Röportaj: Avealabs'ın Kuluçka Merkezi'ne girdik
Avea sadece bir telefon operatörü değil. Bünyesinde telekominikasyon sektöründe çalışmak isteyenler için oluşturdukları bir çalışma merkezi bulunuyor. Kuluçka Merkezi adını verdikleri bu yere bir fikirle gidiyorsunuz ve o fikri geliştirmek için size çeşitli imkanlar sunuluyor. Detayları röportajımızda.
Sadece masa sandalye denmiyor ki? Size şirket kuruluyor. Bir şirkette olması gereken tüm altyapı sağlanıyor. Sermaye dediğiniz şeyin içinde bunlar da var zaten. Eğer fikrinizi gerçekleştirmek için donanım ya da yazılım gerekiyorsa Avea'yı ikna ediyorsunuz sağlıyorlar. Bu da para. Sadece şu kadarı bile milyarlarca liralık sermaye gerektiren şeyler. Avea'nın kendi imkanları size sunuluyor. Bunlardan en önemlisi başka operatörde bulunmayan Ar-Ge merkezi. Telekominikasyon işindeyseniz, projenizi test edeceğiniz donanım burada var. Misal, bina içinde çalışan bir cep telefonu sistemi simulasyonu var. Bir anlamda kendinize özel GSM şebekeniz oluyor. Yaptığınız şeyi ister donanım ister yazılım olsun burada test edebiliyorsunuz. Ve Avea'nın bir sürü işortağı var ki bunlardan biri TTNET. O yüzden yaptığınız işe açılabilecek kapıları da düşünün. Sadece masa sandalye demek çok hafife almak olur.
TS henüz reklam almadı. Bu arada reklam almadan bir site nasıl idare edilir konusunda parlak fikirleri başta sizden olmak üzere tüm izleyicilerden bekliyorum. Gelen fikirlerin adedi yettiğinde ayrı program çekip değerlendireceğiz. Şaka değil gerçekten bekliyorum 🙂
Üst kısımda menülerin olduğu yere bir başlık açılıp gelen fikirleri değerlendirmeniz nasıl olur acaba?
Teknoseyir iletişim formundan gönderebilirsiniz 🙂 http://teknoseyir.com/iletisim/
Çok parlak bir fikrim var...
Yetenekliyim ve projemi yaratabilecek bilgi ve beceriye sahibim...
Şirketim var, bilişim ve telekomnikasyon üzerine AVEA gibi büyük bir şirketin isteyebileceği bir ürünü geliştiriyorum...
AVEA da bana bunları gerçekleştirebilmem için teknolojik bir altyapı sunuyor 18 ay içerisinde bana elle tutulur benim işime yarayacak bir ürün ver sana iş ortaklığı teklif edeceğim diyor...
Peki 18 ay boyunca şirketini, işini gücünü zamanını emeğini projesine adamış şahıs ın bir ailesi olmayacak ya da epeyce zengin bir aileden gelecek ki 18 ay cepten yiyebilecek... ( istediğiniz zamanlarda gelip çalışabilirsiniz demişsiniz... Kendi kendinize yetiyorsunuz dışarıda çalışıyorsunuz iş çıkışı da avealabs a yumurtlamaya gidiliyor... AVEA iş ortaklığı alabilecek bir proje icin gunde 3-5 saat çalışarak bunu başarabilecekseniz zaten avea ya ihtiyacınız da yoktur)
AVEAlabs projesi fikir olarak ve sunduğu imkanlar olarak geliştiriciler için velinimet... Lakin boylesi (5 şirket ve maks 15 kişi) için biraz daha imkan yaratılsa, maddi destek gibi, şirketler tüm enerjilerini avea nın desteklediği değerli projelerine adayabilir ve 18 ay gibi kısa bir sürede sonuca ulaşabilirler...
Sözün özü AVEAlabs geliştiriciler ve girişimciler için hairka bir proje ama maddi destek eksikliği büyük bir sancı!!!
Teknoseyir büyük bir iş yaptı bu program gerçekten güzeldi. Teşekkür ederim
AAA
Bu tür girişimler dışarıdan bakınca oldukça güzel; hem girişimcilerin hem kuruluşun hem de ülkenin hayrı için yararlı gözükür ancak; genellikle kuruluşların, girişimcilerin gelecek vaadeden fikirlerini çok çok ucuza satın alarak kendi bünyelerine katmaları ile son bulur. Bazen hisse payları konusunda iyi pay kapan girişimci olsa da genelde böyle fırsatçı bir gidişat var gibi gözüküyor. Ayrıca seçilen isim (kuluçka merkezi) kötü olmuş bence. Zira güzel dilimizde "kaz gibi yolmak" vardır ve kuluçka bana bunu hatırlatıyor (Bilmiyorum belki de benim algıda seçiciliğim ve fesatlığım söz konusu :P). Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim ki, Avea böyle girişimlerden önce, mevcut çekim kalitesini arttırsa daha iyi olur. Yıl 2011 ve halen kesik kesik konuşma sıkıntısı yaşamak, özellikle resmi bir görüşme yapılıyorsa, büyük sıkıntılara neden oluyor (İzmir'de Bostanlı-Üçkuyular feribotunda yolculuk eden bir Avea'lı olarak bildirdim :D)
Reklam konusuna gelirsek; bildiğim kadarı ile firmaların reklam verme kriterlerinin başında ilgili kişi,kurum vs.'nin takip edilme,tanınma oranı başta geliyor(güvenilirlik, yıllarca var olma vs. den bile önce). Bu anlamda, site tıklanma oranının yerine artık günümüzde facebook ve twitter'daki takipçi sayısı daha önemli olmuş halde(firmaların kolaya kaçması olarak görürdüm bunu ama haklılar, zira 30 milyona yaklaşan kullanıcı sayısının olduğu bir yerde sizin aldığınız rating gerçekten ölçeği iyi olan bir ölçü). Ancak şu an için -sizin de belirttiğiniz gibi- bu platformlarda takip edilme oranınız istenilen seviyede değil. Burada sorun sizin yaptığınız işin kalitesi sorunu değil, site olarak ulaşabilirliğiniz (catch-all web site olabilirliğiniz veya) Site olarak TeknoSeyir'in sunduğu videoların çoğu, genellikle belli bir kesimin hoşuna gidecek şeyler (son msi anakartı ile ilgili videonuz gibi). Ben mesela pc bileşenlerine merakı olan biri olarak ilgi ile seyrettim ancak sıradan bir son kullanıcı için (sadece surf yapıp, facebook'a giren ortalama bir internet kullanıcısı diyelim) bu inceleme çok bir şey ifade etmiyor. Sitenizde yayınladığınız videoların bazıları çok "spesifik" kalabiliyor bu nedenle. Yine çok severek ve büyük keyifle izlediğim tozlu raflar kısmı, gözlerini açar açmaz core 2 duo, crysis, god of war, ps3-xbox 360 gören ve şimdi crysis 2, nvidia gtx 580, monster laptopları, alienware pc leri isteyen/kullanan/oynayan nesiller için sadece kuru nostalji gelebilir; özellikle tüketim alışkanlıklarımız aşırı hızlanmışken. Demek isteğim, bunlar gerçekten güzel bölümler ama herkese ulaşma konusunda problemler yaşayabiliyorlar.
Genelleme yapmak esasen tehlikeli ve bir bakıma kolaycılık olsa da, necip milletimizin teknolojik zaafı olduğu iki konu var: 1) Masanın üstüne kadim dostları sigara paketi ve araba anahtarı ile birlikte konan cep telefonları 2) LCD-Plazma tvler. Bu iki ürün alanında incelemelerinizi arttırırsanız tahmin ediyorum ki rating olarak artış yakalayacaksınız. Özellikle bu ikiliye son zamanlarda tablet pc leride eklemek istiyorum. Zira artık çoğu kişi tablet almak istiyor( sitenizde en fazla video altı yorum alan da genellikle tablet pc incelemeleri olmuş galiba). Mesela huawei u8800 ideos x5 telefonu tam incelenebilir bir telefon örneği. Zira pek çok özellik ihtiva ediyor ve f/p canavarı gibi bir algı oluştu. Çoğu kişi bunu almak istemiştir ama markasından dolayı bir çekince vardır. İşte sizin gibi video inceleme yapan bir site sayesinde çoğu kişi karar verme doğrultularını daha iyi belirleyebilir bu ürünler konusunda. Gerçi o zaman da teknoseyir format olarak marketing kanalı haline döner mi sorusu akla gelebilir.
Diğer bir konu da hediye konusu. Şöyle bir örnek vermek istiyorum: Üniversite de bir konferans düzenledik (öğrenci topluluğu olarak) kendi imkanlarımızla ve gerçekten alanında uzman iki konuğu ağırladık ama katılım maalesef hayal kırıklığı seviyesindeydi. Yaklaşık iki ay sonra fakültece bir konferans yapıldı. İnanın bizimkisi daha yararlı, daha güncel bir organizasyondu fakat diğerine katılım daha fazla oldu. Nedeni ise -acı ama gerçek- diğer konferansta öğle arası yemek ikramı vardı. Evet, hediye gerçekten çok etkili (nerede beleş oraya yerleş sözü bile apaçık bir özet) Özellikle ülkemizde bir derginin içerik olarak vasat olmasına rağmen oyun vererek ayakta kalması, yine ülkemizdeki çoğu gazetenin kuponlarla, promosyonlarla tirajlarını arttırması şaşmaz bir gerçek. Eminim ki size fazla maliyet getirmeyecek, ama ilgi çeken hediyeler bulabilirsiniz (fazladan gelmiş bir game pad, web-cam, flash bellek, kupa, mouse pad, sticker vs.)
Mesela yine tekno konuk gibi bir köşe yapabilirsiniz. Yeni albümü çıkmış bir sanatçıyla 10 dk civarı bir röportaj ilgiyi arttıracaktır. Elbette aaa sınıfı, telefonla konuşmak için bile kırk takla atmak gerekecek sanatçılar değil de daha kolay erişilebilir -genç- sanatçılar. İlk önerim hilal cebeci 😀 (sanatçı olarak değil de ünlü kontenjanından diyelim).
Naçizane ,ufaktan da saçmalamaya kaçan önerilerim bu kadar. Yeni videoları bekliyoruz...
Bu işi 2001'de Siemens yapıyordu. O yıl işe başladığım şirket eski bir Siemens çalışanının kurduğu (ilgili kişi 97-99 arasında da patronumdu) Siemens'in Türkiye'deki ilk kuluçka firmasıydı. Fındıklı binalarının 1. katını kuluçkalama merkezi yaptılar. İlk aylarda kattaki tek çalışanlar bizlerdik. Sonra yavaş yavaş dolmaya başladı. Burası Siemens'in o sıralar dünyada Almanya dışındaki 2. kuluçkalama merkeziydi. Yine o sıralar Türkiye'de Siemens'ten önce kuluçkalamaya başlamış olan Ericsson Crea World vardı. Mekan ve sunulan imkanlar Siemens'ten daha iyiydi. Maalesef orası 2007 gibi faaliyete son verdi. Yanılmıyorsam Siemens de projeyi bitirdi (emin değilim ama en azından devam ediyorsa bile artık Fındıklı binasında olmadıklarını biliyorum).
Kuluçkalama merkezleri öyle "istediğin saatte gel-git" tarzı çalışılabilecek yerler değildir. Evet ana firma sizi sık boğaz etmez ama size sunulan süre içinde elle tutulur birşeyler ortaya koymak istiyorsanız ciddi bir çalışma temposu içinde olmanız gerekir. O dönemde Siemens binasında ciddi olarak çalışan tek firma bizdik. Patronun eski Siemens çalışanı olması nedeniyle Siemens'in beklentileri ve sunduğu olanakların sınırları konusunda bilgisi vardı ve bağımsız firmaymış gibi işe asılıyordu. Sabah 9 akşam 6 mesai yapıyorduk. Bizden sonra binaya giren diğer firmalarda bu ciddiyeti göremedik. Örneğin 3 genç programcı mobil yazılım çözümleri projeleriyle bir odaya girdiler. Ne zaman binaya gelip ne zaman gittikleri belli olmazdı. İlk değerlendirme toplantısı sonrası da şutlandılar. Emlak pazarlama konusunda yazılımsal bir çözüm geliştirme niyetiyle bir amcam gelmişti bir ara. 1 yıl bile tutunamadan gitti. Adam emekli modunda çalışıyordu ve tuttuğu yazılımcısı da kendisi de yazlıkçı gibi takılıyorlardı.
Üzerinize kuluçkaya yatan firmanın sizi kendi müşterilerine götürmesi bu işteki en büyük fırsattır. Küçük bir firma olmanıza rağmen arkanızda bir devin referansını alarak piyasaya çıkarsınız. Bu tür bir işe girişecek olanların özellikle büyük firmanın atıl ve hantal kaldığı yerlerde kendisini ön plana çıkarması gerekir. Büyük firmaların büyüklükten ve kurumsal ciddiyetten kaynaklı devlet kuruluşu tarzı hantallıkları onları (en azından Siemens için durum böyleydi) bu tür kuluçka firmaların atikliğine yöneltiyor.
Kuluçka konusunu görünce coştum. Hem güzel zamanlar geçirdiğimden hem kaçan fırsatlara yandığımdan hem de konudan ağzım yandığından olacak 🙂
Darbeci Matkap
traş.
Bence tekno seyirin konu skalası da genişlemeli bir erkeğin ilgi duyacağı bütün konular inceleme konusu olabilmeli mesela arabalar gibi.İlla size galeriden test için araç yollanmasıda gerekmez kendi kullandığınız araçtan başlarsınız inceleme yapmaya sonra arkadaşınızın aracı ...
Birde bence kullanıcılar kendi kullandıkları donanımların incelemelerini çekip siteye yükleyebilmeli sizlerde yine bir video ile çekilen incelemeye eleştirel yorum yaparsınız böylece amatörün eksik kaldığı alanı ikinci bir video ile tamamlamasına fırsat olur. Mesela söyle bir inceleme olsa tadından yenmez arkadaşın biri bir akıllı telefon almış 2 aydır kullanmış otursa anlatsa bu telefona x programı yükledim şu şekilde kullanılıyor ve bu işime yarıyor ancak y programını yükleyince takılıyor,şurasında şöyle bir ayarı var .. Çoğu insan sahip olduğu akıllı telefonun neler yapabildiğinden haberdar değil bile..Hem böylece içerik üretme sürecindeki finansal sıkıntıların bir kısmını kullanıcı paylaşmış olur.Ürünü son kullanıcı inceler siz incelemenin üzerine yorum yapar (video) eksikleri tamamlar ve yayına koyarsınız.Yada şöylede olabilir aynı bu videodaki adamla röportaj yaparmışsınız gibi ürününü incelemek isteyen kişi ile randevulaşır video konferas yaparsınız siz sorarsınız o yanıtlar sonra montajlar yayına koyarsınız ...Bu şekilde inceleyecek o kadar fazla şey bulursunuz ki site dolar taşar...
Bütün bunlar olduktan sonra ortaya çıkacak içerik herkesin ulaşmaya çalışacağı içerik olacağı içinde abonelik sistemine geçersiniz mesela aylık 5 tl gibi bir ücret talep ederseniz fazla sıkıntı olmaz bence..Aslında bence ürün incelemelerindeki temel sıkıntı incelemelerin yüzeysel yapılması. Dış görünümünü incelemenin bir anlamı yok çünkü raflarda görüyoruz zaten. Görmediğimiz ürünün yazılımı ,kullanımı,ayarları, şarj süresi gibi ancak son kullanıcının farkında olabileceği konular bu yüzden alışveriş sitelerindeki yorumlar ilk bakılan ve en çok akılda kalan alanlar.
Araç konusu gündemde var ama orada özel bir hazırlık gerekiyor araç problem değil. Önümüzdeki ay deneyecek hale geliriz sanırım. Kullanıcı incelemesine yer vermek ilk başta iyi bir fikir ama çok amatör olacağından ters de tepebilir. Ayrıca kişilerin organizasyonu ayrı bir problem. TS bizim tek işimiz dğeil o yüzden ayırabildiğimiz zaman kısıtlı. Stüdyonun İstanbul dışında olması esas sorun. Ben bile zor gidiyorum 🙂 Biz bu imkanı uzun yıllardır forumlarda açtık. Ama bırakın videoyu yazılı incelemeler bile çok az geliyor. Günümüz gençliğinin ne Türkçesi düzgün ne de iki lafı bir araya getirebiliyorlar. O yüzden bu topa başkası girsin biz de izleyelim 🙂
Para konusunda kimse elini cebine atmaz. Ulaşacağınız kitle küçük olursa bu defa firmaların ilgisini kaybedersiniz. 10.000 üye 5 lira verirse güzel bir gelir olur ama firma gözünde 10.000 kişilik bir site olursunuz. Şu anda bile bir çoğu bir siteyi değerlendirmekten aciz. Sadece rakamlara bakıyorlar. Yine de yapıabilir ama ben 5 lira verecek 100 kişi bile çıkmaz diyorum 🙂 Aslında çıkabilmeli o kadar gereksiz dergiye bu parayı her ay veren var. Ama işte site olayı konsept olarak bedava olan bir şey. Bunu aşamayız sanıyorum.
Ürün incelemeleri ayrı konu. Türkiye'nin en detaylı incelemelerini Dark Hardware ve PC Labs yaptı. Levent abi bıraktı artık ama PC Labs'ta hala devam ediyoruz. Şöyle diyeyim detaylı incelemeyi takip eden insanların sayısı karın doyurmuyor 🙂 Artık o kişiler için içerik üretmek demek iflas bayrağını çekmek demek. Bu kişiler yakın bir gelecekte İngilizce kaynaklara yönelmek durumunda kalacaklar. Artık her şey hızlı tüketime uygun hazırlanıyor. TS de bu amaçla kuruldu. Gerçek acı da olsa gerçek. İdealist olup işsiz kalma seçeneğinde diretmek anlamlı değil 🙂