HTC U Play - 32GB/Tek Hatlı İnceleme

Merhaba arkadaşlar, önceki telefonum U Ultra'nın iadesinden sonra daha uygun fiyatlı olduğundan aynı ailedeki benzer tasarımdaki HTC U Play telefonu satın aldım. Yaklaşık 3 aydır kullanmakta olduğum telefonun iyi ve kötü yanlarını bu incelemede yer veriyorum.

Telefonu alma sebebim tasarım, U Ultra'ya göre ufak boyutu ve kulaklık performansı(Tabi kutu içeriğinde çıkan kulaklıkla) ve nispeten uygun fiyatı.

UPlay, diğer U serisindeki telefonlar gibi premium yapısı ile yüksek kalite ve şık gövde sunan büyük bir telefon. Telefonda Type-C ile bağlanan USonic kulaklığı yüksek kaliteli ses iddiasına sahip. 1080p çözünürlükte 5.2 inçlik Super LCD ekran ile telefon ekran konusunda da iyi.

Telefon diğer U serisi telefonlar gibi geniş bir kutu ile gelmekte. Kutu üzerinde telefon silueti yer almakta ve arka tarafta bazı teknik detaylara değinilmiş. Kutu içerisinde telefonun kendisi, iri yapıda 5V/2A adaptör, 1m diri Type-A/Type-C kablo(Kablo ile adaptör siyah/füme renkte), Type-C bağlantılı U-Sonic kulaklık ile ek olarak sert yapıda şeffaf kılıf ile geniş bir silme bezi yer alıyor. Kılıfın kutu ile beraberinde gelmesi iyi, gönül isterdi ekranda da takılı halde bir korucu cam olsaydı. Silme bezinin de gelmesi iyi olmuş, telefonun arakasınında cam olması ile çok parmak izi tutuyor.

Teknik Özellikleri

  • Chipset: Helio P10 V (MT6755V)
  • CPU: 4 adet 1.95GHz + 4 adet 1.15GHz Cortex-A53 (28nm)
  • GPU: Mali-T860 MP2 (700MHz)
  • Ram: 3GB LPDDR3
  • Depolama: 32GB dahili ve 2TB’a kadar Micro SD kart desteği
  • Modem: 4G LTE Cat 6(300 Mbps/50 Mbps), 3G modem(HSPA+ )
  • SIM: Tek SIM yuvası (Nano)
  • Bağlantılar: Wi-Fi 802.11 a/b/g/n/ac, GPS, Glonass, Hotspot, Bluetooth 4.2 ,NFC
  • Ekran: 5.2'' 1080p Super LCD 5, 428ppi, Gorilla Glass cam
  • Ses: Kulaklık; Type-C üzeriden USonic kulaklık, HiRes,                                                                Hoparlör; Mono(Alt tarafta)
  • Mikrofon: 2 adet ( üst ve alt yüzeyde), Gürültü engelleme
  • Kamera:  Arka; 16MP HTC  BSI Sensör, 1μm piksel boyutu, ƒ/2.0 diyafram, OIS,  HDR, 74.5° Geniş açı, 28mm Odak uzaklığı, Çift ton LED Flaş,12 Bit  Raw, 1080p 30FPS video kaydı                                                                                                                                        Ön; 16MP BSI sensör, 1μm piksel boyutu, ƒ/2.0 diyafram, 26.5 mm odak uzaklığı , 77.9° geniş açı, 1080p 30FPS video kaydı
  • Pil:  2500mAh Li-Ion Batarya
  • Ekstra: Parmak izi okuyucu, USB 2.0, Bildirim LED'i, Dokunmatik kontrol tuşları, DLNA, AirPlay, Miracast
  • Boyutlar: 145.99 x 72.9 x 3.5 ~ 7.99 mm,  Metal çerçeve, Cam 3D arka yüzey
  • Ağırlık: 145 gram
  • Renk: Siyah, Beyaz, Pembe(Ülkemizde yok) ve Mavi
  • Yazılım: Android  6 + HTC Sense

Tasarım - Malzeme Kalitesi

Telefonun tasarım hatları diğer U serisi modeller ile benzer, daha çok küçük boydaki U11 gibi olmuş. İki tarafı cam olan telefonun çerçevesi kasa rengine uygun şekilde alüminyumdan imal edilmiş. Benim elindeki cihaz siyah renk. Gönül yine mavi renk almak istiyordu ama aradaki fiyat farkı sebebiyle bu rengi tercih ettim.

Ön cam 2.5D diyebileceğimiz yapıda, kenarları oval. 5.2 inçlik ekrana kalın çerçeveler eşlik ediyor ve üst tarafta ahize, kamera ve LED bildirim ışığı yer almakta. Ekranın altın kısmında ise ortalanmış şekilde ana ekran tuşu ile parmak izi sensörün yer aldığı dokunmatik yüzey, solunda kapasatif geri tuşu, sağında kapasatif uygulama çekmecesi tuşu yer almakta. Parmak izi sönsürü basılabilir yapıda değil, yanlarda geniş bir oyuk tipinde. Kapasatif tuşlarda beyaz renkle aydınlanmakta.

Telefonun çerçevesine anten çizgileri iyi bir şekilde gizlenmiş. Üst çerçevede SIM ve MicroSD kart çekmecesi ile mikrofon deliği yer alıyor. Sol çerçevede herhangi bir tuş ve delik olmayan telefonun sağ yanında üst tarafa doğru ses ve güç tuşu konumlandırılmış. Ses arttırma ve azaltma tuşu birleşik yapıda, güç ve ekran uyandırma tuşu tırtıklı yapıda belirgin hale getirilmiş. Tuşlar ince tutulmasına rağmen basma hisleri iyi. Alt çerçevede ortalanmış bir şekilde Type-C USB portu ile sağda Mono hoparlör ızgarası, solda tek adet mikrofon deliği yer almakta.

Arka yüzeyde kenarlar çok daha eğimli, bu sayede elde tutuşu daha rahat ve telefon size daha ince gibi görünüyor. Ana kamera arkada dikey olarak ortalanmış bir şekilde üst tarafa konumlandırılmış. Oval yapıdaki kamera lensi çıkıntılı yapıda ve kasa çerçevesi ile benzer renkte alüminyum çerçeveye sahip. Lens camının çerçeveye göre içte olması iyi olmuş, böylece masa üstünde telefon durduğunda  lensin çizilmesi zorlaştırılmış.  Çift ton LED flaş kameranın solunda yer almakta, HTC logosuda siluet olarak ortalanmış bir şekilde arkada yüzeyde yerini koruyor. HTC logosu ve alt taraftaki sertifikasyon logoları silik bir yapıda olduğundan rahatsız etmemekte.

Telefonun tasarımı genel olarak güzel(Tabi daha ince ekran çerçevelerine sahip olabilirdi), malzeme kalitesi üst düzeyde. Elinizde ucuz bir telefon tutuyormuş gibi hissetmiyorsunuz. Benzer fiyattaki çoğu rakibinden malzeme kalitesi olarak daha iyi diyebilirim.

Ekran

Telefonda HTC'nin  Super LCD adı ile adlandırılan IPS ekranın 5. nesline sahip 5.2'' boyutunda 1920x1080 piksel ekran yer almakta. 500 cd/m2(kağıt üstünde) parlaklık vaadinde bulunan ekran, canlı renkler sunuyor. Ama telefonda beyaz  ve özelikle gri tonlarda ekranda bir çizgilenme var gibi geliyordu. Sonra daha dikkatli bakınca ekranda piksel arası çerçevelerin(sanırım) belirgin bir şekilde sol üst köşeden, sağ alt köşeye doğru eğimli bir şekilde belli olduğunu anladım. Rahatsız edecek gibi, hatta ilk bakışta anlaşılacak gibi değil ama dikkat edince anlaşılıyor. Bilemiyorum belki benim elimdeki telefona özel bir sıkıntı olabilir.

Ekrandaki çizgilenmeyi bir tarafa bırakırsak, 428ppi ekran parlaklık ve renk olarak beni tatmin etti. Parlaklık olarakta güneş altında durumu kurtarıyor, kullanıcısını üzmez.

Kulaklık Çıkışı - Hoparlör

HTC kullanıcılarının cihazlarda  kafasının rahat olduğu en büyük özellik kulaklık çıkış kalitesidir diyebilirim. HTC U Play'de de diğer U serisi modelle gibi 3.5mm kalıklık çıkışı yer almamakta ve sadece kendi kulaklığı (Uyumlu bir kaç markanın Type-C kulaklığı bulunmakta) ile çalışıyor denebilir. Tabi birde kendi Type-C/3.5mm Jak dönüştürücüde var ama kutu içerisinde çıkmadı.

İlk olarak hoparlör kalitesine değinmek gerekirse, U Play beni üzdü. U Ultra'dan sonra mono hoparlör yetersiz, cılız ve eski geldi. Hoparlörün ses çıkış gücü az ve çok daha kaliteli mono hoparlöre sahip telefonlar gördüm. Hoparlör ile bir şey dinlemek zevksiz olmuş. Birde nedense attığım zil sesi müzik çalarda daha yüksek ses vermesine karşılık telefon çalarken daha cılız ses çıkıyor. Bu sorunu çözemedim.

Kulaklık olayıysa ise U Ultra'da da değindiğim gibi saçma yine. Telefon 3.5mm yuva olmalıydı. -Bence her telefonda olmalı- Telefonla beraber yine U Sonic kulaklıklar geliyor. Büyük ihtimalle telefon ile beraber gelen en kaliteli ilk 5 kulaklık arasına girecek U Sonic kulaklıklar ses konusunda kullanıcısını üzemeyecektir. Ama mikrofon kalitesi kötü, HTC'nin bir daha nesil U Sonic kulaklıklarda daha sağlam yapıya ve daha kaliteli mikrofona(Belki aktif gürültü engelleme) sahip olmalı.

USonic kulaklığın normal kulaklardan farkı, kulaklıkta yer alan mikrofon yardımıyla sürücülerin kulaklık zarına olan mesafesini ölçüp, buna göre ses profili oluşturması. 13mm sürücülere sahip kulaklığın genel olarak iyi, ses profili normal tipte (bas veya tiz ağırlıklı değil). Kulaklığın ses detayı, zenginliği iyi. Ben genellikle enstrümantal ve rock parçalar dinliyorum, memnun kaldım. Ama ses şiddeti biraz daha fazla olabilirdi. Kulaklığı çoğu kullanıcıyı üzmeyecektir.

Ahize - Mikrofon

Telefonun ahize sesi iyi, net. Ahize için son seste ahizeden çıkan sesi çevre rahatlıkla duyuyor, bu sebepten ben genelikle en düşük ses şiddetin konuşmaları gerçekleştiriyorum. Ahizeden çıkan ses berrak ve yeterli düzeyde. Ses şiddetini kendiniz için ayarlayarak rahatlıkla kullanırsınız Duyma zorluğu çekenler için bile yeterli, yüksek ses düzeyine sahip. Hoparlör ile konuşmada ise mono ses çıkışı ile ses  biraz cılız geliyor. Sesli ortamda hoparlör mutsuz edecektir.

U Play'de toplamda 2 adet mikrofon yer almakta. Alt tarafta mikrofon sizin konuşmalarınızı kaydetmekte, üst taraftaki mikrofon ise çevresel sesi alarak ortam gürültüsünü azaltıyor. Telefon görüşmeleri sırasında bir sıkıntı yaşamadım, hatta  GM 9 Pro'dan buna geçtiğimde bazı kişiler sesimin daha berrak, net geldiğini belirtti.

Kamera

Telefonun temelde önünde de arakasında da 1μm piksel boyutuna ve  ƒ/2.0 diyafram açıklığına sahip 16MP BSI sensör bulunuyor. Kullanılan lenslere bağlı olarak ön ve arka kameranın odak uzunluğu ile açıları farklı. Ön kamera daha geniş açıya(77.9°) sahip iken ana kamera OIS ile destekleniş. Ana kamera donanımsal açıdan çift ton LED flaş ile desteklenirken ek olarak kamera arayüzünde de daha fazla özeleştirmeye sahip. Her iki kamerada 1080p 30fps video kaydı yapabilmekte.

Kamera arayüzü arayüzü tipik HTC telefonlar ile benzer şekilde basit, belli başlı ayarlara izin vermekte.

Ana kameranın fotoğraf performansı gündüz oldukça iyi, ama geceleyin azalan ışığa bağlı olarak çok fazla bozulma olmakta. Ayrıca ana kamera  OIS sayesinde videoları stabil çekiyor ama ses kaydı çift mikrofon kurulumu olduğundan iyi değil.  Ses kaydı zayıf, ara ara patlamalar olmakta. Genel olarak ana kamera gündüz oldukça iyi, ama geceleyin fazla bir şey beklememek lazım. Çekim ve işleme hızı ise normalde iyi ama HDR açıkken kayıt uzun sürüyor, bekliyorsunuz. Ana kamera ile çektiğim resimler aşağıda yer almakta. Ön kamerada benzer performans sergiliyor.

Ön kamera kurulumu önceden incelediğim U Ultra ile aynı yapıda, performans ortalama düzeyde, yeterli. Geniş açı sayesinde daha rahat kullanıyorsunuz. HTC yazılımsal ek oyuncaklarla (Güzelleştirme, UltraPixel vb.) ön kamerayı işlevsel hale getirmiş. 1080p 30fps video kayıt destekli ön kamera, görüntülü görüşmelerde iyi iş çıkartmakta.

Whatsapp içerisinde fotoğraf çekimi çok yavaş gerçekleşmekte, bu sebepten resim çekerken sesi duysanız bile biraz beklemekte fayda var.  Facebook Messenger ve Whatsapp üzerindeki görüntülü görüşmelerde bir sıkıntı yaşamadım.(Telefonun ısınmasına ve pilini çok hızlı tüketmesi dışında ) İnstagram'da da sıkıntı yok, uygulama içerisinde video kaydı kasılmadan gerçekleşiyor.(Önceki telefonlarımdan Desire 828 veya arkadaşımdaki Meizu Pro 7'isnde -İşlemci Mediatek olduğundan- instagram uygulaması ile- kayıt sırasın anlık gösterimi atlaya atlaya, takılarak izletiyordu.)

Performans - Isınma

Mediatek'in Helio P10 platformunu kullanan HTC U Play'in yüksek performans iddiası yok. Enerji verimliliği ön planda olan platformda, Cortex A53 mimarisine sahip 8 çekirdek yer almakta. Grafik işleme işini Mali-T860 MP2 üstlenmekte. Sisteme 3GB DDR3L ve 32GB depolam birimi yer almakta.

Normal kullanımda işlemci sistem boştayken %15-25 arası çalışmakta, sosyal medya veya internette gezerken %65-75 seviyelerine çıkıyor(Antutu bildirim ekranında). İşlemci performansı çok iyi olmasada sürekli olarak kullanımının yüksek olması rahatsız edici, sanki makine başa elektrik harcıyor gibi geliyor.(Bence harcıyor, uyku modunda tüketim fazla.)

HTC U Play genel olarak hızlı, yağ gibi akan bir telefon değil ama normal kullanım için yeterli. Arada bir arayüzde anlık animasyon atlamalar, kasmalar oldu. Ama sosyal medya kullanımında veya internette gezerken çileden çıkartmadı.

Ama oyun konusunda platform çok güçsüz. 3D oyun işini unutun ama 2D oyunlarda büyük ihtimalle bir sorun yaşamayacaksınız. Genelde düşük ayarlarda akıcı(Sınırlarda) oynatmakta. - Asphalt9, PUPG Lite, Riptide GP:Renegade-

Telefonun performans testleri aşağıda yer alıyor.Kendiniz değerlendirirsiniz.

Performans Testileri

Telefonun düşük donanımına aynı sevide yavaş denebilecek depolama birimi eşlik etmiş. 3GB bellekte yeterli düzeyde tutulmuş. Depolama test sonuçları aşağıda yer alıyor.

Depolama Testi

 

Telefon genel olarak normal ihtiyaçlara için performansı yetiyor diyebiliriz. Ama telefon yoğun kullanımda hatta bazen gereksiz yere boş dururken bile ısınması en büyük sorunu. Ve ısınma sırasında işlemci kullanımı artıyor ve telefonun pili hissedilir derecede azalıyor. Anladığım kadarıyla bu gereksiz ısı artışı ve ekstra batarya tüketimi şebeke çekimi ile alakalı. Telefon çekimi düşük olunca veya gereksiz yere işlemci kullanımı artmakta, ve bu durum adamı çileden  çıkartıyor. Bu tip durumda telefonu uçak moduna alıp 1 dk sonra tekrar uçak modundan çıkartınca düzeliyor gibi. Kullanımım boyunca 4-5 kez başıma geldi ama anladığım kadarıyla telefonun çekim problemi olduğu zaman oluyor. Hatta memlekette telefona yüklediğim bir uygulama sebep oluyor zannedip, sıfırlamıştım.

Şebeke Bağlantısı - Çekim Gücü

4G destekli telefonda Cat 6(300 Mbps/50 Mbps) modem yer almakta. Şebeke bağlantı hızı ülkemizdeki operatörleri göz önüne alırsak yeterli düzeyde. Ama çekim gücü olarak telefon çok iyi diyemem. İstanbul için büyük bir sıkıntı aşamadım ama memlekette Huawei Mate 9'un 1-2 tel çektiği,  sorunsuz görüşme yapabilirken benim telefon şebeke arıyordu.(Bu arada oparatör olarak Vodafone kullanmaktayım) Birde telefon çekiminin az olduğu yerde telefonu ısınıp, pil tüketimi artmakta.

Konum - GPS

GPS Test - Balkonda

Telefon GPS, Glonass teknolojileri ile konum saptama yapabilmekte. Telefon U Ultra'ya göre daha doğru saptama yaptı. GPS konusunda ortalama performans sergiliyor, araba kullanırken navigasyon uygulaması ile(Here WeGo, Google Maps) sıkıntı yaratmadı.

Güvenlik  - Ekran Kilit Açma seçenekleri

Telefonda standart ekran kilidi açma (Kaydırma, Pin, Şekil vb) seçenekleri,  ek parmak izi okuyucu ve Smart Lock yer alıyor.

Telefonda donanımsal şifreleme var ve ilk kurulumda size öneriyor. Kullanımım sırasında parmak izi okuyucusu aktif olarak kullandım. Telefonun parmak izi sensörü ekran alt tarafında ortalanmış bir şekilde yer almakta ve  ana menü tuşu işlevi de görüyor. Parmak izi sensörü ince, dar  yapıda ve oyuk yapıda olduğundan gözünüz kapalı olsa bile rahatlıkla parmağınız okutabilirsiniz.

Parmak izi okuma sırasında titreşimle geri bildirim veriyor.Parmak izi sensörü performansı iyi, bir sorun çıkartmadı. U Ultra'ya göre çok daha hızlı ve doğru tarama yaptı.

Bu arada telefonda yer alan RGB bildirim ışığı sayesinde ekran kilitliyken kullanıcısını uyarıyor. Ayarlarda uygulamalara farklı renkler atayarak bildirim ışığın daha işlevsel kullanabilirsiniz. Şahsi fikrim, sürekli olarak ekranda bildirimleri gösteremeyen telefonlarda mutlaka LED bildirim ışığı olmalı. HTC'nin bu tip detayları atlamaması iyi.

Batarya Performansı  -  Şarj

HTC U Play ne yazık ki düşük donanımına nazaran pil konusunda iddialı değil. Tamam, çok büyük bir pile sahip değil ama Helio P10 sebebiyle daha fazlasınıi daha iyi pil ömrü beklemişti.

HTC, daha önce incelediğim U Ultra göre U Play'bir tık daha iyi diyebilirim. Biri günü çıkartmakta daha az zorlandım. Ama 5.2'' ekranan sahip bu kocaman gövde de daha büyük kapasiteli bir pil (bu kasa boyutunda 3000mAh pile sahip telefonlar var.) olabilirdi.

  • GeekBench4 Batarya Testinde Uçak Modunda, GPS(Yüksek Doğruluk) açık, en düşük parlaklık (Kendisi ayarlıyor.) ,
  • PCMark testinde Wi-Fi, 4G, GPS(Yüksek doğruluk aktif.) ve En yüksek ekran parlaklığında yapıldı.
  • Normalde de telefonu otomatik parlaklı(Barda elle en son seviyeye çekiyorum), 4G, Wi-Fi ve GPS aktif kullanıyorum.

2500mAh batarya benim gün içi kullanımımda(Wifi+4G+GPS sürekli aktif, ara ara Bluetooth açık) bir günü çıkartıyor diyebilirim.  Telefonla beraberinde gelen 5V/2A adaptör ile telefon yaklaşık 2 buçuk saat dolmakta.

Yazılım - Arayüz

Telefonun arayüzü genel olarak daha öncede incelemesini yazmış olduğum U Ultra ile aynı. Telefonun en büyük eksikliklerinden biri, Android 6.0 sürümüne sahip olması. Şubat 2017'de piyasaya çıkmış bir telefon için hem eski sürüm ile çıkması hemde yeni bir sürüm güncellemesi almaması ayıptır. Aslında U Ultra geçte olsa Android 8.0 geldi, ama pek iyi hissettirmemişti.

U Play şuan Eylül 2019 itibariyle Android 6.0 işletim sistemi sürümüne, Mart 2017 güvenlik güncellemesine sahip. Arayüz tipi güncel HTC Sens ile benzer yapıda ama Android sürümü sebebiyle ekran bölme, pencere içinde pencere gösterme özelliği yok. Ha, tabi Helio P10 ile bu tip çok ekran pek akıcı olmayacak, kasacaktır.

Daha öncede U Ultra incelemesinde de belirttiğim gibi HTC yeni Sense sürümlerinde arayüzü eskisine nazaran çok boşalmış. Bazı güzel araçlar, hareket jestleri gitmiş.

Telefonun Artıları:

  • Şık tasarım, malzeme kalitesi
  • Beraberinde gelen kulaklık
  • Ekran kalitesi
  • Kapasitif kontrol tuşları
  • Type-C bağlantı noktası

Telefonun Eksileri:

  • Kablolu olarak sadece kendi kulaklığını(1-2 alternatif var) desteklemesi
  • Güncellenmemesi (Eski Android sürümü - 6.0)
  • Düşük oyun performansı
  • Gereksiz yere ısınma
  • Düşük pil ömrü

HTC U ailesine değinmek gerekirse aslında modeller kağıt üzerinde vaatkâr dursada gerek U Ultra gerekte U Play'de(İkisini de kullandığımdan diyorum) bazı hatalar yapılmış, eksikler var. U Ultra genel olarak çok daha iyi bir telefondu ama yazılımsa sebeplerden olduğunu düşündüğüm bazı performans kayıpları vardı,  HTC U Play'de ise donanımı çok kısmış.

U Play işlemci platformu olarak Mediatek yerine Snapdragon'un 400 serisi güncel bir çözümü olsaydı çok daha iyi olurmuş. Hem oyun ve genel performans konusunda daha iyi hemde şebeke bağlantısında daha iyi olacağından dengeli bir pil tüketimi(tahminimce) olurdu gibi. Birde tasarım, ekran, kulaklık olarak üst modellerle benzer deneyim sunar iken, hoparlör ile mikrofon sisteminin zayıflatılması kötü olmuş.

U Play uygun fiyata, şık görünen bir cihaz arayanlara tavsiye ederim. Ama teknik ve yazılımsal açıdan güncel olamayan bir cihaz.

#İnceleme #Telefon #AkıllıTelefon #SmartPhone #Android #Marshmallow #HTC #UPlay #USerisi #MediaTek #HelioP10 #Sense

BeğenFavori PaylaşYorum yap

ADATA Ultimate SU630 - 240GB 2.5" SSD İncelemesi

Merhaba arkadaşlar, bir tanıdığım eski dizüstü bilgisayarından yavaş olması sebebiyle şikayetçiydi. Sistemin daha randımanlı çalışması için SSD  ve bellek takviyesi yaptım. SSD olarak bilindik bir markanın uygun fiyatlı bir çözümünü ararken Hepsiburada üzerinden 240GB'lık ADATA SU630 çözümü aldım.

ADATA SU630 serisinin ucuz olmasındaki en büyük neden 3D QLC NAND kullanılması. QLC NAND belleklerde bir hücreye 4 bit veri yazıla bildiğinden, TLC belleklere göre hücre başı %33 daha veri saklamakta. Bu sayede daha az hücre ile daha çok veri depoladığından üretim maliyeti düşmekte. Tabi teorik açıdan ömürleri TLC NAND'lara göre daha kısa.

SSD piyasadaki çoğu ucuz çözümü gibi, basit bir bir ambalaja sahip. Siyah renk pürüzlü, plastik kasaya sahip SSD sadece garanti belgesi gelmekte. Pakette herhangi bir vida, 3,5'' genişletme aparatı veya kablo yer almamakta.(Masaüstü kullanıcıları vida ve sata kablosunu temin etmesi gerekecek.)

ADATA Ultimate SU630 - 240GB Özelikleri;

  • Kapasite: 240GB
  • NAND Tipi: 64 Katman - 3D QLC
  • Kontrolcü: Maxio Technology MAS0902A-B2C
  • Bağlantı Tipi: SATA 3 -6Gb/s
  • Ortalama Sıralı Okuma-Yazma Hızı:  520 MB/s- 450MB/s
  •  MTTF: 1.500.000 Saat
  • TBW: 50 TB
  • Boyutları: 100.45 x 69.85 x 7mm (Plastik gövde)
  • Ağırlık: 47.5g

240GB kapasiteli Adata SU630 - 240GB SSD'yi, Acer marka uygun fiyatlı bir çözümü taktım. Şuana kadarki montajlarımda anladığım, uygun fiyatlı laptopların montajı sizi daha çok uğraştırıyor ve hep 'Acaba bu kasa elimde kalacak mı?' korkusu var. Bilgisayarda herhangi bir ekstra depolama yuvası olmadığından 500GB HDD'yi emekli edip yerine SSD'yi taktım.

Taktığım sistem; Acer E5-571G-51DS

  • İntel i5-4210U işlemci
  • Nvidia GeForce 840m
  • 4GB 1600Mhz DDR3L bellek(ekstra 4GB'lık modülde eklendi.)
  • Windows 10 - 64 Bit OS

Ram ile beraber yapılan SSD takviyesi ile bilgisayar şaha kalktı diyebilirim. Tabi işlemci ve ekran kartı sabit kaldığından hesaplama gücü artmadı ama artan bellek miktarı ile sistem çok daha rahat çalışmakta. SSD takviyesi ile sistemin ve uygulamaların açılış hızı hissedilir derecede arttı.

SSD ile yaptığım testler aşağıda yer almakta. Test sırasında ortalama 51° sıcaklıkta disk çalıştı. SSD'nin performans olarak kutuda belirttiği değerlere ulaştı diyebilirim.

#Akış #İnceleme #SSD #KatıHalSürücü #SATA3  #Benchmark #Test  #ADATA #SU630 #240GB #Laptop #Notebook

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Asus Pen

  • Kalemlerin hayatımızdaki yerinin ne kadar önemli olduğunu açıklamak başlangıçta kolay görünebilir; ancak gerçek dünyada durumlar her zaman sanıldığı gibi gelişmiyor. Yaşamımızın bu denli içinde olan ve bulması, satın alması zor olmayan, mühim bir aracın doğal olarak unutulmaya yüz tuttuğu ortada. Kalemlerin dijital ortamda kullanılması, stylus olması da oldukça eski bir tarihe dayanıyor. Ne var ki, birkaç sene önceye kadar son kullanıcı için çok da kullanışlı değildi. Yine de tarih boyunca kendini geliştirerek günümüzde önemli bir konuma erişti. Kalem kadar yazıldığı kağıt da önemlidir. Çok hassas basınçları destekleyen ekranlara ve donanımlara sahip cihazların da nispeten ulaşılabilir olması aktif kalemlerin cebimize sığacak cihazlarda çok işlevsel olmasını sağladı. Bu tür kalemlerin arasında yer almayı gözüne kestirmiş bir isim de Asus Pen.

 

  • 1024 basınç algılama ve 10-300 gram dayanıklılığı ile Windows 10'da rahat bir şekilde çalışmakta. Bir adet AAAA pil ile 10 aylık pil ömrü vaat ediyor. Teknik açıdan Microsoft standartlarını çok rahat bir şekilde karşılayan bir kalem. Üzerinde buton ile sağ tık yapılabiliyor, OneNote gibi yazılımlarda silgi olarak da kullanmak mümkün. Oldukça alışılagelmiş özellikler. Gelgelelim her şey kalemde bitmiyor. Birlikte kullanılan cihaz, ve kalemin 'bir kalem olarak' gösterdiği performans da çok önemli.

 

  • Pilin klipse çok yakın durması, kalemin genel olarak ağırlığı ve uzunluğundan kaynaklanan (22 gram - 14.4cm) bir problem yaratıyor. Bu problemin ismi ise ağırlık merkezi. Parmakların kalemi tuttuğu noktadan ne yazık ki çok uzakta kalıyor. Aslında üretim kalitesini çok beğendim. Mat bir dokuya sahip alüminyum gövde, butonlar ve klips ile su götürmez bir şekilde tasarlanmış. Yine de kalemin üst kısmının ağır kalması ergonomiyi baltalıyor.

 

  • Aslında birçok tablet kaleminin ortak özelliği tasarımı. Tek bir firma üretiyor da herkes oradan alıyor gibi bir görünüm var. Bu durum özellikle Windows destekli cihazlarda geçerli. Daha köşeli ve ince tasarımların da olması gerekiyor. Kişisel kriterlere ve zevklere göre seçilen bir ürünün farklı tasarım ve renk seçenekleriyle gelmesi gerekiyor. Gerçek kalem üreticileriyle daha fazla iş birliği yapılması elzem.

 

  • Bir diğer çok önemli nokta ise kalemle birlikle kullanılan cihaz. Kalemi test ettiğim cihaz ASUS Transformer Mini T102HA idi. Açıkça belirtmeliyim ki kalemin altında kalan bir performansa sahip. Yazmak, çizmek zevkli ancak bir Windows Tablet olarak tatmin etmiyor. Bazı donanımlar eski olduğundan sürücüler Windows 10 ile çok iyi çalışmıyor. Windows 10'un hızına yetişemeyecek bir CPU, muhtemelen sürücülerden ve SoC'den kaynaklanan düşük Wi-Fi performansı günümüz için yeterli değil. Böyle bir kalemi ancak Zenbook ve benzeri cihazlarla kullanmanızı tavsiye ediyorum. Kalem mükemmelen çalışsa da onu kullandığınız tabletin performansı, hızı, multi-tasking kabiliyetleri çok önemli.

 

  • Fiyatı dolar kadar oynak desem yeridir. €50-€70 aralığında bulunuyor. Giriş seviyesi bir kullanıcı için hem kullanımı zor, hem de pahalı bir kalem. Açıkçası tablette kalem ile yazı yazacaklara ilk önerim iPad (en az 6. Jenerasyon) ve Apple Pencil. Görsel sanatlarla uğraşanların çoktan birer Wacom'u vardır ama yine de iPad Pro da o klasman için yapılmış bir ürün, tercih edilmesini tavsiye ederim. Windows 10 ile kullanmak isteyenlere ise Wacom, Microsoft ve Lenovo'nun kalemlerine bakmalarını tavsiye ederim. Şahsen Microsoft Surface Pen'i beğeniyorum. Ergonomik bir yapısı var ve teknik özellikleri üstün. Windows Ink Workspace ve Office yazılımları benim işimi fazlasıyla gördü. Sanatçılar için de Windows ve iPadOS'ta yeterince yazılım ve uygulama vardır diye düşünüyorum. Yine de yalnızca not almak için 2018 model bir iPad ve Apple Pen fazlasıyla yeterli. Windows ihtiyacı olanlar için de alacakları kalemden öte cihaz çok önemli. $600 altına Windows 10'lu bir cihazı düşünmenizi tavsiye etmem. İleride rekabet artarsa söylemler değişebilir ancak günümüzde hâlâ bu kategorideki ürünlere hatırı sayılı miktarda yatırım yapmak gerekiyor.

 

#Asus #Pen #Stylus #TabletKalemi #İnceleme #Review

Bu rehberdeki her şey (yazı, görsel vb.) bana aittir. Kaynak gösterdiğiniz sürece kullanıma açıktır.

Soru ve yorumlarınız için TeknoSeyir'e üye olmayı unutmayınız!

e-posta üzerinden sorular için: ee.mcan.dogan@gmail.com

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Ersin Gündem @ersin_gundem

    Bu tarz kalemler her dokunmatik cihazda çalışabiliyor mu? Mesela s10e de kullanmak için bir kalem bulabilir miyim? Note serisinin kalemlerinin her cihazda çalışmadığını biliyorum apple pencil ide. Ama s10e de kullanabilceğim bir kalem var mı merak ettim.

    • M.Can @dogan_mcan

      Bu tür kalemler telefonlar ile çalışmaz. Kalem destekleyen dokunmatik Windows tabletlerde çalışır. Samsung'da her tabletinin kalemi kendine özeldir, başka cihazlarda çalışmaz. Apple'da da dediğiniz gibi aynı durum geçerli. Halihazırda kalemle gelen Galaxy Note gibi telefonların da kalemleri başka cihazda çalışmaz.

      Kendi telefonunuz için Universal Stylus edinmeniz gerek. İnce uçlu bir Stylus ne kadar rahat bulunuyor bilmiyorum açıkçası. Digiroot, Baseus ve Meko gibi markalara göz atabilirsiniz. Kalem ile birlikle stylus olarak da Zebra Wing Stylus C1'i öneririm. Garip markalardan daha iyi bir seçim olacaktır.

      https://www.jetpens.com/blog/guide-to-stylus-pens/pt/393

    • Ersin Gündem @ersin_gundem

      @dogan_mcan Çok teşekkür ederim cevabınız için dediğiniz gibi bu kalemler çok kalın. Niye universal ince bir stylus üretmiyorlarsa.

Lamy Scribble Mekanik Kalem

  • Bir Lamy klasiği olan yüksek üretim kalitesi, tasarım ve ergonominin birleştiği, 'aluminium' materyalin yoğunluğu ile ağırlığını her daim hissettiren kalemlerden birisi Scribble. İsmiyle müsemma bir kalem olduğu ilk bakışta çok rahat anlaşılıyor. Yazı yazanları ve çizim yapanları tasarımıyla ortak bir noktada buluşturuyor.

 

  • Uç seçenekleri yalnızca 0.7 ve 3.15mm ile sınırlı olması beni çok memnun etmese de sanki bu yapıdaki bir kaleme 0.5 veya 0.3 yakışmayacak, mekanizmayla iyi çalışmayacak gibi duruyor. Metal ucun içe girip gizlenebilmesi bir yana, ucun tamamen çıkmış hali bile bir hayli kısa kalıyor. Bir de 0.7 olması sayesinde uç kırmak neredeyse mümkün değil. Bu oldukça sevindirici bir durum olsa da tek bir uç seçeneğine mahkum kalmak dışında bir seçenek yok. 3.15mm, aynı fiyata sahip olmasına rağmen uç kalınlığı dolayısı ile farklı bir klasmanda kalıyor.

 

  • 14mm kalınlık ve 24 gram ağırlık ile 'birazağar' kalemelerden birisi olmaya hak kazanıyor. Neyse ki grip kısmında 12.3mm inceliğe düşüp, 11.8cm uzunluğunda kalınca oldukça ergonomik bir kalem olmuş. Dolayısıyla gövdenin ortaya doğru kalınlaşıp simetrik bir şekilde uçlara doğru incelmesi ile birlikte dengeli bir kalem olmuş. Kısıtlı seçeneklerden birisi ise renk. Siyahın bu tasarıma çok yakıştığını düşünüyorum. Gümüş rengi aksanla birlikte kalınlığına rağmen çok hoş bir görünüm yansıtıyor. Ya siyah zayıf gösteriyor, ya da gövdenin plastik kaplamasından dolayı bu renk tercih edilmiş. Plastik de hissiyat açısından gayet kaliteli. Mat renk tercih edilmiş, grip performansı oldukça tatmin edici. Kalemin tamamı metal görünümde ve hissiyatta olsa da, gövde öyle değil. Yekpare görünümüne rağmen her parçasına ulaşılabilir yapılması da farklı güzel bir detay. Bu ve birçok ustaca tasarımı bize armağan eden Hannes Wettstein'ı sevgiyle anıyorum.

 

  • Scribble özelinde birkaç doğru bilinen yanlış var. Öncelikle kalemin mekanizması plastik değil, metal. Mekanizmayı koruyen ve aynı zamanda ucu içeri gizleyen koruyucu kısım plastik. Klips ise kaleme entegre değil, çıkarılabilir durumda. Lamy'nin de üstüne basarak alüminyum demesinin sebebi budur belki de, zira klipsin dayanıksız olduğu yönünde bazı yorumlar var. Oldukça ince olduğu ortada ama dayanıksızlık konusundaki yorumlara pek katılmıyorum. parmağı az rahatsız edecek bir şekilde tel toka gibi yerleşim, kalemlerde benim hoşuma giden bir detay. Lamy de bu tür tasarımlara yer veren kalem üreticilerinden birisi. Her şey çok güzel olacak derken, fiyatı ortaya çıkıyor. Fiyatı en iyi tabirle "TGH". Lamy'den fiyat anlamında çok cömertlik beklemek doğru olmuyor ancak Rotring 600 ile aynı veya biraz altında fiyatlandırmayı görseydim daha da olumlu konuşmak mümkün olurdu. Sonuç olarak çok sade, ergonomik ve kaliteli bir kalem. Tükenmez (Ballpoint) versiyonu da aynı tasarımla bulunuyor. Çok farklı özelliklere, geniş uç seçeneği yelpazesine veya farklı renklere sahip olmasa da, kendisine çizdiği alanı iyi değerlendiriyor ve Lamy'nin imza kalemlerinden birisi olmayı başarıyor.

 

#Lamy #Scribble #Mekanik #Kalem #İnceleme #MechanicalPencil #Review

Bu rehberdeki her şey (yazı, görsel vb.) bana aittir. Kaynak gösterdiğiniz sürece kullanıma açıktır.

Soru ve yorumlarınız için TeknoSeyir'e üye olmayı unutmayınız!

e-posta üzerinden sorular için: ee.mcan.dogan@gmail.com

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Makineci @makineci

    bu tombul yapısıyla benim için hiçte uygun değil. Canım #rotring500 üm. Hem fiyatı uygun hemde tombow uçla kağıt üzerinden akıp gidiyor.

    • M.Can @dogan_mcan

      Tombow WX güzel uçtur. Pentel Ain-Stein'ı denemenizi de öneririm. Rotring 500 de lise yıllarımda uzun süre kullandığım ve kalem merakımı daha da derinleştiren versatil kalemlerden birisi. Çok fazla yere düşürdüğümden ucu yamulmuştu, daha sonra ne olduğunu ben de hatırlamıyorum. Geçen aylarda incelemesini yazmak için tekrar almıştım. Zaman zaman not alırken kullanıyorum. Çok dengeli bir kalem olması bir yana, kalemle parmakların etkileşiminin olduğu grip kısmının tamamen metal olması da kalite hissiyatını artırıyor. Rotring 600 çok daha iyi bir hissiyata sahip olsa da 500'ün hafifliği ve fiyatı kendi avantajı. Güle güle kullanın 🙂

  • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

    Lamy'nin hayatta kalmasına şaşıyorum bazen. Hem tasarım hem de üretime harcanan Ar-Ge faaliyetleri, her aşamada otomasyonun çok az olduğu, insan eliyle çok yüksek kalitede malzeme kullanılarak üretilen kalemler yapıyorlar... Saygı duymamak mümkün değil.

    • M.Can @dogan_mcan

      Çok deneyimli tasarımcılarla çalışıyorlar. Tahmin edilenin aksine fazlaca distribütörleri var ve executive mağazalarda bulunmaya özen gösteriyorlar. Ucuz denebilecek bir ürünleri yok açıkçası. Safari bile $20'a yaklaşmış. Ürün yelpazeleri geniş ama çok çeşit bulunan kırtasiyelerde bulunmaz genelde. Benim sürekli uğradığım bir kırtasiyede daha çok ofis gereçleri ve Faber-Castell, Stabilo, Staedtler, Schneider vb. markaların ürünlerinin olduğu üst katta Lamy'den hiçbir şey bulunmaz. Yalnızca Mont Blanc, Caran d'Ache gibi markaların olduğu alt katta bulunuyor bütün ürünleri. Küçük çocuklar için de masa hazırlanmış, abc kalemlerini bu şekilde tanıtıyorlardı. Ürünler çok iyi ama hiç rekabette gözleri yok.

      Lamy aynı zamanda ikinci dünya savaşından çıkmayı başarıp devam eden süreçteki Almanya'nın finansal sorunlarına rağmen ülkesine gelir sağlayabilen bir firma. Kendi ayakları üzerinde durmayı çok iyi biliyorlar. Şu an bulunmayan Spirit de ülkenin o zamanki duruma binaen yalnızca bir metal levhanın en verimli şekilde kullanılıp kalem haline getirilip yok satmış bir kalem. Hep olması gereken ve olacağına inandığım bir firma. Çok farklı kalem tasarımları deniyorlar. Japonlar genelde çok daha mekanizmaya dayalı iç tasarımda farklılıklara gitse de dış görünüşte birçok kusurları olabiliyor. Lamy ise sp gibi oldukça işlevsel şeylere kafa yormuş olsa da asıl olayı iç mekanizmayı sağlam yapıp kalemin dışını kusursuz yapması. İleride Alman ve Japon firmalarının birbirlerini daha çok etkileyip daha da farklı tasarımlara imza atmalarını umuyorum.

  • Yiğit @yigit1

    Kalem gerçekten muhteşem gözüküyor. Alüminyum ile birleşen siyah muhteşem bir görüntü ortaya çıkarmış. Peki bu ağırlığı ve kalın, kallavi yapısını göz önüne alırsak Lamy Logo 106 kullanan birisi ne kadar rahat edebilir? Bilemiyorum gerçekten... Ama gözüm kaldı. Çok güzel bir inceleme olmuş teşekkürler. Bu arada naçizane küçük bir fikir de belirmek istiyorum bazı incelemelerinde gördüm ama hepsinde olursa çok güzel olur. Ben açıkçası kalemin geldiği paket, kutunun da kalemle bir bütün oluşturduğunu düşünüyorum. Benim için değil tabii ki sadece fakat bundan sonraki incelemelerde eğer paketlerini, kutularını atmadıysan onları da incelemeye koyarsan çok daha güzel bir görüntü olacağını düşünüyorum. Ufak bir fikir sadece. Tekrardan bu muhteşem inceleme için teşekkürler 🙂

    • M.Can @dogan_mcan

      Yorumunuz için teşekkürler. Kutu konusunda sizinle kesinlikle aynı fikirdeyim. İncelemelerde kalemin nasıl bir sunumla geldiğini ve varsa kutusu ile fotoğrafını koymayı hiç ihmal etmiyordum. Yalnızca son birkaç incelememde koyamadım çünkü tatildeyim. Döndüğüm vakit kutuları koymayı ihmal etmeyeceğim. Aslında birçok kalem kutusuz veya plastik kutuyla geldiği için çok fazla koymak da mümkün olmayacak ama Pilot S20 ve Scribble gibi kalemlerin sunumunu koymak gerekiyor.

      Scribble kullanırken rahatsız olmanız pek mümkün değil. Almadan önce imkanınız varsa bir deneyin derim yine de. Logo'dan daha kısa ve grip kısmı 2.6mm daha kalın. Tasarımı da hoşunuza gittiyse çok fazla dikkat edilecek başka bir detay yok. Tavsiye ederim.

    • Yiğit @yigit1

      @dogan_mcan Yorumu dikkate aldığın için teşekkürler. Keşke imkanım olsa. Aklıma yazdım eğer bulabilirsem deneyeceğim ve umarım bir gün satın alabilirim. Teşekkürler 🙂

Faber-Castell Grip 2011 Mekanik Kalem

  • Faber-Castell, dünya çapında bir firma. Kendisinden çok fazla bahsetmeye gerek yok. En büyük ve en eski kırtasiye ve ofis gereçleri üreticilerinden birisi. Oldukça saygın bir konumda olmasına rağmen şimdiye dek neden incelemerde yer vermediğimi açıklamak için bir kalem seçmem gerekiyordu. En mantıklı seçim ise Grip 2011 olsa gerek.

 

  • Grip isminin Faber-Castell ürünleri arasında çok yaygın olduğu su götürmez bir gerçek. Üçgen yapının etrafını iyi bir 'grip' için düğme tarzı kauçuklar ile sarmak çok akılda kalıcı ve mantıklı bir tasarım. İşler tasarım noktasında ne kadar iyi gözükse de, bir versatil kalemin kalbi her zaman mekanizmasıdır. Piyasada envaiçeşit ve göz alıcı renklerle sunulması sizi yanıltmasın, aslında içi, dışı kadar renkli değil.

 

  • Fikrim, plastik bir mekanizmanın hiçbir zaman kalemde tercih olmaması yönünde. Taktığınız grafit ucu tutacak ve ona hakim olacak bir parçanın metalden olması uzun vadede çok daha verimli bir çözüm. Dışarıdan gelecek en ufak bir dokunuşta dahi yamulacak bir plastiğin kalemin mekanizmasında kullanılması doğru bir şey değil. 1 TL'lik bir kalemde bunu anlayabilirim ama böyle bir kalemde mazeret bulmak mümkün değil. Bir de fiyatının yerine ve rengine göre çok dalgalanması da hoş değil.

 

  • Metal uç ve klips ne kadar güzel dursa da maalesef kalemin geri kalanını kurtaracak parçalar değiller. Arka kapağını çıkarmak çok kolay, takarken ise öyle zorlanıyor ki kıracağım sanıyorum bazen. Fazlasıyla hafif ama ağırlık merkezi kalemin ucuna doğru yoğunlaşmış değil, elde tutarken kauçuklar oldukça ergonomik bir deneyim yaşatıyor ancak gerçekten kaliteli bir kalem hissiyatı almak zor. Uç çıkarırken manşondan alınan geribildirim de güçlü değil.

 

  • Uç kalınlığının bu kalem özelinde bir etki yaratacağını düşünmüyorum. Zaten bildiğim kadarıyla yalnızca 0.7 uç seçeneği ile geliyor. plastik mekanizmanın zamanla gevşemesi ve aşınması sonucunda uç kırmalar ve uç sıkışmaları kaçınılmaz bir hâle geliyor. İçe girebilen uç ve uzunca silginin makarayı çevirerek kullanılması fena detaylar sayılmaz, yine de kaçınılmaz sona yakalanılacak ve kalem kelimenin tam anlamıyla bozulacak. Bu kadar net bir şekilde belirtmemin sebeplerinden birisi, birden çok Grip 2011 sahibi olmamdı. Bozulduğunda yenisi almam bir şeyi sorgulamaya itmişti beni lise zamanlarımda.

 

  • Faber-Castell, versatil kalem ötesinde aslında bir kırtasiye markası. Bir kırtasiyeyi tamamen bu markayla donatabilirsiniz ve bütün ihtiyaçlarınızı karşılayabilir. Ne var ki, bu durum versatil kalemlerde tercih edilmesini sağlamıyor. Yalnızca Grip 2011 özelinde değil, 'lead holder' dışındaki Faber-Castell versatil kalemleri önermiyorum ve kullanmıyorum. Çok yüksek fiyat etiketine sahip olan Graf von Faber-Castell başka bir marka edasında davranıyor zaten. Schediwy'den yanlış hatırlamıyorsam €10 civarı bir fiyata sahip olmuştum Grip 2011'e. Kendisinden daha ucuz olup daha iyi olan kalemlerle dolu etrafı. Buna rağmen çok başarılı bir şekilde günümüze dek gelebilmiş olmasını sağlayan Faber-Castell'i tebrik etmek dışında bir şey söylemek de çok akıllıca değil gibi.

 

#FaberCastell #Grip2011 #Mekanik #Kalem #İnceleme #MechanicalPencil #Review

Bu rehberdeki her şey (yazı, görsel vb.) bana aittir. Kaynak gösterdiğiniz sürece kullanıma açıktır.

Soru ve yorumlarınız için TeknoSeyir'e üye olmayı unutmayınız!

e-posta üzerinden sorular için: ee.mcan.dogan@gmail.com

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Pensan My IQ Mekanik Kalem

  • Merhaba, Rotring Rapid - pardon. Uzun zamandır Türkiye menşeli bir kalem ele almamıştım. 1967 yılından beri çoğunluğu kalem olmak üzere kırtasiye üreticiliği yapan Pensan, aynı zamanda 2007 senesinden beri ülkemizde Pelikan'ın tek temsilcisi olmaya devam ediyor. My IQ ise, şüphesiz firmanın en meşhur kalemi.

 

  • Yine ilk bakışta bir Alman kalemini andırması benim için bir tesadüf değil. Rotring Rapid'in yarı fiyatından daha aza bulunabilen bir kalem olması da dikkatleri üzerine çekiyor. Pensan, sağlık kaygısı açısından kalemin Japonya'da üretildiğine dikkat çekiyor. Hâlâ böyle olduğunu temenni etmekle birlikte, Japonya'da kalem üretilmesine de çok şaşırmadığımı belirtmek isterim.

 

  • Kalemin genel yapısı oldukça basit görünüyor. Arka kapak çevirildiğinde çıkabilen ve gizlenebilen bir silgi, kapağa sert basışta içe girebilen ve çıkabilen uç, rapid ana hatları ile birlikte çok etkileyici bir görünüm sergilemiyor. Malzeme kalitesi gövde açısından idare eder durumda. Manşona basışta hafif gıcırtılı bir ses duysam da çok serzeniş etmeyeceğim. Fiyatına göre fena olmayan bir üretim kalitesine sahip.

 

  • Metal mekanizma kullanması bu kalemi kurtaran şey demek yanlış olmaz. 0.7 uç ile herhangi bir sıkıntı yaşamadım. Zaten bu kalemin sıkıntısı mekanizması değil, onu çevreleyen objelerde. Tasarımı özgün bulmamakla birlikte, kalemin ucunu içe gizleme mekaniğinin iyi çalışmadığını belirtmem gerek. Ne kadar sert veya yumuşak bassam da metal ucunu dışarı çıkarmak çok kısa bir kullanım sonrası sorun hâline geldi. Özgün ve yenilikçi bir tasarım olsa bu mekaniğin yeterince iyi çalışmamasını yeni olmasına bağlayabilirim ancak durum öyle değil.

 

  • Gövdenin yeterince iyi ölçülerde tasarlanmadığından mıdır, yaylı mekanizmanın zamanla esneme ve gerilmeye dayanıklılığının azalmasından mıdır bilinmez, bu noktada kalem beni hiç tatmin etmedi. Aslında rahat bir grip ve kalemin elde dengeli durmasını çok takdîr etmek isterim ama kalemin dayanıklılığı hiç tatmin edici bir düzeyde değil.

 

  • Kırtasiyeden aldığımda ne kadar ödediğimi hatırlamasam da online olarak 14 TL gibi oldukça iyi fiyatlarda bulunuyor. Ne kadar kişisel tercihler çok rol oynasa da, Kuru Toga gibi bir kalemin de benzer fiyatlarda bulunduğunu belirtmek lâzım. Rotring Rapid'in kendisi çok daha pahalı ama; zaten Rapid de bulunduğu fiyat düzeyinde kesinlikle tavsiye edeceğim bir kalem değil. My IQ çok sevdiğim veya tavsiye ettiğim bir kalem olmasa da, en azından bir göz atılmayı hak ediyor. Gidebileceğiniz neredeyse bütün kırtasiyelerde de bulunur. Pensan bulunurluk konusunda oldukça başarılı bir firma. Aynı başarıyı üretim kalitesinde ve devamlılıkta da göstermelerini umut ediyorum.

 

#Pensan #MyIQ #Mekanik #Kalem #İnceleme #MechanicalPencil #Review

Bu rehberdeki her şey (yazı, görsel vb.) bana aittir. Kaynak gösterdiğiniz sürece kullanıma açıktır.

Soru ve yorumlarınız için TeknoSeyir'e üye olmayı unutmayınız!

e-posta üzerinden sorular için: ee.mcan.dogan@gmail.com

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 11

Pentel Sharp Kerry Mekanik Kalem

  • İlk bakışta hiçbir zaman bir versatil kalem olduğunu anlayamadığım, 1971'den beri eşi benzeri olmayan bir kalemi ancak Pentel yapabilirdi. Mekanik kalemlerin dolma kalemi olarak adlandırdığım Sharp Kerry, her şeyden önce çok güzel bir kalem. Elegant bir uçlu kalem olmayı başarmakla kalmıyor, çok daha ilginç özellikler sunuyor.

 

  • Tasarım olarak bir Japon'un Amerikan yaklaşımı demek pek de yanlış olmaz. Dolma kalem kullananların aşina olduğu, kalem ucunu korumak isteyenlerin de sevineceği çıkarılabilir/takılabilir kapakla kendini diğer versatil kalemlerden hemen ayırmayı başarıyor. Tabii kapağın getirdiği bir ağırlık ve kalınlık değişimi var. Burada uzun uzadıya yazmaktansa, sevgili JetPens'in sayfasındaki özellikler kısmından ağırlık, uzunluk vb. bilgileri kontrol etmenizi öneriyorum. Renk seçeneklerine de göz atmak isterseniz Pentel'in resmî web sayfasına veya Stationary Wiki'ye bakabilirsiniz.

 

 

  • Grip haricinde (reçineli plastik kullanılıyor) tamamen metal malzeme kullanılmış. Bu nedenle grip ile kapak arasında - zannediyorum ki kapakta reçine kullanılmadığı için - bir renk tonu farkı var. JetPens de bu farkın kullanılan malzeme farkından dolayı oluştuğunu belirtmiş. Yine de kalemi kullanırken herhangi bir kalite farkı hissedilmiyor. Sharp Kerry, kesinlikle materyal konusunda Pentel'in en çok özendiği ve dikkat ettiği kalemlerden birisi.

 

  • Kalemin ortasında göz alıcı ve uzunca kare desenli bir metal silindir bulunmakta. Kozmetik açıdan önemli bir tasarıma sahip olduğu kanaatindeyim. Kalem aslında bu silindirin iki kenarından da açılabiliyor. Bu şekilde mekanizmaya erişmek mümkün. Ne var ki ilk bakışta yekpare bir görünüme sahip olduğundan görsel olarak ciddi bir avantaj sunuyor. Metal uç, manşon (uç çıkarma butonu) ve kapağın manşonu da çıkabilir durumda.

 

  • Sharp Kerry'nin en önemli parçalarından birisi ise kapağı. Klips ve uç çıkarma butonuna sahip olmasının nedeni ise, kalemin arkasına taktığınız zaman hâlâ uç çıkarabiliyor olması. Bu butona aynı zamanda bir silgi eklenmiş. Kapağı çıkarmadan silgiyi çıkararak uç doldurmak mümkün olmasa da kapağı takmadan önce doldurmak mümkün. Kısacası kalemin kapağı hiçbir şekilde eğreti durmuyor; tam tersine işe yarıyor. Kalemi daha ağır bir şekilde kullanmak isterseniz kapağı arkaya takarak yazmaya devam edebilirsiniz. Kapaksız şekilde kullanmak ise de gerçekten çok hafif bir yazım deneyimi sunuyor. Kaweco Special Mini ile benzer bir hâle geliyor.

 

  • Mekanizma konusunda söylenecek şey yok. Tamamen metal, 0.5 uçla dahi çok sorunsuz bir şekilde çalışıyor. Oldukça yumuşak bir yazım deneyimi sunuyor. Kalemin mükemmel olmasını engelleyen tek şey ise özel bir dokuya sahip olmayan grip. Kalemin tutulduğu kısmın her zaman bir dokuya sahip olması bir avantaj. Kauçuk, silikon veya metal materyal olmasa da, parmağın kaymasını engelleyecek bir 'texture' olmasını beklerdim. Hazır farklı materyalden yapmışken mat bir dokunuş olması muhtemelen en iyi versatil kalem olmasını sağlayabilirdi. Bu hâli ile de çok kötü bir grip deneyimi sunduğunu söylemek de doğru olmaz. Cilt yağı veya parmakların terlemesi sonucunda tatları kaçıracak bir kıvama geldiğini de belirtmek lâzım. Kısacası bir Alpha-Gel değil ama en kötü grip deneyimini de sunmuyor.

 

  • Amazon'dan kargo dahil €16 karşılında edinmiştim. Japonya'dan gelmesine rağmen fena olmayan bir fiyat olduğunu düşünüyorum. En azından Pentel imzalı bir kutuda gelmesini isterdim. Ülkemizde de 150 TL civarında 0.5 ve 0.7 modelleri ve farklı renkleriyle bulunmakta. Bu kalem için değer diyebilirim ama almadan önce grip konusunu iyi değerlendirmek gerek. Geri kalan kısmını ise Pentel Sharp Kerry'nin web sayfasındaki bir yorumla özetleyebilirim:

"As for durability, I purchased mine when I was an engineering student in 1978, and I continue to use it to this day (that's 40 years)."

"Dayanıklılığa gelirsek, benimkini 1978 yılında mühendislik öğrencisiyken almıştım ve bugüne dek kullanmaya devam ettim (40 yapar)."

 

#Pentel #SharpKerry #Mekanik #Kalem #İnceleme #MechanicalPencil #Review

Bu rehberdeki her şey (yazı, görsel vb.) bana aittir. Kaynak gösterdiğiniz sürece kullanıma açıktır.

Soru ve yorumlarınız için TeknoSeyir'e üye olmayı unutmayınız!

e-posta üzerinden sorular için: ee.mcan.dogan@gmail.com

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Pentel Graph 1000 CS Limited Edition Mekanik Kalem

  • Kalem değerlendirmelerinde fazlasıyla tanıdık bir isim olan Pentel'in daha önce ele aldığım Graph 1000 for Pro versatil kalemini hâlâ çok severek kullansam da, 0.7 seçeneği tek başına bazen yetersiz olabiliyor. Dramatik bir düşüş yapmadan 0.5 modelini almak istedim ancak Pro modelinde herhangi bir renk seçeneği bulunmuyordu. Uç kalınlığına bağlı olarak yalnızca klipsin renginin değişmesinin beni çok tatmin etmeyeceğini düşündüm. Neyse ki aklıma CS (Creator's Style) seçeneği geldi.

 

  • Açıkçası Graph 1000 üzerine söylenecek çok söz yok. Süper kısa bir değerlendirme olacak olsa da, bu kalem hakkındaki herhangi bir teknik detay ve merak ettikleriniz için 2 yıl önce yayınlamış olduğum Graph 1000 for Pro incelemesine göz atabilirsiniz. Bu yazıda daha çok kozmetik farklılıklara ve 0.5 - 0.7 başarımlarına değineceğim.

 

  • Öncelikle çeşitli mecralarda görmüş olduğum, Limited Edition'ın "çok kötü" olduğu konusunda biraz yazıp çizmek lâzım. Malzeme kalitesi, ağırlık, uzunluk, tasarım gibi detayların tamamen aynı kaldığı iki kalem var. Aradaki tek fark ise renk. Açıkçası bu söylentilerin şehir efsanesi olduğunu düşünüyorum. Pro modelinde 0.3 - 0.9 arası seçenekler bulunmasının yanında CS modelinde yalnızca 0.5 bulunmasının bir yansımasıdır belki. Çizim kalemleri ile yazı yazmaya kalkışıldığında bir alışma süreci doğuyor.

 

 

  • Pro (PG100X) ile CS (PG1005CS-X) arasında teknik olarak fark yok belki ama 1-2 küçük değişiklik gözünüze çarpabilir. Uç yoğunluğu göstergesinde Pro (2H, H, HB, B) seçeneklerine sahip iken, CS (3H, 2H, H, HB, B) seçenekleri ile geliyor. Aynı zamanda CS'in silgisinde ucu temizlemek veya sıkışan ucu çıkarmak için bir iğne bulunuyor.

 

  • Fazlasıyla 'solid' bir tasarıma sahip olması 0.5 ve daha ince uç kullanmak isteyenler için biraz zor bir süreç yaratıyor. Uzun süredir Graph 1000 kullanıcısı olmama rağmen başlarda biraz fazla uç kırdığımı söylemem lâzım. Pro 0.7 hâla benim için daha günlük kullanıma uygun ve yazı kalemi olarak daha rahat kullanılabilir durumda. CS ise çizim için kullanıma daha yatkın. Sanatçı olmasam da okulda matematik ve devre çizimlerinde daha ince uçlu bir kalem ihtiyacım oluyor. Bu tip ihtiyaçları da mükemmel bir şekilde karşılayacak bir kalem.

 

  • Kendisine eBay'den €12 karşılığında sahip oldum. Pro ile arasında küçük bir fiyat farkı var ama farklı bir renkte Graph 1000 kullanmak isteyenler için güzel renk seçenekleriyle göz ardı edilebilir. Siyah, mavi ve kırmızı seçeneklerinden her zaman olduğu gibi kırmızısı bana daha güzel göründü.

 

#Pentel #Graph1000 #CS #LimitedEdition #Mekanik #Kalem #İnceleme #MechanicalPencil #Review

Bu rehberdeki her şey (yazı, görsel vb.) bana aittir. Kaynak gösterdiğiniz sürece kullanıma açıktır.

Soru ve yorumlarınız için TeknoSeyir'e üye olmayı unutmayınız!

e-posta üzerinden sorular için: ee.mcan.dogan@gmail.com

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Zebra DelGuard Type-GR Mekanik Kalem

  • Alışması zor kalemlerde bugün DelGuard'ın kallâvi modeli Type-GR var. Yapısından dolayı rahat ele iyi oturacak kalemlerden birisi. DelGuard serisinin üyelerinden haberdar iseniz ergonomik gövdesi dışında kendini ayıracak bir özelliği yok. Benim de farklı bir beklentim yoktu ancak asıl merak ettiğim şey Uni Alpha-Gel Kuru Toga'ya karşı göstereceği performanstı.

 

  • Çizim yapanların aşina olduğu kalemi kağıda dik tutarak kullanma esnasında eğer yüksek basınç uygulanırsa, kalem ucu içe göçüyor. Yazı yazarken daha açılı, yatay tutuşta ise basınç esnasında mekanizma içe doğru hareket ediyor. O-Ring ile de bu mekanik hareketler yumuşatılıyor, mekanizma kullanılabilir bir hâlde tutuluyor. Aslında herhangi bir DelGuard kalemin temelinde bu özellikler yer alıyor. Onları birbirinden ayıran şeyler ise, malzeme kalitesi ve ağırlık gibi farklılıklar.

 

  • Type-GR, 16 gram ağırlığı ile kendisini kesinlikle hissettiriyor ama 13.8cm uzunluğu ile de çok abartmıyor. Kalemin uç ve mekanizma haricinde tamamen plastik yapıda olmasına rağmen gerçekten kalın bir kalem olmasından dolayı ağırlığı yine de kabul edilebilir bir durumda. Ben klips konusunda biraz endişeli yaklaşıyorum ama metal bir klips bu tasarıma uymayabilir. Klipsi yalnızca kalemliğimde kalemi yerleştirirken kullanıyorum ve bir sıkıntı yaşamadım. Plastik olduğundan dolayı elbette kırılmaya ve esnemeye daha yatkın olabilir; ama sonuçta iyi bir malzeme kalitesine sahip, klips ile 'oynanmadığı' sürece bir problem olmayacaktır.

 

  • Tasarım bu kalemde çok hoşuma giden unsurlardan birisi. Siyah rengini edinerek oldukça doğru bir hamle yaptığımı düşünüyorum. Gövdenin siyah rengi, grip kısmında gri ve beyaza doğru giden renk, bir de uç ve arka kapağındaki metaldeki kromatik renkler ve turuncu aksan oldukça hoşuma gitti. Açıkçası, kalemin 'build quality' dediğimiz üretim kalitesinde Zebra'nın oldukça iyi bir iş çıkardığını belirtmek lâzım. Japon kalemi tuttuğunuzu elinizde hissetmeniz mümkün.

 

  • Benim için bu kalemin asıl önemli noktası ise grip. Diğer kısımlarını bu güne kadarki tecrübelerimden dolayı az çok tahmin edebiliyordum. Kalemin tutulduğu kauçuk kısım beni çok tatmin etmedi. Bunun sebebi ise daha önce Alpha-Gel'i kullanmış olmam. Dışarıdan bakıldığında özellikle beyaz kısmın yumuşak ve esneyebilen, içe göçebilen bir yapıda olduğunu düşünmek hata olmaz. Maalesef öyle değil. Elbette bir miktar yumuşaklık var ama düşündüğümden çok daha ince bir kauçuk. Alpha-Gel ile aralarındaki esneme farkı ve ele oturuş şekli hâlâ benim gözümde Uni Alpha-Gel Kuru Toga'yı en ergonomik kalem yapıyor. Zebra'nın ne yapmaya çalıştığını anlıyorum ama 13mm'ye ulaşan bir kalınlıktaki grip çok daha esnek ve rahat olmalıydı. Görselden de anlaşılacağı üzere tozlanmaya da oldukça yatkın.

 

  • Ergonomik kalemler arasında ilk tercihim de, son tercihim de olmayan, benim için arada kalmış gibi hissettiren bir kalem oldu Type-GR. Kauçuk ama sert grip yapısını ayrıca tercih etmek isteyen veya DelGuard'a alışkın olanlara daha çok hitâp edebilir. Ben yine de Alpha-Gel Kuru Toga alınmasını daha isabet bir hareket olarak görüyorum. Type-GR, eBay'de kargo dahil €9 ile sahip olduğum ilginç kalemlerden birisi oldu.

 

#Zebra #DelGuard #TypeGR #Mekanik #Kalem #İnceleme #MechanicalPencil #Review

Bu rehberdeki her şey (yazı, görsel vb.) bana aittir. Kaynak gösterdiğiniz sürece kullanıma açıktır.

Soru ve yorumlarınız için TeknoSeyir'e üye olmayı unutmayınız!

e-posta üzerinden sorular için: ee.mcan.dogan@gmail.com

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Zebra Drafix Mekanik Kalem

  • Japonya'nın kalem konusunda ne kadar kararlı ve başarılı olduğu artık tartışmaya açık bir konu değil. Öte yandan bu kanunlaşmış durumun doğruluğunu Zebra Drafix gibi kalemler güçlendiriyor. Aslında dışarıdan bakıldığında çok havalı veya iddialı bir kalem görüntüsü vermiyor, öyle de. Hiçbir kalemden ekstra bir özelliğe sahip değil.  Yalnızca yaptığı şeyleri çok iyi yapmaya odaklanmış durumda. Baştan söylemek gerekirse, bir kalem olarak herkesin kalemliğinde bulunmasını tavsiye ediyorum. Kesinlikle kullanmak isteyeceğiniz bir kalem.

 

  • Satın almadan önce zaten 0.3, 0.5, 0.7 ve 0.9 seçenekleri ile kafaları karıştırmaya başlıyor. Hem uç seçenekleriyle, hem de uç göstergesinin renklerinin modele göre değişmesiyle bana Graph 1000'i çok anımsattı. 14,3cm ve 9 gram. Oldukça hafif ve dengeli. Buna rağmen klips metal ve gövde plastik. Uç tarafından açılıp içi görünebiliyor. Ben 05 modelini kullanıyorum ve mekanizması bu konuda gayet başarılı.

 

  • Grip konusunda da sade ve yetenekli denebilir. Halka şeklinde parmaktan kaymayacak bir tutuşa grip tasarımı var ve tutuş konusunda rahatsızlık vermiyor. Uç kısmı da oldukça tatmin edici, yazı yazarken herhangi bir gıcırtı, içe göçme yok. Yine gövdesi gibi uç da bir oldschool havasında. Görünüş olarak benim çok hoşuma gidiyor açıkçası.

 

  • Klipsin altındaki bütün alan kalemin ismine ve övgüye ayrılmış. Dışarıdan oldukça ilginç görünüyor ve merak uyandırıyor, acaba nasıldır diye. Uç göstergesi ortada, arka kapakta değil. Açıkçası böylesi benim tercihim. Kapağa entegre olması uç çıkarırken yanlışlıkla değiştirmeye veya yerini kaydırmaya neden olabiliyor. Uç çıkarma sesi ve geribildirimi de gayet tok. Bazen içinde uç yokken de varmış gibi ses çıktığı için yanılmak da mümkün ama bu kesinlikle negatif bir durum değil.

 

  • Yazının en başında bahsettiğim gibi kesinlikle kalemlikte olması ve kullanılması gereken bir kalem. Bunun nedenlerinden birisi de fiyatı. GittiGidiyor'dan kalemistan mağazasından 23TL'ye satın almıştım. Yurtdışı fiyatı da $5 civarı. Birçok çizim kalemine göre fiyat avantajına sahip. Aynı anda bütün uç seçenekleri ile sahip olunsa dahi çok yüksek bir fiyata gelmiyor. Gelmemekle birlikte çok iyi bir yazı kalemi de olmayı başarıyor.

 

#Zebra #Drafix #Mekanik #Kalem #İnceleme #MechanicalPencil #Review

Bu rehberdeki her şey (yazı, görsel vb.) bana aittir. Kaynak gösterdiğiniz sürece kullanıma açıktır.

Soru ve yorumlarınız için TeknoSeyir'e üye olmayı unutmayınız!

e-posta üzerinden sorular için: ee.mcan.dogan@gmail.com

BeğenFavori PaylaşYorum yap