Motor hacimleri kafa karıştırmasın

Otoseyir editörleri, günümüzde iyice şaşırtıcı değerlerle karşımıza çıkan motor hacimlerini konu ediyorlar.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Hasan Dilek @hasan-dilek

    Can abi bir motoseyir programı yapmayı düşünüyo musunuz? Bir bölümcük :D

  • Barış Can Kurt @barisck

    Güzel video. Kafa karışıklığı olduğu da doğru bir tespit.

  • Ferhat @berbat-ferhat

    Ağzınıza sağlık. Ama o köpek sesi mahvetti beni.

    • lawnmower @lawnmower

      Köpek sesi, tencere tava sesi, vuvuzela sesi filan ayrı da, ben bir ara boğazıma dayanan mikrofonun gazabına uğramışım. Kendi yutkunma sesimi duydum, garibime gitti. :) Bu mikrofonlar çok hassas, daha çok izole stüdyo ortamında kullanım için tasarlanmışlar. Videoları çektiğimiz odada o tip bir izolasyon olmadığı için her tür ses araya karışıyor. Olsun, videoya renk getirmiş bu arka plan gürültüleri. :)

  • Alperen Öztürk @paranomy

    1,3 multijet fiat doblo babamın sıhhi tesisatçı 100-150 kilogram takımları ile kendi ağırlığı 85 kilogram araba ruhsatda 1000 kilogram altında 1185 kilogram için 1,3 litre 75 beygir motor yeterli değilmi

  • Hakan Tolgay @hakan-tolgay

    Bu turbonun bozulmayanını yada zor bozulanını yapamıyorlar mı? :)

    Benzili motorlarda ufak hacimler yeni yeni ortaya çıkıyor. Anladığım kadarı ile bu motorlardaki düşük hacimin getirdiği zayıflık turbo kullanılarak gideriliyor. Kısacası, düşük güçlü motor ile turboyu, ağır bir arabada kullanıyorlar ve bu pek mantıklı değil.

    Ancak dizel araçların motor hacmi yüksek olmasına rağmen, onların gücü daha düşüktür ve hemen hemen hepsinde turbo vardır diye biliyorum. Yani motor hacmi büyük olmasına rağmen, yine düşük güçlü motor + turbo ikilisine sahip oluruz. Eğer doğruysam, bahsettiğiniz sıkıntılar hemen hemen tüm dizel araçlarda görülmeli.

    Doğru mantıkla mı yaklaşıyorum yoksa atladığım bir şeyler mi var bilemedim.

    • Can Akbulut @can

      Çoğunluğu doğru kanaatlerinizin :) Bozulmayan turbo yapılır ama Veyron fiyatına Linea’ya binmek istemezsiniz ;)

      Dizel motor yapısı gereği hantaldır, benzin gibi parlamaz mazot. Yanmasını beklemek gerekir. Bu da dizel yarış motorunu dahi 5000rpm’de sınırlar. Turbo motora çeviklik kazandırmakla beraber emisyonların aşağı çekilmesine ve tork eğrisinin kullanışlı olmasına imkan tanıyor. Bu şekilde nispeten düşük basınçlı turbo kullanılan araçlar sorunsuzdur. Fakat turbo basıncını yükseltip zorlamaya başlarsanız onlar da öngörülenden evvel iflas eder. Kaç kişi kompakt sınıf dizelini ralli etabında gibi kullanıyor ki sürekli? Ama ağır gövde altında motoru sürekli zorlamak çok kolay hiç fark etmeden. Ondan sonra tüketim verisi de fabrikayla örtüşmüyor zaten ;)

    • lawnmower @lawnmower

      Dizel motorlar aslında yük çekmek için tasarlanmışlardır, aynı hacimdeki benzinli motora göre biraz daha az güç ama çok daha fazla tork üretirler. Dizel motorun karakteri gereği maksimum güç ve tork düşük devirde gelir, sonrasında da tork ve güç eğrileri sabit olarka ilerler. Neredeyse tüm dizellerde turbo kullanılmasının sebebi bu güç ve tork eğrilerini “normalleştirmek”, yani insanların alıştığı benzinli motorun tarzına uydurmaktır. Arabayı çeken şey aslında tork olduğu için, dizel motorlarda da yüksek tork düşük devirde geldiği için çekişte sorun olmaz. Bu yüzden uyumsuz motor / kasa ikililerinde dizel motorlar benzinlilere göre birazcık daha avantajlıdır. Denge fazla bozulursa yine sıkıntı çıkar, ama örneğin 1.3 litrelik dizel motor kompakt sınıf bir arabayı aynı hacimdeki benzinli motora göre biraz daha rahat çeker.

    • Şevket Zaimoğlu @sevketzaim

      Hadi size Otoseyir konusu: Güç ile tork arasındaki fark nedir?

    • BraVe @brave

      Bu gidişle millet güç – moment eğrileriyle uğraşmaya başlayacak :)

    • batuhan.sener @batuhan-sener

      Fizik dersinde öğrendiğimiz kadarıyla:

      Güç birim zamanda yapılan iştir, iş ise maddelerin enerjisindeki değişimdir, yani güç birim zamanda değişen enerji miktarı da denebilir.

      Tork’un formulü (kuvvet).(uzaklık) yani (newton).(metre)’dir. Tork bir eksen etrafında dönen cisimler için heseplanır. Torkun kullanımının en basit örneği kuyudan su çeken kollu makaralardır, eğer kolun uzunluğu artarsa bizim de aynı kuvvetle uygulayacağımız tork artar. Bu sayede kuyudan çok miktarda suyu az bir kuvvetle cıkartabiliriz.

      Buradan sonrası benim çıkarımım.

      Arabalarda, hızlandığımızda veya yokuş çıktığımızda mekanik enerjimiz değişir. Örneğin hızımızı 100km/h den 150 km/h cıkardığımızda kinetik enerjimiz çok fazla değişir. Enerji değişimi iş yapmayı gerektirir, gücümüzde ne kadar fazlaysa o kadar kısa sürede o enerjiyi(yani işi) üretiriz. Aynı şey yokuş çıkarken de geçerlidir, yokuş çıkarken potansiyel enerjimiz artar, bu artışı da ya hızımızı azaltarak (kinetik enerjiyi potansiyel enerjiye dönüşmesi) yada iş yaparak kapatırız, gene güçümüz ne kadar fazlaysa o kadar çabuk o işi yaparız.

      Tork ise tekerin dönme kuvvetidir. Yani aracın torku fazla ise teker o kadar kuvvetli döner. Örnek vermek gerekirse superman iki farklı arabanın tekerini eliyle tutarak durdurmaya çalışırsa, torku fazla olan arabada daha fazla kuvvet uygulaması gerekir. Bu durumda (bence) arazi taşıtları, taşı tümseği tırmanabilmek için daha fazla tork ihtiyaç duyar ve o şekilde tasarlanır. (Scirocco R nin 255 PS olup torkunun 330 N.m, Touareg’in 245 PS olup torkunun 550 N.m olması bundandır.)

  • Çağatay @backflip

    Carbon clean çok faydalı bir şey, 30-40bin km değilde 15-20 bin km de bir yapmak daha faydalı olacaktır, 50-100tl gibi bir fiyata yaptırılıyor.

    Bunun dışında şundan da bahsedilebilir; motor soğutma suyuna kırmızı antifriz koymak. Hem suyun donma ısısını düşürüyor, hemde daha yüksek hararete karşı faydası oluyor, bunun dışında sistemde kireç oluşmasını engelliyor, motor bloğunda paslanmayı da önlüyor, yalnız bu konuda şuna dikkat etmek gerekli; eğer araçta uzun km ler boyunca motor suyunda antifriz kullanılmamış ise kireç ve pas oluşmuştur, o andan sonra antifriz koyulduğu anda bu oluşan pası ve kireci sökerek sisteme zarar verir, plastik hortumları yıpratıp parçalayabilir, bu gibi bir senaryoda araç sürekli su eksiltmeye başlayacaktır ve hararet düzensizce yükselecektir, sıfır araç alanların ilk önce bu suya bakmalarında fayda var, eğer antifriz yok ise kırmızı olanından koyulmalı, diğer senaryodaki araçlar için bir ön işlem olarak ne uygulanması gerek bunu bilmiyorum, motor soğutma sisteminin uzun ömürlü olması adına bu işlem mutlaka uygulanmalı, keza bu sistem turbo ile de bağlantılı, motordan çıkan sıcak havayı soğutur ve motora geri yollar, bu açıdan da önem kazanan bir mevzu.

    • blackorwhite @blackorwhite

      motordan çıkan sıcak havayı soğutup geri motora yollamak mı ? yanmış havadan mı bahsediyorsunuz eksoz çıkışındaki havadan mı ? başka biryerden sıcak hava çıkmadığına göre herhalde burdan bahsediyorsunuz yanmış karbonmonoksit olmuş havayı soğutup geri motora gönderince bi daha mı yanıyor ???? yada karbon monoksit olan havayı soğutunca ne oluyor anlamadım turbo çalışma şeklini benmi yanlış biliyorum yoksa yazdığınızda bir yanlışlıkmı var ???

    • Çağatay @backflip

      Yanma odasından çıkan egzoz gazı turboya gönderilir, bu gaz turbodaki palleri çevirir ancak tekrar döngüye giren hava bu değildir, egzoz gazı turbodaki pali çevirdikten sonra sistemden dışarı atılır, egzoz gazının turboda çevirdiği pal karşıtında başka bir pali çevirir, bu çevirdiği pal dışarıdan aldığı temiz havayı kullanır, turboda aşırı basınçlanan hava ısınır, intercooler bu havayı soğutarak emme manifoltuna yollar, yanma odasından çıkan gaz tekrar yanma odasına dönmez!!!

      Aşırı basınçlanarak ısınan hava yanma odasında o ısıda kullanılsa idi yanmanın kalitesi düşük olacaktı ve turbonun performansa etkisi daha az olacaktı, çünkü ısınan hava genleşir ve birim alandaki oksijen daha az olur, eski araçlarda intercooler sistemi pek yoktu, yeni araçların ”neredeyse” hepsinde artık var.

      Gece uykulu yazdım, kelime yanlışı yapmışım, sizinde bu şekilde anlamanız gayet normal, bunun için özür dilerim, temelde bahsetmek istediğim sadece soğutma sistemi, şurada da yanlış yapmışım (veya eksik yazmışım); yazımda soğutma suyundan bahsettim ve intercooler’ı bununla bağlantılı gibi göstermişim, aslında intercoolerın bununla ilgisi yok, bu sistem petekli bir sistem, bir tarafından turbodaki basınçlanan hava girer ve bu peteklerden geçerek soğur, diğer tarafından soğuyan hava çıkarak tekrar yanma odasına gönderilir, bu havanın soğumasını sağlayan soğutma suyu değildir.

      Bu kadar karışık ve detaylandırılabilir konuları uykulu halde yazmamam gerektiğini anlamış bulunuyorum :) uyarınız ve dikkatiniz için teşekkürler, saygılar…

  • KREBBS @krebbs

    nihayet! seneler sonra bir otoseyir bolumu :)

  • deneme123 @deneme123

    Konuyla kesinlile alakasiz olucak ama soylemek zorundayim.Oyun yaklasik 2 aydir incelemiyorsunuz. diger bolumlere ozen gosterip birini unutursaniz iyi olmaz.Ha bir de tozlu raflar bolumude yapin lutfen.Her gun bir urun inceliyorsunuz iyi-hoşda yeter artik.

  • Altan Yoklar @altan-yoklar

    Teşekkürler, çok iyi bir bölümdü , çeşitli durumlar-motorlar olabilecekler , bizi yine aydınlattınız.

    Carbon clean denen işlem hakkında bilginiz varsa paylaşır mısınız?
    Nasıl bir işlemdir ve bu işi iyi kim yapar? Servis mi ?
    Güvenli bir işlem midir , kaş yapayım derken göz çıkar mı?

    • Can Akbulut @can

      Bu işlem yakıt hattında dolaştırılan bir solüsyon ve manifoldun açılıp elle temizlenmesinden ibarettir :) Özel servisler yapıyor aracı diyaliz gibi bir makinaya bağlayarak. Yakıta karıştırılması da söz konusu benzer özellikteki solüsyonun. Ama kilometre ilerledikçe kurum tabakası kalınlaştığından tam temizlik mümkün olmuyor. Dolayısı ile eskimiş ve kurum tabakası çok sertleşmiş motora uygulanınca kompresyon kaçağı oluşması çok düşük bir ihtimal, gerçekçi bir senaryo değil :)

  • Retro Sinan @retro-sinan

    Evet Can Bey özellikle şu carbon clean olayını daha ayrıntılı anlatabilir misiniz? Çoğunlukla forumlarda çok çelişkili bilgiler yer alıyor. Yok işte eğer araba belli km’nin üstünde hiç carbon clean yapılmamışsa kesinlikle elletirtmeyin tarzı bilgiler yer alıyor. Yada bi yaptırttım araba mahvoldu tarzı bilgiler geçebiliyor. Bu sebeple ciddi kafa karışıklığı yaşıyoruz. Yapalım mı hiç mi dokunmayalım mı, yoksa sıfır dizel araba aldıktan sonra her 40bin km de bir carbon clean’a sokmalımıyız bir kere carbon clean’a girmiş araba her zaman girmek zorunda kalır mı? Yani 40bin de yaptırdık 80 de unutuldu yaptırılmadı birşey olur mu daha sonra 100 bin km de yaptırılırsa uygun olur mu bu işlem, yada kaç km’de bir yaptırtılmalıdır gibi daha ayrıntılı bilgi ve tecrübelerinizi paylaşabilirseniz çok sevinirim, kolay gelsin.

    • Can Akbulut @can

      Carbon clean denen işlem yakıt yolunun ve emiş sisteminin kurumdan arındırılmasıdır. En geç 40000’de bir yapılmasının tavsiye edilmesindeki hikmet, daha sık yapmanın fayda sağlamayacağından ziyade bu kilometre periyodu aşılınca sertleşen kurum tabakasının tam temizlenemiyor oluşudur. Söküp mekanik (kazıma) müdahale ile temizlenmesi gerekir sıfırlanması için parçalardaki kurumlanmanın.

      İlerlemiş kilometrede taşlaşmış kurum zaten tam temizlenemiyor yani. Pimpirikli dostlarımız ise bu taşlaşan kurum temizlendiği takdirde sübap çevresinden kompresyon kaçağı olabileceğini savunuyor. Ben çok gerçekçi bulmuyorum bu senaryoyu. Emme manifoldunun ağzına kadar kurum birikmesi gözlemlenebiliyor modern dizellerin püskürtme zamanlamalarıyla. Güç kaybı hatta motorun çalışmamasına varan sonuçları oluyor kurumlanmanın.

      Kötü tecrübe yaşayanların muhtemelen sıkıntı kaynağı başka, bu işleme yoruyorlar. Veya bilmeyen ustalar çamur atmayı sever yeni sistemlere aklı ermeyince; onların dolduruşuna gelip huzursuz oluyorlar ;)

      Calgon ve rezistansı kireçlenmiş çamaşır makinası misali kısacası vaziyet :D

    • blackorwhite @blackorwhite

      2006 da şirkete aldımğımız 3 adet 1,3 dizel motorlu opel araçları servise götürdüğümüz her 15 000 km de bir karbon clean yapıyorlardı. 2008 de kendime 1,6 HDİ dizel 407 aldım 4 yıl bindim 1 kere bile carbon clean yaptırmadım tüm bakımları yetkili serviste yapıldı birkere bile yapalımmı demediler serviste 100000 km ye gelmişti sattığımda alan kişi ile hala görüşüyorum 130000 km de şu an

    • Can Akbulut @can

      Dinamometreye bağlamıyorsunuz arabayı, yahut inip sıfırına binmiyorsunız :) Performans kaybı uzun vadede gerçekleştiği için fark etmek zor olur. Ama bir gün yolda bırakabilir de.

  • Bedircan Erşahince @bedircan

    Üstad dizelimiz kirli diyorsunuz sakıncalarından bahsediyorsunuz peki mazot filitresi kirli yakıtı zaten süzüp motoru korumuyo mu ?

  • Kesb-i @kesb-i

    Ben de sırf bu turbo, enjektör, DPF gibi masraflardan uzun vadede korktuğum için küçük hacim dizel yerine küçük hacimli atmosferik benzinli aldım. 1.2 motor ve 86 BG. Ama 86 BG almak için 5500 devir çevirmek gerekiyor. Ben 3500 gibi vites değiştiriyorum. Bazen yokuş, sollama vs. olursa 4000-4500 gibi çıkıyorum. Şuan için kararımdan memnunum. Hem aracı alırken 7 bin lira gibi anormal bir fark vermedim, hem de uzun vadede daha sorunsuz bir araca sahip oldum. Turbo dizelde (belki turbo benzinlide de aynıdır) ilk çalıştırmada hemen yürümeme, durunca biraz turbo için bekleyip 30-40 sn sonra stop etme gibi şeyler de vardı. Ben tamam hemen yürümüyorum veya stop etmiyorum zaten ama bu kısıtlamalar canımı sıkardı. Şimdi kafam rahat, acelem varsa basıp marşa yürüyorum, yolda zorlamadan yavaş yavaş ısıtıyorum. Bu arada aracım sedan B sınıfı 1080 Kg ve yeri geldiğinde 6 kişi full bagaj da bindiğimiz olmuyor değil. Bu yüzden 506 litre bagaj için sedan aldım :-)

  • blackorwhite @blackorwhite

    vergi sistemi değiştiğinde yine bu ufak motorlar avantajlı olack ki 2000 cc yada üzeri motor emisyon değeriyle 1,2 TSİ motor emisyonu dikkate alındığında yine kazanan 1,2 olacak Türkiye de yani 0,99 cc motor emisyonunu 2000 cc bir motorun yakalaması mümkün değil yani motor hacmi ile verilen vergi emisyona dönerse değişen bişey olmaz ancak araç yaşı da değerlendirme kriteri olursa yada başka etkenler de ozaman belki 2000cc e az vergi ödeyip binebiliriz sadece emisyon üzerinden yürürse değişen bişey olmaz aksine 1,0 motorların değeri artar Türkiyede :)))

    • lawnmower @lawnmower

      Emisyona dayalı vergi sisteminde vergilendirme motor – kasa kombinasyonuna göre yapılıyor. Bir arabanın kasası ağırsa motoru küçük de olsa vergisi yüksek olabiliyor. Bizim sistemimizde kasa büyüklüğüne ve ağırlığına hiç bakmadan sadece motor hacmine bakılıyor. Motorun verimi bile önemsenmiyor. Örneğin; 1.6L dizel motorlu Volvo S80 ile yine 1.6L TDI Volkswagen Polo aynı oranda vergi ödüyor. Biri diğerinin neredeyse iki katı ağırlıkta, ama motor hacimleri aynı olduğu için vergileri de aynı. Yeni vergi sisteminde inşallah bu hatalar düzeltilecek, daha adaletli bir sistem olacak.

    • Can Akbulut @can

      2.2 litrelik ve 1.8 litrelik çok motor var süper düşük emisyonlu. Onlar süper mini motorlardan daha temiz. Hibritler de keza ;)

  • Ali Tugcan Unluer @ali-tugcan-unluer

    Çok güzel bir bölüm. Hatta ekşi sözlükte bir başlıkta daha önce de değinmiştim bu konuya. Fakat downsizing bir zorunluluk artık. zaten bahsedilen sorunların çoğu turbo devreye girmediği devrlerde tork yetmezliğinden kaynaklanan sorunlar. Zaten bunu engellemek için biturbo, triturbo, supercharger+tubo gibi çözümler var. Bunlardan da bahsetmenizi dilerdim

    • lawnmower @lawnmower

      Haklısınız, ama turbonun sürekli devrede olması, daha doğrusu arabanın normal kullanımda bile turboya ihtiyaç duyması da sıkıntılı bir durum. Turbo kullanımı aslında bilgisayar işlemcilerindeki otomatik overclock sistemlerine (onlara da turbo deniyor zaten) benzer. İşlemci aslında daha düşük bir hızda çalışır, ama kısa süreliğine yüksek performansa ihtiyaç duyulan durumlarda turbo oveclock sistemi devreye girer ve işlemciye ekstra işlem gücü sağlar. Ağır işlerde kullanılacak bir bilgisayara normalde yavaş çalışan, ama gerektiğinde turbo overclock ile hızı artan bir işlemci bağlamak o işlemciye eziyet olur. Motorlarda da durum böyle, arabayı çekemeyecek bir motora turbo eklemek pek mantıklı değil.

    • Ali Tugcan Unluer @ali-tugcan-unluer

      turbo+supercharger gibi sistemler daha dayanıklı olacaktır sanıyorum. Zice de doğru bir mantık mıdır?

    • lawnmower @lawnmower

      Doğru, ama maliyet kaygıları yüzünden supercharger kullanmamayı tercih ediyor firmalar.

    • Can Akbulut @can

      Ben sadece süperşarjlı dizeli bekliyorum :) Emisyon baskısı yüzünden yapmıyorlar ama herkesin mutlu olacağı sistem o olurdu ;)

  • ersangurer @ersangurer

    Harika bir bölümle yine karşı karşıyayız.Muhteşem ikili iş başında.

    Can bey ve Emre bey; daha önceki bir başlıkta astra ve golf arasında kalmış,sizinde tavsiyenizle astra’ya karar vermiştim.1.4 turbo motorlu astrayı aldım ve1000 km dir kullanıyorum.1.2 golf ile muazzam fark var.iyi ki sizi dinlemişim hiç pişman olmadım :) Bunun için çok çok teşekkürler.

    (Can ; dediğin gibi Watt’s bağlantılı arka süspansiyonlar gerçekten başarılı) ;)

    Fakat bu konu başlığı ile alakalı bir sualim olacak.

    Araç turbo otomatik.Lakin kullandığım bölge coğrafi konumu nedeniyle çok engebeli.Haliyle araç bazen uzun süre turboda çekiş yapmak durumunda. Turboyu bozmamak yada en azından ömrünü uzatmak için kullanırken dikkat etmemiz gereken bir husus var mıdır, var ise nelerdir ? Turbo,periyodik bakımı olabilen bir ünite midir ?

    Cevaplarsanız sevinirim.

    Teşekkürler..

    • lawnmower @lawnmower

      Hayırlı olsun, güle güle kullanın. :) Arabanızın gücü ve torku kasasına uygun olduğu için kullanım esnasında turboya özel bir uygulama gerekmiyor. Kontağı kapatmadan önce 10 saniye kadar beklemeniz yeterli. Turbonun periyodik bakımı olmuyor, zaman içerisinde zaten bozuluyor. Turbonuza iyi davranırsanız daha geç bozulur, iyi bakmazsanız kısa sürede arıza yapar.

    • Can Akbulut @can

      Lawnmower rocks! Hayırlı olsun, güle güle kullanın. İlk iki yağ değişimini erkenden yapın flitrelerle beraber. Sonrasında birşey gerekmiyor.

  • maxido @maxido

    Videoyu öğlen izlerken bir baktım tencere tava sesi duyuyorum..Tam “Eeeee yeter ama diyecektimki” videodan geliyormuş:) vuzvela sesi filan ..çok güldüm ya..:)) Güzel program olmuş yalnız biraz da türkiyedeki çok satan araç motorlarına değinebilirmisiniz.. teşekkürler..

    • blackorwhite @blackorwhite

      ben söyliyeyim :) 1,3 dizel ( farklı isimleri var ama hepsi aynı ) , 1,2 ve 1,4 TSİ sonra 1,6 ve 1,5 dizel ( yine farklı isimleri var HDİ TDİ gibi ) azıcıkta 1,6 benzinli modeller haa unutmadan birde 1,0 motorlar başladı satılmaya….

  • Monkdevil @monkdevil

    Öncelikle bu bilgilendirici programları yaptığınız için ağzınıza sağlık. Benim Can beye sorum olacak. 40.000 – 50.000 km aralığında carbon clean yaptırırsanız iyi olur dediniz. (http://www.carboncleanturkiye.com/) Bende 2008 Passat variant (45.000 km) var. Uzay otoyu aradım. Sizde bu şekilde bir işlem var mı, nasıldır, farkları nelerdir tarzında. Eskiden vardı makineye bağlayıp yapıyorduk, artık yerine katkı maddesi kullanıyoruz dediler. Neden diye sordum. Aralarında bir fark yok, birisi durduğu yerde temizleniyor, diğeri hareket halinde dediler. Bana pek inandırıcı gelmediği için sizin fikrinizi almak istedim. Yaptırmak mantıklı ise de, yer veya şirket ismi verirseniz sevinirim. Cevabınız için şimdiden teşekkürler.

    • Can Akbulut @can

      Aslında doğru söylenmiş, olay solüsyonun sirkülasyonundan ibaret. ;) Makineye bağlamak uzun süren ve randevuya rağmen çok sıra beklettiren bir işlem. Yolda olması gerekenden daha devirli kullanarak (gaza baskıyı yavaşça arttırarak ve vites değiştirirken dikkat ederek) 2500 yerine 4500 devirde, benzinlide 6500 devirde vites atarak, 80-90km/h gibi düşük sürat fakat yüksek devirde kullanmak için müsait rota belirlemelisiniz. Etkisi aynı olur :)

      Bir inanış var; çok eski motorlardaki kurum tamamen temizlenirse kompresyon kaçağına sebep olacağı yönünde. Bu hatalı bir görüş zira sertleşmiş kurumu kazıyamıyor solüsyon. Tam etki için 40000km periyodunu uzatmamak lazım.

      Emme manifoldunda, hava emiş hattında kurum birikmesi de kontrol edilip hava flitresi değişiminde manifold da temizlenmeli ;)

      Malesef Avrupa normu dizel kükürt oranı maksimum 50ppm iken bizde Eurodiesel 350ppm. TSE standardı “15000ppm” satışına izin verilmesi için… Bütün tantana bu yüzden.

    • Neşet Özeren @neset-ozeren

      Can Bey, o solüsyondan alıp ben de arabaya koymak istiyorum o zaman, nereden hangi markayı almamız gerek, oluyor mu böyle? :)

    • Can Akbulut @can

      Olur, lakin marka piyasada bulunulmuyor ;)

  • Deep_veeD @deep_veed

    Küçük hacimli turbo dizeller piyasaya çıktığından bugüne turbo olayına şüpheyle yaklaşıyorum. Bu araçları kullananların bazıları hep turbodan kaynaklanan motor arızaları sebebiyle yüksek tamir masrafları ödemek zorunda kaldılar. Başına gelen bilir aslında kar değil belki de zarar ettiler.

    Şimdi ise benzinlilere turboyu sokuyorlar. Yine aynı sorunlar yaşanacak. Aracı zorlanarak çeken motorlar kötü yakıta karşı da hassaslaşacak. Teknolojinin ve malzeme dayanımının üst limitini zorlayan bu motorlardan yine bazılarımız kar yapayım derken zarar edecek.

    Her zaman Polo sınıfı için 1.2-1.4 lt. Golf sınıfı için 1.6 lt. Passat sınıfı için 2.0 lt. atmosferik benzinli motor her açıdan idealdi ve ideal ve risksiz olarak kalmaya devam edecektir.

    Üreticiler teknoloji ve malzeme dayanım sınırlarını zorlayacaklarına petrol dışında daha ucuz bir enerji kaynağı bulmalılar. Turbolar günlük kullanım için üretilen arabalarda olmamalı düşüncesindeyim halen. Petrole dayalı sistemde günümüzde şimdi de bu küçük hacimli turbolu motorlardan çare aranıyor ama bu keyifsiz sürüşler ve yüksek masraf riskini de her zaman yanında taşıyacak.

    • blackorwhite @blackorwhite

      yüksek masraf olayı artık biraz abartılıyor eskiden dediğiniz doğruydu ancak artık turbocu da yan sanayiside çıkmasıda revizyonuda çok fazla o yüzden fiyatlar düştü baskı balata değiştirme maliyetine eşdeğer maliyetlere turbo arızası giderme yapılıyor hatta triger seti değişimi işçiliği dahil ortamama 500 ila 1000 tl arası tutuyor artık turbo masrafıda bukadar mesela 1.6 HDİ motor turbosu garret in sıfırını 600 tl ye satıyorlar okadar yani….

      geriye ise sadece doğru ustayı bulmak kalıyor çünkü hassas bir iş

  • Anıl Köksal Bayburt @vetapex

    Yüreğinize sağlık, bu videolar için teşekkürler.
    Arkaplandaki sesi kesip konuşacaklarınızı önceden basliklara ayirirsaniz daha güzel ve bizim içinde daha az kafa karıştıran videolar hazırlamış olacaksınız.
    Serdar Bostancı’dan sürekli yağ için klavuza bakın cevabı almaktan bıktığım için sizden motor yağları hakkında bilgilendirici bölüm yapmanızı rica ediyorum..
    kolay gelsin

  • tyler78 @tyler78

    Honda’dan bahsetmenize sevindim. Elimde 34 bin lira kadar bir para var. Etrafımdan sürekli “sıfır al” tavsiyesi duyuyorum ama ben ısrarla 2008-2009 model Honda Civic 1.6 Otomatik istiyorum ikinci el. Çünkü bu paraya sıfır olarak 1.4 Polo veya 1.2 Yeni Clio alınabiliyor ancak. 1.4 Polo’nun yakıt tüketimi şehiriçinde broşürde bile 8 lt/100 km. 1.4 Polo bu kadar yakacaksa ben niye 1.6 Civic almayayım?

    Sizce Honda Civic almak mantıklı olur mu? Araba atak mıdır? Ve emisyona göre vergi olayı çıkarsa bunların vergileri artar mı? Azalır mı?

    • lawnmower @lawnmower

      Gayet mantıklı bir tercih. Sahibine kaputun nasıl açıldığını unutturacak kadar sağlam arabadır. Tüketimi ıslak kavramalı otomatik şanzıman yüzünden birazcık yüksek olsa da konforu ve dayanıklılığı için tercih edilebilir.

  • Emre Akcan @iea96

    Arkadan gelen gürültüler çok sinir bozucu olmuş :(

  • Okan Keleş @k-pasali

    Can hocam turbo işçiliğinin çok zahmetli olduğu söylediniz ama size şöyle anlatıyım turbo değişen 3 parça vardır ; tamir takımı (sarılar) parvane ve mill zaten bunun dışında arıza vermez (salyangoz vs. dökümdür zaten hurdacıdan 5 liraya alıp kumlayım sıfır gibi kullanıla bilir) Bunları değişmekte düşünüldüğü kadar zor değildir hatta bir kez yapsanız bu kadar kolay mı dersiniz. Turbo tamirlerini zor yapan yedek parça yokluğudur ülkemizde mil ve pervane üretimi yoktur. Yurt dışındanda çok pahalıya gelir. Türkiyede yapılsa en fazla 50TL olacak parçalar yurt dışından geldiğinde 100$ geliyor. Yani turbo tamiri o kadar zor olmamakla beraber çok kolaydır.

    • lawnmower @lawnmower

      O parçalar da artık ucuza alınabiliyor, ama montajı hala zor. Balans makinesi gerekiyor, turbo balans makineleri de pahalı şeyler. Her turbocuda yok. Bu yüzden turbocular balans işlemini ucuza yapmıyorlar.

    • Okan Keleş @k-pasali

      Hayla düşündüğünüz kadar ucuz değil eğer ucuza alıyorsanız emin olun çıkma takıyorlardır. Balans makinesi bir kumlama makinesi kompresör 20 Bin TL alına bilir. Buda pek pahalı sayılmaz bu makinelerin 20 sene rahat arıza vermeden kullanıla bileceği düşünüldüğünde hatta bir tamir takımı değişiminin 300 TL başladığı düşünülürse bunlar deve kulak kalır.

    • lawnmower @lawnmower

      Okan Bey, ben kendim bir dönem turbo ithal edip sattım. O dönem birlikte çalıştığım ortağım da şu anda piyasada en tutulan turbo tamir takımı markalarından olan Turbo Plus’ın ithalatçısı. Birlikte Melett tamir takımlarını da ithal etmiştik, sonra Motorsan distribütörlüğünü alınca bırakmıştık. Turbocularda çok vakit geçirdim yani, nasıl yapıldığını biliyorum.

      Turbo ticari araçlarda 100,000 devire, binek araçlarda ise 200,000 devire kadar çıkabilen birşeydir. Makine endüstrisinde en hızlı dönen parçalardan biri turbo milidir. Bu yüzden balansı çok hassastır. Evet, balans makineleri son dönemde ucuzladı, ama yine de öyle her dükkanın bir köşesinde bulunacak gibi değil bu makineler. Ayrıca, turbo montajı da özen ve uzmanlık gerektirir. Bilen birisini turboyu söküp takarken izlerseniz kolay görünür, ama aslında en ufak bir hata turbonun milini ve yataklarını kullanılmaz hale getirebilir. Bu yüzden parça ucuz da olsa “iyi” turbo tamiri ucuza yapılmaz, iyi usta parasını alır.

      Ayrıca, turbo parçaları Türkiye’de üretildiğinde yurtdışına göre daha pahalıya maloluyor. Bunu deneyen de oldu, mesela bizim dökümcümüz turbo burçlarını Türkiye’de üretmeye niyetlendi. Hatta Motorsan’ın da desteğini aldı, ama sonuç hüsran oldu. Maliyeti düşürmek için çok miktarlı üretim yapmak lazım, o kapasitede üretim için de yerel pazar yeterli gelmiyor. Ayrıca, işçiliğin de ucuzlaması gerekli. Mil üretiminde fiyat rekabeti o kadar sıkı ki, bir milin balans makinesine 2 kere bağlanmasıyla 3 kere bağlanması arasındaki maliyet farkı anlaşmayı bozabiliyor.

    • Okan Keleş @k-pasali

      Montaj dediniz çay içerek yapsanız 10 dakika alır (araca takmak haric) hatta bazı araçlarda örnek vermek gerekirse c-max da turboyu söküp tamak 15 dakikayı almaz

    • Can Akbulut @can

      Teknoloji ilerliyor, yaşasın :D Ama yine de titiz olunması gereken bir işlem. Usta ile muhattap olmak birçok kullanıcı için büyük stres kaynağı.

    • ekenciz @ekenciz

      Can bey, guzel turkce konusuyorsunuz. Aslinda epostanizi bilsem oradan yazardim. O nedenle kusuruma bakmayin, muhattap demenizi yadirgadim. Gerci bu hatayi gazeteler bile yapti,
      Bilgilendirici yayinlariniz icin Emre Bey ve size cok tesekkur ederim.

  • saameet_06 @saameet_06

    motorun hacmide delikanlının aklını alır aklını :D

  • burusli @burusli

    Çok güzel bir konu ve video olmuş, fondaki sesler doğallık katmış bence fena değil.

    Bu carbon clean konusunda bende şöyle biliyorum, araba sıfırdan her 40-50 binde yaptırılınca faydalı ama sonradan yaptırılmaya başlanılırsa faydasız hatta zararlı şeklinde.

    Bunun doğrusu nedir acaba?

    • Can Akbulut @can

      Kurum tabakası sertleşerek mekanik müdahaleden başka türlü temizlenmez hale geliyor. O yüzden 40000 en geç :) Bir de çook yaşlı motorlarda biriken taşlaşmış kurumun sökülmesi kompresyon kaçağına sebep olabilir tezi var ama fantezi boyutunda ;)

  • BraVe @brave

    Kalitesiz yakıt konusunda çok haklısınız. Bu kalitesiz yakıt yüzünden VW aracımda EPC sorunuyla boğuştum.

  • emre666 @emre666

    2005 transporter 2,5 motor tdi otomatik aracımızın geçen sene turbosu bozuldu. tamiri konusunda her kafadan bir ses çıkınca doğuş otoda takaslayıp yeni transporter aldık. acaba kötü kullanımdan dolayımı bozuldu yoksa turbo ların ömrü 7 sene diyebilirimiyiz?
    birde dsg şanzımanın ömrünü uzatmak için yapılması gerekenleri, kullanım şeklinin nasıl olması gerektiğini kısaca yazabilirmisiniz. teşekkürler.

    • Can Akbulut @can

      En mühim püf noktası D ve R arası geçişlerde aracın tam durmasını sağlamak. Manevra başına yarım saniyenize mal olacak ama şanzımanın ömrünü katlar. Bir de asla rölanti devrinden yüksek devirde boştan vitese geçirmeyin. Sırf DSG değil, bütün otomatiklerin temel kuralıdır.

      Turbo çok daha uzun seneler de sıkıntısız çalışır. Çok kısa sürede de bozabilirsiniz. 7 senelik ortalama ömür biçmek yanlış olur bilimsellik adına :) Stop etmeden evvel rölantide en az 5 saniye bekletmek, 40000km’de bir Carbon Clean yaptırmak ve alt devirlerde gaza yüklenmemek; motor yağ değişimini aksatmamakla turbo çook uzun süre çalışır bozulmadan.

    • Neşet Özeren @neset-ozeren

      Turbo konusunda bu kadar özenli teknik ayrıntıya girmek heyecan verici olsa da bence bozulmasındaki en birinci etkeni gözden kaçırmaya sebep oluyor.
      Turbonun bozulmasındaki en önemli etken, hava filtresini değiştiren yurtdaşımızın, hiçbirşey umrunda olmadığı için elinden kolundan havadan ordan buradan boruya kaçacak çer çöp, iş biter motoru çalıştırır eve gidersiniz ama artık turbonuzun kanatçıklarından birinde bir poşet parçası vs. iz bırakmıştır bile, ruhunuz duymaz, yıllarca aynı ritüel sonucu çöpler yapışan turbo birgün yeter der, bıkar ve memleketine döner, bunun da önüne geçemezsiniz, ülke değiştirin, o nereye gidiyorsa siz de peşinden gidin.

  • dvoca @dvoca

    Pek arabadan anlamıyorum ama dinlemesi süper :)

  • enes @orenen

    Konuyla alakası yok ama tavsiye olarak arada bir motosikletle ilgili bir şeyler yayınlarsanız, benim gibi motosiklet severler için çok daha iyi olur.

  • odff @odff

    Merhaba Can Bey;
    Otoseyir köşesini düzenli olarak takip ediyor ve oldukça faydalı buluyorum, emeklerinize çok teşekkürler…
    Size bir konuda fikir danışmak istiyorum, aile içinde hasta ve yaşlılar var, sağlam kişi sayısı da fazla malum, iç hacmi geniş yapıda bir aile otomobili almak istiyorum.
    Araç;
    * ikinci el olacak, (sıfırına durumum yetmez.)
    * arka koltuk diz ve tavan genişliği mümkün oldukça fazla olacak.
    * arkada zemin ortasında çıkıntı olmayacak, zemin tamamen düz olacak. (bahsettiğim hasta ve yaşlılar için, zira özellikle talepleri bu yönde…)

    Bu kriterlere göre ; Renault scenic, ford c-max, vw touran veya sharan, opel zafira vb.. den hangisini tavsiye edersiniz? Bunların dışında model tavsiyesi de olur…

    Bir de; 7 koltuklu modellerde arkadaki 2 koltuğun konforsuz olduğu ve ancak çocukların sığabildiği söyleniyor, sizin yorumunuz nedir?

    Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler…

    • lawnmower @lawnmower

      Renault Scenic ve Ford C-Max bu segmentin en iyi modelleri. Toyota Verso’ya da bakabilirsiniz, o da güzel bir araçtır. Citroen C4 Picasso da ilginizi çekebilir. Bu modellerde iç hacim geniş olduğundan zaten diz mesafesi ve tavan yüksekliği sıkıntısı çekmezsiniz. Arka koltuk zeminindeki bölme zaten bu tip araçlarda pek kalmadı artık, ama yine de bayiye gidip bakmakta yarar var. Ben hangisinde olup hangisinde olmadığını hatırlayamıyorum. 7 kişilik modellerde arkadaki koltukların biraz sıkışık olduğu doğru, sonuçta bagaj olması gereken yere koltuk sıkıştırılıyor. Tabi bu durum modelden modele değişir, bazı modeller (örneğin dev kasalı Mercedes GL) daha rahat bu konuda. Bir de “sıkışıklık” olayı kişiden kişiye de değişebiliyor. Ben 1.88m boyundayım, bana çok sıkışık gelen bir koltuk 1.65m boyunda birine rahat gelebilir. İkinci el alacak olsanız da bizzat bayide gidip görmenizde yarar var.

    • odff @odff

      Cevabınız için teşekkürler. Bana da ikinci elde fiyat bakımından en uygunu scenic gibi göründü. Muhtemelen 7 koltuk tercih etmeyeceğim. Dediğiniz gibi arka zemindeki çıkıntıyı bizzat galerilere gidip incelemek lazım…

    • alchemist @alchemist

      Citroen c4 grand piccasso’yu incelemenizi öneririm. Sınıfında büyüklük olarak oldukça iyi, bu sene içinde yeni kasası geleceği için ikinci eldeki fiyatlarıda düşecektir.
      2010 modelini 45000’de satın aldım, üç aydır kullanıyorum oldukça memnunum.

  • Alpay @alpay

    çok güzel program ağızınıza sağlık

  • Rasko @rasko

    abi o köpek sesi nedir allah aşkına ya, sinir oldum, biraz profesyonel olun.

  • smhkrlv @smhkrlv

    350z V6 kullaniyorum turboya kesinlikle karsiyim :))) Atmosferik motorun zevki bir baska.

  • rsezer @rsezer

    1.4 Dizel MMT Corolla’da bahsi geçen şanzıman bitmesi sorununu yaşadım. Yıl ve km sınırlarını aşmama rağmen Toyota bedelsiz olarak şanzımanı değiştirdi. Otomobili ve müşterilerini yüz üstü bırakmadıkları için mağduriyet yaşamadım.

  • PredatorDrK @predatordrk

    Can gelenekselcilerden. Dizele karşı otomatiğe karşı ufak hacime karşı :)
    manuel turbobenzinli akar

  • KREBBS @krebbs

    video icerigi ile alakali degil lakin: her video’da bir timestamp olmali. mesela bu eski bir video ama ne zamandan oldugu yazmiyor.

  • hakan civan @buzadam100

    Can !!! niye bu kadar zayıfladın iyi bak kendine aman!!! Emre bey çok üstüne gitme lütfen.

  • Kagan @kagan

    Dacia Stepway 2013, 1.5 dci 90 hp renault motoru ile uyumlu mudur sizce?

  • janparey @janparey

    Sitenin yeni halini çok beğendim. Program da çok bilgilendiriciydi. Teşekkürler.

  • wrongdoer @wrongdoer

    Merhaba hocam,

    Merakımdan soruyorum Cruze 1.6 124 beygir için düşünceniz nedir ?
    Motor hacmi cüssesine göre gerçekten yetersizmi geliyor ?

  • dekstra @dekstra

    Can bey benim tam bir kafa karışıklığım var 50000 tl kadar sofır sedan c segmenti için bir bürcem var motor performansı için orta düzey beklentileri olan bir kullanıcıyım skoda octavia 1.2 tsi mı tercih etmeliyim 1.33 corolla mı 100000 kö ye varmadan skpda da muhtemel bir turbo sorunu yaşarmıyım yaşıyacak olma ihtimalim varsa orta düzeyde performans için 1.33 corolla yeterli olur mu ?? Yorumlarınız benim için çok kıymetli bu arada şimdiki kullandığım araç c4 1.6 hdi 112 bg 80000 km de

  • Can Akbulut @can

    Fren merkezi arızası ölümcüldür bir seri Opel’de. Fren merkez pistonu hidrolik kaçırabilir, akabinde fren boşalır yolda giderken. O yüzden pedalda sızıntı olup olmadığını, paspasa damlayan hidrolik olup olmadığını göz ucuyla kontrol etmeniz isabet olur ara ara.

  • Can Akbulut @can

    Güle güle kullanın. Aracınızın motoru en son endişe etmeniz gereken yeri :) ön salıncaklarına ve fren pedalından paspasa yağ damlamamasına dikkat edin.

    Gayet uzun ömürlü ve sağlam, bir o kadar da uzun yolda hantal bir araçtır. Sollamalardan evvel iyi düşünmeli, acil durum insiyatifinizi hep gaz yerine frenden yana kullanmalısınız.

  • Can Akbulut @can

    İki aracın iddiası epeyce farklı. CRV daha geniş iç hacim sunar. Forester daha sıkı sürüşe sahip.

    CRV iyidir :)

  • Can Akbulut @can

    Ortada gerçekler var, biz bunlara işaret ediyoruz. Bizim uzmanlığımıza güvenmeyebilir, kişisel tercihlerinize devam edip özgün tecrübenizle yol alabilirsiniz. Ancak inanmadığınızı “söylemeniz” sadece sizi bağlamaz, bizi itham etmiş olursunuz. Bu nüansı kaçırıyor olmanız garip…

    Sizi muhattap görüp cevap yazmayı tercih etmem sizi aydınlatma insiyatifimizden. Ne dürüstlüğünüzü garanti edecek bir kimliğiniz var, ne elinizde somut, düzgün ölçülmüş bir örneğiniz. Alman’a iman etmiş yardırıyorsunuz…

    Velhasıl, muhattabımın 60 yaşında mı, 12 yaşında mı olduğunu sorgulamaksızın istirahat vaktimi ayırıp cevap yetiştirdiğimi hatırlatırım. Reklam veya kar amacı gütmeden, titizlikle yaptığımız programlara da çamur atmadan evvel hiç olmazsa bir videomuzu daha izleyip fikir edinecek saygıyı göstermenizi dilerdim. Sağlıcakla kalınız.

  • Can Akbulut @can

    Aynı şey. Hele ki 1.3 Dobló’ların ekseriyesi motor sıkıntısından muzdarip. 1.6D Volvo S80 için de sıkıntı vardı, Peugeot 307 1.4 HDi modellerinde de, Toyota Corolla 1.4 D4-D’lerde de, Mercedes E180 CGi’da da, BMW 316 ve 520d’lerde de var…

  • Can Akbulut @can

    Kötülemiyoruz, bu tercih emisyon kaygısı ve bizdeki kullanım koşullarının öngörülmemiş olmasıyla yapılıyor. Jetta zaten arka dingilinde bağlantıların kaynağının atması gibi bir sorun dahi yaşayabilen, yarım yamalak bir araba. Bununla ilgili bölüm de çekeceğiz yakında; bazı otomobiller kötü olsun diye ayarlanır, tasarlanır. Kabiliyetsizlikten değil, bilhassa öyle üretilirler.

  • Can Akbulut @can

    Gözlem eksiğiniz var :) Tartışılacak mevzu değil. İzahı uzun sürecek ve yorucu olacak. Bize itimat edin, 1.5 dCi motorlu Grand Scénic yahut Škoda Superb 1.4 TSI alıp 2 litrelik motorluymuş gibi kullanılmayacağını bilin kafi.

    Dünyada sadece bizim ülkemizde tercih ediliyor bu şekil uygulama. Kirli akaryakıt da tüy dikiyor üzerine.

  • Can Akbulut @can

    Düşünmeleri yetmez. Kar etmek önemlidir. Hayır dua yahut baba hayrına satılmıyor otomobiller.

  • Can Akbulut @can

    Gülerken yazmayaydınız iyiymiş :D

  • lawnmower @lawnmower

    Emisyon oranı dolaylı yoldan arabanın yakıt tüketimine bağlı birşey. Tüketimi düşük olan, motor / şanzıman / kasa kombinasyonu verimli arabaların emisyonu da düşük oluyor. Vergilendirmede emisyonun kullanılmasının amacı bu zaten, insanları daha az tüketen arabalar almaya yönlendirmek istiyorlar.

    Arabanın değerine göre alınan vergi zaten var, ayrıca emisyona dayalı vergi arabadan alınan verginin sadece bir kısmı olacak. KDV, ÖTV filan yine olacak yani, ama MTV emisyona göre belirlenecek.

  • Can Akbulut @can

    Boş olarak kullanıldığı sürece yeterli. Fakat tempolu, hele yüklü gitmeye kalkarsanız zorlanıyor, küçük motor olduğunu fazlaca hissettiriyor.

  • Can Akbulut @can

    Ford Focus veya 2001-2004 arası Ford Mondeo tercih edebilirsiniz. Bu modeller özellikle tercih önceliğiniz olmalı. Model yılı ne kadar eski olursa, üç sene sonra satarken o kadar az değer kaybeder.

    Temiz durumdaki Mazda 6, Mazda 3 yine tercih edilebilir. Fakat satmak çok kolay olmayacaktır. Hyundai-Kia modellerine de (Cee’d, I30, Elantra) göz atabilirsiniz.

    Tüp bence gereksiz; dikkatli kullanarak LPG ile çok yakın tüketim rakamı yakalarsınız benzinle de. Modern motor işletim sistemleri LPG beyinlerinden çok daha iyi çalışıyor. ;)

  • lawnmower @lawnmower

    Toyota Verso sportif kullanıma zaten uygun olmadığı için sakin kullanılacak. Sakin kullanımda da o motor o arabaya yeter. Tabi gönül şöyle 2 litrelik, en azından 150HP filan bir motor olsun isterdi, ama maalesef ülkemiz şartlarında bu biraz maliyetli oluyor.

  • Can Akbulut @can

    Hayırlı olsun aracınız :) Benim sevmediğim, mantıksız bulduğum bir klasmana dahil model Captur. Kullanışsızdır çok amaçlıymış gibi tanıtılmasına rağmen. Güzel gözükür başka :D

    EDC başarılı bir işletim sistemi kullanıyor, aracı çok yüklüyken (iki yolcudan fazlası varsa) hızlanmaya zorlamadığınız sürece sıkıntı olmaz. Dik bayırlarda durup kalkmak için değil, şehir içinde yüksekte oturarak konforla seyahat etmeniz için tasarlanmıştır. Yol bozukluklarına da dikkatli girer, periyodik bakımları ihmal etmezseniz uzun süre güvenle kullanırsınız :)

  • lawnmower @lawnmower

    İlk sorunuzda iki motor arasındaki güç oranının eşit olmasından kastınız motorların güçlerinin eşit olmasıysa Ford daha uzun ömürlü olur, çünkü aynı gücü daha düşük sıkıştırma oranı ve daha az turbo kullanımıyla sunuyordur. Bu durumda daha az yıpranır, daha uzun süre hizmet verir. Eğer güç oranının eşit olmasından kastınız arabaların güçlerinin motor hacimleriyle orantılı olduğuysa yine Ford daha uzun ömürlü olur, çünkü aynı gücü daha düşük devirde verir, bu sayede kullanım ömrü boyunca daha az devir çevirir, daha uzun süre kullanılır. Motor ömrü bakımından (aynı teknolojiyle üretildiklerini varsayıyorum tabi) büyük hacimli olan her türlü avantajlıdır yani. Tabi daha fazla vergi ödeyerek o avantajının bir kısmını yitiriyor, bu da ülkemize özgü bir problem.

    Biz genelde motorları birbiriyle karşılaştırırken üretebildikleri güç ve torktan bahsederiz, ama kullanılan rakamlar aslında maksimum güç ve maksimum torktur. Bu da genelde (özellikle benzinli motorlarda) yüksek devirlerde elde edilir, çoğu kullanıcı gündelik sürüşü sırasında ani sollamalar haricinde bu devirlere çıkmaz. Bu yüzden motorun nispeten düşük devirlerde verdiği güç ve tork daha önemlidir. Aynı teknolojiyle üretilmiş motorlarda eğer biri diğerinden daha büyük hacme sahip olduğu halde güçler eşitse büyük hacimli olan genelde düşük devirlerde daha güçlü olur. Klima motor devrinden bağımsız olarak motordan sabit oranda güç çektiği için klimanın harcadığı güç küçük motora çok yük olur. Büyük motorda ise düşük devirler daha güçlü olduğu için klimanın yükü daha az hissedilir. Performansta asıl önemli olan maksimum güç veya tork değil, güç ve tork eğrilerinin kullanılan kısımlarının altında kalan alandır.

    Sakin kullanıyorsanız ve yüksek performans aramıyorsanız Opel Astra’yı tercih edebilirsiniz. Sizin aracınıza göre biraz daha hantaldır ama çok daha konforludur. Onun haricinde Skoda Rapid de sizi memnun edecek bir araç. Hatchback istiyorsanız Skoda Fabia’ya da bakabilirsiniz. Renault Clio’ya da bakın, güncel ve az tüketen bir araba. Konfor açısından sorunu yok. Clio’yu konforsuz bulursanız Megane’a da bakabilirsiniz, ama biraz daha pahalıdır. Açıkçası yeni nesil dizel motorlu araçların hiçbirinde aşırı yüksek tüketim göremezsiniz. Burada önemli olan sizin kullanım tarzınız, zevkiniz ve bütçeniz. Her zevke ve tarza göre araç mevcut piyasada.

  • Can Akbulut @can

    Zayıf zaten; o hızı korumak için güç lazım. 1.6 daha güçlü, bu yüzden gaza daha az basıyorsunuz diyemem zira mesele ağırlık/güç oranı ;) Güçlü olan biraz daha ağırdır muhtemelen. Aerodinamik de fark eder.

  • lawnmower @lawnmower

    Aynı hızda aynı devirde gidiliyorsa sorun yok, ama aynı hızda gitmek için biri 2500 devir, diğeri 3500 devir çeviriyorsa o zaman düşük devirde gidebilen arabanın motoru ömür konusunda biraz daha avantajlıdır.

    Bir de tabi zorlanma meselesi var. Devir motor ömrünün ölçütlerinden sadece biridir. Yokuş çıkarken de devir düşük olabilir, ama aynı zamanda motor çok zorlanabilir. Yokuş inerken de bunun tam tersi olabilir. Sadece yokuşlarda geçerli değil tabi bu, arabanın yük durumu da motorun zorlanmasını doğrudan etkiler. Her durumda küçük motoru zorlamak iyi bir fikir değil.

  • Can Akbulut @can

    Görmemişim :)

    15000 TL pazarın karanlık kısmına giriş aralığı. Bu noktadan itibaren sıfır kilometrede asla yan yana getirmeyeceğiniz arabalar farklı kondisyonlarda karşınıza çıkıp akıl çelebiliyor. Bu noktada kullanım beklentinizi net tayin etmeniz anahtar. Corolla az bakım istemesi ile meşhur bir model. Alternatifi Hyundai Accent olur. Onlar da sağlam arabalardır. Getz ve Elantra dahi bulunabiliyor 15000 ve altına. 2002 sonrası Ford Fiesta, Skoda Felicia, VW Polo, 97-99 Opel Vectra ve Mazda 323 serileri de üzerinde durulması gereken araçlar. Net konuşmam zor; çok iyi bakılmış bir Alfa Romeo “binilmiş” bir Toyota’dan daha sorunsuz olacaktır. Güvenlik donanımlarına pek kafayı takmayın; zira hava yastığı ömrü 15 yıldır. Pas ise en büyük düşman. Müzik sistemleri, jantlar, etek, kanat montajları ve tüp operasyonları titizlikle incelenmesi gereken detaylardan…

  • Can Akbulut @can

    İyi bakın, apaçi ibişin birine satıp yazık etmeyin güzelim type-R’a ;)

  • Can Akbulut @can

    Pazarlama hilesi. BMW 316’nın da vergiler hariç fiyatı 320’den yüksek ;)

    O motorla sadece sedan gövde yüksüzken, orta şeritte mutlu eder. Zorlanması çok kolay.

  • Can Akbulut @can

    Olur tabi, ama araziye girmemek, yavaş ve yüksüz kullanmak kaydıyla.

  • Can Akbulut @can

    Civic “çirkindir” ama iyidir. Aslında Emre Abi haklı, sıkılmak bir yana ne kadar çok oyuncak o kadar çok bozulabilecek kalem de demek. :)

  • lawnmower @lawnmower

    10-15 yıl kullanma niyetindeyseniz bir Honda Civic alın, rahat edin. Donanıma fazla aldanmayın, nasıl olsa sıkılacaksınız. Güvenlik açısından sıkıntı olmaz, bakımlarını aksatmazsanız arıza yapmaz.

  • Can Akbulut @can

    Hibrid araçların yakıt tüketim ölçümleri “hilelidir”. Yapılan açıklama “100km” ifadesini içerdiği için, ilk 100km’deki değer yani teste piller dolu başlandığı için bataryaların sağladığı menzil dahil olan tüketim yazılır. Piller boş olsa veya test devam etse tüketim rakamı yükselecektir bir nebze :) ACT sistemiyse yeni teknoloji değil, 30 yıldan fazladır büyük motorlu makam araçlarında istifade edilen metoddur. 8 hatta 12 silindirli motorlar yüksek güç üretir. Çoğu zaman gereğinden fazla yüksek olduğu için bu güç, yakıt sarfiyatını azaltıp ikmaller arası menzili uzatmak için çok silindirli motorun dört veya altı silindiri gaza basılmadığı müddetçe devre dışı kalır. VW bunu dördün ikisini kapatarak kullanıyor, o kadar.

    Kullanmak istediğiniz süre çok uzun, o nedenle yakıt tüketiminden ziyade bakım masraflarının azlığı ve dayanıklılık ön planda olmalı sizin için tüketimden ziyade. Hyundai i30 ve KIA Cee’d modellerine bir göz atınız. Skoda Octavia veya Yeti modelleri yine gözden kaçmamalı. Opel Astra ve ikinci el Volvo C30; hatta Audi A3 3 kapı da nispeten uygun fiyata bulabileceğiniz zengin donanımlı araçlar.

  • lawnmower @lawnmower

    Qashqai daha ekonomiktir, motoru biraz daha az yakar. Hhyundai’nin dizel motorları kendi sınıfının biraz fazla yakan tarafında, Renault motorları da (Qashqai’de kullanılan motor yani) aynı sınıfın az yakan tarafında. Bu yüzden özellikle şehir içi kullanımında biraz fark olacaktır.

    Bir de, Qashqai ile ix35 birbirine tam rakip değil. Qashqai daha küçük, ix35’in Nissan tarafındaki gerçek rakibi X-Trail. İkisi de güzel araçlar, eğer hacim önemliyse ix35, tüketim önemliyse de Qashqai sizi memnun edecektir. X-Trail’e de bakmayı unutmayın, tipi biraz garip gözükse de çok başarılı bir araçtır. Büyüklüğü sizi yanıltmasın, Qashqai ile arasında çok az ağırlık farkı var.

  • lawnmower @lawnmower

    Hayırlı olsun, güle güle kullanın. :)

  • Can Akbulut @can

    Benim karşı durmamın sebepleri yok değil ;) LPG’nin temel dezavantajları:

    1- Kurulum maliyeti.
    2- Kaza güvenliği.
    3- Depoda buharlaşıp tortu bırakan benzin yüzünden tıkanan enjektörler veya sürekli dolu depo gezerek taşınacak lüzumsuz safra.
    4- Yedek lastikten taviz vermek yahut bagajı müthiş kullanışsız hale getirmek hele ki küçük otomobillerde.
    5- Kapalı otoparklara kabul edilmemek.
    6- Yüksek yanma harareti nedeniyle anlık hızlanmalar için benzine geçilmediği durumlarda motorun aşırı zorlanarak ömrünün azalması.
    7- LPG işletim sistemi ateşleme zamanlamasına müdahale edemediği için zaman zaman görülen uyumsuzluklar nedeniyle titreme, silkeleme vs.
    8- Montaj işçiliği esnasında hata yapılabilmesi de risk faktörü.

    Bütün bunlar göze alınıp, sürekli gaz olarak değil de sık sık benzine geçiş yaparak kullanım ile verim elde edilecek olmasına rağmen özellikle bagaj hacmini kurtarmak adına darbe emmesi için hesaplanarak yerleştirilmiş stepnenin yerini alan simit tüp tercihi ve stepnenin araç içinde serbest bırakılması yahut çıkarılmasından dolayı oluşacak güvenlik zaafının çaresi yok. İdeal şartlar olmazsa yağ değişim periyodlarına dikkat edilmez, devirli kullanılırsa ve yakıt fiyatı farkından dolayı hep tüp doldurup depo boş tutulursa 50000 km sonra satılığa koyarsınız arabayı. :)

  • Can Akbulut @can

    Anlık hızlanma için dalgıç tüpü mü yerleştireceksiniz arabaya? Motoru yüksek basınca göre optimize edip ekseriyetle ekonomik kullanmaya çalışmak hem verimsiz, hem de çok pahalıya gelir. Aksi halde güç yüklemesi anında hüsran kaçınılmaz olur. O işin en uygun fiyatlı, güvenli ve makul çözümü NOS; filmlerdekinin aksine alev almaz, patlamaz. Dolum zahmetsizce yapılır, abartılı olmayan güç talepleri için motor iç yapısına müdahale gerekmez. Yalnız yine de katalizör iptalli komple egzoz ve açık hava flitresiyle güncellenmiş chip, ateşleme kabloları sistemin sağlıklı çalışması için gerekip işlem maliyetini yükseltir, gündelik kullanımı az da olsa olumsuz etkiler. Kumanda ile açılıp kapanan egzoz valfleri o işe yarar ;)

  • Can Akbulut @can

    LPG gereksiz. Düzgün kullanılınca zaten çok ekonomik olabilen arabaya lüzumsuz masraf, orta ve uzun vadede de masraf kapısı olur. Hem güvenlik zaafı, hem de olmayan stepne yahut bagaj hiç zekice değil. Kapalı otoparklara girememek de cabası.

  • lawnmower @lawnmower

    Üstlenebilir tabi, hatta NOS sistemleri buna benzer şekilde çalışır zaten, ama pek pratik değil dediğiniz şey. Manuel olarak kontrol etmeniz lazım, sürekli motorun hava ihtiyacını tahmin edip ona göre hava vermeniz lazım. Turbo motorun egzost basıncına bağlı çalıştığı için motor ne kadar zorlanırsa, yani ne kadar havaya ihtiyaç duyarsa o kadar hızlı çalışıyor, bir nevi sizin elle yapacağını şeyi otomatik hallediyor.

  • Can Akbulut @can

    Ticari güdümlü düşünmeyen firmaya örnek Ferrari gibi egzotik üreticiler olabilir. Onlar bir üst merciden ultimatom gelene kadar itibarı, kaliteyi rekabette ilk planda tutuyorlar.

  • Can Akbulut @can

    VW de, Mercedes de, BMW de ticari düşünen firmalar. Egzoz emisyonu daha düşük bu motorun ve Avrupa’da vergi avantajı sağlıyor. Ayrıca Avrupa’da araç değişim periyodu kısa olduğu için varsın ömürsüz olsun :) Bizim de dahil bulunduğumuz gelişmemiş ülke pazarlarının kaygısı motor ömrü. Hain akaryakıt fiyatları ve kalleş vergiler yüzünden bir tek bizim sorunumuz kerhen kullandığımız bu küçük motorları az yaktırıp uzun süre kullanmaya çalışmak…

  • lawnmower @lawnmower

    Keşke dediğiniz gibi olsa, ama bu pratikte imkansız maalesef. Consumer Reports’un başarısının sebebi ABD’de olması. Amerikan toplumu klasik tüketim toplumu, alışveriş onların hayatında önemli bir yere sahip. Bu yüzden alacakları ürünlerin incelendiği dergiler çok popüler. Bir de, Consumer Reports bu işi çok eskiden beri (1936’da başlamışlar) yapıyor. Bu konuda tekel gibi olmuş yani. Tüketicinin güvenini kazandıkları için de insanlar karşı gelmiyorlar, derginin söylediğini doğru kabul ediyorlar. Dergi de zaten kasıtlı olarak karalama filan yapmıyor. Şimdi Teknoseyir’de (veya başka bir sitede veya dergide) herhangi bir ürünün kötü olduğu söylense o ürünü kullananlar veya sevenler isyan ediyor, hemen o siteyi rakip firmadan rüşvet almakla filan suçluyor. Consumer Reports’ta böyle bir durum yok. Adamlar buna mahal vermemek için dergiye reklam bile almıyorlar. Tabi gelirleri buna izin verecek kadar yüksek, Türkiye’de reklamsız dergi asla 2. sayısını çıkartamaz.

    ABD’nin çok büyük ve kalabalık bir ülke olması, dergi İngilizce olduğu için de sadece ABD’de değil, tüm dünyada takip edilmesi tirajı ve geliri arttırıyor. Türkiye’de böyle birşey yapılsa bizden başka kimse okumaz (veya izlemez). E bizim halkımız da bedavayı seviyor, şimdi Teknoseyir abonelik sistemine geçse izlenme oranları %90 oranında düşer. Hemen düşmese bile ayda 3 lira veren kişiler kendilerini sitenin ortağı zannedecekleri için ilk hoşlarına gitmeyen videoda isyan edip siteden ayrılacaklardır. Neticede o işin sonu hüsran olur, maalesef bizde Consumer Reports gibi bir yayının hayatını sürdürebilmesi imkansız.

  • Can Akbulut @can

    Solüsyon bulunmuyor esasen. Piyasada yok. Hazır gitmişken hiç uğraşmadan makineye bağlamak iyiydi lakin trafiğe açık ortamda devirli kullanmak da sıkıntılı bir süreç değil.

  • Can Akbulut @can

    Olay çok basit aslında, DSG de onu sağlamaya çalışıyor: Motor yuvarlanma ve rüzgar direnciyle düşük süratte çok rahat mücadele eder. En yüksek vitese çıkmasında hiçbir beis yok… Fakat ne zaman yokuşa sarar, hızı arttırmak istersiniz, o vakit manuel müdahale ile vites düşürmek evladır kickdown beklemek için gaza yüklenmektense. Fark ciddi değildir tabi :) Kuruntuya da gerek yok. Ama Arabayı en alt devirde çekmediği viteste saniyeler boyu süründürmek büyük hatadır. 60-100km esneklik testi yanlış bir harekettir yani ;)

  • emre666 @emre666

    ”porsiyonları küçülttüm, daha az yedim, özel birşey yapmadım” diye bir kaç kez söyledi. bende çok merak ettiydim bu işi, mucizevi bir olay yok. veya var bize söylemiyor. :)

  • Can Akbulut @can

    Yaşanan sıkıntı ağır metal zehirlenmesine benzer. Uzun vadede oluşan güç kaybı kolay hissedilmez kullanıcı tarafından. Yağ yakma ve gaz tepkisi gecikmesi en ciddi belirtiler olmasına rağmen çoğu kullanıcı fark etmiyor muayeneye kadar.

    Kötü kullanılan araba da bir sınıra kadar yıpranır düzenli olarak. Sonra bir gün stop ettikten sonra tekrar çalışmaz ;)

    Bir dönem arıza vermemiş olması göz boyar sadece. Start-stop otomatiği yakıt sarfiyatını düşük gösterip göz boyamaya yarar. Üreticiler bu yüzden tercih ediyor. Yüzbinlerce Lira’lık Mercedes’ten tam boy stepnenin asla yerini tutmayacak tamir kiti çıkmasını da buna benzetebiliriz. Büyük firmaların kullanması iyi olduğu anlamına gelmez ;)

  • Can Akbulut @can

    Turbonun devreye girmesi tabiri, yeterli basınç üretip wastegate açması demektir. Rölantiden itibaren turbo çılgınca devirlenir. İsterse motor devri hiç artmasın; son viteste 1000 devirde dip gaz verin. Turboya maksimum şiddette yakıt patlaması gider. Ve hızlanır, basınç oluşturmaya başlar, wastegate açılır. Ancak bu sefer motorun kendi ateşleme haritası ve mekanik kapasitesi gereği devir sayısı hızla artamaz. Turbo maksimum devre çıkar, silindir içi hararet çok yükselir ve kullanıcıya hiçbir ipucu vermez.

    Atmosferik motorlardan farklı olarak turbo motorların dinamometre ölçümleri gerçek hayatta değişim gösterir. Zorlandıkça maksimum torku artar, verildiği devir aralığı değişir. Yüksüz halinde gaza basmakla yük altında güç farkı vardır. En çok gücü zorlanırken üretir, en çok tam yükte olmasına rağmen hızlanamadığı zaman yıpranır.

  • Can Akbulut @can

    O sistem var ve adı “vites düşürmek” :) Turbo devrini gösteren sayaç da yok, benzin deposunun dibinde biriken kiri kolay temizlemeye yarayacak bir kir haznesi ek depo da yok…

    Akıl edememekten ziyade gereklilik burada ön plana çıkan. :D

  • blackorwhite @blackorwhite

    bu sistem nerdeyse standart oldu….. dediğiniz gibi olsa niye ek maliyet bindirsinler ki araca hatta ve hatta ilk peugeotlarda çıktı yada ben öyle biliyorum … ama şu an lüks dediğimiz markalarda da var geçenlerde kırmızı ışıkta yanıma BMV durdu pat sustu sonra pat çalışıp gitti üstelik 520d idi. Bu sistem gereksizse neden maliyet ekleyip donanım olarak ekliyorlar bence bu 10 saniye kapatma işi falan alt devir falan olayları çözüldü teknik olarak çözülmemiş olsa arabaların kitapçıklarında yazar adam 2 yılda sıfır arabaya 100000 km yi geçiyor garantide ikide bir parça değiştirmemek için kullanım kitapçığında bahsedilen durumlarla ilgili en ufak bir ifade yok… etrafımda firma aracı kullanan birsürü arkadaşım var hepsi dizel nerdeyse habire kaza yapıyorar ufak tefek yoğun kullanım had safhada ancak ne turbo nede başka sorun yok görünen çoğuda 100000 km nin üstünde araçlar birde tabiri caizse gavur malı gibi kullanıyorlar derler ya aynen öyle ama dediğim gibi sorun yok ….. arızalanacak arabayı kucağınızda taşısanız gaza altında yumurta varmış gibide basssanız gene arızalanır gene arızalanır :)

  • lawnmower @lawnmower

    Filtre kapalı tip, ama özel bir malzemeyle üretilmiş, yıkanabiliyor. Söküp evde yıkıyorsunuz, kurutup yine geri takıyorsunuz. Geçirgenliği de standart filtrelere göre daha iyi.

  • lawnmower @lawnmower

    Belirli bir arabayı veya motoru tavsiye etmek güç bu durumda, ama sessizlik için motoru kasasına küçük gelen arabalardan kaçınmanızı öneririm. Örneğin Toyota Corolla ve Auris 1.4 litrelik ilkel (8V) bir motora sahip arabalar. Kasaları motora ağır geliyor, motor zorlanıyor, zorlandıkça daha yüksek devirde çalışıyor, daha fazla ses yapıyor. Kompakt sınıfta 1.6 litre motorlu araçlar sessizlik konusunda daha başarılı.

    Bu ses olayı biraz da göreceli birşey. İnsan zamanla alışıyor. Biz ailecek uzun süredir dizel kullanıyoruz, aşırı gürültülü (Magirus minibüs motorları gibi) olmadığı sürece dizel sesi beni pek rahatsız etmiyor. Diğer yandan alışmamış olana (mesela Can) en sessiz dizeller bile kamyon motoru gibi geliyor.

    Eğer sessizlik sizin için herşeyde önemliyse, ama yine de yakıt ekonomisi için dizelden vazgeçemiyorsanız izolasyon yaptırmayı da düşünebilirsiniz. Arabanın ön kısmıyla kabin arasında izolasyon zaten yapılır fabrikada, ama bu genelde biraz zayıftır. Sanayide daha güçlü izolasyon malzemeleriyle bunu sağlamlaştıran yerler olduğunu duymuştum, ama bizzat yaptırmadım. Anlatılanlara göre motor sesi ciddi oranda kesiliyormuş. Tabi sonradan yapılan her işlem gibi bunda da işçilik kalitesi çok önemli. Bir de, motor sesinin hiç duyulmaması da iyi birşey değil, olası bir arıza durumunda hiçbirşey farketmemenize neden olabilir.

  • Can Akbulut @can

    Ve Avrupa’da uzun vadeli kullanım söz konusu değil; 3 yaşını geçen arabaların sigortası pahalıya geliyor, elden çıkartılıyorlar…

  • Can Akbulut @can

    100000km geçmiş motorda etkisi az oluyor. Kurum taşlaşıyor kalınlaştıkça. Yoksa en geç 40000km. Eski motorda biriken kurumun temizlenmesinden dolayı kompresyon kaçağı olacağı bilgisi biraz havada kalıyor; çünkü zaten kurum tamamen temizlenemiyor ilerlemiş vakalarda.

  • Can Akbulut @can

    Start-stop sadece kağıt üzerinde işe yarayan, berbat bir sistem. Güya bomboş trafikte kompresyonda yaklaştığınız ışıkta stop edip en az otuz saniye suskun kalacak diye düşünülmüş. Zaten aksi durumda zararlı olduğu için kapatma düğmesi var ;) Mümkün mertebe kapalı tutun yoksa turbo mahvolur.

  • BraVe @brave

    Dizel yakıtının yanma sıcaklığı ve basıncı yüksektir. O yüzden dizel motorları tasarımı daha kalın ve ağır olur. Bu sayede motor ömrü benzinli motorla denk hale gelir. Benzinli bir araçta LPG kullanıldığında motorun ömrü azalır. Çünkü LPG’nin yanma hızı, sıcaklığı ve basıncı benzine göre yüksektir. Bu durumda da indikatör diyagramında da değişimler olur. Bunun sonucunda değişik basınç ve sıcaklıklara maruz kalan motor malzemesi daha çabuk deformasyona uğrar.

  • Limon @limon

    Dizel motorlar 500 – 600 derece de çalışırken benzinli motorlar 900 dereceyi geçebilir yani hararet konusunda dizel açık ara önde ve dizel motorlar bence ömürlük motorlar ama video da da söylediği gibi oluşan kurum motorun içini mahvediyor.Eğer motor duman atıyorsa egr valfi de pis dumanlı egzoz gazını motorun içine tekrar göndererek kurumlanmaya tuz biber ekiyor.
    LPG konusunda galiba söylenmişti benzinin az da olsa bir yağlama etkisi var fakat LPG kuru çalıştığı için pistonun ömrünü olması gerekenden daha hızlı bitiriyor diye.

  • Can Akbulut @can

    Dizelin yumuşak karnı turbo. Turbo benzin + LPG fantezisinde sonuç sıkıntılı olur. Keza atmosferik dizeller milyon kilometre görüyor aynı krankta… Düşük basınçlı turbolar da böyledir.

    Dizelin teorik ömrü daha yüksek. Fakat bozulacak parça sayısı, yakıt kirliliği ve bakım maliyeti olarak bakarsanız; atmosferik benzinli tüplü motor uzun vadede daha “avantajlı” olacak.

  • Okan Keleş @k-pasali

    Hocam siz bana imalat videosunu gönderiyorsunuz ben size tamirden bahsediyorum.

  • lawnmower @lawnmower

    Aslında aynı şeyi söylüyoruz. Tek kapılı modeller haricinde tüm arabalar dört veya beş koltukludur, ama arabanın sınıfına göre hedeflenen kullanım tarzı farklıdır. Bazı ekstrem durumlarda arkadaki koltuk sadece göstermelik olur mesela. Örneğin spor arabalarda arkada koltuk olsa da bu genelde üzerine ceket koyulsun filan diye oraya koyulmuştur, ancak çocukların rahat edeceği kadar yer vardır arkada.

    Bir de, gerçek yaşamla test pisti aynı olmadığı için şartları önceden kestirmek zor oluyor. Örneğin sakin kullanılacağı varsayılarak küçük motorla üretilen bir araba kırk yılda bir de olsa sollama gibi sebepler için zorlanabiliyor. Bu yüzden hesaplamaları yaparken birazcık kullanım toleransı bırakmak lazım.

  • peugeot206wrc @peugeot206wrc

    Henüz videoyu izlemedim ama bu tespitiniz yanlış. Eğer bir araç 5 koltuklu 400 lt bagajlı üretiliyorsa testleri de ona göre yapılmalı kizaren öyle yapıldığını da düşünüyorum. İnsanların düştüğü en büyük yanılgı 3 liralık arabadan 10 liralık performans bekleyip hiç yakıt tüketmemesini istemek.

  • lawnmower @lawnmower

    Aracınızı hangi servise götürüyorsunuz? Yetkili servise bir gösterin derim, çünkü kalkıştaki vuruntu ıslak tip DSG için normal değil. DSG şanzımanların kavramalarının ara sıra kalibre edilmesi gerekiyor, bunu da sanayideki usta yapamıyor. Yetkili servislerde bunu yapıyorlar. Büyük ihtimalle bu kalibrasyonu yaptırdığınızda vuruntu problemi ortadan kalkacaktır.

    Filtreyi çok fazla tozlanmadıkça değiştirmeye gerek yok. Aslında K&N gibi yıkanabilir filtrelerden alırsanız hem motorun hava alması rahatlar, hem de her seferinde yeni filtre almak zorunda kalmazsınız.

  • lawnmower @lawnmower

    Turbonun devreye geç girmesinin sebebi kullanıcı hatalarını engellemek değil. Düşük devirlerde zaten yeterli egzost basıncına ulaşılmadığı için turbo istese de çalışamıyor. Bu yüzden tek turbolu motorlarda turbo devreye girene kadar motor atmosferik gibi çalışıyor.

    Üreticiler bunun önüne geçmek, yani turboyu daha erken devreye sokmak için farklı yöntemler deniyorlar. Elektrik motoruyla veya basınçlı havayla turboyu hızlandırmak, çift turbo kullanmak (düşük devirde küçük turbo çalışır, devir yükselince daha büyük turbo devreye girer), değişken geometrili turbolar kullanmak gibi yöntemler var mesela. Düşük devirleri kompresöre (supercharger) emanet etmek de bir seçenek mesela.

    Turbo aslında öyle tek seferde kolay kolay bozulmaz. Uzun süreli yanlış kullanımla bozulur. Küçük hacimli turbo motorların ağır arabalarda kullanımına bu yüzden karşıyız zaten. Sürekli zorlanan, kendisi zorlandıkça da turboyu zorlayan bir motor her türlü arızaya gebedir.

  • lawnmower @lawnmower

    Şu anda makul gibi görünüyor, ama birkaç sene sonra arabanın fiyatı düştüğünde o 600 lira büyük masraf olarak görünecek size. Bir de şu var: Fiat’ın MultiJet motorları (yani sizin arabanızdaki motor) düşük devirlerdeki cansızlığıyla bilinir, yani turbo biraz geç devreye girer. VGT de olsa turbo büyük olduğu için düşük devirlerde aktif olarka çalışmaz. Bu yüzden ömrü uzundur. Turboyu daha aktif kullanan motorlarda (örneğin Renault’nun 1.5L dCi motorları) turbo ömrü biraz daha kısadır. Kullanıma göre değişir tabi, ama 50,000KM’de turbo bozan çok insan var etrafta.

  • blackorwhite @blackorwhite

    sizin yazdığınıza görede turbonun görevi yanmamış yakıtı tekrar yaktırmak gibi bir ifade olmuş eminmisiniz ? sizce turbo bu işemi yarıyor ?????

  • lawnmower @lawnmower

    Bu motorlar aslında gayet güzel. Örneğin Ford’un motoru kendi sınıfında iki sene üst üste yılın motoru seçildi. Bizim anlatmak istediğimiz şey motor – kasa uyumu. 1.0L turbolu motor Fiesta için gayet uygun, ama Focus’ta kullanıldığında pek ekonomik olmuyor. Vergi dairesinde ettirdiği tasarrufu da uzun vadede yapması muhtemel arızalarla geri alıyor.

  • lawnmower @lawnmower

    Aynen dediğiniz gibi oluyor. Motor çalıştıkça egzost gazı üretir, egzost gazı da turboyu hareket ettirir. Turbonun aktif hale gelmesi için egzost gazının belirli bir basınca ulaşması gerekir, bunun içinde motorun devrinin artması beklenir. Yani turbo aslında hep çalışır, ama devreye biraz geç girer. Yeni nesil değişken geometrili turbolarda bu gecikme bir nebze önleniyor, rölantinin üzerindeki -neredeyse- her devirde turbo devrede oluyor. Fabrika verilerinde hata yok, onlar sadece turbonun aktif olarak motora destek vermeye başladığı devri yazıyorlar.

  • lawnmower @lawnmower

    Clio gayet güzel bir araba. Dizel motor genel kullanımda tüm benzinlilerden daha ekonomik çalışır, en azından ülkemizdeki akaryakıt fiyatları değişmedikçe yakıt maliyeti daha düşük olur. Yine de 900cc motor hiç fena değil, özellikle arabasını sık kullanmayanlar bu motoru rahatlıkla tercih edebilirler.

  • lawnmower @lawnmower

    Yeni nesil dizel motorlar eskilerine göre biraz daha sessizler. Yine de benzinli motorlarla karşılaştırıldıklarında sesli ve sarsıntılı çalışıyorlar tabi. Bunun esas sebebi yüksek sıkıştırma oranı, dizellerde sıkıştırma oranı çok yüksek olduğu için ses ve sarsıntı artıyor. Eğer daha sessiz ve sarsıntısız bir dizel motor istiyorsanız 6 silindirli motorlara bakmalısınız.

  • Can Akbulut @can

    O motor ve Clio HB gövdesi uyumlu gayet :) Daha büyük modeller veya otomatik şanzımanla kombinasyonu aynı etkiyi vermeyebilir.

  • lawnmower @lawnmower

    0.9L motor Clio’ya gayet uygun, ama aynı motorun Megane veya Fluence ile kullanımı bahsettiğimiz türde sorunlara sebep olabilir.

  • Can Akbulut @can

    Sadece kağıt üzerindeki steril ortamda mümkün o uygun şartlar ;) Bir de genel algı var yıllarca alışageldiğimiz arabalarla aynı boyda fakat yarı yarıya hacmde motor tercihinden doğan. İşte o zaman mühendisin medar-ı iftiharı olan motor galeride abuk subuk da olur, zırva sapan da :D

  • lawnmower @lawnmower

    Şartlara uygunluk önemli, ama herkesin şartları aynı değil. Örneğin; B segmenti araçlar normalde gençler için tasarlanır, içine en fazla üç kişi (önde iki yetişkin, arkada da yarımşar porsiyondan iki çocuk) bineceği farzedilir. Halbuki bizim yollarımıza bakın, B segmentindeki sedan modellere en az 4 kişi biniyor, bagajına da birşeyler yükleniyor. Fabrikadaki şartlarla genel kullanım şartları birbirini pek tutmuyor. Bu yüzden fabrika testlerinde yeterli gibi gözüken motor gerçek yaşam kullanımında yetersiz kalabilir.