#ValiantHeartsTheGreatWar oyununu az önce bitirdim, bitince bir sigara yaktım, creditsin geçişini izledim. Adamlar ne güzel anlatıyorlar arkadaş ya! Biz tabii Fransa-Almanya arasındaki cephe savaşlarını pek bilmiyoruz, bizim tarihimiz olmadığı için okullarda öğretilmiyor ama bizim cephelerden pek de farklı değilmiş, oyun boyunca aklıma hep Çanakkale cephesi geldi. Elin Fransız, Alman, Amerikalı, Belçikalı karakterleri ile bile çok güzel empati kurmamı sağladı oyun; keşke yerli bir firma böyle bir oyun yapsaydı da empatinin iyice dibine vurabilseydik, hem de dünyaya "tamam, sizinki de zormuş da asıl bak neler neler oldu bizim buralarda" diye gösterebilseydik, bizim onların oyunları üzerinden onlarla kurduğumuz empatiyi onların da bizimle kurmalarını sağlayabilseydik. Altı üstü bir oyun ama kültür elçisi gibi iş görüyor doğru yapıldığında.

Çok güzel oyun, herkesin seveceği türde değil tabii, öyle alayım silahı sıka sıka gideyim oyunu değil ama kendine has grafik tarzı, diyalogsuz anlatımı, harika müzikleriyle heyecan, gerilim, hüzün her duyguyu tokat gibi çarpıyor yüzünüze. Karikatür gibi, ilk başta komik gelen o çizimler oyun ilerledikçe daha çarpıcı, daha acımasız bir hale bürünüyor, savaşın iğrençliğini ekrandan üzerinize kusuyor resmen.

Bulmacaları da zor değil, objeleri bulmak ve doğru yerde kullanmaktan ibaret, Telltale oyunlarından hallice zor bulmacaları var, asıl güçlü yanı hikaye anlatımı. Bir de ilerlemek için gerekli olmayan ama bulunca bilgi veren eşyalar var, onları toplaması çok keyifli çünkü çok ilginç bilgiler çıkıyor. İngilizce bilen, okumaktan sıkılmayan ve farklı bir oyun arayanlara tavsiye ederim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap