#Birazmüzik #HayataDair
https://www.youtube.com/watch?v=IVFr-6xuYHU

Loudingirra Özdemir zamane dervişi diyelim.

Japonya'da dolaşırken şu türküyü duysam hüngür hüngür ağlarım sanırım. Çok güzel bir yola çıkmış bu arkadaş.

"Tayvan'nın iç bölgelerinde bir köy düğününe davet edildim. Bir süredir beni misafir eden Tayvanlı aile ile birlikte arabalara doluştuk ve düğünün olduğu köye gittik. Benden önce bir yabancının uğramadığını sonradan öğreneciğim bu köye vardığımda köylülerin güleryüzlülüğü, ilgi ve saygısı karşısında mest olmuştum. Çığırdığım türküler ve ismini dahi duymadıkları ülkemle ilgili onlara açıklama yaparken, henüz doğadan kopmamış bu tertemiz insanların gözlerinde gördüğüm duygu, ülkeleri bölen yapay duvarları indimde bir kez daha yıkıyordu.

Düğün bitip herkes dağıldıktan sonra, gelinin annesi yanıma geldi:
"Çok bağırdığın bir şarkı vardı, onu bir daha söyler misin?" dedi.
Bir daha çığırdım. Gözleri dolmuştu. Yanındaki tercümana döndü, nezaketten iki büklüm olmuş bir halde:
"Son bir kere daha söyleyebilir mi? Bu şarkıyı çok sevdim." dedi.
Bunun üzerine, karşılıklı gülüştük.
"Memnuniyetle." dedim.
Bütün davetliler dağılmıştı. Kız evinde, sadece anne ve onun on iki yaşında bir oğlu vardı. Türküyü bir daha çığırdım. Kadının donuk bakışları, uzaklara kilitlenmişti. Ah! Bu köylü kadının gözlerindeki hüzüne ne kadar da aşınaydım! Beni çocukluğuma götürmüştü:

Şehirden gelen araba konvoyları, köyümüzün monoton hayatına, çocuk yüreğimin daha önce tatmadığı bir sevinç dalgası getirmişti. Lüks arabalarından inip bize oyuncaklar dağıtan şık giyimli şehirlilerin arasında anlam veremediğim, zaman zaman coşkun duygulara kapıldığım bir ruh haline bürünmüştüm. Çok geçmeden, birer birer arabalarına atladılar; son konvoy arabası köyü terkettiğinde, bir şeylerin ters gittiğini sezinledim. Yalınayak, üstüm başım toztoprak içinde eve koştum. Evdekilerin gözlerinde, şimdi karşımda oturan kadının hüznü vardı. Şehirliler, oyuncak karşılığında evimizden yeri asla dolmayacak bir şey almışlardı. Gerisin geri toprak sokakları koştum. Gözyaşlarımı rüzgar siliyordu. Köyün son kerpiç evi arkamda kalmıştı. Önümde uzanan kıvrımlı yolda ağır ağır ilerleyen konvoyun çıplak dağların gökyüzüyle birleştiği noktada kayboluşu, bende bir ekstazi etkisi yaratmıştı; masum çocuk yüreğimi, bir anlığına mutluluğun zirvesine taşımış, ardından tüm ağırlığıyla coşkun bir azaba yuvarlamıştı."

Gezdim Şu Alemi Islah Edeyim- Loudingirra Özdemir (Magome, Japonya)

100 ÜLKEDE 100 TÜRKÜ ÇIĞIRMAK IN 100 COUNTRIES 100 SONGS Tayvan'nın iç bölgelerinde bir köy düğününe davet edildim. Bir süredir beni misafir eden Tayvanlı ai...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

#HayataDair;

92 VE 89 YAŞINDAKİ KIZLARI YANINDA

28 Temmuz 2019 tarihinde 113 yaşına giren Ayşe Uçar, halen sağ olan kızları 92 yaşındaki Adile Demirtaş, 89 yaşındaki Meliha Bozkurt ve 76 yaşındaki gelini Gülnaz Uçar ile birlikte yaşıyor. Son 10 yılını ayaklarının tutmaması nedeniyle yaşamını yatakta geçiren ve yürüyemeyen Ayşe Uçar işitme ve yürüme sorunun dışında hiçbir sağlık sorunu yaşamıyor.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Hayattaki en zor şeylerden biri de bir rutin oturtmaktır. Bir şeyi her gün yapmaktır. Her gün 15 dakika spor yapacağım ya da Her gün 15 sayfa ingilizce kitap okumaya çalışacağım gibi bir plan koyup uygulamaya çalıştığınızda ne kadar da zor olduğunu keşfetmeye başlıyorsunuz.
#hayatadair

BeğenFavori PaylaşYorum yap

#HayataDair;

Türkiye’de en uzun yaşayan iller arasında gösterilen Giresun’da 115 yaşındaki Mehmet Aydoğdu 3 Osmanlı Padişahı, 12 Cumhurbaşkanı, 27 Başbakan, 1 Başkan gördü
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Giresun’da dünyaya gözlerini açan Mehmet Bayram, çocuğunun iddiasına göre, 115 yılık hayatı boyunca 3 Osmanlı padişahı, 12 Cumhurbaşkanı, 27 Başbakan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Başkanını gördü.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

#HayataDair #Konudışı
Daha önce biraz bahsetmiştim. İşten ayrılıp bir şeyler yapma isteğim vardı.
https://teknoseyir.com/durum/780961

Geçtiğimiz kasım ayından bu yana bilişim sektörüne kaymak için programlama dillerini öğrenmeye koyuldum. Javascript ile başlamıştım ancak iş sahibi olabilmek için 1 yıllık çalışma ile her hangi bir yerde tecrübesiz dahi başlanamayacağını geç fark ettim. Kasım ayından bu yana işsizliğin verdiği maddi gücün giderek zayıflamasından dolayı bu duruma daha fazla devam edemeyeceğime karar kıldım.

Maddi durumları zorlayarak kahve üzerine bir yer açmayı düşündük arkadaş ile. Bir kaç ay bunun üzerinde araştırma ve çalışmalar yaptım. Karar verildiydi iyi kötü bir şekilde başlayacaktım. Nereye açılacağı ile ilgili kafa patlattım. Düşündüğümüz her yerin potansiyeli ile ilgili baya araştırmalar yaptıktan sonra sıra mekanı tutmaya geldi. Şansa bir yeri boş buldum. Ancak olay bundan sonra başladı. Boş yer için bile emlakçı akla gelmeyecek hava paraları konuşuldu. 5 sıfırlı paralar havada uçuşuyor. Neyse başladık bir işe tamamlayalım dedim. Evi bile satacaktım. Sonra malum döviz kurunun sürekli artması yüzünden iyice bunaltıcı döneme girdim. Sembolik olarak söyleyim 100 olan maliyet 140'ı buldu. Ih mıh tamam dedik. Sonra sürpriz yumurtadan çıkar gibi biri çıkıp gerekli izinleri alabilmemiz için bir MİKTAR para gerektiğini söyledi. Dişimi sıkıp 24 haziranı beklemek zorunda kaldım.
Sonuç değişmedi, bir yer açamadım. Bu sürede zaman ve para harcandı. Sinirlerimin yıpranması bonus tabiki.

Şimdi ise iş arıyorum 1 ay içinde iş bulmam lazım. Yoksa şimdiye kadar çalışıp kazandığım bazı şeyleri satmam gerekecek.

Geleyim mevzuya burada üniversiteye başlayacak ve üniversite de olan genç kardeşlerim. Vatan millet sakarya edebiyatlarına çok takılmayın. Öğrenci değişim programlarını zorlayın. Çünkü bu coğrafya yaralı parmağa işeyeni bile kabul etmiyor. Burada itaatkar, fikir yürütmeyecek, olan sistemi her şartı ile kabul edecek. Ömründeki günlerin %90'ınını aynı geçirecek birey istiyor.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 16 / 21
  • BraVe @brave

    Geçmiş olsun. Umarım gönlümüzdeki gibi bir iş bulursunuz. Ben de zamanında kahve dükkanı işlettim. Kahve Durağı markasının frenchisingini almıştım. Dükkanı açmak 500.000₺ gibi bir tutara mal oldu. Getirisi iyiydi ancak hizmet sektörü çok yıpratıcı. Toptancıları, müşterisi, firması, aşçısı, garsonu, komisi hepsi ayrı uğraştırıyor. Sonra bir bakmışım geceleri eve 2-3 gibi geliyor sabah 9-10 gibi işe başlıyorum. Benim için çekilecek iş değildi ve o sektörden ayrıldım.

  • Ofpoyraz @redmaner

    @brave @yasinc 140 journosun kafe açmak dosyasını tavsiye ederim çok güzel bir çalışma bu mevzuda.

    Bu arada umarım tez zamanda gönlünüzce bir iş bulursunuz

  • lterlemez @lterlemez

    Bu iş, Ankara'nın ötesinde çok rahat yapılabilir ve çok ihtiyaç var.

  • Arda Zeytin @ardazeytin

    Bizim ülkede kimse eleman yetiştirmek istemiyor. Üniversitelerden o kadar çok mezun vs. çıkıyor ki adamlar da bu lükse sahip oluyor. Ben yazılım müh. okudum. İlk iki senesini bu işin hangi alanına yönelsem diye kendimi denemekle geçirdim. Son kalan iki yıla 2 prof. hocamın desteği ile oyun geliştirme alanına yöneldim. Bütün yeteneklerimin bir araya geldiği bu işte motivasyonum çok yüksek oldu. Okul bütün günü yemesine rağmen bir şekilde bu alanda kendimi geliştirmeye gerek uyumayarak gerek tatil yapmayarak vakit buluyordum.

    Bu şekilde mezun olmadan önce ortalama iki sene bu alanda tecrübe kazanmış oldum. Microsoft'da staj vs. derken daha mezun olmadan iş teklifi geliyordu. Şimdi 3-4 senelik tecrübeli mühendis maaşı ile işe başladım. Benimle aynı anda mezun olan arkadaşlar kapı kapı iş arıyor. Benden çok yüksek notlarla mezun olanlar bile. Buna rağmen ben hala gelirimi dolara çevirmek için var olan işimin üstüne uğraşıyorum.

    Burada temel olarak bahsetmek istediğim şey bilişim sektörüne kayma çabanı değerlendirmen. Birilerine 2 lira kazandıracak işleri bilmeden kimse sana 1 lira vermeyecek. Bu işin 4 senelik diplomasını alan bile yanlış hedefler ile çok rahat işsiz kalabiliyor. Kendi işini yapmayacaksan birinin işine yarayabileceğini kanıtlayabilecek hale gelmen lazım. Mühendis olacaksın vs. diye bir şart yok. Bana kimse bitirdiğim okulu, notumu vs. sormadı. Ne projeler yaptım onlara bakıldı. İş veren vereceği işin altından kalkabileceğinin garantisini arıyor.

    Sen her şeye hazır olduğunu hissetmene rağmen illaki bir yerlerden yine gol yiyeceksin. Mesela Türkiye'nin en büyük mobil oyun şirketlerinden bir tanesi Mac OS tecrübem olmadığı için benimle çalışmaktan vazgeçmişti. Yani sen en boktan işi yapsan da en kral işi yapsan da önüne sığır denk geliyor. Bunlardan yılmayıp devam etmen lazım. Birilerine karşı maddi olarak sorumluluğun yoksa kendine yetecek kadar gelir getiren çok zamanını ve enerjini tüketmeyen bir iş yap. Kafana koyduğun bu yoldan da devam et. En azından bu işin 1 sene çözülemeyeceğini anlamışsın.

#İşDünyası #HayataDair #Konudışı

6 senedir çalıştığım şirketten ayrılıyorum. Biraz iş yeri kaynaklı, biraz benden kaynaklı bu ayrılık. Hayattan memnun olmadığınız şeylerin değişmesini istemek ile değişmiyor hiç bir şey. O yüzden bir şeyler yapmak gerektiği hissiyatı uzun süredir vardı. Bu dönemde böyle risk almak delilik tabi ancak yapmadığım şeylerin pişmanlıkları geçmiyor. O yüzden bu deliliği yapma kararı aldım. İş yerinde ne kadar sorun yaşadığım zamanlar olsa da hem geçen zamanın verdiği hem yaptığım işlerden memnuniyet duyulmasından dolayı saygınlığım oluşmuştu. Ancak duygusal sebeplerin düzelmeyeceği, yeni meslek edinme ve bir şeyler yapmak isteği böyle bir adım atmama neden oldu. Çalıştığım şirket uluslar arası yabancı sermayeli bir şirket. Sektöründe dünya genelinde lider.
Bu büyüklük çok sevilen gözde büyütülen "PROFESYONEL" sıfatın getirdikleri yüzünden ayrılıyorum aslında.
Bir şirket ne kadar profesyonel ise size de o kadar profesyonel yaklaşıp o kadar kolay gözden çıkartılıyorsunuz.
Maaş konusunda ilk başlarken maaşınızı iyi belirleyin. Zam zamanları enflasyon tutarı kadar zam alınır. %2 fazla alırsanız düzeltme olur adı. Fazlası için masa yani statü değişikliği gerekli onda da beklentiniz karşılanmaz.
Yeni başlayanlar her yerde genelde sizden daha yüksek ücret ile başlar.
Hiç bir tüzel kişilikte vefa gibi bir duygu beslemeyin. Duygusal yaklaşmayın.
Düşündüklerinizi söylemekten çekinmeyin. Yeni mezunlar yaşı ufak olanlar "senin daha ağzın süt kokuyor" lafı ile karşılaşırsanız şaşırmayın.
Ne için çalıştığınızı unutmayın. Bu iş hayatı öyle noktaya getirir ki sizi bir bakmışsınız. Özel hayatınız için değil sanki şirket için yaşıyor olursunuz. Fazla mesai ücreti veriyorlar diye cumartesi, pazar mesaiye kalmak zorunda hissetmeyin. Unutmayı yaşamak için gerekli giderlerinizi karşılamak için ve isteklerinizi gerçekleştirmek için çalışıyorsunuz. Zaten hayatınızın yarısından fazlasını çalışarak geçireceksiniz.
Kimseyi eğitim durumuna bakıp hor görüp, ön yargılı yaklaşmayın. Şimdiye kadar tanıdığım zekası ile öne çıkanların çoğu lise mezunu idi.
Özellikle son zamanlardaki üni. mezunu arkadaşlar çok pasifler. Ortama yabancı olsanız dahi kendinizden emin gibi davranın.
İlk defa bir işe başlayacaksanız. Hayatın boktan yüzü çok kötü çarpacak. Okuduğunuz okul, aldığınız aile terbiyesi ile hayatın çakıştığını fark edeceksiniz. Yaşayacağınız durumların karakterinizi değiştirmesine izin vermeyin. Farkında olmadan çok başka bir insana bürüne bilirsiniz. En basiti agresiflik kazanıp çevrenizdeki insanları üze bilirsiniz. Yada eleştirdiğiniz karakterlerden birine bürüne bilirsiniz. Ben çok savaştım bu konuda...
Üniversite okuyan arkadaşlar kulüplere falan girin, aktivitelere katılın. Bunlar sizin daha girişken ve yabancı ortamlara daha kolay adapte olma yeteneğinizi arttırır.
Yerli sermayeli çoğu büyük firmada önemli iş vermezler zaten o koltuğu dolduracak kesin aile içinden birisi vardır. Yok ben şöyleyim böyleyim vs yok öyle bir dünya. Ülkemizdeki eğitim sistemi senin, benim gibi düşünen ve aynı bilgi birikime sahip milyonlarca birey yetiştiriyor. Farklı olmaya çalışın.
Ayrıca unutmayın bu ülkede hakkınızı almak kolay değil. Adalet yok hükmünde. Hakkınız için baya uğraşmanız gerekiyor.

Gece gece aklıma esenler bunlar. Yeri burası değil derseniz kaldırırım.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 26
  • CaSkAlAyNeN @caskalaynen

    Bir yerden sonra çaıştığın firmaya giderken, kafan ayaklarının geri geri gitmesini arzuluyorsa oradan pek hayır gelmiyor.

  • blog.yakupulutas.com @yhackup

    Haklısın hakkında hayırlısı olsun bende senin gibi bir durumdan dolayı, yaptığım muhasebe işinden istifa etmiştim bana da koyan hesaplarda olan ufak bir yanlışda yönetim kurulunun sana hırsızmışsın gibi bakması oldu, sonra açık bulununca zaten görevin oluyor...

    Yeter artık deyip istifa ettim şimdiki çalıştığım yerden teklif geldi, ta kayseriden Sakaryaya geldim 4 sene önce.

    @lterlemez in de dediği gibi bir sorun karşısında patronun seni müşteri karşısında harcıyorsa bir dakka durmayacaksın

    Allâh bir kapıyı kapatıyorsa daha büyük kapıyı açmak içindir derler yolun açık olsun.

    • YasinC @yasinc

      Aynen bende senin gibi meslek değiştireceğim. Bu evde geçireceğim süre zarfında, Bilge adam gibi bir yere kayıt olup C#, Java öğrenip bir şekilde bilişim sektörüne kayıp yazılım ile uğraşmak istiyorum. Çalıştığım yer değil yaptığım işler belirlesin biraz hayatımı. İnşallah başarırım çok teşekkür ederim iyi dileklerin için.

    • blog.yakupulutas.com @yhackup

      @yasinc Eğer iş için kendini öğrenmeye mecbur hissedersen zor öğrenirsin. Zevk almaya bak. Merak et. o zaman her türlü yürüyorsun bizim ofiste var birisi lise mezunu bilge adama gitmiş. çatır çatır .net yazıyor. yazılımcı olmak için mühendis olmaya gerek yok . mühendislik daha üst bir dal.
      yazılım işi aslında amelelik 🙂
      Ben iş analistiyim ben derim yazılımcı yapar. ama analist olmak için de yazılım bilmek gerekiyor. adama olmayacak önerilerde bulunmamak veya sen bir şey istediğinde o yazıım olarak yapılamaz demeye çekinecek.
      bu konuda her türlü destek olabilirim istediğin zaman bana ulaşabilirsin.

    • YasinC @yasinc

      @yhackup Çok teşekkür ederim desteğin için ara ara başını ağrıtırım o zaman 🙂

    • lterlemez @lterlemez

      Müşteri gerçekten (ama gerçekten) haklı olduğu durumlarda, evet fırça yiyebilirim ama bu ilgili konunun içinde kalmalı. Yani mobbing türevi bir davranışa dönüşmemelidir.

  • Mustafa İMECİ @mimeci

    güzel yazmışsınız yazın bende inşallah mezun olacağım gerçekten nelerle karşılaşacağım konusunda kendimi hazırlamam gerekiyor.

  • MH. @mhcycle

    6 yıl yine iyi dayanmıssınız