BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bu yazı yoruma kapalıdır.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bu yazı yoruma kapalıdır.

View this post on Instagram

Görsellerdeki fotoğraflar Avustralya’da bir civciv üretim çiftliğinde çekilmiş bir videodan alıntıdır. Bu görüntüler, söz konusu civciv üretim merkezinde gerçekleşen akıl almaz civciv üretim sürecini en yalın ve en net haliyle ortaya koymaktadır. Tüm dünyada ve Türkiye’de de benzer şekilde üretilen civcivler; kelimenin tam anlamıyla endüstrinin istediği haliyle, yine endüstriye hizmet edecek şekilde üretilmektedir. Öyle ki, yumurta endüstrisi hiçbir zaman yumurta üretemeyecek erkek civcivleri istememektedir. Dünyada milyonlarca erkek civciv, yumurtalarından çıkar çıkmaz maalesef kayar bantların yolunu tutmaktadır. 🔸Fotoğraflarda gördüğünüz haliyle, 21 günlük kuluçka sürecinden sonra yumurtadan çıkan erkek civcivler ilk olarak dişi civcivlerden ayrılıyor. Ayrılan erkek civcivler hayatlarının ilk ve son yolculuğuna uğurlanıyor. Dişi civcivler ise gagalarının kesilmesi ve çeşitli enjeksiyonlar almak üzere tesisin farklı bir kısmına alınıyorlar. Erkek civcivler, öğütücülerin yolunu tutarken, dişi civcivler 4 ay boyunca büyütülecekleri geçici kafeslerine gönderiliyor. 4 ay sonrasında endüstrinin hizmetine amade olarak büyütülmüş genç tavuklar, ömürleri boyunca kalacakları yumurta üretim tesislerine gönderiliyorlar. 🔸Maalesef insanoğlunun bitmek tükenmek bilmeyen endüstrileşme sürecinin ortaya çıkarttığı bu gerçeklik, dayanılması zor ve acı bir tabloyu ortaya koyuyor. Daha fazla üretmek, daha fazla tüketmek ve sınırsız faydalanmak üzerine kurulu bu sistem, dünyanın genelinde milyonlarca erkek civcivi henüz yeni dünyaya gelmişken katletmekten geri durmuyor. Bu katliama son vermek adına, Avrupa’da bazı ülkelerde henüz yumurta aşamasındayken, erkek civcivlerin kürtaj yöntemiyle alınması konuşuluyor. Türkiye’nin de dahil olduğu dünyadaki milyonlarca yumurta işletme tesisinde horoz bulmak neredeyse imkansız. Gerek kafesli, gerek serbest dolaşan gerekse organik yumurta üretim çiftliği olsun, hiç kimse “Nerede bu tavukların horozları?” diye sormuyor. Evet, nerede bu horozlar? Horozlar, doğar doğmaz kendilerini maalesef kayar bantta veya çöp torbalarında buldular. Bir şehir plancısı olarak, şehirleşmenin getirdiği bu vahşi endüstrileşmeyi reddediyorum. #NeYediğiniziBilin

A post shared by Gıda Dedektifi (@gidadedektifi) on

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bu yazı yoruma kapalıdır.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bu yazı yoruma kapalıdır.