Pazar günü, özellikle yerli yutubır arkadaşlar tarafından çokça gömülen #Hellblade2'yi oynadım. Çok gömülünce oynamayacaktım ama ön indirme sürecinde indirmiştim. Dedim 1 saat oynar silerim. O kadar indirdik dedim. Hell Blade'in ilk oyununu zamanında oynamıştım, ortalama bir oyundu. Üç aşağı beş yukarı neyle karşı karşıya olduğumu biliyordum. Ama eleştiriler çok olunca batırdılar diye düşündüm. Fakat tek oturuşta 6 saatte zor ayarlarda gerim gerim oynayıp bitirince çok fena yanıldığımı anladım.

Özetle, 6 saat süren, gerilim dolu, harika aksiyon öğelerine, ortalama hikaye ve iyi bir story tellinge, yüksek kalitede görsel ve ses settingsine sahip, bir kitleyi kendine hayran ederken diğerlerinin burun kıvaracağı güzel bir oyun olmuş.

Öncelikle oyunun kombat mekaniğine hayran oldum diyebilirim. Evet düşmanlar tek tek geliyorlar ve hep benzer tip düşmanlarla, tek bir silah ile savaşıyoruz fakat vuruş hissiyatını çok iyi başarmışlar. Souls oyunlarında hep olmasını istediğim fakat şuana kadar göremediğim, bir saldırıya başladıktan sonra istediğiniz zaman saldırıyı iptal edip kaçınma bu oyunda var. Düşmana vurmak için tam kılıcınızı havaya kaldırdığınızda geç kaldığınızı fark ettiğiniz o an dodge veya parry yaparak bu saldırıdan vazgeçebiliyorsunuz. Dodge yönünü de seçebiliyorsunuz. Sığ olan aksiyonu, çok lezzetli bir hale gelmiş. #Ubisoft şu kombat mekaniğini AC oyunlarına koysa peynir ekmek gibi satar o oyun. Yayınlanan trailerlardan sonra spoiler sayılmaz, oyuna senuanın asıl hikayesinde olmayan bir dev konusu eklenmiş. Oyunun ilk etabı bittikten sonra oyun adeta #AttackOnTitan'a dönüyor. Devlerle ilgili anlatılan hikaye çok güzel tasarlanmış. Bu şekilde bağlanacağını tahmin edemezdim. Oyunun genel olarak pek de aman aman bir hikayesi yok aslında ama hikaye anlatıcılığı çok iyi. Sesler, görseller, metaforlar o dünyanın içine çekiyor insanı. Adamlar doğru düzgün bir hikaye yokken onu allayıp pullayıp çok güzel servis etmişler. #FromSoftware deli gibi derinliği olan hikayeleri itemların descriptionlarına yazıp duruyor. Kimse ne olduğunu anlamadan oynayıp bitiriyor. Gameplay ile yırtıyor. #NinjaTheory'e souls hikayelerini ver sana oscarlık film çıkarsın. Oyunun ortalarında giderek derinlerine indiğimiz bir mağara vardı. Oradan çıkana kadar gerim gerim gerildim. Yok denecek kadar az puzzle koymuşlar. Çok da keyifli olmadığı için aramadım. Bu oyun için yürü yürü bitmiyor, yürüme simülasyonu diyorlardı ama büyük haksızlık edildiğini düşünüyorum. Sürekli bir şeyler anlatılıyor. Yürüyüşlerimiz de çok uzun olmuyor. Takıldığınız veya yanlış yerlere yöneldiğiniz zaman kafamızdaki sesler bizi yönlendiriyor. Şuraya git diye bir icon çıkmıyor. Ama şuna katılıyorum, koşmak için hem sol joystick hem de sol üst tetik tuşuna basmak gerekiyor. Bence sadece joystick tuşuyla koşma yapılmalıydı. Ubisoft ve Fromsoftware'den sonra son ders de #Bethesda'ya gidiyor. Milyar dolarlık şirketsiniz şu adamların yaptığı karakter animasyonlarının yanından geçemiyorsunuz. Tamam senuanın mimikleri bir tık abartı olmuş ama diğer yan karakterler sanki bir film sahnesi gibi çok detaylı modellenmiş. Dudak hareketlerine kadar duygu verilmiş.

Oyun bende farklı bir tat bırakan #DeathStranding ve #DetroidBecomeHuman'nın yanında yerini aldı. Bence amacına ulaşmış, yapmak istediğini yapabilmiş bir oyun olmuş. Ve imkan verilirse daha iyi işler çıkarabileceklerini düşünüyorum. 7,8/10 #beat

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 12