YERLİ ÜRETİMDE KORUMACILIK

Arkadaşlar merhaba,

Bugün gündem konumuz olan #yenivergiler konusunda bir yazı hazırlamak istedim.Konuyu bir inceleme olarak değil ama durum olarak paylaşacağım.

#vestelvergisi diye tabir ettiğimiz konu aslında ülkemiz için yeni bir konu değil.Daha önce beyaz eşya, otomotiv, tekstil vb pek çok üründe devlet tarafından “yerli üreticinin” korunmasını amaçlayan düzenlemeler yapılmıştır.Bunlardaki amaç ülkenin üretim kapasitesinin artırılması ve yerli üreticinin rekabetçiliğinin sürdürüle bilmesiydi.Peki gerçekten de bu düzenlemeler istenilen sonuca ulaşabildi mi?

Öncelikle bir #antidamping konusu var.Antidamping en basit terminoloji ile ;bir piyasada rakip iki firmadan birinin fiyatlarını diğerinin rekabet edemeyeceği şekilde düzenlemesidir.Bu düzenleme genelde ilk firmanın bür süre zarar etmesi, diğer firmanın ise iflası ile sonuçlanabilir

Örnek, mahllenizde bir bakkalınız var.Kendi halinde bir çırağı olan küçük esnaf.Ve bir süre sonra mağazanıza bir süpermarketin bayisi açıldı.10 çalışanı ve bakkalın 10 katı büyüklükte yeri var.Temel olarak marketin giderleri daha fazla.Ve ürünlerdeki kar marjı daha düşük.Dolayısı ile sabit giderleri daha az olan bakkalın rekabette şansı daha fazla olmalı.Ama bu market finansal olarak merkezden desteklenip 6 ay yada bir yıl zararına satış yaparsa bakkal bu süre içerisinde fiyatlarını daha fazla düşüremeyeceği için satışları azalacak ve bir süre sonra kapanacaktır.Market bakkal kapandıktan sonra ilk dönemdeki zararını çıkarmak için fiyatlarını tekrar yükselterek karını artıracaktır.

Bu mantık küresel ekonomiler içinde geçerlidir.Çok yakından şahit olduğum bir örnekte, Türkiye’den 55$ a alınan ham mermeri Çin’de işleyerek Türkiye’ye tekrar 50$ a satan Çin firmasını görmüştüm.Bu olay anti dampingdir.Ve uluslararası ticaret kurallarına köre kontrol edilmesi, düzenlenmesi gereken konudur.
Şimdi diğer konu devletin yerli üreticiyi koruması.Koruma iki şekilde gerçekleşir.

1-Teşvik (yatırım, arge, SGK, Makine alımı vb..)
2-Rakiplerin fiyat ayarlaması

Her ülke belirli sınırlar içerisinde kendi üreticisini koruyacak düzenlemeler yapar.Yunanistan yıllar boyunca defalarca davalık olmasına rağmen kendi çiftçisine AB ortalamasının çok üzerinde sübvansiyon (destek) sağlamış, AB içerisindeki diğer çiftçilere göre haksız rekabete neden olmuştur.

Teşvik kesinlikle kabul edilen arge ve yenilikçilik temelinde üretim artışı için gereklidir.
Ancak bir diğer konu ise haksız rekabettir.Buna örnek türkiyedeki Tofaşın kuş serisidir.Kuş serisinde üretilen Serçe, Şahin, Doğan , Kartal hepsi temel altyapı ve motor seçenekleri ile birbirlerine çok yakın olup, zamanındaki emsallerinin çok gerisinde olan araçlardır.Ancak devletin aşırı korumacılığı nedeniyle uzun süre boyunca ülkemizde aynı teknolojisi eski olan bu modeller Toyota , Honda, Hyundai gibi araçların satış fiyatları ile satılabilmiştir.
Bu döngüyü kısmen Toyota’nın ülkemize girişi kırmıştır.

Üretilen modeller FIAT 124 ve ardılları olan 131 ve Regata'dan türetilmiş, motor ve aktarma organlarını İtalyan FIAT ve Lancia'dan almıştır.

• Tofaş Doğan S
• Tofaş Doğan 1.6.
• Tofaş Doğan SLX
• Tofaş Doğan L
• Tofaş Doğan SLX 1.6. i.e.
• Tofaş Doğan 1.6. i.e.
• Murat 131 Kartal
• Tofaş Kartal
• Tofaş Kartal L (ön camlar elektrikli, merkezi kilit, farklı döşeme, bir kısmı klimalı üretilmiştir)
• Tofaş Kartal SL (tempra motorlu versiyon)
• Tofaş Kartal SLX (hidrolik direksiyon, alaşım jantlar, bir kısmı klimalı üretilmiştir)
• Tofaş Kartal S (slx altyapısı sl donanımı ucuz versiyon)
• Tofaş Kartal 1.6 ie. (enjeksiyonlu motor, bir kısmı klimalı üretilmiştir)

Şimdi yaklaşın 30 yıl boyunca rekabetten korunmuş olan ve çok ciddi olarak teşvik görmüş olan türk otomotiv üreticilerine baktığımızda hala Türkiye için uygun fiyatlı Dünyada rekabet edebilir, bir marka, modelin olmadığını görüyoruz.

Japonya örneğini incelediğimiz zaman Japon hükümeti kendi üreticilerini korumak için , Amerikalı yada Avrupalı rakiplerinin üretim tecrübesi yada altyapısının olamadığı bir alanda kendi üreticilerine ciddi bir teşvik sağlamıştır.Bunlar #Keicar olarak bir grupta toplanır.
Nedir bu keicar? Maksimum 660cc motoru olan, uzunluğu ve iz genişliği sınırlı küçük hafif araçlardır. Suzuki Alto, Daihatsu Hi-jet gibi araçlar bu sınıftadır.

Peki bu araçlar nasıl desteklendi?Yabancı üreticilerin araçlarına ilave vergi mi konuldu?
AB ve Amerikalı üreticilerin küçük hacimli motor üretimi için yüksek kapasiteli altyapıları yoktu.Bu nedenle Japonya ülke içi ihalelerinde 1000cc altı şartını koyduğunda, yada kirliliğin yüksek olduğu yerleşimlerinde 1000 cc altı araç kullanımı zorunlu tutulduğunda uluslararası ticaret hukuku anlamında bir zorlukla karşılaşmadan kendi üreticisine ciddi bir teşvik sağlamış oldu.Aynı şekilde bizdeki motor hacmine göre vergilendirme gibi bir vergi sistemi bu araçlara fiyat avantajı sağlamış oldu.

Şimdi gelelim bizim “yerli “telefon üreticilerine.Aslında söylenecek çok söz var ama bunların büyük kısmı zaten söylendi.Karşılarında tüm altyapısını tamamlamış, arge çalışmalarına çok yüksek yatırılmlar yapan ve bu yatırımları finanse etmiş olan firmalara karşı antidamping koruması kabul edilebilir.Ancak burada önemli olan yerli üreticinin yenilikçiliği olacaktır.Bir defa korumaya alındıktan onra ve 1000 tl altı pazarda tekel olduğunda burada yıllarca kasa değiştirip aynı ürünü satacaklar veya teknolojiyi 5 yıl geriden takip edeceklerse (ki böyle olacağına nerdeyse eminiz) bırakalım kendi hallerinde kalsınlar.

“Yerli telefon “ üreticilerinin yerlilik iddaaları ve arge yatırılmları hakkında konuşmadan önce #Aselsan ın cep telefonu üretme ve Nokia ya rağmen satmaya çalışması sürecini bir incelemeleri gerekli.Aselsan tamamen kendi tasarımları olan ve tüm altyapısı kendilerine ait olarak cep telefonlarını üretti.Devletten bir teşvik yada korumaları olmadan Nokia ile rekabete girdiler ve Nokianın “bir şekilde “ baskısı ile üretimden çıktılar.Ürettikleri 1919 ve 1920 telefonları emsalleri ile hem fiyat hemde teknik olarak rekabet edebilir hatta 1920 telefonunda pek çok yönden geçer özellikleri olmasına rağmen üretimi, durdurmak zorunda kaldılar.
Neyse yazı ekine tek bir fotoğraf ekliyorum.Devlet korumacılığı ve rekabetin engellenmesine en güzel örnek bence.

Not:Konu otomobil olunca #otoseyir (@lawnmower , @can ,@meric ) ekibine bir selam gönderiyorum.Hatalarım varsa düzeltirler.

BeğenFavori PaylaşYorum yap