İngilizce kelimelerin telaffuzu üzerine biraz çalışayım dedim ve no ile know'un okunuşunun tıpatıp aynı olduğunu fark ettim. İngiliz aksanında da Amerikan aksanında da bu geçerli(nəʊ ve noʊ). Ayırdını yapabilmek için cümle içindeki kullanımına dikkat etmek gerekiyor. Keşke zamanında dünyayı dili biraz daha tutarlı bir ülke sömürseydi de o dil yaygınlaşsaydı bu nedir yahu 😀
edit: parantezde kelimelerin okunuşu farklı gibi vermişim, no ve know kelimesinin telaffuzu ingiliz aksanında nəʊ, amerikan aksanında noʊ.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • kman @kman

    Daha beteri de olabilirdi, fransızcada cisimlerin cinsiyeti var mesela. Almanca bilmiyorum ama onlarda da fiillerle ilgili acayip kurallar var diye aklımda kalmış. Yabancı birinin Çince ile ilgili bir yazısını okudum, heceler tamamen ezberle olduğu için doktora yapan adamın bile bazen gazetedeki basit bir kelimeyi okuyamadığı oluyor diyordu.

    İngilizce en kolaylarından biri.

  • Emre @emre64

    Onları ayırmak kolay ya 😀 No zaten genelde cümle başında kullanıldığı için sıkıntı çekmezsin. Söylenişleri de tıpatıp aynı değil aslında, kulak aşinalığı oldukça ayırt edebilirsin ikisini.

  • Ömer Özgür @omc43

    Hiç karıştırdığım olmadı.

  • reducto @protego

    Telaffuzu nereden çalışıyorsun? İngilizce'de telaffuzlar ve vurgular cümlenin gidişatına, önüne sonuna gelen diğer kelimelere göre değişir. Sadece "know" kelimesinin telaffuzuna bakarsan yanılgıya düşersin. Bir de "I know" un telaffuzuna bak bakalım "know" ile "no" hala aynı mı okunuyor? "You know..... " diye giden bir cümlede daha da farklı okunur. Ki normalde de tam olarak aynı değil zamanla farkediyorsun onu. Sen şu an İngilizce'ye hakim olmadığın için bazı şeyler sana saçma ve zor gelebilir. Ancak dışarıdaki adama da Türkçe aynı şekilde zor ve saçma gözükebilir. Tutarlı dil diye birşey olamaz çünkü dil anlık olarak sürekli gelişir ve değişir kontrol edilemez. En basit örnek. yemek. yemek yemek. Saçma değil mi şimdi sence bu? no ve know'dan 5 kat daha saçma. Ciddi ciddi düşünene kadar öyle gelmiyor çünkü Türkçe anadilin ve bunu öğrenerek büyümüşsün hiç üstünde düşünmen gerekmemiş. Ancak yabancı birine yemek yemek öbeğini gel de anlat. İngilizceni geliştirdikçe bu hissin gidecek. Şu an zor gözüken şeyi hiç düşünmeden yapacaksın. Cümle gidişatını düşünmen de gerekmeyecek beyin o dili duya duya öğreniyor zaten, bilinçli olarak telaffuz üzerinde kafa yormana gerek bile kalmayacak. şu an yemek kelimesinin isim ve fiil olarak kullanımını nasıl karıştırmıyorsan onu da karıştırmayacaksın

    • altalena @altalena

      3-4 farklı siteden çalışıyorum, Cambridge Dictionary, Forvo başta olmak üzere Google Translate ve Sesli Sözlük'ten yararlanıyorum. Kelime bazlı çalışıyorum, bu işe başlamadan önce araştırdığım kaynaklar böyle önermişti, telaffuzun cümleye göre değiştiğini bilmiyordum bunu tekrar bir araştıracağım. Ancak normalde kelimelerin okunuşu tıpatıp aynı aşağıda vereceğim linklerini, sözlükler öyle diyor 😀 Diller kesinlikle tutarlı değil Türkçe de dahil ama ben Türkçede iki farklı kelimenin aynı okunduğunu duymadım, fark etmedim. Hani biri isim diğeri fiil diye ayırt edilebilir, o durum ingilizce de var: correct(isim,doğru) correct(fiil,düzeltmek). Ha Türkçe'de hatalar yok demiyorum, en basitinden kelimelerin yazılışı konusunda birçok istisna ve saçma sapan kurallar var. Dilde mantık aramamak en doğrusu galiba dediğin gibi 😀 Bakalım umarım sorun yaşamam.

      https://dictionary.cambridge.org/dictionary/english/know
      https://dictionary.cambridge.org/dictionary/english/no

    • reducto @protego

      @altalena Şöyle anlatayım telaffuz değişmesini; Google çeviriye şunları yaz ve okut aradaki farkı göreceksin.
      I know
      I dont know
      You know

      Cümle yapısına gidişatına göre değişir. You know derken mesela daha hızlı okursun, no kelimesinin okunuşundan bile daha hızlı olur. Google çevirinin sesli telaffuz kısmı bu iş için iyi ancak bir yere kadar. Günlük konuşma dilinde farkları daha net anlıyorsun. Açık konuşayım, yabancı dizi film izlesen telaffuz konusunda çok daha doğru şeyler öğrenirsin. no ile know'un farklı telaffuz edildiğini göreceksin

    • altalena @altalena

      @protego Telaffuz aynı da tonlama değişiyor gibi geldi bana. Google çeviriyi kullanmamaya çalışıyorum, kimi zaman ingiliz kimi zaman amerikan aksanına göre okuyor. Onun yerine cambridge'ın sözlüğünden çalışıyorum, kelimelerin iki ayrı aksanda okunuşu verilmiş. Telaffuzu zor ve anlaşılır gelirse bir kelimenin Forvo üzerinden bir insanın okuyuşunu dinliyorum ve sonra sesimi kaydetip kendim deniyorum. Yabancı film ve dizi de izliyorum onlarla da pekiştirmeye çalışıyorum. Aslında dilin geldiği yerden, doğal haliyle yani İngiliz aksanıyla öğreneyim istiyorum ama kaynak yetmezliğinden Amerikan aksanı içerdiğinden amerikana kayacağım sanırım. Yoksa sherlock holmes konuşurken kelimeleri yakalamak için bir gün beynim hata verecek 😀

    • reducto @protego

      @altalena Ya şöyle anlatayım, senin ordan sözlükten burdan çalışman, Türkçe öğrenmeye çalışan birinin TRT Türkçesi çalışmasına benziyor. Senin o halini öğrenmen hiçbir işe yaramayacak. Çünkü öyle konuşulmuyor. Ki o sözlükten falan ezberlediklerin aklında da kalmayacak. Ben de hepsini denedim biliyorum. Bunu öğrenmenin en iyi yolu yurtdışına gitmek esasında ama o imkan da bizde yok. Geri kalan en iyi seçeneklerden biri dizi film izlemek. Ama öyle günde bir bölüm değil. Bir günde duyduğun İngilizce içerik Türkçe içeriğin üstüne çıkacak ki beyin İngilizce'ye odaklanmaya başlasın. Kaç yıl okul okudum İngilizce gördüm kendim kitaplardan videolardan çalıştım bir halt öğrenemedim, this is an apple'dan öteye gidemiyordum. Telaffuz zaten hak getire. Ama dizi izleye izleye artık İngilizce dizi izleyebiliyorum Türkçe altyazı olmadan. Ve yazabiliyorum da, yurtdışından bişey alıyorum bir sorun çıkıyor derdimi yazıp anlatabiliyorum. Yabancı forumlarda takılabiliyorum. Bunu bana sağlayan tek şey diziler oldu. Ki aynı diziler bana okulda ezberletilen gramerle günlük hayatta kulanılan İngilizce'nin zerre alakası olmadığını da öğretti. Bu söylediklerimde en ufak bir abartı yok bu arada. Ha ne kadar yabancı dizi izledin bu seviyeye gelmek için dersen, tvshow time programından kaydediyorum izlediğim herşeyi, toplam 3227 bölüm yabancı dizi izlemişim. Toplam süre 4 ay 21 gün. Bunlar az sayılar değil. Ancak hem sevdiğim şeyleri yaparak zaman geçirdim, hem de okuduğumu anlayıp çatpat da olsa konuşabilecek kadar İngilizce öğrendim. Yaklaşık 4 senede yaptım bunu. Hiç ekstra vakit harcamadan İngilizce öğrendim yeterince. Ortaokulun lisenin üniversitenin öğretemediği İngilizceyi öğretti bana sonuçta. İngilizce seviyen ne bilmiyorum ama, en iyi yöntem, Potplayer indir, İngilizce orjinal ses, altta Türkçe altyazı, üstte İngilizce altyazı izle. İzleye izleye beyin telaffuzu da bilinçaltına işliyor. Ben farketmeden öğrendim herşeyi. Bir de, evin durumu uygun mu falan bilmiyorum ama, ben açıyorum Spotify'dan yabancı şarkıyı 5.1 ses sistemiyle, açıyorum sesi, musixmatch programıyla şarkı sözlerini getiriyorum önüme bağıra çağıra şarkı söylüyorum. 😀 İlk başta rezaletti ama artık baya iyiyim. Sevdiğim müzikleri dinleyerek, ekstra hiçbir şey yapmadan, zevk alarak öğreniyorum. Tabi ev boş duvarlar kalın hiçbir yere ses falan gitmiyor rahatım 😀 Sende de böyle bir imkan varsa yardımı dokunur. Ve emin ol sözlük bilmemne onlardan çok daha fazla yardımı dokunur. Kendimden biliyorum. Çünkü ezberleyerek değil kullanarak öğrenmiş oluyorsun.

    • altalena @altalena

      @protego Teşekkür ediyorum aktardığın deneyimler için. Yalnız bende şöyle bir problem var, ben de yabancı-dizi film izliyorum(3227 bölümün çok uzağındadır elbette :D) ancak bu zamana kadar altyazıya o kadar çok alıştım ki tek bir kelimenin telaffuzunu doğru yapamadığımı ve öğrenemediğimi fark ettim. İngilizce şarkı da dinliyorum, orada da durum aynı. İlerleme kaydedemiyorum yıllardır.
      Ayrıca TRT Türkçesi gibi kullansa herkes Türkçeyi keşke, olması gerekenin o olduğunu düşünüyorum ben. Bundan ötürü ara ara TDK'ye girer, deyimler sözlüğünü falan karıştırırım yeni bir şeyler öğrenebilmek için. Telaffuz hataları olmayan, Türkçe kurallarına uygun bir biçimde konuşmak çok sağlıklı bir iletişim kurabilmeyi sağlar.
      İngilizcede de benzer şeyi düşünerek sözlüklerden de faydalanarak çalışmayı düşündüm. Mesela en basitinden "know" kelimesini "kınow" diye okurdum liseliyken, lise hocamız kn içeriyorsa k yi atın now diye okuyun dedi öyle okumaya başladım. Geçenlerde araştırırken de en doğru okunuşunu yukarıda yakaladım(nöu veya nou) ve gerçekten de dizi-filmlerde de öyle okunduğunu fark ettim. "now" diye okusam belki karşı taraf beni yine anlayacak ama İngilizcesi düzgün olan biri beni dinlerken(bunun gibi minik telaffuz hatalarını diğer kelimelerde de yaptığımı varsayarak) "bu nasıl konuşuyor böyle ya" diye içinden geçirir. Mesela de ve da eklerini ayırmayan biri de anlaşılır -çoğu zaman- ama insanı rahatsız eder yazış biçimi ve okuma hızını bozar. Şurada bahsettiğim problemin bir örneği var 😀 https://youtu.be/lay5QCGhHqM?t=11m1s
      Tabi sırf sözlüğe hadi kelime öğreneyim diye girmiyorum, günlük hayatta karşılaştığım ve okumayı deneyince başaramadığım kelimeleri direkt sözlükten dinleyip kendi kendime tekrarlıyorum, sesimi de kaydediyorum doğru biçimde okuduğumu düşünene kadar tekrar ediyorum. Daha sonra tekrar karşıma çıkınca yine deniyorum ve böyle döngü devam ediyor 😀 Yani kullanma kısmını da ihmal etmemeye çalışıyorum. Hem İngilizce hem Türkçe altyazı fikri güzelmiş, bunu deneyeceğim.

    • reducto @protego

      @altalena O zaman sana şunları atayım ben 🙂
      https://www.youtube.com/watch?v=ibCvSksNvjg
      https://www.youtube.com/watch?v=wtb4z9IUY88
      https://www.youtube.com/watch?v=dshy8vZIJHc

      Merak etme kimse sen yanlış telaffuz ettin diye içinden birşey demez. Nasıl ki biz 2 cümle bozuk Türkçe konuşan turist gördüğümüzde "mahvetti Türkçeyi yaa" diye düşünmüyorsak başkaları da bizim için düşünmez. O kadar takmaya gerek yok 🙂

  • Centurion @burakdogn

    O inglizce telavuz yazmak bir t helede İngilizce bilemeyip sürekli inglizce mail cevaplamak daha kötü ve komik 🙂 Yaşıyorum bunu 😀
    xiaomi mix mi 2s sahibinden 3000 tl fiyat koymuşlar 😀

  • Arda Zeytin @ardazeytin

    İngiliz aksanıyla okursan neredeyse birebir aynı.

  • Ahmet Bayram @noksyesvs

    bizde de var aslında. hatta bizdeki yazarken de okurken de aynı olduğu için daha zor. örnek: yüz
    beş farklı anlamda kullanılıyor namıssız