#diziönerisi #dizitavsiyesi #PeakyBlinders

Zeki ve karizmatik lideri Thomas Shelby'nin eline geçen fırsatları çok iyi değerlendirmesi ve kendisine avantaj sağlayacak hamleleri çok iyi yapması sayesinde yerel bir çete olmaktan çıkıp, büyük işlere girişmeye başlayan ve büyüyen Peaky Blinder çetesinin hikayesi konu alınıyor.

Her yerde o kadar çok ismini gördüm ki ben de izlemeye başlayayım dedim 3-5 gün önce. Ancak bahsedildiği kadar bir numarasını göremedim. Oyunculuklar tartışmasız derecede iyi. Mekan tasarımları ve 1900'lerin İngilteresi'ni yansıtması da çok başarılı. Hikayeye bakıldığında ise özü güzel görünüyor ancak aile içi dramaları ile aşırı derecede sulandırılmış. Bu açıdan bana göre tam olarak Kurtlar Vadisi Pusu'nun 2. sezon sonrasını anımsatıyor. Aynen ondaki gibi boş boş bakışmalar, sokakta uzun uzun yürümeler, sigaranın dumanını derin derin çekip üflemeler vs vs. Bölümler de bir saat uzunluğunda olunca sürekli içimden hadi bir şey olsun diye tekrar ediyorum. Koskoca bir saatlik süreyi Thomas'ın 3,5 dakikalık bir zeka pırıltısını yada birkaç çatışmayı/kavgayı, racon kesmeyi görmek için izlediğimi farkettim.

2. Sezonun 3. bölümünü bitirmek üzereyim bu yazıyı yazdığım esnada ve devam edeceğimi sanmıyorum. Buraya kadar bile sık sık atlatarak gelmiştim. Aralarda telefonu falan kurcalamaya başladım artık. Bu diziye dair çok sevdiğim ve aklıma kazınan bir sahnesi oldu. Onu da sosyal medyadan görmüştüm ve henüz izlerken de oraya gelmedim. Thomas'ın "If we can, we do" diye celallendiği yer. Bir de bana T3NZU'nun Drive Forever parçasını sevdirdi.
https://www.youtube.com/watch?v=iQpwyeeEk8Q

Kurtlar Vadisi Pusu'yu da tekrar izlerken bütün Elif ve Ömer Baba bölümlerini atlaya atlaya gidiyordum. Birisi şu diziden drama olan kısımlarını çıkartsa bunu da zevkle izlerim. Bu arada ilerleyen bölümlerde ve sezonlarda kadroya dahil olan birkaç oyuncuyu da gördüm. Hatta biri ikinci sezon itibarı ile geldi. Eminim güzel yerlere gidiyordur o mevzular ama draması aşırı baydı.

BeğenFavori PaylaşYorum yap