#Kingdom Come: Deliverance

Kingdom Come: Deliverance muhteşem bir oyun olmuş. Türkçe yaması çıkar çıkmaz hemen steam'den hemen aldım. 15 saate yakın oynadım. Ana görevleri tek tek yapıp, yan görevlere daldım, kasabaları, ormanları gezdim. Oyun tek kelimeyle çok güzel olmuş. Orta çağ havası çok güzel, hikaye biraz klişe ama güzel anlatıyorlar, bizim oyuna katılımımız çok dozunda ayarlanmış. Bayıldım, bazı yerler sinematik havada geçiyor insanın gözleri doluyor.

Oyunun dövüş mekaniği zor. Biraz For Honor gibi olmuş. Kılıcın ya da silahın bir yönü var. Defans yapmanın, kaçmanın, geri çekilip atak yapmanın, her şeyin bir ritmi var. Ok atmak da zor, zamanla usta olunabilir. Mesela "asla" iyi askerleri yenemiyorsunuz ama yağmacıları alan halledebilir seviyeye gelinebiliyor. Ustalaştıkça, nefesinizi kontrol etmeyi, rakibi izlemeyi, doğru anı yakalamayı kavrıyorsunuz. Zor mu, kesinlikle zor ama nedeni var, oyun uzun, çözmeniz, uğraşmanız gerekiyor.

Kasa açmak yine aynı derecede zor, maymuncuk almak için para lazım ama para yok. 😀 Genelde yumurta çalıyor, geceleri gizlice evlere girip sağı solu soyuyorum, ne yaparsın, Orta çağ, hayatta kalmalı, amacımı yerine getirmeliyim.

Bence tek eksiği "oyun motoru.." cryengine kullanıyor oyun. Bilin bakalım oyunda ne yok, optimizasyon. Bir klasik.. Takılmalar, atın girdiği küçücük dereden çıkamaması, önünde beliren olmayan tümsekler falan ne ararsanız var. ama oyunun hikayesi, dünyası, yarattığı mekanik ve düzen, bunu unutturuyor. Tek kelimeyle çok güzel, uzundur bu kadar keyif aldığım bir oyun olmamıştı.

BeğenFavori PaylaşYorum yap