Takipsiz Kargolarınızı Her Yerde Takip Etme [Türkiye İçi PTT 'den Takip Edebilme]

Hepimiz yurtdışından ürünler alıyoruz genelde ve bazen bu ürünlerde verilen kargo kodlarını takip edemiyoruz. Takipsiz kargo dediğimiz ürünleri takip etmeyi göstereceğim sizlere. 🙂

Bir örnek üzerinden gidelim.

Bu ve benzeri şekilde ki kargo kodlarını https://global.cainiao.com/  adresine yazın. Hava limanına girdi mi Türkiye içi takip kodu çıkıyor. RQ3636363MY gibi ve bu PTT sisteminden takip edebilmemiz için kod oluyor. Ayrıca o site üzerinden de durumuna bakabiliyorsunuz. Takipsiz kargo dediğimiz kargolarımızı her yerde takip edebilir oluyoruz. 🙂

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 166

Bilenler kısaca terimleride açıklar belki

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 9

Softether VPN Kurulumu-Video

https://www.youtube.com/watch?v=n67L2PxUxyg

 

----Blogu paylaşırsanız daha çok kişiye ulaştırabiliriz. İstediğiniz mecrada paylaşabilirsiniz, sadece videoyu çekip başka bir yere yüklemeyin yeter.-----

Merhaba arkadaşlar;

Ülkemizdeki internet engellerinin üstüne bu videoyu çekmeye karar verdim. Bildiğiniz üzere bazı internet servisleri engellendikten sonra bu engelleri kaldırmaya yarayan ücretli ve ücretsiz birçok vpn (betternet, zenmate vs) de engellenmeye başladı. Videoda anlattığım Softether vpn ise bu engellerin dışında kalıyor ve kullandığı portlar engellenemiyor. Kuruluma geçelim;

Öncellikle bir DigitalOcean hesabınız olması gerek, https://www.digitalocean.com/ adresine giderek bir hesap oluşturuyoruz, bu kısmı videoyu izlemeden önce yapın. ------Benim referans linkimi kullanarak bana da kazandırabilirsiniz ( https://m.do.co/c/803cc62e0b13 ) 5 dolarlık harcamadan sonra hesabınıza 10 dolar daha tanımlanır. ------- Ayrıca digitalocean, Enpara ve İninal gibi kartları kabul etmiyor. Başka bir kart kullanmanız gerek.

Hesabımızı kurduktan sonra VPS yani Virtual Private Server (kişisel sunucu diyebiliriz) kuruyoruz. DigitalOcean buna "droplet" diyor. Droplet'imizi videoda gösterdiğim gibi kurduktan sonra mail adresimize gidiyoruz çünkü VPS'e erişim bilgilerimiz bize mail olarak geliyor. Ben bu bilgileri kurulumda kullanmak üzere kopyalayarak metin dosyasına yapıştırdım. Video'da görebilirsiniz.
Daha sonra Putty isimli programı şu linkten, http://www.chiark.greenend.org.uk/~sgtatham/putty/download.html indiriyoruz, kurulum istemeyen bir program, exe ile direkt çalışıyor.

Putty programını açtıktan sonra bize verilen bilgilerden IP adresini videoda gösterdiğim yere yapıştırarak server'a bağlanıyoruz. Bu işlemde videoda gösterilenden başka hiçbir şey yapmanıza gerek yok.
İlk defa bağlandığımız için gelen pencereye "Evet" diyoruz ve kurulumu yapacağımız terminal sayfası açılıyor.
Daha sonra mail'imize gelen bilgilerde bulunan şifreyi kopyalıyoruz. Burası önemli, Putty programına geçip SAĞ tıklıyoruz. Putty programında SAĞ tıklama komutu "Yapıştır" anlamına gelir. Bu işlemi yaptığımıza ekran hiçbir şey görünmeyecek zira linux sistemlerde şifre yazıları GÖRÜNMEZ.
Bu işlemi yaptıktan sonra Enter'a basıyoruz ve ilk oturum açılıyor. DigitalOcean suncularında sunucuya ilk defa bağlanıyorsanız şifreyi değiştirmek ister, bu yüzden tekrar sağ tıklayıp Enter'a basıyoruz.
Bunu da yaptıktan sonra bizden "Yeni şifre" yazmamızı istiyor, uzun bir şifre yazmayın zira yazdıklarınız size görünmeyecek.
Şifreyi yazıp Enter'a bastıktan sonra yeni şifreyi tekrar girip Enter'a basıyoruz.
Sunucumuz artık komut girmeye hazır.

(Bu işlem başlıkta da belirtildiği gibi Ubuntu 14.04 içindir. Ben 32 bit kullandım, 64 bit denemedim ama bir fark yaratmayacaktır.)

Video'da kullandığım sunucu komutlarını burda bulabilirsiniz, http://howto.lintel.in/how-to-install-softether-vpn-server-on-ubuntu/

aynı kodları burda da paylaşıyorum.
-------------Kurulum kodları---------------
apt-get update -y
apt-get upgrade -y

Videoda gösterdiğim gibi iki kodu birden kopyalarsanız Putty'ye gelip sağ tıkladığınızda ilk kodu direkt giriyor ancak ikinci kodda tekrar Enter'a basmanız gerekiyor.

add-apt-repository ppa:dajhorn/softether

Bu kodu da kopyalayıp Putty'ye geçip sağ tıklayarak yapıştırıyoruz, ardından Enter'a basıyoruz.

apt-get update
apt-get install softether

Yukarıdaki gibi aynı işlemleri bu kodlarla yapıyoruz. Sunucu kurulumuyla işimiz bitti, şimdi Softether Vpn Server Manager ve Softether VPN Client kuruyoruz. Şu linki kullanarak http://www.softether-download.com/en.aspx?product=softether iki programı da indirebilirsiniz, kurulumları kolay olduğu için videoda yer almıyor.
Daha sonra Vpn Server Manager'a geçip "New Setting" kısmına tıklıyoruz, Setting Name kısmına istediğiniz bir isim (ben vpn verdim) verip Host Name kısmına mail'imize gelen Sunucu IP'sini giriyoruz. Daha sonra OK'e tıklayıp kaydediyoruz. Bundan sonra kaydettiğimiz ayara çift tıklayarak sunucuya bağlanıyoruz. İlk defa bağlandığımız için Yeni şifre girip altında yeni şifreyi tekrarlıyoruz. Daha sonra sunucu yönetim ekranımız açılıyor, gelen pencreleri videodaki gibi kapatıp manuel kurulum yapıyoruz. Video'daki istediğimiz pencereye geldikten sonra " Create a Virtual Hub" a tıklıyoruz. Açılan sayfadan Virtual Hub Name'i, şifreyi ve şifre tekrarını girip kaydediyoruz. Daha sonra yarattığımız Virtual Hub'a çift tıklayarak erişiyoruz. Açılan sayfadan Manage Users'a tıklayarak yeni bir kullanıcı oluşturacağız. Kullanıcı adı, Tam isim, Şifre ve Şifre tekrarını girdikten sonra kaydediyoruz. Daha sonra" Virutal NAT and Virtual DHCP Server (SecureNAT) a tıklıyoruz, açılan sayfadan Enable SecureNAT'a tıklayıp onaylıyoruz, eğer bu adımı uygulamazsak DHCP bize ip vermeyecektir. Bu işlemler de bittikten sonra exit butonlarını kullanarak bütün sayfalardan ayrılıyoruz. Softether VPN client'ı açıp oluşturduğumuz kullanıcı adı ve şifre ile sunucumuza bağlanmamız gerekiyor. Bu yüzden videoda gösterildiği gibi Softether VPN Client'ı açarak sağ tıklıyoruz ardından New VPN Connection Setting'e tıklıyoruz.

Host name kısmına mailimize gelen ve daha önce kullandığımız Sunucu IP adresini giriyoruz.
Virtual Hub Name kısmına daha önce belirlediğimiz ismi giriyoruz. Sağ taraftan kullanıcı adı ve şifremizi girip OK'e tıklıyoruz. Artık her şey tamam, oluşturduğumuz ayara çift tıklayarak bağlanıyoruz.

Umarım faydalı olmuştur, ülkemizde daha hızlı ve engelsiz internet hizmeti görmek dileklerimle.

#vpn #softether

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 12 / 65

SONY MDR-1RBT

Merhabalar ;

Hepimizin yakından tanıdığı SONY MDR-1 in bluetooth versiyonu MDR-1RBT yi biraz meraktan biraz da kablosuza geçmek için mediamarkt dan aldım. Bir dönem ucuza alıp kapanlar olmuş. Ancak şu anda 499 lira internet fiyatı var. O kısım beni ilgilendirmiyor. ben 500 liraya değdiği kanısındayım.

Öncelikli olarak belirteyim kulaklık az fark ile neredeyse kablolu versiyon ile neredeyse aynı. Tasarımında kullanımında vs ufak farklar mevcut. Sesinde ise bence çok büyük farklar var. O kısmı ayrıca yazarım. MDR V6 ile kıyaslamam da olacak.

Dizayn :MDR 1 serisi bence çok şık. Siyah ve kırmızının uyumu olsun ayar kısmındaki parçanın grisi vs. Tasarımı bence 10/9 alır. Tabii kişisel tercihler burada anahtar nokta. Pedlerin sadece yan dönmesi katlanmaması biraz taşıma sıkıntısı yaratabilir.

Malzeme kalitesi : Sağlamlık vs yine çok üst düzey. pedlerin ve kafa bandının kaplaması çok yumuşak deri.

Ergonomi ve rahatlık : Bu kısım yine MDR-1 serisinin iyi olduğu kısımlar. Pedler pofuduk pofuduk. kafa bandı hafifçe temas ediyor. Kulağında var mı yok mu anlamıyorsun. Ama spor yaparken veya uzun yürüyüşlerde terletiyor. Burada overear kulaklıkların genel sorunu söz konusu.

Kullanım / bağlanabilirlik / fonksiyon : Ben öncelikle yanımda sürekli DAP taşımak yerine telefona bağlayıp hem müzik dinlerim hem konuşmalarımı da kulaklıkla yaparım diyerek aldım. Görüşme kalitesi üst seviyede. rüzgar sesi vs yok. bluetooth ile eşleşmesi basit. NFC özellik koyulması bence gereksiz olmuş. Açılıp kapatılabiliyor. Ben direk bluetooth ile eşleştirdim. başka bir cihaza eşleştirmek için kapatıp açarken 10 saniye basılı tutuyorum. Bu kısımları kısa keseyim çok bir zorluğu yok diyelim. Kopma kesilme yok. 10 liralık bluetooth stick ile dahi iyi müzik çaldı. PC ile de eşleşti. Win 8.1 ile sıkıntı yok. Müzik çalarken şarkı değiştirme, ileri - geri hızlı sarma ( 80 li yıllarda kaseti kalemle sardığım zamanlar geldi aklıma, babama pil aldıracağım diye yalvarırdım ) , duraklatma gibi fonksiyonların yanında ses kısma açma da kulaklıkta var. Bazı kulaklıklarda biliyorsunuz ses kısma telefon ile senkron oluyor. Bunda kulaklığın sesi ile telefonun sesi ayrı çalışıyor.

Ve asıl konuya gelelim SES, SES, SES :

Uzun uzun anlatmaya gerek var mı bilmiyorum ? Ama kablolu ve kablosuz olarak ikiye ayıralım:

Kablolu kullanım : Klasik MDR-1 gibi birşey bekledim. Hatta itiraf edeyim bir miktar kötü olmasına ses çıkarmayacaktım. Ancak O da ne? ses beklediğimden çok daha iyi. Bir defa o basslardaki eksiklik gövdesizlik kesinlikle yok. MDR V6 dan dahi güçlü basları var. Sese yüklenince +4 olan baslar sıkıntı çıkarsa dahi normal bir ayarlarda fiio X3 ile yüksek seslerde sağlam baslar elde edilebiliyor. Bu kısmı açıkçası beni çok mutlu etti.

Bass ve midbass performansı : her ne kadar çok üst seviye bir kulaklık olmasa bile kendi kategorisinde iyi çalıyor. Basslar yeterince dibe inebiliyor. Elektronik müzik de ki bass isteğini karşılayabiliyor. Pop ve jazz gibi tarzlarda olması gerektiği gibi.

Midler Ve vokaller. Bilindiği gibi MDR 1 serisi gerçekten mid ve vokal kısmında iyi işler yapıyor. Enstrümanlar tane tane. Vokaller çok yumuşak. Bu kısım insanı büyülüyor.

Tizler : Burada midler kadar iddaalı değil. Ancak tizlerdeki detay gayet iyi. Çok yüksek frekanslar henüz oturmuş değil. Bir rodaj durumu mevcut. Ancak fiyatına oranla halen iyi denebilir.

Detay : Enstrüman ayrımı olsun , sesdeki doğallık olsun çok iyi seviyede denebilir. Akustik müzik için belki daha iyi alternatif vardır bilemiyorum. Benim kriterlerimi karşıladı.

Sahne / boşluk hissi / Havadarlık : Daha önce de birkaç yere yazmıştım : Ben kulaklık camiasında ki sahne kavramına alışkın değilim. Gerek ev gerekse arabada bayağı sahne oluşturmak için kendini yıpratmış birisi olarak tuhaf bu kavram. Ses sağdan soldan direk geliyor, ne sahnesi derim hep. Bu kulaklık da genel olarak aynı. Ancak bir havadarlık ferahlık var. Sesin geliş açısı tam kulağa dik değil de biraz öne doğru sanki. Bunu sürücülerin açısı ile oynayarak yapmışlar. Enstrümanlar arasında boşluk fena değil. Zaten dinlediğim Dap X3 :S

Güç : Kulaklık öyle çok güçlü değil. Hassasiyet ortalamanın altında. Ancak güçlü bir dap ile biraz volüm açılmaya itiraz etmez.

MDR-1R ile kıyaslar isek. Biraz daha gövdeli sesi var. Basslar daki yetersizlik yok. Hatta olması gerekenden "bir tık" fazla. Detay olsun diğer kriterler olsun arasında uzun uzadıya bir fark yok. Midler biraz daha dinamik. Tizler parlak. Ancak Kulaklığın henüz rodajını tamamlamadığını düşünürsek farkı açacaktır. Ümitliyim ki sesin karakteri daha iyileşir.

MDR-V6 ile kıyaslar isek. Benim için en büyük fark hantal kablosundan kurtulmak oldu. Baslar daha az olmasını beklerken V6 dan biraz daha güçlü baslar beni mutlu etti. Detay ve frekans olarak MDR-1RBT biraz daha iyi. Ancak belirtmeliyim ki MDR-V6 gerçekten efsane dercede iyi bir kulaklık. Sony iyi iş yapmış. MDR 1R serisi ile de üzerine çıkabilmiş.

Ve BLUETOOTH performası : Satır aralarında değindiğim gibi fiio X3 ile kablolu dinleme durumum ve Samsung Galaxy S4 9505 ile kablosuz kullanım söz konusu. İkisi arasında ki farkları yazayım genel olarak:

Bir defa ses şiddeti , güç vs neredeyse yarı yarıya düşüyor. Ancak halen çok yeterli. Normal bir kullanım için son ses açmaya bile gerek yok. Benim gibi apaçiler ancak son ses dinler.

Cihazın BT versiyonu 3,0. Ve APT-x mevcut değil. Dolayısı ile öyle kayıpsız aktarım vs beklemek mümkün değil. Bütün yük burada kulaklığın içindeki elektronik aksamın yeteneğine kalıyor. Bu noktada SONY iyi bir iş başarmış. Ortalama bir DAP ile 320 kbps mp3 lerde neredeyse hiç fark yok. Ben genel olarak FLAC dinliyorum. Yerli kayıtların kalitesi malum. 16/44,1 khz müziklerde hafif bir detay kaybı ve üst frekanslardan feragat ile işi kurtarmışlar. Bu noktada bizim gibi en ince detayı arayan tipleri geçersek genel tüketici kitlesi için gerçekten iyi iş yapılmış denebilir.

24/ 96 ve 192 ye geldiğinde ise ; burada artık makas açılıyor ve o detay farkını en önemlisi üst frekansları kaybediyorsunuz. Özellikle klasik müzik de bariz bir eksiklik var. Ancak belirtmeliyim ki katlanılmaz değil.

pil ömrü : Kulaklık USB mini ile şarj oluyor. Ve kulaklığın pili bitene kadar telefonun pili 3 - 4 defa bitiyor. Benim için kriter bu.
Sonuç : MDR-1RBT eğlenceli , keyifli bir kulaklık. Yolda, evde , seyahatte dinlerim telefon veya dap her türlü kullanırım diyenler için kullanışlı. Piyasa da ikinci el veya indirimli sıfır bulunabilir.

#akış #Kulaklık #bluetoohkulaklık

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 31
  • Aykut Elmas @aykutelmas

    @ilkercom Bir kaç sorum olacak. Sony, siteside bu kulaklık Hi-Res olduğundan dolayı sesde bir kayıp olmaması için yeni, LDAC adında bir Bluetooth teknolojisi geliştirdiğini söylüyor. Bu özelliğin sadece kulaklıkta bulunması yeterli mi ? yoksa müziği çalacak olan cihazda da bulunması gerekiyor mu? Örneğin NFC olmadan Bluetooth 2.1 ile bağlansak, verim alamama gibi durum oluşur mu? Diğer sorum ise, bu ürünü aldığınıza göre Mp3 dinlemediğinizi varsayıyorum. 24bit/96kHz formatındaki müzikleri nereden bulduğunuzu öğrenebilir miyim?

  • Hasan ilker Com @ilkercom

    o yazanların çoğu pazarlama numaraları. bendeki bildiğim kadarı ile bluetooth 3.0 olması lazım. Ldac dediği de sanırım BT4.0 ın alt protokollerinden olan aptx veya benzeri bişeydir. Bendekinde yok. Ldac ı incelemedim ama aptx teknolojisi her iki cihazda olması lazım. olmazsa senin bahsettiğin gibi 2,1 filan olursa o protokolun desteklediği band genişliği neyse onla çalışır. NFC nin BT veya ses ile alakası yok. o sadece eşleştirmeyi kolaylaştırmak için konulur bence gereksiz.
    eğer sadece kablosuz kulaklıkla müzik dinleyeceksen pendulumic stance s1 modelini tavsiye ederim. inanılmaz sesi var.
    müziklerin bazıları vaw formatında. bazıları 24/96 veya 192 bazıları dsd. bi kısmını kendim çevirdim. bi kısmını müzik servislerinden ücretsiz indirdim.

  • holy-date @holy-date

    Windows 10 ve s7 beraber kullanmak istiyorum. Telefonla bağlantı sağlayınca pc görmüyor. 2 cihazda birden bağlantıyı nasıl yapabilirim acaba? 2.ci cihazla bağlantı yaparken özel tuş kombinasyonu falan mı gerekiyor?.

    • Hasan ilker Com @ilkercom

      mdr1 ile aynı anda 2 cihaz kullanamazsınız. tek tek eşleştireceksiniz.

    • holy-date @holy-date

      @ilkercom Teşekkür ederim. İnternette mdr-1rbt multi connection diye aratınca sitesinde 2 android cihaz falan yazıyordu. Bir umut sorayım dedim.

    • Hasan ilker Com @ilkercom

      @holy-date bende mdr1 var ve tek cihaz. Ama NFC ile hızlı geçiş olabilir belki

    • holy-date @holy-date

      @ilkercom Bu güne kadar hiçbir cihazın nfc özelliğin denemedim pek fark kullanışlı bir özellik olduğunu düşünmediğimden. Zaten tel gayet hızlı bağlanıyor asıl sorun sorun pc'de önceki profili sil tekrar bağlantı moduna geç falan... pc'de de nfc olmadığından pek bir fark olacağını zannetmiyorum ama yinede teşekkür ederim. Nfc'yi üşenmeden kullanmayı düşündüğüm tek alan yazılıp silinebilen birşeyse nfc tagları. Onlardan bir tane alıp misafir ağını wifi pass'ı için kullanmak gelene padişah fermanı uzun ve acayip karakterlerden oluşturduğum passwordu yazdırmak zor oluyo

BitTorrent Sync

Bit torrent , torrent yazılımından gelen p2p tecrübesini yeni bir yazılıma harmanlamış ve kullanıcıların beğenisine sunmuş. Bu yazılım çok yeni değil ancak yeni yeni oturmaya başladı.

Temel çalışma mantığı kullanıcıdan direkt kullanıcıya veri gönderme şeklinde işliyor. Kendi cihazlarınız veya arkadaşlarınızın cihazları arasında araya sunucu vb. ek bir depolama karıştırmadan dosya transferi yapabiliyorsunuz. Bu sayede sınırlar tamamen ortadan kalkmış oluyor. (Tek sınır kendi upload hızınız.)

Bilgisayarınızdan yada mobil cihazınızdan işaretlediğiniz bir klasörü paylaşım için yazılıma ekliyoruz. Ardından Bittorrent Sync bize bunu nasıl paylaşmak istediğimizi , ne kadar süre ile bu dosyanın paylaşıma açık olduğunu , kaç kere bu dosyanın indirilebileceğini , yazmaya karışı korumalı olup olmayacağını ayarlayabiliyoruz.
Paylaşım seçenekleri olarak link olarak paylaşma , kare barkod kodu olarak paylaşma şeklinde iki seçenek var. Linki gönderdiğiniz kişide bu program yüklü olmak zorunda. Barkod okutmada da aynı şekilde barkodu okuyan cihazda bu uygulama bulunmak zorunda.

Uygulamanın en etkileyici özelliği ise telefonunuzdaki kamerada bulunan fotoğrafları bilgisayarınız bağlandığı zaman otomatik olarak eşitliyor yani yedekliyor. Aynı dosyayı PC, tablet , akıllı telefon , NAS olarak hangilerinde işaretlerseniz hepsinde eşitleniyor. Bu sayede bulut yedeklemeye güvenemeyenlere yepyeni bir kapı açıyor.

NELER YAPABİLİRİM ?
- Kullandığınız cihazlar arasındaki belirli dosyaları sürekli eşitleyebilirsin.
- Telefonundaki fotoğrafları kaybolmaması için başka cihazlara yedekleyebilirsin.
- Önemli verilerini Google , Dropbox , Yandex vb. güvenmediğin servisleri araya karıştırmadan gönderebilirsin.
- Daha bir çok şey yapılabilir. İmkanları düşünmen yeterli.

Windows Phone: http://www.windowsphone.com/en-us/store/app/bittorrentsync/61b549d6-0d88-4db3-b336-670473e4b7ef
Google Play Store: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.bittorrent.sync
AppStore: https://itunes.apple.com/us/app/bittorrent-sync/id665156116?mt=8
PC: http://getsync.com/intl/tr/

Tanıtım videosu: https://www.youtube.com/watch?v=044jIZfnyqQ
Windows - Mac OS - Linux ile uyumlu.

TERİMLER
p2p: peer to peer = Kullanıcıdan direkt kullanıcıya.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 8

Arduino İle Karaşimşek Uygulaması #12

Arkadaşlar merhaba, #Arduino serimize kaldığımız yerden devam 🙂 Bugün daha önceki uygulamalara nazaran daha basit fakat eğlenceli bir uygulama daha yapacağız.

Uygulamamızın adı Karaşimşek! Bilmiyorum aramızda yaşı itibariyle hatırlayan varmıdır, Karaşimşek aslında TRT'nin tek kanallı dönemlerinden kalma bir dizi 🙂 Dizi de KITT isimli aracın ön tarafında ki LED ışıklardan esinlenerek yapılmış bir uygulama bu, ve adını da diziden almış oluyor haliyle. Dizide kendi kendine hareket edebilebilen, konuşabilen yapay zekalı otomobil KITT ile sahibi Michael Knight'ın başından geçen olaylar işlenmektedir.

Kara Şimşek (İngilizce adı: Knight Rider), 1982-1986 yılları arasında ABD'de yayınlanan ve Türkiye dahil Dünya'nın birçok ülkesinde de yayınlanarak popüler olmuş televizyon dizisi. TRT tek kanallıyken ekrana gelen dizi 90 bölüm sürmüştür.

Evet bu kısa bilgiyi verdikten sonra asıl konumuza dönelim, ben 5 adet LED kullanacağım siz bu LED sayısını arttırabilirsiniz, tabikide kodda ufak bir değişiklik yaparak.

LED'lerimizi sırasıyla Arduino'muzun Digital pinlerinden 2,3,4,5 ve 6. pinlere 220-330 Ohm'luk dirençler vasıtasıyla bağlantılarını yapıyoruz. Ardından LED'lerimizin kısa bacaklarını(- kutup) GND'ye (toprağa) bağlıyoruz. Şema bu kadar.

Gelelim koda. Videomda da bahsettiğim gibi ''delay'' komutu sayısını veya süresini istediğiniz gibi değiştirerek LED'lerin yanış süreleri ile oynayabilirsiniz, böylece iş daha keyifli hale gelecektir.

Sorusu olan varsa yorum kısmından belirtebilir, sonraki projelerde görüşmek üzere, Arduino'yla kalın! 😉

Gerekli kod ve şema videonun açıklama kısmında bulunmaktadır. Daha önceki rehber yazılarım için --> https://teknoseyir.com/u/my_techno56/inceleme

Video --> https://www.youtube.com/watch?v=6QjMi20-_hw

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Arduino Mini CNC

Birkaç hafta önce ilk denemelerimi paylaşmıştım. Dün itibari ile artık projem tamamen bitti diyebilirim. Peki neler yaptım:
İlk olarak şasesi için elime geçen eski dvd sürücülerini kullandım. Bunların içerisinden kızaklı bir sistem ve bunu hareket ettiren step motoru kullandım. Proje için x,y ve z eksenlerine 3 adet dvd sürücüsü gerekiyor. Bunlardan Y eksenini tahta bir parçanın üzerine vidaladım. X eksenini ise biraz yükseğe ve Y nin biraz üzerine doğru konumlandırmam gerekiyordu. Bunun için ise elimdeki jenga parçasını kullanarak metal kısmı yükseğe sıcak silikon ile sabitledim. Bu kısımda tamam. Z ekseni için ise bu parçayı(kızaklı parça) X eksenine montelemem gerekiyordu. Nasıl yapsam etsem derken kenarda atıl duran hdd soğutucusu gözüme çarptı. bu iş için biçilmiş kaftan gibiydi. Kızaklı kısmı hdd soğutucusunun kenarları ile eşitleyerek yine sıcak silikon yardımıyla sabitledim. Soğutucunun X eksenine sabitlenecek kısmını ise delerek vidaladım. Z eksenine kalem vb. koyabilmek için yine bir jenga parçasını kızaktaki hareketli kısma sıcak silikon ile yapıştırdım. Bunun üzerine de ince bir delikli pertinaks parçası kesip yapıştırdım ki kalem biraz daha stabil durabilsin. Şase kısmı bu şekilde tamamlanmış oldu.

Elektronik kısmı için ise aliexpress'den 3 adet step motor sürücüsü modülü(EasyDriver diye geçiyor) sipariş etmiştim. Modülü de arduino ya bağlayıp ilk testlerimi yapmıştım fakat ortalıkta çok fazla kablo karmaşası breadboard filan bulunuyordu. Bunu aşmak için ise delikli pertinaks üzerine küçük bir modül hazırladım. Motor sürücülerin güçlerini alabileceği bir modül. Böylelikle az da olsa kablo karmaşasını hallettim. Modülü bir tahta parçasına sabitledim. Çünkü kullanırken ısınmalar oluyor ve az da olsa soğutmak için o hdd soğutucusundaki fanlardan birini bu tahta parçasına monte ettim. Bu parçayı da arka tarafa sıcak silikon ile sabitledim. Hemen yanına da arduinoyu sabitledim ve proje son halini aldı. Bütün bu sistemin gücü için ise bir power supply kullandım.

Yazılım kısmında hiçbir şey yapmadım. Bu tarz sistemler için kullanılan GRBL kütüphanesini yükledim arduino'ya. Kontrolü için ise GRBL Controller programını kullanıyorum.

Minik ama güzel bir proje oldu. Aletin çizim alanı yaklaşık 5 cm2. Bu malesef kızaklı sistemin kısa olmasından dolayı. Ama yine de eğitici bir proje oldu benim açımdan. Artık daha büyüklerini yapmaya hazırım 🙂 "TeknoSeyir" çıktısı alırken video çekeceğim. Video da yüklenince linkini eklerim. Sormak istediğiniz sorular varsa cevaplayabilirim. #akış #arduino #cnc

Düzenleme: Video https://www.youtube.com/watch?v=71oH0dfaJuo

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 10

Son zamanların popüler dillerinden JavaScript'i öğrenmek isteyenler kaçırmasın. Kitap, video, podcast aklınıza ne gelirse ücretsiz kaynakları bir araya getirmişler. Tabi ki içeriklerin hepsi İngilizce, doğru düzgün programlama öğrenmek isteyen herkesin mutlaka İngilizce de biliyor olması lazım. Hem ileride iş fırsatları açısından da faydası olur.

118+ free resources to learn JavaScript - Deluxe Blog Tips

In the last couple of years, JavaScript is always one of the most popular programming languages. In fact, it's the top programming language on Github, acco
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 13

#akış #Eskiler
Levent Pekcan ile PC oluşturalım videosu.

@gamsizm @leventp

https://www.youtube.com/watch?v=ISjpiKMGBRg

gecmis

Geçmişe yolculuk:bilişim dünyasının sevilen isimleri Levent Pekcan ve Daron Yöndem ile eski bir pc toplama videosu
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 7