Hastalıklardan Korunmak İçin Maske Kullanımı

#CoronaVirus #Influenza #CerrahiMaske #N95Maske

Hastalıklardan korunmak için maske kullanımıyla alakalı bazı yanlış bilgilere denk geldim. Konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlere faydalı olabilecek bilimsel bilgileri paylaşmak istedim.

Enfeksiyon hastalıkları temas, damlacık veya solunum yoluyla bulaşabilir. Maske kullanımı hem damlacık hem de solunum yoluyla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlar. Damlacık yoluyla bulaş hasta veya taşıyıcı kişinin öksürme, hapşırma veya konuşması sırasında etrafa saçtığı enfekte salgıların diğer kişilere bulaşması şeklinde olur. Damlacık ile bulaşan enfeksiyon etkeni 5 µm'den büyüktür ve hastanın 1 metre çevresine yayılabilir. Boğmaca, difteri, influenza, kabakulak, adenovirüs, kızamıkçık damlacık yoluyla bulaşır. Solunum ile bulaşan etkenler ise 5 µm'den küçüktür ve havada asılı kalabildikleri için kolaylıkla uzak mesafelere yayılabilirler. Tüberküloz, varisella zoster virüs (bir çeşit herpesvirus), kızamık, su çiçeği, SARS (coronavirüs), ebola, lassa ve marburg etkenleri solunum yoluyla bulaşan etkenlerdir.

Bu hastalıkların yayılmasını engellemek için aslında yapılması gereken hasta kişinin maske kullanmasıdır. Çin, Japonya gibi ülkelerde kişiler hasta olmamak için değil, hastalığı yaymamak için maske takarlar (Wuhan'daki şu anki durumdan farklı olarak). Ancak bizim ülkemizde insanlar maske kullanmaktan utandıkları için ne hasta olanlar ne de hasta olmaktan korunmak isteyenler maske kullanmaz. Bu yüzden sürekli influenza salgınları yaşıyoruz.

Hastalıktan korunmak için kullanılabilecek maskeler:

Cerrahi maske: Damlacık yoluyla bulaşı engellemek için kullanılır. Asıl kullanım amacı kullanan kişinin damlacıklarının çevreye bulaşını engellemektir. Ancak çevredeki damlacıklardan korunmak için de kullanılabilir. Düşük filtreli olduğu için aerosollere ve virüslere karşı etkisizdir. Ucuzdur, herkes alıp kullanabilir. Hastaların dışarıya çıkarken kullanması gereken maske budur. Hastanelerde damlacık izolasyonu altında olan hastalara yaklaşırken bu maske kullanılır. influenza salgınlarında kendinizi korumak için bu maskeyi kullanabilirsiniz.

N95 Maske: %95 filtreleme özelliği olan aerosol, bakteri ve virüslere karşı yüksek etkinliği olan maskelerdir ancak pahalıdır. Solunum yoluyla bulaşan hastalıklardan korunmak için kullanılması gereken maske türüdür. Hastanelerde solunum izolasyonu altında olan hasta odalarına girerken N95 maske kullanmak zorunludur. Tüberküloz, SARS (coronavirüs), ebola, lassa ve marburg gibi solunum yoluyla bulaşan korkutucu hastalıklara karşı korunmak için kullanılması gereken maske N95'dir.

Maske kullanmak zordur. Nefes alış verişinizi etkiler, rahatsızlık verir. N95 maskeler ağız ve burunu tamamen kapattığı ve yüksek filtreleme oranına sahip olduğu için soluk alıp vermeyi daha da zorlaştırır. Sürekli maske kullanımı zor olduğu için kalabalık veya hastalık etkeninin bulunduğunu bildiğiniz mekanlarda kullanmanız daha rahat olacaktır. Maskelerin tek seferlik olduğunu söylememe gerek yoktur sanırım. Bu yüzden de N95 kullanımı daha da zorlaşıyor. Nitekim, bir kutu (50 adet) cerrahi maskenin fiyatı ₺20-30 iken tek bir N95 maske bu fiyatlara satılır.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • protego @protego

    Tek kullanımlık şeye 20-30 lira para verebilecek insanlar anca zenginlerdir, onlar da bizim aksimize toplu taşımanın falan yakınından bile geçmedikleri için pek bir anlamı kalmıyor 😀

    • Equitatus @equitatus

      Evet, maalesef öyle. Ancak enfekte olduğu kesin olan bir bölgeye gidiliyorsa N95 maske kullanımı anlam kazanıyor. Yazıda da belirttiğim gibi hastanelerde de sadece solunum izolasyonu olan hastaların yanına girerken kullanılır (kural böyle ama %90 kullanılmıyor, ancak tüberküloz enfekte hasta varsa kullanılıyor).

Vatan Bilgisayar Çalışanı Hakkında

Bugün Bolu Highway Outlet'te bulunan Vatan Bilgisayar'a dün Hepsiburada'dan aldığım laptop'u incelemek üzere gittik. Aldığım ürün Lenovo IdeaPad S145-15API  . Ryzen 7 3700 işlemcili, 8GB RAM ve 512GB SSD'li bir konfigürasyona sahip. Vatan Bilgisayardaki ürün ise Pentium işlemcili bir konfigürasyona sahipti. Kız arkadaşımla ürünü incelerken bizimle ilgilenmeye gelen Vatan Bilgisayar çalışanı ürünle ilgili bilgiler vermeye başladı. Ben pek ilgilenmeme ve bir şey söylememe rağmen kız arkadaşım ürünü online aldığımızı ve sadece baktığımızı söyledi (Ben genelde böyle durumlarda pek bir şey söylemeyip sadece baktığımızı söyleyip geçerim). Bunun üzerine çalışan ne kadar fiyata hangi modeli aldığımızı sordu. Ben de 3000TL'ye R7 işlemcili olan model diye belirttim. Çalışan önce R7'yi anlamadı ve birkaç kez söylememin üzerine AMD Ryzen 7 3700 işlemci diye uzun uzun belirttim. Ardından aramızdaki konuşma şu şekilde gerçekleşti;

Çalışan: Freedos olan ürün mü sizin aldığınız?

Ben: Evet Freedos.

Çalışan: Anladım. Ryzen işlemcili olanlar Lenovo'nun kendi üretimi değil. Satanlar laptopları alıp içindeki işlemcileri değiştiriyorlar. Bu yüzden garantisi yok.

Ben: Hmm, öylemi? (Bizi pc'den anlamayan, kandırabileceği birisi sandı sanırım, ben de bozuntuya vermedim.)

Çalışan: Evet, zaten Lenovo'yu ararsanız size söylerler. Intel işlemcili olanlar daha iyi. Biz sadece onları satıyoruz.

Ben: Peki, tamam. (Bir an önce çekip gitmek istiyorum.)

Çalışan: Lenovo da zaten normalde AMD işlemcili üretmiyor, hiçbir yerde bulamazsınız. Aldığınız modelin ekran kartı ne?

Ben: Vega 10.

Çalışan: Ne?

Ben: Vega 10. AMD Radeon Rx Vega10 GPU'su var.

Çalışan: Hmm. (İlk defa duymuş).

 

Bunları söyledikleri sırada kız arkadaşım yandaki dokunmatik ekranlı bir modeli incelemeye başladı ve bu model de güzelmiş dedi.

 

Çalışan: Bu modelin işlemcisi ve ekran kartı çok iyi.

Ben: Öyle mi? Ne kartı var?

Çalışan: Bakayım bi (diyerek kartı okur), Mx230 var bunda. Çok iyi bir ekran kartı. Tüm oyunları açarsınız, grafik tasarım için profesyonel karttır bu. Corel Draw'da falan çok hızlı çalışırsınız.

Ben: (Bu söyledikleri üzerine daha fazla dayanamayarak) Peki, tamam teşekkürler.

 

Bilmeyen birisi bu mağazalara gittiğinde alakasız ürünleri alakasız kişilere fahiş fiyattan satıyorlar demek ki bu şekilde. Kendi sattığı ürünü pohpohlaması sorun değil, tabii ki satış yapabilmek için ürününü güzellemesi gerek ancak düpedüz, göz bile kırpmadan yalan söylüyor. Laptop'ın işlemcisini değiştirmek hadi neyse de Intel CPU'lu anakarta AMD CPU'yu nasıl uyduruyorlar acaba? AMD CPU destekleyen bir anakartı Lenovo üretiyorsa, neden AMD CPU'lu model üretmesin. Hadi bunları bilmiyor diyelim de MX230 profesyonel kart ne demek? Ülkedeki insanların bu kadar ahlak yoksunu olması insanı çok geriyor.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 37
  • Aytuğ Gürün @razor1717

    Edremit Vatan'dan işlemci soğutucusu aldım Thermaltake ux100.Fan devrini ayarlatmıyor full hız dönüyor.Onu geri verip Coolermaster I71C alıp orada taktırma gafletinde bulundum.Müdür kızıyor diye odaya beni sokmadılar.İçime kurt düştü evde pcyi söktüm.İşlemci macuna bulanmış.Temizleyip işlemciyi çıkardım ayakların bir çoğu yamuk.Kimse suçu kabul etmiyor.Anakartı servise gönderdik.Haliyle kullanıcı hatası deyip geri gelecek.Giden karta mı yanarsın.Yenisini alacak gücüm yok ona mı yanarsın?

    • Equitatus @equitatus

      Geçmiş olsun umarım sorununuz çözülür. Maalesef Türkiye'de yaşayan herkesin her konuda uzman olması gerekiyor, hiç kimseye güvenilmiyor.

    • ganiemre @ganiemre

      Bahsettiğiniz Vatan Kipa'nın yanında olan Vatan mı? Lukoil bitişiğinde olan? Eğer orasıysa tam olarak montajı nerede yaptılar? PC reyonunun arasından girilen masaların bulunduğu yerde mi? Çünkü biz yaklaşık 1 ay önce kuzenime sistem topladık ve montajı bizim önümüzde o kısımda yaptılar. Bu arada geçen sürede bir gelişme oldu mu?

  • Timur Gökmen @xtimurx

    Samsung Ativ almaya yılllar önce teknosaya gitmiştim. Tabi ürünü çok iyi araştırmıştım. Pro modelinde klavyesinde pil vardı. Normal modelde yoktu. Satış elemanı normal modeli klavyesinde pil var diye satmaya çalışıyordu 😂

  • Vedat Şar @vedo

    9 ay Vatan Oem'de çalıştım, söylediklerinizde çok haklısınız ve bunun nedeni genelde mağaza içinde elemanları farklı bölümlere aktarmaları. OEM bölümünü genelde ellemezler çünkü OEM diğerlerine göre çok daha bilgi istiyor ve bu bölüme hem doğru düzgün görünen hem satış becerisi olan hem de donanımları tanıyan adam bulmak zor. Ama tutup traş makinası satan adamı laptopa koyarlar ve durum yukarıdaki gibi olur, sonra üç ay sonra o adamı TV'ye alırlar bir de promotör vardır orda ve onun markası dışında Tv satmamak için diğer TV lerin parlaklıklarını kısarlar ve o promotörün markası neyse o satılır 🙂 1050 ti satışına 10 TL spift (hediye) eklenir, 300 lira daha ucuza rx570 varken 1050 ti övülür. 20 Tl'ye keyi bulunabilecek Windows'u 800 liraya satmaya çalışırsın sırf 30 lira kazanacan diye. Daha neler neler... İşi bileni de tehlikelidir bilmeyeni de, tamamen satıcının karakteriyle alakalı. Bazısı da dediğiniz gibi bilmiyordur ama bizim işte bilmiyorum demek yasak. Ve şöyle saçma bir durum var bu gün Lp bilgisinde bir adamı OEM'e koysan sırf yazılım satmıyor diye o bölümden alınır. Ne kadar bildiğin değil ne kadar sattığın önemli. Ama çalışanların çoğu insanları kandırmadan yüksek fiyatlı ürün satamayacağını düşünür. Halbuki ürünü düzgün tanıtınca, o fiyatın neden yüksek olduğunu anlatınca müşteri kendisi ikna oluyor zaten parası varsa. Ama bunu yapabilmek için ürünü tanımak lazım. Müşteri başka bir yerde çok daha uyguna daha iyi bir sistem bulmuşsa düşünme git al abi diyebilmesi lazım. Ben bunu diyordum, 100 liraya kulaklık alacak adama alma abi git daha fazla para getir 300 lira ver adam gibi bir şey al diyip müşteriyi gönderiyordum. O adam sonrada gelip 300 liralığı aldığında bir sonraki alışverişinde bana teşekkür ediyordu ve ısrarla beni arıyordu. Artık güvenini kazanmış oluyordum ve eşini dostunu da bana getiriyordu. Diğer arkadaşlar 100 lira var diye saçma salak ürünü verip gönderiyordu. 1 ay sonra garanti için adam geri gelip öneren arkadaşa kızıyordu. Çok uzun süre çalışmadım ama çok şey öğrendim. İnsanlara karşı samimi oldun mu, ürününü de iyi tanıttın mı gayet güzel satış yapılıyor. Ay sonu belki diğerlerinden 200 lira az kazanıyordum ama arkamdan sövdürmüyordum. Sorusu olan varsa Vatan ile ilgili yazdımcı olurum. Teknosa'yı da bilirim hemen karşımızdaydı o da ve çok arkadaşım vardı orada da.

    • Omer @omer_

      Vatan'ın OEM bölümü gibi bilgi isteyen kolay eleman bulamadıkları bölümde çalışanlarına nankör davranması çok saçma.

      TV bölümünde LG marka her hangi bir TV'yi satan adama 50₺ hediye çeki veriliyor, müşteri TV'yi alıp gidiyor kurulumu servis yapıyor elemanın hiç bir sorumluluğu uğraşı yok.
      Tek yaptığı "Abi bu TV çok güzel bunu al."
      Telefon bölümünün de kar marjı yüksek diye zaman zaman marka bazında hediye çeki veriliyor.

      OEM bölümünde 0'dan kasa topla, dolum tanklı yazıcının mürekkebi ile uğraş yüzün gözün batsın mürekkep bulaşsın yazıcı kurulumu yap karışılığı yok.

      Üstüne bir de kurduğun kasalar geri gelsin "Bu oyunda kasıyor." gibi sebeplerle.

      Dipnot: İçinizde buraları okuyup Vatan'a başvurmak isteyen varsa, bilgisayardan anladığını çaktırmasın. TV ya da Telefon bölümüne başvursun düzgün para kazanır sorumluluğu az olur.

    • Vedat Şar @vedo

      @omer_ Hatırlatınca gene canım sıkıldı 😀

    • Omer @omer_

      @vedo Kurtulduysan ne güzel, bir daha böyle bir sektöre girmek zorunda kalınca neresi karlı neresi hamallık anlamış oluyorsun.

  • onelitersoftears @onelitersoftears

    pasif insan hareketinden başka bişey görmüyorum burada yada direk klavye delikanlı diyebilirim sizin için.Arkadaşım böyle bir olay var direk şikayet formu ,müdürü ile irtibat ,telefon ile genel merkeze şikayet edebilirdiniz ki bir sonraki sefere başka insanlara yalan yanlış bilgiler vermesin mağazalara hiç bilmeyen insanlarda alışveriş yapmaya gidiyor oradaki insanlarin sözlerine güvenmek istiyorlar.en sonda ülkedeki ahlak yoksunlugundan bahsedip düzeltmek için hiçbirşey yapmayan sadece kuru laf insani ,eleştirim ağır olduysa kusura bakabilirsiniz yapacak bişey yok

    • Equitatus @equitatus

      Şikayet etmediğimi nereden biliyorsun? Burada yazdıklarımın daha detaylısını müşteri hizmetlerine aktardım zaten. Tanımadığın insanlar hakkında gelip burada "klavye delikanlısı, kuru laf insanı" falan deyince kendi yücelttiğini mi zannediyorsun? Bunları söylemek için yan hesabınla mi giriş yaptın bir de?

RX580'den GTX1070'e geçiş

2,5 yıldır bilgisayarımda Sapphire RX580 Pulse 8GB kullanıyordum. Abim 1 yıl kadar önce Amerika'dan kendisi için bir GTX1070 Founders Edition kart getirmişti, ancak kartı kullanabileceği bir pc kurmadı kendisine. Ben de kartı kendim kullanmak için aldım. AMD'den Nvidia'ya geçişimle ilgili birşeyler yazayım dedim. 1-2 ufak benchmark yaptım ve 1-2 oyunda SS aldım. Öncelikle daha önce hiç Nvidia kart kullanmamıştım. Daha önceki pc'lerim ve laptop'ım da AMD ekran kartı bulunduruyordu. Bu kart benim için bir ilk olacak. Şimdiye kadarki görüşlerim şu şekilde oldu;

Her iki kart da 8GB bellek bulunduruyor, ancak RX580 kullanırken şimdiye kadar 4GB'ı geçen bir uygulama görmedim. RX580 çift fan ve büyük bir heatsink barındırıyor. GTX1070 ise Founders Edition olduğu için blower tipi tek fan bulunduruyor. Tüm testler 1920x1080 çözünürlükte ve En yüksek grafik ayarlarında yapılmıştır.

CPU: AMD Ryzen 1500x

RAM: Corsair 8GB 2400MHZ

Sürücüler ve Ayarlar:

AMD ve Nvidia sürücüleri arasında çok fark var. AMD sürücüsü tek bir yüklemeyle tüm uygulamaları ve ayarları yükleyebilirken Nvidia sürücü ve Geforce Experience uygulamasını ayrı ayrı yükletiyor. AMD burada 1 adım daha önde bence. AMD'nin sürücü arayüzü de Nvidia'ya göre daha güzel. Nvidia sürücü ayarlarında Fan hız kontrolünü bulamadım (Founders Edition olmasıyla bir alakası var mı bilmiyorum, nerede olduğunu bilenler yazarsa sevinirim. Fan hız ayarını Afterburner'dan yapmak zorunda kaldım). AMD Wattman kart ayarları için güzel bir arayüz sunuyor ve kullanışlı, Nvidia kısmında ise saat hızı, fan hızı gibi ayarları yapabileceğim bir ekran bulamadım. Yine aynı şekilde AMD sürücüsünde FPS limiti, Radeon Chill vb ayarlar var iken Nvidia tarafında bu gibi ayarları bulamadım. Geforce Experience uygulaması AMD'ye göre daha akıcı çalışıyor. AMD'de bazı takılmalar yaşanıyor. AMD sürücülerine sitesinden bakıldığında son çıkan sürücüler arasından seçim yapılabiliyor, ancak Nvidia'nın sitesinden manuel arama ile indirdiğim güncel sürücünün Geforce Experience güncel olmadığını söyleyerek 500mb kadarlık bir sürücü daha indirdi ve kurdu.

 

Benchmark Sonuçları:

İlk yaptığım benchmark Heaven Benchmark oldu. Benchmark Extreme ayarlarda 1920x1080, tam ekran olacak şekilde ve fan hızı %55'e sabit bir şekilde yapıldı. Testin sonunda RX580 ortalama 53,8 FPS ve 1355 puan alırken, Nvidia ortalama 87,7  FPS ve 2209 puan aldı. Fanlar aynı yüzdede çalışırken iki kart arasındaki sıcaklık farkı ise 10°C kadardı. Gürültü seviyesi aynı denebilir. Ancak blower fan olmasının dez avantajıyla GTX1070 79°C civarında iken RX580 69°C civarında testi tamamladı.

Fallout 4'te maalesef Vsync kapatılamadığından iki kart arasındaki fark anlaşılamadı. Her iki kart da %74 yük altında 72FPS verdi.

The Witcher 3 testinde RX580 57FPS sağlarken GTX1070 78FPS sağlayabildi. İki kart arasında en fazla fark Witcher'da görülmüş oldu.

Dishonored 2'de ise ilginç bir durum söz konusuydu. RX580 52FPS verirken GTX1070 47FPS'te kaldı. Ancak AMD'de yük %98 iken Nvidia'da yük %82 idi. Dishonored 2'de RAM'den dolayı bir darboğaz olabilir zira sistemde 8GB 2400MHZ RAM takılı.

Bu oyunlarda denedikten sonra keşke RX580'i çıkarmadan daha fazla oyun deneseymişim dedim. Çünkü aradaki fark çok anlaşılamıyor bu testler ile. Ama tekrar kart değiştirme ve sürücü kurma işlemleriyle uğraşmak istemiyorum açıkçası. Oynanışta fark açığa çıkacaktır. Testler haricinde oyun oynamaya fırsatım olmadı henüz. Nvidia'ya geçişte yaşayacağım en büyük sorun FreeSync desteğini kaybetmek olacak sanırım. Kullandığım monitör sadece HDMI ve VGA destekli, Nvidia'nın verdiği AdaptiveSync desteği sadece DisplayPort üzerinden çalışıyor.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

FPS ve Tazeleme Hızı İlişkisi

PC oyunculuğunun en çok bahsedilen terimlerinden birisi olan FPS hakkında sorular veya yanlış yorumlar görüyorum. Bunun için bir açıklama yazayım istedim.

FPS: Açılımı "Frame per Second", yani "Saniye Başına Kare" dir.

Uzun yıllardır "PC Master Race" savunuculuğunun en büyük savı 60 FPS ile oynanan oyundaki akıcılıktır. Çok uzun zamandır monitörlerin tazeleme hızı 60hz (saniyede 60 kez görüntü yenileme) olduğu için maksimum 60 FPS'de takılı kalınıyordu. Ancak monitörlerin tazeleme hızlarının artmasıyla birlikte bu durum da değişti. Günümüzde 72, 75, 120, 144, 240 gibi farklı tazeleme hızlarını destekleyen monitörler bulunuyor. Asıl konumuz akıcı oyun için kaç FPS olması gerekli?

Öncelikle V-Sync, FreeSync ve G-Sync gibi özelliklerin kapalı olduğu durumdan bahsedelim. Monitörün 60hz olduğunu var sayalım. 60hz de çalışan bir monitör her 16,66ms'de bir yeni bir kare göstermek isteyecektir. LCD monitörlerde görüntünün yukarıdan aşağıya doğru oluşturulduğunu da belirteyim.

Aşağıdaki GIF'te LCD monitörde yeni karenin oluşturulma şekli gösterilmiş.

FPS = HZ - Ekran kartının ürettiği kare sayısı 60 ise, bu durum karşılanmış olur. Monitör her 16.66ms'de yeni bir kare gösterebilir. Akıcı bir görüntü oluşur. Her bir kare bir öncekinden farklıdır. Ekranda yırtılma görülmez, çünkü yırtılma ya ekranın en alt pikselinde ya da en üst pikselinde oluşur.

FPS < HZ - Ekran kartı monitörün tazeleme hızından daha az sayıda kare ürettiğinde monitör aynı kareyi birden fazla kez gösterecektir. Eğer tazeleme hızının (hz) tam yarısı kadar FPS var ise her kare 2 kez gösterilecektir, bu durumda yine yırtılma olmaz, ancak akıcılık azalır. FPS hz'nin yarısından daha az ise her kare ikiden fazla kez gösterilecektir ve animasyonlarda atlamalar görülecektir, bu durumda yırtılma da görülecektir. FPS hz'in yarısından fazla ise bu sefer her kare 1 ila 2 arasında görülecektir. Bu durumda monitör kareyi 2. kez çizmeye başladıktan sonra yeni kare iletileceği için ekranın bir kısmından sonra yeni kare gösterilmeye başlanır, ancak ekranın üst yarısında eski kare mevcut olacaktır. Bu da görüntüde yırtılmaya sebebiyet verir. FPS'nin hz'den düşük olduğu durumlarda genelde yırtık ekranda yukarıya doğru hareket eder.

FPS > HZ - FPS hz'den fazla olduğunda bu sefer monitör ilk kareyi çizmeyi bitirmeden GPU tarafından yeni bir kare ile beslenecektir. Bu durumda yine yeni kare iletildiği anda monitör yeni kareyi çizmeye başlayacak ve ekranın üstünde eski kare, altında ise yeni kare görüntülenmiş olacaktır. Eğer FPS hz'nin iki katı ise monitör ilk karenin yarısını gösterdikten sonra yeni kare iletildiği için yeni kareyi göstermeye başlar. Ekranın tam ortasında yırtık oluşur. İki kat FPS sürekli sağlanırsa (genelde olmaz, çünkü görüntülenen her bölgede FPS değişecektir) yırtık tam ortada sabit kalır. FPS hz'nin 3-4-5 atı şeklinde olursa ekranda aynı anda 2-3 yada 4 yırtık olacaktır. FPS'İn hz'den yüksek olduğu durumlarda yırtık aşağıya doğru ilerleyecektir. FPS hz'den yüksek olduğunda akıcılık FPS=hz durumuyla aynı olacaktır, ancak input lag düşeceği için izleyiciye daha akıcı izlenimi verir.

Aşağıdaki resimde 2 adet yırtılma olduğunu görebilirsiniz. Bu resime bakarak FPS'nin HZ'nin en az 3 katı olduğunu söyleyebiliriz.

V-Sync - V-Sync açık iken kare hızı hz'ye sabitlenir. FPS hz'den düşük olduğunda üstteki durum (FPS<HZ) geçerlidir. FPS > HZ olduğunda ise GPU, monitör kareyi görüntülemeyi bitirene kadar bir sonraki kareyi iletmez, bir tampon bellekte kare saklanır, monitör kareyi tam olarak gösterdikten sonra yeni kare iletilir. Ancak bu durumda input lag artar, ve akıcılık azalmış izlenimi yaratır. V-Sync açıkken FPS = hz şeklindeyken yırtılma gözlenmez, iki karenin ayrıldığı yer ekranın sonu ve başı şeklindedir.

 

FreeSync, G-Sync, Adaptive Sync - Bu teknolojiler monitörün tazeleme hızını FPS'e eşitler. Ancak sadece belirli FPS aralıklarında çalışırlar; 40-60, 30-72, 35-120 vs. Bu sayede ekran yırtılma oluşmaz ve akıcılık FPS < hz durumundaki kadar azalmaz.

 

Sonuç olarak monitörün desteklediği hz'den daha fazla FPS'e sahip olmak animasyonları daha akıcı yapmayacağı gibi ekranda bir veya birden fazla yırtılmanın olmasına sebep olur. Input lag'ın azalması karşılığında yırtılmaların olmasına göz yumuluyor ise Sync kullanılmayabilir. Ancak en ideal durum grafik ayarlarının GPU'nun maksimum hz ye yakın FPS vermesini sağlayacak şekilde yapılması ve Sync teknolojilerinin açılması şeklinde olacaktır.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Ekrem 🎧 🎮 @huseyinekrem

    Yanlışım varsa kusura bakmayın, yeni uyandım. Ekran kartının görüntüyü oluşturma süresi sabit değil.frametime dediğiğimiz şeyi atlamışsınız sanırım. Akıcılık bununla doğrudan ilişkili.

  • sangreal_1905 @sangreal_1905

    FPS > HZ'den olduğu durumda her zaman yırtık oluşmuyor. Mesela 60 Gh monitor kullanıyorum. Fakat Pubg'de genelde 100-144 fps arası gidip geliyor .Bu yırtıklar oluşmuyor. Ama bazı oyunlarda da deli gibi oluyor. Oyundan oyuna mı değişliyor yoksa driver oyuna göre muamelemi yapıyor.

    • Equitatus @equitatus

      Yırtılma aslında her zaman oluşabilir. FPS=HZ olduğu durumda bile yırtılma olabilir. Yırtılma olmaması için önemli olan GPU'dan gelen karenin monitör bir kareyi gösterdikten hemen sonra iletilmesi gerekliliği. FPS=HZ iken de bu durum oluşmaz ise GPU yeni kareleri monitör kareyi çizmeyi bitirmeden gödneriyor ise yine yırtılma olur. Bunu engellemek için Sync'lerden herhangi birinin kullanılması gerekir.

      FPS>HZ olduğunda da eğer synclerden herhangi birisi açık değil ise yırtılma olacaktır. Ancak yırtılma monitöre, oyuna ve kişiye göre değişiklik gösterebilir. Bazı kişiler yırtılmaları hiç görmez, şahsen ben PUBG oynarken yırtılmalardan inanılmaz rahatsız oluyordum, bu yüzden 72HZ FreeSync ve VSync açık oynamayı tercih ediyordum. Bazı oyunlarda sahnelerden dolayı yırtılmalar fark edilmiyor, bazen de yırtılma çok kısa süreli olduğundan çıplak gözle görmek zordur. Yırtılmanın ekranın neresinde oluştuğu da önemli, ekranın en altında veya en üstünde oluşan yırtılmaları seçmek zor olur.

      Driver ile yırtılma kontrolü yapıldığını düşünüyorum. Çünkü bazı driver güncelleştirmeleri ile yırtılma problemi çok fazla artabiliyor, ancak nasıl bir mekanizması olduğunu bilmiyorum açıkçası.

    • cengiz @cengiz

      Karelerin sayısı çok fazla olduğu için kareler arası görüntü farkı azalıyor. Bu yüzden fark etmiyor olabilirsin ama olmuyor diye birşey yok.