Fast Food Mağazaları

Biraz önce @burakozyurek bir soru sordu ben de ona istinaden bir yazı yazdım. Neden Fast Food mağazalarında çalışılmaması gerektiği ve neden HİÇBİR YİYECEK YEMEMENİZ GEREKTİĞİ ile ilgili. O durumda ilk kısmı anlattım, burada neden yememeniz gerektiği kısmıyla devam edeyim ben. Merak etmeyin ilk kısım da burada. Fast food bağımlılarına bizzat orada çalışmış biri olarak tavsiyeler vermiş olayım.

İlk kısım------------------------------------------------------------------------------------------------------------
9 saatlik mesain vardır. 10 saat olmadan bırakmazlar. Yarım saat yemek molan vardır, ki o molaya kendi yemeğini hazırlama sigara içme ve tuvalete gitme sürelerin de dahildir, onun dışında 5 dk bile molan olmaz 10 saat boyunca. 12’de mesain başlıyordur. 12’de iş yerine gelirsin neden 15 dk erken gelmedin diye mesainden yarım saat keserler. Ama çıkıştaki fazladan kaldığın 1 saati sana yedirmedikleri gibi, eğer normalde tam çıkman gereken saatte bir şekilde çıkarsan yarım saat de oradan alırlar. Tuvaletin gelir, 1,5 saat gidemezsin. İsimliklerinde müdür yazan -ama aslında 1200 lira maaş alan müdürümsü denyolar (evet kadın müdürler de dahil) kendinden aşağıdaki herkese bağırma hakkını kendilerinde bulurlar. Normalde müdürler (bir Burger King mağazasında 5 müdür olabiliyor) hiçbir kurala uymazken sen uymazsan bağırır çağırırlar. Denetleme olduğunda bölge sorumlusuna her türlü şaklabanlığı yaparken yanlış yapılan şeyler için normal çalışanları suçlarlar. 3 board’da 2’şer kişiden toplam 6 kişi çalışması gerekirken tek adamı 3 board’a birden bakmaya mecbur bırakırlar. Ki bu arada kendileri mal mal dolanırlar. Doğal olarak siparişler yetişmediğinde mal mal duran gerizekalı müdürler değil, daha işe başlayalı 2 hafta olan sen suçlu olursun. Üretim kısmında çalışırsın, ama dışarıdaki çöpleri de sen toplarsın yerleri de sen silersin. Bazı denyo müşterilerin salaklığı yüzünden tamamen haklıyken sen azar işitirsin. Siyah kösele boyanabilir ayakkabı isterler, müdürlerde adidas vardır. Bu durumda işkenceyi sen çekersin. 10 saat kafanda şapkayla dolaşınca sabah kalktığında yastıkta zavallı saç tellerini görürsün. 1 ay boyunca kıyafet getirtemedikleri için 3 beden küçük pantolonun içinde acı çekersin. İşten çıkmak istersin, çıkarmazlar. Çünkü sadece lise/üniversite zavallılarını orada çalıştırabilirler. Çıkmak için kavga etmen gerekir. İşten çıktıktan 1 ay sonra aynı mağazaya gidersen tüm eski çalışanlardan tek bir kişiyi bile göremezsin. Hepsi kaçmıştır. Gerizekalı müşteriler yüzünden terası kapatamazsın çünkü kalkmak istemezler, temizliği yapamazsın ve yine sen beklemek zorunda kalırsın. 10 saatlik mesai+yol süresince sadece 15 dk yemek molasında oturabilirsin ve bunun sonucunda akşamları yürüyemez hale gelirsin. Ve tüm bu bokları saatliği 3.1 liradan yersin. Üstüne nasıl ve ne şartlarda hazırlandığını gördüğün ve (işten çıktığım 2013 aralıktan beri tek bir fast food ürünü yemedim) bir daha hayatın boyunca yemeyeceğine yemin ettiğin şeyleri öğlen molasında yemek zorunda kalırsın.

2. kısım-----------------------------------------------------------------------------------------------------------
Yemek yediğiniz o tepsiler geceleri yıkanır. Ama gündüz zaman bulunamadığından ve çok az tepsi olduğundan aynı tabaklar kağıtları atıldıktan sonra -SADECE ÜST KISIMLARI YARI ISLAK BEZLE- silinerek tekrar devirdaime girer. Bir gün içerisinde bu devirdaim en az 5 kez sağlanır.
O bez de bir gün boyunca yıkanmaz zaten. O tepsilerden ne pislikler çıktığını ben bilirim. Bir de siz gider patatesleri yiyecekleri tüm tepsiye dağıtır iyice pisliğe yayarsınız yediklerinizi. DİKKAT EDİN eğer gittiğinizde yemek molasında bir çalışan görürseniz tüm tepsiye peçete açar. Kızartılan patateslerin yağları 3 saatte bir değişmesi gerekirken günlük değişir. O yağda güneşli bir haftasonu gününde en az 5 TON patates ve nugget ve türevleri ve integralleri denilen bilimum yiyecek kızartılır. Kurallara göre her yiyeceğin maşası farklıdır. Eldivensiz maşa ve maşasız hiçbir yiyecek tutualmaz. Yiyeceklere elini eldiven dahi olsa değdiremezsin. Tabi normalde. Uyan kim? Çalışanların eldivenleri o ağır işe ve sıcaklığa dayanamaz, 1 saat olmadan yırtılır. Ama değiştirmeye zaman yoktur. Vardır da müdürler o aralığı size vermezler ki işinizi iyi(!) yapın. Halbuki 30 saniye boş boş durmak yerine sizin yerinize baksalar bir sorun kalmaz. Tüm yiyeceklere parçalanmış eldivenin altından parmaklar bandırılır. Eğer yiyeceğinizin içinden naylon gibi küçük parçalar çıkarsa bilinki bunlar parçalanmış eldivenlere aittir. Yoğunluktan ötürü, normalde yiyecekler board'da yapılması gerekirken ve her board'da aynı anda maximum 4 yiyecek hazırlanması gerekirken, mecburi denemelerde bu sayı 13'e vurdurulmuştur. Dolayısıyla hazırlanan yiyecekler board'a sığmazlar ve ekmek kasalarında bile yapılabilirler. Yere düşen birşeyler olursa tamamen o çalışanın insafına kalmışsınız demektir. Alır geri koyar. Onun için sorun yoksa yoktur. Normalde piştikten sonra (etin türüne göre) 20-60 dakika içinde satılmayan etlerin çöpe gitmesi gerekirken, fazla yapıldığı için sabahın 11'inden akşamın 7'sine kadar o et devamlı sıcak tutularak size ulaşabilir. Etlerin bekletildiği kaplarda dijital sayaç vardır ve onlarca kez sıfırlanır. "Etleri kayış gibi" deyiminin geldiği yer de burasıdır. Aynı durum mayonezde ve hatta domateste bile geçerlidir. Fazla bekleyenler çöpe atılmalıdır (ilk gün öğrettikleri ve söyledikleri sözlerde kalır). Müdürler yiyecekler beklememeli kuralını "bekleyen yiyeceklerin saat etiketlerini yenisiyle değiştirin" şeklinde anlamışlardır. Arkada bulaşık yıkayan çalışanın gelip elinden yiyeceklere o rezil sıvıları damlatması olasıdır. Zira deterjan değiller. Zehirden farksız, adı söylenemeyen kodları olan sıvılardır onlar. İçerideki hamam gibi sıcaklıktan dolayı yiyeceğinizin içinde onlarca ter damlası bulunabilir. Eğer ellerinde bir malzeme müdürlerin salaklığından bitmek üzereyse çalışanlara verilen emir fısıltı şeklinde "azar azar koy! 2 domates yerine 1 tane koy! 4 turşu dilimi yerine 2'şer tane koy!" olur. Bazı diyetteki kişiler salata ister. O salataların nasıl yapıldığını bilen en fazla 1 kişi olur. Çünkü günde 1 kereden fazla sipariş verilmez. Dolayısıyla o salata haftalarca yarı hazır halde bekleyebilir. Bu yüzden fast food salatalarının tadı bir gariptir. Yediğiniz salataya dikkatle bakmanızı tavsiye etmem. Eğer müşteri bir yemeği beğenmediyse veya bir gıcıklık yaparsa çalışan kimse görmeden o yiyeceğin içine istediği her haltı karıştırabilir. O saatten sonra onun hayal gücüne kalmıştır. (kurallara göre müşteri her daim haklıdır, herhangi bir sebepten yemeği beğenmezseniz dörtte üçünü yemiş bile olsanız yenisini alabilirsiniz, hatta masaya giderken elinizden düşürseniz bile yenisini ücretsiz alabilirsiniz) (tam hatırlaayamadım ama yanlış değilse 4 dk içinde siparişiniz gelmezse cıngar çıkartma ve ücretsiz alma hakkına sahipsiniz-dakikadan tam emin olamadım araştırın-) Tuvalete gitmek için 1 saat izin alamayan  üretim çalışanı eldivenlerini çıkaramadan tuvalete gidip aynı eldivenlerle dönüp işine devam edebilir. Saatlerce aç kalan ve yoğunluk var bahanesiyle yemek molasına çıkartılmayan çalışanlar müdürler görmeden pişmiş ürünlerden aşırabilirler ve parmaklarını yalayıp işlerine devam edebilirler. Kola, fanta, ice tea gibi bilimum içecekler 20 litrelik serum poşetlerine benzer poşetlerin içinde karton kutuya konmuş halde gelir. Arka kısımda bu içecekler diyaliz makinesine benzer bir makinede suyla karıştırılır. Çünkü kutunun içindeki şey aslında bildiğiniz kola vs. değil, onun su katılmamış halidir. Eğer evinizde kola veya benzeri içeceğimsileri kaynattıysanız veya videosunu izlediyseniz o geriye kalan katranı bilirsiniz. Bu zaman zaman biter kimse umursamaz bu yüzden aldığınız içecekler birbirini tutmaz. Eğer tatsız geldiyse poşetin dibi gelmiştir bu yüzden çok fazla suludur. Bir de bana söylenen "bunun tadı iğrenç" şeklinde yorumlar vardır. Bu yorumların kaynağı da poşetin ilk takıldığı halidir. İçine olması gerekenden daha az su gitmiştir. Aslında bu içeceklerin orijinalinde ne kadar iğrenç birşey olduğunu siz de hayal edebilirsiniz. Gece mağazada kalan, temizlik yapan ve gelecek malları almak için kalan 1 veya 2 çalışan olur. Bunların geceleyin ne yaptıklarını onlar dışında hiçbir insan bilemez. Duyumlarım var ama burada anlatmam bana bile fazla..

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bunlar bir Fast Food mağazasında (sanırım yukarda biryerde mağazanın ismini klavyeden kaçırmıştım) 2,5 ay boyunca haftada 4 gün, günde 10 saat çalışmış birinin anılarıdır. İlk işe girdiğinde öğretilen kurallardan ve şeffaflıktan sonra gözleri kamaşmış, aradan birkaç gün geçince mağazanın firmanın koyduğu hiçbir kuralı uygulamadığını (veya belki de firmanın da umursamadığını) görünce kanı donmuş birinin serzenişidir. Bu kişi işten çıktığı Aralık 2013 tarihinden sonra hiçbir Fast Food mağazasına adımını atmamıştır. Bu kişiye bir tek mağazaların dahilindeki terasta sigara-kahve içmek serbesttir.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Bu ürünle ilgili tüm incelemeler