SanDisk 64GB Ultra Dual Drive USB 3.1 Type-C Bellek İncelemesi

Android telefonumda çalışacak bir ucu tipc, diğer ucu da usb tipA olan bir usb bellek arıyordum. Bu usb bellek benim istediğimi çözdü ancak bazı şartları var.

64GB'lık bellek FAT32 olarak formatlanmış hâlde geliyor. Hem telefonda hem de bilgisayarda sorunsuz çalışıyor. Yalnız FAT32 formatlanmış bir diske 4GB'den büyük boyutlu dosya atamıyoruz. Ben de NTFS ya da exFAT denedim. NTFS sıkıntı çıkarıyor ancak exFAT telefonumun dahili dosya yöneticisi ile güzel çalıştı.

CrystalDiskMark ile yaptığım testlerde en fazla 165mb/s okuma 65mb/s yazma hızı elde ettim. Ancak bu hızlar yanıltıcı. Bu hızlara sadece standart test boyutu olan 1GB ile test yapınca ulaşılıyor. Okuduğunuz ya da yazdığınız veri 1GB'ın üstünde ise gerçek hızları görebiliyorsunuz(Dieselgate skandalı misali).

Ürünün gerçek okuma ve yazma hızları ise 158mb/s okuma ve ortalama 25mb/s yazma. Test yaparken de dosya kopyalarken de yazma hızı 20mb/s'nin altına hiç düşmüyor. Tabi testleri büyük boyutlu dosyalar ile yaptım. Küçük boyutlu dosyalarda hız daha çok düşecektir ki bu da normal bir durum.

İnternette yorumlarda fazla ısındığı söylenmiş. Evet fazla ısınıyor ancak sadece bilgisayara takınca fazla ısınıyor. Yine de daha önce görülmemiş bir sıcaklık değil bu. Çok eski Sandisk USB belleğim de bundan biraz daha az ısınıyor. Dışındaki plastik kutudan sıcaklık fazlaca hissediliyor. Telefonumun usb portu usb3 desteklemediği için belki ısınmıyordur.

Ayrıca telefonda büyük boyutlu dosyaları kopyalarken yazma hızı 20mb/s civarında. Oldukça tatmin edici.

64GB'lık model 80 liraya satılıyor. Bu fiyata göre güzel bir ürün gibi gözüküyor. Kızaklı yapısının ileride bozulacağı aşikâr. 2 yıl sonra kızağı bozulursa dıştaki plastik haznesini kırıp kullanırım. Sonuçta dıştaki sadece portların içeri saklanabileceği bir kap. Başka bir işe yaradığı yok.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Cepte Şok Deneyimi

Evdeki büyükler internetten alışveriş yapanların dolandırıldıklarını düşündükleri için hep uzak duruyorlardı. Nitekim internetin ne olduğunu tam bilmedikleri için yaklaşmamaları daha iyi. Salgın döneminde ise dışarıdan çıkmamak için internetten siparişe sıcak bakıyorlar ama internetten satın almanın metodlarını bilmiyorlar. Yani satıcı güvenilir mi, malı teslim eder mi, sipariş portalı güvenli mi böyle şeyleri bilmedikleri için Şok'tan sipariş verelim dediler. Diğer mağazalar getirmezse daha çok kazık yeriz diye mi düşündüler acaba. Ben bile bilmiyorum.

Pazar gecesi, Pazartesi sabahı teslim edilmek için verdiğim sipariş Pazartesi 14 gibi teslim edildi diye gözüktü. Hâlbuki teslim edilen bir şey yoktu. Her neyse biraz bekleyim dedim. Sonuçta market en fazla 300-400m ötede. Yarım saat kadar geçtikten sonra markete gittim ki işte orada bahaneler başladı. Çocuk teslim etmeye gitti de, sizi arıyordu da... Sonra siparişteki bir ürünün eksik olduğunu farkettim. Yetkiliye söylediğimde eksik ürünlerin parası iade edilecek dendi. Siparişi hazırlayıp bir elemanı benimle birlikte eve gönderdiler. Eleman maske takmıyordu üstelik.

Evden çıkmadan alışveriş yapmak için verdiğim sipariş sonucunda evden çıkmış oldum. Yani bir işe yaramadı. Üstelik eve teslim için geldiklerinde poşetleri almamız gerek diyorlar. Ula 100 küsür liralık sipariş vermişim. Poşetleri de parasız ver bari!

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • KemalT @kemalt

    Şok hakkında genelleme yapmamak lazım. Ben 1-2 haftadır sipariş veriyorum.
    ilk 2 sipariş gecikmeli de olsa geldi. daha sonrakiler zamanında geldi.
    Bozuk taze meyve ve sebzeyi de bir sonraki siparişte yorumda belirttim. yenisini tazesini ücretsiz olarak getirdiler. Bozuk olanı siz onu atın dediler
    şok tan --Şimdilik-- çok memnunum.
    Migros 4 gün sonraya bile sipariş alamazken şok aynı gün içinde teslim ediyor.

  • Samed AYDIN @picasso16

    Maske vermiyorlar ki taksınlar. Olaylar patladığında maske takmak yasak dediler sonra birisi virüs kapınca göstermelk birer kutu verildi gerisi yok. Elemanlar bile poşet lazım oldu mu kendilerine açık çıkmaması için cepten ödüyor. Şok poşeti bedavaya vermiyorse elemanlar cebinden ödeme lüksü yok.

  • ScKn @scknn

    Arkadaşlar buradan sipariş vermeyin. Adamların hiçbir dağıtım donanımı olmamasına rağmen işçilerini köle gibi görüp yayan sevkiyat yaptırıyorlar. Yazık o insanlara. Bu zihniyete pirim veripte o insanların daha zor şartlarda çalışmasına göz yummayın. Size tek tavsiyem özellikle IOS uygulamasına girip yorumları okuyun ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Black Mesa, Bir Half Life Yeniden yapımı

Black Mesa projesini ilk duyduğumda HL2 yeni çıkmıştı sanırım. Hatta bu oyunun müzikleri daha o zamandan bitirilmiş hâldeydi. Ara sıra Nokia telefonumda açar dinlerdim. Proje çok uzadı. Aradan yıllar geçmesine rağmen projeyi rafa kaldırmadılar. Yavaş da olsa geliştirdiler. Başlandıktan neredeyse 15 yıl sonra projeyi tamamladılar.

HL2'deki Source motoruyla yapılması planlanan oyun sanırım CS:GO'nun güncel Source motoruyla yapılmış. Çünkü grafikler ve efeketler CS:GO dahil eski tüm Half Life serisi oyunlardan daha güzel. Nadiren bazı yerlerde garip droplar olsa da genel anlamda HL2'ye yakın bir sistem tüketimi var.

Oyunun zorluğu iyi ayarlanmış. Çok zorlanmadım ama bazı yerlerde trainer kullandım. Hikâye olarak ilk oyuna sadık kalınmış ama görsel olarak neredeyse değil herşey değiştirilmiş. Canavarlar biraz düşük kaliteli gibi kalıyor ama onların da yeniden yapıldığı belli oluyor. Özellikle oyundaki kaplamalar istediği sistem gereksinimine göre muazzam. Monitörlerdeki yazıların çoğu okunuyor. Varillerdeki, kutulardaki yazılar, geçtiğiniz yerdeki detaylar çok güzel.

Tabi ki bir de XEN var. Yapımcılar eski oyuna hiç sadık kalmamış, çok da iyi olmuş. Eski oyunda bu yaratıklar dünyayı işgal ediyor ancak geldikleri yerde başlarını sokacakları bir evleri bile yok! Bu ne menem çelişkidir. 😀

Bu oyunda XEN'de resmen hayat var. Çağlayanlar akıyor, kaplıcalar parlıyor, sonik patlama yapan köpekler etrafta dolaşıyor, uçan vatozlar göklerde süzülüyor vs. müthiş bir ortam. İçinde bulunduğunuz ortamın hâlet-i ruhiyesine göre göğün rengi değişiyor. Mor renkli bir sahne ile XEN'e giriyoruz, kaplıcalara girince etraf mavi oluyor değişiyor.

XEN'e bizden önce gelenlerin kalıntıları öyle bir iki çanta ya da silah olmuyor. Bizden önce gelenler XEN'de kamp bile kurmuşlar. Oraları keşfediyoruz. Oynarken inceleme yapacağımı düşünmediğim için bazı yerlerin ekran görüntüsünü almadım.

Oyunda birkaç küçük hata haricinde hiçbir hata yok. Her şey mükemmel çalışıyor. Böyle düşününce oyunun fiyatı alınan keyfe göre oldukça makul. İndirimsiz 31₺ olarak Steam'de satılıyor.

Kesinlikle tavsiye ederim. Half Life severler mutlaka oynamalı.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 9
  • Kenan @72pinedoram

    Bu oyun daha önce oynadığımız black mesadan farklı mı acaba? yeni grafiklerle tekrar mı piyasaya sürdüler?

  • M.Can @dogan_mcan

    Eline sağlık, güzel yazı. Xen gelmeden önce de, sonra da oynayıp bitirdim. Xen ve sonrasındaki bölümler haricinde fark göremedim. Zaten grafikler ve atmosfer en başından beri çok güzeldi. Erken erişimden çıkmadan önce de 2 ayrı sistemde oynadım ve herhangi bir bug ile karşılaşmadım. En güzel HL oyunudur benim için. Xen Soundtrack'i çok ama çok güzel. HL2'nin birçok yönden daha başarılı olduğunun farkındayım ancak bu oyunun çıkış tarihinin 1998 olduğunu unutmamak lâzım. Yeniden yapımı da kesinlikle hakkını veriyor. Bir de bu yapımın Valve tarafından değil de, küçük bir geliştirici ekip tarafından yapılması beni daha çok etkiledi, bu kadar güzel olmasını beklemiyordum. Remake nasıl olur sorusunun cevabı aynı zamanda. Seriyi baştan oynayıp bitirmek isteyenlerin kesinlikle Black Mesa ile başlaması gerekiyor. Daha sonra orijinal HL2, HL2E1 ve HL2E2 ile devam edilebilir.

  • Serhan Sukuroglu @serhan-sukuroglu_1

    Bütün halflie oyunlarını bitirdim half life 2 ve black mesa en iyi oyunu ama black mesa cok iyi çok iyi düşünülmüş bir oyun. Yeni oyunlar niye artık hiç heycanlı değil yaşım büyük olduğu için mi max panye 1 residen evil ilk oyunları inanılmaz keyifli şuanda call of duty son cıkan oyunu dışında beni heycanlandırmıyor.

  • Berkay Çiçek @mahirberkay82

    şu an iniyor inşallah iyi bir deneyim olur

Xiaomi Mi A3 İncelemesi

 

Xiaomi'nin Android One platformu için çıkardığı son model Mi A3 oldu. Daha önce Çin'de MiCC9 olarak piyasaya çıkan telefon global pazara saf Android olarak bilinen Android One ile sürüldü. Selefleri saf Android arayüzü tercih eden, nispeten ucuz telefon arayan kullanıcılar için iyi birer seçenek oldular. Mi A3 de bunu devam ettireceğe benziyor.

Teknik Özellikler

Boyutlar ve ağırlık: 153,48 mm*71,85 mm*8,475 mm, 173,8 g

Kasa: Ön-arka Gorilla Glass 5, plastik kasa?

Ekran: 6.01" Süper AMOLED, 1,560x720px çözünürlük, 19.5:9 ekran, 286ppi piksel yoğunluğu

Üçlü arka kamera: Geniş - 48MP f/1.8, 1/2", 0.8µm piksel boyutu, PDAF; ultra geniş açı - 8MP, f/2.2, 1.12µm piksel boyutu; derinlik sensörü - 2MP, f/2.4; 2160p@30fps

Ön kamera: 32MP, 0.8µm piksel boyutu, f/2.0; 1080p/30fps video kaydı

İşletim sistemi:  Android 9 Pie; Android One

İşlemci: Qualcomm Snapdragon 665: sekiz çekirdek CPU (4x2.0 GHz Kryo 260 Gold & 4x1.8 GHz Kryo 260 Silver), Adreno 610 GPU

Bellek ve depolama: 4GB sistem belleği; 64/128GB UFS 2.1 depolama; hibrid micro sd kart yuvası

Batarya: 4,030mAh Li-Po; 18W QC3 destekli

Bağlantı: Çift-SIM; LTE-A, Türkiye'de kullanılan tüm GSM frekanslarını destekliyor, Cat.15/13 (800Mbps/150Mbps); USB TipC; Wi-Fi a/b/g/n/ac; Bluetooth 5.0

Diğer özellikler: Ekran altı parmak izi okuyucu; mono hoparlör; 3.5mm jak

Kutu İçeriği

Kutudan telefonun dışında bir adet şeffaf yumuşak silikon kılıf, 5V 2A beyaz renkli şarj adaptörü ve beyaz renkli kablosu, SIM kart yuvasını açacak iğne ve kullanım kılavuzu gibi dokümanlar çıkıyor.

Diğer Xiaomi telefonlarda olduğu gibi bu telefonun kutusundan da kulaklık da çıkmıyor. Dahili FM radyoyu dinlemek isterseniz 3,5mm jakı olan bir kulaklığa ihtiyacınız var.

Tasarım

Telefonun ön tarafı son model sıradan telefonların tasarımı ile aynı olsa da arka kapaktaki janjanlı görünüm göreni cezbediyor. Benim incelediğim model de mavi idi.

Güneş altında arka kapaktaki renkler çok daha güzel gözüküyor. Ayrıca telefonun üst tarafı ve yanları yuvarlatılmış. Telefonu tutmayı kolaylaştırıyor. Pürüzsüz bir deneyim veriyor. Ön ve arka tarafı Gorilla Glass cam olsa da yan tarafların plastik? olması premium hissiyatını biraz törpülüyor. İnternetteki incelemelerde kimisi plastik kasa kimisi de metal kasa demiş. Telefon oldukça hafif ve bana kasa plastik gibi hissettirdi.

Arka kamera adası çıkıntı yapıyor ancak kutunun içinden çıkan silikon kılıf ile bu çıkıntı yok oluyor. Ekranın altında biraz boşluk var ama rahatsız edici düzeyde değil. Çentik son model tasarıma uygun damla çentik türünde. Ön kameranın solunda beyaz tek renk bildirim ışığı, yakınlık ve ışık sensörleri bulunuyor. Ahize, ekran ve kasa arasında ince bir çizgi olarak gözükmekte. İlk baştan ahize yok mu acaba dediğiniz oluyor. Ekranın köşeleri yuvarlatılmış. Çentiğin kenarlarında ve ekranın köşelerinde ekran çözünürlüğü sebebiyle piksellenme belli oluyor. Oraya ekran bölümünde daha detaylı değineceğim.

Telefonun altında ortada tipC portu, sağlı sollu olarak mikrofon ve hoparlör bulunuyor. Üst kısmında 3,5mm jak, kızılötesi verici ve mikrofon bulunuyor. Sağ tarafta ses açma ve kapatma tuşları tek tuş haline getirilip konumlandırılmış. Güç tuşu da ses tuşlarının altında yer alıyor. SIM kart yuvası da sol tarafta konumlandırılmış.

SIM kart tepsisi çift sim ya da tek sim + micro sd kart olarak yapılmış.

Ekran

720p süper AMOLED bir ekrana sahip. Manuel ayarlayabileceğiniz parlaklık çok yüksek olmasa da güneş altında ya da çok aydınlık bir yerde otomatik parlaklığı açtıysanız güneş altında görülebilecek kadar artıyor. Ölçme cihazım yok ancak yeterli diyebilirim. Ben de mağazada ilk incelediğimde ekranı en fazla bu parlaklığa mı çıkıyor diye düşünmüştüm.

Ekranın çözünürlüğü kafanızda soru işareti bırakıyor. Çentiğin kenarlarında, ekranın köşelerinde piksellenmeyi görüyorsunuz. Ancak telefon ekranındaki bir içeriğe bakarken bu düşük çözünürlük sizi rahatsız etmiyor. Yazılara ve uygulama ikonlarına çok yakından bakarsanız piksellenmeyi görebiliyorsunuz. 1080p panel bir cihaz ile yan yana bakınca özellikle yazı ve düz renk üzerinde olan motiflerde çözünürlük farkı anlaşılıyor ama kullanırken bu kadar dert etmezsiniz diye düşünüyorum. Zira resimlerde ve videolarda farkı anlamak zor.

Ekran konusunda benim beğenmediğim şey ise renkleri oldu. AMOLED ekran renkleri çok canlı veriyor ancak doğru vermiyor bana göre. Ekranı biraz soğuk tonları gösterecek şekilde ayarlanmış ve ayarlarda renk tonu değiştirme kısmı bulunmuyor. Bu AMOLED panel mi yoksa 1080p IPS panel mi diye sorarsanız görüntü doğruluğu bakımından kesinlikle IPS panel derim.

Ekranın altında parmak izi okuyucu bulunuyor. Ekran kapalı durumdayken telefonu elinize aldığınızda ya da telefonu biraz salladığınızda parmak izi okuyucu üzerinde oraya basacağınızı gösteren bir işaret çıkıyor. Bu özellik her zaman doğru çalışmıyor olsa da ekranda o işaret çıkmadan da belirlenen yere parmağınızı bastırıp kilidi açabiliyorsunuz. Parmak iziyle kilit açma biraz yavaş çalışıyor. Neredeyse 2 saniye bekletiyor. Bu yavaşlık parmak izi okunurken çıkan animasyon yüzünden mi yoksa sensör teknolojisinden mi kaynaklanıyor bilmiyorum. Sensör parmağınızı okurken oldukça parlak mavi-yeşil arası bir ışık açıyor o bölümde.

Sonra ekranın üzerine yapıştırdığım cam koruma yüzünden parmak izi pek iyi çalışmadı. Parmağı iyice bastırmak gerekiyor. Cam koruma alırken bunu göz önünde bulundurun ya da buna uygun bir cam koruma tercih edebilirsiniz.

Ekleme(28.09.2019): Parmak izini cam koruyucu katmanı uyguladıktan sonra kaydederseniz açarken çok sıkıntı olmuyor.

Batarya ve Ses

Telefon Quick Charge 3.0 teknolojisini desteklese de kutusuna 2A veren normal bir şarj aleti koymuşlar. Kutudan çıkan şarj aleti ile tam şarjın 2 saat 15 dakika olduğu söyleniyor internette yapılan incelemelerde. Ben de %25'te iken şarja taktığım telefonu 1 saat 40 dakika sonra %99'da çıkardım. İsterseniz QC3 destekleyen bir şarj aleti ve kablosu ile bu süreyi 1 saat 40 dakika civarına düşürebileceğinizi tahmin ediyorum.

Bataryanın bekleme süresi hakkında bir fikrim yok sadece 4-5 saat kadar kullanabildim ancak internetteki incelemelerde 4000mAh bataryanın hakkını verdiği belirtiliyor. AMOLED panelin de bunda katkısı vardır sanırım.

Xiaomi telefonlarında 3,5mm jak kaldırmayı artık bırakmış gözüküyor ki son çıkan telefonlarının neredeyse hepsinde 3,5mm jak vardı. Bu telefonda da bulunması iyi olmuş. 3,5mm jak üzerinden alınan ses çok yüksek değil. 32ohm gibi telefonlar için yüksek empedanslı bir kulaklık takarsanız çok yüksek ses alamayabilirsiniz. Ses kalitesi bana bu fiyat için yeterli geldi. Çok ahım şahım değil. LG G2'den sonra Xiaomi telefonların ses kalitesi beni pek tatmin etmiyor.

Ahizeden gelen ses bana baştan boğuk geldi ama deneyenler bir sorun olmadığını söyledi. Herhalde bana öyle denk gelmiştir. Ayrıca alttaki hoparlörü yüksek ses veriyor. Hoparlörden gelen sesin kaliteli olduğunu söyleyemem ama zil, video ve oyun sesleri için yeterli.

İşletim Sistemi ve Performans

Android One platformundaki telefon kutudan Android 9 Pie ile çıkıyor. Güncel güvenlik yaması da 5 Eylül tarihinde yayınlanmış.

Geçen seneki Xiaomi'nin Android One platformu telefonlarında yaşanan güncelleme sorunu bu telefonda yaşanmaz umarım. Geçen sene güncelleme geç gelip bir de üstüne sorunlarıyla beraber gelmişti. O yüzden güncellemeyi geri çekip biraz daha beklettiler.

Saf Android arayüzü oldukça sade ve kolay kullanılır. Ben de Mi6 telefonumda MIUI olduğu halde saf Android arayüzünü andıran Nova Launcher kullanıyorum.

Telefonda Xiaomi Community ve Aliexpress uygulamaları dışında bloatware bulunmuyor. O uygulamaları da kaldırabiliyorsunuz zaten.

Uygulamalar MIUI telefonlardaki gibi ekrana doluşmuyor. Uygulama çekmecesinde duruyorlar. Parmağınızı aşağıdan yukarıya doğru kaydırarak önce çalışan uygulamaları sonra biraz daha yukarı kaydırarak uygulama çekmecesini açabiliyorsunuz.

Navigasyon tuşları ayarlanmıyor. Ayarlarda tuşların yerini düzenlemek, türünü ayarlamak için bir bölüm bulunmuyor. Geri tuşu sol tarafta, ana ekran tuşu kalın ve kısa bir çizgi halinde ortada. Sağ tarafta ise tuş yok. Çalışan uygulamalara üst paragrafta dediğim gibi uygulama çekmecesini biraz yukarı çekerek ulaşabiliyorsunuz.

Koyu mod mevcut, isterseniz sürekli açık kalmasını ya da otomatik modda çalışmasını sağlayabilirsiniz. Ayarlar menüsü haricinde birçok yer koyu temaya geçse de telefonun tamamında koyu mod açılıyor diyemeyiz. Ayrıca her uygulamanın içindeki ayarlardan koyu modu aktif etmelisiniz. Genel koyu mod ayarı bunlara etki etmiyor nedense.

Kulaklık ses ayarı ve NFC de bulunmuyor.

VoLTE destekleyen hattınız varsa *#*#86583#*#* kodu ile VoLTE'yi etkinleştirebilirsiniz. VoWiFi da benzer şekilde etkinleştirilse de bende çalışmadı. Belki diğer Xiaomi telefonlarında olduğu gibi ileride EFS değiştirme ya da ShortcutMaker uygulamaları üzerinden VoWiFi'ı çalıştırabilecek bir yöntem çıkar.

4GB sistem belleği günlük kullanımda oldukça yeterli. Oyun oynamadığım için sistem performansını değerlendiremiyorum ancak Antutu testinde 140bin puan aldığını söyleyebilirim. Ayrıca telefon uzun süre kullanımda bile çok az ısınıyor. Oyunlarda sıcaklığı artabilir tabi. Kullandığım Mi6 sadece ekranı açıkken bile ısındığını düşününce Mi A3 baya iyi geldi.

Kamera ile kayıt yaparken, Chrome ile webde gezinirken yavaşlama hissetmiyorsunuz. Snapdragon 665 serin çalışıp aynı zamanda yeterli performans veriyor.

Kamera

Mi A3'ün en çok öne çıkan yeri üçlü kamera sistemi. Aslında diğer kameralar pek kullanılmasa da 48mp ana kamera övgüleri üzerine topluyor.

Mi A3 camera2api desteği açık olarak geliyor. Yani root yapmanıza, garip gurup programlar yüklemenize gerek kalmıyor. Play Store'dan indirdiğiniz kamera yazılımları ile ya da Google Camera portları ile camera2apiyi kullanabiliyorsunuz. Ben dışarı çıkıp kamera ile çekim yapmadım.

İnternette Mi A3 için şimdiden bir çok inceleme ve karşılaştırma videosu var. Görünüşe göre Mi A3 2000₺ altında en iyi kamera performansına sahip telefon oldu. Dahili kamera yazılımı oldukça iyi iş çıkartıyor. Sadece ışık azaldığında belki dahili kamera uygulaması yerine Gcam tercih edebilirsiniz. Yine de dahili kamera yazılımı çok iyi, gcam yüklemedim diye pişman olmazsınız.

Mi A3'te OIS yok. Onun yerine EIS ile yazılımsal stabilizasyon yapıyor. 4K@30FPS video kaydı yaparken EIS çalışmıyor ve çok sarsıntılı bir video ortaya çıkıyor. Yürürken kullanılabilecek seviye değil kesinlikle. EIS 1080p@30FPS'de açılıyor ve çok iyi iş çıkartıyor. Amiral gemisi telefonlarda gördüğümüz stabilizasyon performansına sahip. HEVC video kayıt desteği var. Böylece çektiğiniz videolar görüntü kalitesi kaybına uğramadan daha düşük dosya boyutu ile saklanabiliyor. Google Fotoğraflar'da otomatik yedekleme açıksa HEVC videoları da yedekleyebiliyor.

Sonsöz

Mi A3 2000₺ altındaki iyi bir alternatif. Artıları ve eksileri var. Realme ile Asya pazarında rekabetin iyice artması Xiaomi'yi böyle bir telefon çıkarmaya itti sanıyorum. Telefonun en çok eleştirilen kısmı olan ekranı gözleri iyi görmeyen ya da daha önce bu kalitede ekran görmemiş birini tatmin edebilir. Ancak güzel IPS panelli bir telefondan ya da Samsung'un üst serisi modellerden bu telefona geçiş yapanlar için ekran eksi bir nitelik olabilir. Kendi kullandığım telefonların ekran kalitelerini sıralarsam Xperia Z3C ~ LG G2 > Xiaomi Mi6 > Xiaomi Mi A3 diyebilirim. Yine de ekranı çok kötü değil. Mağazaya gidip görmeden karar vermeyin derim.

Ayrıca ben telefonu anneme aldığım için fotoğraflarda yazı fontu normalden büyük gözükebilir. 🙂

Artıları
  • Fiyatına göre mükemmel kamera performansı
  • Uzun bekleme süresi
  • Saf Android tasarımı(kişiye göre değişebilir) ve güncelleme desteği
  • Göz alıcı tasarım
  • Son zamanlarda kullanımı azalan bildirim ışığı
  • 3,5mm jak
  • Quick Charge 3 desteği ve tipC portu
  • Yeni çıkan telefonlara göre nispeten kısa boyu
Eksileri
  • Düşük çözünürlüklü ve renk kalitesi bakımından tatmin etmeyen ekran
  • micro sd kart takılacağı zaman bir sim portunun işgal olması
  • MIUI arayüzünde olan bazı ekstra uygulamaların ve ayarların bulunmaması(görüşme kaydı, ekran kaydı, ayarlardaki çeşitlilik vs.)
  • Çentik
  • OIS yok bu yüzden 4K@30FPS hareketli kullanımda tercih edilebilir değil.

 

İncelememi okuduğunuz için teşekkür ederim.

#XiaomiMiA3

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 37

Nillkin Amazing H+Pro Tempered Glass Screen Protector

Ürünü Xiaomi Mi6 için AliExpress'ten yaklaşık 9 dolara aldım. Nilkin official store üzerinden sipariş verdim. Bir ay gibi ortalama bir sürede geldi.

Paketleme oldukça iyiydi ve ezik, çizik yoktu. Kullanım kılavuzu 4 dilde çevrilmiş olsa da oldukça yetersizdi. Emsallerinden kat be kat pahalı olan bu ürün için detaylı bir video ya da kullanım kılavuzu olsa iyi olurdu.

İnternetten videolara baktığımda kimse redust cleaning film denen küçük bantın ne olduğunu bilmiyordu. Kullanım kılavuzunda da yazmıyordu tabi. Uygulama geçince çok zorlandım. Ekran filminden çok daha zor uygulaması çünkü en ufak toz zerresi bile büyük bir hava balonu yaratabiliyor.

Sonuç olarak beklediğimden daha kötü bir sonuç aldım. Redust cleaning filmin ne olduğunu çözüm ama iş işten geçmişti. 9 dolar verip mükemmel bir sonuç bekleyen biri için iyi bir durum değil.

Sonuç olarak ürünün kalitesi ve paketleme kesinlikle 10 üzerinden 10 alır yalnız ürünü nasıl uygulayacağımızı gösteren bir video ya da detaylı bir kullanım kılavuzu olsa iyi olurdu.

Ürün linki:
http://s.aliexpress.com/EVJfU7v6

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Chunghop L336 Learning Remote (Öğrenen Kumanda)

Evdeki uydu alıcının kumandasının çoğunlukla çalışmamasıyla birlikte uzun süredir kumanda arayışındaydım. Yerel satıcıların kumanda çeşitlerini araştırdım ama uydu alıcıma uygun değildi. Ben de orijinal kumanda bozulmadan önce öğrenen kumandalardan almaya kadar verdim ve 19 Temmuz'da Aliexpress'ten aşağıda resmi olan kumandayı aldım.

Bu öğrenen kumandanın işlevi çalışan bir kumandadan aynı işlevleri kopyalayarak kullanılabilir hale getirmesidir. 3 cihazı tek kumandaya atayabiliyorsunuz. İstediğiniz özellikteki tuşları bu yeni kumandadaki istediğiniz butona kaydedebiliyorsunuz. Yani illa ses açma kısma butonları sol üstte olacak değil. Ortadaki yön tuşlarına da atayabilirsiniz.

Kumandanın hassaslığı çok güzel. TV'nin, Uydu alıcının IR portunun gözüne sokmak gerekmiyor. İki AAA pille çalışıyor. Aldığım yerden 10 günde geldi. Postacı apartmanın girişine bırakmasa çok daha mutlu olurdum.

Bir puanı kırmamın sebebi kumandayı yeni kullanıyor olmam. Henüz ne gibi olası problemlerle karşılaşacağımı bilmiyorum.

Aliexpress: https://tr.aliexpress.com/item/Free-Shipping-Universal-Smart-Remote-Control-Controller-With-Learn-Function-For-TV-CBL-DVD-SAT/32572069190.html

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Mirror's Edge Catalyst

Mirror's Edge Catalyst selefi gibi bir parkur oyunu. Yine önceki oyunla benzerlik gösteren bir senaryosu var ve yine asi bir koşucu olan Faith'i kontrol ediyoruz. Oyun gelecek bir tarihte baskıcı bir yönetime karşı duran koşucuların hayatlarının bir kesimini tasvir ediyor. Ses ve altyazı için henüz Türkçe desteği yok.

Senaryo dahilinde ana ve yan görevler bulunuyor. Ana karakterimiz Faith ile görev dahilinde ve haricinde istediğimiz rotayı seçmekte özgürüz. Şehir koşarak ilerleyen biri için yeterince büyük. Ulaşabileceğimiz yerler senaryo dahilinde kazanacağınız özellikler ile genişliyor. Yani artık bir karakter geliştirme menümüz var. Oyunda kazandığımız deneyim puanları ile karakter geliştirme menüsünden(progression) istediğimiz özellikleri açabiliyoruz. Haritadan gitmek istediğimiz yeri işaretleyip yol tarifini açabiliyoruz.

Faith ablamız tehlikeye atılmayı seviyor

Resimde böyle gözüktüğüne bakmayın çoğunlukla güzel nişan alıyorlar

Mirror's Edge oyunlarında çevre ile çok fazla etkileşime girmek zorundayız. Bu oyunda, çevredeki her şey sizin için büyük bir önem taşıyor. Onları kullanıp istediğimiz yere daha kolay ve daha hızlı ulaşabiliyoruz. Ayrıca düşmanlarımızı da alt edebiliyoruz.

Parkur buldun giriş, dayak buldun sıvış

Faith güvenlik birimlerini pataklarken

Düşmanlarımız senaryodaki baskıcı yönetimin güvenlik birimleri oluyor. Karşımıza çıkan güvenlik birimleri senaryoda ilerledikçe daha fazla zorluk çıkartıyor. Faith barışçıl bir karakter. Ne kadar düşmanlarını pataklasa da silah kullanmaktan kaçınıyor. Oyundaki tek silahımız güvenlik birimlerinin iletişim sistemlerine bir çeşit saldırı yapmaktan ibaret. Düşmanlara biraz acı veriyor olabilir.

Nadir karşılaştığımız elit birlik Sentinel

Kaçmak ya da dövüşmek sizin seçiminiz

Mekan tasarımı ve grafikler çok etkileyici. Oyunda gece ve gündüz döngüsü gerçekleşiyor ama GTA oyunlarındaki gibi bu dönüşüme çoğu zaman birebir şahit olamıyoruz. Hiç yağmur yağmıyor. Gerçi yağsa duvarda yürüyemeyiz, böyle daha iyi. 🙂

Çevre etkileşimli ataklarda düşmanlara daha fazla zarar verebiliyoruz

İlerlemeden önce keşif yapıp bilgi toplamak bu oyunda nadir yaptığımız şeylerden

Oyunun çoklu oyuncu desteği ile ilgili hiçbir bilgim yok çünkü orijinal değil.

Artıları:

  • Grafik kalitesi
  • Mekan tasarımı
  • Çevre ile etkileşim
  • Senaryo

Eksileri

  • Bende uzun süre oynadıktan sonra takılmaya başlıyor. Büyük ihtimalle orijinal olmadığındandır.

Bonus:

  1. Free run ile çıkılabilecek en yüksek noktadan şehrin görünümü
  2. Adrenalin dozu yüksek bir atlayış

 

Resmi site: mirrorsedge.com

Yapımcı ve dağıtımcı: Electronic Arts

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Dan The Man

Dan The Man, arcade türünde klasik bir mobil oyun. Yaklaşık bir haftadır Android 6.0.1 yüklü telefonumda oynuyorum.

Oyun tarzı 2 boyutlu parkurda düşmanları alt edip ilerleme şeklinde. Başroldeki elemanımız Dan yakın dövüş tekniklerini kullanarak düşmanları alt edebiliyor. Onun dışında yakın dövüş silahları ve diğer ağır silahlar bulunmakta. Bu silahları parkurdaki belli yerlerden alabiliyoruz. Her bölümde bir adet gizli bölüm bulunmakta. Aslında gizli demek pek doğru olmaz çünkü bazen göz önünde bile oluyor. Sadece oraya ulaşmak normal oyun akışından biraz daha meşakkatli.

Farklı karakterler seçebiliyoruz. Bu karakterlerin kıyafetlerinden saç tarzlarına kadar şeklini belirlememiz mümkün. Yeterli altınımız yoksa oyun içi satın alma menüsünden bazı itemleri alabiliyoruz. Ayrıca reklamları da kaldırabiliyoruz.

Bölüm sonu düşmanlarının zorluğu iyi ayarlanmış fazla kastırmadan bölümleri geçebiliyorsunuz. Reklamları kaldırmamışsanız checkpointlere vardığınızda reklam girebilir.

Oyunun en sevdiğim yanı pili çok az tüketmesi ve telefonun ısınmasına sebep olmaması. Herhangi bir uygulama bile bu oyundan daha fazla pil tüketiyor. Gerçekten çok beğendim.

Tek yıldızı bazı reklamlardan çıktıktan sonra oyunun takılması sebebiyle. Onu da duraklatma tuşuna basıp ve devam et deyip aşabiliyoruz.

Oldukça basit bir inceleme oldu ama oyun da oldukça basit zaten.

Artıları:

  • Kolay oynanış,
  • Güzel ses efektleri ve grafikler
  • Az pil tüketimi
  • Ücretsiz ama parayla reklamlar kaldırılabiliyor

Eksileri

  • Reklamlar kaldırılmamışsa bazı reklamlardan sonra takılıyor.

Dağıtımcı: Halfbrick

Yapımcı stüdyo: Stuido Joho

Google Play Store: Dan The Man

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Submerged - Tırmanma Oyunu

Submerged, sular altında kalmış bir medeniyette geçiyor. Biz ve yanımızda getirdiğimiz hasta çocuk Tuka'yı iyileştirmeye çalışırken şehrin ekosistemine neler olduğuna dair ipuçları ile karşılaşıyoruz.

Oyunda çok nadir konuşmalar oluyor. O da canlandırdığımız karakterin bizim yapmamızı istediği görevleri bir cümle ile anlatması. Oyun süresince arka planda piyano eşliğinde şehirdeki binalara tırmanıp ipuçlarını ve Tuka'yı iyileştirmek için gerekli olan erzakları topluyoruz.

Oyun sadece tırmanmak ve erzak toplamak gibi hadiselerle geçiyor. Bulmaca yok, aksiyon yok, hikaye yok(varsa da ben göremedim). Tırman babam tırman. Sonra oyun bitiyor. Ben iki saatte bitirdim.

Çok düz bir inceleme oldu ama böyle. Tetris bile daha zevkli.

Steam indirimleri süresince fiyatı 10,54₺ Link

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Batuhan paylaştı.

Ses isleme: DSP Bit / KHZ / ADC-DAC nedir... (+ PDM/PWN/DSD)

Oncelikle bu yazidaki bilgiler kisisel bilgilerim olup hatalar icerebilir, bunlari gordugunuzde bildirirseniz memnuniyetle duzeltirim.

Aslinda Digital ses diye birsey yok, digital veri var ve onun da bir siniri yok 🙂
ADC adi verilen donusturuculer ( Analog to Digital Converter ) Ses sinyallerini isler, tanimlar ve I/0 degerlerine donusturur.
Bu yonuyle tipki AG baglantisi sistemine benzer.

Sesteki Bit degerlerini ve hz/khz degerlerini isterseniz kisaca anlatayim boylece AMP ne ise yarar daha iyi anlariz.

2 cesit BIT degeri vardir, birisi derinlik iken digeri ornekleme birimidir (BITRATE).
Ornekleme araligi icin once MP3 gibi sıkıştırılmış formatlari anlatarak baslayayim...
Bunlar aslinda bir arsiv dosyasidir ama ZIP dosyasi gibi icerisinden digitallestirilmis ses cikmaz, aksine her "sn" icin bir bit degeri verilir ve ses dosyasi o araliga gore kaydedilir, tabi birbirlerine benzerlik gosteren sinyaller yok edilerek yapildigi icin yer kazanilmis olur.
Mesela 128 kbps degerindeki bir MP3 dosyasi 1 saniye icin 128 KiloBit veri saklayabilir.

MP3 gibi formatlarda sinyal derinligi olmadigindan 16/24 BIT gibi degerler bulunmaz.
Bu degerleri decoding islemi esnasinda sahip oldugunuz DAC belirler, ama kayipli formatlar 16 BIT olarak sabit sekilde decode edildiginden anlatacak fazla bir konusu yok.

Digital ses turune ise PCM denmekte olup farkli formatlarda saklanabilir, "vaw", "AIFF", "M2TS" gibi...
Acilimi ise Pulse-Code-Modulation'dur, tanimlarsak...
Ses dedigimiz bir dalga titresimidir, bu titresimleri yakalamak icin bir aralik belirlenmistir.
En dusuk aralik 20 hz iken en yuksek aralik PCM icin 192 (384 de mevcut ama PCM de kullanilmaz) khz'dir...
20 hz demek saniyede 20 defa titresim demek iken 192 Khz demek saniyede tam 192 bin defa titresim demektir...
Yalniz bu dalga titresimidir ama tek basina titresim ses icin bir anlam ifade etmez, burada bir cok ek faktor varken Decibel denilen (ses) titresim siddeti birimi bunun seviye belirleyici olanidir.
Decibel ismi, mucidi olan Graham Bell'den gelmektedir, birimin adi Bell idi ama olculebilirlik acisindan 10 luk sistem kullanilmasi gerektiginden Decibel olarak kabul edilmistir.
Yani dalga siddeti hz ile degil DB ile olculur...

Konuya donersek...
Kaynak titresim araligi belki 1000 hz dir ama kaynak siddeti dusuk ise duyulmasi cok zor olabilir keza kaynak yuksek olur ama frekans dusuktur bu seferde anlamsiz gurultuler duyarsiniz...
Ses siddeti degerini kaynak gucu belirler, sesin kalitesini de frekans araligi belirler.
Tipki FPS gibi dusunebilirsiniz bunu 🙂
120*120 pixel bir goruntu 20 bin FPS bile olsa sizin icin pek bir anlam ifade etmez...
Bu konuyu (AMP) yazinin sonunda tamamlayacagim.

Bit ve Hz degerlerine donecek olursak.
Dijital ses icin BIT demek palet araligi demektir, yani nasil bir resim dosyasinda renk derinligi icin palet araligi var ise ses icin de ayni sey gecerlidir.
Orneklenen bir ses dalgasinin en alt ve ust ses degerleri icin bir palet hazirlanir ve butun islem bu paletteki derinlik sinirlari icinde gerceklestirilir.
Basitlestirirsek,
Tipki renk tonlari gibi ses derinligi icin de tonlar mevcuttur ve bunu dijitallestirebilmek icin bir aralik belirlenir, iste bu palet bu araligi temsil eder.
Ve ses islemcisi 1 seferde bu palet genisliginde veriyi isleyebilir, bu yonuyle bildigimiz islemci mantigi gecerlidir...
Ama islemciden ayiran kisim islenen verinin devasa boyutlara ulasabilmesidir...
Orneklersek...
192 khz ses cok yuksek bir tondur ve genis bir spectrumu vardir bu kadar buyuk bir ton degerini isaretleyebilmek icin yine cok buyuk rakamlar gereklidir.
Fakat teknoloji ve islem gucunun gelismesi once 24 Bit daha sonra da 32 Bit ses islemcilerinin onunu acmis, dolayisiyla inanilmaz DB ve Frekans degerlerine ulasilmistir.

8 bit bir ses dosyasi, 2 uzeri 8 yani 256 sayisal deger alabilirken 16 Bit'te bu 65.536, 24 Bit icin 16.777.216, 32 bit icin ise 4.294.967.296 rakamlarina tekabul eder.

Yine burada SNR de onemlidir.
SNR, Sesin arkaplan gurultusunden ayrildigi sinira denmektedir...

Ses'in gurultuden ayrilmasi icin siddetinin yuksek olmasi gereklidir ama veri alani darligi burada limitleyici etkendir bu yuzden 8 Bit icin SNR (Signal To Noise Ratio) 24DB ile sinirliyken 32 Bit icin bu deger tam 144DB'dir.
192 Khz 32 bit ses dijital veri olarak devasa kapasitelere denk gelir...
32 Bit 144DB bir kayit ozellikle muzik icin neredeyse sesin butun tonlarini kaydedebilir.
Bunu anlatmak icin PCM de bu islemin nasil gerceklestigini anlatayim kisaca...

8 Bit @ 20 hz bir ses dosyasi 8x20 =16bps
8 bit @ 20 khz ses dosyasi 8x20000 = 16000bps = 15Kbps
16 bit @ 20z = 16x20 = 32bps
16 bit @ 20 khz = 16x20000 = 320000bps = 312Kbps
32 bit @ 44khz = 32x44000 = 1408000bps = 1375Kbps
32 bit @ 192khz = 32x192000 = 6144000bps = 6000Kbps

Yani 2 saatlik bir Hi-Res audio blu-ray filmi 32 Bit / 192 Khz olursa: 120*60= 7200sn, 7200*6000 = 43200000KB / 42000MB / 42GB tekabul eder...
Sadece 3 dk muzik dosyasi neredeyse 1024MB olmaktadir 🙂

Daha once MP3 dosyalarinin BIT Depth degerinin olmadigini belirtmistim, bunun sebebi MP3 dosyalarinin PCM dosyalarindaki verilerin salt olarak islenmis ve sıkıştırılmış halidir.
PCM kayitlari verileri ayna gibi birebir saklarken MP3 gibi dosya formatlari ihtiyac olmadigi dusunulen ses tonlarini, benzerlik tasiyan tonlari, hatta araliktaki dusuk tonlari bile filtreler.
Bunlar genelde Yuksek tonlardir, bu yuzden MP3 Bitrate ne kadar yuksek olursa filtrelenen ses o kadar azalirken icerigin kalitesi de yukselir.
Fakat bu formatin Bitrate'i ne olursa olsun PCM formatinda ses vermesi imkansizdir, ton paleti bulundurmadigindan hangi tonlarin kaybedilecegine karar verilemez.
Yani yaklasik CD kalitesine denk gelen 512Kbps bir MP3 dosyaniz bile olsa seste kayiplar olacaktir.
Bu yuzden Losless denilen alternatif kodlayicilar cikmistir...
Bu kodlayicilarin MP3 gibi format'lardan farki kendilerini PCM ye benzetmeleridir.
Burada degisen sey ise yukarida belirttigim bit derinligi sistemidir.
Ornek olarak FLAC dosyalari 1hz 65khz arasi 32bit derinliginde sabit bir palet kullanir.
Kayipsiz dense de yine bir kayip vardir ama kayit araligi yuksek oldugu icin duyulabilecek seslerin kaybedilmeyecegi varsayildigindan kayipsiz sayilmaktadir.

FLAC turundeki kayitlarin orjinal kaynaklari PCM olmadigi surece hic bir anlami yoktur, MP3 gibi formatlardan geri donusturmek bosuna bir caba olacaktir 🙂

Son olarak su bilgiyi de ekleyeyim ki AMP ile dogrudan alakali.
Normal bir insan 20hz 20khz arasindaki sesleri dogal halleri ile duyabilecek kapasitededir. Oyleyse bu devasa KHZ birimleri ne anlam ifade ediyor...
Oyle ya, madem duyamayacaksak bu frekanslardan bize ne...
Mi acaba? 😀

Iste burada AMP devreye girmektedir. Amp yani amplifier, Turkce de AMFI olarak gecmektedir. Duyulmasi zor olan yuksek frekanslarin siddetini artirarak duyulabilecek hale getirir yani cok ciliz olan bir ses uygun bir ses siddeti ve filtrelemesi ile bant degistirip duyulabilecek bir hale gelir ki bu da...

DAC'tan alinan analog ses yukseltilerek yapilir.
Kaynak sesin elektron degerini yukselterek sesin dalga siddetini artirir, yani aslinda sinyalleri elektrikle yukler bu yonuyle WiFi router'larin yaptigi isi yapar diyebiliriz...
Ama bu cok karmasik bir istir ve bir cok filtreden gecmektedir, fakat bunlari anlatmak sayfalar dolusu yazmayi gerektirdiginden pas gececegim 🙂

Tabi AMP'in etkili olabilmesi icin sinyal haline gelen sesin dalga haline donusturulmesinde kullanilan birimin yani Hoparlor, Kulaklik kalitesi de bunu belirler.
DB araligi, OHM Direnci vs...
Iste Hi-Res kulakliklar da bu frekans hassasliklarina uygun bir yapi bulunur.

Ekleme:
ADC ve DSP konusunu cok hizli gectigimi fark ettigimden onlari da ekleme ihtiyaci duydum.

DAC/ADC : Digital to Analog / Analog to Digital Converter

ADC: Analog, yani dalga halindeki sesi saklanabilecek digital veri formatina donusturmeye yarayan bir cesit sinyal olcen ve donusturen birimdir.
Amaci ham sinyalleri olcmek ve islemciye gondermektir.

DAC: Yukarida anlatmistim, kisaca tekrarlarsak, dijitallestirilmis sesleri duyabilecegimiz hale getiren birimdir, DSP biriminden sesleri alir.

DAC hassasligi cok onemli bir konudur, ornegin 24 bit ses islemcisi olan bir cihazin 24 bit DAC cikisi olmalidir, aksi halde kayiplar yasanir.
Yine frekans da ayni yada yukari degerlere sahip olmalidir.

DSP: Digital Signal Processor
Ses yada Goruntu sinyallerini isleyen birime denir, amaci sesi (konumuz ses oldugu icin oyle dedim) islemek, filtrelemek ve amaca gore DAC yada ana islemciye gondermektir.
Ses islemcisi ve dijital sinyal islemcisi aslinda ayni seyler degildir, bazen goruntu islemcisi ile birlestirilirken amaca yonelik sistemlerde ses birimlerinde DSP ye ihtiyac duyulmaz (ses kartlari, ANFI'ler, Ev sinema decoderleri) cunki kendilerine ait ozel islem birimleri yada islemcileri vardir.
Sound Processor denilen birim bu is icin tasarlanmistir ve en iyi sekilde gormektedir.
Buna bazen Digital Sound Processor de denmektedir, fakat Digital Signal Processor ile karisikligindan dolayi sadece Sound Processor yada Sound Chip olarak adlandirilmistir.
Hangi tur olursa olsun Analog ses isleyen bu birimler dijital ortamda ses saklamak, uretmek yada oynatmak icin kullanilir.
Bazi Ses chipleri kodlama yoluyla ses uretebilirler, MIDI synthesizer bunun en basit ornegidir.
Genel amacli DSP'lerin donanimsal filtrelemeleri pek olmaz yada bunun icin ek birim kullanilir HTC 10 yada LG V10 ornekleri sayilabilir.

Su anda en populer ses islemcisi markalarindan bazilari:
Yamaha, Cirrus Logic, Wolfson, Maxwell.
Urettikleri Chip'in verimine ve amacina gore degisik sistemlerde kullanilabilir ki bu firmalardan Wolfson, Yamaha ve Cirrus Logic uretimi chipler Creative Ses kartlarinda da kullanilir.

Ayrica...
DTS ve Dolby gibi ozel ses islemcileri de mevcuttur ama bu iki turevin de yazilimsal olan yontemleri de mevcut oldugundan benzer donanimlarda da calisabilmektedirler.
Fakat bu aslinda bir benzetme/taklit seklidir, ust duzey ses sistemlerinde fark kolayca anlasilir ama nispeten orta-giris seviyesi urunlerde sinyal kayiplarini farketmek neredeyse imkansizdir.

Modern ses oynaticilarinda ses icin DSP ayrica secilebilirken bazen goruntu isleme yongasi ile birlestirilir.

Fazla kullanilmayan teknolojiler: (Istek)
PDM, PWM gibi daha cok BitStream seklinde calisan teknolojilerdir, son kullaniciya yansimasi olsa da pek tutulmamistir.

PDM: Pulse Digital Modulation
PCM den farkli olarak verileri 1 Bit seklinde isler, veriler bir dongu suresince biriktirilip oyle islenir, frekans her bit blogu icin degisken olabilir frekans siniri yoktur.
Yani 1 sn icerisinde kac bit veri gelecegi degiskendir, frekans ve dongu araligi belirler.
Aslinda saniye bile onemli degildir, dongu araligi (cycle) nano saniyeye kadar dusebilir.
PCM de bu sabittir, 8-16-24-32-64 gibi...

1 Bit aktarima ihtiyac duymasina ragmen frekans degiskenliginin onemi yuzunden her alanda kullanilmasi pek mumkun degildir.
Ozellikle ses bozulmalarinin onune gecebilmek icin cok fazla onlem alinmasi gerektiginden PCM icin cok iyi bir alternatif olamamistir.

DSD (Direct Digital Stream) bunun pratikteki belki de ses icin tek kullanimidir.
PDM yorumlamasi olan bu teknolojide ilk denemesi olan Super Audio CD formatinda tam 28.224 khz degerinde frekans degerine sahip iken gunumuzdeki son versiyonu bunu 8'e katlamistir.
Single Rate DSD, Double-rate DSD, Quad-rate DSD ve Octuple-rate DSD versiyonlari bulunmaktadir.
Single Rate: 64*44 khz = 2822 mhz
Dual Rate : 128*44khz = 5644 mhz
Quad Rate : 256*44khz = 11289 mhz
Octuple Rate : 512*44khz = 22579 mhz = 22.6 ghz!

DSD hakkinda Bazi kucuk bilgiler:
Butun PCM turu veriler DSD olarak aktarilabilir, birden fazla kanal ayni anda tek bloktan aktarilabilecegi gibi sinirlama yoktur.
SNR orani PCM'ye gore yuksek olsa da telafi ve tolerans imkani bulunmaktadir.
DB degeri aktarim sirasinda degistirilebilir, onceden yukseltilmis ses aktarimi dalga boyu ile saglanir.
Kulakliklara bile bu frekansta ses aktarilabilme imkani mevcuttur ama ozel donanim ister.
Dosya boyutlari devasa boyutlara cikabildiginden pek tercih edilmemistir.

PWM: Pulse Width Modulation
Aslinda bu teknoloji ses icin pek kullanilmaz cunki basit bir DAC ile calismaz.
Daha cok Voltaj ve Amper degiskenliginin onemli oldugu alanlarda kullanilmaktadir, Aydinlatma, Motor, Lazer vs...
Fakat bunun ses filtrelemesi icin de kullanabilecegini dusunen bazi ses uzmanlari ozel sistemlere bu modulu eklemislerdir.
DSD ile birlikte kullanilir, 1 ile 8 bit arasinda degisebilen BitStream teknolojisi desteklediginden sinirsiz frekans ve veri kombinasyonu mumkundur.
Fakat bu teknoloji burada aktarilamayacak kadar karmasik ve benim ne yazikki tam olarak anlatamayacagim bir sistem bu yuzden daha derine inmeden burada bitiriyorum.

Evet...
Uzun bir yazi oldu, hatalarim olduysa mazur gormenizi temenni ederim.

Yanlis yada eksik olarak gordugunuz bir bolum varsa belirtirseniz severek duzeltirim.

Okudugunuz icin tesekkurler.

#Müzik #ses #teknobilgi #inceleme

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 28