayım diyerek aldım. Her neyse sözü fazla uzattım konuya girelim.

logitech performance mx

TASARIM

Görüntüsü çok şık ve mat bir his veriyor aynı zamanda yanlardaki metalimsi alan ayrı bir hava katıyor. Verdiğim paranın hakkını sonuna kadar veren bir ürün. Çok farklı yüzeylerde kullandım Logitech Darkfield Laser Sensor teknolojisi gerçekten başarılı. Camın üstünde bile camı fark edip üstündeki mikro çizikler toz vs gibi şeyleri yüzey kabul edip sorunsuz kullanıma izin veriyor. Mouse solaklar için kullanılabilir yapıda değil, sağ el kullanımına özel üretilmiş. Tekerlekteki sağ-sol kaydırma hareketi alıştıktan sona vazgeçilmezinin halini alıyor. İlerde alacağım mouse da kesinlikle bakacağım kriterlerden. Cihazın sol avuç içine gelen kısmında 3 tane led yardımıyla şarj göstergesi mevcut aynı zamanda dpi göstergesi şık şekilde konumlandırılmış güzel bir ayrıntı. Sürekli yanarak rahatsızlıkta vermiyor veya sırıtmıyor. Avuç içinin sağ ve sol kısımlarında farklı tabaka kullanılmış sol taraf daha hareketli olduğundan daha kaygan yüzey sağ taraf daha durağan olduğundan plastiğimsi bir mat yüzey.

Denge

Mouseun dengesi bana çok iyi geldi ne ağır ne hafif. Büyüklüğü tam istediğim gibi resimlerde şeklinden dolayı küçük ya da fazla söbü gözükebilir ama sağ el için çok iyi dizayn edilmiş büyük bir mouse. Evet, birazda mouse özelliklerinden bahsedeyim tıklar çok kaliteli his veriyor ve top normal hızda kaç tık attığınızı belli etmek için belirtilmiş tırtırlara sahip ama yüksek hızlı kaydırmada bu hissiyat yok uzun süre kendi halinde dönmeye devam edebiliyor. Scroll tuşundaki sağ sol tık ise başta Photoshopta olmak üzere internet sitelerinde vs sağ sol gezintilerde çok kullanışlı ama dediğim gibi el alışkanlığı istiyor. Sonrasında diğer mouselarda aramaya başlıyorsunuz. Yanda gözüken metalimsi alan güzel 7 aydır elimin o kadar terlemesi halinde bile kararma ve soyulma olmadı. İlk parti üretiminde varmış nette okuduğum yorumlara göre. İkinci bir puanı ise terleten sağ ve alt yüzey için kırıyorum gerçekten normal bir ter değil. Özellikle oyunlarda kendini çok belli ediyor ve konforu alıp götürüyor.

TUŞ ATAMA

Yanda bulunan başparmağın altına gelen kişiselleştirilebilir tuşa istediğiniz özelliği atayabiliyorsunuz ben win8.1 de sağdan açılan paneli eklemiştim win10 da ise görev görünümü özelliğini atadım. Başparmağın üstün doğru olan kısımda 3 tuş görev alıyor bunlardan birisi zoom birisi ileri diğeri geri tuşu. Tabi yazılımıyla bunlara da farklı görevler atayabilirsiniz. Mesela ben zoomu değiştirmedim ama ileri ve geriyi ses açma ve kısma olarak değiştirdim. Tabi yine istek dâhilinde bu tuşların hangi programda, oyunda vs hangi görev görmesini ayarlayabilirsiniz. Örnek vereyim ETS2 de ses açmayı sol sinyal, ses kısmayı sağ sinyal, zoomu da 4lü olarak ayarlayabilirsiniz. Sağ-sol tık arasında, tekerleğin üst kısmına bakan taraftaki tuş yardımıyla yüksek hızlı kaydırma özelliğini devreye sokabilir veya çıkarabilirsiniz. Bunu da örnekleyeceksek PDF/Excel/Word gibi dosyalarda uzun sayfalara daha hızlı ön izleme yapabilirsiniz. Kullandıkça gerekli görmeye başladığınız alışkanlık yapan özelliklerden biri.

ŞARJ

Şarj konusuna gelirsek Logitech Performance Mouse, içinde bir adet doldurulabilir kalem pil bulunduruyor ve açıkçası ölçmek zor kullanıma göre çok değişkenlik gösteriyor. Burada size değineceğim ilk nokta var birisi şarjınız azalsa kırmızı ledle uyarsa bile kaliteden dpi dan taviz vermiyor. Diğer bir nokta ise mouse bir müddet kullanılmadığında kendini uyku moduna alıp şarjın süresine katkıda sağlıyor ve içindeki doldurulabilir pili daha kaliteli bir pil ile değiştirerek pil ömrünü uzatabilirsiniz. Gönül ister ki daha uzun süre şarj etmeden kullanalım. Kırılacaksa bir puan buradan kırıyorum. O kadar para verdik. 😛 Bu arada içindeki 2050 mAh pil 1.30/2 saat civarında tam doluyor. Şarj ederken de kullanabiliyorsunuz ama iki portu da (biri alıcı biri güç verici) dolduruyor. Sıradan Android cihazların kullandığı mini USB‘ler ile de şarj edebilirisiniz. Kabloları da kaliteli ama avrupa ürünlerinden kablo ve mouseu taşımak için çıkan cüzdan ya da kılıf benim aldığım ve Türkiye'deki resmi kutusunda bulunmuyor. Olsaydı kullanmazdım ama olsa hayır demezdim.

Sonuç Olarak

Oyunlarda öyle fazla dpi delisi değilseniz kaliteli iş çıkarıyor. Ben GTA V, Battlefield 4, Farcry3, World of Tanks, ETS2 ve Sniper Elite 2-3 gibi oyunlarda bir eksiklik yada kötü taraf göremedim hatta yazılımının getirdiği tuş atama özelliği sayesinde artı özelliklerini de kullandım. Photoshopta ince ayarlarda da çok yardımı oldu herhangi bir titreme veya hata yaratmadı. Logitech® Unifying alıcısı sayesinde aynı alıcıya yazılımı sayesinde farklı Logitech ürünleri ekleyebiliyorsunuz. Setpoint yazılımı da gayet kullanışlı. DPI ayarı, tuş atamaları, yazılım güncellemeleri, Unifying alıcısına ürün ekleme ve şarj durumunu öğrenme gibi şeyleri yapabiliyorsunuz.

Meraklısına Teknik Özellikler

  • Mouse Boyutları (yükseklik x genişlik x derinlik):
    83,5 mm (3,29 inç) x 128,3 mm (5,05 inç) x 47 mm (1,85 inç)
  • Mouse Ağırlığı (pil dahil): 147 g (5,19 oz)
  • Alıcı Boyutları (yükseklik x genişlik x derinlik):
    14,4 mm (0,57 inç) x 18,7 mm (0,74 inç) x 6,1 mm (0,24 inç)
  • Alıcı Ağırlığı: 1,8 g (0,06 oz)
  • Algılayıcı teknolojisi: Lazer (Karanlık Alan)
  • Algılayıcı Çözünürlüğü: Değişken (100 dpi1500 dpi) (100 dpi’nin katlarında ayarlanabilir)
  • Düğme sayısı: 9
  • Kaydırma Tekerleği (E/H): Evet (Yüksek Hızlı Kaydırma Özelliği ile)
  • Eğme-kaydırma işlevi (E/H) Evet
  • Pil ömrü: 1 aylık pil ömrü*
  • Pil türü: 1 adet AA yeniden şarj edilebilir nikel metal hidrat pil
  • Kablosuz çalışma mesafesi: Yaklaşık 10 m*
  • Kablosuz teknoloji: Gelişmiş 2,4 GHz kablosuz bağlanabilirlik (Unifying destekli)
  • Arayüz: USB alıcı
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Logitech Performance Mx vs Logitech Mx Master

Öncelikle belirmeliyim ki iki üründe Logitech’in ofis kullanımına özel çıkardığı modeller. Nedir bu ofis kullanımı derseniz; üretkenliğe önem veren mouse kullanımı olarak özetleyebiliriz. Yani nasıl bir oyuncunun oyuncu mouse ya da çevre bileşenlerinde normal kullanım dışında bir tuşu farklı özelliklerde ya da istediği şekilde kullanımına dikkat çekiliyorsa bu tür mouselar da ofis kullanıcısının diyelim daha aktif mouse kullanımını sağlıyor ya da uzun süren çalışmalar durumunda konforu ön plana çıkarıyor.


Gelelim ürünlere…

 

Performance Mx mouse ile 15 ay geçirdim. Mx Mouse ise daha ikinci haftasındayım. Aralarındaki benzerlik ve farklılıklardan bahsederek devam edelim…

Tasarım

İki modelin de sağ el kullanımına özel olması, sol el kullanıcıları için kötü olsa da sağ elde müthiş rahatlık ve konfor veriyor. Benim gibi uzun parmaklı arkadaşlar için ideal olan mouselar uzun tasarım ve ofis işlerinde bileği ağrıtmadan konforlu şekilde işinizi halletmenizi sağlıyor. Eski model olan Performance Mx daha oval hatlara sahipken, yeni model Mx Master daha keskin hatlara sahip. Yalnız bu keskin hatlara sahip olması onu yüzey olarak küçültmüş durumda değil. Biraz daha bombeli yapısı sayesinde ele rahat oturmasını sağlıyor. Temiz kullanımıma göre çizik olmayan Performance Mx mouse kronik çift click yüzünden garantiden geldiğinde üstünde zımba telinin bıraklı büyük E harfine benzer iz bırakmış durumda ve bu sinir bozucu. Onun dışında görünür kısmında çizik vs bulunmamakta...

Dış tasarım olarak Performance Mx Mouse avuç içinin sağ ve sol kısımlarında farklı tabaka kullanılmış, sol taraf daha hareketli olduğundan daha kaygan yüzey ve sağ taraf daha durağan olduğundan plastiğimsi mat bir yüzey. Mx Master da ise avuç içi ve yanlarda farklı tabaka kullanılmış yanlar daha mat bir yüzey, avuç içi yanlara göre daha kaygan (ter önlemesi için) ama mat tasarım korunmuş durumda. Performance Mx’te yanda gözüken metalimsi alan göze güzel, 15 aydır elimin o kadar terlemesi halinde bile kararma ve soyulma olmadı. Yalnız aşırı derce, metal görünümlü alan parmak izi tutuyor. Resimlerde de görüleceğe üzere o kadar silmeme rağmen konumlandırırken yine parmak izi geçmiş durumda. Bu Mx Master bu sefer daha mat ve bronz-bakır karışımı bir renk. Parmak izi bırakmayan türden bir matlık.
Logitech yazısı Performance Mx'te avuç içinde benim kullanımımda 15 ayda silinme olmadı tabiki ilk günkü kadar değil ama başarılı. Bu yazı Mx Master'da sol click kısmına alınmış. Mantıklıda olmuş, eli çok terleyenler için ideal konum.

DPI ve şarj gösterdesi Mx Master da dahada gizlenerek, Performance Mx'te başparmağın üstündeki konumundan alınıp başparmağın ucuna gelecek şekilde dahada küçük ledlerde konumlandırılmış. Zaten rahatsız vermeyen bu ışıkların dahada gizlenmesi belki gece kullanımda biraz daha mantıklı olmuş olur. Mavi renk olmaması büyük nimet. Bilen bilir 😉

Tuşlar

Performance Mx ile hayatıma giren scroll da sağ-sol yönlendirme Mx Master’da kalkmış durumda. Belge incelemelerinde, resimlerde zoom in halinde ve bazı web sayfalarında kolaylık sağlayan ve bir daha ki mouseum da öncelik vereceğim bu özellik maalesef artık yok. Halen el alışkanlığı olarak parmağım gitse de, Logitech bunun zor kullanım olarak değerlendirip bu özelliği kullanmak isteyenler için başparmağın geldiği kısımda ki 1 tuşu kaldırıp onun yerine diğer iki tuşu daha minimal hale getirip ikinci bir scroll eklemiş. Kullanımda alışmam 3 gün sürdü. Yazılımı sayesinde tuşlara istediğiniz özelliği atayabildiğiniz gibi bu scrolla da yazılımın desteklediği istediğiniz özelliği atayabilirsiniz. Ben ses-/+ yı ekledim.


Hızlı kaydırma on/off tuşu Performance Mx te mekanikken, Mx Master’da bu dijitale geçmiş durumda. İstenildiği şekilde Performance Mx’de ki gibi scrollun üstüne konumlandırılan tuş ile aktif edebilirken, istenildiği zaman bu tuşu kullanmadan hızlıca scrollu çevirince otomatik olarak tırtırlı döngüden tırtırsız hızlı döngüye sokabiliyoruz. Bu sayede o tuşu da farklı bir özellik atayabiliriz mesela normal kullanımda Windows bildirim ekranı ya da programa özel kullanımda mesela Photoshopta damlalık aracını eleyebilirsiniz yada belirlediğiniz bir tuş kombinasyonu…

Tüm tuşlara ikisinde de Logitech yazılımları sayesinde özellik atayabilir kişiselleştirebilirsiniz. Mx Master da daha ucu açık olan bu özellik Performance Mx’de biraz daha kısıtlı durumda.

Kullanım

İki mouseunda kullanımı gerçekten diğer mouselara göre keyif verici ve son derece konforlu. Bombe ve büyük tasarımları sayesinde ele oturan cinste ve avuç içi terlemesini engeller özellikte yapıda.

Mx Master mouseun, Performance Mx’ten farklarından biriside bataryasının çıkarılabilir olmayışı. Performance Mx’te doldurulabilir pil takılı iken kendi pilinizi de kullanabiliyordunuz ama Mx Master’da bu sökülemez bataryaya geçilmiş durumda. Logitech bu sayede biraz daha fazla pil alanı ve daha hafif olmasını sağlamış durumdalar. Şarj konusunda kullanıma göre değişiklik gösterdiğinden fazla değinemeyeceğim ama benim normal kullanımımda Performance Mx 3 hafta rahat götürüyordu. Kırmızı led ile pilin bittiğini söylese de DPI dan kayıp vermeden uzun müddet kullanabiliyordum. Hiç yarıda bırakmadı anlayacağınız. Performance Mx mouseun kapaklı yerinde seyehat halinde Unifying alıcısını taşıyabilirken, Mx Master'da bu düşünülmemiş ve kaderine terkedilmiş durumda 😉

Mx Master’ın bir diğer artı özelliği ise (ki bence Performance Mx’den ayıran en önemli özelliği) Bluetooth Smart kablosuz teknolojisi. Bu sayede altta bulunan connect tuşu ile 3 farklı bluetoothlu cihaza bağlanıp yine altında bulunan tuş sayesinde bu 3 cihaz arasında geçiş yapabilirsiniz. Yani Unifying alıcısını da hesaba katarsak 4 farklı cihazda kullanılabilir.

Yazılımları yüklenmeden de tuşlarının sabit özellikleri kullanılırken, yazılımları sayesinde bir çok özelliği değiştirebilir ve tuşlara istediğiniz (özellikle Mx Master'da) atamayı yapabilirsiniz...

Ürünler hakkında daha detaylı inceleme için yukarıda verdiğim linkteki incelemelerimi okuyabilir, aklınıza takılan soruları bu gönderi altında sorabilirsiniz...

#akış #Logitech #PerformanceMx #MxMaster #mouse #TeknoSeyirKeşifListesi

BeğenFavori PaylaşYorum yap

T.C. Kimlik Numaralarının Algoritması

 

11 haneden oluşan TC kimlik numaralarının iki bölümü bulunuyor. Birinci yani aslında kimlik numarasının ilk 9 haneden oluşan kısmı ve ikinci kısım numaranın son iki hanesi. Son iki hane, ilk dokuz hanenin bir bakıma “sağlamasını” yapıyor. Çeşitli algoritma hesaplarıyla ortaya çıkan bu rakamın “tek sayı” olması, “matematiksel” olarak pekte mümkün değil.

Kimlik numaralarının son 2 rakamı, sadece ilk 9 rakamının doğrulayıcısı konumunda. Yani asıl numaramız ilk 9 rakam. İlk 9 basamak arasında kurulan bir algoritma bize 10. basamağı, ilk 10 basamak arasında kurulan algoritma ise bize 11. basamağı verir.

İlk hane 0 olamaz.

TC kimlik numaralarımızın 1. 3. 5. 7. ve 9. hanelerinin toplamının 7 katından, 2. 4. 6. ve 8. hanelerinin toplamı çıkartıldığında, elde edilen sonucun 10'a bölümünden kalan, yani mod10'u bize 10. haneyi verir.

1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. ve 10. hanelerin toplamından elde edilen sonucun 10'a bölümünden kalan, yani mod10'u bize 11. haneyi verir.

 

 

Örneğin 10. rakamı bulalım:
10562272296 bu numaraya uygulayalım.
1+5+2+7+2=17 17*7=119 119-10=109 109'u 10'a böldüğümüzde kalan 9 çıkar ve bu da 10. rakamı bize doğrular. 10562272296

 

Şimdi de 11. rakamı bulalım:
1+0+5+6+2+2+7+2+2+9=36 36'nın 10'a bölümünden kalan 6'dır. Bu da bize son rakamı doğrular. Yani 10562272296

 

 

Mustafa Kemal Atatürk'ün TC kimlik numarası da bu yol ile bulunabilmekte.

0 ile başlamayacağı için 1 ile başlamıştır. İlk kimlik numarası ona verildiği için, ilk 9 rakamı 100000001'dur. Son 2 rakamın doğrulaması yapıldığında ise 10000000146 sayısı ortaya çıkar ve bu da Mustafa Kemal Atatürk'ün kimlik numarasını verir.

 

Ardışık 2 kişinin TC kimlik numaraları arasındaki bağıntı

11 basamaklı TC kimlik numaramızın son 2 hanesini atıyoruz. 9 rakamlı bu sayıdan 29999 çıkarttığımızda kütükte bizden 1 önceki birey numarasına sahip olan kişinin TC kimlik numarasının ilk 9 basamağını buluruz. Baştaki yöntemlede son 2 rakamı bulabiliyorduk. Böylece bizden bir önceki kişinin TC kimlik no'sunu bulabiliriz.

Yine aynı taktiği uygulayarak bizden sonrakileri ve öncekileri kolaylıkla bulabiliriz.

Özetle her ne kadar karışık gibi görünse de, kütükte sizden sonra gelen kişi sizin TC kimlik numaranızın 29999 fazlasına denk geliyor. Son 2 rakamını da kurulan algoritma ile bulabiliriz.

Sizde kendi TC kimlik numaranızda deneyebilirsiniz...

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Gizli Efsanelerden Samsung SGH-E830

2007 yaz aylarıydı babam öğle saatleri elinde bir kutu ile eve gelmişti. Bir esnafın bu saatte evde ne işi olabilirdi ki? Hemde işlerin açıldığı o yaz döneminde. İçeri girdi sadece gülüyordu, ablamdan durup dururken bir sevinç çığlığı çıktı. Tabi ben şok, ben bön, hemde bönübön... Babama koştu ve yoksa aldın mı diye sarıldı. Babam arkasından yeni yetme operatör ve tabiki en çok smsi ucuza verdiği için en popi operatör avea poşetini uzattı. O da ne, kızaklı diye tabir ettiğimiz o süper telefon Samsung E830. Hemen geçip heyecanla kutusunu açtılar. Ürünün kutusu daha once açılmış tabi yeni hat vs takılmış ablamdaki eski telsim hattı yerine o her gencin hayalini kurduğu daha fazla sms atabileceğin hat Avea. (10.000 sms vardı yahu kitap yazan süper işsizler vardı T9 da var tabi kibler slmlar aeolar eklenmiş hemen 😉 ) Hemen telefonun başına üşüştük tabi. Zeugama mixle hoparlörü strese sokacaz 😛

 

Müzik dinledik,  kamera harika, hoparlör süper, sağolsun telefoncu  Tripkolic de yüklemiş. (Hani varya bluetooth üzerinden meşhur olan o sanatçılar, sanatçılarımızzz) Bende seviniyorum tabi sonuçta bir ablamdan sonra bana geçecek o telefon. eheheh 😀

 

Neyse bende bir kaç ay sonra ilk tefonum  Nokia 1112 ye kavuştum. Tabiki ablamda o canavar varken ben ezikleniyordum kendimce ama bir yandan da ablam liseyi bitirsede artık telefonu yenilese diye bekliyorum. Bizde öyle kademe atladıkça telefon yenilenir. Neyse gel zaman git zaman sonunda ablama sonunda L700 alındı ve ben E830 a çöktüm. Bildiğin baya çöktüm yanlız. Odalara kapanıp tripkolic dinlemeler. Sürekli wallpaper değiştirmeler filan. Ama haklıyım herkesin elinde E250 varken benim E830 ile ortamlarda havama diyecek yoktu. Ortam dediğim gizlice soktuğum sınıf tabiki 😉 bide çarşıda komşu esnafların çırakların yanı filn 😉  E250 de 10 mb hafiza varken bende tam tamina 29 mb hafiza vardi bu herkesten daha fazla tripkolic dinleyebilmek, 2mpxl kamera ile daha fazla kanepede uzanan dayımın resmini çekmek (msn e pp yapmak için) ve daha fazla kayan söz yazan kanayan gül temalı video depolamak demekti 😉  o koca 2" ekraninda evet 2" hemde TFT 141ppi 😀

Yanına 512 mb da hafiza karti almıştım. Deymeyin keyfime. Saçma saçma rus sitelerinden telsimin verdigi kblik net ile edge uzerinden oyun indirip duruyordum. 10 tanesinden 1 i de calissa gece gündüz deli gibi oyunlar asphalt olsun mario çakması ismini hatırlamadığım oyunlar olsun ve tabiki sonic 😉 öff bee ne oyun ama hafta 2 kere bitirip bitirip tekrar oynardık. Bluetoothtan eşli oyunlarda cabası.

 

 

Kimin telefonunun sesi daha gür çıkacak kiminkinde daha fazla oyun var. Bunlar hep beni internette farkli farkli  forumlara üye olmami saglayan seyler. Mesela maxicep hala vardır üyeliğim son 2 yıldır pek girmesemde binbaşımıydım neydim. Ne kadar isşizsin forumda ne kadar yazip çiziyorsan o kadar rütben artar. (Neyse geçelim orayi çok güzel dostluklar vs de kuruluyordu yada sanki maaş alır gibi millettin işini halleden görünmez kahramanlarda vardı.)

Kurtlar vadisi izledigimiz dönemler tabi telefon cendere cendere diye çalar ve arkadaş ortaminda forumlardan ogrenip kodlarla sesini acacam diye patlattigimiz hoparlörüyle zeugma mx dinlerdik. 😀 gülmeyin cok fazla degil sadece 7-8 yil oncesinden bahsediyorum. Ve ben bunlari yaparken yanliz değildim. Herkes böyleydi. Bizde böyle olacak sanıyorduk. Tmm yolda sokaktada son ses efsane mc dinlemiyoduk ama evlerde ayrı bir çılgındık. Papi chulo papi papi papi papi ven ami ven ami Te quieres ımmmmhh.... Te qusta el ımmmhh..... The traigo el ımmmmhh..... ylorna a ti te encanta el ımmmmhh 😛 😀 😛 ( tabiki ezbere bilmiyorum 😉 )

 

Bir yerde muhabbet mi var Bluetooth lar açık herkesin şimdiki deyimiyle cihaz verileri eşleştirilirdi adeta (sende o muzik mi var hmm... bende şu kanayan kırmızı gül resmini siliyimde zaten artık kanayan beyaz gül moda onuda aliyim senden at hadi)

 

 

Okulda şurda burda Bluetooth üzerinden tanimadigimiz kisilere not paylaşarak konusmalar. Simdi snapchatin temelleri iste swarm filan ne ki ohoo. Karsidakiyle ilesim iyise hemen sarkida atilir hiç sorun değil 😉 tabi okulda bunu sen yaparken hocada boş durur mu 😉   zaten bende de Bluetoothlu telefon ( otomatikman kamerali manasinda) var demek icin gozuken isme -_•*^#%~>< ifadeler icinde kendi ismini yazmissin hoca da cebinden cikarir bi tarama yapar 2 dk sonra kulakta hafif bir yanma bi karıncalanma.... ben yaptigimdan degil arkadasimdan biliyorum 😛 İşte öyle bi dönemde böylesine bir cihaz kullanmak şuan masanın üstüne son cikan amiralin en pahali versiyonunu koymak gibi bisey tabi bu yanina nokia n serisi kullanan biri gelesiye kadar sursede zaten n serisi kullanan babayigit (ilk ciktigi zamanlardan bahsediyorum sonra ne olduysa herkesin elinde dolanmaya başladı harici flash yerine kullanan mi ararsın yaninda gittigi her yerde oynamak icin  gta vice city gezdiren mi) sayisi az onduğu icin pekte sorun olmuyordu gerçi 😀 Öyle dostlar aklıma geldi yazayim dedim. Sabirla okuduğunuz icin teşekkürler. Telefondan yazıyorum imla vs için özür dilerim...

Teknik Özellikler

GENEL
2G Bant     GSM 900 / GSM 1800 / GSM 1900
Duyurulma     2007 1. Çeyrek
Çıkış Tarihi     2007 3. Çeyrek

BOYUT  
Telefon Tipi     Kayan Kapak (Kızaklı)
Ağırlık     86 g.
Telefon Boyutu     100 x 50.5 x 14.9 mm

GÖRÜNTÜ    
Ekran Ölçüleri     176 x 220 piksel, 2 inç
Renk Derinliği     256 bin renk
Ekran Tipi     TFT
ZİL SESİ
Titreşim     Var
Melodi Tipi     Polifonik (64 Kanal) MP3

ÖZELLİKLER  
WAP     Var
Mesajlaşma     SMS, MMS, Email
Oyun     Var
Kamera     2 MP, 1600x1200 piksel, video
Renk Seçenekleri     Siyah,Özel seri Gold
HTML Tarayıcı     Var
Java     Java MIDP 2.0

HAFIZA  
Hafıza Kartı     microSD (TransFlash)
Dahili Bellek     20 MB Dahili Hafıza

VERİ TRANSFERİ 
GPRS     Var
EDGE     Var
USB     Var
Bluetooth     Var

MULTİMEDYA  
MP3 Çalar     Var
FM Radyo     Var

PİL  
Pil Tipi     Standart Pil, Li-lon
Bekleme Süresi     Maksimum 280 Saat
Konuşma Süresi     Maksimum 3 Saat

EK ÖZELLİKLER 
Ses Kaydı, Adres Defteri, Alarm, Ajanda, Saat, T9

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 15