Neredeyse kredi taksitimi ödeyemiyordum… (ATM ile Maceram)

Yaklaşık 3 yıl önce bir bankadan bir ihtiyaç kredisi aldım. Alırken taksitler ‘tam’ olsun, para üstü bozuklukla uğraşmayayım dedim (ayrıca 1 kurıuş da olsa hak geçmesi hiç hoşuma gitmez) ama en fazla taksitlerimi 299.99TL yapabildiler (son taksit 300TL + birkaç kuruş).

ATMden her ay taksitimi yatırıyordum, bazen 2 gün önce bazen 1 hafta önce, havanın güzelliğine, benim sağlık durumuma ve ATMnin önünden geçmeme bağlı olarak. ATM de güne ve o taksitin içindeki faize göre bana kuruşu kuruşuna para üstü veriyordu.

Sonra bir gün, ATM paramı kabul etmedi. Dedi ki, erken yatıramazsınız, ancak gününde yatırırsanız alırım. Bana zorluk oldu, ama her ay mutlaka belli gün gidip ATMye taksiti yatırdım, 1 kuruş para üstünü aldım… bir süre.

Sonra ATM dedi ki, ben artık 1 kuruş para üstü vermiyorum, bu 1 kuruşu hesabınıza havale edeceğim. Meğer zorla hesap açmışlar, o bankada hesabım yok bana sorsanız. Ama çare yok, havale et bakalım dedim.

Hesabımda her ay 1 kuruş birikiyordu ki… günlerden düne geldik (23 Mart, taksit ödeme günü, bu ayki taksitin ödenebileceği ilk ve son gün).

Normalde saat 20ye kadar ödenebiliyor kredi taksiti. Neyse ki biraz erken gittim, şube açıktı. ATM ne dese beğenirsiniz? Ödemenizi alamıyorum, çünkü para üstünü veremiyorum (sanki geçen ay verebiliyordu!)… Yani 1 kuruş para üstü veremiyor diye benim ödememi gecikmeye düşürecek, ertesi gün tekrar uğraştıracak, tahminen 1 günlük faiz yazdıracak!!!

Ödememi şubeden yaptım, elbette 1 kuruşun lafı bile geçmedi, ne ben istedim, ne görevli bahsetti…

3-5 ay taksit kaldı, onları da belli ki şubeden ödeyeceğiz artık, ATM almayacak paramı.

Kıssadan hisse: Mümkünse küsüratlı iş yapmayın, 1 kuruş fazla olsun tam olsun.

Son söz: Aslında olayın farkındayım tabi, banka hesapta para tutmamı ve taksitlerin otomatik ödemeyle ödenmesini istiyor. Ben faiz sever ya da faiz delisi birisi değilim ama bankanın işi faizle… Bana faizle kredi verecek, sonra hesabımda ‘faiz almadan’ para tutmamı bekleyecek. Yok ya! (Aynı şekilde bankanın işi parayla. Başka bir firmayla, esnafla işim olsa para üstü 5 lira hatta 10 lira çıkmasa o an, kalsın derim geçerim. Ama bankayla olan işimde 1 kuruş bile bana batar).

Ek: Hayatımda toplamda 4 kere 36 ay vadeli kredi aldım, 1i araç, 3ü ihtiyaç kredisi. Öde öde bitmiyor. Alacaksanız, mümkünse en fazla 24 ay vadeli alın.

#KonuDışı

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 14 / 30
  • Ronnie James Dio @ronniejamesdio

    2005 senesinden 2014 senesine kadar kredi ödedim. sanıyorum 5 kredi çekmiştim. 5 tane de kredi kartım vardı. öde babam öde, öde babam öde bitmedi. en sonunda bitirdim kredi ve kredi kartı borçlarımı. ondan sonra ilk işim tüm kartları iptal ettirmek oldu. şu anda bir tane bile kredi kartım yok, kredi borcum yok, üçüncü bir şahsa borcum yok. kafam o kadar rahat ki, anlatılmaz yaşanır.

    • arandur @arandur

      Benzer durumda sayılırım hocam, şöyle: Diğer memur arkadaşlar maaşı alınca kredi kartı borçlarını ödüyor ve geriye para kalmıyor. Sonra gene karta yükleniyorlar. Bense kredi kartı kullanmadığım için hiçbir şey (araba kredisi hariç) ödemiyorum, elimde maaşın büyük çoğunluğu, ayın sonunu keyfime göre getirip keyfimin istediği oranda birikim yapıyorum. Onları sürekli uyarıyorum, diyorum ki bakın, ben de sizin gibi yaşıyordum ama fakir hissediyordum, şimdi ise cebimde param var ve huzurluyum diye. ‘Evlenip çocuğun olunca sen de bizim gibi olacaksın’ diyorlar. Sanki mecburum borç batağına girmeye 🙂

    • Ronnie James Dio @ronniejamesdio

      @arandur devlet kendi eliyle itiyor vatandaşı borç batağına.

    • Necmi @aglaknecmi

      Kredi gerçekten gerekmedikçe alınmamalı. Kredi kartı kullanımında fark var (1) Paraya eliniz değmiyor. Paralar mikrop yuvası. (2) Bozuk parayla uğraşmıyorsunuz, gereksiz ‘hak geçişi’ olmuyor. (3) Kart kabul eden market, firma, bunun maliyetini fiyatlarına eklemiş oluyor, nakit verince indirim yapmıyor, nakit kullanan zararlı çıkmış oluyor (4) Kart eğer her ay düzenli tam ödenirse, size 1 aylık geliriniz kadar ekstra para vermiş gibi oluyor, yani bir anlamda zenginleşiyorsunuz. (5) Herkese kart verilip, herkese 1 maaş kadar para hediye edilince (teorik olarak), insanlarda alım gücü artıyor, bu da fiyatları arttırıyor. Kart kullanırsanız, durumunuz herkesle eşitleniyor, kullanmazsanız dezavantajlı konuma düşüyorsunuz.

      Kafa rahatlığını sadece hayal edebiliyorum. Sanırım değer 🙂

    • Burçin @cok_okuyan

      @aglaknecmi Ben nakit çok kullanmıyorum. Banka kartım var, nakit hesaptan ödemelerimi yapıyorum. @arandur evli ile bekar arasında çok fark var, arkadaşlarının dediği doğru. Harcamalar ister , istemez artıyor. Elinde birikmiş olmadığından borçlanmaya başlıyorsun, sonra zaten geri dönüşü zor. Hatunlar sürekli masraf açar 😀 Çocuk oldu mu ayrı bir dert. Esas sorun zaten halkın büyük kesimi yoksulluk sınırının altında yaşamak zorunda kalıyor. Hal böyle olunca borçsuz yaşamak imkansız. Bu arada ben evliyim, hatuna ültimatonu verdim, elimizde olan paradan fazlasını harcayacak düşünceleri sil aklından, yada boşanırız diye 😀

    • arandur @arandur

      @aglaknecmi mantığınız doğru değil. Parayla uğraşmamak için bankamatik kartı da kullanılabiliyor. Kredi kartı düzenli ödeseniz de zenginleştirmiyor, aksine hak etmediğimiz parayı önceden harcadığımız için dengeyi bozuyor, borç batağına sokuyor. Eğer alışverişi esnaftan yaparsanız nakit indirimi de cabası.

      @cok_okuyan çalışmayan kızla evlenenler bunun derdini çeker diye düşünüyorum. Büyük konuşmayayım ama çalışmayan kızla işim olmaz 🙂

    • Necmi @aglaknecmi

      @arandur Mantık doğru değil demek tam doğru olmaz 😀 Asıl sorun herkes kart kullandığında kullanmayanın maddi olarak dezavantajlı olması. Alışverişler sadece nakit ya da peşin yapılabilse, fiyatlar çok düşerdi.

      Kredi kartları taksitlendirmeyi de kolaylaştırıyor. Çoğu kişi taksit kullanınca, taksitli fiyat (aslında vade farkıyla pahalı olan fiyat) normal oluyor. Bir kısım firma peşin ödemeye / tek taksite (ne demekse!) indirim(!) yapıyor ama çoğu yapmıyor, peşin aldığınız ürüne, kredi kartı komisyonu ve vade farkını da ödüyorsunuz gereksiz yere. Bir de bu farkın KDVsini tabi…

  • Burçin @cok_okuyan

    @ronniejamesdio arkadaşım gibi benimde ne kredi kartım var şuan ne de banka kredim. Ama bundan öncesinde birçok kez banka kredisi kullanmıştım ve kredi kartlarımı doldurmuştum. O dönemlerde ödeme sıkıntılarım oldu vs. Sonra elime toplu para geçince hepsini kapattım. O zamandan beri bulaşmıyorum kredi kartına taksitli kullanım olarak. Çok stressiz bir yaşam.

  • Gizem Aksut @gizemaksut

    Nasıl yani, hesapta para tutarsanız faiz alıyor? Hesap işletim ücretini mi kastediyorsunuz? Yani şu devirde ben de atm ile sadece para çekmek için uğraşan bir insanım. Borç harç, kredi kartı vs bunları eft ile yapıyorum. Tam emin değilim ama aynı bankanın mevduat hesabında tutmak zorunda değilsiniz, örneğin Enpara ya da diğer masrafsız ve şubesiz bankacılıklarda tuttuğunuz para ile de kredi vs ödeyebilirsiniz diye düşünüyorum. Böyle bir imkan vardır herhalde. ATM falan uzun iş, geçenlerde bir sınav ücreti yatıracaktım tutturdular atm’den yatırmanız gerekiyor falan diye, internetten olmuyormuş nasıl sıkıntı bastı anlatamam. ATM sadece para çekme ve para yatırma demek benim için.

    • Necmi @aglaknecmi

      Benim dediğim şu, bankanın ana işlerinden belki de birincisi mevduat toplamak, sonra kredi vermek. Bunu yaparken mevduata faiz veriyor, krediden faiz alıyor… İmdi, o zaman bankada tuttuğum her para için, tuttuğum her gün için bana faiz vermesi lazım (Bana kredi verirken bunu yapıyor, faizi alıyor, kendi işine geldiğinde). Öteki türlü bana haksızlık yapmış oluyor.

      AMA işte sistemi öyle ayarlıyor ki müşterinin vadesiz hesapta, faiz almadan para tutmasını teşvik ediyor….Hesap işletim ücreti saçmalığına hiç girmiyorum, onu konuştum, eğer hesabınızdan sadece kredi ödemeleri yapılırsa ücret alınmaz vs. dediler (zaten bu konuda yasal düzenleme var herhalde).

      Eskiden parayı, atıyorum 7 gün önce ödeyince ATM bana mesela 4TL 28 kuruş veriyordu. Sonra dedilerki parayı 7 gün önce vadesiz hesaba yatırın, günü gelince otomatik 299.99TL krediniz ödensin. 1 kuruş da zaten hesapta kalsın. 3-4 lirasında değilim, prensip meselesi.. Yanlışlıkla hesap işletim ücreti çekerlese olacaklarla da uğraşması cabası. Kafam rahat olsun diye hesapta bir 50TL fazladan tutmam lazım. (Üstelik ben o bankayı kullanmıyorum, bir kredim var sadece)

      Yahu banka zengin bana kuruşu kuruşuna faiz hesaplayıp tahsil ediyor, ben daha mı zenginim bankaya bedavadan, olan 3 kuruş paramı yatıracağım? Zaten böyle zengin oluyor banka 😀

      Ben de, sizin gibi, coğu para işimi internet şubelerinden hallediyorum. Bendeki tek sorun kullandığım ‘eski tip’ bankalar EFTden ücret alıyor 🙁

    • Gizem Aksut @gizemaksut

      @aglaknecmi Anladım meseleyi, evet eski tip bankacılıklarda yani aslında masrafsız olmayan klasik bütün banka hesaplarında galiba hesap işletim ücreti falan alıyor, çok da uyanıklar, faizi ancak vadeli mevduatlara veriyorlar. masrafsız bankacılıklardan enpara ve cepteteb kullanıyorum. son 1 sene içinde cepteteb çok daha gözümde açıkçası. neyse, bu iki dijital bankacılık da vadesiz mevduat hesabı için gecelik faiz veriyor, bilginiz olsun. enpara birikim hesabında tutulan ve istendiği zaman çekilebilen paraya gecelik faiz uyguluyor. atıyorum 100 TL paranız var, gecelik 1 kuruş faiz işliyor, oranı salladım tabi. cepteteb ise vadesiz mevduat hesabınıza gecelik faiz veriyor, aynı mantık. bu tip dijital ve gecelik faiz ödeyen sistemlerde paranızı tutup da ödeme zamanınız geldiğinde kredi borcunuzun olduğu diğer bankaya eft yapma imkanınız varsa öyle kullanın isterseniz. bunlar eft’den ücret de almıyorlar. yapabiliyorsanız bu şekilde yapmayı deneyin, olmuyorsa da atm ile uğraşmaya devam edeceksiniz ne yazık ki. ben çevremde de hesap işletim ücretlerinden, eft ücretlerinden falan dert yanan insanlara aynı şeyi tavsiye ediyorum, dijital bankacılığa geçin diyorum. ben enpara ve cepteteb kullanıyorum, enpara’nın şaha kalktığı dönem geride kaldı gerçi, faiz oranları düştü, kampanyaları çok azaldı ama olsun, halen daha gayet pratik, atm’si yaygın…umarım yarın öbür gün bunlardan ücret almaya kalkmazlar, alırlarsa zaten kendileriyle çelişmiş olurlar. 🙂

  • SEFA YALÇIN @sefayalcin1903

    Allah kimseyi bankadan kredi almak zorunda bırakmasın. @gamsizm bu güne kadar hiç almadığını ve mümkünse ömrünün sonuna kadar bulaşmayacağını dile getirmişti. Bende inşallah hiç bulaşmadan ölmeyi planlıyorum.

Naruto Shippuuden 500. bölümü şimdi bitirdim. 494’te başlayan Naruto’nun düğünü teması ile bitti 21. sezon. Aşağıya SS de eklediğim sahnede gözlerim doldu. Yaşlandım mı ne…

#akış #anime #naruto #SilinecekDurum #KonuDışı

BeğenFavori PaylaşYorum yap

LG G6nın 5.7 inçlik ekranı Samsung S7 Edge’in 5.5 inçlik ekranıyla hemen hemen aynı alana sahip. Nedeni ekran oranlarının farklı olması ve ekran büyüklüklerinin çarpraz / köşegen ile belirtilmesi.

#akış

Display formats: when 5.7 inches isn't the same as 5.7 inches - AndroidPIT

While the diagonal is the standard measure of a screen's size, one should also take the area and aspect ratio into account when evaluating a display. Here's why.
BeğenFavori PaylaşYorum yap

AndroidPolicce SnapDragon 835’ı test etmiş. Sonuç olarak eski nesilden hızlıymış…

#akış #android #Snapdragon

Qualcomm Snapdragon 835: The first benchmark results - comparisons to Pixel,...

Last week, I had the privilege of visiting Qualcomm's San Diego campus to check out the new Snapdragon 835 chip and run some benchmarks using Qualcomm's re... by David Ruddock in Development, News
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Mitsubishi Uni’nin mekanik kurşunkalemlerindeki yeni ‘Kurutoga W.Speed Engine’i ne anlama geliyor?

Bugün (22 Mart 2017) Uni 9 yıl sonra yeni Kurutoga motoru ‘Kurutoga W.Speed’ kullanan Advance modelini piyasaya sunuyor (daha önce yazmıştım https://teknoseyir.com/durum/655069). Günün anlamı açısından şimdi #Japonca ile ilgilenmenin faydaları, umarım ilginç bazı bilgiler verebileceğim ve ‘W.Speed’ ne anlama geliyor açıklayabileceğim 😀 Speed hız demek İngilizce, orada problem yok ‘W.’ ne anlama geliyor, giz orası.

Not: Benim Japonca bilgim çok kısıtlı, yanlışım varsa bilen düzeltirse sevinirim.

(1) Japon Alfabeleri
Japonlar hem kanji hem de katakana/hiragana alfabelerini kullanıyorlar. Kanji’yi Çinliler de kullanıyor (asıl onların alfabesi), her kelime için bir harf var. Sonuçta çok harf var ve öğrenmesi zor. Biz her ses için bir harf kullanıyoruz. Japonların kendilerine ait katakana/hiragana alfabelerinde ise her hece için bir harf var, yani arayol bulunmuş diye düşünebilirsiniz.

Bu alfabelerde 5 sesli harf var, kalanlar hep hece, bir tek ‘n’ harfi hariç. ‘n’ hece olmayan, sesli harfle bitmeyen tek harf. Mesela ‘m’ diye harf yok, ‘ma, mi, mu, me, mo’ harfleri var. Türkçe ile ilginç bir benzerlik var. Bizde ‘ğ’ ile başlayan kelime yoktur, Japonca’da da ‘n’ ile başlayan kelime yok.

Normalde bu ‘n’ hariç tüm kelimeler sesli harfle bitiyor. Bu önemli. Mesela şunu sorabilirsiniz, SORU: Japonca PENTEL nasıl yazılıyor, sessiz L harfiyle nasıl bitebiliyor?

Yalnız bu soruyu cevaplamadan, başka bir konuya girmek gerekecek 🙂

(2) Japonca’da olamayan sesler

Japonca’da ayrı bir L harfi yok. Bizim L olarak ayrıca duyduğumuz sesi, Japonlar R olarak (Rnin bir türü olarak) duyuyor. Bu konuda bilimsel araştırmalar da yapılmış, dil bağlamında olmadığında anadili Japon olan kişiler L ve R seslerini ayıredebiliyor ama dil bağlamında kulakları aynı şeyi duyuyor. Mesela, İngilizce ‘Right’ ve ‘Light’ kelimelerini cümle içinde değil tek başına söylerseniz, bir Japon (cümleden anlamı çıkartamayacak) ve tümüyle aynı kelimeyi 2 kez söylediğinizi iddia edecektir.

Yeri gelmişken olmayan bir ses de Y. Mesela İngilizce ‘Year’ ve ‘Ear’ kelimelerini Japoonlar aynı duyuyor. İngilizce bilen japonlar en çok bunların telaffuzunda zorluk çekiyor.

Bunu anlamak için, eğer İngilizce biliyorsanız ve Türkçe anadilinizse, ‘t’ ve ‘th’ seslerinin bize duyulması gibi düşünebilirsiniz. Bir İngiliz için ‘tree’ ve ‘three’ başlarında 2 farklı ses olan iki kelimedir, bize göre ise 2si de T ile başlar, bir T biraz daha değişik telaffuz edilir. Biz iki sesi de T olarak, Tnin hafif değişik versiyonları olarak duyarız.

(3) Japonca’da U kullanımı hakkında

Japonca’da bazı Ular okunmaz (gibidir). Mesela Japonca’da öğrenilen ilk 10 kelime içerisinde olması kuvvetle muhtemel olan, ‘arigatou gozaimasu’ (teşekkür ederim) ve ‘ogenki desu ka?’ (nasılsınız)ın sonlarındaki masu ve desu, çoğu zaman ‘mas’ ve ‘des’ okunur, aslında o U orada vardır ama üzerine çok basılmaz. (Genelde mesela ‘su’ (す / ス) harfindeki u okunmuyor gibi ama kurallar o kadar basit değil).

Bizdeki I’ya benzer şekilde bir boşluk doldurma görevi de var U’nun. Mesela biz ‘KRAL’ yazarız ‘KıRAL’ okuruz, ‘KI-RAL’ diye I üzerine bastırmayız ama orada bir I sesi vardır.

Naruto Animesi’ndeki ‘Sasuke’nin nasıl okunduğuna belki dikkat etmişsinizdir: ‘SASKE’ gibi okunuyor, aslında ‘SASuKE’ gibi, orada o U sesi var ama üzerine basılmıyor.

Artık bir cevap verebiliriz.
CEVAP: PENTEL, Japonca yazılırken, önce PE harfi, sonra N harfi, sonra TE harfi kullanılıyor (PENTEyi elde ettik). Asıl soru sonu.

Japonca’da L sesi yok, R kullanılıyor yerine. Rnin 5 çeşidi var ‘ra, ri, ru, re ,ro’. Sonu illa sesli bitecek. İşte böyle durumlarda ‘RU’ harfi kullanılıyor.

PENTEL, Japonca, Hiragana ile, PENTERU şeklinde yazılıyor. ぺんてる

ぺ PE
ん N
て TE
る RU

(Yabancı kelimeler genelde katakana ile yazılıyor, ancak Pentel yabancı kelime sayılmıyor anlaşılan).

(4) Kelimelerin Japon Halleri

Japonca telafuzu kendine has, ayrıca artık sizin de bildiğiniz gibi genelde sesli harfle bitiyor kelimeler, bir de Japonların özellikle yabancı dilden gelen kelimeleri kısaltma huyu var. Konu uzun, burada ayrıntıya girmeden 1-2 örnek verip devam edeceğim.

İngilizce: Blue (mavi), ‘blu’ okunuyor.
Japonca: Bu-ru-u.
LU harfi yok, RU kullanılıyor.

İngilizce: Beer (bira), ‘biır’ okunuyor.
Japonca: Bi-i-ru.

İngilizce: Black (siyah), ‘blek’ okunuyor.
Japonca: Bu-ra-kku.
LA harfi yok, RA kullanılıyor Sondaki K çifleniyor ki orada kelime bitebilsin. Adı ‘burak’ olan varsa, o da aynı şekilde japonize oluyor.

İngilizce Television (Televizyon), ‘telivijın’ okunuyor.
Türkçe: Türkçe’ye geçerken olan değişime de dikkat edin. (Türkçe’ye başka dilden bile geçmiş olsa sesler Türkçe seslere dönüşüyor).
Japonca: Te-re-bi.
LE harfi olmadığı için RE, Vİ harfi olmadığı için Bİ kullanılıyor. Son hece ise Japonların kısaltma huyundan dolayı uçmuş 🙂

Not: Japonca’da R harfi tam bizdeki R gibi okunmuyor, R-L-D harfleri arası bir ses.

(5) W harfi

Bu harfin İngilizce uzun yazılışı ‘Double-u’, çift-u manasında, okunuşu ‘dabıl yu’.

Bunun Japoncalaştırılmış halinin okunuşu: Da-bu-ru

Aslında bu sadece ‘Double’ kelimesinin japonize edilmiş haliyle de hemen hemen aynı.

Bu nedenle İngilizce ‘çift’, ‘duble’ anlamında ‘double’ gereken yerlerde Japonlar ‘W’ harfini zaman zaman kullanmışlar, çünkü Japonca okunuşları aynı. (Yalnız dikkat ‘w’ başka nedenlerle de kullanılmış, her gördüğünüz W, ‘çift’ anlamına gelmeyebilir).

Not: Japonlar Kanji, Hiragana, Katakana ve Latin alfabelerini aynı cümle hatta aynı kelime içerisinde bile kullanabiliyorlar.

SONUÇ
Kurutoga W.Speed Engine (W スピード エンジン), yani kurutoga daburu supiido enjin, kurutoga çift hız motoru, çift hızlı motor, anlamına geliyor. Logosunda çift ok var ve 40 yerine 20 dokunuşta bir tur atarak, yani eski kurutoga’ya göre çift hızda çalışıyor.

Özetin özeti: W = Duble, çift

#kalem #mekanikkurşunkalem #Uni #Mitsubishi #Kurutoga #Pentel #akış

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • arandur @arandur

    Daha yeni Japon konuğum oldu, o yüzden ilgiyle okudum konuyu. Yanlışlıkla Kanji demiştim ona ama sonradan teyit etti Kanji kullanıyoruz ama başka alfabemiz de var diye. Halbuki ben Çin alfabesini söylemiştim, aklıma o geldiği için 🙂 ‘Kozlu’ yazan tabelayı ‘Kozuru’ diye okuyordu 🙂

    • Necmi @aglaknecmi

      Sizi bahane edip bir örnek daha vereyim 😀 Min (uç) kırmayan teknolojiyle Zebra’nın DelGuard modelini duymuşsunuzdur. Burada ‘DEL’ ne anlama geliyor bilmiyorum, ‘GUARD’ İngilizce ‘nöbetçi, bekçi, koruyucu’ anlamında ‘Gard’ okunuyor (Gardını al denildiğini duymuşuzdur).

      Japonca Katakana ile yaızıyor:

      デル de-ru
      ガード ga-a-do

  • Garbis @garbis

    Japonca yardım gerekirse her zaman buralardayım 🙂

    • Necmi @aglaknecmi

      Teşekkür ederim. Benim ilk amacım Animeleri orjinal dilinde izlemek olduğu için savrula savrula öğrenmeye çalışıyorum, öyle Japonya’ya gideceğim öğreneyim gibi bir motivasyonum yok (gitmeyi isterim, imkan yok, orası ayrı). Bu nedenle takılırsam, başka konuya geçiyorum, ama yardım gerekirse, bu yorumunuzu size hatırlatırım 😀

  • Garbis @garbis

    Benim öğrenmem bayağı zoraki olmuştu. Hiç animelere yada japon kültürüne ilgi veya bilgi sahibi olmadan gidip 5 sene yaşamak durumunda kaldım. O yüzden seni iyi anlıyorum insan mecbur kalmadıkça öğrenemiyor. 🙂 Ama tekrar dediğim gibi her zaman buralardayım.

  • Garbis @garbis

    Rica ederim, ayrıca gördüğüm kadarı ile gayet doğru yazıyorsun.

BTK 2016’nın dördüncü çeyreğine ilişkin istatistiklerini açıkladı.

#akış #SilinecekDurum #HaftalıkGündemeMalzeme

Türkiye cep telefonu görüşmesinde yine Avrupa birincisi

Türkiye, cep telefonunda aylık 426 dakikalık konuşma süresiyle bir kez daha Avrupa birincisi oldu.
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Mekanik Kurşunkalemlerde Tahta Kullanımı Hakkında Bir İki Bilgi

Tahta mı? Tahta ya… Teknoloji ile eski zamanların ağaç malzemesinin bileşimi çoğu insan gibi beni de garip bir şekilde heyecanlandırıyor. Bir ara bambu bir klavye vardı, araştırmış sonunda almamıştım ama görüntüsü hoşuma gitmişti https://www.aliexpress.com/popular/bamboo-keyboard-wireless.html. Lüks bir görüntü için tahta kaplamalar, yerde, duvarda, araçlarda hep karşımıza çıkıyor.

Mekanik kurşun kalemlerde tahta kullanımı deyince, çok lüks kalemleri düşünmeden, günlük kullanılan, yaşayan kalemler gözönüne alındığında, ilk akla gelen kalem elbette hiç kuşkusuz eline bir kere almış herkesin favorisi Pilot S20. Mükemmel bir kalem değil ama sevmeyene rastlamadım ki ben de çok severim. Favori 2 mekanik kurşun kalemimden biri S20dir (Diğeri de S20dir ama başka renk…esprisini yapmayacağım 😀 ).

Konuyu dağıtmayayım. Bunlar çok bildiğim şeyler değil ama araştırırken rastgeldiğim bilgileri, özgün bir çalışma olarak, burada paylaşıyorum.

Öncelikle ağaç, tahta, odun, ahşap, kereste… Malzeme olarak bu kelimelerin kullanımdaki farkları bilmem (Teknik olarak yanlış kullanabilirim). Ancak yeni öğrendiğim, ‘ağaç’ kelimesinin aslında sanki kulağa daha şık gelen ‘ahşap’tan daha iyi kaliteyi gösterdiği. ‘Ahşap’ deyince sıkıştırılmış talaş parçalarıyla da ahşap ürün üretmek mümkün, oysa ‘ağaç’ta böyle kelime oyununa yer yok, ana malzeme ağacın bir parçası.

Reçine… Araştırmalarım bana aslında reçine (resin) nedir pek bilmediğimi gösterdi. Hala da uzman değilim tabi 😀 Bildiğim, ‘(doğal) reçine ağaçlardan sızan koyu kıvamlı bir madde, kehribar (amber), içerisinde böcek kalırsa binlerce yıl bozulmadan duruyor’ dan ibaret idi. Bu reçinenin sentetiği varmış, sentetik polyester reçine bir çeşit plastikmiş, reçineler malzeme olarak çok kullanılıyormuş. Plastik genel bir terimmiş, reçineleri de kapsıyormuş. Sentetik reçine çok sağlam, sert olabiliyormuş, bununla mesela sandalye, mobilya yapılabiliyormuş.

Reçine emdirme (resin impregnation) diye bir olay varmış… Tahta stabilizasyonunda kullanılıyormuş. Bildiğimiz ağaç malzeme delikli yapısıyla cinsine göre ne kadar sert olsa da kolayca ezilebilen yapıya sahip. İlkokulda dişlediğiniz klasik kurşun kalemleri aklınıza getirin. Tahtanın çok daha uzun ömürlü olması için reçine emdirme işlemiyle, tahta içeirisndeki hava yerine sıvı reçine emdiriliyor, daha sonra kurutulduğunda tahtayla reçine (yani plastik) içiçe geçmiş son derece dayanıklı bir malzemeye dönüşüyor. (Emdirme işlemi için, videolarını YouTube’da bulabilirsiniz, öncelikle tahta kurutularak nemi alınıyor, sonra vakumla beraber reçine içerisinde bekletiliyor, emme tamamlandıktan sonra fırınlanıyor).

Özetle, reçine emdirilmiş tahta da yine ‘tahta’, görüntüsü değişmiyor, sadece içerisindeki boşluklarda hava yerine çok sert plastik var, ve dayanıklılığı son derece artmış durumda. Bu işlem sırasında renk de verilebiliyor (ki benim tahminim S20’de kullanılan tahtaya bu işlem yapılıyor ve renk bu sırada veriliyor, ama dediğim gibi bu bir tahmin emin olmak adına kendi çapımda da olsa deney yapmak için bir S20ye kıyamam 😀 ).

Reçine emdirmeyle tahta inşaat malzemeleri yapılabiliyor. En bildik uygulama ‘laminat’ parkelerde (lamine ya da eski tip parkelerle karıştırılmasın) en üst tabaka bir yazıcı çıktısı, o çıktıya reçine emdirilerek dayanıklı olması sağlanıyor.

S20de durum nedir?

Pilot’un sitesinde güncel mekanik kurşun kalem kataloğunda ağaç gibi görünen birkaç modele baktığımızda şunları görüyoruz:

Custom maple (HK-1000K-M), 10000yenlik (100 dolar+vergi) bu üst modelde adından da belli olduğu üzere ‘maple’ yani ‘akçaağaç’ kullanılmış. Malzeme için ‘Itaya Maple’ yazıyor. Burada ‘Itaya’ anladığım kadarıyla ekolojik ağaç üretimi yapan Japon bir şirket… http://www.itaya-eco.jp/ Belki de Japonya’da bir bölgedir, tam emin değilim. http://www.pilot.co.jp/products/pen/sharp_pen/sharp_pen/kaede/

Legno (HLE-250K), 2500yenlik bir kalem. Kızıl ve Kahverengi modelleri S20’ye (ağaç malzeme görüntüsü olarak) çok benziyor. Malzeme için ‘Resin impregnated cover wood’ denmiş, yani ‘Reçine emdirilmiş kaplama tahta’. Ağaç tipi belirtilmemiş. http://www.pilot.co.jp/products/pen/sharp_pen/sharp_pen/legno/

Bunlar dışında tahta olan 1000yenlik Justmeet Smart (HJSM-1SK) ve Justmeet (HJ-1SK) var. http://www.pilot.co.jp/products/pen/sharp_pen/sharp_pen/just_meet_smart_slim/ http://www.pilot.co.jp/products/pen/sharp_pen/sharp_pen/jujust_meet/

Pilot plastik malzemesini belirtmiyor ama başka firmalarda malzemesi direkt ‘resin’ (reçine) olarak geçen tümüyle plastik dolmakalemler vb. çok var.

Gelelim 2000yenlik S20ye. http://www.pilot.co.jp/products/pen/sharp_pen/sharp_pen/s20/ Malzeme olarak ‘Birch wood’ denmiş, yani Huş ağacı. Huş ağacının çok fazla çeşiti var ve kullanılmadığı yer neredeyse yokmuş, dayanıklı, az gözenekli bir ağaç. Genelde Akçaağaç’tan daha kolay işlenip, onun yerine kullanılabiliyormuş. Göze hitap eden, işlemesi kolay ve uygun fiyatlı olarak nitelendiriliyor. Benim tahminin, Pilot’un Japon firması olması dolayısıyla Sibirya Huşu da denen Beyaz Kabuklu Japon Huşu kullandıkları yönünde. (Sadece yerel ağaç kullandıkları varsayımıyla atıyorum, başka bir bilgim yok). Bu ağacın bir fotosu için bakınız: https://en.wikipedia.org/wiki/Betula_platyphylla . Reçine emdirmeden bahsedilmese de, ben özellikle renklendirme ve tabi sağlamlık (evladiyelik) için bu işlemin, biraz yukarıda da yazdığım gibi, yapıldığını düşünüyorum.

#kalem #mekanikkurşunkalem #pilot #tahta #reçine #s20 #akış

(Foto bir S20 incelemesinden… http://carbonarius.com/2016/04/03/review-of-the-pilot-s20/ ).

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Platinum Pro-Use mekanik kurşun kalemin mat siyah rengi (MSD-1300) duyuruldu (7 Mart)
http://www.platinum-pen.co.jp/e_press_290307.html 10 gün olmuş, ben yeni gördüm 😀

Platinum’un Pro-use serisi kalemler mekanik kuşun kalemseverlere hiç yabancı değil. ( http://www.platinum-pen.co.jp/products/drafting/edraft1.html ) Özellikle teknik çizime yönelik pro-use I olarak bilinen MSD1000 ve pro-use II olarak bilinen MSD1500 modelleri alüminyum yapıları, beklenmedik ergonomileri ve çok çarpıcı dış görünüşleriyle hep ilgi çekmişlerdir.

MSD1000/1300, aslında Staedtler 925-25 ile aynı kalem, görüntüde az birşey farkları var. http://imgur.com/a/NZQDM (Niye aynı kalem olduklarını, bunun hikayesini bilmiyorum). Bu ikisi gümüş rengi… Staedtler’in 925-35 (ve 925-35N) diye lacivert renki bir modeli daha var, 925-25’ten farkı sadece rengi. Şimdiye kadar koyu renk tercih edenler için tek seçenek buydu. https://www.jetpens.com/Staedtler-925-35-Drafting-Pencil-0.3-mm/pd/6885

Ama artık Platinum pro-use I mat siyah var! Platinum bu rengin teknolojik cihazlarla da çok uyumlu olduğunu belirtmiş. Ben de siyahı sanki daha çok beğendim. Siz ne dersiniz?

Güncelleme: Kalem model numaralarında küçük bir karışıklık olmuş, düzelttim. Bu arada, eğer model numaraları fiyat gösteriyorsa, bu siyah modelin prouse I’den yaklaiık 3te 1 oranında daha pahalı olacağını söyleyebiliriz 🙁

#kalem #mekanikkurşunkalem #platinum #akış

BeğenFavori PaylaşYorum yap

rOtring 800’de plastik bir parça metal muadiliyle değişmiş görünüyor. Reddit’te bu durumu paylaşan kalemsever, kalemi Seul Güney Kore’de bir kırtasiyeden almış. https://www.reddit.com/r/mechanicalpencils/comments/5zvy2a/new_rotring_800_internals_have_changed/

Yeni:
http://imgur.com/2V9130Z

Eski:
http://i.imgur.com/rFEpBZX.jpg

Bazı firmalar mekanik kurşun kalem modellerini hiç değiştirmez. 20 -- 30 yıl sonra aldığınız kalemin ne tasarım ne malzeme ne de kalite anlamında ilk günkü kalemden farkı yoktur. Çünkü ilkinde olay bitmiştir, değiştirmeye gerek yoktur. Bu tür firmalarda ki bunlar genelde Japon firmaları, değişiklik olsa bile çok çok küçük olur.

Öte yandan rOtring gibi bazı firmalarda aynı modelin her an çok değişik versiyonlarını bulmak mümkündür. İçini haber vermeden değiştirirler, mekanizmayı güncelleyiverirler.

rOtring 800, pahalı, bunun yanında genel olarak fiyatını hakettiği düşünülen bir kalem ( http://www.rotring.com/en/mechanical-pencils/294-rotring-800-3501178542325.html ). Ancak hep bir ‘min kırıyor’ efsanesi kötü bir lanet gibi peşindedir. Bu konuda ‘bazılarında fabrika çıkışı içerisinde bir şeylerin sıkıştırılmamış olduğu, min kırıyorsa, kalemin içini aç, herşeyi sıkıştır, geri topla, sorun bitsin’ yazılmıştır birçok yerde. Daha sonra mekanizmada çeşitli iyileştirmeler yapıldığı dedikodusu da vardır.

Şimdi bu yeni sürüm bu ‘min kırma’ sorununa tam anlamıyla bir çözüm getiriyor olabilir. Bu güzel bir gelişme. Yeni metal parça, ağırlığa kötü etki etse de elbette plastikten uzun dayanacaktır, iyi bir gelişme.Ancak bu yenilenmiş sürümün resmi bir model numarası olmayacaktır (büyük olasılıkla) ve bulunabilirlik şu sıralar ciddi zor olacaktır.

Yeri gelmişken, rOtring’in (yani 1998’den beri markanın sahibi olan Newell Rubbermaid’in) müşteri hizmetleri Türkiye’de de, tüm dünyada olduğu gibi, çok iyi çalışıyor. Yeni sürüm mekanizma konusunda bilgi verebileceklerine çok ihtimal vermem ama kalemlerinde bir sorun olduğunda müşteriyi memnuniyetsiz bırakmazlar, orası kesin.

#kalem #mekanikkurşunkalem #rotring #akış

BeğenFavori PaylaşYorum yap