İnternetten Alışveriş Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli?

Günümüzde her işimizi internet ve bilgisayarlar üzerinden yapmaya başladık. Durum böyle olunca alışverişlerimizi de artık internet üzerinden yapmaya başladık. Fakat bilgisayarın bu kadar çok alanda kullanılması zararlı yazılımların da hızla artmasına neden oldu bu tür yazılımlar nedeniyle internetten alışveriş yapmak da bizleri korkutmaya başladı.

İnsanlar neden internetten alışveriş yapmak istemez?

Bir çok insanın internetten alışveriş yapmak istememesine şahit olmuşsunuzdur. Aslında bu çok da garip bir durum değildir. Alışveriş yaparken kimlik bilgileri, kredi kartı bilgileri vb bilgileri paylaşmayı herkes istemeyebilir ki bu çok normaldir. Bunlar gibi kişisel bilgilerimizi paylaşmak herkese hoş görünmeyebilir. Bunların yanı sıra kutulardan çıkan salatalıklar, ürünlerin fotoğrafları da insanları korkutan ve internetten alışveriş yapmaktan uzaklaştıran durumlardan.

İnternetten güvenli alışveriş nasıl yapılır?

Tabii bunlar internetten hiç bir şey almamız anlamına gelmiyor. Sadece daha dikkatli olmamız gerektiği anlamına geliyor. Bu doğrultuda da yapabileceğimiz bir kaç şey var. Bunlar;

  1. Güvenilir sitelerden alışveriş yapmak.
  2. Gereksiz "%50 indirim", "Bugün her şey bedava" gibi reklamlara, e-postalara güvenmemek.
  3. Pek bilmediğimiz bir siteden alışveriş yapıyorsak kapıda ödeme seçeneğini kullanmak.
  4. Sitenin SSL sertifikasının olması.
  5. Antivirüs programlarının "güvenli tarayıcılarından (genelde bankacılık işlemleri için kullanılmak üzere yapılmış olurlar. Her antivirüste olmasa da çoğunda vardır ve daha fazla güvenlik sağlar) alışveriş yapmanız.
  6. Ürünlerinin açıklamalarında teşhir vb gibi bir durum belirtilmemiş olması.
  7. Ürünün garantisi, faturası vb'nin tam olması.
  8. İnternet sitesinin https:// ile başlaması. (Sitenin güvenli olduğunu gösterir. Site sahiplerinin güvenilir olduğunu kanıtlamaz. Ama en azından işlerini biraz daha kuralına uygun yaptıklarını düşünebiliriz.)
  9. Alışveriş yapmadan önce site hakkında kısa bir araştırma yapmak.
  10. Antivirüs kullanmalıyız. Bilgilerimizin korunması için en önemli maddelerden biri de bu.
  11. Site isminin doğru olması. (Bu çok önemli bazen bir harf eksik, fazla veya yeri değiştirilmiş olabiliyor ve beynimiz bunu tam fark etmeye biliyor. Bu nedenle sitenin ismine iki kere bakmanızda fayda var)
İnternetten alışveriş büyük kolaylık sağlayan ve zaman kazandıran bir durum. Fakat kutunuzdan "salatalık" çıkmasını istemiyorsanız alışveriş yaparken biraz daha dikkatli olmanızda fayda var. Bunların yanında ürünü alırken olduğu kadar teslim alırken de dikkat etmeliyiz. Firma ürünü doğru olarak paketlemiş ve yollamış olabilir fakat kargo sırasında da oluşabilecek sorunlar veya firmanın da yanlış ürünü yollaması gibi durumlar olabilir. Böyle durumları en aza indirgemek için kargo görevlisinin yanında kutunuzu açıp ürününüzü kontrol etmeniz gerekmekte.

KAYNAK: https://www.aliytrklkmz.com/2017/03/internetten-alsveris-yaparken-nelere.html

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Vpn ve Dns Nedir?

  Domain name system yani alan adı sistemi bir çoğumuzun duyduğu bir kavram. Özellikle de siteler yasaklanınca sürekli karşımıza çıkan bir kavram. Dns kavramını temel olarak açıklayacak olursak her sitenin kendine özgü sayılardan oluşan bir ıp adresi vardır. Fakat bu sayıların hatırlanması zor olabileceği için alan adları kullanılmakta. Bu alan adlarını biz yazınca yazdığımız sitenin ıp adresi bize ulaşır ve bizi o siteye yönlendirir. Bu çevirme işlemine de kısaca dns denir. Yani dahada basitçe anlamak gerekirse bilgisayarlar bizim yazdığım internet adresinlerini (örn: aliytrklkmz.blogspot.com) anlayamazlar biz ise onların anladığı sayıları öğrenmekte sorun yaşarız ve bu kadar sayıyı aklımızda tutamayız dns de insanlar ve bilgisayarlar arasında  bir köprü oluşturur ve bizim yazdığımız kelimleri bilgisayaralrın anlayacağı ıp adreslerine çevirirler.
  Vpn ise (virtual private network- sanal özel ağ) kısaca anlatmak gerekirse sizin ulaşmaya çalıştığınız siteye siz değilde başka bir yerden bağlanıyormuş gibi gösteren şifreli bir yol açar ve buradan bağlanır. Bu yol şifreli olduğu için siz ve verilerinizde şifrelenmiş ve başkaları tarafından görüntülenemez hale gelmiş olur. Vpn genellikle yasaklı sitelere girmek için kullanılır. Bir ülkede veya bölgede yasaklanan sitelere girmek için vpn kullanılır. Vpn sizi başka bir yerden bağlanıyormuş gibi gösterdiğinden engellere takılmadan o siteye giriş yapmış olursunuz.
(Bu yazıda tamamen herkesin anlayabileceği şekilde bir anlatım yapmaya çalıştım. Tüm işleyişi en basite indirgenerek anlatmaya çalıştım bu nedenle bu yazıyı net ve doğru bilgide çok en basit şekilde anlatmaya odaklanarak yazmaya çalıştım. Bu yüzden arada atladığım veya yanlış yorumladığım yerler olabilir.)

KAYNAK: https://www.aliytrklkmz.com/2016/09/vpn-ve-dns-nedir.html

BeğenFavori PaylaşYorum yap

İnternette Dolaşan Bilgiler ve Güvenirlikleri

Her gün özellikle de sosyal medya da karşımıza onlarca haber yada yüzlerce yıldır keşfedilememiş ama o gün keşfedilmiş gibi yayınlanan bilgiler çıkıyor. Çoğu kişide bunları hiç araştırmadan inanıyor. Fakat size şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki bu gönderilerin çoğu ya yalan yada abartılmış haberler. Bu nedenle asla gördüğünüz yazıya inanmayın.
Bu yazılardan başlıcaları zaten "Kansere çözüm bulundu", "Ölmeniz için şöyle yapıyorlar", "Bu ülke bizi kontrol ediyor, bizi izliyor", "Facebook yeni karar aldı" vb şeklinde oluyor. Artık böyle bir haber gördüğünüz an okumaya bile zahmet etmeden direk şikayet etmeniz Hem sosyal ortamları hem de interneti temizlemeniz için iyi olacaktır. Özellikle de yıllardır herkesin bildiği ömrü uzattığı düşünülen vb bitkileri "aha ölümsüzlük bulundu",  "artık kanser olmayacağız" vb şeklinde sunup insanları tamamen kandırmaya çalışan büyük-küçük siteler ise ayrı bir kesim. Bunlar ise yalan değil ama abartılmış oluyor ve yaptıklarını gayet normal sanıyorlar. Bilmiyorlar ki o hastalığı yaşayan adam bunu görünce nasıl bir umuda kapılıyor sonrasında o bir tane tık almak için yazdığın o abartılmış, süslenmiş özü boş olan haberin onu nasıl üzüyor.

Sizlerden bu konuda dediğim gibi bilinçli olmanızı ve okuyup başlıkla hiç bir ilgisi olmayan haberi hiç bir yere şikayet edemiyorsanız bile gördüğünüz sosyal platforma şikayet edin. Bunun yanında bir yerde gördüğünüz habere yada bir gönderiye asla araştırmadan, soruşturmadan, doğruluğundan emin olmadan inanmayın. Zaten böyle büyük bir olay olmuş olsa hiç bir yerde duymasanız haberlerde çıkacağını unutmayın.

 

KAYNAK: https://www.aliytrklkmz.com/2017/08/internette-dolasan-bilgiler-ve.html

BeğenFavori PaylaşYorum yap

İnternetten Para Kazanma Yolları

İnternetten para kazanmak için bir çok yol var. Bunları benim blogumda da başka bloglarda da okuyabilirsiniz. Fakat bu yazılarda herkes belli bir pencereden bakarak ele almış ve  tüm yolları derleyip tek bir yazı ile sunan pek de bir site bulamadım. Bu nedenle size internet gibi büyük bir mecrada nasıl para kazana bileceğinizi elimden geldiğince tüm yönleri ile anlatmaya çalışacağım.

1.İnternet Siteniz Varsa:

İnternet siteniz varsa para kazanmak için bir çok yol deneyebilirsiniz.

A. Banner Reklamlar:

Banner reklamlar çok büyük bir gelir sağlamasa da en azından sitenin temel ihtiyaçlarını çıkarmanız için yeterli bir gelir kaynağı olacaktır. Banner reklamlar sitenizde afiş tarzında olan reklamlardır. Bunları bir firma veya şahıs ile anlaşarak alabilir ve bir gelir kapısı elde edebilirsiniz.

B. Google Adsense ve Alternatifleri:

Aslında banner reklama benzer bir yapıda olan bu servisler reklamlarınıza gösterme veya tıklama başına para öderler. Özellikle çok ziyaretçisi olan siteler için iyi bir gelir kaynağı olacaktır.

C. Tanıtım Yazıları:

Tanıtım yazıları sizin en büyük gelir kaynaklarınızdan birisi olacak. Tanıtım yazılarınızı ister kendi anlaştığınız kişi, kurum ile veya Hüriyet Bumerang gibi bir servis sayesinde alabilir ve sadece bir yazı paylaşarak para kazanabilirsiniz.

D. Backlink Satışı Yaparak:

Backlink bildiğiniz gibi bir sitenin başka bir siteye link vermesi. Anlatımı bu kadar kolay olsa da gerek Alexa, gerek seo, gerekse de arama motorları açısından faydası tartışılmaz. Siz de sitenizden backlink satışı yaparak gelir elde edebilirsiniz.

2.İnternet Siteniz Yoksa:

A. Yazarlık Yaparak:

Yazarlık yapmak için illaha büyük bir siteye girmenize veya mesai saatleri belli olan bir yerde çalışmanıza gerek yok. Ofpof.com gibi sitelerde kolaylıkla yazılarınızı yazıp para kazanabilirsiniz. Çok büyük bir getirisi olmasa da en azından kendi paranızı kendinizin kazanması duygusunu yaşayabilir ve ufak tefek de olsa ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.

B. Fotoğraf Satarak:

Fotoğraf çekmeyi seviyorsanız bu tam da size göre. Çektiğiniz fotoğraflar sadece bir anı olarak kalmasın bunları satarak para kazanın. İnternet üzerindeki onlarca stock fotoğraf sitesi üzerinden satış yaparak gelir elde edebilirsiniz.

C. İkinci El Eşya Satışı:

İkinci el eşya satışı yaparak da gelir elde edebilirsiniz. İkinci el eşyalarınızı internet üzerinden kolaylıkla satabilirsiniz.

D. Ucuza Al Pahalıya Sat:

İşi biraz daha ticarete dökmek ve resmileştirmek isterseniz de Amazon, Ebay vb gibi yurdışı kaynaklı sitelerden ürünleri ucuza alabilir, Türkiye'de bunları daha pahalıya satabilirsiniz. Fakat dikkat edin yurt dışından gelen ürün bozuk çıkarsa veya sattığınız ürünler çabuk bozulursa bu hayalleriniz kısa sürebilir. Bu nedenle teknoloji gibi bozulma ihtimali yüksek alanlar yerine bozulma ihtimali daha az olan alanlarla bu işe başlamanız faydanıza olacaktır.

E. Kendi Sitenizi Kurarak:

Bunların yanı sıra bir internet sitesi kurup 1. başlıktaki adımları da uygulayabilirsiniz. Böylelikle daha fazla gelir elde etmiş olursunuz.

F. E-Kitap Yazın:

kitaplarınızı yazıp satın, kim bilir belki ileride büyük bir yazar olmayı bile başarabilirsiniz.

G. Domain Satışı Yaparak:

Domainleri düzenli olarak takip edip, ilgisi yüksek olan alan adlarını satın alıp daha yüksek fiyata satabilirsiniz. Bunun için domain sitelerini ve bu sitelerin ikinci el sayfalarını takibe alabilirsiniz.

H. Kartvizit, Davetiye vb Tasarlayarak:

Bu tür kartların tasarımlarını yapıp internet üzerindeki bir çok sitede satabilirsiniz. Böylelikle hiç bir masraf etmeden saedece bir kaç çizim ile para kazanabilirsiniz.

I. Çeviriler Yapın

Yabancı dilinize güveniyorsanız internet siteleri, gazeteler veya dergiler için çeviriler yapıp bunlardan para kazanabilirsiniz.

İ. Seo Danışmanlığı Yapın

Seo konusunda kendinizi geliştirip bu konuda danışmanlık yapabilirsiniz. Hatta bir adım daha ileriye gidip bu konuda çalışan firmalara çalışan olarak bile girebilirsiniz.

J. Udemy'den Kazanın

Udemy üzerinden bildiğiniz konularda ders verin ve para kazanın.

3.YouTube Kanalınız Varsa:

A. Google Adsense Reklamları:

Google Adsense veya diğer firmaların reklamlarını alarak kolaylıkla tıklama ve görüntüleme başına gelir elde edebilirsiniz.

B. Tanıtım İçerikleri:

Kanalınızın konusuna göre firmalardan alacağınız ürünleri tanıtarak para kazanabilirsiniz.

C. Diğer Kanallar İçin Videolar Düzenleyin

Eğer video düzenlemekten anlıyorsanız diğer kanalların videolarını düzenleyip bunun ücretini alarak da para kazanabilirsiniz.

Daha çok kazanmak için tavsiyeler:

  • İnternet siteniz yoksa veya YouTube kanalınız yoksa bunlardan birini açabilirsiniz.
  • Yukarıdaki maddelerden birkaçını uygulayarak daha fazla gelir elde edebilirsiniz.
  • Kendinizi seo, fotomontaj, video düzenleme vb alanlarda geliştirin. Böylelikle daha çok alanda para kazanma fırsatınız olur.

KAYNAK: https://www.aliytrklkmz.com/2018/04/internetten-para-kazanma-yollar.html

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Antivirüs Kullanmalı Mıyız?

Yazılarımı güncelleyeceğimden bahsetmiştim. Şimdi bu güncelleme işine başlıyorum ve güncelleyeceğim ilk yazım Antivirüs Kullanmalı mıyız? adlı yazım oldu.

Antivirüs Kullanmalı Mıyız?
2016 yılında yazdığım önceki yazımda temel düşünce antivirüsün aslında çok da gerekli olmadığı, eğer belli işlemler dışında işlem yapılmıyorsa antivirüsün bilgisayarınızı gereksiz yere yavaşlatacağı idi. Fakat son çıkan güvenlik açıklarıyla gördük ki siz hiç bir şey yapmasanız, hatta internete bile girmeseniz bile işletim sistemlerinden, bakım programlarına hatta bilgisayar donanımlarındaki açıklara kadar bizi etkilediğini gördük. Özellikle Wanna-Cry gibi bir krizi daha geçtiğimiz günlerde atlattık. Bu zamanlarda da gördük ki işletim sistemimiz güncelleme yayınlayana kadar antivirüsler çoktan güncellemelerini yayınlamış oldular.

Tüm bu sebepler göz önüne alınınca artık antivirüs kullanmayın demek maalesef pek mümkün olmuyor. Hatta tam tersi artık bilgisayarınız internete bağlı ise mutlaka bir antivirüs de olsun bile diyebiliriz. Bu konuda ben uzmanım, ben bilmediğim yerlere girmem vb diye düşünmeyin. Yukarıda da belirtiğim gibi artık mecburi olarak kullandığımız yazılım-donanımlarda bile açıklar olabiliyor ve bizim bunlara karşı yapabileceğimiz hiç bir şey yok. Siz siz olun gerçek anlamda koruma sağlayan bir antivirüs kullanın.

 

KAYNAK: https://www.aliytrklkmz.com/2018/01/guncel-antivirus-kullanmal-myz.html
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 9

Bilgisayarda Çocukların Güvenliğini Sağlama

Bilgisayar kullanım oranı giderek artarken kullanım yaşı da giderek düşüyor. Artık çocuklar konuşmaya, yürümeye başladığı anda telefonu da kurcalamaya, oradan videolar izlemeye vb başlıyor. Biraz daha büyüdükten sonra zaten bilgisayardan, tabletten ve internetten çocuğu almak neredeyse imkansız bir hale geliyor. Fakat böylesine büyük bir ortamda çocuklar için sadece faydalı içerikler bulunmuyor.  +18 içerikler, şiddet içeren gönderiler, çocuklara para harcatan oyunlar ve bunlar gibi bir çok risk de internette bulunuyor ve çocukları bekliyor. Bu riskler varken çocukları bilgisayardan ve internet uzak istememiz çok normal fakat günümüzde de bu neredeyse imkansız. Artık internet elimizdeki telefondan kolumuzdaki saate kadar girmiş durumda. Tüm bu nedenlere bakınca artık internetten uzak durmak günümüz için çok zor bu durumda da tabii ki çocukları bu tehlikenin içine bırakıp da gidemeyiz de bu durumda yapabileceğimiz bir kaç şey var bunlar;

  1. Aile koruma yazılımları kullanmalıyız.
  2. Belli bir içeriği çocuğa serbest bırakıp geriye kalan sitelere engel koymalıyız.
  3. Bilgisayar-tablet vb kullanırken çok da rahatsız etmeden neler yapıyor diye bakmalıyız.
  4. Yanlış sitelere girmesini engellemeliyiz.
  5. Oyunlarda gidip saçma sapan şeylere para harcamaması için kredi kartı vb bilgilerini vermemeliyiz.
  6. Sosyal ortamları kullanıyorsa kimlerle konuştuğunu takip etmeliyiz.
  7. Antivirüs kullanıyorsak çocuk güvenliği/ çocuk filtresi vb özelliğini etkinleştirmeliyiz.
Çocuklarımızı online ortamdan tamamen uzak tutmak imkansız olsa da onları bu ortama savunmasız bir şekilde asal bırakmamalıyız. Özellikle çocuk filtresi gibi özellikler kullanmalıyız. Çocuklarımızın bilgisayarda sadece faydalı içerikler okuyup, düzgün işler ile uğraştığından emin olmalıyız.
kaynak: https://www.aliytrklkmz.com/2017/08/bilgisayarda-cocuklarn-guvenligini.html
BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • turker @turker

    ek yazilimlara gerek yok. windows yeter.

  • protego @protego

    Katılmıyorum. Çocuğa eğitimini ver, neyin ne olduğunu anlat öğret. Yasaklamayla gözetlemeyle hiçbir yere varamazsın. Çocuğuyla konuşmaya utanan ailelere yasak koymak kolay geliyor tabi. Elbette 3 yaşındaki çocuğun bazı şeyleri görmesi engellenmeli ancak yaşı büyüdükçe yasaklar kalmaya devam ederse olmaz o iş. 6-7 yaşından itibaren çocuk bazı şeylerin farkına varmaya başlaması gereken yaştadır. Eskiden ebeveynler televizyonda öpüşme sahnesi çıkınca falan kanal değiştirirdi çocuklar görmesin diye ona döner iş. Neyin ne olduğunu öğreteceksin anlatacaksın. 15 yaşındaki çocuğun sosyal medyada kimle ne konuştuğunu ailesinin gizli gizli okuması en büyük ayıptır bunun çocuğu korumayla ilgisi yok. Herşeyi yasaklamak çocuğun gerçek dünyadan haberi olmaması anlamına gelir ki bir çocuğa yapılabilecek en büyük kötülük budur. Ama eğitim vermek yerine yasaklamak en kolay çözüm tabi o yüzden bizim ülkede yaygındır. Şu yazdıklarınızı Avrupa'daki Amerika'daki Kanada'daki Avustralya'daki ebeveynlere söyleyin bakalım nasıl bir cevap alacaksınız karşılığında. Konuştuğunuza pişman ederler sizi. Herşeyi yasaklayarak engelleyerek bu ülkeyi bu hale getirdik zaten.

    Ayrıca kendi yazınızı sanki başkasının gibi paylaşıp kaynak göstermeniz hoş değil. Kendi siteniz olduğunu belirtin. Bunun yanında yanlış anlamayın ve kırılmayın ancak 19 yaşındaki biri ailelere "çocuğunuzu korumanız için yöntemler" şeklinde tavsiyeler verebilecek deneyime, tecrübeye ve kapasiteye sahip değildir.

  • bjkamo @bjkamo

    Eğer illa bu dediklerin, bir kesime uygulanacak olsaydı, uygulamayı çocuklara değil de yaşını başını almış kimselere yapmayı daha uygun bulurdum. Merak etme Z kuşağı senden benden daha iyi biliyor interneti kullanmayı. Sanayi 4 devrine geçilmiş, makina kodlayacak adamımız yok ya da yetersiz. Özgür düşüncenin önünü aç, kişiyi yürüdüğü yolda faydalı olacak şekilde yönlendir, derim ben...

  • bjkamo @bjkamo

    Bu bilgi daha bir üzücü oldu. Genç bir arkadaşa hiç yakıştıramadım. Halbu ki bu tavsiyelere en önce kendisinin HAYIR demesi beklenirdi. Belki yorumlarımızı okur da fikirleri değişir diyelim.

Linux Kullanmanın Avantaj ve Dezavantajları

Uzun zamandır linux kullanıyorum bu nedenle bu konu hakkında ufak bir yazı yazmaya karar verdim.  Linux kullanmak eskiden beri birazda kulaktan dolma bilgiler yüzünden zor ve kullanılması imkansızmış gibi lanse edilmekteydi. Açıkçası bende Linux ile ilgili kısa yazılar yazmak için ara ara sanal makineye kurulum yapsam da sonunda bilgisayarıma kurup kullanmayı denemeye karar verdim ve kurdum. Tek işletim sistemi olarak kurdum ve  tüm işlerimi buradan halletim. Bu yazımda da biraz kendi tecrübelerimden biraz da araştırmalarımdan öğrendiklerimi sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

Linux Kullanmanın Faydaları:

İlk olarak avantajlardan bahsetmek gerekirse;
  1. Zararlı yazılımlardan korkmanıza gerek kalmıyor. Çoğu virüs diğer işletim sistemleri için yazıldığı ve Linux açık kaynaklı olduğu için kötü amaçlı yazılımlar sizi rahatsız etmez.
  2. Büyük bir desteğin sahibi olursunuz. Açık kaynaklı olduğu için büyük bir destek de sizinle oluyor. Ve sorununuz kısa sürede çözülüyor.
  3. Uygulama sıkıntısı eskisi kadar fazla değil. Çoğu uygulamayı bulabiliyorsunuz. Bulamadığınız uygulamalarında bir alternatifi oluyor.
  4. Oyunların çoğu artık sağlıyor. Önceki yazılarımda da söylediğim gibi çok oyun oynayan biri olmasam da oynadığım iki oyun da (ETS2 ve Counter Strike: Go) sorunsuz çalıştı.
  5. Çoğu donanımlarınızı kendi tanıyor ve çoğu kez driver vb sorunlarınız kalmıyor.
  6. Diğer büyük avantajı da tabii ki hem kendisinin hem de çoğu programın ücretsiz olması.
  7. Biraz saçma bir sebep gibi gelebilir ama arkadaşlarınız içinde ben linux kullanıyorum dediğinizde biranda gözler size dönüyor. Özellikle daha önce hiç kullanmamış ve linux kullanmayı kod yazılan bir ortam gibi düşünenler özellikle ilgi gösteriyor.
  8. Bazı işleri komut satırından yapmak insana keyif veriyor. (ilk başta uçbirim (komut satırı) çok korkutucu gibi gelse de bir iki tıkla kurabileceğiniz programı komut satırından kurmak size büyük bir keyif veriyor. "Bunu ben kurdum", "Bunu ben başardım" hissi oluşturuyor.)
  9. 8. madde de değindiğim gibi program kurmak vb öyle komut satırından yapılmak zorunda olan bir iş değil. Normal bir program gibi (ubuntu kullandığım için .deb ile biten paketleri) indirip iki kere tıklayarak kolaylıkla kurabilirsiniz. Fakat biraz ilerledikten sonra yine söylediğim gibi komut satırından kurmak daha keyifli gelebiliyor

Linux Kullanmanın Dezavantajları:

  1. Driverlerin çoğunu kendi kurduğunu belirttim fakat kurmadıklarını bulup kurmamız biraz uğraştırıyor.
  2. Sıklıkla kullandığınız veya kullanmak zorunda olduğunuz programların bazen aynısı bulamayabiliyorsunuz.
  3. Yapamadığınız işler için Google'yi biraz fazla kurcalamanız gerekiyor. Fakat genellikle de sorununuzun çözümünü büyük olasılıkla buluyorsunuz.
  4. İlk başta yabancı bir ortam gibi geliyor. Bu nedenle alışmanız zaman alıyor.
  5. Büyük oyunlar destek sunmakta fakat oynamakta olduğunuz oyunların hepsi Linux'ü desteklemeye biliyor. Bu nedenle bir oyunun bağımlısıysanız ve bu oyun yoksa sizin için üzücü olabilir.
  6. Bazı hataları çözmek biraz bilgi gerektirebiliyor.
  7. Sorunlarınızı vb çözebilseniz de bazen kaynaklar ingilizce olabiliyor. Bu durum (Benim gibi ingilizcesi kıt olanlar için) sorun yaratabilir.
  8. Kullanım oranının düşük olması. (Bu aslına destek konusunda sorun yaratıyor. Az kullanılması büyük üreticilerin Linux'e program yazma ihtimalini de azaltıyor.)
Linux'e geçmemek için oyun veya tasarım, çizim vb. programlar gibi sebepleriniz yoksa. Kısa bir süre (en azından sanal makine üzerinden) denemenizde fayda var. Ayrıca biraz farklılıkta fena olmuyor.

KAYNAK: https://www.aliytrklkmz.com/2017/08/linux-kullanmann-avantaj-ve.html

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Linux - Windows Farkı

Bu yazımda sizlere hiçbir zaman bitmeyecek soru olan Linux ve Windows'un farkı ne konusuna değineceğim. Yazıya başlamadan önce söylemek gerek ki aslında aralarında en temel fark oyun ve fiyat. Linux ücretsiz ama çoğu oyun linux'ü desteklemiyor. Aynı şekilde ikinci fark ise fiyat Linux ve çoğu programı ücretsizken Windows ve neredeyse tüm uygulamaları ücretli. Şimdi kısa kısa diğer farklara da değinelim.

  1.  Donanım: Eğer bilgisayarınızın donanımı zayıf ise özellikle de windows 10, 8 gibi son çıkan işletim sistemlerinde biraz sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Ama linux'ün çok fazla sürümü olduğu için elbet sizin bilgisayarınıza uyacak bir sürümü bulunur.
  2. Linux açık kaynak kodludur. Bu işlerle uğraşan, uğraşmak isteyen ve bilgisayarını kurcalayanlar için büyük bir neden olabilir.
  3. Linux açık kaynaklı olmasından da kaynaklı virüslere iyi bir ortam sunmaz.
  4. Güncellemeler windows'a göre linux'te biraz daha kolaydır.
  5. Windows içni yazılan uygulama ve oyun daha fazladır.
  6. Linux'ün mağazasından tüm uygulamaları tek tık ile kurabilirsiniz. (Windows 10, 8, 8.1 ile de artık bir mağaza gelmiş olsa da yine de çoğu uygulamayı başka araçlar ile kurmak zorundayız. Linux ise bu konuda biraz daha kolay.)
  7. Windows'un bir diğer artısı da da donanım desteği bir çok üretici linux'e destek sunmuyor.
Yani kısaca iki işletim sisteminin de kendine göre + ve - yanları vardır. İkisinden birini ihtiyaçalarınıza uygun olarak seçmek ve kullanmak da size kalıyor. Bunun yanında çoğu kullanıcının windows kullanmasından dolayı sizin ben linux kullanıyorum demeniz arkadaşlarınızın dikkatini çekmeyi de sağlayabilir 🙂

 

Neye Göre Tercih Etmeliyiz?

Eğer günlük işlemler yapmaktan öteye gitmiyor, belirli oyunlar dışında oyun oynamıyor ve en önemlisi bir şeyler araştırıp kendinizi geliştirmeyi seviyorsanız sizin için Linux biçilmiş kaftandır. Fakat ben araştırma yapmayı sevmem, sürekli en güncel oyunları oynarım, sürekli render, photoshop gibi programları kullanırım diyorsanız böyle bir durumda da Windows daha akıllı bir tercih olacaktır. Her ne kadar Linux'de de render alabileceğiniz, video montajlayabileceğiniz, resimleri düzenleyebileceğiniz programlar olsa da bunların Windows'da olan alternatiflerine göre biraz geride kaldığını söyleyebiliriz. 🙂

KAYNAK: https://www.aliytrklkmz.com/2016/01/linux-ve-windows-fark.html

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • arsenik @sha-2

    Belki de bilgisayarınızın donanımı zayıf değildir. Belki Microsoft, Windows ürününde pervasızca sistem kaynağını tüketiyordur ve bu size donanım zayıflığı hissi veriyordur. Bir de böyle düşünmek gerek.

    • furkan1zek @furkan3ze3

      @sha-2 bende aynı fikirdeyim. Zamanında dual core 2 işlemcili bilgisayarımı linux ile değerlendirmek yerine öyle hiçte ihtiyacı olmayan birisine vermiştim. Aslında çok işe yarayabilirmiş :). Bence linuxun yaygınlaşması için windowsta kullanılabilen yazılımların linuxta da olması gerek. Adobe acrobat pro olmadan ben yaşayamam :(.

    • Lehimli At @at

      @furkan3ze3 kapatılmayan zibilyon tane Windows servisi çalışıyor arka planda.

    • arsenik @sha-2

      @furkan3ze3 Bazı markalar linux tarafında hoş karşılanmaz. Nedenlerinden birisi özgür yazılım felsefesine aykırı hareket etmeleri. Adobe de o markalardan birisi. Alternatiflerini denemelisiniz. Mesela daha önce katıldığım bir konferansta duymuştum Adobe ürün sözleşmesinde özetle "Bu ürünün İranlılar tarafından kullanımı yasaktır" gibi sonuçlanan absürt maddeler bulunduruyormuş.

    • furkan1zek @furkan3ze3

      @sha-2 Bence bu konu hakkında çok fazla taraf olmamak gerek. Mesela yerli olduğu için linux-pardus çok ilgimi çekiyor ancak kullandığım mühendislik ile ilgili olan neredeyse hiçbir programı linux desteklemezken tabi el kol bağlı kalıyor. Ama sırf tecrübe etmek için vaktimin çok olduğu bir zaman yan sistem olarak kurup bir süre denemeyi düşünüyorum.

    • arsenik @sha-2

      @furkan3ze3 Tercih meselesi. Mühendislikle ilgili eminim her isteğe bir karşılık vardır linux'te. Sorun neyi nasıl kullanacağımızı bilmekte. Windows'u 10 sene kullandıysan Linux'ü de 10 sene kullan. Ondan sonra kıyaslama yap.

  • Arda Zeytin @ardazeytin

    Windows'un kullanım oranı %89-90 civarlarında olmaya devam ettiği sürece Windows her türlü kullanıcıya, Linux belirli amaca sahip az sayıda kullanıcıya hitap etmeye devam edecek. Bu durum Linux'daki "filanca Windows uygulamasının Linux alternatifi var" demekten öteye gidemiyor. Var ama çoğuna sadece var dersin. 5 dakika sonra Windows'a döner arkasında dev gibi ticari şirketler duran kurumsal ürünleri ücretli olarak kullanmaya devam edersin.

    Çok parası olan birinin çıkıp Mac OS benzeri kapalı sistem bir Linux işine ticari olarak girmesi lazım. Milyarlarca dolar dökecek ki Windows'a rakip olsun ve geçsin. Açık kaynakla falan bu işler değişmeyecek.

    • Ali Yatarkalkmaz @aliytrklkmz

      Belli bir programı kullanmak zorunda olanların yazımda da belirtitğim gibi geçrekten fazla bir seçeneği yok ama "ev kullanıcısı" dediğimiz kesimin de Linux'e geçmemek için bir sebebi yok.

    • H.Uğur ASMA @uykucuasma

      @aliytklkmz Aslında var yazınızda Linux un artıları olarak bahsettiğinin bazı şeyler aslında normal kullanıcı için eksi. En başında açık kaynak olayı . Hemen WTF diyebilirsiniz ama açık kaynak olunca başında kimse yok aslında ve isteyen istediğini yapıyor ve bu bir karmaşa yaratıyor. Kapalı dediğinin MacOS u neden kullananlar çok memnun. Açık kaynak savunucuları ve zamanı çok olan( öğrenci yada parası çok az olduğu için lisanslı ürün almayan kişiler) dışında Linux dan öyle süper memnun birisiyle karşılaşmadım. Yazınızda Linux marketi ile tek tıkla uygulama indirme olayından bahsetmişsiniz ama ben bilmediğimden soruyorum genel ve tüm linux dağıtımlarında olan bir özellik mi? İşletim sistemleri işini yapmalı bence ; size iş çıkarmamalı ( yani zamanı az olan insanların işletim sistemi ıvır zıvırıyla kaybedecek zamanları yok) .

    • Ali Yatarkalkmaz @aliytrklkmz

      @uykucuasma Linux dağıtımlarının %99'unun kendi marketi var.
      Açık kaynak olup birilerinin değişiklik yapması sizi etkielemz sonuçta onun yaptığı onda kalır siz açık kaynaktır kodlamadır bilmiyorsanız normal kulalnır gidersiniz.
      Windows'un Linux'e göre daha fazla iş çıkardıını net bir şekilde söyleyebilirim.
      Tüm iş dünyası Linux'dan fazlası ile memnun bunu neredeyse tüm sunucularda Linux çalışmasından da anlayabiliriz.

    • arsenik @sha-2

      @uykucuasma
      "Açık kaynak olunca başında kimse yok aslında ve isteyen istediğini yapıyor ve bu bir karmaşa yaratıyor."

      Karmaşa falan yok. Firefox da açık kaynak. Niye karmaşa yok? Bilmediğiniz için öcü gibi bakıyorsunuz olaya. Derinlemesine incelerseniz karmaşa olmadığını fark edeceksiniz.

    • Arda Zeytin @ardazeytin

      @sha-2 işletim sistemi ile bir tarayıcı karmaşıklık olarak karşılaştırarak tarihe imza atabilirsin.

    • arsenik @sha-2

      @ardazeytin Açık kaynak olunca başında kimse yok bu bir karmaşa düşüncesini savunuyorsan başka bir demem zaten. İyi geceler der çekilirim. 🙂

    • Arda Zeytin @ardazeytin

      @sha-2 Ben @aliytklkmz 'nin yazdığı yazıdan son kullanıcı bakış açısını anladım. Son kullanıcı için gayet doğru söylüyor. Ben açık yada kapalı kaynak konusunda değilim. Başında dev bir ticari firma durmadığı için kesinlikle bir karmaşa mevcut.

      Yoksa @aliytklkmz kurumsal firmalarımızdaki sunucularımız için mi windows linux + - demiş ben mi yanlış anlamışım?

    • arsenik @sha-2

      @ardazeytin Ben Ali beyin yazdığı şeyleri okumadım. Benim ilk mesajım dışındaki mesajım Uğur beyin karmaşa söylemineydi. Linux dünyasında kaynakların açık olması sebebiyle Uğur beyin eleştirdiği isteyen istediğini yapıyor söylemi bir özgürlük ifadesi aslında. Herkesin kendi altyapısını kurup kullandığı bir dünya. Windows'da olduğu gibi tek bir ürün yok sizin de bildiğiniz gibi. Normal bir kullanıcıya göre de ürün var -Ubuntu- ben sadece terminal kullanırım abi diyen adama göre de ürün var. Bu bir karmaşıklık değil çeşitlilik. Neyi nasıl seçeceğini normal kullanıcıya bırakan bir sistem.

      Şimdi size karşı Ali beyin ilk yazdığı mesajı okudum.
      Ev kullanıcısı için hiçbir sorun yaratmayacak bir sistem Ubuntu. Windows 10 ile ne kadar problem yaşıyorsam aynısını belki de daha azını yaşayacağım bir sistem Ubuntu.

    • arsenik @sha-2

      @ardazeytin Kaldı ki bu sistemi yazanlardan bazıları da zaten son kullanıcıyı umursayan tipler değil. CentOS'un son kullanıcıyı umursadığını düşünsene. Ne komik olurdu.

      Mesela ben de o düşüncedeyim. Yazacağım bir şeyi sadece ilgilisi, bilgilisi olan kullansın. Pazardan adam toplayıp gel bunu kullan demem. İstemem de zaten ilgili olmayanın kullanmasını. Bu kişisel tercih ve düşünceler.

    • Arda Zeytin @ardazeytin

      @sha-2 işte bu serbestlik, çeşitlilik son kullanıcının gözünde ciddi bir karmaşa. Yani sen " CentOS’un son kullanıcıyı umursadığını düşünsene. Ne komik olurdu." bunu yazıyorsun ben anlayıp gülümsüyorum. Geriye kalan insanların %95 i neyce konuşuyor bunlar diyor. CentOS, Ubuntu vs. ne bunlar? Son kullanıcı daha windows'dan kurtulmaya kalktığı an ilk golü bu karmaşıklık ile kalesine yiyor. Ne kurayım? Hangisi daha iyi? E filancayı indirdim neden çalışmadı? Ahmet word dosyası attı bende neden yamuk çıktı?

      Yani çok uzatmama gerek yok. Mesela ben de oyun geliştiren biriyim. "Benim dediğim olsun, benim istediğim gibi oynasın, e beceremeyen oynamasın, e beğenmeyen de oynamasın." dersem işi bırakıp limon satmam lazım. 100 kişiye satacaktım bu kararla kaldı 5 kişi. Ettim zarar, akşama da taş yedim.

      Bahsettiğimiz çeşitlilik/karmaşıklık konusu da bu. Bir tarafta tek ürünle herkese hitap etmeye çalışan ticari bir ürün var, diğer tarafta sayısını bile hesap etmekte zorlandığımız "çeşitlilik".

    • arsenik @sha-2

      @ardazeytin Kişisel zevk ve iş farklı şeyler. Geçim sağlamak için elbet başkasını da gözetmek gerekir. Sen para kazanmak için veya insanlığa faydalı olması için oyununu üç platformda da çalışmasını istersin. O şekilde yazarsın. Ama iş zevke dönerse kendimden örnek vereyim kimseyi umursamam. Bu sistemleri ki arch linux ve alt kırılımlarını kastediyorum birileri kullansın da şu adamdan maddi çıkar sağlayalım diye yazmıyorlar. Elbette yazan vardır ama adam zevki için yazıyor. Haliyle zevkle yaptığı bir şeyde başkasını düşünmemesi gayet olası bir durum.

    • H.Uğur ASMA @uykucuasma

      @ardazeytin tam olarak da demek istediklerimi yazmışsınız azizim. Çeşitlilik harika birşeydir sayın @sha-2 ama insanlar karmaşa istemezler bir düzen isterler. Linux ne yazık ki özel kullanım alanları hariç sadece meraklıları için kalacak gibi duruyor .

    • Arda Zeytin @ardazeytin

      @uykucuasma Windows10 windows7'ye göre çok daha karmaşık mesela. Bu yüzden hala bir çok kişi 7 kullanmakta ısrarcı. Ama bu ısrarın kontrolü yine arkasındaki firmanın elinde. Yani bugün çok sevseniz de XP kullanamıyorsunuz. 7'de öyle olacak. Linux tarafındaki bir dağıtım elinde böyle bir güç yok mesela. Küçük esnaflar varken insanlar nasıl AVM düşkünü haline geldi ise aynı durum burada da var. AVM içerisindeki sistem, düzen vs. insaları küçük esnaftan koparıp alıyor. Bir yere gidiyorsun her şeyi buluyorsun. Kim olursan ol. Zevkin ne olursa olsun.

  • H.Uğur ASMA @uykucuasma

    Bir de sayın @sha-2 son kullanıcı konusunda bir karmaşıklık yaşıyoruz sanırım. benim nazarımda son kullanıcı işini halletmek için o bilgisayarın başına geçmiş kişidir. Halletmek istediği işin dışında fazla ayrıntıyla ilgilnemsi gerekmemeli yada ilgilenmek istemez. Yani yalın bir arayüz daha kullanışlıdır. Karmaşık isteyene de karmaşık halleri ni üretirsin verirsin isteyen istediğini seçer ama basit isteyen adama bir sürü özellik veripte onun işini yapmasını karmaşıklaştırmak iyi olmaz. MacOS kapalı sayılabilecek bir sistem ama benim gibi boş vaktinde bilgisayar başına geçen biri için biçilmiş kaftan. sadece işime odaklanıyorum ve başka şeylerle ( o sistem nasıl çalışacak felan yok sürücü felan) uğraşmıyorum. Amaca yönelik. Tamamen hobi amaçlıda başka işletim sistemi yada beta programları denemeyi ve kullanmayı severim ama bu hobi yani istediği gibi karmaşık olsun zaten amaç bu. Siz hobi gibi olan birşeyi son kullanıcıya vermemelisiniz.

NVIDIA G-SYNC VE AMD FREESYNC NEDIR?

Yeni bir monitör alacakken karşınıza çıkacak terimlerden bazıları da G-Sync ile FreeSync olacak. Fakat bu kavramlara geçmeden önce açıklamamız gereken farklı bir kavram var ki o da yırtılma (tearing).

Yırtılma (tearing) Nedir?

Yırtılma ekranda karelerin atlanmasından dolayı görülen yırtılmalardır. Örneğin oyunlarda özellikle Cs:Go gibi çok hareketli oyunlarda bazen görüntüde çizgi şeklinde bozulmalar görürsünüz. Bu olay tearing'dir. Bunu nedeni ise monitörünüzün hz değeri ile ekran kartının verdiği aynı olmamasıdır. Yani eğer monitörünüz 60  Hz ise ama ekran kartınız o an 60'ın altında veya üstünde bir fps verirse bu yırtılmaları görürsünüz.

V-Sync Nedir?

V-Sync neredeyse tüm oyunlarda olan bir ayar ve amacı bu yırtılmaların önüne geçmek. Fakat burada önemli olan bir nokta var ki o da şu ekran akrtınız monitörünüzün Hz'sinden her zaman daha yüksek fps vermeli. Yani Monitörünüz 60 Hz ise ekran kartınız asla 60 fps altına düşmemeli.  Bunun nedeni ise V-Sync'nin monitörünüz kaç Hz ise Fps'yi de bu değere sabitlemesi ve bu yırtılmaları engellemesi. Ama başta da belirtiğim gibi fps monitörünüzün Hz değerinden daha düşük olursa yani örneğimizde 60'ın altına inerse bu yırtılmaları yine görürsünüz. Kötü yanları ise gecikme yaratması ve atlama yapmasıdır. Bir kötü yanı da 120HZ veya 144 Hz monitörünüz varsa ekran kartınızın bu seviyelerin üstüne çıkmasının çok zor olmasıdır.

FreeSync ve G-Sync Nedir?

FreeSync Amd, G-Sync'de Nvidia'nın bu sorunlara bulduğu çözümdür.
G-Sync: En basit tanımı ile G-Sync destekleyen monitörler Hz değerini gelen fps'ye göre ayarlıyor. Fps kaç ise Hz'de o olduğundan bu yırtılmalar engelleniyor. Fakat G-Sync'yi kullanabilmek için hem G-Sync destekleyen bir monitör (ki bu monitörlere ekstra bir parça takılması gerektiği için çok pahalı monitörler oluyor) ve ekran kartı almanız gerekiyor. Yani "oyuncu" diye tabir edilen monitörlerin üst segmentlerinde bu özelliği görebiliyoruz. Bunun sayesinde de yırtılmalardan kurtulabiliyoruz. (Monitörden monitöre değişen şekilde bu özelliğin belli fps aralıklarında çalıştığını çok yüksek veya çok düşük olduğunda çalışmayabilir.)
FreeSync: FreeSync'de yine benzer şekilde monitör ve ekran kartının uyumlu bir şekilde çalışarak (Monitörü gelen fps'ye göre sabit Hz'de tutarak) yırtılmanın önüne geçiyor. Fakat bunu yaparken Nvidia gibi mönitöre ekstra bir donanım takılmasına gerek bırakmadan belli standartları destekleyen tüm monitörler bu teknolojiye sahip oluyor. (Tabii yine belli fps aralıklarında çalıştığını unutmamak gerekiyor.)

FreeSync ve G-Sync Farkı:

Aslında temel çalışma prensipleri birbirine benziyor. İkisi de tearing sorununu çözüyor. Temel farkları ise;
  1. Nvidia G-Sync'nin fps aralığı biraz daha geniş oluyor. (monitörden monitöre değişsede genelde FreeSync monitörlere göre biraz daha geniş aralık sunuyor.)
  2. Amd FreeSync monitör üreticisine ekstra bir masraf çıkarmadığı için Nvidia G-Sync'ye göre daha uygun monitörlü fiyatlarda da karşımıza çıkıyor. Böylelikle ulaşılması daha kolay oluyor.

Önemli Noktalar:

  1. İki teknolojinin de belli fps aralıklarında çalıştığını unutmamak gerek.
  2. İki teknoloji için de hem ekran kartınızın hem de monitörünüzün bu teknolojileri desteklemesi gerek.
  3. FreeSync Nvidia ile, G-Sync'de Amd ekran kartları ile çalışmamakta.

KAYNAK: https://www.aliytrklkmz.com/2018/03/nvidia-g-sync-ve-amd-freesync-nedir.html

BeğenFavori PaylaşYorum yap