Akıllı teknolojiler çağında çalışma, ilerleme ve insan refahına dair değerlendirmeler...

#akış #teknoloji #KİTAP #kitaptavsiyesi #BLOG

The Second Machine Age (Erik Brynjolfsson, Andrew McAfee) - Ümit Büyükyıldırım

The Second Machine Age: Akıllı Teknolojiler Devrinde Çalışma, İlerleme ve Refah; teknolojik ilerleme ile birlikte değişecek çalışma yaşamı ve insan refahını değerlendiriyor. Kitap,...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bilgi yarışması Riziko'nun en başarılı iki insan yarışmacısını yenen IBM Watson'ın yapay zekâ algoritma geliştirme süreci.

#akış #YapayZeka #IBM #IBMWatson #BLOG

IBM Watson'ın yapay zekâ algoritma geliştirme süreci - Ümit Büyükyıldırım

Yapay zekânın bugüne kadar kendini en etkin şekilde gösterebildiği ve insanı alt ettiği iki önemli başarısı var. Birincisi, 1997’de IBM Deep Blue’nun satranç şampiyonu Garry...
BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • arandur @arandur

    Yazını okudum. Sanırım offline veri tabanından bilgileri çekiyor. Acaba internete de bağlansaydı daha başarılı olur muydu yoksa hatalı cevap oranını mı artırırdı?

    • Ümit Büyükyıldırım @umit2050

      Wikipedia'daki bilgileri indirmişler zaten. Ancak tüm İnternet'i bilgi kaynağı olarak kullanması şu an için iyi bir fikir değil. Bilgi kalitesi ortada.Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu ayırt edemezdi.

    • Orcun @orcun

      @umit2050 İşte hocam orada da yapay zeka artısını görmüş olacaktık. Hazır ve doğru bilgiler ile nokta atışı cevap verilebilir. İnsan ile karşılaştırılıyorsa bence doğruyu ve yanlışı ayırt eden bir yapay zeka olması gerekiyordu. İnsanın da çünkü kusurları var en başta unutmak gibi bir kusuru var. Mağdem karşısında sonu olmayan ve neredeyse hiçbir bilgiyi unutmayan bir cihaz var e buna da bir zorluk seviyesi gerekiyordu. Karar verme yetkisi onu hesap etme işlemi vs. vs. bunları da yapması lazımdı.

    • Ümit Büyükyıldırım @umit2050

      @orcun Bunlar zaman içerisinde olacak şeyler. Bu aşamaya da hemen gelinmedi. Bilgi işlem kapasitesi gelişecek, algoritmalar gelişecek ve o da olacaktır ama şimdi değil.

    • Orcun @orcun

      @umit2050 Tabi ki gelişecek ama daha o zaman emekleme aşamasında hatta onu da sen kontrol ediyorsun demektir. Hani mağdem yapay zeka herşeyi kendisi öğrenmesi gerekiyor. Sanal klavye bile yazım yanlışını ayırt edebiliyor, işte bunu mu ? yazmak istedin diye leb demeden leblebiyi çıkartıyor, öğreniyor yani çok basit ama yapabiliyor. Bunun da açıkçası bence pek farkı yok o zaman ? Elinde neredeyse sınırı olmayan bir güçte makine var, ve sen buna wikipedi'den arşivi atıyorsun, sonra soru soruyorsun o da sana o sorunun cevabını arşivinden çıkartıp veriyor. Bu kadar mı koca yapay zekanın yapabildiği ?

    • Ümit Büyükyıldırım @umit2050

      @orcun Yapay zekâ henüz insan kapasitesine ulaşmış durumda değil. Sadece belli odaklı görevlerde başarı sağlayabilecek seviyede. İnsan beynine eşdeğer bir bilgisayarın oluşturulması için en az 2030'lu yıllar hatta 2040'lar öngörülüyor. "bunu mu demek istedin" otomatik tamamlamamsı varolan veriye dayanır. Üstün bir zekâ göstergesi değildir. Mantığı son derece basittir. Yapay zekânın tanımını ve bilgi işlem kapasitesini doğru anlamak gerekiyor. Bu konuda Ray Kurzweil'ın insanlık 2.0 kitabını önerebilirim. Orada bilgi işlem kapasitesi için detaylı hesaplamalar yer alıyor. https://www.umityildirim.com/insanlik-2-0-ray-kurzweil/

    • Orcun @orcun

      @umit2050 Ben daha çok tabi pratiğe bakıyorum. Yapay zeka denildiğinde benim aklıma kendi düşünebilen kendi kararını kendi verebilen bir makine aklıma geliyor. Yazılım olabilir robot vs olabilir ama işte elde evet kas gücümüz var aletin sonuçta bir hesaplama yeteneği de var ama o hesabı hala ben yaptırıyorum. Önüne cevabı belli olan cevap anahtarından veriyi atıyorum ve cevap anahtarındaki soruları soruyorum ve bana o cevabı veriyor bu bence yapay zeka değil.

    • Ümit Büyükyıldırım @umit2050

      @orcun Cevap anahtarı atma gibi bir durum söz konusu değil. Bu bilgiler doğrudan soru-cevap ilişkisi oluşturmuyor çünkü yarışmanın formatı farklı. Kelime oyunları, kafiyeler, espriler... Bu şekilde sorunca cevabı çıkartmak zekâ gerektiriyor elbette. Örneğin Google'da arama yapıyorken bu format kullanılmaz, doğrudan net sorgu yapılır. Google tüm İnternet'in verisine sahip olmasına rağmen (ki Watson'ın belliğinin yüzbinlerce katı) dolaylı sorulara yanıt veremez.

Aranızda Blogspot üzerinden blog yöneten var mı? Öyle hobi amaçlı arada bir şeyler yazıyorum Ekşi Sözlük'te falan, bunları bir de kendi sitemde yayınlarım diyerek blogspot da açtım. Belki ileride "nasıl yapılır" tarzı Google aramalarında çıkacak içerikler de yazarım. SEO konusunda az da olsa bilgim var fakat blogspot deneyimim yok, var mı aranızda kullanıp da Adsense açan, arama motorlarında çıkan kişi? Mesela geçen hafta bir yazı yazmıştım hiçbir şekilde Google'da görünmüyor içerik. 😀 Nedendir acaba.

Bir de mesela sitede yayınladıktan 10 dk sonra Ekşi'de de paylaşıyorum, bu yazı özgün değil diye algılar mı yoksa ilk önce sitede paylaştığım için faydalı bile olur mu?

#akış #blog #blogspot #teknoyardım #google #adsense #seo

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 23 / 25

Gerd Leonhard, yakın gelecekteki teknolojik gelişmeler ve yapay zekâya karşı insanlığı bekleyen tehlikeler konusunda uyarıyor. Leonhard'a göre bu konuları şimdi tartışmaya başlamazsak yarın çok geç olacak.

#akış #BLOG #YapayZeka

Teknolojiye Karşı İnsanlık (Gerd Leonhard) - Ümit Büyükyıldırım

Teknolojiye Karşı İnsanlık, adından da anlaşılabileceği gibi teknoloji ve insanlığın geleceğini etik açılardan ele alan bir kitap. Fütürist yazar Gerd Leonhard tarafından 2016...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Gelir eşitsizliğinin giderek arttığı, otomasyonun yaratacağı işsizlik ve küresel iklim felaketinin yaşandığı bir gelecekte dünyayı neler bekliyor? Peter Frase, dört farklı gelecek senaryosu kurguluyor.

#akış #BLOG #Otomasyon

Dört Gelecek: Kapitalizmden Sonra Hayat (Peter Frase) kitap incelemesi - Ümit...

Dünyadaki gelir eşitsizliği giderek artarken, Şili’den Hong Kong’a, Lübnan’dan Irak’a kadar dünyanın çeşitli yerlerinde ekonomik temelli protesto ve ayaklanmalar baş gösterdi. Gelir...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

İçinde bulunduğumuz küresel sermaye çağında yerli 'firma kavramı' anlamını yitirmeye başladı.

#akış #BLOG #yerli

Küresel sermaye çağında yerli firma kavramı - Ümit Büyükyıldırım

Ülkemizde son yıllarda ‘yerli firma’ kavramı sıklıkla dile getiriliyor ve adeta kutsallaştırılmış bir önem afediliyor. Ancak günümüz küresel sermaye çağı şartlarında bugün...
BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • lterlemez @lterlemez

    Kesinlikle yanlış, örnek verilen firmaların hepsi bir yerlere gelmiş ve oldukça yüklü sermaye biriktirmiş firmalardır. Ayrıca, adı geçen küresel sermaya kavramı, hiç de iyi bir kavram değil. Bir kere tekel yaratıyor ve gereğinden fazla güçlenmesini sağlıyor. Özellikle finansal ve mali kuruluşların küresel sermaye ile idare edilmesi çok ama çok kötü bir şey.
    Bizim gibi gelişmekte(!!!!!) olan ülkelerin sermaye toplayabilmesi ve bu sermayeyi ülke içinde tutabilmesi için küresel sermayeden kesinlikle uzak durması gerekir. Uzak duramıyorsa da hisse ortaklığının çok küçük bir payını paylaşması gerekir.
    Küresel sermaye o kadar da iyi bir şey değil, benim düşünceme göre.

  • turker @turker

    kapitalist bir yaklaşım olmuş 🙂

  • Ümit Büyükyıldırım @umit2050

    @lterlemez @turker Her ikiniz de yazıyı yanlış anlamışsınız arkadaşlar. Ben bu yazıda bir taraf seçmiyorum. Sadece bu kavramın anlamını yitirdiğini ortaya koyuyorum. Sonuçta bu bir gerçeklik ve ben de bunun tespitini yapıyorum. Bu iyi bir şey midir, kötü müdür, bu başka bir konu.

    • turker @turker

      Ben de iyi yada kötü olarak yorumda bulunmadım zaten, bakış açısı kapitalist bir yaklaşımı yansıtıyor.

      "Bu yazıda, günümüz sermaye çağı koşullarında yerli firma kavramının ne kadar anlamlı olduğuna bakacağız"....
      "Özetle, içinde bulunduğumuz küresel sermaye çağında yerli ve yabancı firma ayrımı ortadan kalkmaya, anlamını yitirmeye başladı. Bu gerçeklerini kabul ederek, yerli firmalar konusundaki hassasiyetlerimizi yeniden gözden geçirmemizde fayda var."

    • Ümit Büyükyıldırım @umit2050

      @turker Kapitalist değil, gerçekçi bir yaklaşım. Biraz daha netleştirelim: Bugün yerli olarak gördüğünüz ve hassasiyet gösterdiğiniz bir firma, bir sabah kalktığınızda yabancı bir ülkeye ait şirkete satılmış olabiliyor. Siz de o ana kadar gösterdiğiniz destek ve hassasiyetle kalıyorsunuz. Bu çağda 'yerli firma' geçici bir kavram olmaya başladığı için insanların yerli firma algılarını yeniden gözden geçirmesi daha sağlıklı bir yaklaşım olur. Bazı şeylerin algısının ve tanımının yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.

    • lterlemez @lterlemez

      @umit2050; Tek derdi kendi parası olduğu için bir sabah kalktığımızda el oğlunda oluyor o firmalar. Evet, satarken sermayesini korumuş oluyor ama sonrasında birikecek olan sermaye yabancıya (küresel) sermayeye birikiyor/gidiyor. Gitmemesi gerekir, o yüzden özelleştirme iyi bir şey değildir; özellikle de ülkenin tekeli konumunda ise (örneğin TTNet, örneğin Palet Fabrikası, örneğin SEKA).

    • turker @turker

      @umit2050 bir öğle molasında, elimizde çay/kahve ile bir kaç saat bunun üzerien konuşmak keyifli olurdu ama internet üzerinden uzun birşeyler yazma isteğimi kaybedeli epey oldu. bu girizgahı, yazınıza kıymet verdiğimi anlatabilmek adına yaptım yoksa yazmış olmak için bir cümle yazıp bırakmıyorum. 🙂

      Anladığımı basitçe izah edeyim, diyorsunuz ki A şirketi var %100 yerli sermaya ile bir değer yaratıyor, biz tüketicler de destekliyoruz yerli diye ve bir gün bu firma elin oluyor. Sen, ben boşa destek vermiş oluyoruz. Dolayısıyla bir ürünü/hizmeti değerlendirirken yerliymiş değilmiş pek de takılmaya gerek yok, öyle bir hassasiyetin varsa bile sonuç zaten değişmiyor. Sermaye sürekli yabancılaşıyor kaçınılmaz olarak. Çünkü günün şartları böyle.

      Anlatılmak istenen bu ise, ben bunun kapitalist bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum.

    • Ümit Büyükyıldırım @umit2050

      @turker Olayı tam olarak anlamışsın. Verdiğin örneği ben defalarca uygulamalı olarak da yaşadım. Fakat yazıda kapitalist bir yaklaşım olmadığı konusunu yinelemek istiyorum. Benim odaklandığım nokta, her dönemin kendine has şartlarını, gerçekliğini ve değişimi anlamak, başkalarının da dönemi ve kavramları bu gerçekliğin farkında olarak değerlendirmesi.

      "Sermaye sürekli yabancılaşıyor" kısmı da bizim finansal ölçeğimizle ilgili. Orada günün şartları olarak kastım, her ülkenin birbirine yatırım yapması, şirketlerini alması ve satması. Bizim sürekli satıyor olmamız "küçük balık" olmamızla ilgili.

      @lterlemez Bunlar ayrı bir yazının konusu.

  • Emmi @emmi

    hiç bir parçası yerli üretim olmayıp tamamen ithal parçalarla toplanıp hatta üstüne basılan etiketin kendisi mürekkebi bile ithal olupta üstüne %100 yerli yazılan ürünler var

Türkiye'den Google, Facebook, Apple ve Amazon gibi küresel girişimlerin çıkmamasının en önemli sebebi: Pazar büyüklüğü ve finansmandaki ölçek farkı.

https://www.umityildirim.com/turkiye-ve-girisimcilikte-onde-gelen-ulkeler-arasindaki-olcek-farki/

#akış #BLOG #eticaret #Girişimcilik

Türkiye ve girişimcilikte önde gelen ülkeler arasındaki ölçek farkı -...

Türkiye’nin en önemli girişimleri, girişimcilikte önde gelen ülkelerdeki rakamlardan çok daha düşük yatırımlar alıyor. Aynı şekilde, en önemli girişimlerimiz mutlaka yabancılar...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bir dönem Batılı popüler kültür öğelerinde Japonya'nın sahip olduğu Asya kültürel hegemonyası, ekonomisi yüksek bir hızla büyüyen Çin'e geçti.

#akış #BLOG #Çin #Japonya #popülerkültür

Asya'daki kültürel hegemonya Japonya'dan Çin'e geçti - Ümit Büyükyıldırım

Ekonomik, siyasi veya askeri anlamda süper güç seviyesine ulaşmış ülkelerin gücü kültürel alanda da karşılık buluyor. Bu tür ülkeler Batılı ülkeler tarafından üretilen filmlerin,...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Ephesus Personal Blog WordPress Theme
https://www.codegrape.com/item/ephesus-personal-blog-wordpress-theme/34245

#ephesus #flashblue #personal #blog #theme #wordpress #mailchimp #customizer #slider #woocommerce #import #lazyload

Ephesus Personal Blog WordPress Theme

Ephesus is a personal blog theme with gorgeous typography and layout design to build your own personal blog easily. 'Features Included:'...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Asus markasının güncel telefon modellerinde(Zenfone 5, Zenfone 5Z vs.) varsayılan olarak bulunan çağrı kaydetme özelliğinden ve gelen giden tüm çağrıların nasıl otomatik olarak kayıt altına alınabileceğinden bahsettim. Tabi ki bunun için rehber okumaya ihtiyaç yok ama baya derinlerde olduğundan ve çeviri yetersizliklerinden dolayı standart bir kullanıcının erişmesi uzun sürebiliyor 🙂 #android #asuszenfone5 #blog #callrecorder

Not: Karşınızdaki kişinin bilgisi olmadan görüşmeyi kaydetmek yasal olmayabilir. Bu durumda sorumluluk tamamen size aittir. Ayrıca izinsiz alınan kayıtlar hukuki anlamda delil yerine geçmeyebilir. Kullanma amacınızı iyice düşünün ve kötü niyetle kullanmaktan sakının.

Asus Telefonlarda Tüm Çağrıları Otomatik Kaydetme - Hamdi Çatal

Bu yazımda Asus markasının güncel cihazlarında varsayılan olarak bulunan çağrı kaydetme işlevinden bahsedeceğim. Kaydetme özelliği sayesinde, gelen ve giden çağrıları ek bir...
BeğenFavori PaylaşYorum yap