Ülkecilik oynuyorlar 😀
https://www.youtube.com/watch?v=Ri8m-UwlQ6k

300 nüfuslu Seborga köyü bağımsızlığını ilan etti - DW Türkçe

Seborga köyü aslında bir devlet ya da en azından öyle kabul edilmek istiyorlar. İtalya'nın ortasındaki bu küçük bölgenin kendi prensi, marşı, para birimi ve ...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Kaynakların bolluğuna bakın, İlber Ortaylı dinlemekten daha faydalı bence.
https://www.youtube.com/watch?v=CT743UEC3vs
Yalçın Küçük, "Aydın Üzerine Tezler", 2. Cilt, İstanbul, 1987, s.1-2.
Sinan Meydan, "Cumhuriyet Tarihi Yalanları", İnkılap Yayınevi, 5. Baskı, s.364.
Cemal Kutay, "Çerkez Ethem Hadisesi", 2. Cilt, İstanbul, 1955-56.
Falih Rıfkı Atay, "Çankaya", Pozitif Yayınları, s.294-326
Harp Tarihi Vesikaları Dergisi, s.73, belge no:1573.
Çerkez Ethem, "Anılarım", İstanbul, 2000, s.7-37.
Şerafettin Turan, "Türk Devrim Tarihi", 2. Kitap, 2. Baskı, İstanbul, s.237.
Yunus Nadi, "Ankara'nın İlk Günleri", İstanbul, 1955, s.73.
Ahmet Efe, "Çerkez Ethem", İstanbul, 2006, s.197-198.
Türk İstiklal Harbi, c.2. s.194-195.
Sabahattin Selek, "Anadolu İhtilali", s.475.
İDA, FO 371/6497/E 4457: Donanma İstihbarat Raporu, 18.1.1921
Salahi Sonyel, "Mustafa Kemal ve Kurtuluş Savaşı", c.2, s.873.
İDA, FO 371/6464/E 1043.
"Yunan Askeri Tarihi", s.175-179;
"General Papulas'ın Hatıratı", İstanbul, 1969, s.40-41.
Spyrinodos, "Harp ve Hürriyetler", ATASE Kitaplığı, s.110-116.
Hrisohoos, "Küçük Asya Savaşı'nda Yunan Süvarisi", ATASE, s.55-56.
D. Kanellopulos, "Küçük Asya Mağlubiyeti", Çev. Turgut Özakman, 1. Cilt, s.2-3.
"Türk İstiklal Harbi", 2. Cilt, 3. Kısım, s.161-230.
İsmet Görgülü, "10 Yıllık Harbin Kadrosu", Ankara, 1993, s.259-263.
İsmet İnönü, "Hatıralar", 1. Cilt, Ankara, 1985, s.141.
Lord Kinross, "Atatürk", Altın Kitaplar, 12. Baskı, s.301-307
Türk İstiklal Harbi, VI. Cilt, İstiklal Harbinde Ayaklanmalar, T. C. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı Resmî Yayınları, Ankara 1974, sayfa 236-237

"1. İnönü Uydurmadır, Çerkez Ethem Hain Değildir" İddiası

Bu videoda "1. İnönü yaşanmamıştır, İsmet İnönü'nün hiçbir başarısı yoktur. Kahraman Çerkes Ethem'i yok etmek için 1. İnönü yalanı uydurulmuştur" türü iddial...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

r/gtaonline - Imagine if it actually loads this fast

33,131 votes and 661 comments so far on Reddit
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Para ile satılan Türkçe yamalar hakkında ne düşünüyorsunuz?
DH'de RDR 2 yaması için fiyat ve tarih verilmiş. İlk başta gamepass gibi olacak demişler fiyat 20 TL ve üyelik bitince yama kullanılamayacakmış. Sonra tepki gelince tekli olarak 50 TL istemişler.

https://forum.donanimhaber.com/red-dead-redemption-2-turkce-yama-20-temmuz-da-sizlerle-anonymous-ceviri--140292520

Red Dead Redemption 2 Türkçe Yama 20 TEMMUZ'DA SİZLERLE (Anonymous Çeviri)...

Çeviri Yüzdesi %100 Test Yüzdesi %100 Proje Başlangıç Tarihi: 10 Aralık 2019 Çeviri Bitiş Tarihi: 10 Haziran 2020 Test Bitiş Tarihi: 10 Temmuz 2020 Ya
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 38 / 61

Alman sürücüler için "zeka testi" - DW Türkçe

Almanya'da birden fazla kez alkollü halde araba kullanarak ya da trafik kurallarını ihlal ederek ehliyetini kaybeden kişilere bir "zeka testi" uygulanıyor. D...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Ülkelerin aydınlanması için kötü şeyler yaşanması şart mıdır?
Mesela Avrupa'da veba olmuş, kilisenin gücü azalmış. O sayede keşifler yapılmış, bilime değer verilmiş ve ilerlemiş.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 28
  • Tarık Başoğlu @trbasoglu1996

    Depremden ders almamışız ama kıbrıs harekatından sonra savunma sanayine önem vermeye başlamışız. Sanırım tehdidin sürekli ve büyük olması gerekiyor. En azında davranış oturana kadar sürmesi gerekiyor.

  • Mert @merphous

    Avrupanın yobazlıktan kurtulması matbaa ile oldu. Bizde ise o olay İnternet ile olacak gibi.

  • turker @turker

    her şey iyiyse, herkes halinden memnun demektir.

  • qubit @qubit

    Eğri oturarak doğru konuşamayız. Aydınlanmanın ilk şartı bu.

    Öncelikle toplumun yarısı kalpazan, yarısı ırz düşmanı, yarısı hırsız, yarısı şöyle böyle olsa ama fen de fizikte matematikte şu kadar ileri olsan aydın bir toplum olabilir misin? Olamazsın. Sadece insan ırkına zararın olur. Analar ağlar. Pudra satarsın milyonları kanser edersin. Saat başı tecavüze uğrayan insan sayısı olarak dünya rekoru kırarsın. Siyahi isen yaşam hakkı bulamazsın. Trump gibi bir lideri 2. kez seçersin. Epst... gibi tam ismini anmayayım sapık bireylere mekan olursun. Embriyoları kurcalarsın başımıza bela üstüne bela açarsın. Hatta asırlar boyunca karot alındığında hah bu katman bu manyakların yaşadığı asra işaret ediyor şu nükleer kalıntılara bak derler. Ay'a gidersin, Mars'a gidersin de sadece kendini kandırırsın. Özetle aydınlanma bilimsel ayaktan ibaret değildir. Asıl aydınlanma ahlaki insani olandır.

    Diğer mevzu veba, kilise, bilim korelasyonunuz. Bu eksik bir bakış. Önce Bologna'ya kadar gidip ilk üniversite nasıl kuruldu, ilk müfredatı neydi, oralardan konuşmaya başlamamız lazım. Uppsala veya. Bunlar hep kilise onayı ile kurulan mekanlar. Ve konuları ilahiyat vs. değil. Ki Nizam-ül Mülk'ün açtığı üniversite bundan 10 küsur yıl önce kurulmuş. Bunları zikretmeden veba çıktı, kilise zayıfladı, bilimsel keşif oldu çıkarımını yapanlar sizi tenzih ederim artniyetli bireyler. Ya fenomenlik peşindeler, ya kiliseye ya bilime garezleri var. Bir kolonileşme rekabeti vs. konuşulmadan örneğin bu konular ele alınabilir mi?

    Yanlış anlaşılmasın: sorularınıza itirazım yok. Sadece bize bu sorular için yeni bir platform şart gözüküyor. Nasıl kurarız bilmiyorum, üstüne düşünür oldum.

    Örneğin son birkaç haftadır TS'de beklemediğim bir düşüş görüyorum. ARM konusunda yazdığım 2 mesaj vardı, ilgi bile görmedi. Okuyan anlamadı. Diğeri geçen gördüğüm koronavirüs konusu. Aklım durdu resmen. İkincisi yahudilerin domuz yememesi ile ilgili diğer teori. Gülsem mi ağlasam mı bilemedim. Mevlana gibi bir isim için bile ne laflar ediliyor ki akıl alır gibi değil. Moral bozucu. Bu tarz şeyleri TS'de eskiden görmüyorduk, fakat internette de son yıllarda aktif değildim, belli ki değişmiş bu ortam da. Canım doğrusu epey bir sıkkın.

    • qubit @qubit

      @nasreddin-hoca Paylaştığınız "popüler teoriye" katılmayanların sorduğu sorulardan birisi Wikipedia'da bile bulunabilir. Bu teorinin tek açıklamaymış gibi anlatılması çok yanlış. Neden veba tüm Avrupa'yı perişan ettiği halde rönesans İtalya'da cereyan etti? Bu nedenle mesele Bologna'nın müfredatından başlamalı diye yazdım. Bizde örneğin Yahudilerin Nazilerden kaçarken TR'ye sığınmaları yeni kabuk değiştiren üniversitelerimizde ciddi etkisi olmuştu. Bu gerçeği muhtemel sebepler arasında saymayıp "halifelik kalktı ondan bilimsel ivme arttı" dersek kendimizi kandırmış oluruz. Zira aynı halifelik kurumu bu ülkedeki batı benzeri ilk üniversiteleri kurmuştu. Aynı şekilde müslümanların Konstantinapolis'i alması nedeniyle buradan göçen üst seviye bilim insanlarının ve yanlarındaki kitapların yazmaların bir etkisi olmuş olamaz mı? Olabilir. Veba-bilim-kilise diye tek bir korelasyon varsayımı ile yola çıkmamak lazım.

      Herkes futboldan anlar deniyor ya biraz bu tarihi olaylar da öyle. Ben bir tarihçi değilim ve sadece 2+2'yi toplayınca 4 etmediğini gördüğüm için itiraz ediyorum. Bana 2+2 = 5 diye bir tez sunulup duruluyor, bir yerden sonra sinir bozucu oluyor. Herkes işine gelen ya da taraftarı olduğu fikir kulubünün açısından bakıp yorumluyor. Bir mantık dairesi içinde kalınmadan, o yüzyılda yaşanan tüm olaylar hesaba katılmadan iyi veya kötü niyetli veya sırf keyfi olarak belli basmakalıp (stereotip) çıkarımlar yapılıyor ve bunları işitenler de bu değişmez doğruymuş gibi kabul ediyorlar. Örneğin Osmanlı'ya matbaa geç geldi ondan geri kaldık diye basmakalıp fikir vardır, geri kalmamız bununla izah edilmeye çalışılır. Bugün Fenerbahçe'nin düşüşünü bile tek teori ile açıklayamazsın ama konu Osmanlı ise açıklanır. Halbuki Doğu Avrupa'da ilk matbaa 1493'te İstanbul'da kurulur, ama geliştirilen basma kalıp tezlerde bunun lafı geçmez. Sonra bu basma kalıplar bir yerlerde yarım yamalak yazılırlar, kulaktan kulağa forumdan foruma aktarılırlar. Dikkatli bakmazsan vay ne mantıklı bir teori. Bu sağlıksız ortamlarda yapılan eksik tartışmalar da gerçek sorunlarımızı konuşmamızı engelliyor.

      Örneğin TR'de bugün bir profesör yıllık 15 bin USD altı ücret alıyor. Bu rakamın feci düşüklüğü tartışılmaz iken sekonder ikincil üçüncül etkisi olan konuları tartışıyorsanız ülkenizde bilimin ilerlemesini bilimsel ivmenin artmasını nasıl beklersiniz? Üniversite toplumun aydınlanması için liderlik görevi taşıması gereken kurumlardan birisi olarak hayal ediliyor. Ama üst kalite mezunlarınız yüksek maaş için haklı olarak göç ederlerken ya da üst seviye çalışkan lise mezunlarınız fizik elektronik yerine tıp yazarken nasıl başarılı olacaksınız? Akademik kadrolarınızı hep düşük kalite olanlar doldurmayacak mı? Bugün videosunu paylaştığınız konusunda dünya çapında tanınan bilim insanı ailesi kendi kitabında yazdığı üzere zenginleşmemiş olmasa TR'de çalışıyor olur muydu? Konuşulması gereken gerçekleri konuşmazsak ancak goygoyda ilerleriz o da bir milletin karnını doyurmaz. Zaten rönesans olsun herhangi bir tarihi konu olsun ayaküstü konuşmak başlı başına bir hata.

      Özetle eğri oturup doğru konuşamayız. Önce temeli düzgün atmak lazım. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Neden ülkeler meritokrasi ile yönetilmiyor?
"Meritokrasi, yönetim gücünün, yetenek ve kişilerin bireysel üstünlüğüne yani liyakata dayandığı yönetim biçimidir. Bu yönetim şeklinde idare gücü, üstün özellikleri olduğu düşünülen kişiler arasında paylaştırılmaktadır, kayırma yoktur."

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 13 / 21