Birazcık mağaradan bildiriyorum durumu olabilir; zira burada benden çok daha hızlı dizi tüketenler mevcut. Gecikmeli de olsa #KillingEve isimli diziye başladım. Dizi, bir MI5 ajanı ile bir suikastçı arasındaki kedi fare oyununu konu ediniyor. İlk sezon itibariyle diziyi beğendim. Bunun en büyük nedeni de dizinin bugüne kadar gördüğümüz #Hitman film uyarlamalarından çok daha Hitman olması. Tamam, elbette öykünün, anlatımın falan Hitman serisiyle alakası yok. Zaten dizi bir kitap uyarlaması; ama hemen her bölümde #Hitman'e bir selam çakmaktan da gerek kalmıyor. Mekanlardan, suikastlardan, hatta dizinin görsel dilinden Hitman hissini almak mümkün.

Diziyi izlerken #oyun filmlerinin neden başarısız olduğunu da bir kez daha anlıyoruz aslında. Artık yapımcılar, milyon dolarları "oyunları filmleştirmek" için harcamak yerine, oyunlardan yola çıkan "gerçek filmler" yapmaya yatırmalılar. Bunun için de oyun öykülerini, anlatım biçimlerini ve oyunların sunduğu deneyimleri oyun kalıplarının dışına çıkartmak, özgürleştirmek gerek.

Hitman filmi diye barkod kafalı bir adamın birtakım önemsiz karakterleri öldürdüğü; tamamen 2 boyutlu, en ufak bir gerçek/ anlamlı çatışmanın yaşanmadığı (çatışma derken anlatım açısından) ucuz bir senaryoya sahip bir şeyler çekmenin kime ne faydası oluyor ben anlamıyorum.

Bunu doğru yapabilmiş olmayı geçtim, yapmaya yeltenmiş bir oyun filmi dahi yok henüz ne yazık ki. Ama Nolan'ın Batman'i gibi dersem anlatmak istediğim daha iyi anlaşılır sanırım. Hitman sevenler de Killing Eve'e bir göz atsınlar.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 9