#akış #tsopenteam

Merhabalar, Haftalık Gündem Değerlendirmelerini podcast olarak toplu bir şekilde indirmek isteyen olursa kullanabilir. Uygulama bir console uygulaması, python ile yazıldı.

Bu arada dikkat tüm podcastler yaklaşık 33GB gibi bir boyut tutuyor.

https://github.com/tsopenteam/gundem-download

tsopenteam/gundem-download

Teknoseyir Haftalık Gündem Değerlendirme Podcastleri İndirme Uygulaması - tsopenteam/gundem-download
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Çözüldü:
Çok dandik bir dikkatsizlik sonucu açamamışım. Ctrl + Alt + F1 ile terminal ekranına geldiğimde numlock varsayılan olarak kapalı geliyor. Benim şifremde sayı içerdiği için bir türlü login olamıyordum. Onu farkedince komut ekranına ulaşabildim. Sorunun çözümü içinde aşağıda komutları sırası ile uyguladım.
sudo apt-get update
sudo apt-get install nemo
sudo apt-get install cinnamon

Kaynak: https://forums.linuxmint.com/viewtopic.php?t=273579
Cinnamon arayüzü çöktü. Yeniden düzeltmek için bir yöntem buldum ama kullanıcı adı ve şifre girmem gerekiyor. Şifreyi çok iyi biliyorum ama kullanıcı adından emin değilim. Nasıl öğrenebilirim? #Linux #LinuxMint

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 17

İtopya gibi yerlerden hazır sistem alan var mı?

Hazır sistem almanın ne gibi avantajı var? Tek tek parça almaya göre daha mı pahalı oluyor?

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 8

İstanbul'un fethi çok abartılmıyor mu? 8 bin vs 80 bin + 2 ay.

Fatih aşığı adam bile bunu söyleyebiliyor, gerçi Celâl rasyonel adamdır şaşırmamak lazım yani söylediğine.

Şöyle anlatıyor bir bilim adamının serüveni kitabında.
Not:İlk konuşma çizgisindeki soruyu soran kişi(Sefa kaplan), yanıtlayan Şengör.

— Adamlar Bizans’ı ele geçirmiş, nasıl farkında olmaz ki?
— Tamam ama o bunun farkında bile değil. Ele geçirmekle
kalmamış, pek çok kurumunu kopya etmiş. Bunun bile far-
kında değil. Osmanlı Türk’ten çok Bizanslı’dır.

— İyi ama Fatih kendisini Doğu Roma İmparatoru olarak
tanımlıyor...
— Bir kişi daha var mı bunu diyen? Ayrıca Fatih, kendisi için
Doğu Roma İmparatoru falan demiyor.
— Papa’ya yazdığı mektupta var böyle bir ifade.
— Hayır. “Sultan-ı iklim-i Rum” diyor. Bu kadar. Yani, “Ro-
ma topraklarının sultanıyım” diyor. Kendini onun devamı
olarak görmüyor. Rum lafı Selçuklu’da da var. Dert değil o.
Ama Bizans’la ilgili olarak Fatih’in en ufak bir fikri yoktu.
Kanuni gibi bir padişahın dünyadan haberi yoktu. Piri Reis
gibi adam kalkıp kitap yazıyor, Allah için bir yönetici çıkıp
ila, “Ne kadar enteresan şeyler yazıyor bu adam, dünyanın
öteki tarafındaki kıtalardan söz ediyor, acaba bir enstitü ku-
rup ilgilensek mi?” demiyor. Kanuni, “Şuraya bir donanma
göndersek, oradaki topraklardan biz de alsak” diye bir şey
geçirmiyor aklından. Halbuki, İspanya ve Portekiz kıçını yır-
lıyor, İtalyanlar gidiyor, İngilizler casusluk yapıyor. Bizimki-
lerde en ufak bir tecessüs yok. Portekiz bizim önümüzü kesi-
yor Hint Okyanusu’nda, neredeyse bütün Asya’yı da ele geçi-
riyorlar. Osmanlı küçücük Portekiz’le başa çıkamıyor. Her
seferinde dayak yiyor. Her karşılaştıklarında mağlup oluyor.
■— Ama daha ne tecessüs gösterecek adamlar? Orta Asya’dan
kalkıp gelmişler, Doğu Rom a’nm başkentini ele geçirmişler...
*— Evet ama Doğu Rom a’nm başkentini ele geçirmenin tari-
hini biliyor musun? Kaç kişiye karşı kaç kişi savaşıyor? O ne
komik şeydir öyle!
Ne bakımdan?
» • Sekiz bin kişi ile seksen bin kişi savaşıyor ve iki ay sürü-
yor.
•— Türk Silahlı Kuvvetleri’ne hakaret ediyorsunuz—
— 1 layır. Atatürk de aynı fikirdeydi. Zabit ve Kumandan ile
I hısbıhal kitabına bir bak. Osmanlı subaylarının, paşalarının
I
cehaletini nasıl anlatıyor. Benim oğlum Asım, “İstanbul’un
fethi ciddiye alınacak bir zafer değildir” diye yazı yazdı, öğ-
retmeni çok kızmış. Kara Harp Okulu Komutanı Reha Taş-
kesen Paşa ise Asım’a, “Tesadüfen incelemiştim, seninle aynı
fikirdeyim” dedi. Cumhuriyet ordusuyla Osmanlı ordusunu
karıştırmayalım birbirine. Cumhuriyet Ordusu Atatürk’ün
yarattığı müthiş bir güçtür.
— Ama TSK Cumburiyet’le kurulmuş bir ordu değil ki. Her
yıl bilmem kaçıncı kuruluş yıldönümünü kutluyor...
— Evet ama TSK kuruluşunu M ete’ye dayandırıyor. M e-
te’den bugüne gelirken arada iyisi de var, kötüsü de. Ayrıca
sen bana itiraz etmeyi bir tarafa bırak, Bizans askeri sayısı 5
bin kişi ile 8 bin kişi arasında tahmin ediliyor. Lütfen bu 8
bin kişiyi dağıt bakalım o surlara.
— İstediğiniz yere dağıtın, o surları nasıl delip geçeceksiniz?
— Gel bak şimdi, elimizde Hammer’in 10. cildi var. 10. cil-
dinde de tesadüf olarak Bizans surlarının haritası var. Bak şu
uzunluğa, 5 bin kişiyi dağıt bakayım ...
— İyi de surlar değil mi asıl engel?
— İstediği kadar yüksek olsun surlar, dağ yüksek diye dağa
çıkamayacak mısın? Sonra surlar iki adımlık yer. Ayrıca, top
da var Fatih’in elinde...
— Kaç tane top var?
— Üç tane büyük şahi topu var ama onun dışında da bir sü-
rü top var.
— İşte bir delik açılıyor, oradan giriyorlar...
— Kaç delik! O şahi topları bir tane attığı zaman duvarın ya-
rısı iniyor aşağıya.
— Ama geceleyin de tekrar yapıyorlar...
— 8 bin kişi, o da maksimum sayı. Tamir mi yapacak, halkı
mı doyuracak, yoksa savaşacak mı?

— Yani siz bu millet, bu kadar yeteneksiz diyorsunuz...
— Millet değil, Fatih’in ordusundan bahsediyoruz. Hem de
nasıl beceriksizler kardeşim! Kuşatma iki ay sürüyor. Düşün
ki, toplarla mücehhez 143 parçalık Osmanlı donanması var.
Dört tane Ceneviz gemisini durduramıyor. Gemilerin birinde
de, imparatorun halkı besleyebilmek için son paracıklarıyla
Sicilya’dan satın aldığı buğday var. Bu dört gemiyi 143 gemi
durduramıyor ve içeri giriyor adamlar. Fatih de öfkesinden
atını sürüyor denize...
— Neye bağlıyorsunuz bunu?
— Cehalet, beceriksizlik. Say sayabildiğin kadar. 143 gemi
dört gemiyi durduramıyorsa beceriksizlikten, iş bilmemekten
başka neye bağlanabilir ki... Yok efendim rüzgâr onlardan
yanaymış filan. Altı-üstü dört gemi için bu kadar bahane üre-
tilir mi? Üstelik, Osmanlıların gemilerinin hepsi kürekli, sü-
ratli gemiler. Sandal gibi tabii. Kadırgayı biliyorsun. Neredey-
se deniz seviyesiyle bir. Gelen geminin bordası ta nerede. Kar-
şıdan gelen gemiyle aynı düzeyde olman lâzım ki harp edebi-
leşin. Aksi takdirde, kale gibi tırmanman lâzım o gemiye, tır-
manamıyorsun. Sonra gelen adam yelkeni senden iyi kullanı-
yor. Çünkü Osmanlı yelken kullanmayı bilmiyor. Ha babam
kürek. Niye okyanusu aşamıyor Osmanlı? Yelken kullanma-
yı bilmediği için. Onun için İstanbul’u almışız falan, önemli
başarılar değil bunlar...
( )nun için mi bu kadar başarılı oldu bu ordu?
Nerede başarılı oldu? Gerçek bir Türk ve büyük bir asker
ııl.m Timur iki saatte dağıttı koskoca Osmanlı ordusunu. Ti-
mur dalga geçiyor adamlarla, harp meydanına bile inmiyor
ve oturup Şahruh’la satranç oynuyor. Merak edip de başını
(,1'Vİrerek bakmamış bile ne oluyor orada diye. Karşısındaki
de yere göğe koyamadığımız meşhur Niğbolu fatihi Bayezid
I l.ııı. Ne bir strateji fikri var, ne başka bir şey. Timur ise Ana-
dolu'nun coğrafyasını Bayezid’den daha iyi biliyor. Düşünebi-
liyor musun, Anadolu’nun etnik yapısını Bayezid’den iyi bili-
yor. Onu Bayezid’in aleyhine kullanıyor. H erif ta Semer-
kand’dan kalkıp geliyor. Aynı adam M oskova’da, Hindis-
tan’da çarpışırken de aynı şeyleri yapıyor. Bizimkinin dünya-
dan haberi yok. Kendi veziri Çandarlı, “Padişahım, duyuyo-
ruz, bu herif bela. Biz bununla muharebe etmeyelim, gerilla
harbi yapalım” diyor. Padişah ise “Erkekliğe sığmaz” diye ap-
talca bir nedenle geri çeviriyor bu öneriyi. Osmanlı’mn kafası
bu kadar çalışıyor işte. Bizans 8000 kişiyle iki ay dayanıyor.
İmparator XI. Konstantinos’un koca bir heykelini dikmek la-
zım bu şehre. Askerleriyle savaşırken kahramanca ölüyor
adam. Ben, XI. Konstantinos hakkında niçin bir trajedi yazıl-
madı diye hep hayret etmişimdir. Bundan daha güzel bir tema
olamaz. İnsanlığın bildiği en önemli imparatorluğun sonu bu.
— Biz de R om a’nm mirasçdan değil miyiz? Türk’üz diye
mangalda kül bırakmayan yetmiş milyon içinde neredeyse çe-
kik gözlü hiç kimse yok...
— Kim ne derse desin, hepimiz Rom a’lıyız. Beğensek de öyle,
beğenmesek de öyle. Koskoca Roma İmparatorluğu son bu-
luyor. Kimsenin de aklına bir trajedi yazmak gelmiyor. Bir
devir kapanıyor insanlık tarihinde.
— Hadi bizde tragedya geleneği yok. Batı’da niye yazılmı-
yor?
— Hiç kimse yazmamış. Burası unutulmuş. İstanbul fethedil-
dikten itibaren Avrupa’nın ilgisinin dışına çıkmış. Maalesef.
Ne kadar acı bir şey... Dünyanın en önemli şehri bana sorar-
san, bundan daha güzel bir şehir yok dünyada. Ben o kadar
yer gördüm, buradan daha güzel bir yer yok.
— Bu konuda tamamen aynı fikirdeyiz. Peki, İstanbul bu ba-
le nasıl geldi?
— Düşünebiliyor musun, dünyanın kültür düzeyi düşük
halklarından birinin eline düştü bu kent. İstanbul’un yozlaş-
ması 50 ’li yıllarda azmaya başladı.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Merhaba
Elimde aşağıdaki gibi bir tablo var ve 3.sütun aylık olarak artıp azalıyor. İsteğim ise 3. sütundaki değer 2. sütundaki (hedefe) yaklaştıkça renkleri açıktan koyuya gidecek şekilde değişen bar grafik yapmak. Bunu excelde yapabilir miyim? Nasıl? Şimdiden teşekkürler...

BeğenFavori PaylaşYorum yap